close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul emera rabbî bilkist(i)(s) veekîmû vucûhekum ‘inde kulli mescidin ved’ûhu muḣlisîne lehu-ddîn(e)(c) kemâ bedeekum te’ûdûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Rabbim, adaletle hareket etmemi emretti bana ve her secde yerinde, her namazda yüzünüzü kıbleye döndürün, inancınızda, ibadetinizde halis olup ona bağlanarak kulluk edin nasıl sizi o yarattıysa, meydana getirdiyse gene öylece dönüp onun tapısına varacaksınız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "Rabbim (her konuda) adaletle davranmayı emretti. Her mescitte yüzlerinizi (ve gönüllerinizi) O’na çevirin ve dini Allah’a has kılarak (her hususta O’nun hükümlerini esas alarak ve O’nun rızasını amaçlayarak) Allah’a yalvarıp (dua edin). Ki ‘ilk başta sizi (hiç yoktan) yarattığı’ gibi (tekrar O’na) döneceksiniz."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: Benim Rabbim, yalnızca doğru olanın yapılmasını emretmiştir. Her secde edilecek yerde yüzlerinizi O'na yöneltin ve dini yalnız kendisine has kılarak, O'na yalvarın. Başlangıçta nasıl sizi yaratan oysa, döneceğiniz kimse de O'dur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Rabbim adâletli ve doğru olmayı, adâleti gerçekleştirerek, sosyal, siyasî, ekonomik ve idarî bir düzen kurmayı, sosyal adâleti, sosyal güvenliği temin etmeyi, refah payını artırarak toplumda dengeli dağıtmayı emretti. Her secde ettiğiniz, her ibadet ettiğiniz yerde, her mescitte, yüzünüzü, varlığınızı, benliğinizi Allah'a teslim edip, âdâbına riayet ederek dinin emirlerini açıkça yerine getirin, kendinizi Allah yoluna adayın, ibadet edin. Dininde, Allaha halisane samimi davranarak O'na kulluk, ibadet ve dua edin. Allah, sizi başlangıçta nasıl var edip dünyaya getirdi ise, aynı şekilde O'na döneceksiniz, huzuruna çıkacaksınız." de.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 2/139; 31/29.  
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak [2] O'na dua edin. Sizi ilk kez yarattığı gibi (O'na) dönersiniz.
2.Dini yalnız Allah`a has kılıp her türlü gösterişten uzak ve tam bir samimiyet ile.  
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Rabbim adaletle davranmayı emretti. Her mescid yanında (secde yerinde) yüzlerinizi (O'na) doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na dua edin. 'Başlangıçta sizi yarattığı' gibi döneceksiniz.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki, Rabbim adâleti emretti. Her secde yerinde (namazınızda) yüzünüzü kıble tarafına çevirin. Dinde Allah için ihlâslı kimseler olarak Allah'a ibadet edin. İlkin sizi o yarattığı gibi, yine ona döneceksiniz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Rabbim, adalet ile emreder. Her mescidin yanında yüzünüzü Allah’a yöneltin, dini O’na has kılarak O’na dua edin. O sizi ilk olarak yarattığı gibi, o model üzere O’na döneceksiniz.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Rabbim tevhidi emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çeviriniz ve dini yalnız Allah'a has kılarak, O'na yalvarınız. İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Tanrın adaletle buyurur, her secde yerinde, yüzünüzü doğrultun, dinde öz yürekten ona tapınız, sizi önce nice yaratmış ise, yine ona dönersiniz»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “Rabbim (yalnızca) doğru olanın yapılmasını emretmiştir. O halde kulluğunuzu göstermek üzere giriştiğiniz her işte bütünüyle O'na yönelin! Dini yalnız kendisine has kılarak (gönlünüze başka ilahlar getirmeden sadece) O'na dua edin! (Unutmayın ki,) ilk defa sizi yarattığı gibi (yeniden yaratacak ve) yine O'na döneceksiniz.”
Cemil Said
swap_vert close
Benim rabbin ’adâlet emr ider. Yüzlerinizi kıbleye tevcîh ile hâlisâne Allâh’a du’â iyleyiniz sizi yokdan var iylediği gibi kendine de ’avdet itdirir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Rabbim adaleti emretti; her secde yerinde yüzünüzü O'na doğrultun; dinde samimi olarak O'na yalvarın. Sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O’na) doğrultun. Dini Allah’a has kılarak O’na ibadet edin. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Rabbim adaleti emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O’na çevirin, kendisine içten bir inanç ve bağlılıkla O’na yalvarın! İlkin sizi yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Rabbim adaleti emretti. Her secde ettiğinizde yüzlerinizi O'na çevirin ve dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi (yine O'na) döneceksiniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
De ki: "Rabbim adaleti emreder. Her mescitte (ibadet yerinde) dini sadece O'na ait kılarak O'na yalvarın. Sizi ilk yarattığı gibi O'na döneceksiniz."
Bak 2:139; 39:2, 11, 14; 40:14, 65; 98:5.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescidde yüzünüzü O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Deki: Rabbım, Adl-ü insafı emretti, hem her mescidde yüzlerinizi doğru tutun ve ona, dini mahza onun için hâlıs kılarak, ıbadet edin, sizi iptida o yarattığı gibi yine ona döneceksiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
De ki: “Rabbim bana adaleti emretti. Her mescitte (namaz kılınması caiz olan her yerde, namaz kılacağınız zaman) yüzlerinizi (yönünüzü, kıbleye) çevirin. Dini yalnız Allah’a has kılarak (ve ihlâsla) kendisine (kulluk edip) yalvarın. (Unutmayın ki,) sizi ilk başta yarattığı gibi (ölümüzden sonra sizi yeniden yaratacak ve hesap vermek üzere, O’nun manevi huzuruna) döneceksiniz.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Rabb'im bana haktan yana olmayı emretti.” Her mescitte yüzlerinizi¹ O'na doğrultun ve dini yalnızca O'na has kılarak² dua edin. Sizi ilk yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz.
1- Bütün benliğinizi. 2- “Muhlisin olarak:” Arıtılmış kullar. Saf, berrak, arı-duru, samimi, erdemli hale getirilmiş olan kullar olarak. Şeytanların etki edemedikleri kullar olarak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Rabbim adaleti emretdi. Her secde yerinde yüzlerinizi (kıbleye) doğrultun. Ona — dînde ancak kendine (bağlı, gösterişden bayağı emellerden uzak haalis ve) muhlis (insan) lar olarak — ibâdet edin. ilkin sizi yaratdığı gibi yine (Ona) döneceksiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Rabbim adâleti emretti!” Hem her namaz vaktinde (ve secde yerlerinde)yüzlerinizi (ibâdete) çevirin ve dinde, (yalnız) O'nun (rızâsı) için, ihlâslı kimseler olarak O'na ibâdet edin! Sizi ilk önce (O) yarattığı gibi, (yine O'na) döneceksiniz.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) De ki: Rabbim yalnızca,(her işte ve her bakımdan doğru, dengeli ve) adaletli olmayı emretmiştir. Ve her secde (ibadet) edilecek yerde yüzlerinizi O’na yöneltin ve dini yalnız kendisine has kılarak, ona yalvarın. İlkin sizi yarattığı gibi (ahirette de sizi diriltip yine ona) döneceksiniz.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Rabbim adaleti ve her secde edeceğiniz zaman yüzünüzü O’na çevirip, yalnızca dini O’na has kılarak (öğrettiği gibi) O’na dua etmenizi emretti. İlk yaratıldığınız gibi (hesap gününde O’na) döndürüleceksiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Çalabın , tüzlüğü buyurdu. Her secde yerine varınca Ona yönelin. Allah’ın dinine bağlı olarak açık yürekle yalvarın. O sizi yarattığı gibi yine O sizi kendine döndürecektir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki «Rabbim insaf ile emretmiştir. Her secde yerinde [⁶] yüzünüzü Kâbe/ye doğrultun, buyurmuştur. Ona dini tahsis ederek ibadet edin. Nasıl sizi iptida peyda etmiş ise yine ona dönersiniz.
[6] Veya namaz vaktinde.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Yine) De ki: “Rabbim, hakkaniyeti/adaleti emretmiştir. Her secde yerinde yüzünüzü O’na doğrultunuz, dini yalnız kendisine has kılarak O’na dua ediniz/yalvarınız. İlkin sizi var ettiği gibi, yine O’na döneceksiniz.”⁹
9 Krş. Yûnus, 10/105  
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Rabbim adaleti emretti; her secde yerinde yüzünüzü O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na dua edin. Başlangıçta sizi yarattığı gibi (O'na) döneceksiniz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Müslüman! De ki: “Rabb’im, her türlü aşırılıktan kaçınmanızı, ölçülü ve dengeli davranarak adâleti yerine getirmenizi emretmiş ve sizden şunu istemiştir: Allah yolunda yapmanız gereken her işi, tam bir dikkat ve duyarlılık içinde yapın! Allah’ın dinine gönülden boyun eğme konumunda yaniher secde makamında, yüzünüzü yani her şeyinizle kendinizi Allah’ı razı etmeye doğru, kıble yönüne doğrultun! Namaz kılarken, özellikle de ibâdetin doruk noktaya ulaştığı secdeye varırken, tüm benliğinizle Rabb’inize yönelin! Tertemiz ve samimi bir inançla Allah’a yönelerek O’na dua edin! Kulluk ve ibadetinizi yalnızca O’nun için, O’nun emrettiği şekilde yapın ve tüm içtenliğinizle O’na el açıp yalvarın! Unutmayın ki, başlangıçta nasıl sizi O yarattıysa, yine sonunda O’na dönecek tüm yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: “Benim rabbim Tam Adalet’i emretti”. Her mescidde yüzlerinizi doğrultun! Din’i sadece O’na has kılan ihlâslı kişiler olarak O’na dua edin! Sizi ilk yarattığı gibi O’na tekrar dönersiniz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah bana doğruluğu emretti. Camilerde dua ederken Allah'a yüreğinizi verin, ondan bir şey isterken de bütün varlığınızla isteyin. Çünkü nasıl olsa sizi yoktan var edenin eline bakacaksınız " de.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Rabbim adaleti emretti. Her yerde her zaman Allah’ı hatırlayın! Allah’ın yasalarını her yasadan üstün tutun! İnsanı doğru yola götürecek olanın Allah’ın yasalarına göre yaşamak olduğunu bilin! Allah’ın yasalarına uyarken asla insanların yasalarına uymayın! Ne babalarınızın geçmişten getirdiği örfler, adetler, yasalar, ne siyasi liderlerin yasaları, ne de insanların meclislerinden çıkarılan yasalar, Allah’ın yasalarından üstün değildir. Allah’ın yasaları bütün yasalardan üstün, hepsinden daha adil daha gerçektir. Sakın Allah’ın yasalarına uyarken aynı zamanda insanların yasalarına uyarak yaşamınızı allak bullak etmeyin! Böyle yaparsanız şirke girersiniz. Onun için sadece Allah’ın yasalarına uyarak yaşayın ki; kimliğiniz, kişiliğiniz, hayatınız tertemiz olsun! Eğer Allah’ın yasalarıyla birlikte insanların yasalarına da uyarsanız, kimliğiniz, kişiliğiniz, hayatınız kirlenir. Yalancı, riyakâr, çıkarcı olup çıkarsınız. Unutmayın! Allah’tan başka size gerçek dost yoktur. Onun için Allah’ın kurallarına uyarak Allah’a yakın olun! Ne isteyecekseniz Allah’tan isteyin! İnsanlar size hiçbir şey veremez. Kısacık dünya hayatında yaşamınızı insanlara yalvararak geçirmeyin! Unutmayın! Sizi yaratan insanlar değil Allah’tır. Onun için eninde sonunda Allah’a döneceksiniz. Dünyadaki yaşamınızdan dolayı Allah’a hesap vereceksiniz. Başkalarına vereceğiniz hesaba göre değil, Allah’a vereceğiniz hesaba göre yaşayın! Çünkü gerçek hesap Allah katındaki hesaptır. İnsanların yasaları sadece insanların çıkarlarını korur. Bu yüzden adalet değil zulüm doğurur. Allah’ın hesabında asla zulüm yoktur.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Rabbim adaleti emretmiştir. Her secdede yüzlerinizi O’na yöneltin ve dini yalnız O’na (Allah’a) özgü kılarak O’na dua edin (yalvarın)! Başlangıçta sizi O yarattığı gibi (sonunda yine O’na) döneceksiniz.” [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:34; Enbiyâ 21:104; Neml 27:64; ‘Ankebût 29:19, 20; Rûm 30:11, 27; Burûc 85:13.  
Mehmet Türk
swap_vert close
29,30. Ve onlara: “Rabbim bana adaletli olmayı emretti. Her secde ettiğinizde¹ yüzlerinizi sadece Ona çevirin ve dini sadece Allah’a has kılarak yalvarın. İlkin O sizi nasıl yarattıysa sonunda; ya (Allah’ın) dosdoğru yola ilettiği bir topluluk olarak ya da; Allah’ı bırakıp da şeytanları dost edinmeleri ve kendilerinin doğru yolda olduklarını zannetmeleri sebebiyle sapkınlığı hak eden bir topluluk olarak, yine Ona öyle döneceksiniz.” de.²
1 Mescid kelimesi; “secde, secde zamanı ve secde edilen yer” anlamlarına geldiği için her üç anlamı birden anlamak, daha doğru olur.2 Yani Allahu Teâlâ siz insanları önce yaratıp Dünyaya getirdiği gibi yine öyle iade edecek. Ahirete gideceksiniz. Şüphe yok ki iade, yeniden yaratmadan daha kolaydır. Bir kere olanın yine olabileceğinde şüpheye mahal yoktur. Bunun için “tabiat yarattı hastalığına” tutulup da ahireti inkâr edenler, öncelikle tabiat kanunlarının başı bulunan, “olan yine olur” kanununu düşünmeli ve yaratmaya kâdir olan Allah’ın iadeye de kâdir olduğunu anlayarak sonra tekrar yaratılmaya da inanmalıdırlar. Binaenaleyh bilmelidir ki bu Dünyaya çırçıplak gelip az çok türlü türlü giyimler bulan insanların hepsi sonuçta bu Dünya elbisesinden soyunup yine geldikleri gibi çırılçıplak olarak dönüp gidecekler ve amellerinin cezasını bulacaklardır. Şunu hiç unutmamalıdır ki bu geliş-gidişte, tecelli eden bütün hüküm ve kudretin özellikle Allah’ın olduğunda asla şüphe yoktur. Analar, babalar, dostlar, efendiler, hâkimler, hükümdarlar, milletler, insanlar, cinler, hâsılı bütün mahlûkat bir araya gelseler kendi kendilerine bir ferdin ne yaratılmasına kadir olabilirler, ne de iadesine... “Ben de diriltir ve öldürürüm,” diyen nice Nemrutlar gelmiş geçmiştir ki bütün arzu ve iddialarına rağmen ne bir çocuk yapabilmiş, ne de kendisini öldürmeğe gelen hasmının canını alabilmiştir. Binâenaleyh başlangıç ve sonuca hâkim Allah olduğu için her gün her lâhza ister istemez o sona doğru yürümekte olan insan da dininde Allah için muhlis olmalı ve ancak Allah’a dua edip yalvarmalı ve ihlas ve samimiyetle Ona kul olmalıdır. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Benim Rabbim [yalnızca] doğru olanın yapılmasını emretmiştir; ve [O sizden] kulluğunuzu göstermek üzere giriştiğiniz her türlü eylemde bütün varlığınızı ortaya koymanızı ²¹ ve içten bir inançla yalnız ve sadece O’na bağlanarak Kendisine yalvarıp yakarmanızı [ister]. Başlangıçta nasıl sizi yaratan O’ysa, döneceğiniz kimse de O’dur:
21 Burada geçen vech [lafzen, “yüz”] terimi, çok defa, “bütün varlığımı ya da bütün varlığımla kendimi Allah’a teslim ettim” (3:20) anlamına gelen eslemtu vechiye lillâhi cümlesinde olduğu gibi, soyut anlamıyla, kişinin bütün varlığını, bütün dikkat ve duyarlığını dile getirmek için kullanılır (sucûd). Çoğunlukla secde edilen yer ya da zaman anlamına, (ism-i mekan/ism-i zaman kuruluşundaki) mescid sözcüğü, aşikardır ki, aşağıda 31. ayette olduğu gibi, bu anlam örgüsü içinde burada da, herhangi bir ibadet eylemini ifade etmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Benim Rabbim sadece doğru olanın yapılmasını emretmiştir. Her secde mahalline girdiğinizde bütün varlığınızla O’na yönelin ve dini O’na has kılarak yürekten O’na yalvarın. Nasıl ki sizi ilk O yarattıysa sonunda yine O’na döneceksiniz. 2/221, 10/25, 30/31, 39/17, 42/10, 22/73, 28/88, 39/3, 2/156, 26/50, 45/15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Benim Rabbim, sadece doğru olanın yapılmasını emretmiştir: O hâlde siz, Allah’a sadâkatinizi isbat için giriştiğiniz her eylemde bütün varlığınızla O’na yönelin[¹¹⁷⁶] ve dini yalnızca O’na has kılarak ta yürekten yalvarın. Başlangıçta sizi O yarattığı gibi, sonunda da yine O’na döneceksiniz.”
[1176] Mescidin üç anlamı vardır: İsm-i zaman, ism-i mekân, masdar-mîmî. Burada kelimenin mimli masdar vurgusunun bağlama uygun en münasip açılımı bize böyle göründü. Buradaki vech (yüz), Kur’an’ın bir çok yerinde “zatı, varlığı” anlamında kullanılır. Yüz insanın ‘logo’sudur. Buradaki vech ile En’âm 79’daki vech’in anlamı aynıdır: Kişinin bütün varlığıyla Allah’a yönelmesi. Âyette geçen mescid sadece “secde yeri/zamanı” anlamına gelmez. Bu kavramın anlam alanına, namaz ve tavaf gibi doğrudan ibadetlerle, düşünce üretimi ve içtihat gibi dolaylı ibadetlere varana dek ibadete dönüşebilen her şey girer (Menâr).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki: (Ey Ademoğulları) Rabbim adaleti (ifrat ile tefritten sakınmanızı haksızlık yapmamanızı, orta yolu takip etmenizi) emretti. Her secde yerinde (her namaz vaktinde) yüzünüzü O'na yöneltin, dini (ibadeti) sadece Allah'a has kılarak dua edip yalvarın! (Ondan başka ilah edinip de, onlara başvurmayın, onlardan şefaat ummayın) İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz! (Yaptığınız herşeyin hesabını vereceksiniz, ahirete iman edin, bu uyarıyı bir an olsun unutmayın)
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Rabbim doğru ölçülü olmayı emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O’na) doğrultun. Dini Allah’a has kılın. Sizi başlangıçta yarattığı gibi (yine O’na) döneceksiniz."
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Benim Rabbim adâletle emretmiştir. Ve her secde yerinde yüzlerinizi doğru tutunuz ve O'na dinde muhlis kimseler olarak ibadette bulununuz. Sizi iptidaen yarattığı gibi, yine O'na döneceksinizdir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Rabbim adalet ve itidali emretti. Her secdenizde, her namaz zamanında veya mekânında, yüzünüzü O'nun kıblesine yöneltiniz! İhlâsla, ibadetinizi yalnız O'nun rızası için yaparak Allah'a kulluk ediniz! Çünkü ilkin sizi O yarattığı gibi, dönüşünüz de yine O'na olacaktır. ” [2, 139; 31, 29]
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yüzlerinizi O'na doğrultun ve dini yalnız kendisine has kılarak O'na yalvarın (Allah'a hiçbir benzer, eş, ortak koşmadan, gönlünüze başka tanrılar getirmeden sırf Allah'a yönelerek O'na kulluk edin). İlkin sizi yarattığı gibi yine O'na döneceksiniz."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: "Rabbim 'adl ile emr itdi. Ve her mescidde yüzinizi kıbleye çevirin ve hâlis kalb ile Allâh'a 'ibâdet idin" buyurdı. İbtidâda sizi halk iylediği gibi yine ona 'avdet idersiniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Rabbim hakka uygun davranmamı emretmiştir. Her secde yerinde (mescitte) yüzünüzü doğrudan O’na çevirin[1], yalnız Allah’a boyun eğerek O’na dua edin. Sizi nasıl başlattıysa[2] dönüşünüz de öyle olacaktır.”
[1] Arap edebiyatıda, söze güç katmak için inşa cümlesi, bazen hebar cümlesi yerinde kullanılabilir. Ayetteki (وَأَقِيمُوا وُجُوهَكُمْ) emri (اقامة وجوهكم) takdirindedir. Bakınız Muhammed Saîd İsbir, Bilal Cüneydî, eş-Şâmil, Mu'cem fî ulûm'il-luğa ve Mustalahâtihâ, (inşâ) s. 212, İkinci baskı, Beyrut 1985.) [2] Adem ve Havva'yı nasıl yarattıysa insanların sonraki yaratılışları da aynı şekilde topraktan olacaktır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki:-Rabbim adaleti emretti. Her mescidde yönünüzü O'na doğrultun. Mutlak manada O'na itaat edenler olarak O'na dua edin. İlk defa sizi yarattığı gibi, yine O'na döneceksiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Rabbim bana adaleti(5) emretti. Her secde edişinizde yüzünüzü dosdoğru Ona yöneltin ve yalnız Onun rızasını gözeterek kulluk edin. Bundan önce sizi nasıl O yarattıysa, sonunda yine Ona döneceksiniz.
