close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Summun bukmun ‘umyun fehum lâ yerci’ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, doğru yola dönemezler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(O münafıklar) Onlar sağırlar, dilsizler ve körler gibidirler. Bundan dolayı da onlar (fasıklıktan ve münafıklıktan) artık geri dönemezler. (Tekrar Hakka ve hayra yönelmeyeceklerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İnanmış gibi görünen o gizli inkârcılar sağır, dilsiz, kördürler; artık doğru yola, hakka dönmezler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onların duyan kulakları Hakk'ı duymuyor. Konuşan dilleri Hakk'ı konuşmuyor. Gören gözleri hakikati görmüyor. Bu sebeple Hakk'a dönemiyorlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 22/46.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunlar sağırdırlar, kördürler ve dilsizdirler. Artık girdikleri yoldan geriye dönmezler.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Bundan dolayı dönmezler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlar, sağırdırlar (hakkı işitmezler), dilsizdirler (imanı ikrar etmezler), kördürler (anlayış gözü ile hakkı ayırdetmezler), artık onlar (bu hallerinden) dönmezler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar sağır, dilsiz ve kördürler ve geri de dönemiyorlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar manen sağır, dilsiz ve kördür; gerçeğe dönmezler.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar sağır, dilsiz, kör kimselerdir; artık geri dönemezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar sağırdırlar (ilahi mesajları duymak istemezler), dilsizdirler (gerçekleri konuşmayı dilemezler) ve kördürler (Hakkı görmeyi arzulamazlar). Bu sebeple onlar (dalaletten hidayete) dönemezler.
Onların kulakları dünyalıkları duymada ve gereksiz sözleri işitmede sağır değil; ancak Hakk’ın sesine ve ilahi öğretilere kulak vermede duyarsızdır. Dilleri kötülüğü konuşmada ve yalan söylemede yetersiz değil, gerçekleri dile getirmede ve doğruları söylemede ahrazdır. Gözleri batılı görmede ve harama ulaşmada beceriksiz değil, gerçekleri görmede ve doğru yolu bulmada kabiliyetsizdir. Yani onlar kendi iradeleriyle kulaklarını, dillerini ve gözlerini Hakk’ı algılamak, hidayetten ve aydınlıktan yararlanmak, doğrulara vakıf olmak için fonksiyonsuz bırakmışlardır. Bu yüzden onların Hakk’a dönmeleri, hidayete yönelmeleri söz konusu değildir.  
Cemil Said
swap_vert close
Sağır ve dilsiz ve a’mâ olduklarından artık fikirlerinden rücu’ idemezler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, bu yüzden doğru yola dönmezler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlar, sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Artık onlar sağırlardır, dilsizlerdir ve körlerdir; bu yüzden geri de dönemezler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar sağırlar, dilsizler ve körlerdir. Bu sebeple onlar geri dönemezler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sağır, dilsiz ve kördürler; yönlerini değiştiremezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık (hakka) dönmezler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler, artık bunlar dönmezler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Munâfıklar, manen) sağır, dilsiz ve kördürler. (Israrla hakkı inkâr ettikleri için, hakikati duymaz, konuşmaz ve görmezler. Bu sebeple) onlar (dalâletten hidâyete) dönemezler.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sağır, dilsiz ve kördürler. Artık, doğru yola dönmezler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Onlar) sağırlar, dilsizler, körlerdir. Artık (Hakka) dönmezler.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar) sağırdırlar (hakkı işitmezler), dilsizdirler (hakkı söylemezler), kördürler(hakikati görmezler). Bu yüzden onlar (hakka) dönemezler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Onlar manen) sağırdırlar (gerçeği dinlemezler), dilsizdirler, (gerçeği söylemezler), kördürler, (gerçeği görmeye çalışmazlar). Bu yüzden onlar (sapıklıklarından) dönmezler.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Kendilerine yol gösterici olmadığı için) Sağır, dilsiz ve kör kalmışlar, kendi başlarına asla doğru olana dönemezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onun için artık geri dönemezler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar bir alay sağırlar, dilsizler, körlerdir [²], artık onlar tuttukları yoldan dönmezler.
[2] Hakkı duymazlar, hak söylemezler, hak'kı görmezler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Artık geri dönemezler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; bu yüzden (hakka) dönmezler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Çünkü onlar, mânevî bakımdan sağırdırlar, gerçeği işitmeye tahammülleri yoktur, dilsizdirler, gerçeği, doğruyu itiraf etmekten çekinirler, kördürler, apaçık hakîkati görmezlikten gelirler. Bu yüzden, inkârcılık ve ikiyüzlülükten vazgeçmez, bir zamanlar terk ettikleri imana artık dönmezler.On yedi ve on sekizinci ayetlerde, tamamen inkâra saplanmış ikiyüzlüler anlatıldı. On dokuz ve yirminci ayetlerde ise, henüz inkârda karar kılmamış, fakat çıkar kaygılarıyla inanç ile inançsızlık arasında bocalayıp duran bir başka münâfık tipi ele alınıyor:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sağır dilsiz kördürler; artık onlar dönmezler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tamamen sağır dilsiz ve kör olan inkarcılar da onlar gibi olup asla geri adım atamazlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Çünkü onlar önyargılarıyla sağırlaşan, dilsizleşen, körleşen kimselerdir. Artık hiçbir gerçeği göremezler. Burunlarının dikine gider, akılları bir karış havada gezer, bulutların üstünde dolaşır, bir türlü ayakları yere basmaz. Onlar bu halleriyle ayetlerdeki anlatılan gerçekleri göremez, duyamaz, konuşamazlar. Bu nedenle gerçeklerden yana olamazlar. Yalanlarıyla mutlu mesut bir hayat yaşadıklarını sanırlar. Onların yalanlarıyla yaşadıkları mutlu mesut hayat karanlıkta yakılan ateş gibidir. Hâlbuki yalanları onlara cehennemi hazırlamaktadır, farkına varmazlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bu gibiler) sağırdır, dilsizdir, kördürler; [*] onlar (gerçeğe) dönmezler.
Benzer mesajlar: Bakara 2:171; En‘âm 6:39; Hûd 11:24.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Onlar) zâten hem sağır, hem dilsiz, hem de kördürler.¹ İşte onlar, (bundan dolayı hakk’a) dönmeyecekler.
1 Bk. (Bakara:171, En’am:39, Enfal: 22, İsra: 97)  
Muhammed Esed
swap_vert close
onlar, sağır, dilsiz, kördürler; ve (artık) geriye dönemezler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar sağırdırlar, dilsizdirler ve kördürler. Artık bir daha dönemezler. 6/50, 7/179, 46/26
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler:[³⁵] artık onlar (hakikate) dönemezler.
[35] Âyet, adeta tüm duyuların iptal edildiği kalıcı bir hipnoz durumunu veya duyuların var olmakla birlikte işlevlerini yerine getiremedikleri “afazi” hâlini çağrıştırır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar; sağırlar, dilsizler ve körler (sürüsü) gibidirler. Artık (Küfrü terk edip hakka) dönemezler! (çünkü Cenab-ı Hak onların kalplerini mühürlemiştir, tevbe hatırlarına bile gelmez)
Osman Fırat
swap_vert close
(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar (Hakk’a) dönmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Onlar birtakım sağırlar, dilsizler, körlerdir. Artık onlar (o dalâletten) dönmezler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sağır, dilsiz ve kördürler onlar. Onun için hakka dönmezler. [22, 46]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Onlar) sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar (Hakk'a) dönmezler.
İnsanlar, cehâlet ve inkâr karanlıkları içerisinde yüzüyorlardı. Zayıflar eziliyor, güçlüler sivriliyorlardı. Hak haklının değil, güçlünün idi. Zulümden bunalan insanlar, bir Tanrı ateşinin yanıp kendilerini aydınlığa çıkarmasını istiyorlardı. Ateş yakmak istemeleri, kendilerine yol gösterecek bir nûr, bir kılavuz beklemelerini sembolize etmektedir. Hz. Muhammed (s.a.v.) ile o bekledikleri ışık gelmiş, yakmak istedikleri ateş yanmıştı. Ama bu kez kendileri direndiler. Direnmeleri, psikolojik olarak basiretlerinin bağlanmasına yol açtı. Ateş yanmış, çevreleri aydınlanmıştı ama ateşin yaydığı ışıktan yararlanacak basîret yoktu. Böylece yine karanlıklar içinde kalıyorlardı. İşte bu âyet, onların bu durumlarını canlandırmaktadır.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar (hakkı işitmezler) sağırlar, (doğrıyı söylemezler) dilsizler, (hak yolı gözmez) körlerdir. Ve onlar (üzerlerinde bulundukları dalâletden dönmezler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sağır, dilsiz ve kör kesilirler; artık geri dönmezler[*].
[*] Münafık, başlangıçta Müslümanca yaşamak ister. Dünyayı ikinci sıraya atamayınca da kendine engel gördüğü ayetlere karşı kör, sağır ve dilsiz kesilir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar sağır, dilsiz kör kalarak bir daha dönmezler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Artık sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler; geri de dönemezler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sağırdırlar, dilsizdirler, kördürler. Onlar artık dönmezler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
śaġırlardur, dilsüzlerdür, gözsüzlerdür; pes anlar dönmezler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ṣaġırlardır, Ḥaḳ ḥüccetini işitmezler; dilsizlerdir, īmānı iḳrār itmezler; körlerdir,ḥaḳḳı görüp farḳ itmezler. Bu mezmūm ḥūydan ferāġat itmeyüp bu vech‐ile ḥaşr olu‐nurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar kar, lal və kordurlar (haqqı eşitməz, danışmaz və görməzlər). Buna görə də (öz pis adətlərindən, yaramaz əməllərindən) dönməzlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Deaf, dumb and blind; and they return not
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Deaf, dumb, and blind, they will not return (to the path).
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
صُمٌّ
sağır- dırlar
بُكْمٌ
dilsiz- dirler
عُمْيٌ
kördürler
فَهُمْ
bu yüz- den onlar
لَا يَرْجِعُونَۙ
dönmezler
(Onlar) Sağırdırlar (hakkı işitmezler), dilsizdirler (hakkı söylemezler), kördürler (hakkı görmezler). Bu yüzden de onlar (hakka) dönmezler.
اَصَمٌّ
İsim
ص م م
Sağır
اَبْكَم
İsim
ب ك م
Dilsiz
اَعْمٰى
İsim
ع م ي
Kör, âmâ
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
رَجَعَ
Fiil-I
ر ج ع
Döndü