close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 99. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Efeeminû mekra(A)llâh(i)(c) felâ ye/menu mekra(A)llâhi illâ-lkavmu-lḣâsirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bütün bunlardan sonra Allah azabından emin mi olurlar? Allah azabından emin olanlar, ancak zarara uğramış topluluklardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ve yine) Onlar, Allah’ın (türlü) tuzağından güvence mi (almışlardı?) Allah’ın (zalim ve hain kavme) bir tuzak kurmasından, hüsrana uğrayan bir topluluktan başkası (akılsızca kendilerini) güvende saymazlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah'ın önceden kestirilemeyen kurduğu ince tertip ve düzeninden, kim kendini güvenlik içinde görebilir? Fakat büyük zararı göze alanlardan başka hiçbir kimse, bu tip tertip ve düzenden kendini güvenlik içinde göremez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın hazırladığı plandan, azâbından kurtulacaklarına emin mi oldular? Yalnızca hüsrana uğrayan kavimler Allah'ın hazırladığı plandan, azâbından emin olurlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar Allah'ın tuzağından güvende miydiler? Zarara uğrayan bir topluluktan başka kimse Allah'ın tuzağından güvende olamaz.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Veya) Onlar, Allah'ın tuzağından güvende mi idiler? Allah'ın bir tuzak kurmasından, hüsrana uğrayan bir topluluktan başkası (akılsızca) güvende olmaz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Artık onlar, Allah'ın kendilerini ansızın yakalayıvermesinden emin mi oldular? Allah'ın böyle ani baskınından ancak hüsrana düşen kimseler emin olurlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yoksa Allah’ın karşı düzeninden mi emindiler? Şüphesiz kaybeden toplumdan başkası Allah’ın karşı düzeninden emin olamaz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın azabından emin mi oldular? Fakat ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın böyle mühlet vermesinden emin olamaz.
Besim Atalay
swap_vert close
Allahın alından emniyette midirler? Allahın alından ancak ziyan edenler emniyette bulunmaz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yoksa onlar Allah'ın mekrinden (tuzağından, azabından) emin mi oldular? Hüsrana uğrayanlar topluluğundan başkası Allah'ın azabından emin olmaz.
Bkz. 12/107“Mekr”, “hissedilmeyecek şekilde gizli ve ansızın başkasına zarar vermek, tuzak kurmak” demektir. “Allah’ın tuzağı” demek, onların hile ve tuzaklarını karşı bir tuzakla Allah’ın bozması demektir. Nitekim Ali İmran Suresi 3/54 ayetinde “Onlar (İsa’yı öldürmek için) tuzak kurdular. Allah da onların tuzaklarını bozdu. Allah, tuzak kuranların karşılığını en iyi verendir” buyrulmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın tedâbirinden kendilerini masûn mı zann idiyorlar idi? Mahv olmağa mahkûm bir kavimden mâ’adâ kim kendini Allâh’ın tedbirinden masûn ’add idebilür?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar Allah'ın düzeninden güvende miydiler? Allah'ın düzeninden ancak mahvolacak millet güvende olur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yoksa Allah’ın tuzağından emin mi oldular? Ziyana uğrayan kavimden başkası Allah’ın tuzağından emin olamaz.[222]
“Allah’ın tuzağı” ifadesi mecazî olup, “inkârcılara mühlet verip, sonra onları ansızın yakalaması”, “inkârcıların inkârlarına karşılık vermesi” gibi anlamlar ifade eder.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın ansızın gelen azabından emin mi oldular? Fakat ziyana uğrayan topluluktan başkası Allah’ın azabından emin olamaz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah'ın azabından emin mi oldular? Fakat ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın (böyle) mühlet vermesinden emin olamaz.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH'ın planından emin mi oldular? Kaybedenlerden başkası ALLAH'ın planından emin olmaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'ın tuzağından (kurtulacaklarına) emin mi oldular? Ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın tuzağından emin olmaz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya artık Allahın mekrinden emin mi oldular? fakat kendilerine yazık eden kavimlerden başkası Allahın mekrinden emîn olmaz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Yahut onlar, (büsbütün) Allah’ın, azabından emin mi oldular? (Gerçek şu ki) Allah’ın azabından ancak, (yapmış oldukları inkâr ve isyandan ötürü) kendilerine yazık eden (akılsız) kimseler emin olurlar.
Ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Rabbimizin, bazı âyet-i kerîmelerde peygamberlere, meleklere, kâfirlere ya da şeytana sormuş olduğu sorular onlardan cevap bekleme soruları değildir. Sorunun muhatabı, peygamber ya da melek ise genelde o anki meselenin iç yüzünün bizlerinde anlaması için sorulan sorulardır. Lânet edilmiş şeytana ya da kâfirlere sorulan sorular ise, esasında onları, azarlama ve kınama ifadeleridir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah'ın planından emin mi oldular? Kaybedenlerden başkası Allah'ın planından emin olamaz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar artık Allahın (kendilerini) ihmâl (etdiği) inden mi emîn oldular? Fakat büyük zararı göze alanlar güruhundan başkası Allahın imhâlinden emîn olmaz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yoksa Allah'ın tuzağından mı emîn oldular? Fakat hüsrâna uğrayanlar gürûhundan başkası Allah'ın tuzağından emîn olmaz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yoksa (insanlara yapmış oldukları zulüm ve kötülükler nedeniyle azabı hak edenler) Allah’ın (kendilerine) mühlet vermesinden emin mi oldular? Oysa (yapmış oldukları zulüm ve kötülüklerden dolayı) hüsrana uğramış toplumdan başkası, Allah’ın (böyle) mühlet vermesinden emin olamaz.*
(*) Ayrıca bazı ayetlerde geçen “Allah’ın mekri” ifadesi mecazî olup “inkârcılara mühlet verip, sonra onları ansızın yakalaması”, “inkârcıların inkârlarına karşılık vermesi” gibi anlamlar ifade eder. والمكر حقيقته: فعل يقصد به ضر أحد في هيئة تخفَى أو هيئة يحسبها منفعة. وهو هنا استعارة للإمهال والإنعام في حال الإمهال، فهي تمثيلية، شبه حال الإنعام مع الإمهال وتعقيبه بالانتقام بحال المكر (التحرير والتنوير) قال أَهل العلم: المكر من الله تعالى جزاء سُمي باسم مكر المُجازَى كما، قال تعالى: وجزاء سيئة سيئة مثلها، (المعجم: عربي .مكر الله عقبته)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yoksa Allah’ın onlar için hazırladığı tuzaklardan emin mi oldular? Allah’ın tuzağından, ancak kendine yazık etmiş toplumdan başkası emin olamaz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yoksa onlar Allah’ın düzenleyiciliğine karşı korkusuz mudurlar? Allah’ın düzenleyiciliğine karşı korkusuz olanlar yalnız kendilerine edenlerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yoksa Allah/ın mekr-ü tedbirinden [²] emin mi oldular? Allah/ın mekr-ü tedbirinden yalnız ziyan gören kavim emin olabilir.
[2] Onları Nimete gark etmiş iken ansızın yakalanmasından, helâkleri hakkında tedbir etmesinden.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, Allah’ın tuzağından (kurtulacaklarına) emin midirler? Zarara uğrayan topluluktan [kavm] başkası Allah’ın tuzağından [mekr] emin olamaz!
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar Allah'ın düzeninden güvende midirler? Allah'ın düzeninden ancak hüsrana uğrayan topluluk güvende olur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Evet, Allah’ın plânından ve bu plân uyarınca mutlaka gelecek olan azabından nasıl emîn olabiliyorlar? Oysa ancak hüsrana mahkûm olmuş bir toplum, kendisini Allah’ın plânına karşı güvende hissedebilir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah’ın tuzağından güvende mi oldular? Hüsrana Düşecek Kavim’den başkası Allah’ın tuzağından güvende olmaz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Peki, Allah'ın görünmez kazalarına karşı tedbirlileri var mı?... Allah'ın görünmez kazalarına karşı, sadece aşağılık duygusu olanlar tedbir almazlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ne yazık ki onlar azabımızın gelmeyeceğini sandılar! Bilsinler ki ancak düşüncesiz, uyarılara kulak asmayan, öğütlerden gerekli dersleri almayanlar azabımızın gelmeyeceğinden emin olurlar. Hâlbuki biz hatalarını anlasınlar diye onlara süre vermiştik. Onlar verilen süreye güvenip aldandılar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ın tuzağından (ince düzeninden) güvende miydiler! Kendilerine yazık eden topluluktan başkası Allah’ın tuzağından (ince düzeninden) kendini güvende göremez. [*]
Tuzak kurmak insanlar için bir acizliğin ifadesidir; mertçe yapılamayan bir mücadelenin kaçamak yolunu tercih etmektir. Yüce Allah ise her gücün üstündedir. Tuzak, karşıdakinin bilemeyeceği bir şekilde kurulur. Oysa Yüce Allah’ın bilemeyeceği, O’na gizli olan hiçbir alan ve hile söz konusu olamaz. Ayetlerde Yüce Allah için kullanılan bu tür ifadeler, O’nun cezalandırmasını ve yapılanlardan haberdar olduğunu bildirmesidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar Allah’ın tuzağından¹ (kurtulacaklarına) hiç emin olabilirler mi? Hüsrana uğrayacak topluluktan başkası Allâh’ın tuzağın(a yakalanmayacağın)dan emin olamaz.²
1 Mekr: Karanlık, gizli, hissedilmeyecek hile ile başkasına zarar vermeye çalışmak demektir. Mekr kelimesinin Allah’a atfen hile, tuzak şeklindeki kullanımları yanlıştır. Zira Cenab-ı Hak böyle bir sıfattan münezzehtir. “Allah’ın tuzak kurması” demek, “onların hile ve tuzaklarını bozması” demektir. Bk. (Âlu İmran: 54)2 Onlar, Allah’ın kendileri için bir karşı tuzak kuracağına inanmayarak veya zâten hüsrana uğradıklarından, bir diğer helâkin gelmesine gerek olmadığı için.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Kim güvenlik içinde görebilir kendini, Allah’ın önceden kestirilemeyen ince tertibine karşı? Hayır, zaten tükenip gitmiş ⁷⁹ insanlardan başka kimse Allah’ın ince tertibine karşı güvenlik içinde göremez kendini!
79 Yani, ahlaken çöküp gitmiş ve dolayısıyla yok olmaya, kaybolup gitmeye mahkum toplumlar. Mekrullâh deyimi (“Allah’ın ince düzeni”), burada Allah’ın önceden bilinmeyen, anlaşılmayan tertibi, tasarımı anlamına gelmektedir ki bunun için Kur’an’ın başka yerlerinde sünnetullâh (“Allah’ın [değişmeyen] yolu/üslubu”) deyimi kullanılmaktadır (karş. özellikle 33:62, 35:43 ve 48:23).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yani onların Allah’ın azabından yana bir güvenceleri mi var? Allah’ın cezalandırmasından hüsrana uğramış bir toplumdan başkası emin olamaz. 4/49, 53/31-32, 54/43...47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yani onlar, Allah’ın entrikayla alt edilemeyen düzenine karşı güvencede miydiler?[¹²³³] Doğrusu, Allah’ın entrikayla alt edilemeyen düzenine karşı, sadece hüsrana uğrayıp tükenmiş bir toplum kendisinin güvencede olduğunu sanır.
[1233] Mekr, aslında “entrika, tuzak” mânasına gelir. Hiç şüphesiz bu tuzaklar insanın Allah’a değil kendi aklına karşı kurduğu tuzaklardır (Bkz: 71:22, not 11). Allah için kullanıldığında “tuzak bozmayı” ifade eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yahut onlar Allah’ın (üzerlerine inecek azabı sonsuza dek) tehir edeceğinden mi emin oldular? Oysa (gaflet ve cehalet içinde kalan böylece) en büyük zararı göze alan topluluktan gayrısı, Allah'ın böyle bir mühlet tanıyacağından emin olmaz! (Çünkü mümin bir kul, korku ve umud içinde, kulluk görevini yerine getirmeye çalışır ve Rabbinin lutfu ile keremine sığınır.)
