close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 72. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feenceynâhu velleżîne me’ahu birahmetin minnâ vekata’nâ(s) dâbira-lleżîne keżżebû bi-âyâtinâ vemâ kânû mu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık da ayetlerimizi yalanlayanların ve inanmayanların kökünü kestik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece onu ve onunla birlikte olanları katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayarak (hüküm ve haberlerimize) inanmamış olanların da kökünü kuruttuk (ve yerin dibine batırdık).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O'nu ve O'nunla beraber olanları bizden bir rahmetle kurtardık; ayetlerimizi yalanlayıp inanmayanları ise, son kalıntısına kadar silip attık.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onu ve onunla birlikte olanları rahmetimizle kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayanların ve iman etmeyenlerin kökünü kazıdık.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 69/6-8.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Nitekim biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmet ile kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayarak iman etmeyenlerin de sonlarını getirdik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece onu ve onunla birlikte olanları katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Ayetlerimizi yalan sayarak inanmamış olanların kökünü kuruttuk.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet Hûd'u ve beraberindeki imân edenleri, rahmetimizle kurtardık; ve âyetlerimizi tekzip ederek iman etmemiş olanların kökünü kestik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz de, Biz’den bir rahmet ile onu ve onunla beraber olanları kurtardık. Ayetlerimi yalanlayanların arkasını (kökünü) kestik. Onlar inanacak değillerdi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz hem onu, hem de onunla bulunanları, yarlıgamızla kurtarmışızdır, bizim âyetlerimizi yalanlamış olanların, inanmamış olanların köklerini kesmişiz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz, (engin lütuf ve) rahmetimizle, Hud'u ve beraberindeki (mü'min)leri (zalimlerin elinden) kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanların, iman etmeyenlerin (zulme ve haksızlığa devam edenlerin) kökünü kazıdık.
Bkz. 69/6-8Âd kavminin helâki, Hakka 69/6-7. âyetlerinde şöyle anlatılmaktadır: Âd kavmi, yedi gece, sekiz gün kesintisiz olarak salıverilen uğultulu ve dondurucu bir kasırga ile helâk edilmiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
Biz rahmetimiz ile Hûd’ı ve ânı ta’kîb idenleri kurtardık ve îmân itmeyenleri ve bizim âyâtımızı tekzîb idenleri sonuncıya kadar mahv iyledik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz, rahmetimizle, Hud'u ve beraberinde bulunanları kurtardık, ayetlerimizi yalan sayarak inanmayanların kökünü kestik.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bunun üzerine biz onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş olanların ise kökünü kestik.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi yalan sayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.
Edip Yüksel
swap_vert close
Bizden bir rahmet olarak, onu ve onunla birlik olanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayarak inanmıyanların da ardını kestik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bunun üzerine kendisini ve ma'iyyetindekileri mahza tarafımızdan bir rahmet ile necâta erdirdik de o âyetlerimizi tekzib edib iyman etmiyenlerin kökünü kestik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onu (Hûd’u) ve onunla birlikte olanları rahmetimizle kurtardık, âyetlerimizi yalanlayıp da îmân etmeyenlerin ise kökünü kestik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onu ve beraberinde olanları bizden bir rahmetle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayıp iman etmeyenlerin ise kökünü kestik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bunun üzerine kendisini de, onunla beraber olanları da, katımızdan bir rahmet ile, kurtardık. Âyetlerimizi yalan sayıb îman etmemiş olanların ise kökünü kesdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunun üzerine onu (Hûd'u) ve onunla berâber olanları, tarafımızdan bir rahmetle kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayanların ve mü'min olmayan kimselerin kökünü kestik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Nihayet onu (Hûd’u) ve onunla beraber olanları (mü’minleri) rahmetimizle (zalimlerin elinden) kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da iman etmemiş olanların (zulme ve haksızlığa devam edenlerin) kökünü de kestik.