close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 28. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iżâ fe’alû fâhişeten kâlû vecednâ ‘aleyhâ âbâenâ va(A)llâhu emeranâ bihâ(k) kul inna(A)llâhe lâ ye/muru bilfahşâ-/(i)(s) etekûlûne ‘ala(A)llâhi mâ lâ ta’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlar, kötü bir iş yapınca babalarımız da derler, bu işi yaparlardı, öyle bulduk onları ve Allah emretti bunu bize. De ki: Allah kesin olarak kötülüğü emretmez. Allah'a, bilmediğiniz şeyi mi isnad ediyorsunuz?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(İnkârcılar ve münafıklar) Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Biz (atalarımızı) babalarımızı (ve büyük adamlarımızı) da böyle yaparken bulduk. (Atalarımız zamanında da kadınlar tesettürsüz dolaşırlardı!..) Zaten Allah’ın bize emri de bu doğrultudadır" derler. De ki: "(Hayır) Allah asla (çirkin ve hayâsız) kötülüğü emretmez. Allah’a karşı (gerçeğini) bilmediğiniz şeyleri (böyle cahil cesaretiyle) nasıl söylersiniz?"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunun içindir ki, iman etmezler ve ne zaman utanç verici bir iş işleseler, biz atalarımızı da bu işi yapar halde bulduk; hem, Allah emretmiştir bunu bize, derler hemen. De ki: “Bakın Allah, asla utanç ve tiksinti veren işleri emretmez. Yoksa siz bilmediğiniz bir şeyi mi Allah'a karşı iftirada bulunup, söylüyorsunuz?”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar gayrı meşrû ilişkiler içinde yaşarlarken; “Babalarımızı bu yolda, bu hayatı yaşarken gördük. Allah bize böyle bir düzeni yaşamamızı emretti." derler. Sen de: “Allah, meşrû olmayan, aklın mantığın kabul etmeyeceği bir düzeni yaşamayı, zinayı, haddi aşmayı, cimriliği, ahlâksızlığı emretmez, Allah adına, bilemeyeceğiniz şeyleri ne cesaretle söylüyorsunuz ?" de.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar bir hayasızlık yaptıklarında: "Biz babalarımızı bu işler üzere bulduk, Allah da bize böyle emretti" derler. De ki: "Allah kesinlikle hayasızlığı emretmez. Siz Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
28.Abdullah bin Abbas (r.a.) ve Mücahid`in bildirdiklerine göre cahiliye dönemi müşrikleri Ka`be`yi çıplak olarak tavaf eder ve: "Biz atalarımızı bu işler üzere bulduk, Allah da bize böyle emretti" derlerdi. Bu ayeti kerime de bununla ilgili olarak indirildi. Bazı rivayetlerde ise müşriklerin atalarından devraldıklarını ve Allah`ın kendilerine emrettiğini ileri sürdükleri işleri şirkle ilgili amelleriydi. Birtakım rivayetlerde ise müşriklerin, yaptıkları bütün kötü fiiller hakkında: "Biz babalarımızı bu işler üzere bulduk, Allah da bize böyle emretti" gerekçesini kullandıkları ve ayeti kerimenin de bu gerekçeye karşı indirildiği bildirilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar, 'çirkin bir hayasızlık' işlediklerinde: 'atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah bunu bize emretti' derler. De ki: 'Şüphesiz Allah, 'çirkin hayasızlıkları' emretmez. Bilmediğiniz bir şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir edebsizlik (şirk üzre ve çıplak olarak Beytullah'ı tavaf) ettikleri zaman: “-Atalarımızı böyle bulduk; bize, bunu Allah emretti” derler. Sen de ki, “- Allah edebsizliği emretmez. Bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üzerine mi atarsınız?”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O kâfirler bir günah ve fuhuş işlediklerinde: “Biz babalarımızı böyle gördük. Allah bize böyle emretti” derler. De ki: “Şüphesiz Allah, fahiş ve günah şeyleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri iftira ederek Allah’a mı isnad edeceksiniz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar bir kötülük işlediklerinde, “Babalarımızı bu kötülük üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretti” derler. De ki: “Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”
Besim Atalay
swap_vert close
Ne zaman bir fuhuş yaptıklarında: «Böyle bulduk bizler atalarımızı, böyle bize yapmamızı Allah emretti» demektedirler, diyesin ki: «Allah fuhşu emretmez, bilmediğiniz şeyi, Allaha mı atarsınız?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlar ne zaman utanç verici bir iş işleseler (fahşa): “Biz atalarımızı da bu işi yapar bulduk. Allah da bunu emretmiştir bize” derler. De ki: “Şüphesiz ki Allah asla utanç veren işleri emretmez. Siz, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”
Ayette utanç verici iş olarak çevirdiğimiz ‘fahşa’ kelimesi: zina, aşırılık, yüz kızartıcı, tiksindirici işler anlamına geldiği gibi yine hayasızca bir iş olan çıplak olarak Kabe’yi tavaf etmeyi de içerir. Cahiliye döneminde müşrik Araplardan erkekler Kabe’yi çıplak olarak tavaf eder, kadınlar da sadece avret yerlerini örterler ve “biz anamızdan doğduğumuz gibi bu ibadeti ifa ediyoruz, biz atalarımızdan böyle gördük, İçerisinde Allah’a isyan ettiğimiz elbiselerimizle tavaf etmeyiz” derlerdi. Burada yaptıklarının çirkinliğine işaret ediliyor.  
