close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 178. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Men yehdi(A)llâhu fehuve-lmuhted(î)(s) vemen yudlil feulâ-ike humu-lḣâsirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah, kimi doğru yola sevkettiyse odur doğru yolu bulan ve kimi yoldan çıkarırsa o ve onun gibilerdir ziyana uğrayanlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah kime hidayet ederse onlar Hakk yolu bulan kimse(lerdir). Her kimi de (hıyaneti ve kötü niyeti yüzünden) şaşırtıp-saptırırsa onlar da mutlak hüsran ve ziyan içindedirler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah kime yol gösterirse, gerçekten doğru yola erişen işte odur. O'nun sapıklık içinde bıraktığı kimselere gelince, büyük kayıp içinde olanlar da işte böyleleridir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah, kime hak yolu aydınlatıcı bilgiler verirse o doğru yolu bulup tercih eder. Kimlerin de, hak yoldan uzaklaşmasına, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine özgürlük tanırsa, işte asıl ziyana uğrayanlar onlardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah kimi doğru yola eriştirirse o doğru yoldadır. Kimleri de sapıklığa düşürürse onlar da ziyandadırlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah kime hidayet verirse o artık hidayeti bulmuştur; kimi şaşırtıp-saptırırsa artık onlar da hüsrana uğrayanlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah'ın hidayet ettiği kimse, hak yola ulaşandır; ve kimi de adâleti ile saptırırsa, işte bunlar, ziyana uğrayanlardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah kime yol gösterirse, işte o tam doğru bir yoldadır. Kimi de yoldan saptırırsa, işte onlar zarar edenlerin ta kendileridir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah'ın doğru yola yönelttiği kişi, hidayettedir. O'nun sapıklık içinde bıraktığı kimselere gelince, onlar kaybedenlerin ta kendileridir.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah kime kılavuzluk ederse, doğru yolu bulmuştur, kimi de saptırırsa, işte onlar ziyandalar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah kime yol gösterirse, gerçekten doğru yola erişen işte odur. O'nun (niyet ve eylemleri yüzünden) sapıklık içinde bıraktığı kimselere gelince; işte asıl ziyana uğrayanlar da onlardır!
Cemil Said
swap_vert close
Allâh’ın hidâyete sevk itdiği doğrı yoldadır, dalâlete sevk itdiği ise mahv olmuş dimekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'ın doğru yola sevkettiği kimse doğru yolda olur. Saptırdığı kimseler ise, işte onlar mahvolanlardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, kimi doğru yola iletirse, odur doğru yolu bulan. Kimleri de saptırırsa, işte onlar, ziyana uğrayanların ta kendileridir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah’ın doğru yola yönelttiği kişi hidayete ermiştir; O kimi saptırırsa işte onlar da kaybedenlerin ta kendileridir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah kimi hidayete erdirirse, doğru yolu bulan odur. Kimi de şaşırtırsa, işte asıl ziyana uğrayanlar onlardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH kimi doğruya iletirse, doğruyu bulan odur. Kimi de saptırırsa, kaybedenler de onlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah kime hidayet ederse, o hidayete erer, kimi de dalalette bırakırsa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileri olurlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allah kime hidayet ederse hidayet bulan o, kimi de dalâlete bırakırsa husrane düşenler de işte onlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmesinden dolayı) Allah kimi (lütfuyla) doğru yola iletirse, işte doğru yolu bulan onlardır, Kimi de (hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmediği ve ısrarla hakkı inkâr ettiği için, cüz’î irâdesi ile tercih etmiş olduğu) sapkınlıkta bırakırsa, işte onlar, ziyana uğrayanların ta kendileridir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, kime yol gösterirse, odur yolu bulan. Kimi de saptırırsa, işte onlar hüsrana uğrayanlardır.¹
1 – Uygun gördüğünü. Yani, kişinin seçimine göre uygun olan karşılığı vererek. Bu terkip: Allah, doğru yola iletilmeyi hak edeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmayı hak edeni de sapkınlıkta bırakır; sapkınlığı gerektiren şeyler yapanı saptırır, doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir anlamına gelmektedir. Hidayet ve dalalet insanın dilemesine bağlıdır. Allah, hiç kimseyi zorla “hidayete” de “dalalete” iletmez. İman ve inkâr konusunda sorumluluk tümüyle insana aittir. Ayetteki “Şâe” sözcüğü, “dilediğini” anlamının yanı sıra, “şey edeni”, “gayret göstereni”, “bir şey elde etme çabasında olanı” anlamlarına da gelmektedir. “Ne diyor” değil de “ne demek istiyor” dikkate alındığında, “dilediğini” sözcüğü, aslında “dileyeni” anlamına gelmektedir. (Kuşkusuz, ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden,isterse nankörlük eden biri olur. 76:3)  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah kime hidâyet ederse o doğru yolu bulmuşdur. Kimi de sapdırırsa onlar en büyük zarara uğrayanların ta kendileridir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah kimi (hikmetine binâen kendi lütfundan) hidâyete erdirirse, işte hidâyete eren odur.(3) Kimi de (küfrü sebebiyle) dalâlete atarsa, işte onlar gerçekten hüsrâna uğrayanlardır.