Osman Fırat
swap_vert close
Yoksa Allah’ın tuzağından emin mi oldular? Ziyana uğrayan kavimden başkası Allah’ın tuzağından emin olamaz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ya onlar Allah Teâlâ'nın mekrinden emin mi oldular? Fakat Allah Teâlâ'nın mekrinden hasirler olan bir kavimden başkası kendisini emin göremez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yoksa onlar Allah'ın ansızın kendilerini azapla bastırmasından emin mi oldular? Ama şu muhakkak ki, kendilerine yazık eden kimselerden başkası, Allah'ın ansızın bastırıvermesinden emin olamaz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah'ın tuzağından (kurtulacaklarına) emin mi oldular? Ziyana uğrayan topluluktan başkası, Allah'ın tuzağın(a yakalanmayacağın)dan emin olamaz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'ın mekrinden (gafletdeler iken üzerlerine bağteten 'azâb nüzûlünden) emîn mi oldılar? Allâh'ın mekrinden ancak hüsrânda olan kavim emîn olur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlar Allah’ın düzenine karşı kendilerini güvende mi görüyorlar? Allah’ın düzenine karşı kendilerini güvende görenler sadece kaybedecek olan topluluklardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
97,98,99. -Ülkelerin halkı, azabımızın geceleyin, onlar uykuda iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Ya da ülkelerin halkı azabımızın güpegündüz onlar eğlencede iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Allah'ın tuzağından emin midirler? Allah'ın tuzağından mahvolmuş toplumdan başkası asla emin olmaz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yoksa onlar Allah'ın tuzağından mı(16) emin oldular? Halbuki hüsrana düşmüş bir topluluktan başkası Allah'ın tuzağından emin olmaz.
(16) Allah’ın onlara mühlet verip sonra da ansızın günahları içinde yakalayıvermesinden. İstidraç adı verilen bu durum için, bu sûrenin 183’üncü âyetinin açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın tuzağından emin miydiler? Hüsrana uğrayan topluluktan başkası Allah'ın tuzağından emin olamaz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes imin oldılar mı Tañrı mekrinden imin olmaya Tañrı mekrinden illā ķavm kim ziyānlulardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā imin mi oldılar Allāh mekrinden? Allāh mekrinden imin olmaz, illā ḳavmki dünyā ve āḫiret ḫayrın ziyān itdiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yaxud (o məmləkətlərin əhalisi) Allahın onları dolaşdırıb bəla toruna salmayacağına (naz-ne’mət içində yaşadıqları halda qəflətən onlara əzab gondərməyəcəyinə) əmin idilərmi? Allahın (bu yolla) dolaşdırıb bəla toruna salmayacağına özlərinə zərər eləyənlərdən başqa heç kəs arxayın ola bilməz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Are they then secure from Allah's scheme? None deemeth himself secure from Allah's scheme save folk that perish.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Did they then feel secure against the plan of Allah.- but no one can feel secure from the Plan of Allah, except those (doomed) to ruin!(1068)
1068 This closes that chapter of the narrative which deals with Prophets who were rejected by their own people, but who stood firm on Allah's message and were able to rescue a remnant who believed. In each case there were special circumstances and special besetting sins, which have been explained in the notes. The nations which as a body could not be won over to Allah's Law perished. So far we have been dealing with the corruptions and iniquities within each nation. In the story of Moses we have first a struggle against the bondage of Egypt , one of the foremost powers then in the world, the rescue of the Israelites and their wanderings, and their proving themselves unworthy and being left to wander in a new sense when they rejected the new Prophet (Muhammad) who came to renew Allah's Message.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَفَاَمِنُوا
yoksa emin mi oldular
مَكْرَ
tuza-ğından
اللّٰهِۚ
Allah'ın
فَلَا يَاْمَنُ
fakat emin
olmaz
مَكْرَ
tuza-ğından
اللّٰهِ
Allah'ın
اِلَّا
an-cak
الْقَوْمُ
kavmi
الْخَاسِرُونَ۟
hüsrana uğrayanlar
Yoksa onlar, Allah'ın (kullarına hemen azap etmeyip mühlet vererek kurduğu) tuzağından emin mi oldular; fakat hüsrana uğrayan kavimden başkası Allah'ın (kullarına hemen azap etmeyip mühlet vererek kurduğu) tuzağından emin olmaz!
اَمِنَ
Fiil-I
ا م ن
Emniyette oldu, emin oldu, güvendi, emanet etti
مَكْر
İsim
م ك ر
Tuzak kurmak, hile yapmak
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَمِنَ
Fiil-I
ا م ن
Emniyette oldu, emin oldu, güvendi, emanet etti
مَكْر
İsim
م ك ر
Tuzak kurmak, hile yapmak
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
خَاسِر۪ين
Etken fiil
خ س ر
Hüsrana uğrayanlar