Cemil Said
swap_vert close
Fâhiş günâh işliyenler: "Bizim ecdâdımız da böyle yapdılar, Allâh öyle emr itdi" dirler. Ânlara di ki: "Allâh fâhiş günâh emr itmez, Allâh hakkında bilmediğinizi mi söyliyeceksimiz?
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlar bir fenalık yaptıkları zaman, "Babalarımızı bu yolda bulduk, Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: "Allah fenalığı emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'a karşı mı söylüyorsunuz?"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Çirkin bir iş işledikleri vakit, “Biz atalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti” derler. De ki: “Şüphesiz, Allah çirkin işleri emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah’ın üzerine mi atıyorsunuz?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar bir kötülük yaptıkları zaman “Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti” derler. De ki: “Allah kötülüğü emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: «Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti» derler. De ki: Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?
Edip Yüksel
swap_vert close
Herhangi bir kötü şey işledikleri zaman, "Atalarımızı böyle yapar bulduk; ALLAH da bize öyle emretti," derler. De ki: "ALLAH kötü bir şeyi emretmez. ALLAH hakkında nasıl olur da bilmediklerinizi söylersiniz?"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti." derler. De ki: "Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve bir edebsizlik yaptıkları zaman da atalarımızı böyle bulduk ve bize bunu Allah emretti derler, Allah, de, edebsizliği emretmez, bilmediğiniz şeyleri Allahın üzerine mi atıyorsunuz?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar (kâfirler,) bir kötülük (harâm bir iş) yaptıkları zaman, “Biz atalarımızdan böyle gördük, (üstelik) bunu bize emreden Allah’tır” derler. De ki: “Allah kötülüğü emretmez. Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar bir fuhuş¹ yaptıkları zaman, “Atalarımızdan böyle gördük ve Allah bize böyle emretti.” derler. De ki: “Allah fuhşu emretmez. Hakkında bilginiz olmayan şeyleri mi Allah'a yakıştırıyorsunuz?”
