close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veyâ âdemu-skun ente vezevcuke-lcennete fekulâ min hayśu şi/tumâ velâ takrabâ hâżihi-şşecerate fetekûnâ mine-zzâlimîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey Âdem, sen ve eşin, cennete yerleşin, ikiniz de dilediğiniz şeyleri yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın, çünkü zalimlerden olursunuz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Cenab-ı Hakk:) "Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleşin. İkiniz dilediğiniz yerden (ve şeylerden) yiyin (için); ama şu ağaca yaklaşmaktan (nefsin arzusuna uymaktan sakınıverin.) Yoksa zalimlerden olursunuz" (demişti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve sana gelince ey Adem! Sen ve eşin, yerleşin bu cennette; ve neyi gönlünüz çekerse yiyin; ama sakın şu ağaca yaklaşmayın, yoksa yaratılış gayenizin dışına çıkan kimselerden olursunuz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah: " Ey Âdem sen ve eşin Cennet'te oturun. Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde, tercihlerinizi isabetli kullanarak birlikte dilediğiniz yerden yeyin. Şu bitkiye, yaklaşmayın. Yaklaşırsanız, Allah'ın emrine muhalefet sebebiyle kendinize zulmetmiş, yazık etmiş olursunuz." buyurdu.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/76.  
Ahmet Varol
swap_vert close
"Ey Adem! Sen de eşinle birlikte cennete yerleş ve orada istediğiniz her yerden yiyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz."
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve ey Adem, sen ve eşin cennete yerleş. İkiniz dilediğiniz yerden yiyin; ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Âdem! Sen, zevcenle birlikte cennette yerleş de, ikiniz dilediğiniz nimetlerden yeyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın ki, sonra zalimlerden olursunuz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Ve ey Âdem! Sen ve zevcen cennette oturun. İstediğiniz yerden yiyin. Fakat bu ağaca yaklaşmayın, zalimlerden olursunuz.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşip dilediğinizden yiyiniz. Ancak şu ağaca yaklaşmayınız! Sonra zâlimlerden olursunuz” buyurdu.
Besim Atalay
swap_vert close
«Ey Âdem ! Eşinle sen, cennette otur, canınızın çektiği şeylerden yiyin, şu ağaca yaklaşmayınız, zalimlerden olursunuz»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden (ve canınızın çektiği her çeşit meyveden) yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın! Yoksa zalimlerden (haddi aşanlardan) olursunuz.”
Cemil Said
swap_vert close
"Sen de Yâ Âdem zevcen ile cennetde otur hangi meyvelerden ister iseniz ekl idiniz yalnız, bu ağaca dokunmayınız çünki zâlim olursunuz" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Ey Adem! Sen ve eşin cennette kalın ve istediğiniz yerden yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
(Buyuruldu ki:) “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşip dilediklerinizden yiyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın! Sonra zalimlerden olursunuz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Allah buyurdu ki): Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşip dilediğiniz yerden yeyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın! Sonra zalimlerden olursunuz.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Adem, sen ve eşin cennette durup dilediğiniz yerden yeyin. Şu ağaçtan yemeyin; yoksa zalimlerden olursunuz."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Sonra Allah, Âdem'e hitab etti): "Ey Âdem! Sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Veya Âdem, mesken et o Cenneti sen zevcenle de ikiniz dilediğiniz yerden yeyin ve şu ağaca yaklaşıb da zâlimlerden olmayın
Emrah Demiryent
swap_vert close
“Ey Âdem! Sen ve zevcen cennette yerleş (meye/kalmaya devam ed) in. Dilediğiniz şeyden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa (nefislerine) zulmedenlerden olursunuz.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey Âdem! “Sen ve eşin cennete yerleşin, dilediğiniz yerden yiyin, fakat şu ağaca¹ yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.”
1- “Eş'şecere” sözcüğü ağaç demektir. Ancak bu sözcük mecaz olarak Kur'an'ın kimi ayetlerinde dünya nimetlerine gereğinden fazla yönelme, yaradılışı bozacak düzeyde dünyaya tutkuyla bağlanma, kargaşa çıkarma anlamlarında kullanılmıştır. (4:65; 17:60) Bu ayette de ağaç ile kast edilen şey mal mülk biriktirme tutkusudur. Zira ağaç gücün ve çokluğun simgesidir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey Âdem, sen, zevcenle birlikde, cennetde yerleş (in) de ikiniz de dilediğiniz yerden yeyin. (Ancak) şu ağaca yaklaşmayın. Sonra (kendilerine) yazık etmişlerden olursunuz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve ey Âdem! Sen zevcen (Havvâ) ile Cennete yerleş; artık dilediğiniz yerden yiyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zâlimlerden olursunuz!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve ey Âdem! Sen ve eşin (yeryüzünde size has kıldığım) şu cennete (bahçeye) yerleşin, canınızın çektiği her şeyden yiyin, ama sakın (meyvesinden yemek amacıyla) şu ağaca yaklaşmayın (meyvesinden yemeyin): Yoksa zalimlerden (kendinize yazık edenlerden) olursunuz! *
(*) Bu cennet, ahiretteki ebedi cennet olmadığına, dünyada Âdem için has bir dünya cenneti/ bahçesi olduğuna dair tefsirlerdeki görüşler aşağıdadır. Geniş bilgi için; Bakara-35.ayetin açıklamasına bkz: وَيا آدَمُ اسْكُنْ أَنْتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ) الجنة: هي التي خلق فيها آدم، فآدم خلق من الأرض وسكن فيها.وقد تكررت هذه القصة في سبعة مواضع من الكتاب العزيز، ولم يرد في موضع منها أن الله رفعه إلى الجنة التي هي دار الجزاء، وإن كان الجمهور على أنها جنة الجزاء على الأعمال. ويردّه أنه كلّف فيها ألا يأكل من تلك الشجرة، ولا تكليف في دار الجزاء، ولأنه نام فيها، وأخرج منها، ودخل عليه إبليس، ولا نوم في الجنة، ولا خروج بعد الدخول، ولا يمكن دخول الشيطان فيها بعد الطرد والإخراج (تفسير المراغي ). والراي الارجح أن هذه الجنة كاانت في الأرض لان الله سبحانه خلق آدم في الأرض كما في قوله تعالى < إني جاعل في الارض خليفة > ولم يذكر الله انه نقله الى السما ثم ان الله تعالى وصف الجنة الموعودة في السماء"جنة الخلد " ولو كانت هي ذاتها التي أسكنها لآدم لما يتجرا إبليس ان يقول لآدم <هل أدلك على شجرة الخلد والملك لا يبلى وجنة الخلد دار للنعيم وليست بدار تكليف وقد كلف الله آدم وحواء بان لايأكلا من الشجرة ووجه الاخر لما ابليس امتنععن سجود لعن واخرج من الجنة فلو كانةهذه الجنة الخلد فأنه لايقدر مع غضب الله ان يصل الجنة الخلد ويوسوس فيها لآدم وحواء كما ان جنة الخلد التي في السماء وصف الله من يدخلها <وما هم منها بمخرجين > < وأما الذين سعدوا ففي الجنة خالدين فيها > بينما اخرج ادم وحواء من الجنة التي ادخلا فيها فتعين ان تكون تلك الجنة غير الموعودة في القرآن للمومنين الصالحين يوم القيام يتبين مما ذكرنا ان الجنة التي اسكنها الله لادم هي غير جنة الخلد التي هي في السماء ولايبمنع ان تكون الجنة البتي اسكنها الله لآدم مرتفعة عن سائر بقاع الارض ذات اشجار وثمار وضلال ونعيم , وهي اللتي وصفها الله بقوله: <إن لك ان لاتجوع فيها ولا تتعرى وأنك لاتضما فيها ولاتضحى > طه أي هذه الجنة لا تجور فيها ولا تتعرى من اللباس ولا يمس باطنك حر الظمأ ولا ظاهرك حر الشمس،ولكن لما أكل آدم وحواء هبطا إلى أرض الشقاء والتعب والإبتلاء وأما من احتج بأن آدم وحواء كانا في حنة الخلد التي في السماء وأمرهما بالهبوط إلى الأرض قوله تعالى< قلنا اهبطوا منها جميعا > فقد رد على ذلك بأن الهبوط ياتي بمعنى الإنتقال من بقعة إلى بقعة كما في قوله تعالى:<اهبطوا مصر فإن لكم ما سألتم> وكما قال سبحانه عن نبيه نوح حين أمره بمغادرة السفينة <قيل يا نوح اهبط بسلام) منقـــــــــــــــــول: كتاب مع الأنبياء تاليف عفيف عبد الفتاح طبارة (جنة ادم عليه السلام اين كانت بالارض ام في السماء؟؟؟ - ملتقى أهل الحديث ) وذهب أبو مسلم الأصفهاني محمد بن بحر وأبو القاسم البلخي والمعتزلة عدا الجبائي إلى أنها جنة في الأرض خلقها الله لإسكان آدم وزوجه ، ونقل البيضاوي عنهم أنها بستان في فلسطين أو هو بين فارس وكرمان (التحرير والتنوير) الأرجح، والأقوى والأكثر رجحاً أن هذه الجنة ليست جنة الآخرة، لأن جنة الآخرة ﴿ وَمَا هُمْ مِنْهَا بِمُخْرَجِينَ (سورة الحجر  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ey Âdem! Sen ve eşin şu bahçeye yerleşin, ikinizde dilediğiniz şeylerden yiyin, yalnızca şu ağaca yaklaşmayın. Ona yaklaşırsanız (meyvelerinden yerseniz) kendinize yazık edenlerden olursunuz” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey Adem! Sen de, eşin de Cennet’e yerleşin. Dilediğiniz yerden yiyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa kıyıcılık etmiş olursunuz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Âdem! Sen ve zevcen Cennette sakin olun, diledikleriniz yerden yiyin, yalnız bu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Allah), “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette oturunuz, orada dilediğiniz her şeyden serbestçe yiyin ancak şu ağaca yaklaşmayın!⁴ Yoksa zalimlerden⁵ olursunuz.” (buyurdu)
4 Krş. Bakara, 2/35 5 Zalim kelimesi, karanlık anlamında olan “zulm” kökünden gelir. Karanlıkta kalan demektir. Yaptıklarından dolayı ışıktan nasibi olmayan, kendine yazık eden, başkalarına eziyet ederek, onlara gün yüzü göstermeyen anlamındadır. Zulm oradan gelir. Adaletin zıddıdır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın ve istediğiniz yerden yiyin, yalnız şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ey Âdem! Sen ve eşin beraberce cennette yaşayın. Dilediğiniz yerden ve canınızın çektiği her çeşit meyveden bol bol yiyebilirsiniz, ancak sınırsız özgürlüğe sahip olmadığınızı, size bu nîmetleri bahşeden Allah’a muhtaç birer kul olduğunuzu asla unutmayın. Bunun için de, sizi imtihân etmek üzere meyvesini yasakladığım şu ağaca sakın yaklaşmayın, yoksa kendinize zulmetmiş olursunuz!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ey Âdem! Sen ve eşin Cennet’e yerleşin! İkiniz dilediğiniz yerden yiyin! Şu Ağaç’a yaklaşmayın; yoksa Zâlimler’den olursunuz!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Adem!! Sen ve eşin cennete yerleşin. İstediğiniz gibi yaşayın, ancak, şu ağaca yaklaşmayın, aksi halde kendinize yazık edersiniz. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Âdem’e; “Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin! Orada dilediğiniz yerden yiyin, için! Ancak şu ağaca yaklaşmayın! Sonra zalimlerden olursunuz!” Dedik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah): “Ey Âdem! Sen ve eşin şu bahçede yerleşip dilediğiniz yerden (ürünlerden) yiyin! Şu ağaca yaklaşmayın; yoksa kaybedenlerden olursunuz!” (demişti).
Mehmet Türk
swap_vert close
(Sonra Allah): “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşin ve dilediğiniz yerinden yiyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zâlimlerden olursunuz.” buyurdu.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [Sana gelince] Ey Âdem, sen ve eşin, yerleşin bu bahçede; ve yiyin, neyi gönlünüz çekerse; ama sakın şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalim kimselerden olursunuz!” ¹³
13 Bkz. 2:35 ve 20:120 ve ilgili notlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Allah buyurdu ki; Ey Âdem, sen ve eşin bu dünya bahçesine yerleşin. Her ikiniz de dilediğiniz yerden yiyin ve sakın belirlenmiş olan kötülüğe/günaha yaklaşmayın. Aksi halde kendinize yazık eden zalimlerden olursunuz.
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve (sana gelince) Ey Âdem! Sen ve eşin hasbahçede yerleşin, canınızın istediği her şeyden yiyin, ama sakın şu ağaca yaklaşayım demeyin: sonra zalimlerden olursunuz!
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bu arada Adem'e de) "Ey Adem, sen ve eşin cennette yerleşin, (gezip dolaşın) dilediğiniz yerde (bulduğunuz meyvelerinden) yeyin, ancak sakın şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz!" diye emretti,
(Onları uyardı, demek ki Ademoğulları için dünya hayatı bir imtihan alanı olduğu gibi, Adem ile Havva için de sorumluluk, cennette başlamıştı.)  
Osman Fırat
swap_vert close
"Ey Âdem! Sen ve eşin cennette(sizin için olan bahçede) kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Ve ey Âdem! Sen ve eşin cennette ikamet ediniz, dilediğiniz yerden yiyiniz ve şu ağaca yaklaşmayınız, sonra ikiniz de zalimlerden olursunuz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Sana gelince Âdem, seninle eşin cennete yerleşiniz, istediğiniz her tarafından yiyip içip yararlanınız. Yalnız sakın şu ağaca yaklaşmayın! Böyle yaparsanız zalimlerden olursunuz. ” [4, 76]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Sonra Allah, Adem'e hitabetti): "Ey Adem, sen ve eşin cennette durun, dilediğiniz yerden yeyin; fakat şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Yine Cenâb-ı Hak) "Ey Âdem! Sen ve zevcin cennetde sâkin olun, istediğiniz şeylerden ekl idin ve şu ağaca yaklaşmayın, yaklaşır iseniz zâlimlerden olursunuz" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Bak Âdem, sen ve eşin şu bahçeye[*] yerleşin. Beğendiğiniz yerden yiyin ama bu ağaca yaklaşmayın. Yoksa yanlış yapmış olursunuz.”
[*] "Şu bahçeye" diye çevirdiğimiz kısım الْجَنَّةَ (el cennete) dır. Bu bahçe, yeryüzünde yaratılan ilk insan ve eşinin bulunduğu bahçe , yani Dünya'daki bir bahçedir. Bakara 2/35 ve dipnotuna bakınız..  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey Adem, sen ve eşin cennete yerleşin. Dilediğiniz yerden yiyin, fakat, şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Sen ise, ey Âdem, eşinle beraber Cennette yerleşin. İkiniz de istediğiniz yerden yiyip için. Ama şu ağaca yaklaşmayın; sonra kendinize yazık edersiniz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Ey Âdem! Sen ve eşin cennette oturun, dilediğiniz yerden yiyin ama şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa ikiniz de zalimlerden olursunuz."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı iy ādem! dölen sen daħı çiftüñ uçmaķda yiñ ol yirde? kim diledüñüz daħı yaķın gelmeñ uşbu aġaca pes olasız žālimlerden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Biz: Yā Ādem didük, sākin ol sen daḫı ‘avratuñ cennet içinde. Pes yiñüz sizdiledü[gü]ñüz yirden. daḫı yaḳlaşmañuz uşbu aġaça, pes olursız ẓālimler‐den.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey Adəm! Sən zövcənlə birlikdə Cənnətdə sakin ol. Hər ikiniz istədiyiniz yerdən (cənnət meyvələrini dərib) yeyin, ancaq bu ağaca (buğdaya və ya üzüm tənəyinə) yaxınlaşmayın, yoxsa (özünüzə) zülm edənlərdən olarsınız!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And (unto man): O Adam! Dwell thou and thy wife in the Garden and eat from whence ye will, but come not nigh this tree lest ye become wrong doers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"O Adam! dwell thou(1003) and thy wife in the Garden, and enjoy(1004) (its good things) as ye wish: but approach not this tree, or ye run into harm and transgression."
1003 Now the story turns to man. He was placed in a spiritual Garden of innocence and bliss, but it was Allah's Plan to give him a limited faculty of choice. All that he was forbidden to do was to approach the Tree, but he succumbed to Satan's suggestions. (R). 1004 Enjoy: literally, "eat." Cf. the meaning of ta'ama in 6:14 , n. 847 and akala in 5:66, n. 776.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَٓا
ve ey
اٰدَمُ
Âdem
اسْكُنْ
yerleş
اَنْتَ
sen
وَزَوْجُكَ
ve zevcen
الْجَنَّةَ
cennete
فَكُلَا
ve ikiniz yiyin
مِنْ حَيْثُ
yerden
شِئْتُمَا
dilediğiniz
وَلَا تَقْرَبَا
ve ikiniz yaklaşmayın
هٰذِهِ
şu
الشَّجَرَةَ
ağaca
فَتَكُونَا
yoksa olursunuz
مِنَ الظَّالِم۪ينَ
zalimlerden
(Sonra Allah, Âdem'e hitâben şöyle buyurdu) "Ey Âdem! Sen ve eşin cennete yerleşin ve dilediğiniz yerden yiyin; ancak şu ağaca yaklaşmayın sonra (kendine zulmeden) zalimlerden olursunuz!"
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اٰدَم
Özel isim
اٰدَم
Hz. Âdem (a.s.)
سَكَنَ
Fiil-I
س ك ن
Yerleşti, mesken tuttu, sukûn buldu, dinlendi, oturdu, istirahat etti, huzur buldu
اَنْتَ
Zamir
اَنْتَ
Sen
زَوْج
İsim
ز و ج
Eş, koca, zevce, çift
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
اَكَلَ
Fiil-I
ا ك ل
(Yemek) Yedi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَيْث
İsim
ح ي ث
O yer, o yerde, o yeri ki
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
قَرَبَ
Fiil-I
ق ر ب
Yaklaştı
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
شَجَرَة
İsim
ش ج ر
Ağaç
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden