O (Allah) size leşi,¹ kanı,² domuz etini³ ve Allah’tan başkası adına kesilmiş⁴ olan (hayvanların etini yemeyi) kesinlikle haram kıldı. Fakat kim de mecbur kalırsa onun, saldırmamak ve sınırı aşmamak şartıyla⁵ (yemesinde) bir günâh yoktur. Zîrâ Allah çok bağışlayandır, pek esirgeyendir.⁶
1 Meyte: Yani kesilerek yenilmesi adet olduğu halde kesilmeden, kendi kendine veya kesme yerine geçmeyecek diğer bir sebeple ölen her hangi bir ölü hayvan demektir ve bu hayvanların etini yemek haramdır. Hattâ balık, kesilmeden yenilmesi adet olduğu halde, ölüp su üstüne çıkmış ise onun da yenilmesi haramdır. Bk. (Maide: 3)2 Yani akar veya birikmiş her türlü kan…3 Domuz eti, gerek ölü, gerekse kesilmiş olsun yenilmesi kesinlikle haramdır. Hatta domuzun her şeyi tamamen pis ve pislik hükmünde olduğu için kullanılması da haramdır. Bazı sözde hikmetçilerin dedikleri gibi domuz eti; domuz etinde bulunan sıhhate zararlı şeylerden değil, Allah haram kıldığı için haramdır.4 İhlâl: Esasen sesi yükseltmek demektir. Müşrikler putlarına kurban kestikleri zaman, “Lât namına, Uzza namına” diyerek onların isimlerini yüksek sesle yâd ederler ve böyle sesi yükseltme ile yapılan kurban kesmeye “ihlâl” derlerdi. Binaenaleyh gerek gizli, gerek açık Allah’tan başkası adına kesilen kurbanların, hayvanların yenilmesi haramdır. Meselâ; herhangi bir yerde Allah için kurban kesmek câiz ve etinin yenilmesi helâl ise de falan türbe, falan zat… namına kesilen kurbanın etinin yenilmesi, haramdır.5 Yani ölmeyecek kadar yemek, haram değildir. Ancak bu sınır aşılırsa haram olur. Her ne kadar “zaruretler haramları mubah kılar”sa da zaruretin miktarını aşmak da haramdır.6 Aynı konunun teferruatı için Bk. (Mâide: 3, En’am: 118-119, 121, 145, Nahl: 115)