close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad mekkennâkum fî-l-ardi vece’alnâ lekum fîhâ me’âyiş(e)(k) kalîlen mâ teşkurûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki sizi yeryüzüne yerleştirdik, yaşama ve geçinme vasıtalarını da halkettik, ne de az şükredersiniz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, sizi yeryüzünde yerleşik kıldık ve orada size geçimlikler (huzurlu yaşam nimetleri) yarattık. Ne de az şükrediyorsunuz! (Bu gaflet ve nankörlük reva mıdır?)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve ey insanlar! Sizi yeryüzüne, gerçekten rahat ve huzurlu bir vaziyette yerleştirdik ve size orada geçiminizi sağlayacak şeyler verdik. Hal böyleyken, ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz sizi yeryüzünde yerleştirdik, size güç itibar ve iktidar verdik, geçim vasıtaları ve geçinme imkânları sağladık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 14/34.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Doğrusu sizi yeryüzüne yerleştirdik ve size orada çeşitli geçim imkanları verdik. Çok az şükrediyorsunuz!
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, sizi yeryüzünde yerleşik kıldık ve orda size geçimlikler yarattık. Ne az şükrediyorsunuz?
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Andolsun ki, sizi, yeryüzünde yerleştirdik ve sizin için orada bir çok geçim imkânları hazırladık. Siz ne az şükrediyorsunuz!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Biz sizi yeryüzünde yerleştirdik, onda sizin için geçim kaynaklarını yarattık, Artık ne kadar az şükrediyorsunuz!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Doğrusu biz sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Besim Atalay
swap_vert close
Yeryüzünde yerleştirdik sizleri, orda size geçim yollarını yarattık, az şükredersiniz siz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlikler yarattık. Ona rağmen ne kadar da az şükrediyorsunuz.
Cemil Said
swap_vert close
Biz sizi dünyâya getirdik ma’îşetinizi te’mîn itdik, siz ne kadar az müteşekkir oldınız.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sizi yeryüzünde yerleştirdik ve orada size geçimlikler yarattık. Öyleyken pek az şükrediyorsunuz.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, size yeryüzünde imkân ve iktidar verdik.[214] Sizin için orada birçok geçim imkânları da yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
Âyetin bu kısmı, “Andolsun sizi yeryüzüne yerleştirdik” şeklinde de tercüme edilebilir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Doğrusu sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Doğrusu biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Edip Yüksel
swap_vert close
Sizleri yeryüzüne yerleştirdik ve orada size yaşama imkânları sağladık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Doğrusu Biz sizi yeryüzünde, yerleştirdik, orada size geçimlikler verdik; ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şanım hakkı için sizi Arzda yerleştirdik ve sizin için onda bir çok geçimlikler yaptık, siz pek az şükrediyorsunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Doğrusu biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve sizin için orada birçok geçim imkânları hazırladık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Doğrusu Biz, sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada size geçimlik verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun, sizi yer (yüzün) de yerleşdirmişiz, size orada bir çok geçim vasıtaları yaratmışızdır. Ne az şükredersiniz!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Celâlim hakkı için, size yeryüzünde imkân verdik (orada yerleştirdik) ve orada sizin için geçim vâsıtaları kıldık. (Siz ise) ne kadar az şükrediyorsunuz! (3)
(3)Şükrün ne kadar mühim ve lâzım oluğu, hem şükürde sâfî bir tevhid bulunduğu hakkında bakınız; (sâhîfe 22, hâşiye 2)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (ey insanlar!) Sizi yeryüzünde yerleşik kıldık (yeryüzünü sizin yaşamanıza müsait hâle getirdik.) Ve orada size çeşitli geçim kaynakları oluşturduk. Hâl böyleyken, ne kadar da az şükrediyorsunuz!
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizi yeryüzüne biz yerleştirdik ve yaşayabilmeniz için ihtiyaçlarınızı biz karşıladık. Ne az şükrediyorsunuz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Doğrusu Biz sizi yeryüzüne yerleştirdik. Orada sizin için geçimlikler de var ettik. Ne kadar az şükrediyorsunuz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Sizi yeryüzünde yerleştirdik. Orada sizin yaşamanızın sebeplerini de ihdas ettik (hazırladık). Yine siz azıcık şükredersiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Doğrusu Biz sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada sizin için geçimlikler [me’âyiş] var ettik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Kadri Çelik
swap_vert close
Sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada sizin için geçim kaynakları karar kıldık. Öyleyken pek az şükrediyorsunuz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçek şu ki, Biz sizi yaratıp yeryüzüne yerleştirdik ve size orada yaşamanız için nice nîmet ve imkânlar bahşettik. Buna rağmen, ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun sizi Yeryüzü’ne yerleştirdik; orada sizin için geçimlikler yaptık! Ne az şükrediyorsunuz!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Halbuki dünyada iken sizi imkânlara boğmuş ne güzel geçimlikler vermiştik. Öyle az şükrediyordunuz ki...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Doğrusu insanları belirli bir zaman için yeryüzüne yerleştirdik. Orada geçiminiz için gerekli şeyler verdik. Ne kadar az şükrediyorsunuz!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki sizi yeryüzüne biz yerleştirdik ve orada sizin için (gerekli) geçim vasıtaları sağladık. Ne kadar da azınız şükrediyor!
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey İnsanlar!) Doğrusu, sizi yeryüzüne yerleştirmemize ve size orada çeşitli geçim kaynakları¹ vermemize karşılık, Bize ne kadar da az şükrediyorsunuz?
1 Yani yeryüzünü sizin yaşamanıza müsait hale getirdik.  
Muhammed Esed
swap_vert close
EVET, [ey insanlar], sizi yeryüzüne gerçekten [bolluk içinde] yerleştirdik ve size orada geçiminizi sağlayacak şeyler verdik: [Hal böyleyken] ne kadar az şükrediyorsunuz!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sizi yeryüzüne yerleştirdik. Burada sizin geçiminizi sağlayacak bir ortam hazırladık. Bu nimetlerin hakkını ne kadar da az veriyorsunuz! 2/21- 22, 10/31. 16/53...56, 41/10, 223/78, 27/73, 34/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(EY İNSANLAR!) Doğrusu sizi yeryüzüne yerleştirdik ve orada geçiminizi sağlayacak bir ortam hazırladık: (Bu gerçeğe rağmen) şükredenleriniz ne kadar da azdır!
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki, sizi yeryüzüne biz yerleştirdik ve orada size geçim vasıtaları var ettik! (Yeryüzünde bulunan bütün varlıklardan yararlanmanızı sağladık, onları emrinize amade kıldık. Bu eşsiz nimetleri sizlere sunmasına rağmen Rabbinize) Ne kadar az şükrediyorsunuz.
(Ey Ademoğulları, siz sadece dünyadaki yaşamınızda değil, yaratılışında da ilahi nimetlere şükran borçlusunuz, şöyle ki)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ve yeryüzünü size yerleşme mekânı yaptık. Sizin için orada yaşamanız için geçimlikler, imkânlar yarattık. Ama siz ne kadar az şükrediyorsunuz!
