close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 21. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâsemehumâ innî lekumâ lemine-nnâsihîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve yemin ederek şüphe yok ki dedi, ben size öğüt verenlerdenim.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve (İblis üstelik): "Gerçekten ben size (iyilik maksatlı) öğüt verenlerdenim" diye (yalan yere) yemin de etmişti. (Maalesef açık-saçıklık şeytanın en etkili şehvet tahrikidir ve ahlâk tahribidir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onlara: “Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyen biriyim” diye de yemin etti.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Âdem ile eşine, yeminler ederek: “Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim" dedi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 20/120.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ayrıca: "Şüphesiz ki ben size öğüt verenlerdenim" diye onlara karşı yemin etti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve: 'Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim' diye yemin de etti.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de onlara: “-Muhakkak ki, ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim”, diye yemin etti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve onlara yemin etti ki: “Ben size samimiyetle öğüt verenlerdenim.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlara, “Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim” diye yemin etti.
Besim Atalay
swap_vert close
«Size öğüt veriyorum» diye ant içti
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bir de onlara: “Muhakkak ki, ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye yemin etti.
Cemil Said
swap_vert close
20, 21. Şeytân ânların ol vakte kadar görmedikleri çıplaklarını kendilerine his itdirecek ilkââtda bulundı. Ânlara "Allâh size bu ağacın meyvesini men’ itdi tâ ki iki melek olub da cennetde ilelebed yaşamıyasınız." didi ve kendisinin en iyi nasîhatci oldığına yemîn itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim" diye ikisine yemin etti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara, “Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye de yemin etti.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine yemin de etti: "Ben size öğüt veriyorum."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve her halde ben sizin hayrınızı istiyenlerdenim diye ikisine de yemin etti
Emrah Demiryent
swap_vert close
20-21. Derken şeytan, (Âdem ve Havvâ’nın cennet elbiseleri ile) örtülü olan avret yerlerini kendilerine göstermek (içinde bulundukları nimetlerden mahrum etmek) için, onlara (cennetin kapısından şöyle) fısıldadı: “Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya (cennette) ebedî kalanlardan olursunuz, diye yasakladı. Şüphesiz ben, sizin (iyiliğiniz) için öğüt verenlerdenim!” diyerek (yalan yere Allah adına) yemin etti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve ikisine: “Ben gerçekten ikinizin de iyiliğini istemekteyim.” diye yemin etti.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir de onlara: «Şübhesiz ki ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim» diye yemîn etdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve onlara: “Doğrusu ben size gerçekten (iyiliğiniz için) nasîhat edenlerdenim” diye de yemîn etti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de ardından, şüphesiz ben, (sizin iyiliğinizi isteyen ve bu bakımdan) size nasihat edenlerdenim!” diye yemin üstüne yemin etti.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ben size öğüt verenlerdenim” diyerek Âdem’e ve eşine yemin etmişti.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten ben her ikinizin de iyiliğini istiyorum." Diye and içti.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
20, 21. Şeytan ise gizli kalan avret yerlerini kendilerine göstermek için [⁵] onlara vesvese verdi. Dedi ki «— Rabbinizin bu ağacı yasak etmesi ancak sizlerin melek [⁶] olmamanız veya daim kalmamanız içindir [⁷]», «— Herhalde sizin hayrıhahlarınızdanım» diye onlara bir de yemin etti.
[5] O vakte kadar onlar avret yerlerini bilmezlerdi.[6] Veya padişah.[7] Asla ölmeyip Cennette ebedî kalmamanız için.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlara, “Elbette ben size öğüt verenlerdenim” diye de yemin etti.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Doğrusu ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye ikisine yemin etti.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve “Allah şahidimdir ki, bunu sırf sizin iyiliğiniz için yapıyorum!” diye onlara yemin etti.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir de “Ben, sizin için (iyilik isteyerek) Öğüt Verenler’denim” diye onlara yemin etti.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onlara yeminler etti: " ben sadece sizin iyiliğinizi istiyorum " dedi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim!” diye yemin etti.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
“Doğrusu ben sizin için öğüt verenlerdenim!” diye yemin etmişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
20,21. Bunun üzerine şeytan o ikisinin, kendilerine örtülmüş olan avret yerlerini meydana çıkarmak için¹ o ikisine² de vesvese³ verdi ve: “Rabbiniz size bu ağacı, sadece sizin birer melek olmamanız ya da ebedî yaşayanlardan olmamanız için yasakladı.” dedi ve: “Doğrusu ben, sizin iyiliğinizi istiyorum.” diye yemin etti.
1 Bu ifâdeden; Hz. Âdem’le Hz. Havva’nın cennette çıplak dolaşmadıkları ve avret yerlerini cennette kendilerinden başka insan olmadığı halde bile örttükleri açıkça anlaşılmaktadır. Bk. (Tâ Hâ: 118) Bir kısım tefsircilerin, Hıristiyanlık ve ilkellik kültürüyle, “Hz. Âdem ve Havvanın cennette çıplak olduklarını, ilkelliklerinden bunun farkında bile olmadıklarını” ifâde etmeleri nezaketsizliğin çok ötesine geçmektedir.2 Bu âyet; şeytanın önce Havva’yı kandırdığı, sonra onu kullanarak Hz. Âdem’i yoldan çıkarttığı kanaatini yalanlar. Doğrusu şeytan, ikisini birden kandırmıştır. 3 Vesvese: Fısıltı ve fiskos gibi gizli ses, hışırtı anlamına gelir. Buna göre vesvese: kalpte meydana gelen şüphe, tereddüt, kuruntu, nefsin veya şeytanın insanın gönlüne düşürdüğü hayırsız, düşünce ve duygular demektir. Vesvese kelimesi Kur’ân’da dört yerde geçmektedir. Fıkıh usulünde de vesvese kötü bir şey olarak kabul edilmiştir. Her şeyde tereddüt ve vesvese ile hareket edenin sözüne itibar edilmemiştir. Kur’ân ve sünnette vesvese tasvip edilmemiştir. Bilhassa vesvese ile ilgili bütün âyetlerde, vesvesenin şeytandan geldiğine işaret buyurulmuştur. Buna göre İslâm vesveseden sakınmayı istemiştir. Vesveseye kapılan insan, ibadetlerinde yanılır, çeşitli hatalara düşer ve haz almaz.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onlara: “Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyen biriyim” diye de and verdi.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve her ikisine de yemin ederek; Ben sizin, iyiliğiniz için öğüt veriyorum dedi. 14/22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve her ikisine yeminler etti: “İnanın ki ben, ikiniz için de kesinlikle samimi duygular besleyen biriyim.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlara: "(inanınız ki) Ben gerçekten sizin hayrınıza, öğüt verenlerdenim" diyerek yemin etmekten de çekinmedi.
Osman Fırat
swap_vert close
"Şüphesiz ben size nasihat verenlerdenim" diye de onlara kasem etti.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlara, «Ben muhakkak sizin için elbette hayırhâh olanlardanım.» diye yemin etti.
Suat Yıldırım
swap_vert close
20, 21. Fakat şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: “Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önlemektir” diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti. [20, 120]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve onlara: "Ben sizin içün nâsihlerdenim" diye yemîn iyledi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara yemin etti: “Ben ikinizin de iyiliğini istiyorum.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Ben sizin, iyiliğinizi isteyen, size öğüt verenlerdenim, diye onlara yemin etti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sonra da “Ben sizin iyiliğiniz için öğüt veriyorum” diye yemin etti.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve onlara, "-Ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı and içdi ol ikiye “bayıķ ben siz ikiye eyü dileyicilerdenven.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı and içdi ikisine ki ben size ögüt viricilerden‐men.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həm də onlara: “Mən, əlbəttə, sizin xeyirxah məsləhətçilərinizdənəm”,- deyə and içdi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And he swore unto them (saying): Lo! I am a sincere adviser unto you.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And he swore to them both, that he was their sincere adviser.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَاسَمَـهُمَٓا
ve ikisine yemin etti
اِنّ۪ي
gerçek-ten ben
لَكُمَا
ikinize
لَمِنَ النَّاصِح۪ينَۙ
gerçekten nasihat edenlerdenim
Ve onlara, "ben gerçekten size (iyiliğiniz için) nasihat edenlerdenim" diye yemin etti.
قَاسَمَ
Fiil-III
ق س م
Yemin etti
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَكُمَا
Zamir
لَكُمَا
İkiniz için, sizin için, size
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
نَاصِح
Etken fiil
ن ص ح
Nasihat eden