Allah, kime yol gösterirse, odur yolu bulan. Kimi de saptırırsa, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.¹
1 – Uygun gördüğünü. Yani, kişinin seçimine göre uygun olan karşılığı vererek. Bu terkip: Allah, doğru yola iletilmeyi hak edeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmayı hak edeni de sapkınlıkta bırakır; sapkınlığı gerektiren şeyler yapanı saptırır, doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir anlamına gelmektedir. Hidayet ve dalalet insanın dilemesine bağlıdır. Allah, hiç kimseyi zorla “hidayete” de “dalalete” iletmez. İman ve inkâr konusunda sorumluluk tümüyle insana aittir. Ayetteki “Şâe” sözcüğü, “dilediğini” anlamının yanı sıra, “şey edeni”, “gayret göstereni”, “bir şey elde etme çabasında olanı” anlamlarına da gelmektedir. “Ne diyor” değil de “ne demek istiyor” dikkate alındığında, “dilediğini” sözcüğü, aslında “dileyeni” anlamına gelmektedir. (Kuşkusuz, ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden,isterse nankörlük eden biri olur. 76:3)