close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Bakara Sûresi 149. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemin hayśu ḣaracte fevelli vecheke şetra-lmescidi-lharâm(i)(s) ve-innehu lelhakku min rabbik(e)(k) vema(A)llâhu biġâfilin ‘ammâ ta’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Nerede bulunursan bulun, hemen yüzünü Mescidi Haram'a doğru çevir. Bu emir şüphesiz gerçektir, Rabbindendir ve Allah yaptığınız şeylerden gafil değildir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Artık) Her nereden (yola) çıkarsan, (namazda) yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Şüphesiz bu, Rabbinden olan bir Hakk’tır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Her nereden gelirsen gel ve nerede olursan ol yüzünü Mescidi Haram'a çevir. Rabbinizden gelen bu emir gerçeğin ta kendisidir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nereden yola çıkarsan çık, namazda yüzünü Mescid-i Haram tarafına, Kâbe'ye çevir. Bu Rabbinden gelen gerekçeli, hikmete dayalı, Kur'ân âyetiyle bildirilen doğrudur. Allah işlediğiniz amellerden gâfil, habersiz değildir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Her nereden (yola) çıkarsan çık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Şüphesiz bu, Rabbin tarafından bildirilen bir gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Her nereden çıkarsan (çık), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Şüphesiz bu, Rabbinden olan bir haktır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nereden sefere çıkarsan, namazda yüzünü Mescid-i Harâm'a doğru çevir. Bu yöneliş emri Rabbinden gelen gerçek bir haktır. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Nereden çıkarsan (nerede olursan, namazda) yüzünü Mescid-ül Haram tarafına çevir. Bu yöneliş, Rabbinden gelen bir gerçektir. Allah sizin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Harâm yönüne çevir. Bu emir, Rabbinden sana gelen bir gerçektir. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Besim Atalay
swap_vert close
Nereye gidersen git, döndüresin yüzünü Kâbeden yana, o bir haktır gelmiş Allahtan sana; yaptığınız bir işten Allah habersiz değil
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Nereden yola çıkarsan çık, yönünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin yaptıklarınızdan asla habersiz değildir.
Cemil Said
swap_vert close
Her hangi sefere hurûc ider isen yüzüni Mescidü’l Harâm’a tevcîh it. Bu rabbinden gelen bir hakîkatdir. Allâh sizin a’mâlinizden gâfil değildir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Her nereden yola çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir, şüphesiz bu Rabbinden bir haktır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Nereden yola çıkarsan çık, (namazda) Mescid-i Haram’a doğru dön. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah, sizin işlediklerinizden asla habersiz değildir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Her nereden (yola) çıkarsan yüzünü Mescid-i Harâm tarafına çevir. Bu, elbette rabbinden gelen bir gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Bu emir Rabbinden sana gelen gerçektir. (Biliniz ki) Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Her nereden yola çıkarsan çık, (namaz için) yüzünü Kutsal Mescide doğru çevirmelisin. Bu, elbette Rabbinden gelen bir gerçektir. ALLAH yaptığınız hiç bir şeyden habersiz değildir.
Muhammed'in Medine'deki mezarını bir başka "Kutsal Mescid"(Mescid-i Haram) olarak kabul etmek, peygamberin vefatından sonra uydurulan bir bidattır.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hem her nereden yola çıkarsan (namazda) hemen Mescidi Haram'a doğru yüzünü çevir. Bu emir şüphesiz hak, Rabbinden olduğu gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz de değildir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem her nereden sefere çıkarsan hemen Mescidi harama doğru yüzünü çevir, bu emir şüphesiz hak, rabbından olduğu muhakkakdır, Allah amellerinizden gafil de değildir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Nereden (yola) çıkarsan çık, (namaz kılacağın zaman) yüzünü (yönünü) Mescid-i Harâm’a doğru çevir. Şüphesiz bu (emir), Rabbin tarafından bildirilmiş olan hakkın ta kendisidir. Allah, yaptıklarınızdan (asla) habersiz değildir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Her nereden çıkarsan çık¹, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Çünkü bu Rabb'inden gelen Hakk'tır. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
1- Her nerede olursan ol.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hangi yerden (sefere) çıkarsan (namazda) yüzünü Mescid-i haram tarafına döndür. Bu (emir de) Rabbinden (gelen) mutlak bir Hak dır. Allah, yapacaklarınızdan gaafil değildir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve nereden (yolculuğa) çıksan, artık (namazda) yüzünü Mescid-i Harâm tarafına (Kâ'beye) çevir! Hiç şübhesiz ki bu, Rabbinden (gelen) haktır. Hâlbuki Allah, yapmakta olduklarınızdan gafil değildir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve nereden (yola) çıkmış olusan ol, artık (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Bu emir Rabbinden sana gelen gerçektir. (Ey insanlar!) Oysa Allah, yapmakta olduğunuz şeylerden habersiz değildir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescit-i Harama çevir. Bu (emir) Rabbinizden uyulması gereken bir hakikattir. Allah sizin yaptıklarınızdan habersiz değildir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Nereden yola çıkarsan çık, kendini Mescid-i Haram’dan yana döndür. Çünkü çalabına göre doğru olan budur. Allah sizin bütün işlediklerinizden bilgisiz değildir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Her nereden çıkarsan çık [⁴] yüzünü Mescid-i Haram canibine çevir. Çünkü bu emir, Rabbinden gelen bir haktır [⁵]. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
