close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 183. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhe-lleżîne âmenû kutibe ‘aleykumu-ssiyâmu kemâ kutibe ‘ale-lleżîne min kablikum le’allekum tettekûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, kötülüklerden, şüpheli şeylerden korunmanız için oruç, sizden öncekilere farz edildiği gibi size de farz edilmiştir.
Oruç herhangi bir şeyden nefsi çekmektir. Şeriatta muayyen bir zaman içinde nefsi, yemekten içmekten, cimâdan menetmektir. Oruç Musevilerle Hıristiyanlarda da vardır.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler, sizden önceki (ümmet)lere de yazıldığı gibi, oruç size de yazıldı (ve farz kılındı); umulur ki (bu sayede kötülük kirlerinden ve nefse esaretten) sakınırsınız (ve takvaya ulaşırsınız)...
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Siz ey iman edenler! Allah size orucu farz kıldı nitekim oruç sizden öncekilere de farz idi ki böylece Allah'ın kitabıyle hayat proğramı belirlemiş olursunuz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey imân edenler, oruç sizden öncekilere yazılı bir kanun haline getirilerek farz kılındığı gibi, size de yazılı bir kanun haline getirilerek farz kılındı. Umulur ki, Allah'a sığınarak emirlerine yapışır, günahlardan arınır, azaptan, sağlığınızın bozulmasından, hastalıklardan korunur, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranır, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olursunuz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, (fenalıklardan) sakınırsınız diye oruç sizin üzerinize de farz kılındı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, sizden öncekilere yazıldığı gibi, oruç, size de yazıldı (farz kılındı). Umulur ki sakınırsınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey müminler, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sizin üzerinize de oruç farz kılındı. Gerek ki oruç sayesinde fenalıklardan korunasınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Siz ey iman edenler! Oruç size farz kılındı. Sizden önceki toplumlara farz kılındığı gibi… Böylece belki sakınırsınız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
183,184. Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günlerde farz kılındı ki, takvâya ulaşasınız. Ancak, sizden kim hasta ve yolcu olursa, diğer zamanlarda aynı gün sayısı kadar oruç tutmalıdır. Bunun dışında çeşitli nedenlerle orucu çok zorlukla tutabilecek olanlar, bir fakiri doyuracak kadar fidye vermelidirler. Her kim, yapmakla sorumlu olduğundan daha fazla iyilik yaparsa, kendisine iyilik yapmış olur; eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış insanlar! Sizden öncekilere olduğu gibi, sizlere de oruç farzolunmuştur, ola ki sakınasız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Oruç, korunmanız (sağlıklı yaşamanız) için sizden öncekilere yazıldığı (zorunlu hale getirildiği) gibi size de (sayılı günlerde) yazılmıştır (farz kılınmıştır).
Hicret’in ikinci yılında Bedir Savaşı’ndan önce farz olan oruç; ayetten de anlaşıldığı üzere, ilk insandan itibaren bütün insanlara farz kılınmıştır. Çünkü oruç tutmanın, ayette de ifade buyrulduğu gibi; sağlıklı bir yaşam için insan üzerinde çok büyük faydaları vardır. Başlı başına bir disiplin olan oruç, riyanın karışmadığı ve yapay davranışların bulaşmadığı en önemli ritüellerdendir. Nasıl ki her ritüelin bir yapılış şekli varsa, orucun da kendine has kuralları vardır. Oruç tutmak temel anlamıyla yemeden, içmeden ve cinsel yönelişlere girmeden sabah ve akşam arasını ihya etmek demektir.Orucun; metabolizmaya, sindirime, zihinsel organlara, karaciğere sağladığı faydaların yanında, kanserin önlenmesi, Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklara karşı direncin artmasına kadar pek çok faydası vardır. Bunu biraz açalım; oruç tutarken gün içinde yemek ve içmek gibi bir durum olmadığından, mide ve bağırsaklar da kendini düzenleme fırsatı bulur. Bu sayede sindirim sistemi çok daha verimli çalışır. Kandaki lipit ve kolesterol düzeyi azaldığı için de damarlar kendini tamir eder ve hücreler yenilenir. Oruçlu kişinin organizması kendini kontrol etmeye zaman bulunca da bu organizma kanser hücrelerinin oluşumuna da katkı sağlayan kötü hücrelere anında müdahale eder duruma gelir. Normal hayatta tükettiğimiz yiyecek ve içecekler nedeniyle hırpalanan ve yorgun düşen akciğerimiz de oruç sayesinde dinlenir ve böylece çok daha sağlıklı çalışır. Sindirim sisteminin temizlenmesiyle de tüm vücudumuz temizlenmiş olur. Bu sayede karaciğer ve böbreklerimizdeki toksinlerin temizlenmesi sağlanır. Belli bir süre aç ve susuz kalan kişinin beyninde yeni kök hücreleri oluşur. Böylece Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklara karşı da direnç artar. Burada saydıklarımızsa orucun faydalarından sadece birkaçı…  
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler! Sıyâm sizden evvelkilere emr olundığı gibi size de emr olunmışdır. Korkınız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
183,184. Ey İnananlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye, size sayılı günlerde farz kılındı. İçinizden hasta olan veya yolculukta bulunan, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca dayanamıyanlar, bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Kim gönülden iyilik yaparsa o iyilik kendisinedir. Oruç tutmanız eğer bilirseniz sizin için hayırlıdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
183-184. Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı. İçinizden hasta veya yolcu olan, başka günlerden sayısınca tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir yoksulun (günlük) yiyeceği kadar fidye yeterlidir. Bir iyiliği mecbur olmadan yapan için bu (yaptığı) iyidir. Ama orucu tutmanız -bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar, sizden öncekilere oruç farz kılındığı gibi, sakınmanız için size de farz kılındı.
183-187 Namaz, hac ve zekat gibi oruç da İbrahim'den bize ulaşmaktadır (22:73,78). Her hangi bir düzeltme veya değişiklik varsa bize bildirilir. Örneğin 2:187 ile Ramazan gecelerinde cinsel ilişkiye izin verilmiştir. Ayrıca Kuran'ın dışındaki kitaplarda oruç bozmanın cezası (kefaret) olarak öngürülen 60 gün oruç, Kuran'a aykırıdır. Kuran, oruç bozmayı oruç tutmama olarak değerlendirir ve fazla oruç tutmakla cezalandırmaz.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! Üzerlerinize oruc yazıldı, netekim sizden evvelkilere yazılmıştı gerek ki korunursunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınasınız (günahlardan korunup, takva sahibi olasınız) diye oruç, sizden önceki (ümmet) lere farz kılındığı gibi size (de) farz kılındı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden öncekilere yazıldığı¹ gibi, siyam² size de yazıldı. Umulur ki takva sahibi olursunuz.
1- Gerekli görüldüğü. Zorunlu kılındığı. 2 -Oruç. Oruç tutmak. Siyamın kök anlamı (S-V-M)'dır. Savm, bir şeyden kesin olarak sakınmak, korunmak demektir; dinginlik, hayvanın hasta hali, halsizlik, rüzgârın esmeyişi, durgunluk, konuşmamak anlamlarına gelen savm sözcüğü; kavramsal olarak, gün boyunca yemekten, içmekten ve cinsel ilişkiden uzak durmak anlamına gelmektedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler sizden evvelki (ümmet) lere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç yazıldı (farz edildi). Tâki korunasınız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Sizden evvelkilere farz kılındığı gibi, oruç tutmak (sizin de)üzerinize farz kılındı; tâ ki (günahlardan) sakınasınız.(1)
(1)“Orucun ekmeli (en mükemmeli) ise, mi‘de gibi bütün duyguları, gözü, kulağı, kalbi, hayâli, fikri gibi cihâzât-ı insâniyeye dahi bir nevi‘ oruç tutturmaktır. Yani muharremâttan (haram şeylerden), mâlâyâniyâttan(lüzumsuz şeylerden) çekmek ve her birisine mahsus ubûdiyete (kulluğa) sevk etmektir. Meselâ, dilini yalandan, gıybetten ve galiz (kaba) ta‘birlerden ayırmakla ona oruç tutturmak ve o lisânı, tilâvet-i Kur’ân(Kur’ân okuma) ve zikir ve tesbih ve salavât ve istiğfar gibi şeylerle meşgûl etmek (...) gibi sâir cihâzâta da bir nevi‘ oruç tutturmaktır.” (Mektûbât, 29. Mektûb, 252)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
183-184. Ey İnanmış olanlar! Oruç, sizden öncekilere (toplumlara) yazıldığı (farz kılındığı) gibi, (fenalıklardan) sakınasınız diye, size de sayılı günlerde farz kılındı. Ancak, sizden kim hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günlerin sayısınca diğer günlerde tutar. Oruca zor dayanabilenler ise, (tutamadıkları günler sayısınca) bir düşkünü doyuracak kadar fidye verir. Her kim de vermesi gerekeni, gönülden artırarak fazlasıyla verirse, onun için daha hayırlı olur. (Ama bir sorun yoksa) oruç tutmanız eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır.*
(*) Ayetten de anlaşıldığı üzere oruç ibadeti diğer ilahi dinlerde önceki toplumlara da farz kılınmıştır. Çünkü oruç tutmanın, ayette de ifade buyrulduğu gibi; sağlıklı bir yaşam için insan üzerinde çok büyük faydaları vardır. Başlı başına bir disiplin olan oruç, riyanın karışmadığı ve yapay davranışların bulaşmadığı en önemli ritüellerdendir. Nasıl ki her ritüelin bir yapılış şekli varsa, orucun da kendine has kuralları vardır. Oruç tutmak temel anlamıyla yemeden, içmeden ve cinsel yönelişlere girmeden sabah ve akşam arasını ihya etmek demektir. Orucun; metabolizmaya, sindirime, zihinsel organlara, karaciğere sağladığı faydaların yanında, kanserin önlenmesi, Parkinson ve Alzheimer gibi hastalıklara karşı direncin artmasına kadar pek çok faydası vardır. Bunu biraz açalım; oruç tutarken gün içinde yemek ve içmek gibi bir durum olmadığından, mide ve bağırsaklar da kendini düzenleme fırsatı bulur. Bu sayede sindirim sistemi çok daha verimli çalışır. Kandaki lipit ve kolesterol düzeyi azaldığı için de damarlar kendini tamir eder ve hücreler yenilenebilir. Oruçlu kişinin organizması kendini kontrol etmeye zaman bulunca da bu organizma kanser hücrelerinin oluşumuna da katkı sağlayan kötü hücrelere anında müdahale eder duruma gelir. Normal hayatta tükettiğimiz yiyecek ve içecekler nedeniyle hırpalanan ve yorgun düşen akciğerimiz de oruç sayesinde dinlenir ve böylece çok daha sağlıklı çalışır. Sindirim sisteminin temizlenmesiyle de tüm vücudumuz temizlenmiş olur… (C. Külünkoğlu Meal Açık…) Ayrıca Kur’an’ın dışındaki bazı fıkıh kitaplarında oruç bozmanın cezası (kefaret) olarak öngürülen 60 gün oruç, Kur’an’a aykırıdır. Çünkü ‘’Kur’an, burada oruç tutmamanın kefareti, yine tutulmadığı gün sayısınca tutulması gerekir’’demektedir. Dayandıkları rivat de sahih değil.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur ki sakınırsınız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Oruç boynunuza borç oldu. Nasıl ki sizden öncekilerin de boynuna borç olmuştur. Sakınasınız diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden evvelkilere oruç farz edilmiş ise maasiden sakınasınız diye size de öyle farz edildi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Sizden öncekilere yazıldığı gibi sizin üzerinize de oruç yazıldı. Ola ki Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olursunuz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur ki takvaya erersiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey inananlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, şeytânî dürtülere karşı direncinizi artırarak günahlardan, kötülüklerden korunabilmeniz için size de farz kılınmıştır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere yazıldığı gibi size de yazıldı. Umulur ki sakınıp korunursunuz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ey müminler! Oruç, size de farz kılınmıştır. Nitekim sizden öncekilere de farzdı. Artık kendinizi sağlama almalısınız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için sıyam (oruç), sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Çünkü sıyam hatasız yaşamayı öğreten bir kapıdır. Allah için bir yola girdiğinizi, bu yolda Allah’ın yasalarına uymanız gerektiğini öğretir. Çünkü Allah’ın yasalarına aykırı davranışlarda bulunursanız sıyamınızın bozulacağı aşikârdır. Her ne kadar insanlar sıyamı (orucu) sadece yemeden içmeden uzaklaşmak olarak bilseler de; asıl olan sıyam (oruç) haramlardan uzaklaşmak, Allah’ın farz olarak emrettiklerini yapmaktır. Haramları işleyen, farzları yerine getirmeyen, gün boyunca yemese, içmese fark etmez. O sadece aç kalmış, sıyamı yerine getirmemiştir. Biliniz ki; sıyam sizi Allah’ın yasalarına göre yaşamaya hazırlayan eğitim kurumudur. Eğer sıyamla Allah’ın yasalarına göre yaşamaya hazırlanmıyorsanız; sıyam okuluna boşuna girmişsiniz demektir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi [takvâ]ya (duyarlılığa) ulaşasınız diye size de farz kılındı. [*]
Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83; Âl-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; Yûnus 10:87; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Allah’tan hakkıyla sakınasınız diye, sizden önceki ümmetlere farz kılındığı gibi, size de oruç¹ farz kılındı.
