close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 54. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnne rabbekumu(A)llâhu-lleżî ḣaleka-ssemâvâti vel-arda fî sitteti eyyâmin śümme-stevâ ‘alâ-l’arşi yuġşî-lleyle-nnehâra yatlubuhu haśîśen ve-şşemse velkamera ve-nnucûme musaḣḣarâtin bi-emrih(i)(k) elâ lehu-lḣalku vel-emr(u)(k) tebâraka(A)llâhu rabbu-l’âlemîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok, Rabbimiz, öyle bir Allah'tır ki gökleri ve yeryüzünü altı günde yaratmıştır da sonra Arşa hakim ve mutasarrıf olmuştur; aceleyle ve durmadan geceyi takib eden gündüze gecenin örtüsünü atar, o örtüyle örter onu ve güneş de onun emrine ram olmuştur, ay da, yıldızlar da. İyice bil ki yaratış da onun, buyruk da; alemlerin Rabbi Allah'ın şanı ne de yücedir.
Sivâ, iki şey arasında hacim, ağırlık gibi hususlarda eşitliğe denir. Keyfiyet hususunda da kullanılır. İstivâ iki şeyin, iki adamın eşit ve denk olmasıdır. "Alâ" ile müteaddi olursa kavramak, kaplamak anlamına gelir. Emri, hükmü, tedbîri, Arşı kavramış, kaplamıştır, yani göklerle yerleri yarattıktan sonra Arşa hâkim ve mutasarrıf olmuştur mânasınadır (al-Müfredât, 251-253).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten sizin Rabbiniz, altı günlerde (altı devrede) gökleri ve yeri yaratan, sonra Arş’a istiva eden (kudret ve rahmetiyle kuşatıveren) Allah’tır. (Ki, Kâinatın ve tüm varlıkların yönetimini kudret eline almıştır.) Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten; Güneş’e, Ay’a ve yıldızlara Kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (bütün işleri evirip çevirmek de yalnızca) O’na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı çok Yücedir. (O, sonsuz kerem ve bereket sahibi olandır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şüphesiz Allah'tır gökleri ve yeri altı zamanda veya altı birimde yaratan. Sonra arş üzerine saltanatını kurup, şaşmayan kanunlarıyla varlık aleminin hayatlarını programlayan sizin Rabbinizdir. Gündüzü durmadan kovalayan gece ile bürüyen, güneşi, ayı, yıldızları buyruğuna boyun eğdirilmiş olarak var eden Allah'tır. Yaratmak da, emretmek de O'na ait değil mi? Ne yücedir O Allah, alemlerin Rabbidir O.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Rabbiniz Allah gökleri ve yeri altı günde altı devirde yaratandır. Sonra Arş üzerinde, sınırsız kudret ve iktidar makamında hükümranlığını kurandır. Güneş, ay ve bütün yıldızlar, O'nun kurduğu düzen içinde, kanunlarına boyun eğerken, geceyi, cezbederek, cezbedilerek süratle takip eden gündüze bürüyüp örtendir. Unutmayın, yaratmak da, plan da, düzen de, idare de O'na, sadece O'na aittir. Yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren, koruyan, kontrol eden âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi Allah ne yücedir.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 10/3; 11/7; 25/59, 71; 36/37-40.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz sizin Rabbiniz gökleri ve yeri altı günde yaratıp sonra Arş'ı kuşatan Allah'tır. O, geceyi kendisini durmadan kovalayan gündüze örter. Güneş, ay ve yıldızları kendi buyruğuna baş eğmiş olarak var eden O'dur. Dikkat edin, yaratma ve emir O'na aittir. Alemlerin Rabbi olan Allah pek uludur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten Rabbiniz, altı günde gökleri ve yeri yaratan, sonra arşa istiva eden Allah'tır. Gündüzü, durmaksızın kendisini kovalayan geceyle örten, güneşe, aya ve yıldızlara kendi buyruğuyla baş eğdirendir. Haberiniz olsun, yaratmak da, emir de (yalnızca) O'nundur. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Muhakkak Rabbiniz, o Allah'dır ki, gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra ARŞI (kürsüyü ve dolayısıyla bütün varlıkları) istilâ etti (hükmü altına aldı). Allah, gündüzü gece ile örter ve sür'atle gece gündüzü, gündüz de geceyi kovalar. Güneşi, ay'ı ve yıldızları, Allah, emrine bağlı kıldı. Dikkat ediniz ki, hem yaratmak, hem de emretmek O'na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah, ne kadar yücedir!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şüphesiz Rabbiniz o Allah’dır ki, gökleri ve yeri altı günde yaratmıştır. Sonra arşa yönelip, gündüzü kovalayan geceyi gündüze giydirendir. Güneşi, ayı ve yıldızları da emrine musahhar kılandır. Yaratmak da, emir de yalnızca O’nundur. O, bütün kusurlardan münezzehtir, bütün âlemlerin sahibidir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şüphesiz, Rabbiniz o Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı zaman devresi içinde yarattı, sonra kâinat üzerinde hükümrânlığını kurdu. O, geceyi, hemen arkasından kendisini kovalayan gündüze örter. Güneş, ay ve yıldızları da daima irâdesine boyun eğmiş durumda var etmiştir. Bilesiniz ki yaratmak da emretmek de O'na mahsustur. Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir![135]
[135] Yevm/gün ve istiva kavramları hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VII, 168-170.  
Besim Atalay
swap_vert close
Evet, sizin Tanrınız olan Allah, gökleri, yeri altı günde yarattı, o sonra arşı kapladı, birbirin kovalayan gündüzün üzerine, geceyi kapatır o, güneş, ay, yıldızlar Allahın buyrumuyla müsahhardırlar, yaratmak da, buyurmak da onun değil midir? Alemlerin sahibi Allah yücedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphesiz ki sizin Rabbiniz olan Allah, gökleri ve yeri altı aşamada yaratan, sonra da arş üzerinde istiva eden (yarattığı her şeyin kanununu koyarak evreni sınırsız kudret ve iktidarıyla hükmü altına alan)dır. Geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüzle bürüyüp örten, Güneş'i, Ay'ı ve yıldızları yasalarına boyun eğmiş olarak yaratan O'dur. Dikkat edin, yaratma da yarattıklarını koyduğu yasalara göre yönetme de yalnız O'na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!