[4] Yahut nereye gider isen git.[5] Kâbe'ye yüzünü çevirmek doğrudur, muvafık-ı hikmettir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Her nereden çıkarsan çık/her nereye gidersen git, yüzünü Mescid-i Harâm’a çevir. Bu, elbette Rabbinden gelen bir gerçektir. Allah yaptıklarınızdan gafil değildir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Her nereden çıkarsan, (namaz kılarken) yüzünü Mescid-i Haram semtine çevir, şüphesiz bu Rabbinden bir haktır. Allah, yaptıklarınızdan gafil değildir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Her nereden yola çıkarsan çık, namaz kılarken yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir. Kuşkusuz bu emir, Rabb’inden gelen bir gerçektir. Ve unutmayın ki Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.Kıblenin değişmesi, aynı zamanda ilâhî mesajı taşıma görevinin el değiştirmesi anlamına geldiğinden, yersiz tartışma ve itirazlara meydan vermemek için bakın tekrar tekrar diyoruz ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
(Her nereden çıkarsan çık) Çıktığın yerden, yüzünü Mescid ül- Harâm yönüne çevir! Bu, senin rabbinden gelen elbette Hakk’tır / Gerçek’tir. Allah, işleyeceğiniz şeylerden gâfil değildir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nerede olursan ol, yönünü daima Kabe’ye doğru çevir. Çünkü Kabe’nin yapım emri, bizzat Rabb’in tarafından verilmiştir. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nereden yola çıkarsan çık, yolunu yönünü Mescid-i Haram’a doğru çevir. İnananlar nereden gelirse gelsin; ister Hristiyanlıktan, ister Yahudilikten, ister Mecusilikten, ister Putperestlikten fark etmez. Önceki döndükleri kıbleyi bırakıp Mescid-i Haram’a dönsünler. Bu elbette Rabbinden gelen gerçek bir emirdir. Allah işlediklerinizden habersiz değildir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Nereden (yola) çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir! Şüphesiz ki bu (emir), Rabbinden (sana gelen bir gerçek)tir. Allah yapmakta olduklarınızdan asla habersiz değildir.
Mehmet Türk
swap_vert close
Her nereden (yola) çıkarsan çık, yüzünü (namazda) mutlaka Mescid-i Haram’a doğru çevir. Şüphesiz bu, kesinlikle Rabbinden gelen bir gerçektir. Ve Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Muhammed Esed
swap_vert close
Böylece, nereden gelirseniz gelin, [namazda] yüzünüzü Mescid-i Harâm’a doğru çevirin. Bilin ki bu [emir] Rabbinizden gelen bir hakikattir; ve Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nereden yola çıkarsan çık, mutlaka yönünü Mescid-i Harama doğru çevir. Bu, elbette Rabbinden gelen bir hak/gerçektir. Zira Allah sizin yaptıklarınıza duyarsız değildir. 2/143, 24/64
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü mutlaka Mescid-i Haram tarafına çevir.[²⁹⁴] Bil ki bu emir Rabbinden gelen bir hakikattir. Allah sizin de yaptıklarınızdan habersiz değildir.[²⁹⁵]
[294] Burada, 144 ve 150. âyetlerde aynı lafızlarla gelen bu emrin üçü de farklı bağlamlara aittir. [295] Kıble değişimi emrinin verildiği iki âyetin (bu ve 144) son cümlelerini birlikte okursak anlam şu olur: “Allah onların yaptıklarından da, sizin yaptıklarınızdan da habersiz değildir.”  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Nereden yola çıkarsan çık (namazda) yüzünü Mescid-i Harama doğru çevir, bu (emir) Rabbinden gelen gerçektir. (bu emri ümmetine de bildir ki) Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Osman Fırat
swap_vert close
Nereden (yola) çıkarsan, yüzünü Mescidi Harâm’a doğru çevir. Bu elbette Rabbinden gelen gerçektir. Allâh, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve her nereden sefere çıkarsan hemen yüzünü Mescid-i Haram tarafına döndür. Şüphe yok ki bu Rabbin cânibinden bir haktır. Ve Allah Teâlâ sizin amellerinizden gâfil değildir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Her nereden yola çıkarsan çık, (namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına döndür! Şüphesiz ki böyle yapmak, Rabbin tarafından gelen gerçektir. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Nereden (yola) çıkarsan, yüzünü Mescid-i Haram'a doğru çevir. Bu elbette Rabbinden gelen gerçektir. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Nereden çıkar isen çık, yüzini Mescid-i Harâm tarafına çevir, o kıblenin rabbin tarafından hak oldığı muhakkakdır. Allâh Te'âlâ işlediğiniz şeylerden gâfil değildir.[¹]
[1] Uzak memleketler ahâlîsi içün tam Ka'be'ye teveccüh mümkün olamayacağından emir Mescid-i Harâm'a teveccüh sûretinde vârid olmuş ve Ka'be'ye teveccüh idiniz buyurulmamışdır.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Namaza) kalktığın[1] her yerde yüzünü Mescid-i Haram tarafına[2] çevir. Rabbinin doğru saydığı budur. Yaptığınız hiçbir şey, Allah’a gizli kalmaz.
