close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 20. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fevesvese lehumâ-şşeytânu liyubdiye lehumâ mâ vûriye ‘anhumâ min sev-âtihimâ vekâle mâ nehâkumâ rabbukumâ ‘an hâżihi-şşecerati illâ en tekûnâ melekeyni ev tekûnâ mine-lḣâlidîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şeytan, onlara gizli kalmış olan avret yerlerini belirtip göstermek için ikisini de vesveselendirdi ve bu ağacın meyvesini yerseniz mutlaka iki melek haline gelir, yahut da ebedi ömre kavuşursunuz, onun için Rabbiniz sizi nehyetti dedi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Şeytan kendilerinden örtünüp gizlenmesi (gereken) çirkin-edep yerlerini (avret mahallerini) açığa çıkarmak (böylece cinsi tahrikle şehvet tuzağına kaptırmak) için onlara vesvese verip (akıllarını çeldi) ve dedi ki: "Rabbinizin size bu (şehvet) şecerini (iştah kabartıcı ağacın meyvesini) yasaklaması, sadece, sizin iki melek (veya yetkili melik, sultan ve hükümdar) olmamanız, ya da cennette ebedi kalmamanız içindir." (Oysa cennetlerde ebedi sultan olmak çok güzeldir ve tam da size göredir!..)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Derken şeytan harekete geçip, örtülmüş olan utanç yerlerini kendilerine göstermek için ikisine birden fısıldayarak: “Rabbiniz sizi bu ağaçtan ancak, melek olmanız veya burada ebedi olarak kalanlardan olmamanız için yasaklamıştır” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Şeytan, Âdem ile eşini kıskanıp, ilahi ilmin hikmetin gereği onlara yasaklanan bitkinin mahsulünden yemeyi fısıldayarak câzip gösterdi. Karşılıklı olarak farkında olmadıkları, kendilerini ayıplatacak fiillerini akıllarına düşürmek ve edep yerlerini açtırmak istiyordu. Ve: “Yaratan, yaşama kabiliyeti, gücü ve varlıklara işleyiş düzeni veren koruyan kontrol eden Rabbiniz, size bu bitkiyi, bunu dillendirmeyi sırf gözde melekler olursunuz veya ebedî hayat ile yaşayanlar haline gelirsiniz, diye yasakladı" dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şeytan o ikisinin bedenlerinden gizlenmiş olan ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve: Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi sırf melek yahut sonsuz hayat süreceklerden olmamanız içindir dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Şeytan, kendilerinden 'örtülüp gizlenen çirkin yerlerini' açığa çıkarmak için onlara vesvese verdi ve dedi ki: 'Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması, yalnızca, sizin iki melek olmamanız veya ebedi yaşayanlardan kılınmamanız içindir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet Şeytan, onların örtülü avret yerleri kendilerine açılmak için, onlara vesvese verip şöyle dedi: “-Rabbiniz size bu ağacı, iki melek olacağınız, yahut devamlı (cennette) kalıcılardan bulunacağınız için yasak etti.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Şeytan, avretlerinden örtülü olan kısmı (farkına varmadıkları durumu) onlara göstermek için, onlara fısıldamaya başladı. Ve dedi ki: “Rabbiniz bu ağaçtan yemenizi, ancak iki melek veya ebedî kalıcılardan olmayasınız, diye yasak etti.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Derken şeytan, birbirine kapalı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve “Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakladı” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Hemen iblis onları — örtülmüş bulunan, ut yerlerini açmak için— işkillendirip: «Sizler iki melek, ya da sonsuz olmamanızçin, Tanrınız size bu ağacı yasaklamıştır» dedi onlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine, şeytan, (o ana kadar) birbirlerine kapalı olan mahrem yerlerini açıp kendilerine göstermek amacıyla onlara (şöyle) fısıldadı: “Rabbinizin sizi bu ağaçtan uzak tutması, yalnızca, siz ikiniz melekler (gibi) olmayasınız ya da sonsuza kadar yaşayamayasınız diyedir.”
