Her kim de bu vasiyeti işittikten sonra onu değiştirirse,¹ bunun günâhı tamamen onu değiştirene aittir.² Şüphesiz Allah, (söylediklerinizi) hakkıyla işitendir, (her şeyi) tam bilendir.
1 Vakıflar, ölüm sonrasına kaldığı için, vasiyet hükmündedir. Hattâ İmam Ebû Hanife, vakfı vasiyet olarak kabul eder. Bunun için de “kim bu vasiyeti işittikten sonra onu değiştirirse” hükmünün vakıflara da şamil olduğu kanaatindedir. Buna göre; vakıfların vakfiyesini değiştirenler ve vakıfları yok edenler, bu günâhlarının cezâsını, mutlaka çekeceklerdir.2 Bu âyete göre, vasiyet esnasında şâhit bulunması şart değildir ve vasiyet edilen şahsın meşru olan vasiyeti, mutlaka yerine getirmesi gerekir. Ancak vârisler, vasiyeti inkâr ederler ve vasiyet olunan da bunu ispat edemezse vebali vârislere aittir. Önceki âyette nesih olduğu halde, bu âyette nesih yoktur. Çünkü o âyet, vasiyet edilen şahıslarla ilgili olduğu halde bu âyet vasiyetin yerine getirilmesi ile ilgilidir.