(3)Allah’ın hidâyete erdirmesi ve dalâlete atması hakkında bakınız; (sahîfe 294, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah kimi (hidayeti tercih edip iman, iyi niyet ve iyi amelleri sebebiyle) hidayete erdirirse o artık hidayeti bulmuştur; Kimi de (sapıklığı tercih edip inkâr, isyan ve kötü amelleri sebebiyle) sapıklık içinde bırakırsa, işte onlar gerçekten hüsrâna uğrayanlardır.*
(*) Yani, kişinin seçimine göre uygun olan karşılığı vererek. Bu terkip: Allah, doğru yola iletilmeyi hak edeni/doğru yolu tercih edeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmayı hak edeni de/sapkınıklığı tercih edeni sapkınlıkta bırakır; sapkınlığı gerektiren şeyler yapanı sapkınlıkta sayar, doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir anlamına gelmektedir. Yani hidayet ve dalalet insanın dilemesine bağlıdır. Allah, hiç kimseyi zorla ne “hidayete” ne de “dalalete” iletmez. İman ve inkâr konusunda sorumluluk insana aittir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah’ın ayetleriyle yol gösterdiği kimse, doğru yol üzerindedir. Kimide sapıklık içinde bırakırsa, işte onlar kendilerine yazık eden kimselerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah kime yol gösterirse o doğru yolu bulur, Allah kimi yoldan çıkarırsa o kendine yazık etmiş olur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah her kime yol gösterirse o kimse yolu bulur, her kimi yoldan çıkarırsa işte onlar ziyankâr olurlar.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah kimi doğru yola iletirse, işte doğru yola erişen odur. Kimi de saptırırsa, işte onlar zarara uğrayanların tâ kendileridir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah kime hidayet ederse, o gerçek hidayete ermiş olur; kimi de saptırırsa, artık onlar da hüsrana uğrayanlardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah kimi doğru yola iletirse, işte odur doğru yolda yürüyen; kimi de sapıklığa düşürürse, işte onlardır, gerçek anlamda ziyâna uğrayanlar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah, kimi hidayete eriştirirse, o Mühtedî’dir / Hidayete Ermiş’tir. Kimi de saptırırsa, işte Hüsrana Düşenler onlardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah birini yola getirmek isterse o kimse yola gelir; ama şaşırtırsa, artık onun işi bitmiş demektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Unutmayın ki Allah ayetleri anlamak için çaba gösterenlere doğru yolunu gösterir. Onların ufkunu açar. Onları yanlışa düşmekten korur. Ama inkâr edenleri, yasalarına uymayanları şaşkınlık içinde ortada bırakır. Onlara yardım etmez. Onlar cahilliklerine bakmadan her şeyi bildiğini zannederler. Aklın ürettiği fikirlere köle olurlar. İnsanların çıkardığı yazboz yasalarının oyuncağı olurlar. Sorunlardan başlarını kaldıramazlar. Aralarında sürekli kin, nefret, intikam dolaşır. Sosyal, ekonomik, siyasi olayların gündemlerinde kaybolup giderler. Böylece şaşkınlık içinde ziyana uğrar, hayatlarını boşuna yaşamış olurlardı.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah’ın hidayet ettiği kişi doğru yola ulaş(tırıl)mıştır. Kimi saptırırsa [*] işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir. [*]
Bu cümle “Kimin sapkınlığını onaylarsa” yani “kimin sapmasına fırsat verirse”, “kimin sapma kararını onaylarsa” şeklinde anlaşılmalıdır. Konuyla ilgili bütün kullanımlar bu şekilde yorumlanmalıdır. ,Bu ayet İsrâ 17:15, 97 ve Kehf 18:17. ayetlerle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah kime yol gösterirse, işte o, hak yolu bulmuştur, kimi de saptırırsa onlar gerçekten hüsrana uğrayanlardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
Allah kime yol gösterirse, gerçekten doğru yola erişen işte odur: O’nun sapıklık içinde bıraktığı kimselere gelince, büyük kayıp içinde olanlar da işte böyleleridir!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kimin rehberi Allah ise işte o doğru yolu bulmuştur ve O kimin de sapıklığını onaylamışsa işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir. 4/115, 6/126- 153, 10/108, 39/41
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah kimin rehberi olursa, hidayete erişmiş olan işte odur; ama kimi de sapıklığa terk ederse, işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.[¹²⁹⁶]
[1296] Allah’a isnat edilen fiiller, aslında davranış psikolojisinin Allah tarafından konulmuş yasalarına bir atıf olarak okunmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah kime hidayet (nasib) ederse, doğru yolu bulan odur, kimi de saptırırsa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileridir!