Cemil Said
swap_vert close
20, 21. Şeytân ânların ol vakte kadar görmedikleri çıplaklarını kendilerine his itdirecek ilkââtda bulundı. Ânlara "Allâh size bu ağacın meyvesini men’ itdi tâ ki iki melek olub da cennetde ilelebed yaşamıyasınız." didi ve kendisinin en iyi nasîhatci oldığına yemîn itdi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Şeytan, ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi melek olmanız veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedî kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Derken şeytan, kapalı olan avret yerlerini birbirine göstermek için onlara fısıldayıp kafalarını karıştırdı ve “Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî yaşayanlardan olursunuz diye yasakladı” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Derken şeytan, birbirine kapalı ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi ve: Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakladı, dedi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan bedenlerini ortaya çıkarmak için onlara fısıldadı: "Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesinin sebebi, ikinizin birer melek veya birer ebedi varlık olmamanız içindir," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Derken onların, kendilerinden gizli kalan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek ya da ebedî kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men etti." dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken Şeytan bunlara kendilerinden örtülmüş olan çirkin yerlerini açmak için ikisine de vesvese verdi, ve sizi rabbınız başka bir şey için değil, sırf Melek olacağınız yâhud ebediyyen kalanlardan olacağınız için bu ağaçtan nehyetti dedi
Emrah Demiryent
swap_vert close
20-21. Derken şeytan, (Âdem ve Havvâ’nın cennet elbiseleri ile) örtülü olan avret yerlerini kendilerine göstermek (içinde bulundukları nimetlerden mahrum etmek) için, onlara (cennetin kapısından şöyle) fısıldadı: “Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya (cennette) ebedî kalanlardan olursunuz, diye yasakladı. Şüphesiz ben, sizin (iyiliğiniz) için öğüt verenlerdenim!” diyerek (yalan yere Allah adına) yemin etti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Derken şeytan, kötülüklerini¹ kendilerine göstermek için onlara fısıldadı. Rabb'iniz size bu ağacı melek/melik olmayasınız veya ölümsüz olmayasınız diye yasakladı.” dedi.
1- “Avret yerlerinin açığa çıkması”; “Kendilerinden gizlenmiş çirkin yerlerinin kendilerine gösterilmesi” şeklinde verilen gülünç anlamlar İsrailiyat'tan yapılan alıntılardır. İnsanın yaratılışında, “bizatihi” çirkin olarak yaratılmış bir organı yoktur. Bu nedenle güya çirkin olan ve daha önce farkında olmadıkları cinsel organlarının kendilerine gösterilmesi çeklinde verilen anlamlar doğru değildir. Ayette geçen “sev'âte” sözcüğü “sue” sözcüğünden türemiştir. “Sue”, kötü iş, söz ve durum demektir. Dolayısıyla “kötülüklerin gösterilmesi, avret yerlerinin açığa çıkarılması” değil; insanın fıtratında bulunan “hasenenin” (iyiliğin) karşıtı olan “kötülük” egosunun harekete geçmesi, açığa çıkması, mal edinme ve biriktirme hırsı demektir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derken şeytan, onlardan gizli bırakılmış o çirkin yerlerini kendilerine açıklamak (göstermek) için ikisine de vesvese verdi: «Rabbiniz size bu ağacı başka bir şey için değil, ancak iki melek olacağınız, yahud (ölümden âzâde ve) ebedî kalıcılardan bulunacağınız için (ya'ni böyle olmayasınız diye) yasak etdi» dedi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Derken şeytan, (o ikisini, netîcelerinden biri de) onlardan örtülmüş avret yerlerini kendilerine göstermek (olan hatâya sevk etmek) için, onlara vesvese verdi ve: “Rabbiniz, ancak melek olmayasınız veya (Cennette) ebedî kalıcılardan olmayasınız diye sizi bu ağaçtan men' etti” dedi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Derken şeytan, onların kendilerinden gizli kalan kötülüklerini (Allah’ın yasak emrine karşı zaaf ve noksanlıklarını) kendilerine göstermek (ve dolayısıyla onları da kendisi gibi saygınsızlaştırıp bulundukları yerden çıkartmak) amacıyla onlara vesvese verdi ve dedi ki Rabbiniz sizi bu ağaçtan ancak, melek (gibi) olmayasınız ya da (uzun süre) kalanlardan olmayasınız diye yasaklamıştır.*
(*) Bir görüşe göre burada (سوءاتهما)’’min sev-âtihimâ ’’ yani gizli kalan avret yerlerini kendilerine göstermesi için…) şeklindeki ifade kinaye olup onları saygınsızlaştırmak, Allah’ın emrine karşı zaaf ve noksanlıklarını kendilerine göstermek ve bulundukları güzel ortamdan/dünya üzerindeki has bahçeden atmak, demektir. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. Ayrıca eğer bu cennet ahiretteki ebedi cennet olsaydı, (إِلاَّ أَن تَكُونَا مَلَكَيْنِ أَوْ تَكُونَا مِنَ الْخَالِدِينَ) şeklindeki son cümle kullanılmazdı, demek ki bu cennet geçici bir dünya cenneti/bahçesi idi. Yani ahiretteki ebedi cennet değildi. Ayrıca şeytanın kadın ve kocasının avret yerlerini birbirlerine göstermesinin ne anlamı var? Yoksa eşler birbirlerinin avret yerlerini görmüyorlar mı? Demek ki ‘’sev’at’’ ifadesi kinayedir. Şeytan onları da kendisi gibi saygınsızlaştırmak, kendilerine verilen emre muhalefet etmek ve bulundukları yerden çıkartmak istemiştır. (الله اعلم) أما قوله تعالى: {لِيُبْدِيَ لَهُمَا } في هذا اللام قولان: أحدهما: أنه لام العاقبة كما في قوله: { فَٱلْتَقَطَهُ ءالُ فِرْعَوْنَ لِيَكُونَ لَهُمْ عَدُوّاً وَحَزَناً } [القصص: 8] وذلك لأن الشيطان لم يقصد بالوسوسة ظهور عورتهما، ولم يعلم أنهما إن أكلا من الشجرة بدت عوراتهما، وإنما كان قصده أن يحملهما على المعصية فقط. الثاني: لا يبعد أيضاً أن يقال: إنه لام الغرض ثم فيه وجهان: أحدهما: أن يجعل بدو العورة كناية عن سقوط الحرمة وزوال الجاه، والمعنى: أن غرضه من إلقاء تلك الوسوسة إلى آدم زوال حرمته وذهاب منصبه. ( مفاتح الغيب التفسير الكبير - تفسير الألوسي - تفسير الوسيط ) - معنى سوأة في معجم المعاني الجامع : كلُّ عمل وأمر شَائن)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şeytan ikisinin gizlenmiş olan zaaflarını ortaya çıkarmak için, onlara vesvese (fısıldadı) verdi ve dedi ki “Rabbinizin bu ağacı ikinize yasaklamasının nedeni, sizin iki melek veya ölümsüzlerden olmamanız içindir.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Derken Şeytan ut yerlerini açmaları için onları dürttü. Hem de şunu dedi: "Çalabınız size bu ağacı yasak etti. Çünkü sizin melek olmanızı, ya da ölümsüz kalmanızı istemiyor.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
20, 21. Şeytan ise gizli kalan avret yerlerini kendilerine göstermek için [⁵] onlara vesvese verdi. Dedi ki «— Rabbinizin bu ağacı yasak etmesi ancak sizlerin melek [⁶] olmamanız veya daim kalmamanız içindir [⁷]», «— Herhalde sizin hayrıhahlarınızdanım» diye onlara bir de yemin etti.