1- Aşırılık, kötü iş, utanç verici.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlar (o îman etmeyenler) bir hayaasızlık yapdıkları zaman «Biz atalarımızı da bunun üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretdi» dediler. (Onlara) söyle: «Allah hiç bir zaman kötülüğü emretmez. Bilmeyeceğiniz şeyleri Allahın üzerine mi (atıb) söylüyorsunuz»?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem (o müşrikler) çirkin bir iş yaptıkları zaman: “(Biz) babalarımızı bunun üzerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti” derler. De ki: “Şübhesiz Allah, çirkin işleri emretmez! Allah'a karşı (aslâ) bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlar (o inanmayanlar) ne zaman çirkin bir iş işleseler, (hemen) "Biz atalarımızı da bu iş üzerinde bulduk; demek ki bunu bize Allah emretmiştir" derler. (Resulüm!) De ki:’’ Şüphesiz: Allah çirkin işleri emretmez. Yoksa Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?" *
(*) …Putperestler, kendilerine atalarından kaldığı, kendi gelenekleri olduğu gerekçesine dayanarak işlediklerinin kötülük olduğunu kabul etmiyor; daha da ileri giderek “Allah da bize bunu emretti” diyorlardı. Aslında bu apaçık bir yalandı. Çünkü “Allah kötülüğü emretmez.” Şu halde gelenekleri körü körüne devam ettirmek yerine iyilerini kötülerinden ayırmak gerekir. Bunun ölçüsü de Allah’ın emrine yani O’nun kitabına, peygamberinin uygulamalarına ve Allah’ın insan varlığına doğuştan bahşettiği aklıselime uyup uymadığıdır. Âyet şöyle bir hakikate de ışık tutmaktadır: Geçmişte ve günümüzde nice insanların, İslâm’ın gerçekleri kendilerine ulaştığı halde, eski geleneksel inanç ve yaşayışlarında ısrar etmelerinin temel sebebi kör taklitçiliktir. Onlar, Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi, aslı gerçek olsa da zamanla bozularak gerçeklik ve geçerlilik değerini büyük ölçüde kaybetmiş ve hakiki bir din olmaktan ziyade gelenekler manzumesinden ibaret kalmış telakkilere dayanan inanç ve hayat tarzlarını, Allah’ın uygulanmasını emrettiği din zanneder, bunu savunurlar. Bu büyük yanılgının asıl sebebi ise, bilinçli ve objektif düşünmek yerine gelenek taassubuna saplanmaktır. Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar çirkin ve yasak bir şeyler yaptıklarında, “Biz atalarımızı böyle yaparken bulduk ve Allah da bize bu şekilde yapmamızı emretti” dediler. Deki “Allah kötülükleri emretmez. Bilmediğiniz şeyleri Allah adına mı söylüyorsunuz?”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar çirkin bir iş işlediler mi: "Biz atalarımızdan böyle gördük. Allah da bize böyle buyurdu" derler. De ki : "Gerçekten Allah böyle çirkin işleri buyurmaz. Yoksa siz bilmediklerinizi Allah’ın üstüne mi atıp duruyorsunuz?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar bir hayasızlıkta bulunurlarsa «— Babalarımızı böyle bulduk, Allah da onu bize emretmiştir» derler, onlara de ki «— Allah asla hayasızlığı emretmez. Siz Allah namına bilmediğiniz bir şey mi diyorsunuz».
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar her ne zaman utanç verici bir kötülük [fâhişeten] yapsalar; “Biz atalarımızı bunun üzerinde/bu işi yapar bulduk. Bunu bize Allah emretti” derler. (Ey Peygamber!) De ki: “Muhakkak ki Allah utanç verici kötü şeyleri emretmez. Allah’a bilmediğiniz şeyleri mi isnat ediyorsunuz?”
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar bir kötülük yaptıkları zaman, “Babalarımızı bu yolda bulduk, Allah da bize bunu emretti” derler. De ki: “Allah kötülüğü emretmez. Allah'a karşı bilmediğiniz şeyi mi söylüyorsunuz?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kâfirler ne zaman utanç verici bir iş yapsalar, sözgelimi Kâbe’yi çırılçıplak tavaf etmeye kalksalar, “Biz atalarımızdan böyle gördük; üstelik, bunu bize emreden Allah’tır!” derler. Ey Müslüman! Çıplaklığı medeniyet, utanmazlığı medenî cesaret sayan bu şaşkınlara de ki: “Hayır! Allah, böyle utanç verici çirkinlikleri asla emretmez! Zaten edep ve haya duygusu, her insanın yaratılışında vardır. Siz, Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz? O’nun emir ve hükümleri hakkında, nasıl böyle bilip bilmeden konuşabiliyorsunuz?”Peki, gerçekte nedir Allah’ın emrettiği?
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kötü / çirkin bir iş yaptıkları zaman: “Atalarımızı bunun üzerinde bulduk. Bunu bize Allah emretti” dediler. De ki: “ Allah Çirkin İşler’i emretmez. Bilmeyeceğiniz şeyleri Allah’a söylüyorsunuz, öyle mi?”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Nitekim inkarcıların, bir kabalık yapınca: " Biz atalarımızdan böyle gördük. Allah, böyle buyurmuş olmalı " demeleri bu dostluğun eseridir. De ki: " Allah insanlara kabalık emretmez. Bilmediğiniz şeyleri Allah'ın üstüne atmayın!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Unutmayın! Şeytana uyanlar kötülük yaptıkları zaman bahane olarak: “Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti!” derler. Böylece yaptıkları kötülüklerin kabahatini babalarına veya Allah’a atarlar. Onlara de ki: “Allah kötülüğü emretmez. Allah’a karşı bilmediğiniz şeyleri niye söylüyorsunuz?”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar bir çirkinlik yaptıkları zaman “Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti.” derler. [*]De ki: “Allah çirkinliği emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?”