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Hud’u ve onunla birlikte olanları bizden bir rahmet olarak kurtardık ve ayetlerimizi yalanlayanların soylarını da kestik. Onlar inanmış kimseler değillerdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine onu da onunla birlikte olanları da kendi esirgeyiciliğimizle kurtardık. O kimseler ki belgelerimizi yalan saydılar, onlara inanmadılar, onların da kökünü kuruttuk.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bunun üzerine biz onu, onunla beraber olanları bizden sabır olan bir rahmet ile kurtardık. Âyetlerimizi yalan sayıp iman getirmeyenlerin kökünü kestik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onu ve onunla beraber olanları tarafımızdan bir rahmet olarak kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanların ve inanmamış olanların kökünü kestik.²²
22 Krş. En’âm, 6/45; Hûd, 11/58  
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz rahmetimizle Hûd'u ve beraberinde bulunanları kurtardık, ayetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin ise kökünü kestik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken, engin lütuf ve rahmetimiz sayesinde onu ve beraberindeki müminleri zâlimlerin elinden kurtardık; ayetlerimizi inkâr edip inanmamakta diretenlere gelince, tam yedi gece sekiz gün süren korkunç bir fırtınayla (69. Hâkka: 7) hepsinin kökünü kazıdık!Ve zamanla inkârcılık, yeniden ortaya çıktı. İşte, insanlığın yaşadığı ibret verici olaylardan bir başka kesit:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu ve onunla birlikte olanları bizden bir rahmet ile kurtardık. Âyetlerimizi yalanlamış olanların kökünü kestik. Zaten mümin değildiler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz Hûd'u ve beraberindekileri tarafımızdan bir sevgi göstergesi olarak kurtardık. Ama, sözlerimizi yalanlayanların kökünü kazıdık. Çünkü inanmadılar...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hud’u ve O’nunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayıp iman etmeyenlerin, yasalarımıza uymayanların kökünü kestik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bunun üzerine) onu (Hud’u) ve onunla birlikte olanları merhametimizle kurtarmış ve ayetlerimizi yalanlayanların ve iman etmeyenlerin kökünü de kesmiştik. [*]
Âd kavminin inkârcılarının akıbetiyle ilgili olarak da Kur’an’da çeşitli bilgiler yer almaktadır. Bu bağlamda “kendilerine köklerini kesen bir kasırga gönderildiği” (A‘râf 7:72; Zâriyât 51:41), “dünyada olduğu gibi kıyamet gününde de lanete uğratılacakları” (Hûd 11:60), “korkunç bir gürültünün onları yakaladığı, sel süprüntüsü haline getirildikleri” (Mü’minûn 23:41), “helak edildikleri” (Şu‘arâ 26:139), “üzerlerine uğursuz, uğultulu ve her şeyi alt üst eden kasırgaların gönderildiği” (Fussilet 41:16; Ahkâf 46:25) ve “köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi oldukları” (Kamer 54:19-20), “üzerlerine azap kamçılarının salındığı” (Fecr 89:13) bildirilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Sonunda) onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimize îman etmeyerek yalanlayanların da kökünü kazıdık.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve böylece, o’nu ve o’nunla beraber olanları kuşatıcı rahmetimizle kurtardık; beri yandan, ayetlerimizi yalanlayıp inanmayanlarıysa son kalıntısına kadar silip attık. ⁵⁵
55 Bu 69: 6-8’de de gösterildiği gibi, yedi gün yedi gece kesintisiz devam eden bir kum fırtınası şeklinde vuku bulan bir afetti.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nihayet katımızdan bir rahmet olarak onu ve onunla beraber olanları kurtardık. Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanların kökünü kazıdık, zaten onlar mümin değillerdi. 10/103, 28/47, 71/25
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Nihayet, katımızdan bir rahmet eseri olarak onu ve onunla birlikte olanları kurtardık; ve âyetlerimizi yalanlayanların kökünü kazıdık: nitekim onlar da (tehdidimizin gerçekliğine) inanmamıştılar.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Derken (azap günü geldi) Hud'u ve onunla beraber olanları katımızdan bir rahmet olarak kurtardık, ayetlerimizi yalan sayıp, imana gelmeyenlerin ise kökünü kuruttuk (hepsini helak ettik)
Osman Fırat
swap_vert close
O’nu ve O’nunla beraber olanları, bizden bir rahmetle kurtardık, âyetlerimizi yalanlayanların ve inanmayacak olanların ardını kestik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bunun üzerine O'nu ve kendisiyle beraber olanları Bizden bir rahmet olarak halas ettik. Âyetlerimizi tekzîp edenlerin ve imân etmiş olmayanların ise kökünü kesiverdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz de onu ve beraberinde olanları, tarafımızdan bir lütuf olarak kurtardık ve âyetlerimizi yalan sayıp iman etmeyenlerin ise kökünü kestik. [69, 6-8]
Süleyman Ateş
swap_vert close
O'nu ve O'nunla beraber olanları, bizden bir rahmetle kurtardık, ayetlerimizi yalanlayanların ve inanmayacak olanların ardını kestik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onı ve onunla berâber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi tekzîb idenlerin köklerini kesdik ve onlar mü'minlerden değildiler. [¹]
[1] 'Âd kavminin hlakine 'âid ileride tafsîlât gelecekdir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra onu ve onunla birlikte olanları tarafımızdan bir ikram ile kurtardık. Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanların da kökünü kuruttuk. Onlar inanıp güvenmemişlerdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
O'nu ve beraberindekileri katımızdan bir rahmet ile kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayan ve mümin olmayan kavmin de kökünü kazıdık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz de onu ve beraberindekileri tarafımızdan bir rahmetle kurtardık; âyetlerimizi yalanlayan ve iman etmemiş kavmin ise kökünü biçtik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Nihayet onu ve beraberindekileri bizden bir rahmetle kurtardık; ayetlerimizi yalanlayanların da kökünü kestik. İnanan kişiler değillerdi onlar.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ķurtarduķ anı daħı anları kim anuñ-ile-y-ıdı raḥmet-ıla bizden. daħı kesdük śoñnı anlaruñ kim yalan ŧuttılar nişānlarumuzı daħı olmadılar mü’minler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳurtarduḳ Hūdı bilesince olan mü’minleri daḫı bizüm raḥmetümüzle.Daḫı kesdük ardını, helāk eyledük anları kim yalanladılar bizüm āyetle‐rümüzi. Daḫı anlar mü’minler degül‐idi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Beləliklə, onu (Hudu) və onunla birlikdə olanları (iman gətirənləri) Öz mərhəmətimizlə (əzabdan) xilas etdik. Ayələrimizi yalan hesab edib iman gətirməyənlərin isə kökünü kəsdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We saved him and those with him by a mercy from Us, and We cut the root of those who denied Our revelations and were not believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We saved him and those who adhered to him. By Our mercy, and We cut off the roots of those who rejected Our signs and did not believe.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَنْجَيْنَاهُ
bunun üzerine onu kurtardık
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim-seleri ki
مَعَهُ
onunla beraber
بِرَحْمَةٍ
bir rahmetle
مِنَّا
Bizden
وَقَطَعْنَا
ve kestik
دَابِرَ
kökünü
الَّذ۪ينَ
o kimse-lerin ki
كَذَّبُوا
yalanladılar
بِاٰيَاتِنَا
âyetlerimizi
وَمَا كَانُوا
ve değildiler
مُؤْمِن۪ينَ۟
mü'min kimseler
Bunun üzerine Biz de onu ve onunla beraber olanları tarafımızdan bir rahmetle kurtardık. Âyetlerimizi yalanlayan ve mü'min olmayanların ise (hepsini toptan yok edip) kökünü kestik.
اَنْجٰي
Fiil-IV
ن ج و
Kurtardı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَطَعَ
Fiil-I
ق ط ع
Kesti
دَابِر
İsim
د ب ر
Kökü, ardı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَذَّبَ
Fiil-II
ك ذ ب
Yalanladı, yalan saydı
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan