Yahut onlar, (büsbütün) Allah’ın, azabından emin mi oldular? (Gerçek şu ki) Allah’ın azabından ancak, (yapmış oldukları inkâr ve isyandan ötürü) kendilerine yazık eden (akılsız) kimseler emin olurlar.
Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Rabbimizin, bazı âyet-i kerîmelerde peygamberlere, meleklere, kâfirlere ya da şeytana sormuş olduğu sorular onlardan cevap bekleme soruları değildir. Sorunun muhatabı, peygamber ya da melek ise genelde o anki meselenin iç yüzünün bizlerinde anlaması için sorulan sorulardır. Lânet edilmiş şeytana ya da kâfirlere sorulan sorular ise, esasında onları, azarlama ve kınama ifadeleridir.