Bu cümle taklidin yalancılık olduğunun delilidir. Benzer mesajlar: Bakara 2:170; Mâide 5:104; Yûnus 10:78; Hûd 11:53-54, 62, 87; Enbiyâ 21:52-53; Şu‘arâ 26:70-74; Lokmân 31:21; Sebe’ 34:43; Sâffât 37:69-74; Zuhruf 43:22, 23.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O (îmansızlar) bir edepsizlik yaptıklarında: “Biz babalarımızı bu yolda bulduk, Allah da bize böyle emretti.” derler. (Ey Muhammed!) onlara: “Allah asla kötülüğü emretmez. Allah’a karşı, bilemeyeceğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [bunun içindir ki] ne zaman utanç verici bir iş işleseler, “biz atalarımızı da bu işi yapar bulduk; hem, Allah emretmiştir bunu bize” derler hemen. De ki: “Bakın, Allah asla utanç ve tiksinti veren işleri emretmez. Siz, yoksa hakkında hiçbir şey bilmediğiniz bir şeyi mi Allah’a yakıştırıyorsunuz?”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar çirkin bir iş yaptıklarında – Biz atalarımızı böyle yaparken bulduk, bunu bize Allah emretti, derler. De ki: – Allah, çirkin işleri emretmez. Yoksa siz bilip bilmeden Allah adına mı konuşuyorsunuz? 2/170, 31/21, 43/22- 23, 6/148, 16/35- 62, 7/33, 10/17
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve ne zaman çirkin bir iş işleseler, (hemen) “Biz atalarımızı da bu iş üzerinde bulduk; demek ki[¹¹⁷⁵] bunu bize Allah emretmiş” derler. De ki: “Şu kesin: Allah çirkin bir şeyi emretmez. Yoksa Allah’a, hiç bilmediğiniz bir şeyi mi yakıştırıyorsunuz?”
[1175] Ve bağlacına bu bağlamda verilebilecek en uygun karşılık.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar (müşrikler) ise (anadan doğma tavaf yapmak gibi) bir hayasızlık yaptıklarında, "Biz, atalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti" derler. (Rablerine karşı böyle bir iftirada bulunmaktan çekinmezler, ey Muhammed) De ki: Allah, asla kötülüğü emretmez, siz bilmediğiniz bir şeyi (hiçbir deliliniz olmayan bir sözü, nasıl oluyor da) Allah’a isnad edebiliyorsunuz? (Rabbinizden hiç korkmuyor musunuz?)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar bir fahşa (aşırı kötü işler) yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allâh emretti. " dediler. De ki: "Allâh kötülüğü emretmez, Allah’a karşı bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlar bir yaramazlık yaptıkları zaman, «Biz babalarımızı da bunun üzerinde bulduk, ve Allah bununla bize emretmiştir,» derler. De ki: «Şüphe yok Allah Teâlâ fahiş şeyler ile emretmez. Siz bilmediğiniz şeyleri Allah Teâlâ'ya karşı söyler misiniz?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onlar çirkin bir iş yaptıklarında: “Babalarımızı bu yolda bulduk, esasen Allah böyle yapmamızı emretti. ” derler. De ki: “Allah Teâlâ kötü olan şeyi asla emretmez. Ne o, yoksa siz Allah'ın söylediğini bilmediğiniz birtakım sözleri O'na iftira ederek Allah'a mı mal ediyorsunuz? ”
Âyetin sonundaki bu istifham-ı inkârî üslûbu, onların ne büyük bir vebal yüklendiklerini, zarif bir tarzda anlatıyor. Şöyle ki: “Allah Teâlâ’nın herhangi bir şeyi emrettiği, kesin olarak bilinmiyorsa, O’nun hakkında “Allah falan şeyi emretti.” demek asla caiz olamaz. Durum bu iken, bir de Allah’ın emretmediğini bile bile “Allah bunu emretti.” demek, şiddetle reddedilmesi gereken çirkin bir iş, katmerli bir iftiradır” mânâsı kasdedilmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk, bunu bize Allah emretti." dediler. "Allah kötülüğü emretmez, de, Allah'a karşı bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Îmân itmeyenler bir büyük günâh işlediklerinde "Babalarımızı böyle bulduk ve Allâh bize böyle emr itdi" dirler. Onlara di ki: "Allâh böyle fenâ şeyleri emr itmez. Bilmediğiniz şeyleri Allâh'a isnâd mı idersiniz?
