close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 98. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Eve emine ehlu-lkurâ en ye/tiyehum be/sunâ duhan vehum yel’abûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Yahut memleketlerdeki halk, kuşluk çağı oynayıp dururken azabımızın birdenbire gelmeyeceğinden emin mi?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ya da o ülkelerin halkı (ve bu çağın insanları), kuşluk vakti (işe güce ve) eğlenceye dalmışken, onlara zorlu azabımızın (tekrar) gelmeyeceğinden nasıl emindiler?
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ya da azabımızın güpegündüz onlar dünyada oyun ve eğlencede oyalanıp dururken, onlara gelip çatmasından korkmayıp emin mi oldular?
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yoksa o ülkelerin halkı, ileri gelenleri, idarecileri kuşluk vakti eğlenirlerken kendilerine azâbımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
Ahmet Varol
swap_vert close
Yahut kasabaların halkı, eğlenmekte oldukları bir kuşluk vaktinde kendilerine şiddetli azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?
Ali Bulaç
swap_vert close
Ya da o ülkeler halkı, kuşluk vakti eğlenceye dalmışken, onlara zorlu-azabımızın gelmeyeceğinden güvende miydiler?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yine o memleketlerin halkı, gündüz ortasında oynayıp eğlenirlerken, azabımızın gelip çatmasından emin mi oldular.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yoksa kuşluk vakti onlar oynarken, azabımızın kendilerine gelmeyeceğinden mi emindiler?
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ya da o ülke halkı, kuşluk vakti eğlenirlerken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
Besim Atalay
swap_vert close
Şehirlerde bulunanlar, kuşluk vakti oynarlarken azabımızın, gelip çatmıyacağından emniyette imiydiler?
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yahut hangi memleketin halkı, (işleyecekleri kötü fiillerden dolayı) azabımızın, güpegündüz onlar oyalanıp dururken başlarına gelmeyeceğinden emin olabilir?
Cemil Said
swap_vert close
Karyeler ehli emin mi idiler ki bizim gazabımız gündüz vakti eğlendikleri esnâda ânlara irişmiyecek?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yahut kentlerin halkı, kuşluk vakti eğlenirlerken azabımızın kendilerine gelmesinden güvende miydiler?
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ya da o memleketlerin halkları kuşluk vakti gülüp oynarken kendilerine azabımızın gelmesinden emin mi oldular?
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Veya o ülkenin halkının güpegündüz eğlenirlerken kendilerine azabımızın gelmeyeceği konusunda güvenceleri mi vardı?
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ya da o ülkelerin halkı kuşluk vakti eğlenirlerken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
Edip Yüksel
swap_vert close
Ülkelerin halkları, azabımızın gündüzün onlar oynarlarken kendilerine gelmeyeceğinden emin mi oldular?
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yoksa o ülkelerin halkı, kuşluk vakti eğlenirlerken onlara azabımızın gelmeyeceğinden emin mi idiler?
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yine o köy kasaba ahâlisi kuşluk vakti oynayıb eğlenib dururlarken kendilerine azâbımızın gelivermiyeceğinden emin mi oldular?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ya da o memleketin halkı (ndan, kâfir olanlar) kuşluk vakti eğlenirlerken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden mi emin oldular?
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ya da o beldelerin halkı, gündüzün serin vaktinde dünya işleriyle oyalanırlarken azabımızın onlara gelmeyeceğinden emin mi oldular?
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yoksa o memleketlerin ehâlîsi, kendileri güpegündüz oynarlarken, azabımızın onlara gelib çatmasından mı (korkmayıb) emîn oldu (lar)?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Veya o şehirlerin halkı, kendileri eğlenirlerken, azâbımızın kendilerine kuşluk vakti(güpegündüz) gelmesinden mi emîn oldular?
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yahut (inkâr, zulüm vb. kötü davranışlarda bulunan) ülkelerin halkı bir kuşluk vaktinde (güpegündüz dünyayla) oyalanıp dururken kendilerine, azabımızın ansızın gelip çatmayacağından emin mi oldular?
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yoksa o kasaba halkı gündüz vakti oynarlarken azabımızın gelmeyeceğinden güven içinde midirler?
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ya da il kişileri ne biliyorlar ki azabımız onları gündüzün oyalanıp dururlarken gelip çarpmıyacak?
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Yahut onlar oynarlarken [¹] kuşluk vaktinde kendilerine azabımızın gelmesinden mi emin oldular?
[1] Pek ziyade gafletlerinden dolayı kendilerine yaramayan şeylerle uğraşırlarken.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Veyahut o beldelerin halkı, kuşluk vakti eğlenirlerken azabımızın kendilerine gelmeyeceğinden emin midirler?
Kadri Çelik
swap_vert close
Yahut kasabaların halkı, kuşluk vakti eğlenirlerken azabımızın kendilerine gelmesinden güvende midirler?
Mahmut Kısa
swap_vert close
Veya bu dünya toplumları, gündüz vakti dünyanın zevk ve nîmetlerine dalmış oyalanıp dururlarken, azâbımızın gelip çatmayacağından nasıl emîn olabiliyorlar?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yahut Şehirler’in ahâlisi oynamaktayken kuşluk vakti onlara azabımızın gelmesinden güvende mi oldu?
Mehmet Çakır
swap_vert close
Peki, şehir halkları, dalöğlen, tam da iş güç zamanı, bizim felaketlerimize karşı güvenceli mi?
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ya da kuşluk vakti eğlenirlerken kendilerine azabımız gelmeyecek mi sandılar?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Veya o şehirlerin halkı, eğlenirlerken kuşluk vakti kendilerine azabımızın gelmesinden güvende miydi!
Mehmet Türk
swap_vert close
Veya (helâk edilen) bu ülkelerin halkları, güpegündüz oyalanıp duruyorlarken kendilerine helâkin gelmesinden hiç emin olabilirler mi?
Muhammed Esed
swap_vert close
Yahut, artık hangi toplumun insanları, azabımızın, güpegündüz onlar [dünyayla] oyalanıp dururken başlarına kopmayacağından emin olabilirler? ⁷⁸
78 Yani onlar, rahatlık gevşeklik içinde, kendilerinden emin ve başlarına gelebilecek felaketten habersiz yaşayıp giderken (karş. bu surenin 4. ayeti).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ya da o ülkelerin halkı gündüzün eğlenirken azabımızın kendilerine ansızın gelip çatmayacağından emin midirler? 67/20
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ya da, (sözkonusu) ülkelerin insanları azabımızın gündüz gözüyle onlar (hayat) oyununu oynarken gelip çatmayacağından emin miydiler?[¹²³²]
[1232] 97 ve 98. âyetler sûrenin başındaki 4. âyetin açılımı niteliğindedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ya da azabımızın -gündüzün gaflet içinde oynayıp dururlarken- ansızın başlarına inmeyeceğinden mi emin oldular?
Osman Fırat
swap_vert close
Ya da (o) beldenin halkı, güpe gündüz ve de eğlenirlerken azâbımızın onlara gelmeyeceğinden emin mi oldular ?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ya o beldeler ahalisi, Bizim azabımızın onlara gündüzün oynar dururlarken geleceğinden emin mi bulundular?
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yoksa onlar güpegündüz eğlenirlerken azabımızın kendilerine gelmesinden emin mi oldular?
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ya da (o) ülkelerin halkı, kuşluk vakti eğlenirlerken azabımızın onlara gelmeyeceğinden emin midirler?
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Karyeler ahâlîsi, sabah vakti oyunla meşgûller iken şiddetli 'azâbımızın gelmesinden nice emîn olurlar?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yoksa böyle kentlerin ahalisinin, gündüzün[*] oyalanırken baskınımıza uğramayacaklarına güvenleri mi var?
[*] Duha kelimesi, günün bir bölümüne karşılık kullanıldığında kuşluk vakti (Ta-ha 20/59)'da olduğu gibi), yani güneşin yükselmeye başladığı vakit; geceye karşılık kullandığında da gündüz vaktini (Araf 7/98'de olduğu gibi) ifade eden kelimelerle tercüme edilmiştir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
97,98,99. -Ülkelerin halkı, azabımızın geceleyin, onlar uykuda iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Ya da ülkelerin halkı azabımızın güpegündüz onlar eğlencede iken başlarına gelmeyeceğinden emin midir? Allah'ın tuzağından emin midirler? Allah'ın tuzağından mahvolmuş toplumdan başkası asla emin olmaz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Veya o beldelerin ahalisi, onlar gündüz vakti oyalanırken azabımızın gelmeyeceğinden de mi emin oldular?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yoksa o kentler halkının, bir kuşluk vakti oynayıp eğlenirken azabımızın yakalarına yapışmayacağına ilişkin bir garantileri mi vardı?
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı imin oldı mı köyler ķavmı kim gele anlara 'aźābumuz ķuştuķ anlar oynar- iken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā imin mi oldı şehrler ḳavmi özlerine bizüm ‘aẕābumuz gelmekden ḳuşluġınanlar oynarlarken?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və ya o məmləkətlərin əhalisi əzabımızın onlara gündüz oynayıb əylənərkən gəlməyəcəyinə arxayın idilərmi?
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Or are the people of the townships then secure from the coming of Our wrath upon them in the daytime while they play?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Or else did they feel secure against its coming in broad daylight while they played about (care-free)?
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَوَاَمِنَ
ya da emin mi oldular
اَهْلُ
halkı
الْقُرٰٓى
o memle-ketlerin
اَنْ يَاْتِيَهُمْ
kendilerine gelmesinden
بَاْسُنَا
azabı-
mızın
ضُحًى
kuşluk vakti
وَهُمْ
kendile-ri iken
يَلْعَبُونَ
oynuyorlar
Ya da o memleketlerin halkları, gündüz vakti (gaflet içinde) eğlenirlerken kendilerine azabımızın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
اَمِنَ
Fiil-I
ا م ن
Emniyette oldu, emin oldu, güvendi, emanet etti
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
بَاْس
İsim
ب ا س
Sıkıntılı, güç, azap, hınç, savaş, kuvvet, çekişme
ضُحَى
İsim
ض ح و
Aydınlık, kuşluk vakti, Duhâ
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
لَعِبَ
Fiil-I
ل ع ب
Oynadı, oynayıp durdu