(Cenab-ı Hakk’ın dilediği elbet olur. Çünkü o kullarının niyetlerini, yaptıkları amellerde ihlas sahibi olup olmadığını bilir. Verdiği nimetlerle şımararak nankörlükte bulunan, ihsan buyurduğu dini bilgilerle böbürlenip onları hak yolunda kullanmayan zalimleri, -o adamın örneğinde olduğu gibi- dalalete düşürür)  
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, kimi doğru yola iletirse, odur doğru yolu bulan. Kimleri de saptırırsa, işte onlar, ziyana uğrayanların ta kendileridir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah Teâlâ kime hidâyet ederse işte hidâyete eren odur. Kimleri de dalâlete düşürürse işte felakete uğrayanlar da onlardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah kime hidâyet ederse işte doğru yolu bulan odur; kimi de şaşırtırsa işte onlar da kaybedenlerin ta kendileridir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah kime yol gösterirse, işte yolu bulan odur. Kimi de saptırırsa, işte ziyana uğrayanlar onlardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh'ın hidâyete tevfîk buyurdığı kimse doğrı yola vâsıl olmuş ve Allâh'ın dalâlete düşürdiği kimse de ziyân iylemişdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah kimi yola gelmiş sayarsa yola gelen odur; kimi de sapık sayarsa, umduğunu bulamayacaklar/zarar edenler, işte onlardır.[*]
[*] Kuralı Allah koyar, başkalarının kuralı geçerli değildir. Başkalarının kuralına uyarak kazanç elde edeceğini umanlar, beklentileri gerçekleşemeyeceğinden hüsrana uğrarlar.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah kimi doğru yola yöneltmişse/hidayet etmişse o hidayet bulmuştur. Kimi de sapıklıkta bırakmışsa, onlar mahvolanların ta kendisidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah kime hidayet verirse, işte o doğru yoldadır. Kimi saptırırsa, onlar da hüsrana düşmüş olanlardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah'ın yol gösterdiği, gerçeğe varmıştır; saptırdıkları ise hüsrana batıp kalmıştır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
her kime ŧoġru yol gösteri virdi-se Tañrı ol ŧoġru yol dutıcıdur daħı her kimi azdura şunlar ziyānlulardur.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Kime ki Tañrı Ta‘ālā hidāyet virse ol doġrı yol üstinedür. Daḫı kimi azdur‐sa anlar dünyā, āḫiret ḫayrını ziyān itdiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahın doğru yola yönəltdiyi kimsə kimsə doğru yoldadır. Onun (haqq yolundan) sapdırdığı kimsələr isə ziyana uğrayanlardır.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He who Allah leadeth, he indeed is led aright, while he whom Allah sendeth astray they indeed are losers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Whom Allah doth guide,- he is on the right path: whom He rejects from His guidance,- such are the persons who perish.(1152)
1152 Those who reject Allah will be deprived of Allah's grace and guidance. His Mercy is always open for sincere repentance. But with each step downwards, they go lower and lower, until they perish.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
مَنْ
kim
يَهْدِ اللّٰهُ
Allah'ın hidâyetindeyse
فَهُوَ
işte odur
الْمُهْتَد۪يۚ
hidâyette olan
وَمَنْ
ve kim
يُضْلِلْ
dalâletteyse
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte onlar
هُمُ
onlar-dır
الْخَاسِرُونَ
hüsrana uğrayanlar
Kim Allah'ın hidâyetinde ise asıl hidâyette olan odur. Kim de dalâletteyse işte hüsrana uğrayanlar onlardır.
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
هَدَى
Fiil-I
ه د ي
Hidâyet etti, başarıya ulaştırdı, yol gösterdi, sevk etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
مُهْتَدِى
Etken fiil-VIII
ه د ي
Hidâyette olan
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اَضَلَّ
Fiil-IV
ض ل ل
Dalâlette bıraktı, dalâlete düşürdü, saptırdı, dalâlete sürükledi, boşa çıkardı
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
خَاسِر۪ين
Etken fiil
خ س ر
Hüsrana uğrayanlar