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir edepsizlik yaptılar mı “Atalarımızdan böyle gördük. Allah bizden böyle istemiştir.” derler. De ki “Allah çirkin davranışları emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyler mi söylüyorsunuz?”
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlar kötü bir iş yaptıkları zaman:-Atalarımızı böyle yaparken bulduk, Allah da bunu bize emretti, derler. De ki:-Allah, kötülüğü emretmez. Bilmediğiniz şeyi Allah'a mı atıyorsunuz?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar çirkin bir iş yaptıklarında, “Atalarımızdan gördük; bunu bize Allah emretti” derler. De ki: Allah hiçbir zaman çirkin şeyler emretmez. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bir iğrençlik yaptıklarında şöyle derler: "Atalarımızı bu hal üzere bulmuştuk. Yani Allah emretti bize bunu." De ki: "Allah, edepsizliği/iğrençliği emretmez. Allah hakkında, bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ķaçan [76b] işlediler zişt eyittiler “bulduķ anuñ üzere atalarumuzı daħı Tañrı buyurdı bize anı.” eyit: “bayıķ Tañrı buyurmaz zişt işi eydür misiz Tañrı üzere anı kim bilmezsiz?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ḳaçan kim bir yamanlıḳ işleseler eydürler: Bulduḳ anuñ üstine. DaḫıTañrı Ta‘ālā buyurdı bize anı. Eyit yā Muḥammed: Tañrı Ta‘ālā buyurmazyamanlıġı, eydür misiz Tañrı Ta‘ālā ḥaḳḳına bilmedügüñüz nesneyi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Şeytanla dost olanlar) ədəbsizlik (bütpərəstlik adəti üzrə Kə’bəni çılpaq təvaf) etdikləri zaman: “Atalarımızı belə gördük. Bunu bizə Allah əmr etmişdir”,- deyirlər. (Ya Peyğəmbərim!) De: “Allah ədəbsizlik (yaramaz işlər) əmr etməz. Allaha qarşı bilmədiyiniz şeyimi deyirsiniz?”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when they do some lewdness they say: We found our fathers doing it and Allah hath enjoined it on us. Say: Allah, verily, enjoineth not lewdness. Tell ye concerning Allah that which ye know not?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
When they do aught that is shameful, they say: "We found our fathers doing so"; and "(Allah) commanded us thus": Say: "Nay, Allah never commands what is shameful: do ye say of Allah what ye know not?"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذَا
ve o za-man ki
فَعَلُوا
onlar yaptılar
فَاحِشَةً
bir aşırılık
قَالُوا
dediler
وَجَدْنَا
bulduk
عَلَيْهَٓا
üzerinde
اٰبَٓاءَنَا
babala-rımızı
وَاللّٰهُ
ve Allah
اَمَرَنَا
bize emretti
بِهَاۜ
onu
قُلْ
de ki
اِنَّ
şüp-hesiz
اللّٰهَ
Allah
لَا يَاْمُرُ
emretmez
بِالْفَحْشَٓاءِۜ
aşırılığı
اَتَقُولُونَ
söylüyor musunuz
عَلَى اللّٰهِ
Allah hakkında
مَا
o şey-leri ki
لَا تَعْلَمُونَ
bilmiyorsunuz
Onlar bir aşırılık (ve kötülük) yaptıkları zaman, "biz babalarımızı bunun üzerinde bulduk. Allah da bize bunu emretti" derler. (Resulüm!) De ki: "Şüphesiz Allah, aşırılığı (ve kötülüğü) emretmez. Siz (şimdi iftira ederek) Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
فَعَلَ
Fiil-I
ف ع ل
Yaptı, muamele etti
فَاحِشَة
İsim
ف ح ش
Aşırılık, fuhuş, hayâsızlık, fuhşiyat
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اٰبَاء
İsim
ا ب و
Ataları, babaları
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
فَحْشَٓاء
İsim
ف ح ش
Fuhşiyat, aşırılık, hayâsızlık
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi