close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 79. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fetevellâ ‘anhum vekâle yâ kavmi lekad eblaġtukum risâlete rabbî venasahtu lekum velâkin lâ tuhibbûne-nnâsihîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Salih, onlardan yüz çevirdi de ey kavmim dedi, andolsun ki ben size Rabbimin bildirdiği haberleri tebliğ ettim ve öğüt verdim ama siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O da onlardan yüz çevirdi ve (Hz. Salih şöyle) dedi: "Ey kavmim! Andolsun size Rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Ama siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Salih onlardan yüz çevirdi ve: “Ey kavmim! Ben size Rabbimin gönderdiği gerçekleri duyurdum ve size öğüt verdim. Fakat siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sâlih de o zaman onlardan uzaklaştı: “Ey kavmim, Andolsun ki, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim. Size öğüt verdim. Fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”
Ahmet Varol
swap_vert close
(Salih) onlardan yüz çevirip şöyle dedi: "Ey kavmim! Ben size Rabbimin bildirdiğini ulaştırdım ve size öğüt verdim; ama siz öğüt verenlerden hoşlanmıyorsunuz."
Ali Bulaç
swap_vert close
O da onlardan yüz çevirdi ve (şöyle) dedi: 'Ey kavmim, andolsun size Rabbimin risaletini tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Ama siz, öğüt verenleri sevmiyorsunuz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Salih onlardan yüz çevirip şöyle dedi: “- Ey kavmim, ben size Rabbimin elçiliğini tamamen tebliğ ettim, size nasihat ettim, fakat siz öğüt verenleri sevmezsiniz.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bunun üzerine Salih, onları bıraktı. Ve: “Ey kavmim! Şüphesiz ben, Rabbimin mesajını size ilettim, size samimi davrandım. Fakat siz, samimi davrananları sevmiyorsunuz” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sâlih o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Salih yüz çevirdi onlardan, dedi ki: «Ey ulusum ! Ben Tanrımın buyrumların size eriştiririm, size öğüt veririm, sizlerse sevmezsiniz öğüt vericileri»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Salih de onların düştüğü bu felaketi görünce) onlardan yüz çevirip şöyle dedi: “Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin mesajını tebliğ ettim ve (iyiliğiniz için) size öğüt verdim; Anlaşıldı ki, siz öğüt verenlerden hoşlanmıyorsunuz.”
Cemil Said
swap_vert close
Sâlih ânları terk itdi ve didi ki: "Size Allâh’ın emrini tebliğ itdim size nasîhatler virdim fakat siz nasîhatleri sevmiyorsınız."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Salih de onlardan yüz çevirdi ve "Ey milletim! And olsun ki ben size Rabbimin sözünü bildirmiş ve öğüt vermiştim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Artık, Salih onlardan yüz çevirdi ve “Andolsun, ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size nasihatta bulundum. Fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sâlih o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: “Ey kavmim! Andolsun ki ben size rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Salih o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.
Edip Yüksel
swap_vert close
O da onlardan yüz çevirdi ve "Ey halkım, size Rabbimin elçiliğini ilettim, size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sâlih de o zaman onlardan yüz çevirdi ve şöyle dedi: "Ey kavmim! And olsun ki ben size Rabbimin elçiliğini tebliğ ettim ve size öğüt verdim, fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Döndü de onlardan ey kavmim! Dedi: ben size rabbımın risaletini tamamiyle tebliğ ettim ve nasıhat ettim, hayrınıza çalıştım ve lâkin nasihat edenleri sevmezsiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Sâlih) onlardan yüz çevirip şöyle dedi: “Ey kavmim! Ben size Rabbimin bildirdiğini ulaştırdım ve size öğüt verdim ama siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
O da onlardan yüz çevirip: “Ey halkım, ben size Rabb'imin mesajını ilettim ve size öğüt verdim, ancak siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O da onlardan yüz çevirdi ve (kendi kendine) şöyle dedi: «Ey kavmim, andolsun ki ben size Rabbimin elçilerini tebliğ etmişimdir. Size hayrhahlık göstermişimdir. Fakat siz hayrhahlârı sevmezsiniz ki».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Sâlih) artık onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: “Ey kavmim! Yemîn olsun ki size Rabbimin (vahiy olarak) gönderdiklerini teblîğ ettim ve size nasîhat ettim; fakat (siz)nasîhat edenleri sevmiyorsunuz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (Salih) onları ardında bırakırken (onlar için üzüntüsünü dile getirerek kendi kendine) şöyle dedi:"Ey kavmim! "Doğrusu ben size Rabbimin mesajını tebliğ etmiştim ve size öğüt vermiştim; ne ki siz öğüt verenleri hiç sevmiyordunuz!"