Bkz. 13/2, 32/4, 36/38Burada “altı aşama”yı altı gün olarak yorumlayanlar olsa da göklerin ve yerin yaratılışı henüz tamamlanmadığı, dolaysıyla dünyanın ve güneşin olmadığı yerde gün olmayacağı için bu yorum doğru olamaz. Ayrıca Allah katındaki bir gün, bize göre bin yıl kadar olduğu için (Hac 22/47) bu ayetteki altı gün altı bin yıla tekabül eder ki bu da doğru olmaz.“Allah’ın arş üzerinde istiva etmesi” farklı şekillerde yorumlanmıştır. “İstiva” sözlükte yükselmek, kurulmak, istikrar etmek ve karar kılmak, “arş” ise hâkimiyet tahtı ve sınırsız kudret makamı anlamlarına gelmektedir. Allah’ın Arş’ı istiva etmesi mecazi olarak söylenmiştir. Anlatılmak istenen: şaşmayan kanunlarıyla varlık âlemini belli bir düzen ve disiplin içerisinde yaratarak, kudretiyle her şeye egemen olması demektir.  
Cemil Said
swap_vert close
Sizin rabbiniz semâvâtı ve arzı altı günde halk itdi sonra ’arşı yaratdı giceyi gündüz ile hitâme irdirir gündüzi de gice ta’kîb ider güneşi, kameri ve yıldızları yaratdı bunlar ânın emriyle bir takım kānûnlara tabidirler her şeyin yaradılması intizâmı âna ’âiddir. Allâh ’âlemlerin rabbi ve hâlikidir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan ve sonra arşa hükmeden, gündüzü durmadan kovalayan gece ile bürüyen; güneşi, ayı, yıldızları, hepsini buyruğuna baş eğdirerek var eden Allah'tır. Bilin ki yaratma da emir de O'nun hakkıdır. Alemlerin Rabbiolan Allah Yüce'dir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şüphesiz sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde (altı evrede) yaratan ve Arş’a[219] kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan Allah’tır. Dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı yücedir.
Arş, kudret ve hâkimiyet tahtı, sınırsız kudret makamı demektir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şüphesiz ki rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra arşa istivâ eden; geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten; güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah’tır. Bilesiniz ki, halk da emir de (yaratma ve yönetme) yalnız O’na aittir. Âlemlerin rabbi olan Allah yüceler yücesidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş'a istivâ eden, geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten; güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah'tır. Bilesiniz ki, yaratmak da emretmek de O'na mahsustur. Âlemlerin Rabbi Allah ne yücedir!  
 İstivâ: Lügatte, yükselmek ve karar kılmak demektir. Allah’ın bir sıfatı olarak, keyfiyeti bilinmeksizin Allah’ın Arşı istilâ etmesi demektir. Gökler ve yer yaratılmadan önce gün mefhumu olmadığı için bazı müfessirler âyette geçen altı günü altı vakit veya altı gün kadar bir zaman olarak tefsir ederler. Allah’a göre gün, an manasına geldiği gibi uzun devreler manasına da gelir. Hac sûresi’nin 47. âyetinde, Allah katında bizim sayımızca bin yıl süren bir günün var olduğu; Meâric sûresi’nin 4. âyetinde de bizim sayımızca elli bin yıl süren bir günün var olduğu ifade edilmektedir. Yani Allah katında gün itibarîdir. Farklı zaman birimlerini ifade etmektedir. İşte burada belirtilen gün, semâvât ve arzın oluşum devresi anlamındadır. Demek ki Allah kâinatı altı günde yani altı devirde yaratıp bugünkü duruma getirmiştir. Fussilet sûresi’nin 9-12. âyetlerinde bu husus daha teferruatlı anlatılmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Rabbiniz ALLAH, gökleri ve yeri altı günde yaratan ve sonra otoritesini kurandır. Geceyi, onu durmadan kovalayan gündüze bürüyüp örter. Güneş, ay ve yıldızlar O'nun yönetimine boyun eğmiştir. Yaratılış da, yönetim de O'na aittir. Evrenlerin Rabbi olan ALLAH ne uludur!
Altı günde yaratma olayı yaradılıştaki evrimi ve dört günde yaratıldığı belirtilen yeryüzünün yapısının göreli karmaşıklığını yansıtan mecazi bir birimdir. Bak 41:10.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şüphesiz Rabbiniz Allah, gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş üzerine hükümran oldu. O, geceyi durmadan onu kovalayan gündüze bürüyüp örter; güneş, ay ve yıldızlar emrine âmâdedir. İyi biliniz ki yaratma ve emir O'nundur. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Filvakı' rabbınız o Allahdır ki Gökleri ve Yeri altı gün içinde yarattı, sonra Ârş üzerine istiva buyurdu, geceyi gündüzü bürür, o onu kışkırtarak ta'kıb eyler, güneş ve ay ve bütün yıldızlar emrine müsahhar, bak halk onun, huküm onun, evet o rabbül'âlemin olan Allah ne ulu!..
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri (hikmetine binâen, bir anda yaratmak yerine, dünya günlerinden) altı gün (miktarına denk gelecek bir süre) de, (altı evrede) yaratan ve (yaratmış olduğu en büyük cisim olan) arşı hükmü altında tutan, geceyi, onu hiç durmadan kovalayan/sürekli seri bir şekilde takip eden gündüzün üzerine bürüyen, güneşi, ayı ve yıldızları, emrine boyun eğdirilmiş olarak yaratan Allah’tır. İyi bilin ki yaratmak ve idare etmek yalnızca O’na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah (’ın şanı) ne yücedir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Rabb'iniz; gökleri ve yeri altı günde¹ yaratan, sonra arş üstüne istiva eden;² geceyi, durmadan takip eden gündüze katan; Güneş'i, Ay'ı ve yıldızları emrine tabi kılan Allah'tır. Dikkat edin! Yaratmak da emretmek de yalnız O'na özgüdür. Âlemlerin Rabb'i olan Allah, Şanı Çok Yücedir.