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Andolsun ki, sizi yerde yerleştirdik ve size orada birçok maişet vasıtaları vücuda getirdik, siz ise pek az şükredersiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şu bir gerçektir ki ey insanlar, Biz sizi dünyaya yerleştirip orada size hakimiyet verdik. Orada sizin için birçok geçim vasıtaları yarattık. Ne kadar da az şükrediyorsunuz! [14, 34]
Yaşadığımız dünyayı azıcık düşünüp inceleyen kimse, onun üstünde yaşayan milyonlarca nevi yaratıkların ve bunların sayılara sığmayacak derecede fazla fertlerinin hayatları boyunca her türlü ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde hazırlandığını ikrar ve ilan eder. Enerji kaynağı güneş’le olan mesafesinin ideal şekilde olması, dünya’nın ekseninin düz olmayıp 23.5° eğik olması ile mevsimlerin oluşmasına imkân vermesi, Ay’ın denizlerdeki med cezir hareketlerini düzenleyecek şekilde görevlendirilmesi, oksijenin yalnız kendisinde bulunduğu atmosfer tabakasının portakal kabuğunun portakalı sarması gibi Dünya’yı sarıp oksijeni ile canlıların hayatında en önemli rollerden birini oynaması, (hayvanların zararlı atıkları karbondioksitin, bitkilere yararlı kılınmasındaki denge) ayrıca uzaydan gelecek zararlı ışın ve meteorları emip eriterek Dünya’daki hayatı koruması, Dünya’nın 3/4 ünün denizle kaplı olması, dünyadaki su dönüşümü, bahar ve yaz mevsiminin erzak filoları gibi binlerce çeşit gıda maddelerini getirmesi, petrol, kömür ve türlü türlü maddelerin oraya yerleştirilmesi, velhasıl sayılmayacak kadar çok nimetlerin, en azından pek muntazam ve muazzam bir fabrika gibi işletilmesi, tesadüfe binde bir ihtimal bile bırakmaz.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Doğrusu biz sizi yeryüzünde yerleştirdik, orada size geçimlikler verdik; ne kadar da az şükrediyorsunuz!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizi yeryüzünde mekânlandırdık ve orada sizin içün ma'îşet esbâbı kıldık. Bu ni'metlere pek az şükür idersiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Geçinebileceğiniz imkanlar oluşturarak sizi yeryüzüne yerleştirdik. İmkanlarınızı ne kadar az değerlendiriyorsunuz!
Şaban Piriş
swap_vert close
Sizi yeryüzünde yerleştirdik. Orada sizin için geçimlikler sağladık. Buna rağmen ne kadar az şükrediyorsunuz!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz sizi yeryüzünde yerleştirip orada sizin için geçim vasıtaları yarattık. Oysa siz pek az şükrediyorsunuz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun, sizi yeryüzünde yerleştirdik ve sizin için orada, geçiminize yarayacak nimet ve imkânlara vücut verdik. Ne de az şükrediyorsunuz!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ yir virdük size yirde daħı ķılduķ sizüñ içün anuñ içinde virilesi neşeler az şükr eylersiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ biz sizi temekkün eyledük yirlerde, daḫı ḳılduḳ size anda dirlikler.Az daḫı Tañrı Ta‘ālāya şükr eylemezler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sizi yer üzündə yerləşdirdik və orada sizin üçün dolanacaq vasitələri yaratdıq. Siz isə olduqca az şükür edənlərsiniz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We have given you (mankind) power in the earth, and appointed for you therein a livelihood. Little give ye thanks!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
It is We Who have placed you with authority on earth, and provided you therein with means for the fulfilment of your life:(995) small are the thanks that ye give!
995 That is, all the material things which are necessary to sustain, beautify, and refine life, as well as all those powers, faculties, and opportunities which are instrumental in bringing up life to a higher plane and preparing man for his high spiritual destiny.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
ve andolsun gerçekten
مَكَّنَّاكُمْ
sizi yer-
leştirdik
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
وَجَعَلْنَا
ve kıldık
لَكُمْ
sizin için
ف۪يهَا
orada
مَعَايِشَۜ
geçim vasıtaları
قَل۪يلاً مَا
ne kadar az
تَشْكُرُونَ۟
şükrediyorsunuz
(Ey insanlar!) Andolsun ki Biz sizi yeryüzünde (imtihanlara tabi tutup halife olmanız için) yerleştirdik ve orada size geçimlikler (maddi ve manevi her türlü nimeti) verdik. Ne kadar da az şükrediyorsunuz!
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
مَكَّنَ
Fiil-II
م ك ن
Yerleştirdi, yetki verdi, imkân verdi, sağlamlaştırdı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مَعَايِش
İsim
ع ي ش
Geçim vasıtaları, geçimlikler
قَلِيل
İsim
ق ل ل
Az
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
شَكَرَ
Fiil-I
ش ك ر
Şükretti