close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 73. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-ilâ śemûde eḣâhum sâlihâ(an)(c) kâle yâkavmi-’budû(A)llâhe mâ lekum min ilâhin ġayruh(u)(s) kad câetkum beyyinetun min rabbikum(s) hâżihi nâkatu(A)llâhi lekum âye(ten)(s) feżerûhâ te/kul fî ardi(A)llâh(i)(s) velâ temessûhâ bisû-in feye/ḣużekum ‘ażâbun elîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. Ey kavmin dedi, Allah'a kulluk edin, ondan başka bir mabudunuz yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil gelmiştir, işte şu Allah'ın mahluku dişi deve, size bir mucizedir o. Bırakın da Allah'ın yarattığı yeryüzünde otlayıp dursun ve ona kötülükle dokunmayın, sonra sizi elemli bir azaba uğratır.
Semûd kavmi, Ad kavminden sonra hüküm süren bir kavimdir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Semud (toplumuna da) kardeşleri Salih’i (gönderdik. Salih onlara): "Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. (Bakın) Gerçekten size Rabbinizden apaçık bir belge (mucize) gelmiştir: Allah’ın bu dişi devesi size bir belgedir; onu salıverin de Allah’ın Arz’ında otlasın, ona bir kötülükle dokunmayın, sonra sizi acı bir azap yakalar (sakın nefsinize ve şeytani heveslerinize kapılmayın)" diye (uyarmıştı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve Semûd toplumuna da, kardeşleri Salih'i gönderdik. “Ey kavmim” dedi. “Yalnızca Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka gerçek ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge de gelmiştir. İşte size bir alamet olmak üzere Allah'ın devesi… Öyleyse bırakın onu, Allah'ın arzında otlasın, ona fenalıkla dokunmayın; değilse acıklı bir azap sizi yakalar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Semûd kavmine de soydaşları-kardeşleri Sâlih'i özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere peygamber olarak gönderdik. Sâlih: “Ey kavmim, Allah'ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah'a bağlanın, saygıyla Allah'a kulluk ve ibadet edin. Ondan başka ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden peygamberliğimin tasdiki ile ilgili açık hak bir delil gelmiştir. O da, sizin için bir mûcize olan Allah'ın şu dişi devesidir. Bırakın onu, Allah'ın arazisinde yesin içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Sonra siz can yakıp inleten müthiş bir azâba dûçar olursunuz." dedi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 11/64; 17/59; 26/155; 54/27-28.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik. O onlara şöyle dedi: "Ey kavmim! Allah'a kulluk edin. O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir belge geldi. Şu Allah'ın devesi sizin için bir mucizedir. Onu kendi haline bırakın Allah'ın toprağında otlasın ve ona bir kötülükte bulunmayın. Yoksa sizi acıklı bir azap yakalar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Semud (halkına da) kardeşleri Salih'i (elçi olarak gönderdik. Salih:) 'Ey kavmim, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir belge (mucize) gelmiştir: Allah'ın bu dişi devesi size bir belgedir; onu salıverinde Allah'ın arzında otlasın, ona bir kötülükle dokunmayın, sonra sizi acı bir azab yakalar' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Semûd (kavmine) de kardeşleri Salih'i (gönderdik) O, Kavmine şöyle dedi: “-Allah'a ibadet ve itaat edin. Ondan başka hiç bir İlâhınız yoktur. İşte size, Rabbinizden açık bir mucize geldi. Şu Allah'ın dişi devesi, size peygamberliğimi isbat eden bir mucize ve alâmettir. Onu bırakın. Allah'ın arzında otlasın. Ona bir fenalıkla dokunmayın ki, sonra acıklı bir azaba uğrarsınız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Semud kavmine de kardeşleri Salih’i gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. O’ndan başka ilahınız yoktur. Rabbinizden size apaçık bir delil geldi. İşte Allah’ın bu devesi, sizin için bir mucize olarak duruyor. Bırakın Allah’ın meralarında otlasın. Ona kötülükle dokunmayın, elem verici bir azap sizi yakalar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a kulluk ediniz. O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir mûcize olarak Allah'ın şu devesidir. Onu bırakınız, Allah'ın arzında otlasın; ona kötülük etmeyiniz, sonra sizi elem verici bir azap yakalar.”
Besim Atalay
swap_vert close
Semûd'e de, kardeşleri bulunan Salih'i göndermişiz, o dedi ki: «Ey ulusum! Allah'a tapasınız, ondan özge size hiçbir Tanrı yok, size Tanrı katından açık bir belge geldi, işte bu, Allahın dişi devesi, sizin için bir belgedir, ona ilişmeyiniz, yeye Allahın yeryüzünde o, ona bir kötülük yapmayasınız, acıklı azaba yakalanırsız
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i (elçi olarak görevlendirdik). Dedi ki: “Ey kavmim! (Yalnızca) Allah'a kulluk edin. (Zira) sizin O'ndan başka ilahınız yok. Bakın size Rabbinizden açık bir mucize gelmiştir. İşte şu; Allah'ın devesi. Bu sizin için bir delildir. Bırakın onu da Allah'ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.” 
