close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felenekussanne ‘aleyhim bi’ilm(in)(s) vemâ kunnâ ġâ-ibîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlara, tam bir bilgiyle her şeyi nakledeceğiz, bizim bulunmadığımız bir zaman, kaybolduğumuz bir vakit yoktu ki.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hem peygamberlere hem ümmetlerine) Andolsun (bütün çabalarını ve amaçlarını) onlara (katımızda kayıtlı) bilgi (ve belgelerle) mutlaka haber verip anlatacağız. Çünkü Biz gaibler (onlardan uzakta olan habersizler) de değildik. (Yakında bunu anlayacaklardır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve sonra kendilerine mutlaka yapıp ettikleri hakkındaki şaşmaz bilgimizi açacağız. Çünkü hiçbir zaman onlardan uzak değildik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara, olup bitenleri tam bir bilgi ile, ayrıntılarıyla anlatacağız. Biz bunlara ilgisiz olamayız. Gaybı, gayb âlemini bilemeyenler değiliz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/59.  
Ahmet Varol
swap_vert close
(Yapıp ettiklerini) onlara bilgi ile anlatacağız; çünkü biz onlardan habersiz değildik.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun (yapıp-etmelerini) onlara bir ilimle mutlaka haber vereceğiz. Ve biz gaibler (onlardan uzakta olan habersizler) de değildik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Peygamberlerin tebliğlerini, ümmetlerin, itaat ve muhalefetlerini bildiğimiz halde, onlara (peygamberlere) haber veririz. Çünkü biz, onlardan (yaptıklarından ve söylediklerinden) habersiz ve gaip değildik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve her şeyi bilerek onlara anlatacağız. Çünkü hiçbir şey Bizden kaybolmaz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlara bir bilgi ile mutlaka anlatacağız. Biz, onlardan habersiz değiliz.
Besim Atalay
swap_vert close
Bilerek onlara anlatacağız, yitiklerden değiliz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki, yaptıklarını kendilerine bir bir anlatacağız. Zira biz onlardan uzak değiliz.
Cemil Said
swap_vert close
Peygamberlerin fi’illerini kendilerine anlatacağız çünki biz gâib değil idik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, yaptıklarını kendilerine bir bir anlatacağız, zira onlardan uzak değildik.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, onlara (yaptıklarını) tam bir bilgi ile anlatacağız. Çünkü biz onlardan uzak değiliz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve onlara (olup bitenleri) tam bir bilgi ile mutlaka anlatacağız. Biz (olup bitenlerden) uzakta değiliz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve onlara (olup bitenleri) tam bir bilgi ile mutlaka anlatacağız. Biz, onlardan uzak değiliz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara bir bilgiyle bildireceğiz; biz onlardan hiç uzak kalmadık.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve elbette onlara, olanbiten herşeyi bir bilgi ile anlatacağız; çünkü biz onlardan uzak değiliz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Soracağız da kendilerine karşı olan biteni mutlak bir ılim ile behemehal anlatacağız, öyle ya biz onlardan gâib değil idik
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bütün yapıp ettiklerini,) onlara mutlak bir ilim ile anlatacağız, zira biz onlardan habersiz değildik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kesin bir bilgi ile onlara yaptıklarını anlatacağız. Zira Biz yaptıkları hiçbir şeyden habersiz değiliz.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Soracağız da) kendilerine karşı (olub biteni mutlak) bir ilim ile her halde anlatacağız. (Çünkü) biz (onlardan hiç bir zaman) gaaib değildik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık (yaptıklarını) kendilerine bir ilim ile (bütün teferruâtıyla bilerek) mutlaka anlatacağız; çünki (biz, onlardan) gaib (habersiz) değildik.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (sonra) kendilerine mutlaka yapıp ettiklerini (kesin ve şaşmaz) bir bilgiyle anlatacağız. Hâlbuki hiçbir zaman yapıp ettiklerinden habersiz değildik. *
(*) Allah olup bitenlerden uzak olmadığı, aksine her yerde hazır ve nâzır olduğu için elçilerin ve ümmetlerin bütün yapıp ettiklerini gizlisiyle açığıyla bildiği gibi bunları ayrıntılarıyla onlara haber verecek ve bu suretle ilminin bütün olup bitenlerle birlikte insanların her türlü tutum ve davranışlarını, hatta duygularını, düşüncelerini ve gizli hallerini kapsadığını onlara kanıtlayacaktır. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz yaptıklarından habersiz olmadığımız için, kayıdları tutulmuş bilgiler ile yaptıklarını onlara anlatacağız.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara bütün yaptıklarını bilerek kesenkes anlatacağız. Çünkü Biz onların yanlarından ayrılmış değiliz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz onlara, herşeyi bilerek haber vereceğiz; çünkü biz onların ahvalinden bihaber değiliz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz o zaman onların yapıp ettiklerini delilleriyle [bi-‘ılmin] kendilerine anlatacağız. Zira biz onlardan uzak değildik [gâ’ibîn].
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz tam bir ilimle kendilerine (yaptıklarını) anlatacağız ve biz (onlardan asla) uzak değildik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sonra da, tüm yaptıklarını şaşmaz ve kesin bir bilgi ile onlara bildireceğiz. ÇünküBiz, her an onların yanındaydık ve olup bitenlerden asla habersiz değildik!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara bilgiyle anlatırız. Hâlbuki gâib (gizli / saklı) değildik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün bilgimizi konuşturacağız, çünkü olup bitenler bizim bilgimiz dahilinde oluyordu.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü olup biteni bütün gerçekleriyle açıklayacağız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara (bütün olup bitenleri) tam bir bilgi ile elbette anlatacağız. Zaten biz onlardan habersiz değildik.
Mehmet Türk
swap_vert close
O (kâfirlere tüm yaptıklarını) bilgimize dayanarak kesinlikle tek tek anlatacağız. Çünkü Biz, onlardan hiçbir zaman uzak değiliz.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve sonra kendilerine mutlaka [yapıp-ettikleri hakkındaki şaşmaz] bilgimizi açacağız: ⁷ çünkü hiçbir zaman [onlardan] uzak değildik.
7 Lafzen, “bilgiyle onlara anlatacağız”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sonra da onlara, her şeyi bilgi ve belge ile açıklayacağız. Zaten biz habersiz değildik ki. 18/49, 50/17- 18, 54/52- 53, 58/6, 82/10, 45/29,
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ardından onlara (haklarındaki) bilgi arşivimizi mutlaka açacağız; hoş, onlardan hiç uzak olmadık ki…
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bunun üzerine en gizli durumlarına varıncaya kadar) Kendilerine karşı (Peygamberleri varken ve göçtükten sonra olup bitenleri) mutlaka bir ilim ile elbette anlatacağız, (gözleri önüne sereceğiz, çünkü) Biz -onlardan hiçbir zaman- uzak değildik, (hatta kendilerine şah damarlarından daha vakındık.. Kaf/16)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onlara (yapıp ettiklerini) bir bilgi ile elbette anlatacağız. Çünkü biz onlardan gaib değildik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra da onlara (yapmış olduklarını) bir bilgi ile elbette anlatacağız ve Biz (onlardan) gaibler olmuş değil idik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ve onlara, olup biten her şeyi, kesin bir ilme dayanarak bir bir anlatacağız. Öyle ya, Biz hiçbir zaman onlardan habersiz değildik ki! [6, 59]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve elbette onlara, olan biten herşeyi bilgi ile anlatacağız, zira biz onlardan uzak değiliz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve onlara bilerek hallerini (yapdıkları şeyleri) hikâye iyleriz ve biz onlardan gâib değildik (onlarla dâimâ berâberdik.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yaptıklarını, bilgiye dayalı olarak onlara bir bir anlatacağız. Zaten onlara uzak değiliz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra da onlara, belge ile açıklayacağız. Zira biz uzak değildik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra bütün olup bitenleri, onlara İlâhî ilmimizle anlatacağız. Çünkü Biz onlardan hiçbir zaman uzak olmadık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlara bir ilmin tanıklığında/bir ilmin aracılığıyla bütün serüveni mutlaka anlatacağız. Biz olup bitenlerden habersiz değildik.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ḥikāyet eyleyevüz anlaruñ üzere bilmeg-ile daħı olmaduķ ġayıb olıcılar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḫaber virsevüz gerek anlara ‘ilm bile, daḫı degül‐idük biz ġāyiblerden.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sonra da onlara (nə etdiklərini) bildiyimiz üçün (hamısını bir-bir) söyləyəcəyik. Axı Biz qaib deyildik (onların yanındaydıq).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then verily We shall narrate unto them (the event) with knowledge, for verily We were not absent, (when it came to pass).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And verily, We shall recount their whole story with knowledge, for We were never absent (at any time or place).(994)
994 Allah (being All-Knowing ) is never absent from any place or at any time, for time and place are relative conceptions for our limited natures, while He is the Absolute, independent of such relative conceptions. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَنَقُصَّنَّ
andolsun ki anlatacağız
عَلَيْهِمْ
onlara
بِعِلْمٍ
bir ilim ile
وَمَا كُنَّا
ve Biz değildik
غَٓائِب۪ينَ
gaib
Andolsun ki, onlara (yaptıklarını tam) bir ilim ile (bir bir) anlatacağız; çünkü Biz onlardan gaib (habersiz ve uzak) değiliz.
قَصَّ
Fiil-I
ق ص ص
Anlattı, takip etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
غَٓائِبِين
Etken fiil
غ ي ب
Kayıplara karışanlar, kaybolacak kimseler