(5) Haksızlıklardan ve aşırılıklardan uzak olarak her konuda itidal ve istikamet üzere olmayı.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şunu da söyle: "Rabbim bana adaleti emretti. Her mescitte yüzlerinizi O'na doğrultun. Dini yalnız O'na özgüleyerek O'na yakarın. Tıpkı sizi ilk yarattığı gibi O'na döneceksiniz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit “buyurdı çalabum 'adlı yā tevhįdi. daħı ŧururuñ yüzlerüñüzi her bir namāz ķılacaķ yirde daħı ŧapuñ aña iħlāś eyleyicilerken aña dįni. nite kim öndin başladı sizi ya'nį yalıncaķ sünnetsüz dönersiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Buyurdı Çalabum ‘adl ile. Daḫı durġuruñuz yüzüñüzi her namāz ḳılduḳda, daḫı dilek dileñüz Tañrıdan iḫlāṣ bile aña dīni.Nite kim evvelde yaratdı sizi gine dönersiz aña.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “Rəbbim ədaləti əmr etdi. Hər səcdədə (namaz vaxtı) üzünüzü (bütlərə deyil, Ona tərəf və ya qibləyə) tutun. (Allah) dini yalnız Ona məxsus edərək ibadət edin. Sizi (yoxdan) yaratdığı kimi, yenə Onun hüzuruna qayıdacaqsınız!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: My Lord enjoineth justice. And set your faces, upright (toward Him) at every place of worship and call upon Him, making religion pure for Him (only). As He brought you into being, so return ye (unto Him).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "My Lord hath commanded justice; and that ye set your whole selves (to Him)(1010) at every time and place of prayer, and call upon Him, making your devotion sincere as in His sight: such as He created you(1011) in the beginning, so shall ye return."
1010 For wajh, see 2:112 and n. 114. Our devotion should be sincere, not as in other men's sight, but by presenting our whole selves, heart and soul, to Allah. Even so, it may not be enough; for the sight of our heart and soul may be faulty. We should call upon Allah to give us the light, by which our sincerity may commend itself to Him as true sincerity "as in His sight". 1011 Cf. 6:94. Our sincerity should be real sincerity, as in His sight, for when we return to Him, we shall be stripped of all pretence, even such self-deception as may satisfy us in this life (see also 29:65 and 31:32).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اَمَرَ
em-retti
رَبّ۪ي
Rabbim
بِالْقِسْطِ۠قف
adaleti
وَاَق۪يمُوا
ve doğrultun
وُجُوهَكُمْ
yüzlerinizi
عِنْدَ
yanında
كُلِّ
her
مَسْجِدٍ
mescidin
وَادْعُوهُ
ve O'na dua edin
مُخْلِص۪ينَ
has kılanlar
olarak
لَهُ
O'na
الدّ۪ينَۜ
dini
كَمَا
o şey gibi ki
بَدَاَكُمْ
sizi ilk yarattı
تَعُودُونَۜ
döneceksiniz
De ki: "Rabbim adaleti emretti. Her secde yerinde yüzlerinizi (O'na) doğrultun ve dini yalnız O'na has kıl(ıp O'na hiçbir şeyi şirk koşmay)arak O'na dua edin! (Çünkü) Sizi ilk yarattığı (günkü) gibi (tek başınıza yine) O'na döneceksiniz."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
قِسْط
İsim
ق س ط
Adalet
اَقَامَ
Fiil-IV
ق و م
İkâme etti, korudu, ayağa kaldırdı, doğrulttu, dosdoğru yaptı
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
مَسْجِد
İsim
س ج د
Mescid
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
مُخْلِص
Etken fiil-IV
خ ل ص
İhlasla bağlanan, has kılan
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
بَدَاَ
Fiil-I
ب د ا
İlk yarattı, ilk kez başladı, ilk defa başladı
عَادَ
Fiil-I
ع و د
Döndü