Bkz. 11/64, 17/59, 26/155, 54/27-28Semud kavmi, Ad kavminden az bir zaman sonra gelmiş ve Ad kavminin topraklarına sahip olmuş saygın bir toplumdur. Öyle ki; eski Yunan ve Rum tarihçileri de Semud halkından bahsederler. Söylendiğine göre; Kuzeybatı Arabistan’da Hicr denilen bölgede yaşamış bu insanlar, Salih Peygamberden bir mucize isteyerek: “Eğer sen gerçekten peygambersen bizim için Allah’tan dişi bir deve iste” dediler. Salih peygamber de dua etti ve Kamer suresinin 54/27. ayetinde ifade buyrulduğu gibi Allah da onlara dişi bir deve gönderdi. Bu mucize karşısında inananlar olduysa da Hakkı inkâra şartlanmış olanlar inanmadılar. Hz. Salih deveye dokunmamalarını istedi ama onlar inadına deveyi ayaklarını keserek öldürdüler. Hz. Salih’in Kur’an’da muhtelif yerlerde sözü geçen bu sahipsiz hayvana kavminin iyi davranması yönündeki özel ısrarı; zayıf durumda olan herkese kaba kuvvet kullanan despot ve bozguncu kavminin kalplerinin yumuşaması, küstahlıklarının azalması yönünde bir gayreti olduğunu göstermektedir.  
Cemil Said
swap_vert close
Semûd kâbilesine birâderi Sâlih’i gönderdik ânlara didi ki: "Ey kavmim Allâh’a ’ibâdet idiniz niçün ândan başka ’ibâdete müstehak olmıyan ma’bûdlara tapacaksınız? İşte size Allâh’dan bir işâret bu dişi bir devedir. Ânı Allâh’ın arâzisinde otlamağa bırakınız hiç bir fenâlık itmeyiniz ki size ’azâb-ı elîm gelmesün.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Semud milletine de kardeşleri Salih'i gönderdik. "Ey milletim! Allah'a kulluk edin, O'ndan başka tanrınız yoktur. Rabbinizden size bir belge geldi: Allah'ın bu dişi devesi size bir delildir, onu bırakın, Allah'ın toprağında otlasın; ona kötülük etmeyin, yoksa can yakıcı azaba uğrarsınız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i Peygamber olarak gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin. Sizin için O’ndan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) açık bir delil geldi. İşte size bir mucize olarak Allah’ın şu devesi.. Bırakın onu da Allah’ın mülkünde yesin, içsin. Sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Semûd’a da kardeşleri Sâlih’i (gönderdik). Onlara, “Ey kavmim” dedi, “Allah’a kulluk edin; sizin O’ndan başka tanrınız yoktur. Size rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir işaret olarak Allah’ın şu devesidir. Onu bırakın, Allah’ın toprağında otlasın. Ona kötülük etmeyin; sonra sizi elem verici bir azap yakalar.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Semûd kavmine de kardeşleri Salih'i (gönderdik). Dedi ki: Ey kavmim! Allah'a kulluk edin; sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. O da, size bir mucize olarak Allah'ın şu devesidir. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin, (içsin); ona kötülük etmeyin; sonra sizi elem verici bir azap yakalar.
 Semûd Kavmi’ne kardeşleri Salih (a.s.) peygamber olarak gönderilince, dediler ki: «Eğer sen hakikaten bir peygamber isen dua et de şu taşın içinden bir dişi deve çıksın. O zaman senin peygamber olduğuna inanırız.» Hz. Salih de dua etti, o taşdan istedikleri gibi bir deve çıkıverdi. Bu mucizeyi görenlerden bir kısmı ona iman etti, diğerleri ise kâfirliklerinde devam ettiler. Hz. Salih kavminden, deveye dokunmamalarını, devenin serbestçe yeyip-içip dolaşmasını istediği halde onlar deveyi, ayaklarını keserek öldürdüler. Bunun üzerine Salih Peygamber bulunduğu bölgeden hicret etti, kavmi ise şiddetli bir deprem ile helâk oldu.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Semud halkına da kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey halkım, ALLAH'a kulluk edin. O'ndan başka bir tanrınız yoktur. Rabbinizden, size bir beyyine (kanıt) gelmiştir. Şu ALLAH'ın devesi sizin için bir işaret olacaktır. Onu bırakın, ALLAH'ın toprağında otlasın. Ona bir zarar vermeyin; yoksa sizi acı bir azap yakalar."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka bir ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil geldi. İşte şu, Allah'ın devesi, size bir mucizedir; bırakın onu Allah'ın yeryüzünde yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azap yakalar."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Semûd kavmine de kardeşleri Salih Peygamberi, ey kavmim! Dedi: Allaha kulluk edin, ondan başka bir ilâhınız daha yok, işte size rabbınızdan açık bir mu'cize geldi, bu, Allahın nâkası size bir âyet, bırakın onu Allâhın Arzında otlasın, sakının ona bir fenalıkla dokunmayın ki sonra elîm bir azâba uğrarsınız
Emrah Demiryent
swap_vert close
Semûd (halkın) ada kardeşleri Sâlih’i (peygamber olarak gönderdik, onlara) dedi ki: “Ey kavmim! (Sadece) Allah’a kulluk edin. Sizin O’ndan başka ilâhınız yoktur. Size Rabbinizden (benim peygamber olduğumu gösterecek) apaçık bir delil (ve mu‘cize) geldi. İşte Allah’ın (yaratmış olduğu ve kaya içerisinden çıkardığı) şu (dişi) deve sizin için (benim peygamberliğimi ispat eden) bir mu‘cizedir. Onu (kendi hâline) bırakın, Allah’ın arzında otlasın, ona dokunmayın (bir fenalık yapmayın), yoksa sizi elem verici bir azap yakalar.