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Salih inkârcılardan yüz çevirdi, sonra kavmine “Ey kavmim! Ben size Rabbimin mesajlarını tebliğ ettim ve size öğüt verdim, ama siz kendinize öğüt verenleri sevmiyorsunuz.” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine Salih onların yanından ayrıldı da dedi: "Ey ulusum! Gerçekten ben size çalabımın elçiliğini bildirdim. Size öğüt verdim. Ancak siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Salih olanlardan yüz çevirip dedi ki: «— Ey kavmim! Ben Rabbimin ahkâmına ait haberlerini size eriştirdim, size hayırhahlıkda bulundum. Fakat siz hayırhahları sevmezsiniz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Salih onlardan yüz çevirerek dedi ki: “Ey kavmim! Ben size Rabbimin mesajlarını tebliğ ettim. Size öğüt verdim. Fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz!”
Kadri Çelik
swap_vert close
Bunun üzerine Salih de onlardan yüz çevirdi ve “Ey kavmim! Ben size Rabbimin mesajını tebliğ ettim ve size iyiliğinize öğütler verdim. Lâkin siz, iyiliğinize öğüt verenleri sevmediniz” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sâlih, bu müthiş olaydan sonra oradan ayrıldı. Bakışlarını öteye çevirerek, “Ey benim isyankâr halkım; ne olurdu, sözümü dinleyip zulüm ve haksızlıklardan vazgeçseydiniz! Oysa, ben size Rabb’imin mesajını iletmiş,bu korkunç âkıbetten kurtarmak için size içtenlikle öğüt vermiştim! Ne var ki siz, öğüt verenlerden hiç hoşlanmıyorsunuz!” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Salih onlardan yüz çevirdi. “Ey kavmim! And olsun rabbimin risaletini size tebliğ ettim! Size nasihat ettim; ama Nasihat Edenler’i sevmezsiniz” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Salih, cesetlerden uzaklaşırken kendi kendine söyleniyordu: “ A kardeşlerim! Ben Rabb’imin özel haberini sizlere ilettim. Size nasihatler ettim, ama siz nasihatçileri hiç sevmiyorsunuz ki. “
Mehmet Çoban
swap_vert close
Salih; “Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin vahyettiklerini tebliğ ettim. Size öğüt verdim. Fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz!” Diyerek onlardan yüz çevirdi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Salih) onlardan yüz çevirip kendilerine şöyle demişti: “Ey kavmim! Şüphesiz ki ben size Rabbimin mesajını ulaştırdım ve size öğüt verdim fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz.”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Salih) de: “Ey kavmim! And olsun ki ben size Rabbimin gönderdiği (gerçekleri) duyurdum ve öğüt verdim. Meğer siz öğüt verenleri sevmiyormuşsunuz.” diyerek dönüp gitti.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [Salih] onlardan yüz çevirdi: “Ey kavmim!” dedi, “gerçek şu ki, ben Rabbimin mesajlarını ilettim ve güzelce öğüt verdim size; (ama) siz güzel öğüt verenleri sevmediniz.”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Salih ise, onları arkalarında bırakırken şöyle söylendi: – Ey kavmim, andolsun ki ben size Rabbimin mesajını tebliğ etmiştim ve size öğüt vermiştim. Ne var ki siz öğüt verenleri hiç sevmiyorsunuz. 88/21, 23/70, 43/78
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve (Sâlih) onları ardında bırakırken “Ey kavmim!” diye mırıldanmıştı,[¹²¹⁴] “Doğrusu ben size Rabbimin mesajını tebliğ etmiş ve size samimi davranmıştım; ne var ki siz samimi davrananları hiç sevmiyorsunuz!”
[1214] Nebinin bu sözü, helâke uğrayan kavminin geride kalan enkazına bakarak söylediği açık.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Salih de o zaman onlara arkasını döndü ve (kendi kendine) "Ey kavmim, andolsun ki ben size, Rabbimin risaletini (hükümlerini) tebliğ ettim, (elimden geldiği kadar) size öğüt verdim, fakat (ne yazık ki) sizler hayrınıza öğüt verenleri sevmezsiniz, (bu yüzden böyle helak olmayı hak ettiniz)" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
(Sâlih), onlardan yüz çevirdi ve: "Ey kavmim, ben size rabbimin mesajlarını ulaştırdım ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz!" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık onlardan yüz çevirdi ve dedi ki: «Ey kavmim! Ben size Rabbimin risâletini muhakkak ki, tebliğ ettim ve sizin için öğüt verdim. Velâkin siz hayırhâh olanları sevmezsiniz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gördüğü müthiş manzara karşısında Salih, yüzünü üzüntü ile öteye çevirip“Ey halkım! ” dedi, “Ben size Rabbimin buyruklarını tebliğ ettim, sizin iyiliğinize çalıştım, size öğütler verdim. Lâkin siz, iyiliğinizi isteyip öğüt verenleri bir türlü sevmediniz gitti! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Salih), onlardan öteye döndü de: "Ey kavmim, ben size Rabbimin mesajlarını duyurdum ve size öğüt verdim; fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz!" dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sâlih onlardan yüzüni çevirüb gider iken: "Ey Kavmim! Ben size rabbimin emrini ve risâletini teblîğ itdim ve size nasîhat iyledim (siz kabûl itmediniz). Çünki siz nasîhat idenleri sevmezsiniz" didi. [¹]
[1] Semûd kavminin helâkine 'âid ileride tafsîlât vardır.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Salih onlardan ayrıldı[*] ve şöyle dedi: “Ey halkım! Rabbimin sözlerini size ulaştırmış ve iyiliğiniz için çaba göstermiştim. Ama siz iyiliğe çalışanları sevmiyorsunuz.”
[*] Allah elçileri o halkın içindeyken onlara azap etmez. (Bkz.: Enfal 8/33)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Salih ise, onlardan yüz çevirip:-Ey kavmim, andolsun ki ben size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ettim. Size öğüt verdim. Fakat siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Salih yüzünü onlardan çevirdi, “Ey kavmim, ben size Rabbimin gönderdiklerini tebliğ ettim ve size nasihat de ettim,” dedi. “Lâkin siz nasihatçileri sevmezsiniz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nihayet, Sâlih onlardan yüzünü döndürüp şöyle dedi: "Ey toplumum! Andolsun ki, Rabbimin mesajını size tebliğ ettim, size öğüt verdim; ama siz öğüt verenleri sevmiyorsunuz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes yüz döndürdi anlardan daħı eyitti “iy ķavmum! bayıķ degürdüm size çalabum yalavaçlıġın daħı eyü diledüm size velįkin sevmezsiz eyü dileyicileri.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes yüz dönderdi Ṣāliḥ anlardan ve eyitdi: İy benüm ḳavmüm, taḥḳīḳ benirişdürdüm size Tañrı Ta‘ālānuñ risāletini. Daḫı ögüt virdüm size,līkin siz sevmezsiz ögüt viricileri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Saleh) onlardan üz döndərib belə dedi: “Ey camaatım! Mən sizə Rəbbimin əmrini (mənə lütf etdiyi peyğəmbərliyi) təbliğ etdim və sizə öyüd-nəsihət verdim. Lakin siz öyüd-nəsihət verənləri sevmirsiniz!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And Salih turned on them and said : O my people! I delivered my Lord's message unto you and gave you good advice, but ye love not good advisers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So Salih left them,(1048) saying: "O my people! I did indeed convey to you the message for which I was sent by my Lord: I gave you good counsel, but ye love not good counsellors!"
1048 Salih was saved by Allah's mercy as a just and righteous man. His speech here may be either a parting warning, or it may be a soliloquy lamenting the destruction of his people for their sin and folly.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَتَوَلّٰى
artık yüz çevirdi
عَنْهُمْ
onlardan
وَقَالَ
ve dedi ki
يَا قَوْمِ
ey
kavmim
لَقَدْ
andolsun gerçekten
اَبْلَغْتُكُمْ
size tebliğ
ettim
رِسَالَةَ
gönderdik-lerini
رَبّ۪ي
Rabb-imin
وَنَصَحْتُ
ve nasihat ettim
لَـكُمْ
size
وَلٰكِنْ
fakat
لَا تُحِبُّونَ
sevmiyorsunuz
النَّاصِح۪ينَ
nasihat edenleri
(Sâlih o zaman) Onlardan yüz çevirdi ve (içi yanarak) şöyle dedi: "Ey kavmim! Andolsun ki ben size Rabbimin (vahiy olarak) gönderdiklerini tebliğ ettim ve size nasihat ettim; fakat siz nasihat edenleri sevmiyorsunuz (ne olurdu beni dinleseydiniz de Rabbinize iman etseydiniz)."
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَبْلَغُ
Fiil-IV
ب ل غ
Tebliğ etti, ulaştırdı
رِسَالَة
İsim
ر س ل
Risalet, gönderilen
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
نَصَحَ
Fiil-I
ن ص ح
Nasihat etti
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
نَاصِح
Etken fiil
ن ص ح
Nasihat eden