1- Altı evrede, altı zaman diliminde, altı dönemde. 2- Evrenin yönetimini ve egemenliğini elinde bulunduran.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra (emri) arş üzerinde hükümrân olan Allah'dır. Kendisini durmayıb koğalayan gündüze geceyi O bürüyüb örter. Güneşi, ayı, yıldızları — hepsi de emrine râm olarak — (yaratan O). Haberin olsun ki yaratmak da, emretmek de Ona mahsus. Âlemlerin Rabbi olan Allah'ın şânı ne kadar yücedir!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Muhakkak ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan,(1) sonra arşa hükmeden, geceyi kendisini sür'atle taleb (ve ta'kib) eden gündüze örten Allah'dır. Hem güneşi, ayı ve yıldızları emrine boyun eğdirilmiş olarak (yaratan da O'dur)!(2) Dikkat edin! Yaratmak da emretmek de O'na mahsustur! Âlemlerin Rabbi olan Allah, ne yücedir!
(1)“Altı günde yerleri ve gökleri yarattık demek olan, hem belki bin ve elli bin sene gibi uzun zamandan ibâret olan eyyâm-ı Kur’âniye (Kur’ânî günler) ile insan dünyası ve hayvan âlemi altı günde yaşayacağına işâret eden hakīkat-i ulviyesine (yüksek hakīkatine) kanâat getirmek için, birer gün hükmünde olan her bir asırda, her bir senede, her bir günde, Fâtır-ı zü’l-Celâl’in halk ettiği (yarattığı)seyyâl (akıp giden) âlemleri, seyyar kâinâtları, geçici dünyaları nazar-ı şuhûda (görecek bakışlara)gösteriyoruz.” (Sözler, 14. Söz, 33)(2)“İnsana hakīkī ma‘bûd (ibâdete lâyık hakīkī Îlâh) olacak, yalnız herşeyin dizgini elinde, herşeyin hazînesi yanında, herşeyin yanında nâzır, her mekânda hâzır, mekândan münezzeh, aczden müberrâ(berî), kusurdan mukaddes, nakstan (noksanlıktan) muallâ (yüce) bir Kadîr-i zü’l-Celâl, bir Rahîm-i zü’l-Cemâl, bir Hakîm-i zü’l-Kemâl (sonsuz kudret, merhamet, hikmet sâhibi olan Allah) olabilir. Çünki nihâyetsiz hâcât-ı insâniyeyi (insanın ihtiyaçlarını) îfâ edecek (yerine getirecek), ancak nihâyetsiz bir kudret ve muhît (kuşatıcı) bir ilim sâhibi olabilir. Öyle ise, ma‘bûdiyete (ibâdet edilmeye) lâyık yalnız O’dur.” (Sözler, 23. Söz, 109)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz Rabbiniz o Allah’tır ki, gökleri ve yerküreyi (tüm evreni) altı evrede (aşamada) yaratmış ve arş (yaratmış olduğu varlık âlemi) üzerinde egemenlik kurmuştur. (Ayrıca) O, (yerküreyi kendi ekseni etrafında döndürerek) geceyi, durmadan gündüzün üzerine örter (gece ve gündüzü meydana getirir). Ve (işte böylece kendi sistemiyle birlikte) güneş, ay ve (uzayda bulunan bütün) yıldızları daima kendi iradesine boyun eğmiş durumda var etmiştir. İyi bilin ki, yaratmak da emretmek (evreni yönetmek) de yalnız O’na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir! *
(*) Kur’an’da evrenin yaratılışı anlatılırken 6 ( يوم)’’yevm’’yani süresi bilinmeyen 6 zaman, evre, aşama kast ediliyor. Çünkü o zaman ne kendi ekseni etrafında dönen dünyamız ne de güneş vardı. Bu nedenle söz konusu ayetlerdeki (يوم)’’yevm’’kelimesini, dünyanın kendi ekseni etrafındaki dönüşüyle meydane gelen 24 saatlik zaman dilimi olarak algılamak mümkün değildir. Yani evrenin yaratılış evreleriyle ilgili Kur‘an’da geçen (يوم ) ‘’yevm’’ kelimesi milyarlarca seneyi de ifade edebilir, bu nedenle burada altı yevm’den söz edilirken kesinlikle süresini bilemediğimiz 6 uzun evre anlaşılır! Mesela: (يوم الاخرة) ‘’yevmul ahire’’ahiret günü denildiği zaman 24 saatlik dünya günü mü? Hayır! Çünkü Ahiret günü, bu dünyanın ömrü tükendikten sonra yeniden başlayacak ve sonsuza kadar devam edecek olan zamandır. Bu zamanın başlangıcı, kıyamet dediğimiz dünya hayatının sonudur. İşte evren yaratılırken Kur’an’da kullanılan (يوم)‘’yevm’’kelimesi de süresi belli olmayan, evre, zaman ve aşamadır… Ayrıca Kur’an’da Allah katında bir gün 1000 yıl ve başka bir sûrede (Mearic) bir gün 50. 000 yıldan söz edildiğine göre, Allah katında gün zaman anlamına gelir ki, bu da milyarlarca yılı bile ifade edebilir. Demek ki, evrenin yaratılışı ile ilgili (يوم) ‘’yevm’’ kelimesi bizim bildiğimiz gün anlamında değildir. Hatta bir gezegen üzerindeki gün, diğer gezegen üzerindeki günden bile farklıdır. İşte bu nedenle Kur’an’a göre (يوم) yani zaman da izafidir. Kur’an buna, Einstein’ın İzafiyet Teorisinden asırlar önce işaret etmiştir… Not: Arş; varlık âlemi üzerindeki yüce Allah’ın yönetim ve hâkimiyeti demektir. İstiva ise, yaratmış olduğu varlık âlemini hâkimeyet ve idaresi altına almaktır. Yani Allah’ın Arş’ı istiva etmesi demek; şaşmayan kanunlarıyla varlık âlemini belli bir düzen ve disiplin içerisinde yaratarak, sünnetüllahı ile her şeye egemen olması demektir. Buna göre yüce Allah gökleri ve yerküreyi (kâinatı) yaratıyor ve arşa (yaratmış olduğu kâinatı yönetip idare etmeye) yöneliyor. Ayrıca ayette geçen’’yevm’’ kelimesi ile ilgili bir bilgi için aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. Not: Sözlükte (ثم) ‘’sümme’’ atıf edatı da gelebilir, bu nedenle bu vb. ayetlerde bulunan (ثم)’’sümme’’ harfinin sadece atıf edatı olarak değerlendirilmesi daha uygun görülmüştür. (ثم) ve (يوم) konusunda Aşağıdaki Arapça lügat ve tefsir mentinlerine bakılabilir. وليست هذه الأيام الستة من أيام الأرض وهي التي مجموع ليلها ونهارها أربع وعشرون ساعة، فإن هذه إنما وجدت بعد خلق هذه الأرض، فكيف يعدّ خلقها بأيام منها (تفسير المراغي) فنحن نرى أن الأيام الستة هي أدوار التكوين الذي قدره الله تعالى في خلقه، وهو الأعلم بخلقه بعد أن خلق الله السماوات والأرض في ستة أيام أي في ستة أدوار كونية، ذكر - سبحانه وتعالى - أنه يدير أمرها ويشرف على وجودها، ويسيرها في مدارجها(زهرة التفاسير) قال الشهاب: اليوم في اللغة مطلق الوقت، فإن أريد هذا، فالمعنى في ستة أوقات (محاسن التأويل – القاسمي) بعد ان تكونت المجرات والسموات والأرض والنجوم والكواكب أصبح عرش الله “أمره” عليها فقال :{ثم استوى على العرش} (الأعراف 54)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizin Rabbiniz, gökleri ye yeri altı günde yaratmış, sonrada hükümranlık tahtında her şeyi yönetiyor. Birbirini ısrarla takip eden geceyi gündüzle örtüyor, güneş, ay ve yıldızlar da O nun emri ile hareket ediyorlar. Yaratmak O’na ait değil mi? Âlemlerin Rabbi Allah, her şeyden yücedir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten sizin çalabınız olan O Allah’tır ki, yerleri, gökleri, altı günde yarattı, sonra da Egelik’de erk sürdü. gündüzü kendini sürekli kovalıyan gece ile örten de Odur. Güneş , ay, yıldızlar, hepsi de Onun buyruğuna baş eğerler. Bilesin ki yaratmak da, buyurmak da yalnız Ona vergidir. Bütün varlıkların çalabı olan Allah uludur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Rabbiniz öyle bir Allah/tır ki gökleri, yeri altı günde [²] yarattı. Sonra Arş üzere müstevi oldu [³]. O, birbirinin ardından çabuk çabuk gelmek üzere geceyi, gündüzü, birbiri ile örter. Güneşi, ay/ı, yıldızları da fermanına müsahhar olarak yaratmıştır [⁴]. Haberiniz olsun ki onun yaratması da vardır, buyurması da vardır. Âlemlerin Rabbi olan Allah pek şanlıdır.
[2] Gün, vakit veya miktar veya devre demektir.[3] Üstüva Allah'ın sıfatlarındandır. Nasıl olduğu malûmumuz değildir.[4] Yahut güneş, ay, yıldızlar fermanına müsahhardır.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Rabbiniz O Allah’tır ki, gökleri ve yeri altı evrede [eyyâm]¹⁷ yarattı sonra Arş’a yöneldi/hükmetti. O; geceyi, onu durmadan kovalayan gündüzün üzerine örter. Güneş, ay ve yıldızlar emrine amadedir. İyi bilin ki yaratma da emir de O’nundur. Âlemlerin Rabbi ne uludur![tebârek].
17 Arapçada gün olarak tercüme edilen “yevm” kelimesinin çoğulu eyyâm’dır, her uzunluktaki süre için kullanılır. Kozmik evreler, çağlar, çok uzun zamanlar için kullanıldığı gibi, en kısa zaman dilimi olarak bilinen “an” için de kullanılır. Genelde yirmi dört saatlik bir zaman dilimi için kullandığımız yevm/gün tabiri ise, kelimenin ifade ettiği veya çağrıştırdığı pek çok zaman dilimlerinden sadece biridir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şüphesiz Rabbiniz; gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra egemenlik tahtına kurulan, geceyi, durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyüp örten, güneş, ay ve yıldızlar emrine boyun eğmiş durumda yaratan Allah'tır. İyi biliniz ki yaratma ve emir O'nundur. Âlemlerin Rabbi olan Allah pek de yücedir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçek şu ki, sizin yegâne sahibiniz, efendiniz, yöneticiniz ve Rabb’iniz Allah’tır! Bütün gökleri ve sayısız nîmetlerle donatılmış yeryüzünü altı günde yaratan,fakat sonra bir kenara çekilip mahlukâtı kendi kaderiyle baş başa bırakmayan, aksine, gerek evreni idâre etmek, gerekse tüm hayata program belirlemek yetkisiyle kâinâtın mutlak hâkimi olarak egemenlik tahtı olan Arş’ta bulunan O’dur! Gündüzü, durmaksızın kendisini takip eden gece ile bürüyüp örten O’dur! Emrine ve koyduğu yasalara boyun eğen Güneş’i, Ay’ı ve diğer bütün yıldızlarıyaratan ve yönlendiren, yine O’dur! Dikkat edin, iyi dinleyin: Yaratma kudreti ve emretme yetkisi, yalnızca O’na aittir! Tüm varlıkların Efendisi olan Allah, ne yücedir! Öyleyse:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizin rabbiniz, Allah’tır ki; Yer’i ve Gökler’i altı günde / dönemde yarattı; sonra Gece’yi Gündüz’e bürüyen ve onu durmadan izleyen Arş’a istivâ etti / oturup kuruldu / hâkimiyet kurdu. O’nun emriyle görevlendirilmiş olarak Yıldızlar’ı da, Ay’ı da, Güneş’i de (yarattı). Dikkat edin! Yaratma ve Emr / Yönetme Yetkisi O’na aittir. Âlemler’in rabbi Allah ne mübarektir!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizin gerçek sahibiniz olan Allah, gökleri ve yeri altı zamanda yaratıp evreni dengesine oturtmuştur. Eğer gece ile gündüz habire birbirini izliyorsa, güneş, ay ve yıldızlar onun fermanına göre hareket ediyorsa bu, hep Allah'ın işidir. Tüm yaratıklar onundur ve onun fermanı ile hareket ederler. Tüm iyiliklerin kaynağı, evrenin sahibi olan Allah'tır...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şüphesiz ki Rabbiniz gökleri, yeri, altı günde yaratan, sonra yönetim merkezi olan arşından yarattıklarını yöneten, geceyi, gündüzü, güneşi, ayı, yıldızları koyduğu yasayla emrine boyun eğdirendir. Bilesiniz ki yaratmak, yarattıklarına yasa koymak, yasalarına uymalarını istemek, yasalarıyla yönetmek Allah’a aittir. Allah istediğini yaratacak güçtedir. Yarattığı hiçbir varlık Allah’a eşit olamaz, Allah’tan üstün olamaz. Onun için kim, kimler yaratmadıkları varlıklara kendi yasalarını koyarak, emretmeye, yönetmeye, yasalarına uymayanları cezalandırmaya kalkarsa, onlar kendilerine ilahlık payesi vermeye çalışan, azgınlar, şımarıklardır. Rabbin katında onların hiçbir değeri yoktur. Zamanı gelince Rabbin onları cezalandıracaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde [*] (dönemde) yaratan, sonra da [arş]a [istiva] eden, [*] geceyi durmadan kendisini takip eden gündüze bürüyüp örten, emrine boyun eğdirilmiş olarak güneşi, ayı ve yıldızları da (yaratan) Allah’tır. Dikkat edin! Yaratmak da emretmek de yalnızca O’na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!
Benzer mesajlar: Yûnus 10:3; Hûd 11:7; Furkân 25:59; Secde 32:4; Kâf 50:38; Hadîd 57:4.,[Arş]a [istivâ], Yüce Allah için kullanıldığında “O’nun mutlak otorite makamına kurulması, her şeyi düzenleyiciliğini elinde bulundurması” anlamlarını içermektedir. Ayetteki [el-‘arş/‘arş] kelimesi Yüce Allah’ın mutlak hükümranlık alanı anlamında 21 yerde geçmektedir. Bu kavramın Allah ile ilgili olduğunda hakikat anlamını elbette bilemeyiz. Benzer mesajlar: Yûnus 10:3; Ra‘d 13:2; Tâhâ 20:5; Furkân 25:59; Secde 32:4; Hadîd 57:4.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Muhakkak ki sizin Rabbiniz; gökleri ve yeri altı zaman diliminde¹ yaratan, sonra kâinatın (arşın) yönetimini hâkimiyeti altına alarak,² geceyi durmadan kendisini kovalayan gündüze bürüyen, (koyduğu kurallarla) güneşi, ayı ve tüm yıldızları emrine boyun eğdiren O Allah’tır. Şunu iyi bilin ki; yaratma da yürütme de Onundur. Âlemlerin Rabbi olan Allah’ın şânı, çok yücedir.
1 Yevm: Güneşin doğmasıyla batması arasındaki süre yani bir gün demektir. Fakat henüz yeryüzü ve güneşin bulunmadığı bir dönemde, gün düşünülemeyeceğinden, burada vakit anlamına kullanıldığı açıktır. Bunun miktarı ise bilinen günden daha kısa veya uzun olabilir. Allah’ın evreni altı zaman diliminde yaratması, bir hamlede yaratmaya gücünün yetmediğinden değil, böyle yapmayı kendi iradesine daha uygun gördüğündendir.2 İstiva etmek: Karar kılmak veya kararını bulmak, yüksek olmak, üstün olmak, hükmü altına almak anlamlarına gelir. Arş: Bir binanın veya yerin tavanı demektir. Arş, aynı zamanda meliklerin üzerinde oturdukları taht anlamında da kullanılır. Bundan kinâye olarak da mülk ve saltanat anlamlarına gelir. Arşı istivâ etmek ise: Yarattığı kâinatın her türlü idaresini hükmü altına alarak hükmünü ve saltanatını icraya başlamak demektir. (Özetle-Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
ŞÜPHESİZ, Allah’tır sizin Rabbiniz; gökleri ve yeri altı çağda yaratan; ve arşa, o sınırsız kudret ve iktidar makamına ⁴³ kurulan. Gündüze, kendisini ivedilikle kovalayan geceyi sarıp sarmalayan O; koyduğu yasalara boyun eğen güneşiyle, ayıyla, yıldızlarıyla her şey O’nun: bütün bir yaratılış ve tüm buyurma, yasama kudreti. Ne yücedir Allah, ne uludur âlemlerin Rabbi!