* Bu kardeşlik soy veya kavmiyet kardeşliğidir. Din kardeşliği değildir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Semud'a da kardeşleri Salih'i gönderdik: “Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yoktur. Size Rabb'inizden açık kanıt geldi. İşte şu Allah'ın dişi devesi¹ size bir âyettir.² Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin, ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi can yakıcı bir azâp yakalar.” dedi.
1- Herhangi bir kimseye ait olmayan, toplumun ortak malı olan. Sahibi toplum olan, deve. 2- Göstergedir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Semud (kavmine) de kardeşleri Saalihi (gönderdik). De ki: «Ey kavmim, Allaha kulluk edin. Sizin Ondan başka hiç bir Tanrınız yokdur. Size Rabbinizden apaçık bir mu'cize gelmişdir. İşte size bir alâmet olmak üzere Allahın şu dişi devesi! Onu (kendi haaline) bırakın, Allahın arzında otlasın. Ona bir fenalıkla dokunmayın. Sonra sizi acıklı bir azâb yakalar».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Semûd (kavmin)e de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik). Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a ibâdet edin; sizin için O'ndan başka hiçbir ilâh yoktur! Doğrusu size Rabbinizden apaçık bir mu'cize gelmiştir. (İşte) bu, size bir mu'cize olarak, Allah'ın dişi devesidir; o hâlde onu bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin); ve ona bir kötülükle dokunmayın; yoksa sizi (pek)elemli bir azab yakalar!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Semud (kavmine) de kardeşleri Salih’i (elçi olarak) gönderdik. (Onlara) dedi ki: ’’Ey kavmim! (yalnızca) Allah’a kulluk edin (başkasının kul ve kölesi olmayın). Sizin için ondan başka bir ilâh yoktur. Gerçekten size Rabbinizden açık bir delil geldi. Allah’ın (sizi sınamak üzere tayin ettiği) bu dişi devesi, sizin için (hem dürüstlük ve samîmiyetinizi sınayan bir imtihân, hem de gerçek Peygamberi tanımanızı sağlayan açık) bir belgedir! (Bu sahipsiz deveye karşı tavrınız, kaba kuvvete başvurarak zayıf ve çaresiz insanları ezip sömürme huyundan vazgeçip geçmediğinizi ortaya koyan bir ölçü olacaktır.) O hâlde bırakın onu, Allah’ın arzında serbestçe yesin (otlasın içsin) ve sakın ona bir kötülük etmeyin. Yoksa sizi elem dolu bir azap yakalar.*
(*) “Dişi deve” günümüzün modern deyimi ile “kamuya ait bir mal”dır. Yani sahibi toplum olan, toplumun ortak malıdır. Diğer bir ifade ile ihtiyaç sahiplerinin yararına sunulan bir imkândır. Böyle olunca da dokunulmazdır. Bu, sembolik bir örnekleme de olabilir. Kimsesizlerin, yoksulların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla oluşturulan yardım imkânlarının korunması ve gözetilmesi, gelir kaynaklarının güvence altına alınmasının gereği anlatılmak istenmektedir. (E. Aktaş Meal Açıklaması) Not: İsrailyatlarla dolu bazı tefsirlerde bu devenin bir mucize olarak bir kayadan çıktığı şeklindeki açıklamaları ne Kur’an’a ne de sahih bir sünnete dayanır. Yani bunun aslı ve astarı yoktur. Ayrıca bu deveye ’’nakatullahi’’ Allah’ın devesi denildiğine göre bunun sahibi bilinmediği ve bu nedenle kamuya ait bir deve olduğu anlaşılmaktadır. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Semud kavmine de kardeşleri Salih’i elçi olarak gönderdik. Kavmine dedi ki “Ey kavmim! Sizin için Allah tan başka hiç bir ilah yok. Rabbinizden size apaçık deliller gelmiştir. (İşte bu ayetlerden birisi) Şu Allah’ın devesi sizin için nişanedir. Onu bırakın Allah’ın arzında otlasın, kesinlikle bu deveye kötü niyetle dokunmayın. O zaman sizi can yakıcı bir azap yakalar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Semut’a da soydaşları Salih’i elçi gönderdik. Salih dedi: "Ey ulusum! Allah’a tapın. Sizin için Ondan başka tanrı yoktur. Bakın size tanrınızdan bir açıklayıcı belge geldi. İşte bu, Allah’ın dişi devesi. Bu, sizler için bir belgedir. Bırakın onu da Allah’ın toprağında otlasın. Sakın ona kötülük etmeyin. Yoksa sizi acıklı bir azap çarpar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Semud kavmine de kardeşleri Salih/i gönderdik. Salih onlara dedi ki: Ey kavmim! Tanrıya tapın, ondan başka sizin için tapacak yoktur. Size Rabbiniz tarafından aşikâr bir mucize gelmiştir.. Size bir alâmet olmak üzere işte Tanrının dişi devesi. Siz onu bırakın da Tanrının yerinde ot yesin. Ona kötülükle dokunmayın, yoksa acıklı bir azaba giriftar olursunuz»;
İsmail Yakıt
swap_vert close
Semûd kavmine de kardeşleri Salih’i gönderdik. O, “Ey kavmim! Allah’a kulluk ediniz. Sizin O’ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir delil geldi. İşte şu Allah’ın dişi devesi [nâkatullah] sizin için bir delildir [âyet].²³ Bırakınız onu Allah’ın (yarattığı şu) yeryüzünde otlasın/yesin içsin. Sakın ona bir kötülük yapmayınız. Yoksa sizi can yakıcı bir azap yakalar.”
23 Kur’an semantiğine göre, bir şeyin Allah’a nispet edilmesi onun kamuya ait olduğunu gösterir. Allah’ın devesi tabiri, kamuya ait bir deve, yani kamu malıdır. İyi korunması ve bakılması gerekir. Ayette kamuya ait bir mala tecavüz etmenin cezasının cehennem olduğuna vurgu vardır. Kur’an’a evrensel bakış veya “nass mana” dediğimiz anlam işte böyle anlamlardır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah'a ibadet edin, sizin için O'ndan başka ilâh yoktur. Rabbinizden size bir belge (mucize) geldi: Allah'ın bu dişi devesi size bir delildir. O halde onu bırakın da Allah'ın toprağında otlasın ve de ona sakın bir kötülükle dokunmayın; yoksa elem verici azaba uğrarsınız.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sonra Semud halkına, kardeşleri gibi yakından tanıdıkları soydaşları Sâlih’i elçi olarak görevlendirdik. Sâlih, “Ey halkım!” dedi, “Allah’a gönülden boyun eğin ve yalnızca O’na kulluk edin! Zira sizin, O’ndan başka otoritesine kayıtsız şartsız boyun eğeceğiniz bir efendiniz, bir ilâhınız yoktur!” “Bakın,Rabb’inizden size, benim Peygamberliğimi kesin olarak ispatlayan apaçık bir mûcize gelmiş bulunuyor: Allah’ın sizi sınamak üzere gönderdiği şu devesi, sizin için hem dürüstlük ve samîmiyetinizi sınayan bir imtihân, hem de gerçek Peygamberi tanımanızı sağlayan apaçık bir mûcizedir! Bu sahipsiz deveye karşı tavrınız, kaba kuvvete baş vurarak zayıf ve çaresiz insanları ezme huyundan vazgeçip geçmediğinizi ortaya koyan bir ölçü olacaktır. O hâlde bırakın onu, Allah’ın arzında serbestçe otlasın ve sakın ona bir zarar vermeye kalkmayın, aksi hâlde can yakıcı bir azap sizi yakalayacaktır!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Semûd’e de kardeşleri Salih’i (rasûl gönderdik)! Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Sizin için O’nun dışında hiçbir ilah yoktur. İşte size rabbinizden bir beyyine (açık belge) geldi. Bu, sizin için bir âyet olarak Allah’ın devesidir. Onu bırakın; Allah’ın arazisinde yesin! Ona kötülük etmeyin! Yoksa sizi acıveren bir azap yakalar”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Semûd halkına görevli olarak gönderdiğimiz Salih: " Sevgili Milletim! Allah'a kulluk edin. Çünkü sizin ondan başka tanrınız yok. Size Rabb'iniz tarafından bir belge gönderildi: Allah'ın gönderdiği bu deve bir simgedir. Onu bırakın Allah'ın topraklarına otlasın. Ona bir zarar vermeyin. Aksi halde başınız büyük belâya girecek.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Semud kavmine kardeşleri Salih’i gönderdik. Dedi ki: “Ey kavmim! Allah’ın yasalarına uyun! Sizin Allah’tan başka yönetecek hükümdarınız yoktur. Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. İşte size Allah’ın bir imtihanı bir işareti olarak deve delildir. O develeri rahat bırakın! Allah’ın arzından yesin, içsinler! Onlara kötülük etmeyin! Sonra sizi elem verici bir azap yakalar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Semûd’a da kardeşleri Salih’i (göndermiştik de onlara) şöyle demişti: “Ey kavmim! Allah’a kulluk edin! Sizin için O’ndan başka ilah yoktur. Elbette size Rabbinizden apaçık bir delil gelmiştir. İşte Allah’ın şu devesi [*] sizin için bir delildir. Onu bırakın da Allah’ın (yarattığı bu) toprakta yesin (otlasın). Ona hiçbir kötülük etmeyin! Yoksa sizi elem verici bir azap yakalar. [*]
[Nâkatullâh] ifadesi “Allah’ın devesi” demektir. Hayvan haklarını ve kamu hakkını temsil etmektedir. Ayette bir delil olarak bahsedilen bu özel deveye tabiatta beslenirken hiçbir şekilde dokunulmaması, aksi takdirde korkunç bir azabın gelebileceği haber verilmektedir.,Benzer mesaj: Hûd 11:64.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Semûd (toplumuna¹ da) kardeşleri Salih’i (gönderdik. O, toplumuna): “Ey kavmim! (Yalnız) Allah’a kul olun, sizin için Ondan başka bir ilâh yoktur. Size Rabbinizden apaçık bir mûcize geldi. İşte Allah’ın (yarattığı) şu deve, sizin için bir mûcizedir. Onu serbest bırakın, Allah’ın arzında (dilediği gibi) yesin ve (sakın) ona kötülük niyetiyle dokunmayın. (Eğer onu öldürürseniz) sizi acıklı bir azap helâk ediverir.”² dedi.
1 Semûd Kavmi: Salih (a.s.)’ın peygamber olarak gönderildiği, Hicaz ile Suriye arasında (Medâin-i Sâlih veya Hicr denilen) Vadi’l-Kura’da yaşamış olan, eski bir Arap kabilesidir. Kur’an-ı Kerim’de bu kabilenin ismi yirmi altı yerde geçmektedir. Semûd kavmi, Ad kavminden sonra Allah’a isyan edip, küfre saparak, putlara tapmaya başlamış, ancak peygamberleri Salih (a.s.)’a kavmin ezilenlerinden az bir topluluk îman etmişti. Bu toplum, dünyevî makam ve zenginliklerinden ve sanatı putlaştırmalarından dolayı kendilerinin, diğer insanlardan üstün olduklarını zannediyorlardı. Bunlar kayaları oyarak mükemmel evler inşa ediyorlardı. (Bu toplum helak olmasına rağmen evleri hala sağlam bir vaziyette durmaktadır. Bazıları Ürdün sınırları içerisindeki “Petra” denilen yerin Semud kavminin şehirleri olduğunu söylese de bu doğru değildir.) Salih (a.s.)’dan bir mûcize istediler ve “Ey Salih! Bize şu kayadan bir deve çıkar. Eğer bunu yaparsan sana iman edeceğiz” dediler. Allah onlara mûcize olarak kayanın içerisinden yarattığı bir deveyi gönderdi ve içme suyunun mûcize deve ile insanlar arasında nöbetleşe kullanılacağını, bildirdi. Semud kavminin Salih (a.s)’ın davetine duydukları düşmanlık ve kinleri artınca, deveyi öldürmeyi planladılar. Salih (a.s), gördükleri mucizeye rağmen iman etmekten kaçınan kavmine eğer böyle bir iş yaparlarsa helâk edilecekleri uyarısında bulundu. Ancak onlar, onun bütün uyarılarına kulak tıkayarak deveyi kestiler. Bunun üzerine Rableri günahları yüzünden onları kırıp geçirerek yerle bir etti’ (Şems: 14). (Kamer: 28) Salih (a.s.) ve beraberinde bulunan mü’minleri Allah bu azaptan korudu. 2 Bk. (Hûd: 64, Şuara: 155, Şems: 13)  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE SEMÛD [toplumuna da] kardeşleri Salih’i [gönderdik]. ⁵⁶ “Ey kavmim!” dedi, “Yalnızca Allah’a kulluk edin; O’ndan başka tanrınız yok. Rabbinizden işte apaçık bir kanıt geldi size: “Allah’a ait olan bu dişi deve bir nişanedir sizin için: öyleyse bırakın onu Allah’ın arzında otlasın ve sakın dokunmayın ona; yoksa çok can yakan bir azap yakalar sizi. ⁵⁷
56 Semûd’lu Nebatî (Nabataean) kabilesi, önceki satırlarda sözü geçen ‘Âd kavmi soyundan gelmektedir ve bu yüzden olacak, İslam öncesi Arap şiirinde çoğu zaman kendilerinden “ikinci ‘Âd” olarak söz edilmektedir. Arap kaynakları dışında, “Arap menşeli olmayan bir seri eski kaynak da Semûd isminin ve Semûd toplumunun tarihsel varlığını doğrulamaktadır. M.Ö. 715 yılına ait Sargon kitabesi, Semûd halkından Âsurlular’ın egemenliği altındaki doğu ve orta Arabistan toplumlarından biri olarak söz eder. Keza, Aristo, Ptolemy ve Pliny’nin Thamudaei (Semûdiye) ve Thamudenes (Semûdlular)dan bahsettiğini görüyoruz” (Encyclopaedia of Islam IV, 736). Kur’an’ın anlattığı dönemde, Semûd kavmi Hicaz’ın kuzey ucunda, Suriye sınırına yakın bir yerde meskundular. Onlara atfedilen kaya yazıtlarına Hicr bölgesine dağılmış olarak hâlâ rastlanmaktadır. ‘Âd kavmine mensup Hûd ve 85-93. ayetlerde sözü edilen Şuayb peygamber için olduğu gibi, burada Salih peygamber için de bir mensubiyet belirtmek üzere “kardeşleri” tabiri kullanılıyor.57 Müfessirler, bu dişi devenin mucizevî bir yapıda olduğunu belirten çeşitli menkıbeler anlatmaktadırlar. Bu tür menkıbeleri ne Kur’an, ne de sahih hiçbir Hadis doğrulamadığı için, bunların birtakım duyarlı Müslümanları hayal ürünü düşünce ve anlayışlara sevk eden, ayetteki nâkatullâh (Allah’ın dişi devesi) tabirinden türetildiğine hükmetmemiz gerekir. Oysa Reşid Rıza’nın (Menâr VIII, 502) belirttiği gibi bu tür fantastik düşüncelere yol açan eğer devenin Allah’a izafe edilmesi ise, aslında bu, sadece sözü geçen hayvanın herhangi bir kişiye ait olmadığına ve dolayısıyla bütün bir toplumun onu korumakla yükümlü olduğuna işaret içindir; nitekim, aynı ayette “Allah’ın arzı” şeklinde benzer bir deyim daha vardır ki bu da her şeyin Allah’a ait olduğunu ifade içindir. Hz. Salih’in Kur’an’da muhtelif yerlerde sözü geçen bu sahipsiz hayvana iyi davranılması yönündeki özel ısrarı, müteakip ayetlerin de gösterdiği gibi, zayıf gördüğü herkese, her varlığa karşı kaba ve küstah davranmakta kendilerine gurur payı çıkaran ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak kötülüğü yayan bu kavmin kaba kuvvete dayanan tahakkümüne yönelmiştir. Başka bir ifadeyle, bu savunmasız hayvana karşı seçecekleri davranış tarzı, onların kalplerinin değişmesine bir “işaret” yahut (54:27’de açıklandığı gibi) “onlar için bir imtihan” olacaktı.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve Semud kavmine de içlerinden biri olan Salih’i gönderdik, dedi ki: – Ey kavmim, yalnız Allah’a kulluk edin. Zira sizin O’ndan başka bir ilahınız yoktur. Doğrusu Rabbinizden apaçık bir belge gelmiştir. İşte bu, Allah’ın devesi, sizin için bir ayettir/mucizedir. Bırakın onu Allah’ın arazisinde otlasın, sakın ona bir zarar vermeyin. Yoksa sizi acıklı bir azap yakalar. 11/61