1 Sıyam: Savm, kelimesinin çoğulu olup lügatte, “nefsi meylettiği şeylerden tutmak,” demektir. Terim olarak; oruç tutma şartlarına sahip bir Müslüman’ın, ikinci fecirden akşam vaktine kadar yemek, içmek ve eşine yaklaşmaktan ibâdet niyetiyle nefsini tutması, şeklinde yapılan bir ibâdettir. Bu ibadete Türkçede Oruç adı verilmiştir. O da Farsça’dan Türkçe’ye geçmiştir. Kelimenin aslı “Ruze”dir. Önceleri “Oruze” (günlük) olarak kullanılmış; daha sonra “Oruç” şeklinde telaffuz edilmeye başlanmış ve bu şekliyle yaygınlaşmıştır. Oruç Hicri 2. yılda, kıblenin değiştirilmesinden sonra, Bedir savaşından hemen önce farz kılınmıştır ve Ramazan ayında tutulması farzdır. Hz. Âişe (r.a)’nın rivayetine göre; Resulullah (s.a.v) önceleri “Aşûre orucu”na devam etmiş ve Sahabe’ye tutmaları tavsiyesinde bulunmuştur. Muaz b. Cebel (r.a)’ın rivayetine göre Medine’de her ay üç gün oruç tutmuştur. Farz, vacib ve nafile olmak üzere üç çeşit oruç vardır. Farz olan oruç; Ramazan-ı Şerif ve kazaya bırakılan Ramazan orucu ve kefaret sebebiyle tutulacak oruçtur. Vacib olan oruç da, adanan oruçtur. Allahu Teâlâ’nın rızasını kazanmak niyetiyle tutulan oruçlar da nafile oruçlardır. Bir Müslümanın mazeretlerden dolayı hayattayken tutamadığı ve fidyesini de ödemediği oruç borcu varsa; öldüğünde, malından, tutamadığı oruçlar kadar fidye verilmek suretiyle borcundan kurtarılır. Bir kimsenin oruç borcu yoksa, onun için ıskât-ı savm adı altında fidye verilmesi yanlıştır, bid’attır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
SİZ EY imana ermiş olanlar! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı, ki Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincine varasınız:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey İman edenler! Sakınıp korunasınız diye oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. 5/48-49, 42/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SİZ ey iman edenler! Oruç tıpkı sizden öncekilere olduğu gibi size de yazıldı;[³⁵⁶] belki bu sayede takvâya erersiniz:[³⁵⁷]
[356] Yani: “farz kılındı”. Zımnen: insanın ve insanlığın çağları aşan yazgısı kılındı. Bu âyet, İslâmî hükümlerin zamanlar ve zeminler üstülüğüne dikkat çekmekte ve tüm semavi şeriatların ortak noktalarından birinin de oruç olduğunu ortaya koymaktadır. Oruç insanlığa açılmış ilâhî bir kredidir. Bu yüzden oruç tutan bir mü’min, insanlıkla yaşıt bir kervana dahil olmuştur. [357] Bu cümle orucun gerekçesini teşkil eder. Zira oruç aç kalmak değil, ruhu beslemektir. Oruç tutmak kendini tutmaktır. Oruçla başını dik tutmak, imanını diri tutmaktır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler oruç; sizden öncekilere olduğu gibi, sizin üzerinize de farz kılındı. Ki korunabilesiniz! (Oruç sayesinde nefsinize hakim olma alışkanlığını elde ederek günahlardan sakınıp takva mertebesine erebilesiniz.)
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler, sizden öncekilere yazıldığı gibi size de oruç yazıldı. Umulur ki sakınırsınız.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey imân edenler! Oruç sizden evvelkilerin üzerine farz olduğu gibi sizin üzerinize de farz olmuştur. Tâ ki sakınabilesiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç tutmak size de farz kılındı. Böylece umulur ki fenalıklardan korunursunuz.
Orucun sayısız hikmetleri vardır: Mümin topluluk, yanı başındaki nimetlere el uzatmak için, nimet sahibinin iznini bekler. Böylece oruç Allah’ın, kâinatın Rabbi olduğu gerçeğinin daha geniş çapta anlaşılmasını sağlar. İnsanın rûhunu kötü etkilerden, hırslardan korur. Bedenine iyi bir perhiz olarak zararlı maddeleri atmasına vesile olur. İnsanlara açların ve fakirlerin sıkıntılarını tattırarak toplumdaki dengesizlikleri gidermeye katkıda bulunur, Haramlardan uzaklaşmaya vesile olarak, kişinin ebedî hayatını korur. Hülasa bütün bu gayeleri Kur’ân, korunma (ittika) kelimesiyle özetlemiş olmaktadır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, sizden öncekilere yazıldığı gibi (günahlardan) korunmanız için sizin üzerinize de oruç yazıldı;
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey îmân idenler! Sizden evvelki ümmetler üzerine farz idildiği gibi sizin üzerinize de oruç farz olundı. Tâ ki (orucı tutarak me'âsîden) sakınasınız yâhud (oruc tutmakla) muttakîler derecesine vâsıl olasınız.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler! Oruç, sizden öncekilere yazıldığı şekliyle size de yazıldı ki kendinizi koruyasınız.
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey İman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye size de farz kılındı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, sakınıp korunasınız diye, size de farz kılındı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman sahipleri! Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy anlar kim įmān getürdiler! farįża olındı sizüñ üzere oruç? nite kim farįża olındı anlaruñ üzere kim sizden ilerüdi anuñ-içün kim siz śaķınasız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy īmān getüren kişiler, yazıldı üstüñüze oruç dutmaḳ, nite kim yazıldısizden burun ümmetler üstine. Ola kim siz Tañrıdan ḳorḳup buyruġın du‐tasız.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Oruc tutmaq sizdən əvvəlki ümmətlərə vacib edildiyi kimi, sizə də vacib edildi ki, (bunun vasitəsilə) siz pis əməllərdən çəkinəsiniz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! Fasting is prescribed for you, even as it was prescribed for those before you, that ye may ward off evil);
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! Fasting is prescribed to you as it was prescribed(188) to those before you, that ye may (learn) self-restraint,-
188 As it was prescribed: this does not mean that the Muslim fast is like the other fasts previously observed, in the number of days, in the time or manner of the fast, or in other incidents; it only means that the principle of self-denial by fasting is not a new one.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kimse- ler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
كُتِبَ
yazıldı
عَلَيْكُمُ
üzerinize
الصِّيَامُ
oruç
كَمَا
o şey gibi ki
كُتِبَ
yazıldı
عَلَى الَّذ۪ينَ
o kimselere ki
مِنْ قَبْلِكُمْ
sizden öncedir
لَعَلَّكُمْ
umulur ki siz
تَتَّقُونَۙ
takvâlı olursunuz
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Oruç sizden önceki (ümmet)lere (farz olarak) yazıldığı gibi size de (farz olarak) yazıldı. Umulur ki takvâlı olursunuz (Allah'a karşı kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışırsınız).
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
كَتَبَ
Fiil-I
ك ت ب
Yazdı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
صِيَام
İsim
ص و م
Oruç tutma
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَتَبَ
Fiil-I
ك ت ب
Yazdı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu