close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 9. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemen ḣaffet mevâzînuhu feulâ-ike-lleżîne ḣasirû enfusehum bimâ kânû bi-âyâtinâ yazlimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kimlerin hafif gelirse onlardır ayetlerimizi inkar ederek zulmettiklerinden kendilerine yazık edenler.
Tartıdan maksat âhiretteki tam adâlettir. Mücâhid, Dahhâk ve Belhi bu kavli kabul etmişlerdir. İbn-i Abbas, Hasen ve diğerleri, Tanrının, bir dili, iki kefesi olan bir terazi kurduracağını ve bu terazide kulların iyilikleriyle kötülüklerinin tadılacağını söylemişlerdir. Tartının keyfiyetinde ihtilaf vardır. Yapılan işler, arazdır, yani kendiliklerinden meydana gelemeyen ve ancak bir cevherle kaim olan ve bir zaman içinde vücuda gelip geçen şeylerdir. Bu bakımdan onların ne ağırlığı vardır, ne de tekrar meydana gelebilir diyenler olduğu gibi amellerin yazılı olduğu sahifeler tartılacaktır, yahut iyi ameller güzel sûretlerde, kötüleri çirkin sûretlerde zuhur edip tartılacaktır diyenler de olmuştur. Tartıdan maksat, inanmanın, Tanrı katındaki kadrinin, inanmayanın da aşağılığının meydana çıkmasıdır diyenler de bulunmuştur (Mecma' 1, 418).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kimin tartıları (sevapları) hafif kalırsa, (günahları ağır basarsa) bunlar da ayetlerimize zulmedegeldiklerinden (elçiyi ve gerçeği görüp bildikleri halde hıyanet ettiklerinden) dolayı nefislerini hüsrana (çok pişman ve perişan olacakları büyük bir kayba) uğratanlardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Doğru ve yararlı işler bakımından tartıda yükü hafif gelenler ise mesajlarımızı yakışık almaz biçimde karşılamaları sebebiyle kendilerini zarar ve ziyana sokanlardan olacaklardır.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ölçüye tartıya konacak değerdeki amellerinin, sevaplarının kefeleri hafif olanlar, işte onlar, âyetlerimize Kur'ân'ımıza karşı, yakışıksız tavır almaları, âyetlerimizle açıklanan sorumlulukları hiçe saymaları, Kur'ânı'ın tebliğini, hayata geçirilmesini engellemeleri sebebiyle kendilerini, birbirlerini hüsrana uğratanlardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kimin tartıları hafif gelirse onlar da ayetlerimize karşı haksızlık etmelerinden dolayı kendilerini zarara sokanlardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kimin tartıları hafif kalırsa, bunlar da ayetlerimize zulmettiklerinden dolayı nefislerini hüsrana uğratanlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kimin de tartıları hafif gelirse, işte bunlar da âyetlerimize zulmetmeleri sebebiyle kendilerine yazık edenlerdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Tartıları hafif gelenler işte onlar, ayetlerimizi haksız yere yalanladıkları için gerçekten zarar edenlerdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kimin de tartıları hafif gelirse, işte onlar, âyetlerimize karşı haksızlık ettikleri için kendilerini ziyana sokanlardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Tartıları hafif gelmiş olanlar - bizim âyetlerimize, zulümleri yüzünden — kendi özlerine ziyan ettiler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kim(ler)in de (günahları ağır, sevapları) tartıda hafif gelirse; işte onlar, ayetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerini zarara uğratanlardır.
Cemil Said
swap_vert close
Terâzû gözi hafif olanlar hüsrânda kalacaklardır. Çünki ânlar bizim âyâtımızı inkâr ile hükm itmişlerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Tartıları hafif gelenler, ayetlerimize yaptıkları haksızlıklardan ötürü kendilerini mahvetmiş olanlardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ama kimlerin sevabı da hafif gelirse, işte onlar âyetlerimize haksızlık etmiş olmaları sebebiyle kendilerini ziyana sokanlardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kimin de tartıları hafif gelirse işte onlar, âyetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerini ziyana sokanlardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kimin de tartıları hafif gelirse, işte onlar, âyetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerini ziyana sokanlardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Tartıları hafif gelenler ise ayetlerimize karşı haksız davranarak kişiliklerini yitirmiş olanlardır.
Yaratıcımızın emirlerini dinlememenin sonucu kişilik zayıflar  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar da âyetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kimin de mizanları hafif gelirse bunlar da işte âyetlerimize zulmetmelerile kendilerine yazık edenler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kimin *terazileri hafif gelirse, onlar da âyetlerimize karşı haksızlık etmelerinden dolayı kendilerini zarara sokanlardır.
* “Terazileri hafif gelirse”; Terazinin sevap tarafında hiçbir şeyin bulunmaması, demektir. Âyet-i kerîme, kâfirler hakkındadır. Îmân olmaksızın yapılan hiçbir iyi amelin Allah nezdinde bir değeri yoktur ki onlar tartılsınlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kimin de tartısı hafif gelirse, işte bunlar da âyetlerimize karşı haksızlık etmeleri¹ nedeniyle kendilerini mahvetmiş olanlardır.²
1- İstenilen şeyleri yapmamaları. 2- Bu ayetler, insan için, yaptıklarından başka hiçbir şeyin yararının olmayacağını göstermektedir. Yaptıkları iyi şeyler, kötü şeylerden fazla olanlar Cennet'e; yaptıkları kötü şeyler iyi şeylerden fazla olanlar da Cehennem'e gidecektir. Tartı ile kastedilen şey, terazi ile ölçmek değil iyilikler ve kötülüklerin birbiri ile kıyaslanmasıdır. Ayetten de anlaşılıyor ki iman etmiş de olsa kötülüğü iyiliğinden fazla olanlar kesinlikle Cehennem'e gideceklerdir. Allah, adaleti tam olandır. Hiç kimseye torpil yapılmayacaktır. Bu ayetler, aynı zamanda “şefaat” inancını yalanlamaktadır.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kimin de tartıları hafif gelirse bunlar da, âyetlerimize zulmeder oldukları için, kendilerine çok yazık etmiş kimselerdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar âyetlerimize (onları bilerek inkâr etmekle) zulmetmekte olduklarından dolayı, kendilerini hüsrâna uğratmış kimselerdir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kimin de tartıları (doğru ve yararlı davranışları bakımından) hafif (az) gelirse; (dünyadayken) mesajlarımız karşısında yanlış davranmaları (yalanlamaları, aykırı davranarak her türlü zulüm ve kötülükleri yapmaları) sebebiyle kendilerini (zarar ve) ziyana sokanlardan olacaklardır. *
(*) Adaletin tahakkuku bakımından sorgulamanın maksadı cezalandırma veya ödüllendirme olup bu da amellerin nicelik ve niteliğine göre değişir. Bu nicelik ve niteliğin tesbiti de bir ölçüyü, tartıyı gerektirir. Âyette bu ölçü-tartı vezin kelimesiyle ifade buyurulmuştur. “O gün ölçü-tartı haktır” ifadesindeki hak kelimesi “adalet” veya “eşitlik mânasına kullanılmıştır (İbn Âşûr, VIII/2, s. 30). Buna göre âhiret mahkemesinde ameller adaletli bir şekilde değerlendirilecek, karşılık verilirken asla haksızlık edilmeyecektir. Yahut herkesin yaptıklarının karşılığı denk bir şekilde ödenecek; iyiliklerin karşılığı fazlasıyla verilecek (En‘âm 6/160), kötülüklerin ise denk cezalar şeklinde olacaktır…( Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kimin de tartısı (iyilikleri) hafif gelirse, ayetlerimize haksızlık ettikleri için, kendilerine yazık etmiş olanlar böyleleridir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Herkimin tartısı da yeğni olursa işte bu gibiler de belgelerimize kıymış oldukları için kendilerine yazık etmişlerdir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Herkimin terazileri hafif gelirse onlar da âyetlerimize inkâr suretiyle zulmettiklerinden dolayı kendilerini ziyana sokacaklardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kimin tartıları hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize zulüm/haksızlık etmeleri sebebiyle kendilerini zarara sokanlardır¹.
1 Krş. Mü’minûn, 23/102-103; Kâria, 101/6-7  
Kadri Çelik
swap_vert close
Tartıları hafif gelenler, ayetlerimize yaptıkları zulümlerden ötürü kendilerini hüsrana sokanlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kimin de tartıları hafif gelirse, onlar da Kur’an’dan yüz çevirerek ayetlerimize haksızlık etmelerinden dolayı kendilerine yazık etmiş olanlardır!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Tartılacak şeyleri hafif gelmiş kimseler ise; işte onlar bizim âyetlerimize zulmediyor oldukları sebebiyle kendilerini hüsrana / zarara sokmuş kimselerdir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Tartısı hafif gelenler ise, kendilerinden geçecekler çünkü vaktiyle ayetlerimizi hiçe saymışlardı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kimin tartıları hafif gelirse işte onlar ayetlerimize uymadıkları için ziyana uğrayanlardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kimin de terazi(de sevap)ları hafif gelirse, işte onlar ayetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden dolayı kendilerine yazık edenlerdir. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:8-9; Enbiyâ 21:47; Mü’minûn 23:102-103; Kâri‘a 101:6-9.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kimin de (tartmaya değer) bir iyiliği yoksa¹ işte onlar, âyetlerimize zulümleri sebebiyle kendi kendilerine yazık eden kimselerdir.
1 Buradaki, “terazisi hafif gelmek” demek, terazisinin sevap tarafında bir şeyin bulunmaması demektir. Aynı konu için Bk. (Mü’minun: 103, Kâria: 8)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Oysa, tartıda yükü hafif çekenler; işte, mesajlarımıza inatla karşı çıkmaları yüzünden ⁸ kendilerini bedbahtlığa sürükleyecek olanlar da bunlardır.
8 Lafzen, “ayetlerimizi yakışık almaz bir biçimde karşılayagelmeleri yüzünden”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İyilikleri hafif gelenler ise, işte onlar da ayetlerimize karşı haksızlık etmekle kendilerini ziyana uğratan zalimlerdir. 23/103, 101/8- 9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat sevabı tartıda hafif gelen kimseler var ya; işte onlar, mesajlarımıza ettikleri haksızlık yüzünden kendilerini harcayan kimselerdir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kimin de (sevap) tartıları hafif gelirse; işte onlar, ayetlerimize karşı haksızlık ettiklerinden (ya onları yalan sayıp ya da, Rablerinin emir ve yasaklarına riayet etmediklerinden) ötürü, kendilerine çok yazık etmiş kimselerdir.
(Ey Ademoğulları bu uyanlardan ibret alın. Rabbinizin sizi şerefli bir mahluk olarak yaratmış olduğunu, sizlere sonsuz nimetler ihsan buyurduğunu hatırınızdan çıkarmayın)  
Osman Fırat
swap_vert close
Kimin (sevâp) tartıları hafif gelirse, işte onlar da âyetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Her kimin de terazileri hafif gelirse onlar da âyetlerimize zulüm etmiş olmaları sebebiyle nefislerini hüsrâna bırakmış kimselerdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kimin de sevap tartıları hafif gelirse, onlar da âyetlerimizi hiçe sayıp haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini en büyük ziyana uğratacaklardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kimin (sevap) tartıları hafif gelirse, işte onlar da ayetlerimize haksızlık etmelerinden ötürü kendilerini ziyana sokanlardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve kimin ki 'ameli hafif gelir (hasenâtı hafif çeker) işte onlar âyetlerimizi inkâr zulmünü irtikâb iylediklerinden dolayı nefislerini ziyâna virmişlerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İyilikleri hafif gelenler ise ayetlerimiz karşısında yanlış davranmaları sebebiyle zararı kendi vücutlarına vermiş olurlar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Tartıları hafif gelenler ise, işte onlar da ayetlerimize haksızlık etmekle kendilerini ziyana uğratmış olanların ta kendileridir
Ümit Şimşek
swap_vert close
Tartısı hafif gelenler ise, âyetlerimize ettikleri haksızlık yüzünden kendilerini hüsrana düşürmüş olanlardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ölçülüp tartılacak şeyleri hafif kalanlara gelince, işte onlar, ayetlerimize karşı zalimce davranışlar sergilemiş oldukları için, öz benliklerini hüsrana itmiş olacaklar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı her kim yiyni ola terāzūları şunlar anlardur kim ziyān eylediler gendülerine; anun-içün kim oldılar-ıdı āyetlerümüze žulm eylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı her kim[üñ] kim yiyni olsa dartusı, pes anlardur kim ziyāneylediler kendülerini, anuñ‐çun kim bizüm āyetlerümüzle ẓulm iderlerdi,ya‘nī inanmazlardı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Tərəziləri yüngül gələnlər (pis əməlləri yaxşı əməllərindən çox olanlar) isə ayələrimizə haqsızlıq etdiklərindən özlərinə zərər eləyənlərdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And as for those whose scale is light: those are they who lose their souls because they disbelieved Our revelations.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those whose scale will be light, will be their souls in perdition, for that they wrongfully treated Our signs.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَنْ
ve kimin
خَفَّتْ
hafif gelirse
مَوَاز۪ينُهُ
tartıları
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte onlar
الَّذ۪ينَ
o kimse-lerdir ki
خَسِرُٓوا
hüsrana uğrattılar
اَنْفُسَهُمْ
kendilerini
بِمَا
o şeyden dolayı ki
كَانُوا
idiler
بِاٰيَاتِنَا
âyetlerimize
يَظْلِمُونَ
zulmediyorlar
Kimin de (hayır ve güzellikte) tartıları hafif gelirse işte onlar (indirdiğimiz) âyetlerimize zulmettiklerinden (onları görmezden gelip hafife aldıklarından) dolayı kendilerini hüsrana uğratanlardır.
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
خَفَّ
Fiil-I
خ ف ف
Hafif geldi
مِيزَان
İsim
و ز ن
Tartı, terazi, mizan, ölçü
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
خَسِرَ
Fiil-I
خ س ر
Hüsrana uğradı, kaybetti
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti