Bu kez öncekiler sonrakilere, “İşte gördünüz, sizin bizden bir farkınız yok.[¹¹⁸⁵] Öyleyse, kendi işledikleriniz yüzünden tadın azabı!” diyecekler.
[1185] Lafzen: “sizin bize karşı bir ayrıcalığınız”. Yukarıda verdiğimiz anlamın, bu bağlamda verilebilecek en isabetli anlam olduğu gözüküyor. Çünkü sonrakiler, kendilerinin izleyici olduğunu, asıl cezalandırılması gerekenin izleyenler değil izlenenler ya da kötülüğe öncülük edenler olduğunu düşünerek, savunmalarını bu mantık üzerine bina ediyorlar. Oysa onların hesap etmediği, böyle bir mazeretin geçerli olması durumunda şeytana kadar tüm nesillerin mazeret beyan edeceği gerçeğidir. Kaldı ki, izlenenler kötülüğe öncülük yaparak fıtrat sözleşmelerine ihanet etmişler, izleyenler ise onları körü körüne takip ederek irade ve akıl emanetine ihanet etmişlerdir. Sonuçta ikisi de ihanettir ve hainlerin cezası aynıdır.