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SEMUD’A[¹²⁰⁸] da soydaşları Sâlih’i (gönderdik). “Ey kavmim!” dedi, “Yalnızca Allah’a kulluk edin! Sizin O’ndan başka ilâhınız yok. Doğrusu Rabbinizden size açık ve net bir belge gelmiştir: İşte Allah’ın devesi;[¹²⁰⁹] sizin için bir delildir: O hâlde bırakın onu, (Allah’ın devesi) Allah’ın arzında otlasın ve sakın ona bir kötülük yapayım demeyin! Yoksa size elem veren bir azap dokunur.
[1208] ‘Âd ve Semûd’un birlikte anılmasıyla ilgili bkz: 89:6, not 9. [1209] “Allah’ın devesi”, âyetin devamındaki “Allah’ın arzı” veya “Allah’ın evi” ile aynı vurguya sahiptir. Esasen özel mülkiyet olmayıp kamu malı olduğunu gösterir. Bu uygulamanın cahiliyye Mekke’sinde nasıl bir sahte kutsallık icadına dönüştüğü Mâide 103’te dile getirilmiştir (5:103’ün notuna bkz). Bu devenin bir sınav nesnesi kılınması ile ilgili bkz: 54:27.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Semud kavmine de, kardeşleri Salih'i peygamber olarak gönderdik. O da "Ey kavmim, sadece Allah’a kulluk edin, sizin O'ndan gayrı ilahınız yoktur. Size Rabbinizden (peygamber olduğumu doğrulayan) apaçık bir delil (mucize) gelmiştir. İşte (sizin mucize talebinize karşı, kayadan çıkan) bir alamet, Allah’ın şu dişi devesi. Onu serbest bırakın da Allah’ın arzında (size ait olmayan otlaklarda) otlasın. (Yesin içsin dolaşsın) Sakın ona bir kötülük yapmak için dokunmayın, sonra sizi çok şiddetli bir azap yakalar.
Osman Fırat
swap_vert close
Semûd (kavmin)e de kardeşleri Sâlih’i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah’a kulluk edin, sizin O’ndan başka ilahınız yoktur. Size rabbinizden açık bir mucize geldi. İşte şu, Allâh’ın devesi; bırakın onu Allâh’ın arzından yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azâb yakalar. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Semûd kavmine kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Dedi ki: «Ey kavmim Allah'a ibadet ediniz. Sizin için O'ndan başka bir ilâh yoktur. Sizlere muhakkak ki, Rabbiniz tarafından apaçık bir bürhan gelmiştir. İşte Allah'ın şu devesi sizin için bir âyetir. İmdi onu bırakınız, Allah'ın arzında otlasın ve ona bir kötülükle dokunmayınız. Sonra sizi çok şiddetli bir azap yakalar.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Semud halkına da içlerinden biri olan kardeşleri Salih'i gönderdik. “Ey benim halkım! ” dedi, “yalnız Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. İşte size Rabbinizden açık bir delil, bir mûcize geldi. İşte Allah'ın devesi de size bir âyet! Onu kendi haline bırakın, Allah'ın diyarında otlasın, sakın ona bir fenalık yapmayın. Yoksa sizi acı veren bir azap yakalayıverir. ” [11, 64; 17, 59; 26, 155; 54, 27-28]
Semud, Âd kavminden sonra Arabistan’da en yaygın halktır. Eski Arap şiirinde olduğu gibi, Eski Yunan ve Rum tarihçi ve coğrafyacıları da Semud halkından bahsederler. Bu kavim kuzeybatı Arabistan’da Hicr denilen bölgede otururdu. Başkentleri şimdi, Medayin Salih adı ile anılmaktadır. Bu halkın tepelerde oydukları taş evler, bu güne bile ulaşmıştır. Kur’ân’ın geldiği sırada Mekkeliler Şam’a ticaret için giderken, Hicr kalıntılarının yanından geçiyorlardı. Bir defasında Hz. Peygamber (a.s.) ashabı ile oradan geçerken: “Burası Allah’ın gazabı ile helâk olan bir halkın diyarı idi. Siz de buradan tiksinerek geçin. Burası eğlenecek değil, hüzünlenecek bir yerdir.” deyip oradan çabuk ayrılmayı tavsiye etmiştir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Semud(kavmin)e de kardeşleri Salih'i (gönderdik): "Ey kavmim dedi, Allah'a kulluk edin, sizin O'ndan başka tanrınız yoktur. Size Rabbinizden açık delil geldi. İşte şu, Allah'ın devesi, size bir mu'cizedir; bırakın onu Allah'ın arzından yesin (içsin), sakın ona bir kötülük etmeyin, yoksa sizi acı bir azab yakalar."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Semûd kavmine kardaşları Sâlih'i gönderdik. "Ey Kavmim! Allâh'a 'ibâdet idiniz., sizin içün O'ndan başka Allâh yokdur. Size rabbiniz tarafından âşikâr mu'cizeler geldi. İşte Allâh'ın bu devesi size mu'cizedir. Allâh'ın arzında otlaması içün onı serbest bırakınız ve ona fenâlık kasdıyla dokunmayınız. Eğer ona zarar iderseniz sizi elemli 'azâb ahz ider."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Semud halkına da kardeşleri Salih’i elçi gönderdik. Dedi ki “Ey halkım! Allah’a kul olun; sizin başka ilahınız yoktur. Bakın, size Rabbinizden mucize olmak üzere bir belge geldi. İşte Allah’ın dişi devesi; bırakın Allah’ın toprağında otlasın. Ona kötü niyetle dokunmayın, yoksa sizi acıklı bir azap çarpar.
Şaban Piriş
swap_vert close
Semûd kavmine de kardeşleri Salihi gönderdik. (Salih, onlara) dedi ki:-Ey kavmim, Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka bir ilahınız yoktur. İşte Rabbinizden kesin bir delil: Bu, Allah'ın dişi devesi, sizin için bir mucizedir. Onu bırakın, Allah'ın toprağında otlasın, ona bir kötülük etmeyin. Sonra sizi acı bir azap yakalar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Semud kavmine de kardeşleri Salih'i gönderdik. O da “Ey kavmim,” dedi. “Yalnız Allah'a kulluk edin; çünkü sizin ondan başka tanrınız yoktur. Rabbinizden size bir delil geldi. İşte şu Allah'ın devesi size bir âyettir. Onu kendi haline bırakın, Allah'ın toprağında otlasın. Sakın ona kötü bir niyetle el sürmeyin; yoksa sizi acı bir azap yakalayıverir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Semûd'a da kardeşleri Sâlih'i gönderdik. Dedi ki: "Ey toplumum! Allah'a kulluk edin. Sizin O'ndan başka ilahınız yok. Size Rabbinizden bir beyyine/açık bir kanıt gelmiştir. İşte şu; Allah'ın devesi. Sizin için bir mucize. Rahat bırakın onu, Allah'ın toprağında otlasın. Kötü bir niyetle dokunmayın ona. Yoksa korkunç bir azap yakalar sizi."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ŝemūd ķabilesi yaña anlaruñ ķarındaşın śāliḥ’i eyitti “iy ķavmum! ŧapuñ Tañrı’ya yoķdur sizüñ hįç Tañrı andan ayruk. bayıķ geldi size ḥüccet çalabuñuzdan uşbu Tañrı’nuñ arvaña devesidür size nişāndur. pes ķoñ anı yisüñ Tañrı yirinde daħı yoķamañ aña yavuzlıġ-ıla pes duta sizi 'aźāb aġrıdıcı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı gönderdük Semūd ḳavmine ḳardaşları Ṣāliḥ peyġamberi. Eyitdi: İybenüm ḳavmüm, Tañrı Ta‘ālāya ṭapuñuz, yoḳdur size andan özge Tañrı. Taḥḳīḳ geldi size bellü idici delīl sizi yaradan Tañrıdan. Uşbu deve Tañrı de‐vesidür, size bir āyetdür. Pes ḳoyuñuz anı yisün Tañrı yaratduġı yirden,daḫı degürmeñüz aña yamanlıḳ öldürmeg‐ile. Pes alursız yürekler acıdıcı‘aẕāb.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Səmud tayfasına da qardaşları Salehi (peyğəmbər göndərdik). O dedi: “Ey camaatım! Allaha ibadət edin. Sizin Ondan başqa heç bir tanrınız yoxdur. Rəbbinizdən sizə açıq-aydın bir dəlil gəldi. Allahın bu dişi (maya) dəvəsi sizin üçün (peyğəmbərliyimi təsdiq edən) bir mö’cüzədir. Buraxın Allahın torpağında otlasın, ona pislik etməyin, yoxsa çox şiddətli bir əzaba düçar olarsınız!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And to (the tribe of) Thamud (We sent) their brother Salih. He said: O my people! Serve Allah. Ye have no other God save Him. A wonder from your Lord hath come unto you. Lo! this is the camel of Allah, a token unto you; so let her feed in Allah's earth, and touch her not with hurt lest painful torment seize you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To the Thamud people(1043) (We sent) Salih, one of their own brethren: He said: "O my people! worship Allah. ye have no other god but Him. Now hath come unto you a clear (Sign) from your Lord! This she-camel of Allah is a Sign unto you: So leave her to graze in Allah.s earth, and let her come to no harm, or ye shall be seized with a grievous punishment.(1044)
1043 The Thamud people were the successors to the culture and civilisation of the 'Ad people, for whom see n. 1040 and 7:65 above. They were cousins to the 'Ad, apparently a younger branch of the same race. Their story also belongs to Arabian tradition, according to which their eponymous ancestor Thamud was a son of 'Abir {a brother of Aram ), the son of Sam, the son of Noah. Their seat was in the northwest corner of Arabia (Arabia Petraea), between Madman and Syria . It included both rocky country (hijr, 15:80), and the spacious fertile valley (Wadi) and plains country of Qura, which begins just north of the City of Madinah and was traversed by the Hijaz Railway. When the Prophet in the 9th year of the Hijrah led his expedition to Tabuk (about 400 miles north of Madinah) against the Roman forces, on a reported Roman invasion from Syria , he and his men came across the archaeological remains of Thamud. The recently excavated rock city of Petra , near Ma'an, may go back to Thamud, though its architecture has many features connecting it with Egyptian and Graeco-Roman culture overlaying what is called by European writers Nabataean culture. Who were the Nabataeans? They were an old Arab tribe which played a considerable part in history after they came into conflict with Antigonus 1 in 312 B.C. Their capital was Petra , but they extended their territory right up to the Euphrates . In 85 B.C. they were lords of Damascus under their king Haritha (Aretas of Roman history). For some time they were allies of the Roman Empire and held the Red Sea littoral. The Emperor Trajan reduced them and annexed their territory in A.C. 105. The Nabataeans succeeded Thamud of Arabian tradition. Thamud are mentioned by name in an inscription of the Assyrian King Sargon, dated 715 B.C., as a people of Eastern and Central Arabia (Encyclopedia, of Islam). See also Appendix VII to S. 26. With the advance of material civilisation, Thamud people became godless and arrogant, and were destroyed by an earthquake. Their prophet and warner was Salih, and the crisis in their history is connected with the story of a wonderful shecamel: see next note. 1044 The story of this wonderful she-camel, that was a sign Lo the Thamud, is variously told in tradition. We need not follow the various versions in the traditional story. What we are told in the Qur'an is: that (1) she was a Sign or Symbol, which the Prophet Salih, used for a warning to the haughty oppressors of the poor; (2) there was scarcity of water, and the arrogant or privileged classes tried to prevent the access of the poor or their cattle to the springs, while Salih intervened on their behalf (26:155, 54:28); (3) like water, pasture was considered a free gift of nature, in this spacious earth of Allah (7:73), but the arrogant ones tried to monopolise the pasture also; (4) this particular she-camel was made a test case (54:27) to see if the arrogant ones would come to reason; (5) the arrogant ones, instead of yielding to the reasonable rights of the people, hamstrung the poor shecamel and slew her, probably secretly (91:14, 54:29); the cup of their iniquities was full, and the Thamud people were destroyed by a dreadful earthquake, which threw them prone on the ground and buried them with their houses and their fine buildings.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِلٰى ثَمُودَ
ve Semûd'a
اَخَاهُمْ
kardeşleri
صَـالِـحاًۢ
Sâlih'i
قَالَ
dedi ki
يَا
ey
قَوْمِ
kavmim
اعْبُدُوا
âbd olun
اللّٰهَ
Allah'a
مَا لَكُمْ
sizin için yoktur
مِنْ اِلٰهٍ
hiçbir İlâh
غَيْرُهُۜ
O'ndan başka
قَدْ
doğru-su
جَٓاءَتْكُمْ
size gelmiştir
بَيِّنَةٌ
apaçık bir delil
مِنْ رَبِّكُمْۜ
Rabbinizden
هٰذِه۪
bu
نَاقَةُ
dişi de-vesidir
اللّٰهِ
Allah'
ın
لَكُمْ
size
اٰيَةً
bir âyet olarak
فَذَرُوهَا
o hâlde onu bırakın
تَاْكُلْ
yesin
ف۪ٓي اَرْضِ
arzında
اللّٰهِ
Allah'ın
وَلَا تَمَسُّوهَا
ve ona dokunmayın
بِسُٓوءٍ
bir kö-tülükle
فَيَاْخُذَكُمْ
sonra sizi yakalar
عَذَابٌ
bir azap
اَل۪يمٌ
elem verici
Semûd kavmine de kardeşleri Sâlih'i (gönderdik). O dedi ki: "Ey kavmim! Allah'a âbd olun (kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışın), sizin için O'ndan başka hiçbir İlâh yoktur. Doğrusu size Rabbinizden apaçık bir delil gelmiştir. (O da) Size bir âyet (ve mucize) olarak Allah'ın şu devesidir. Onu bırakın, Allah'ın arzında yesin (içsin), ona kötülük (etmek niyetiy)le dokunmayın sonra sizi elem verici (iç yakan) bir azap yakalayıverir."
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
ثَمُود
Özel isim
ثَمُود
Semûd (Hz. Salih (a.s.)'ın kavmi)
اَخ
İsim
ا خ و
Erkek kardeş, kardeş
صَالِح
Özel isim
ص ل ح
Hz. Sâlih (a.s.)
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
عَبَدَ
Fiil-I
ع ب د
Âbd oldu, taptı, kulluk etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
بَيِّنَة
İsim
ب ي ن
Apaçık delil, apaçık mucize
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
نَاقَة
İsim
ن و ق
Dişi deve
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
وَذَرَ
Fiil-I
و ذ ر
Geride bıraktı, terk etti
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مَسَّ
Fiil-I
م س س
Dokundu, gelip çattı
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَلِيم
Sıfat
ا ل م
Elem verici