[1] (Kaf suresi 50/11). âyetteki anlama uygun olarak hurûc'a kıyam = kalkma anlamı verilmiştir. Namaz kılan, kıyama durur. [2] Namazda Mescid-i Haram'ın kendisine dönmek gerekmez. Onun bulunduğu ana yöne dönmek yeterlidir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Nereden yola çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Bu, elbette Rabbinden gelen hak bir emirdir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onun için, nereden yola çıkarsan çık; yönünü Mescid-i Harama çevir. Çünkü o Rabbinden gelen hakkın tâ kendisidir. Allah ise yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nereden çıkarsan çık, yüzünü Mescid-i Haram'a döndür. Bu, elbette Rabbinden gelen gerçektir. Allah, yaptıklarınızdan habersiz değildir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol yirden kim çıķduñ sefere, yüz dut yüzüñi [12a] mescid-i ḥarām dapa. daħı bayıķ ol ḥaķdur çalabuñdan. daħı degül Tañrı ġāfil andan kim işlersiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı her ḳanda çıḳsañ dönder yüzüñi Mekkeye ḳarşu. Taḥḳīḳ ḳıble Mekkeolmaḳ ḥaḳdur Çalabuñdan. Daḫı Tañrı Ta‘ālā ġāfil [degüldür] anlarişledügi işlerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Hər hansı bir yerə getdikdə, (namaz vaxtı) üzünü Məscidülhərama (Kə’bəyə) tərəf çevir! Çünki Rəbbin tərəfindən göstərilən bu qiblə haqdır. Allah gördüyünüz işlərdən xəbərsiz deyildir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And whencesoever thou comest forth (for prayer, O Muhammad) turn thy face toward the Inviolable Place of Worship. Lo! it is the Truth from thy Lord Allah is not unaware of what ye do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
From whencesoever Thou startest forth(154), turn Thy face in the direction of the sacred Mosque; that is indeed the truth from the Lord. And Allah is not unmindful of what ye do.
154 The simile of a race is continued, and so the Qiblah command is repeated from that point of view In 2:144 it was mentioned as the new symbol of the new nation (Muslim); now it is shown as the symbol of Good, at which we should all aim, from whichever point we started. e.g. as Jews or Christians, or our individual point of view; the Qiblah will unite us as a symbol of the Goal of the Future. In 2:150 below, it is repeated; first for the individual, on the ground of uniformity and the removal of all occasions of dispute and argument; and secondly for the Muslim people, on the same ground, as a matter of discipline. There is another little harmony in the matter of the repetitions. Note that the race and starting point argument begins at 2:149 and is rounded off in the first part of 2:150; while the national and general argument beginning at 2:144 is rounded off in the latter part of 2:150. The latter argument includes the former, and is more widely worded: "wheresoever ye are"; which in the Arabic expression would imply three things: in whatever circumstances ye are, or at whatever time ye are, or in whatever place ye are. I have spoken before of a sort of musical harmony in verbal repetitions: here there is a sort of pictorial harmony, as of a larger circle symmetrically including a smaller concentric circle.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمِنْ حَيْثُ
ve o yerden ki
خَرَجْتَ
çıktın
فَوَلِّ
artık çevir
وَجْهَكَ
yüzünü
شَطْرَ
tarafına
الْمَسْجِدِ الْحَرَامِۜ
Mescid-i Harâm
وَاِنَّهُ
ve şüp- hesiz o
لَلْحَقُّ
elbette haktır
مِنْ رَبِّكَۜ
Rabbinden
وَمَا
ve de- ğildir
اللّٰهُ
Allah
بِغَافِلٍ
gâfil
عَمَّا
o şeyler- den ki
تَعْمَلُونَ
yapıyorsunuz
(Resulüm!) Nereden (yolculuğa) çıkarsan çık (ve nereye gidersen git, namazda) yüzünü Mescid-i Harâm tarafına (Kâbe'ye doğru) çevir! Hiç şüphesiz ki bu, Rabbinden sana (gelen) haktır. Allah, yaptıklarınızdan gâfil değildir.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَيْث
İsim
ح ي ث
O yer, o yerde, o yeri ki
خَرَجَ
Fiil-I
خ ر ج
Çıktı
وَلّٰى
Fiil-II
و ل ي
Döndü, çevirdi, dönüp kaçtı, üstlendi, dost etti, yöneldi, yüz çevirdi
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
شَطْر
Yer zarfı
ش ط ر
Taraf
مَسْجِد
İsim
س ج د
Mescid
حَرَام
İsim
ح ر م
Haram, ihram, dokunulmaz
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَافِل
Etken fiil
غ ف ل
Gâfil, habersiz
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı