(Resulüm! İnsanlara) de ki: “Allah’ın dilemesi dışında ben kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim (ve böyle bir gücüm de yoktur). Ve eğer gaybı (insan kavrayışının ötesinde olanı) bilseydim (şahsıma bir zarar gelmemesi için) daha çok iyilik (ve daima faydalı ve olumlu olan şeyleri) yapardım ve (o zaman) bana kötülük de dokunmazdı. Ama ben, ancak (bütün insanlığa) bir uyarıcı ve iman edecek olan bir topluluk için de, bir müjde vericiden başkası değilim. *
(*) Burada, Hz. Peygamberin nebi ve resul olmakla beraber diğer insanlar gibi bir beşer olduğu, ona inanan ve onun yolundan gidenlerin onu Hz. İsa örneğinde olduğu gibi insanüstü bir varlık olarak görmemeleri gerektiğine işaret ediliyor. Peygamberi sevmek ve ona itaat etmek başka şeydir, onu insanüstü bir varlık olarak görmek ve sadece Allah’a has olan, gaybı bilmek gibi bazı olağanüstü özellikleri ona yüklemek başka şeydir. Hele içinden çıkılmayan konularda ve felaket zamanlarında “Medet Ya Resulellah!” diyerek çağrıda bulunmak çok daha başka bir şeydir. Ayette “her şeyin Allah’ın dilemesiyle olduğu anlatılıyor. “Kendime bir yarar sağlamak ya da kendimden bir zararı uzaklaştırmak benim elimde değil” diyen ve bunu ona Allah’ın söylettiği bir peygambere “insanların kurtulmasını, rahmetin tecellisini, alemlerin yaratılmasına vesile olmasını izafe etmek doğru olabilir mi? Peygamberin alemlere rahmetin vesilesi olması Kur’an ile olmuştur. Buradaki rahmet Hz. Muhammed’in kendisi değil, aldığı vazifedir ve bu vazifeyi icra ederken rehberi olan Kur’an’dır. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Özetle, gelecekte olacak olanı; görünemez, bilinemez olanı ancak Allah bilir, peygamber de bir kul ve beşerdir, o da gaybı ve geleceği bilemez. Ayrıca bu ayet, kendisine bile bir yarar sağlama imkânı elinde olmayan Hz. peygamberin, ahirette başkalarına yardım edebileceğinin inancının boş bir kuruntu olduğunu ortaya koymaktadır. Zaten Enâm -51. ayette göre kıyamet günü Allah’tan başka insanlara ne bir veli (sahip, koruyucu ve kurtarıcı), ne de bir şefaatçi (yardım edici) vardır.