[5] O vakte kadar onlar avret yerlerini bilmezlerdi.[6] Veya padişah.[7] Asla ölmeyip Cennette ebedî kalmamanız için.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şeytan onların kendilerinden gizlenmiş olan çirkin/ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara, “Rabbiniz size şu ağaca yaklaşmanızı sırf siz iki melek veya ölümsüzlerden olmayasınız diye yasakladı” diyerek vesvese verdi⁶.
6 Krş. Tâhâ, 20/120  
Kadri Çelik
swap_vert close
Şeytan, kendilerinden örtülmüş olan ayıp yerlerini kendilerine göstermek için onlara vesvese verdi: “Rabbinizin sizi bu ağaçtan menetmesi iki melek olmanızı veya burada temelli kalmanızı önlemek içindir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken şeytan, birbirlerine kapalı olan mahrem yerlerini açıp kendilerine göstermek ve böylece şehvet duygularını kamçılayıp onları isyana sürüklemek için her ikisine fısıldayarak dedi ki: “Rabb’inizin size bu ağacı yasaklamasının tek sebebi, birer melek olacağınızdan yahut sonsuz hayata kavuşacağınızdan endişe duymasıdır.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Şeytan, örtülü olan avret yerlerini onlara açmak (göstermek) için ikisine de gizlice fısıldadı: “İkiniz ancak iki melek (melik) olursunuz veya Sürekli Kalacaklar’dan olursunuz diye rabbiniz sizi bu Ağaç’tan nehy etti / men’ etti” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Derken şeytan onların aklını çeldi. Kendilerine henüz farkında olmadıkları ayıp yerlerini göstermek istedi ve: " Sahib'iniz size bu ağacı yasakladı ama, yerseniz hem melek, hem de ölümsüz olacaksınız " dedi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Şeytan onlara yaklaştı. İçindeki kötülük, şımarıklık, azgınlık, kıskançlık duygularını kabarttı. Onlara dedi ki; “Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî kalanlardan olursunuz diye yasakladı!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(O sırada) şeytan, birbirine kapalı edep yerlerini kendilerine göstermek için onlara (Âdem ve eşine) vesvese vermiş, [*] “Rabbiniz size bu ağacı ancak melek olursunuz veya çok uzun yaşayanlardan olursunuz diye yasakladı!” demişti.
Bu cümle Hz. Âdem’in ve eşinin cennetten çıkartılma nedeninin şeytan olduğunu göstermektedir. Sanıldığı veya iddia edildiği gibi söz konusu bahçeden çıkartılmaya sebep olan kişi Hz. Havva değil, İblis’tir. Benzer mesajlar: Bakara 2:36; Tâhâ 20:120.  
Mehmet Türk
swap_vert close
20,21. Bunun üzerine şeytan o ikisinin, kendilerine örtülmüş olan avret yerlerini meydana çıkarmak için¹ o ikisine² de vesvese³ verdi ve: “Rabbiniz size bu ağacı, sadece sizin birer melek olmamanız ya da ebedî yaşayanlardan olmamanız için yasakladı.” dedi ve: “Doğrusu ben, sizin iyiliğinizi istiyorum.” diye yemin etti.
1 Bu ifâdeden; Hz. Âdem’le Hz. Havva’nın cennette çıplak dolaşmadıkları ve avret yerlerini cennette kendilerinden başka insan olmadığı halde bile örttükleri açıkça anlaşılmaktadır. Bk. (Tâ Hâ: 118) Bir kısım tefsircilerin, Hıristiyanlık ve ilkellik kültürüyle, “Hz. Âdem ve Havvanın cennette çıplak olduklarını, ilkelliklerinden bunun farkında bile olmadıklarını” ifâde etmeleri nezaketsizliğin çok ötesine geçmektedir.2 Bu âyet; şeytanın önce Havva’yı kandırdığı, sonra onu kullanarak Hz. Âdem’i yoldan çıkarttığı kanaatini yalanlar. Doğrusu şeytan, ikisini birden kandırmıştır. 3 Vesvese: Fısıltı ve fiskos gibi gizli ses, hışırtı anlamına gelir. Buna göre vesvese: kalpte meydana gelen şüphe, tereddüt, kuruntu, nefsin veya şeytanın insanın gönlüne düşürdüğü hayırsız, düşünce ve duygular demektir. Vesvese kelimesi Kur’ân’da dört yerde geçmektedir. Fıkıh usulünde de vesvese kötü bir şey olarak kabul edilmiştir. Her şeyde tereddüt ve vesvese ile hareket edenin sözüne itibar edilmemiştir. Kur’ân ve sünnette vesvese tasvip edilmemiştir. Bilhassa vesvese ile ilgili bütün âyetlerde, vesvesenin şeytandan geldiğine işaret buyurulmuştur. Buna göre İslâm vesveseden sakınmayı istemiştir. Vesveseye kapılan insan, ibadetlerinde yanılır, çeşitli hatalara düşer ve haz almaz.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bunun üzerine, Şeytan, onlara, [o ana kadar] farkında olmadıkları çıplaklıklarını göstermek amacıyla ¹⁴ fısıldayıp: “Rabbinizin sizi bu ağaçtan uzak tutması, yalnızca, siz ikiniz melekler [gibi] olmayasınız ya da sonsuza kadar yaşamayasınız diyedir” ¹⁵ dedi.
14 Lafzen, “[o güne kadar] çıplaklıkları hakkında kendilerinin henüz farkında olmadıkları şeyi onlara ifşa etmek için...” Burada, insanoğlunun cennetten çıkarılmadan önceki saf ve masum durumuna; yani, kötülüğe çağırmak için hazır bekleyen bütün o ayartılar ve yanlış bir seçim sonucu içine düşülen bedbahtlık yanında, insanın henüz kendi yapısının da bilincinde olmadığı, yapıp etmeleri için alternatif yön ve gidişler arasında seçim yapabilme imkan ve iktidarından henüz haberdar olmadığı bilinç-öncesi dönemini yansıtan bir temsîl (allegory) karşısında olduğumuz anlaşılmaktadır.15 Lafzen, “ya da ebedî olan kimselerden olmayasınız diye…”: bu sözlerle Şeytan, onların içine sonsuza kadar yaşamak ve bu anlamda Tanrı gibi olmak tutkusunu sokmak istiyor. (Bkz. 20:120 ile ilgili 106. not.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Şeytan Allah’ın yaklaşmayın dediği kötülüğü/günahı işlemeleri için eğer bunu yaparsanız birer melek veya burada kalıcı olanlardan olursunuz diye vesvese verdi. 2/35, 20/117- 118, 20/120- 121
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine, şeytan onlara (o zamana değin) cinsellikleri[¹¹⁶⁶] hakkında henüz farkına varmadıkları şeyi ifşa etmek için fısıldadı ve “Rabbinizin sizi bu ağaçtan uzak tutması, başka değil, sadece siz (ondan yiyince) iki melek (gibi) olursunuz ya da ölümsüzleşirsiniz de ondandır” dedi.[¹¹⁶⁷]
[1166] Sev’e, cinsel organdan kinaye olan bu kullanım, en temelde “cinsel güdülere” bir atıftır (Krş: Lisân ve Müfredât). [1167] Zımnen: Mükemmel yaratılmamış olan insanoğlunun mükemmelleşme arzusu, şeytanın kullanacağı bir tuzaktır. Bu tuzağa düşen İblisleşir ve cennetten olur. Âdem gibi kusurunu bilense itiraf eder ve cenneti bulur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Derken şeytan, -kendilerinden örtülüp gizlenmiş olan ayıp yerlerini meydana çıkarmak- (onlarda şehvet arzusunu uyarmak) için, onlara vesvese verdi ve "Rabbiniz sizi bu ağaçtan (onun meyvesini yemekten) sırf, iki melek olup da sonsuza dek cennette kalacaklardan olmayasınız diye, men etti, (eğer ondan yerseniz siz de melekler gibi ölüm yüzü görmez ve cennette sonsuza dek kalırsınız" dedi, (güven vermek için de)
Osman Fırat
swap_vert close
Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: "Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) devamlı kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra şeytan, ikisine de onların kendilerinden örtülmüş olan çirkin yerlerini onlara açıvermesi için vesvese vermeğe başladı. Ve «Rabbiniz sizi bu ağaçtan nehyetmedi, ancak iki melek olacağınız veya ebedî kalacaklardan bulunacağınız için nehyetti,» dedi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
20, 21. Fakat şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: “Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önlemektir” diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti. [20, 120]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Derken şeytan, onların, kendilerinden gizlenmiş olan çirkin yerlerini kendilerine göstermek için onlara fısıldadı: "Rabbiniz, başka bir sebepten dolayı değil, sırf ikiniz de birer melek, ya da ebedi kalıcılardan olursunuz diye sizi şu ağaçtan men'etti" dedi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
'Avret yerlerini açmak içün şeytân onlara vesvese virdi. "Rabbbinizin bu ağaca tekarrübden sizi men' itmesi iki melek olmayasınız veyâhud cennetde ebedî kalmayasınız içündir" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra Şeytan vücutlarından açılması hoş olmayacak yerlerinin örtüsünü açıp onlara göstermek için şöyle vesvese verdi[1]: “Rabbinizin size bu ağacı yasaklaması sadece hükümdar (saltanat sahibi)[2] olmanızı ya da ölümsüzleşmenizi engellemek içindir.”
[1] Adem ve Havva (a.s.) bu bahçede bulundukları sürece ne sıkıntı ne açlık çekecekler ne de çıplak kalacaklardı. (Ta Ha 20/118) [2] Elimizdeki Kur'ân nüshalarında melek olarak harekelenen (sesli harf kazanan) kelime , melik şeklinde de okunmuştur (Keşşaf). Melik, en üst yetkili, sultan ve hükümdar demektir. Bu okuyuşu, konuyla ilgili Taha 20/120. ayeti de onayladığı için âyete yukarıdaki anlam verilmiştir. Tefsir ve meallerde 'melek' kelimesi tercih edilmiştir. Ama Âdem aleyhisselamın kendine secde eden meleklere özenmesi çok uzak bir ihtimaldir. Kuran'ın esas nüshaları harekesiz Arapça olduğundan ve sonradan hareke eklendiğinden bu hatanın yapıldığı düşünülmektedir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Şeytan, örtülü olan avret yerlerini kendilerine göstermek için, ikisine de gizlice fısıldadı ve şöyle dedi:-Rabbiniz, bu ağacı yalnızca ikinizin de melek olmamanız veya ölümsüz olmamanız için yasakladı.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Derken, çirkin yerlerini kendilerine göstermek için Şeytan onlara vesvese verdi ve dedi ki: “Rabbiniz, melek olursunuz veya ebediyen Cennette kalırsınız diye sizi bu ağaçtan men etti.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Derken, şeytan, kendilerinden gizlenmiş çirkin yerlerini onlara açmak için ikisine de vesvese verdi. Dedi: "Rabbinizin sizi şu ağaçtan uzak tutması, iki melek olmayasınız yahut ölümsüzler arasına katılmayasınız diyedir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
vesvese eyledi anlara şeyŧān tā aça ol ikiye arnı kim örtünildi ol ikiden ud yirlerinden daħı eyitti “yıġmadı siz ikiyi çalabuñuz uşbu aġaçdan [76a] illā kim olmayasız iki firişte ya'nį ölmeyesiz ya olmayasız ebed ķalıcılardan.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
pes vesvese eyledi şeyṭān ikisine bellü eylemeg‐içün özlerine ol nesneyi kimörtülmiş‐idi ikisinüñ ‘avretlerinden. Daḫı eyitdi şeyṭān: Yıġmadı siz Çala‐buñuz uşbu aġaçdan, illā olmaġ‐ıçun ikiñüz feriştehlerden, yā ol‐maġ‐ıçun ikiñüz dāyim durıcılardan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şeytan (Adəmin və Həvvanın) örtülü ayıb (övrət) yerlərini özlərinə göstərmək məqsədilə onlara vəsvəsə verib dedi: “Rəbbiniz sizə bu ağacı yalnız mələk olmamağınız və ya (Cənnətdə) əbədi qalmamağınız üçün qadağan etmişdir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then Satan whispered to them that he might manifest unto them that which was hidden from them of their shame, and he said: Your Lord forbade you from this tree only lest ye should become angels or become of the immortals.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then began Satan(1005) to whisper suggestions to them, in order to reveal to them their shame(1006) that was hidden from them (before): he said: "Your Lord only forbade you this tree, lest ye should become angels or such beings as live forever."
1005 The transition from the name "Iblis" to the name "Satan" is similar to that in 2:36 , where it is explained in n. 52. 1006 Our first parents as created by Allah (and this applies to all of us) were innocent in matters material as well as spiritual. They knew no evil. But the faculty of choice, which was given to them and which raised them above the angels, also implied that they had the capacity of evil, which by the training of their own will, they were to reject. They were warned of the danger. When they fell, they realised the evil. They were (and we are) still given the chance, in this life on a lower plane, to make good and recover the lost status of innocence and bliss.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَوَسْوَسَ
derken ves-vese verdi
لَهُمَا
ikisine
الشَّيْطَانُ
şeytan
لِيُبْدِيَ
ortaya çıkar-mak için
لَهُمَا
ikisine
مَا
o şe-yi ki
وُ۫رِيَ
örtül-müş
عَنْهُمَا
ikisinden
مِنْ سَوْاٰتِهِمَا
ikisinin avret yerlerinden
وَقَالَ
ve dedi
مَا نَهٰيكُمَا
ikinize yasaklanmadı
رَبُّكُمَا
Rabbiniz
عَنْ هٰذِهِ
bu
الشَّجَرَةِ
ağaçtan
اِلَّٓا
an-cak
اَنْ تَكُونَا
ikiniz olur diye
مَلَكَيْنِ
iki melek
اَوْ
ve ya
تَكُونَا
ikiniz olur diye
مِنَ الْخَالِد۪ينَ
ebedi kalanlardan
Derken şeytan, onlardan kapalı ayıp yerlerini kendilerine göstermek (ve takvâ elbiselerini üzerlerinden soymak) için onlara vesvese verdi ve "Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya (melek olup cennette) ebedi kalanlardan olursunuz diye yasakladı" dedi.
وَسْوَسَ
Fiil-I
و س و س
Vesvese verdi
لَهُمَا
Zamir
لَهُمَا
(İki erkek için kullanılır) Onlara, onlar için
شَيْطَان
İsim
ش ط ن
Şeytan
اَبْدَى
Fiil-IV
ب د و
Açığa vurdu, açıkça verdi, açıkladı, ortaya çıkardı, açtı, teşhir etti
لَهُمَا
Zamir
لَهُمَا
(İki erkek için kullanılır) Onlara, onlar için
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
وَارَى
Fiil-III
و ر ي
Örttü, kapattı, gömüldü
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَوْاٰت
İsim
س و ا
Avret yeri
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
نَهٰي
Fiil-I
ن ه ي
Men etti, yasakladı, alıkoydu
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
شَجَرَة
İsim
ش ج ر
Ağaç
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مَلَك
İsim
م ل ك
Melek
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
خَالِدٌ
Etken fiil
خ ل د
Ebedi kalıcı, devamlı kalıcı, ölümsüz