43 Burada, cümlenin başında gelen ve bir bağlaç olan sümme her zaman “sonra” ya da “bundan sonra” anlamına olaylar arası öncelik- sonralık belirten, zamanda sıralamaya delalet etmez; eş-zamanlı ya da paralel ifadeleri bağlamak için kullanıldığı hallerde çoğu zaman basit “ve” bağlacının işlevini görür: 2:29’da “ve göğe yöneldi...” ifadesinde olduğu gibi. ‘Arş terimine gelince (lafzen, “taht” veya “hüküm/iktidar makamı”) klasik ve modern, bütün Müslüman müfessirler ittifakla, sözcüğün Kur’an’da geçen bu mecazî kullanımının, Allah’ın, bütün yaratıkları üzerindeki mutlak hüküm ve iktidarını ifade ettiği görüşündedirler. Dikkate değer bir husus da şudur ki, Kur’an’da Allah’ın “kudret ve iktidar makamına” oturduğundan söz edilen yedi yerin hepsinde (7:54, 10:3, 13:2, 20:5 25:59, 32:4 ve 57:4) bu ifade Allah’ın âlemleri yaratmasına ilişkin bir açıklamayla bağlantılı olarak geçmektedir. -Genellikle “gün”, ama yukarıda “çağ” (aeon) olarak tercüme edilen yevm sözcüğü, Arapça’da, ister “çağ” (aeon) gibi son derece uzun, ister “an” gibi son derece kısa olsun, her türlü süreyi ya da zaman aralığını ifade etmekte kullanılır; yirmidört saatlik bir güne karşılık olarak kullanılması, onun pek çok çağrışımı içinden sadece biri durumundadır. (Bu konuda, bir karşılaştırma için bkz. sâ‘ah -lafzen, “saat”) kavramının açıklandığı 26. not.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şüphesiz Rabbiniz, gökleri ve yeri altı aşamada yaratmış, sonra yarattığı her şeyi emrine boyun eğdirip hükümranlığını kurmuştur. O’dur, sürekli kendisini takip eden gündüzü geceyle örten, güneşi, ayı ve yıldızları da emrine amade kılan. Dikkat edin, yaratma, idare ve emir yalnızca O’na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yüce bir bereket kaynağıdır. 32/4, 41/9...12, 57/4, 2/189, 6/96, 10/67, 17/12, 36/37...40, 18/26, 13/41, 39/4, 67/1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
KUŞKUSUZ sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı aşamada[¹¹⁹²] yaratan; ve sınırsız güç ve kudret makamına[¹¹⁹³] kurulan Allah’tır. O’dur gündüzü aralıksız kovalayan geceyle örten; güneşi, Ay’ı ve yıldızları emrine âmâde kılan O… Bakın, yalnız O’na aittir bütün yaratış ve mutlak emir: Âlemlerin Rabbi Allah en yüce, en ulvî bereket kaynağıdır.[¹¹⁹⁴]
[1192] Lafzen: “altı günde”. Nüzûl sürecinde bu ibarenin ilk geçtiği 50:38’in ilgili notuna bkz. [1193] ‘Arş için bkz: 20:5, not 4. [1194] Tebârake: Hem “eksilmeyip sabit kalan”, hem de “artıp çoğalan” anlamındaki el-berekeden türetilir. Yük devesinin sırtına verilen addır. Bereket, “özünde çok olan ve durduğu yerde artan kalıcı hayır” demektir. Diğer kipleri kullanılmayan tebârake fiili, teâlâ gibi yalnız Allah için kullanılır (Râğıb). Bu niteliğinden dolayı hem O’nun “sınırsız yüceliğine” hem de “bereket kaynağı oluşuna” delâlet eder. Fiilin yapısı gereği, bu bereket Allah’a nisbetle sürekli ve kesintisiz, kula nisbetle ameline bağlı olarak değişkendir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey insanlar) Şüphe yok ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan, sonra Arş üzerine hükümran olan, geceyi -kendisini durmadan kovalayan- gündüze bürüyüp örten, güneşi ayı ve yıldızları emrine amade kılan (boyun eğdiren) Allah'tır. Bilmeniz gerekir ki, yaratmak da, emretmek de sırf O'na mahsustur. Alemlerin Rabbi olan Allah’ın şanı ne kadar yücedir, (şanının, kudretinin ve yaratma gücünün azametine asla bir sınır yoktur.. gökte yerde ne varsa Onun yaratığıdır. Sakın O'ndan başkasına değil, sadece)
Osman Fırat
swap_vert close
Rabbiniz o Allah’tır ki; gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arşa istivâ etti. Geceyi, durmadan onu kovalayan gündüzün üzerine bürüyüp örter. Güneşi, ayı ve yıldızları buyruğuna boyun eğmiş vaziyette (yaratan O’dur). İyi bilin ki, yaratma ve emir O’nundur. İkaram sahibi olan Allah, alemlerin rabbidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak Rabbiniz o Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı gün içinde yarattı. Sonra Arş üzerine istiva buyurdu. Geceyi gündüze örtüverir, onu çabuk çabuk arar, takip eder, güneşi de, ayı da, yıldızları da emrine musahhar olarak yaratmıştır. İyi bilmelidir ki, yaratmak da, emir de ona mahsustur. Alemlerin Rabbi olan Allah Teâlâ pek muazzemdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Rabbiniz o Allah'tır ki gökleri ve yeri altı günde yarattı. Sonra da arşa istiva buyurdu. O Allah ki geceyi, durmadan onu kovalayan gündüze bürür. Güneş, ay ve bütün yıldızlar hep O'nun buyruğu ile hareket ederler. İyi bilesiniz ki yaratmak da, emretmek yetkisi de O'na mahsustur. Evet o Rabbülâlemin olan Allah ne yücedir! [10, 3; 11, 7; 25, 59; 71(tamamı) 36, 37-40] {KM, Tekvin 2, 2-3}
İstiva: Sözlükte istikrar etmek, yani karar kılmak, kurulmak, yükselmek gibi mânalara gelebilir. Arş ise hükümdarların oturdukları taht demektir. Selef-i Salihin böylesi müteşabih âyetleri tevil etmeksizin olduğu gibi kabul eder, yalnız Allahı mahlûklara benzetmekten, o kelimelerin kullar hakkında ifade ettiği noksan sıfatlardan tenzih ederler. Müteahhirun ise, avam benzetme tehlikesine düşmesin diye muhkem âyetlerin ışığında tevil edip hakimiyet, istîla, mülk anlamına alırlar. Bu âyet Allah’ın kâinattaki sınırsız icraatlarını gökleri ve yeri altı günde yaratmasını, Güneş’i, Ay’ı, yıldızları çekip çevirmesini anlatırken, kâinatı yönetmede O’nun rububiyet mertebesini, bir sultanın saltanat tahtında durup etrafa emirler yağdırmasını, böylece işleri düzenlemesini bu tarzda beyan buyurmuştur. Arşa çıkıp hükmetmek ekseriya bu mânada kullanılır. Müteahhir alimlerin bu izahları makbul olmakla beraber, selefin tutumu daha eslem bir yol sayılır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Rabbiniz o Allah'tır ki; gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arşa istiva etti (tahta kuruldu. O), geceyi, durmadan onu kovalayan gündüzün üzerine bürüyüp örter. Güneşi, ayı ve yıldızları buyruğuna boyun eğmiş vaziyette (yaratan O'dur). İyi bilin ki, yaratma ve emir O'nundur. Âlemlerin Rabbi Allah, ne uludur!
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Rabbiniz olan Allâh Te'âlâ gökleri ve yeri altı günde halk itdi. Sonra 'arş üzerine müstevlî oldı. Gice gündüzi örter ve bunlar birbirini sür'atle ta'kîb iderler. Güneş, ay ve yıldızlar onun emrine müsahhardırlar. Âgâh olun ki halkın ve emrin kâffesi Allâh Te'âlâ'nındır. Âlemlerin rabbi olmakla 'âlî ve yüksek oldı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizin Rabbiniz Allah’tır; gökleri ve yeri altı günde[1] yaratmış, sonra yönetime (arşa[2]) geçmiştir. O, gündüzü kendini sürekli kovalayan gece ile örter. Güneşi, ayı ve yıldızları da emrine boyun eğmiş olarak yaratmıştır. Bil ki yaratmak da emretmek[3] de O’nun işidir. Varlıkların Rabbi[4] olan Allah, pek yücedir.
[*] Burada sözü edilen gün, dünya günü olamaz. Çünkü göklerin ve yerin yaratılışı henüz tamamlanmamıştır. Allah katındaki bir gün, bize göre bin yıl kadar olduğu için (Hac 22/47) bu ayetteki altı gün altı bin yıla karşılık gelir. [*] إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ [*] Sahibi  
Şaban Piriş
swap_vert close
Şüphesiz Rabbiniz, gökleri ve yeri altı aşamada yaratmış, sonra arşı istiva etmiştir. Gece ile kendisini kovalayan gündüzü örter; Güneşi, ayı ve yıldızları da emrine boyun eğmiş olarak (yaratmıştır). Dikkat edin, yaratma, emir ve idare yalnızca O'naaittir. Alemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sizin Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratan,(10) sonra da Arş üzerine kurulan(11) Allah'tır. O, gecenin örtüsünü, onu peşi sıra kovalamakta olan gündüzün üstüne atar.(12) Güneşi, Ayı ve yıldızları da O emrine boyun eğmiş olarak yarattı. Bilin ki, herşeyin yaratılışı da, idaresi de Ona aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah'ın şanı ne yücedir!
(10) Göklerin ve yerin var olmadığı bir zamanda söz konusu olan “gün” kavramının, bugünkü dünyamızın yirmi dört saatlik günleriyle bir ilgisinin bulunmayacağı açıktır. Burada, göklerin ve yerin yaratılışındaki altı ayrı aşamaya işaret edilmektedir ki, bu konuda Fussılet Sûresinin (41) başlarında daha fazla bilgi gelecektir.(11) Bu deyim, bir hükümdarın tahtına yerleşerek egemenliğini icra etmesini ifade etmektedir. Kur’ân’da yer yer geçen buna benzer deyimler, Âl-i İmrân Sûresinin başında da geçtiği gibi, “müteşabihat” içinde yer alırlar ki, bunların “muhkem âyetler” adı verilen âyetlere göre anlamlandırılmaları gerekir. (Bk. 3:7 ve dipnotu.) Muhkem âyetler ise, Allah’ın hiçbir şeye benzemediğini, her türlü eksiklik ve kusurdan yüce olduğunu açıkça bildirmektedir. Bu bakımdan, âyetteki ifadenin, bizim dünyamızın cinsinden bir tahtı ve bizim bildiğimiz şekilde bir tahta çıkma işlemini anlatmadığı açıktır. Şu kadar var ki, Allah’ın sıfatlarını ve fiillerini anlayabilmemiz için, bizim elimizde ölçü teşkil edebilecek ve bir fikir verebilecek şeyler de, bizim dünyamıza ait kavramlar olacaktır; aksi takdirde biz hiçbir şey anlayamayız. Allah’ın herşeyi işittiğini biliriz; ama bu bizim işitmemiz gibi değildir. Allah’ın herşeyi gördüğünü biliriz; ama bu bizim görmemiz gibi değildir. Allah’ın Arşa kurulması da böyledir; Kur’ân bununla bize, Allah’ın bütün varlık âlemini kuşatan sınırsız egemenliğini anlatmaktadır. Tahtına kurulmuş bir hükümdar kendi ülkesinde nasıl saltanatını icra ederse, Allah da bütün göklerde ve yerde, bütün kâinatta, dünyada ve âhirette, görünen ve görünmeyen âlemlerde, herşeyi kuşatan sonsuz ilim, irade ve kudretiyle hükmünü icra etmektedir. Bununla beraber, Arş sözcüğünün sadece temsilî bir kavramdan ibaret olmadığı ve bir hakikatinin bulunduğu da dikkatten uzak tutulmamalıdır. İlk dönem bilginleri bu konuda yoruma girmez, “Kur’ân ve Hadiste geçen arş veya Allah’ın eli gibi sözcüklerin bir hakikati vardır; ancak bunların ne olduğunu bilemeyiz” derlerdi. Daha sonraki dönemlerde, Allah’ı diğer varlıklara benzeten ve Ona bizim anladığımız mânâda el, ayak, cisim gibi şeyler yakıştıran sapık akımların meydan bulması karşısında, halkın inançlarını sağlama almak isteyen bilginler ise, müteşabih âyetler konusunda tevil yolunu açmışlar, meselâ “arş” sözcüğünün egemenlik anlamına geldiğini söylemişlerdir. Bu da, hiç kuşkusuz, geçerli bir yorumdur; ancak, Kur’ân’ın anlatımındaki canlılığı yansıtamadığı da bir gerçektir.(12) Kur’ân bu âyetinde bize Dünyayı uzaydan seyrettirmekte ve Dünyanın bir tarafında geceyi kovalamakta olan gündüzün, başka bir tarafta da gece tarafından örtülüşünü göstermektedir. Gece ile gündüzü ayıran iki ayrı hat, Dünya döndükçe onun etrafını böylece birbirinin peşi sıra dolaşır, durur. Bu konuda 36:37’de ayrıntı gelecektir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Rabbiniz o Allah'tır ki, gökleri ve yeri altı günde yaratmış, sonra da arş üzerinde egemenlik kurmuştur. Geceyi gündüze bürüyüp örter. O bunu, bu da onu aralıksız ve titiz bir biçimde kovalar durur. Güneş, Ay, yıldızlar O'nun emrine boyun eğmiş. Gözünüzü açın; yaratış da O'nundur, emir veriş de/yaratış da O'nun içindir, emir veriş de. Âlemlerin Rabbi olan Allah çok yücedir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ çalabuñuz Tañrı oldur kim yarattı gökleri daħı yiri altı günler içinde andan iki üstün oldı 'arş üzere. örter giceyi gündüze ister anı ya'nį gice gündüzi tįz ive. daħı güneşi yarattı daħı ayı daħı ılduzları boyun virici olunmalarken buynıġına. iy anuñdur yaratmaķ daħı buyruķ! yüce oldı Tañrı 'ālemler çalabı’sı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ sizüñ Tañrıñuz ol Allāhdur ki yaratdı gökleri, daḫı yirleri altı gün‐de. Andan ṣoñra müstevlī oldı ‘arş üzere keyfiyyetsüz. Örter gice gündüzi,ister anı tizledüp. Güneş daḫı, ay daḫı musaḫḫarlardur anuñ buyruġı‐y‐la.Bilmiş oluñ ki anuñdur yaratmaḳ, daḫı buyruḳ. Yüceldi Tañrı Ta‘ālā ki‘ālemlerüñ ḫālıḳı, rāzıḳıdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən, Rəbbiniz göyləri və yeri altı gündə xəlq edən, sonra ərşi (və onun əhatə etdiyi hər şeyi) yaradıb hökmü altına alan, (bir-birini) sür’ətlə tə’qib edən gündüzü gecə ilə (gecəni də gündüzlə) örtüb bürüyən, günəşi, ayı və ulduzları əmrinə boyun əymiş halda yaradan Allahdır. Bilin ki, yaratmaq da, əmr etmək də Ona məxsusdur. Aləmlərin Rəbbi olan Allah nə qədər ucadır (nə qədər böyükdür)!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! your Lord is Allah Who created the heavens and the earth in six Days, then mounted He the Throne. He covereth the night with the day, which is in haste to follow it, and hath made the sun and the moon and the stars subservient by His command. His verily is all creation and commandment Blessed be Allah, the Lord of the Worlds!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Your Guardian-Lord is Allah, Who created the heavens and the earth(1031) in six days, and is firmly established on the throne(1032) (of authority): He draweth the night as a veil o´er the day, each seeking the other in rapid succession: He created the sun, the moon, and the stars, (all) governed by laws under His command. Is it not His to create and to govern? Blessed be Allah, the Cherisher and Sustainer of the worlds!
1031 A sublime verse, comparable to the Throne Verse, 2:255. The Creation in six Days is of course metaphorical. In 45:14, the "Days of Allah" refer not so much to time as to the growth in us of a spiritual sense, a sense of sin and a sense of Allah's Mercy. In 22:47 , we are told that a Day in the sight of Allah is like a thousand years of our reckoning, and in 70:4, the comparison is with 50,000 of our years. In the history of our material earth, we may reckon six great epochs of evolution. The significance of the figure six will be discussed in connection with 41:9-12, where the matter is referred to in more detail. 1032 Here, we are told of the creation of the Heavens and the Earth in six days. But lest we should be obsessed with the Jewish idea that Allah rested on the seventh day, we are told that the Creation was but a prelude to Allah's work: for His authority is exercised constantly by the laws which He establishes and enforces in all parts of His Creation. The beautiful imagery of night and day seeking out each other in rapid succession is still further enforced in the Arabic by the double accusative of the verb y yughshi, showing the mutual interactions of the day and the night, each covering the other in turn. The Heavenly bodies show an order which is evidence of His constant care and government. Not only that, but it is only He Who creates, maintains, and governs, and no one else. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنَّ
şüp-hesiz
رَبَّكُمُ
Rabbiniz
اللّٰهُ
Allah'
tır
الَّذ۪ي
O ki
خَلَقَ
yarattı
السَّمٰوَاتِ
gökleri
وَالْاَرْضَ
ve yeri
ف۪ي
içinde
سِتَّةِ
altı
اَيَّامٍ
gün
ثُمَّ
son-ra
اسْتَوٰى
hükümran oldu
عَلَى الْعَرْشِ
Arş'a
يُغْشِي
örtüyor
الَّيْلَ
geceyi
النَّهَارَ
gündüze ki
يَطْلُبُهُ
kendisini talep ediyor
حَث۪يثاًۙ
durmadan
وَالشَّمْسَ
ve Güneş'i
وَالْقَمَرَ
ve Ay'ı
وَالنُّجُومَ
ve yıldızları
مُسَخَّرَاتٍ
boyun eğdiril-mişler olarak
بِاَمْرِه۪ۜ
emrine
اَلَا
dikkat edin
لَهُ
O'na aittir
الْخَلْقُ
yaratmak
وَالْاَمْرُۜ
ve emret- mek
تَبَارَكَ
mübarektir
اللّٰهُ
Allah
رَبُّ
Rabbi
الْعَالَم۪ينَ
âlemlerin
Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (safhada) yaratan, sonra Arş'a hükümran olan, geceyi, durmadan kendisini takip eden gündüze (bürüyüp) örten, Güneş'i, Ay'ı ve yıldızları emrine amade olarak (yaratan) Allah'tır. Dikkat edin! Yaratmak da emretmek de O'na mahsustur. Âlemlerin Rabbi olan Allah odur ki mübarek (ve şanı yüce)dir.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
خَلَقَ
Fiil-I
خ ل ق
Yarattı
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سِتَّة
İsim
س ت ت
Altı
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اِسْتَوَى
Fiil-VIII
س و ي
Yöneldi, eşit oldu, hükümran oldu, yerleşti, istiva etti, olgunlaştı, kuruldu, dikildi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَرْش
İsim
ع ر ش
Çatı, Arş, taht, çardak
اَغْشَى
Fiil-IV
غ ش و
Örttü, kapladı, bürüdü, perdeledi
لَيْل
İsim
ل ي ل
Gece, geceleyin
نَهَار
İsim
ن ه ر
Gündüz
طَلَبَ
Fiil-I
ط ل ب
Talep etti
حَثِيث
İsim
ح ث ث
Durmadan
شَمْس
İsim
ش م س
Güneş
قَمَر
İsim
ق م ر
Ay
نَجْم
İsim
ن ج م
Yıldız
مُسَخَّرَات
Edilgen fiil-II
س خ ر
Boyun eğdirilmiş
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
اَلَٓا
Edat
اَلَٓا
Dikkat edin
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
خَلْق
İsim
خ ل ق
Yaratılış, yaratmak, halk, mahluk
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
تَبَارَكَ
Fiil-VI
ب ر ك
Mübarek (şanı yüce) oldu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
عَالَم۪ين
İsim
ع ل م
Âlemler