close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 170. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne yumessikûne bilkitâbi veekâmû-ssalâte innâ lâ nudî’u ecra-lmuslihîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kitaba sarılıp namaz kılanlara gelince: Biz, iyiliğe çalışanların mükafatını zayi etmeyiz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kitaba sımsıkı sarılanlar ve namazı dosdoğru kılanlar ise (kutluluk ve kurtuluş ehlidir). Elbette Biz (halkı ve nizamı ıslah edici olan) muslihlerin ecrini asla zayi etmeyiz. (Emeklerini boşa vermeyiz.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve kitaba o sımsıkı sarılanlarla, namazı dosdoğru ve devamlı yerine getirenleri, elbette ödüllendireceğiz. Dürüst ve erdemli olmayı benimseyen ve bunu öğütleyen kimselerin hakkını, elbette zayi etmeyiz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Kitaba sımsıkı sarılanların, namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılanların, işte böyle din ve dünya ilişkilerini düzelterek geliştirerek barış içinde iyi ve ıslah yaşayanların mükâfatını zayi etmeyeceğiz.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kitab'a sımsıkı sarılan ve namazı kılanlar (bilsinler ki); biz iyiliğe çalışanların ecirlerini zayi etmeyiz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Kitaba sımsıkı sarılanlar ve namazı dosdoğru kılanlar, şüphesiz biz salih olanların ecrini kaybetmeyiz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Kitaba sarılanlar (Kur'an'ın hükümlerine göre amel edenler) ve namazı gereği üzere yerine getirenler var ya, o iyilik edenlerin mükâfatını biz hiç bir zaman zayi etmeyiz.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlardan sağlamca kitaba tutunanlar, namazı doğruca kılanlar (ise;) işte Biz, o uygun işler yapanların ücretini asla zayi etmeyiz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kitaba sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle barışsever iyilerin ödülünü zayi etmeyiz.[144]
[144] Muslih kavramı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VII, 393.  
Besim Atalay
swap_vert close
Kitaba sarılarak, namazını kılanlarla, onatların sevabını yitirmeyiz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kitap'a sımsıkı sarılıp namazı ikame edenlere gelince; şüphesiz biz, böyle dürüst ve erdemli olmayı benimseyen ve bunu öğütleyen kimselerin hakkını elbette ziyan etmeyeceğiz.
Ayet İsrailoğullarından bahsettiği için, “ekamu’s-salât” cümlesine, “namazlarını ikame edenler” yerine “kulluklarını yerine getirenler” manası verenler olsa da doğru olan “namazlarını ikame edenlerdir”. Çünkünamaz, bütün peygamberlerin şeraitinde bulunan yani mü’minlerin hayatında devamlı var olan temel bir ibadettir. Bu ayetten de anlaşılıyor ki Yahudilerin hayatında da namaz vardı.  
Cemil Said
swap_vert close
Kitâba ittibâ’ idenlere ve namâz kılanlara gelince biz sâlih âdemlerin mükâfâtını zâyi’ itmiyecceğiz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
169,170. Ardlarından yerlerine gelen bir takım kötüler, Kitap'a mirasçı oldular. "Biz nasıl olsa affedileceğiz" diyerek Kitap'ın hükümlerini değiştirme karşılığı bu değersiz dünyanın mallarını alırlar; yine ona benzer geçici bir şey kendilerine gelince onu da kabul ederlerdi. Onlardan, Allah'a karşı ancak gerçeği söyleyeceklerine dair Kitap üzerine söz alınmamış mıydı? Kitap'da olanları okumamışlar mıydı? Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için, ahiret yurdu vardır, düşünmüyor musunuz? Biz, iyiliğe çalışanların ecrini elbette zayi etmeyiz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kitab’a sımsıkı sarılanlara ve namazı dosdoğru kılanlara gelince, şüphesiz biz, iyiliğe çalışan (erdemli) kimselerin mükâfatını zayi etmeyiz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kitaba sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte böyle iyiliğe çalışanların ecrini biz asla zayi etmeyiz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Kitab'a sımsıkı sarılıp namazı dosdoğru kılanlar var ya, işte biz böyle iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kitaba sarılanlar ve namaz kılanlara gelince, iyiliğe çalışanları ödülsüz bırakmayız.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kitaba sarılanlara ve namazı kılmaya devam edenlere gelince, biz o iyilerin ecrini hiçbir zaman yitirmeyiz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Kitâba sarılanlar ve namazı ikame etmekte bulunanlar ise o muhsinlerin ecrini biz hiç bir zaman zayi' etmeyiz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kitâb’a sımsıkı sarılan (Tevrât’ın hükümlerini uygulayan) ve namazı kılanlar (bilsinler ki), biz iyiliğe çalışanların ecirlerini zayi etmeyiz.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kitap'a sımsıkı sarılıp, salatı ikame edenlere¹ gelince; kuşkusuz Biz salih² olanların emeklerini zayi etmeyiz.
1- İbadete layık yegâne ilah olarak Allah'a inanmak; kulluğu, Allah'a yönelmeyi, dua ve ibadeti şirkten arındırılmış bir bilinçle ve arınmış, temizlenmiş arı duru hale gelmiş bir benlikle yapmak; yardımlaşmayı, destek olmayı canlı ve diri tutmak. 2- İyi, dürüst, seçkin, samimi, erdemli.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Bir de (âhiret yurdu) kitaba sımsıkı sarılanlar ve namaz; dosdoğru kılanlar (için mahz-ı hayırdır). Şübhesiz ki biz iyiliğe çalışanların mükâfatını zayi' etmeyiz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kitâb'a sımsıkı tutunup namazı hakkıyla edâ edenler ise (bilsinler ki), şübhesiz biz, iyilik için çalışanların mükâfâtını zâyi' etmeyiz.(2)
(2)“Evet, bütün ehl-i ihtisas ve müşâhedenin ve bütün ehl-i zevk ve keşfin (âlimlerin ve evliyâların)ittifâkıyla, o uzun ve karanlıklı ebedü’l-âbâd (sonsuzluk) yolunda zâd ve zahîre (yol azığı), ışık ve burak(sür‘atli bir binek) ancak Kur’ân’ın evâmirini imtisâl (emirlerine uymak) ve nevâhîsinden ictinâb(yasaklarından kaçınmak) ile elde edilebilir. Yoksa fen ve felsefe, san‘at ve hikmet, o yolda beş para etmez. Onların ışıkları, kabrin kapısına kadardır. İşte ey tenbel nefsim! Beş vakit namazı kılmak, yedi kebâiri (büyük günâhı) terk etmek ne kadar az ve rahat ve hafiftir. Netîcesi ve meyvesi ve fâidesi ne kadar çok mühim ve büyük olduğunu, aklın varsa, bozulmamış ise anlarsın.” (Sözler, 7. Söz, 19)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve o (kötü işlerden sakınan) kimseler ki kitaba sarılırlar (onun hükümlerine göre amel ederler) ve (bir arınma ibadeti olan) namazı (sürekli) dosdoğru kılmış bulunurlar. (İşte onlar bilsinler ki) Biz, kendilerini (ve başkalarını) düzeltmek için çalışıp çaba gösterenlerin ecirlerini (emeklerini) zayi etmeyeceğiz.*
(*) Lafzen: “salâtı ikâme edenler…” Burada İsrâiloğullarına mensup kimselerden söz edildiği için salât “namaz”dan çok “kulluk ve ibadet” vurgusu taşır. Salât, farklı şekil ve formlarda da olsa, tüm peygamberlerin şeriatlarında bulunan temel bir ibadettir. Namaz emrini peşinen içeren ekâmu’s-salât ibaresinin, dilsel veriler dikkate alındığında, ‘namaz aracılığıyla’ hedeflenen daha üst bir amaca atıf olduğu anlaşılır. Esasen salât, insanı otururken dik tutan “oyluk” veya ayaktayken dik tutan “omurga” anlamına gelen bir kökten türetilmiştir. Salâtın ikâmesi, doğrultulması ve ayağa kaldırılması anlamlarını taşır. Bir başka ifadeyle “Kulun Allah karşısındaki esas duruşu”dur namaz. Bu verilerden yola çıkarak “salâtı ikâme”nin, namaz kılmanın çok daha ötesinde çağrışımları olduğunu söyleyebiliriz. Kur’an’ın bütünü ve dilsel veriler bağlamında bu ibareyle kastedilen, namazın da kendisine ulaşmak için araç olarak kullanıldığı daha üst amaç olan “kulun Allah karşısındaki esas duruşu”dur. (M. İslamoğlu Meali Araf-170. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kitaba sımsıkı sarılanlar ve namazlarını kılanlar var ya! Biz doğru (salih) amel işleyenlerin karşılıklarını, asla zayi etmeyiz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki Kitap’a sımsıkı sarılırlar, namaz kılarlar, işkilsiz Biz bu iyilerin karşılığını yitirmeyiz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar ki Kitaba sarılırlar, nâmazı dosdoğru kılarlar. İşte biz iyi işleyenlerin mükâfatını zayi etmeyiz.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kitab’a sımsıkı sarılanlara ve namazı dosdoğru kılanlara gelince, muhakkak ki Biz iyi ve yararlı işler yapanların [muslihîn] hakkını zayi etmeyiz.
Kadri Çelik
swap_vert close
Kitaba sımsıkı sarılanlar ve namazı dosdoğru kılanlar (da bilsin ki), biz ıslah edenlerin ecrini elbette zayi etmeyiz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kitaba sımsıkı sarılan ve namazı dosdoğru kılanlara gelince; biz, iyilik yapanların mükâfâtını, elbette kayba uğratmayacağız!Kutsal Kitap Kur’an’a sırt çeviren İsrail Oğulları’na hatırlat ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kitab’a sımsıkı tutunanlara ve Namaz’ı kılmış olanlara gelince; biz, Muslihler’in / İslah Ediciler’in / Düzelticiler’in / Arabulucular’ın ücretini yitirmeyiz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz, Kitaba sarılanların, namazı kılarak ihya edenlerin, bir de yapıcı faaliyetlerde bulunanların ödüllerini asla zayi etmeyiz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kim Kitaba sımsıkı sarılır, salat-ı ikame ederek bilgiyle bilinçle hayatını düzeltirse, Rabbinin yasalarına uyarak bir hayat yaşarsa, onların yaptıkları asla kaybolmaz. Yaptıklarının katımızda mutlaka değeri vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kitaba sımsıkı sarılıp namazı kılanlar(a gelince), [*] şüphesiz ki biz kendilerini düzeltenlerin ödülünü ziyan etmeyeceğiz.
Bu cümle namaz ibadetinin en eski ibadetlerden olduğunun delilidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Kitaba sımsıkı sarılıp, namazı dosdoğru ve devamlı kılanlara gelince Biz, o haksızlıkları düzeltenlerin, yaptıklarının karşılığını boşa götürmeyiz.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve kitaba o sımsıkı sarılanlarla namazı dosdoğru ve devamlı yerine getirenler[i elbette ödüllendireceğiz]; dürüst ve erdemli olmayı benimseyen ve bunu öğütleyen kimselerin hakkını elbette ziyan etmeyeceğiz!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu Kitaba sımsıkı sarılanlar ve namazın hakkını verenlere gelince biz böyle ıslah edicilerin mükâfatını asla zayi etmeyiz. 2/177, 5/119, 11/114, 33/70, 3/195
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama kitaba sımsıkı sarılan ve Allah’a kulluğun hakkını verenler[¹²⁸⁷] var ya: onlar iyi bilsinler ki Biz, kendilerini ve başkalarını düzeltmek için çaba gösterenlerin emeklerini zayi etmeyeceğiz.
[1287] Lafzen: “salâtı ikâme edenler..” Burada İsrâiloğullarına mensup kimselerden söz edildiği için salât “namaz”dan çok “kulluk ve ibadet” vurgusu taşır. Salât, farklı şekil ve formlarda da olsa, tüm peygamberlerin şeriatlarında bulunan temel bir ibadettir. Namaz emrini peşinen içeren ekâmu’s-salât ibaresinin, dilsel veriler dikkate alındığında, ‘namaz aracılığıyla’ hedeflenen daha üst bir amaca atıf olduğu anlaşılır. Esasen salât, insanı otururken dik tutan “oyluk” veya ayaktayken dik tutan “omurga” anlamına gelen bir kökten türetilmiştir. Salâtın ikâmesi, “doğrultulması ve ayağa kaldırılması“ anlamlarını taşır. Bir başka ifadeyle “Kulun Allah karşısındaki esas duruşu”dur namaz. Bu verilerden yola çıkarak “salâtı ikâme”nin, namaz kılmanın çok daha ötesinde çağrışımları olduğunu söyleyebiliriz. Kur’an’ın bütünü ve dilsel veriler bağlamında bu ibareyle kastedilen, namazın da kendisine ulaşmak için araç olarak kullanıldığı daha üst amaç olan “kulun Allah karşısındaki esas duruşu”dur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(İçlerinden öyle) Kimseler de vardır ki, kitaba sımsıkı sarılırlar. (Onun hükümlerine karşı gelmekten sakınırlar, onun helal gösterdiğini haram, haram bildirdiğini helal saymaya cüret etmezler) Ve namazı dosdoğru kılarlar. Şüphe yok ki biz öyle iyi amel yapanların mükafatını zayi etmeyiz, (hidayete erdiririz) (Oysa Biz, İsrailoğullarının tümünden bir söz almıştık, nitekim)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlar ki Kitaba sımsıkı sarılırlar ve namazı kılarlar; elbette biz, ıslaha çalışanların ecrini zayi etmeyiz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimseler ki kitaba sarılırlar ve namazı dosdoğru kılmış bulunurlar. Şüphe yok ki, Biz (öyle) muslih kimselerin mükâfaatını zâyi etmeyiz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Kitaba sarılanlar ve namazı gerektiği şekilde yerine getirenler bilsinler ki, Biz iyilik için çalışanların mükâfatlarını asla zâyi etmeyiz.
Süleyman Ateş
swap_vert close
O(koruna)nlar ki Kitaba sımsıkı sarılırlar ve namazı kılarlar; elbette biz, iyiliğe çalışanların ecrini zayi etmeyiz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve Allâh'ın kitâbına temessük idüb namâzlarını âdâb ve erkânıyla kılanlar (me'cûr olurlar) Biz sâlih 'amel işleyenlerin ecrini zâyi' itmeyiz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Kitaba sıkı sarılıp namazı tam kılanlara gelince; biz iyiliğe çalışanların ödülünü ziyan etmeyiz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Kitaba bağlı olanlar ve namaz kılanlara gelince biz, doğruların mükafatını zayi etmeyiz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kitaba sımsıkı sarılan ve namazı dosdoğru kılanlara gelince: İyiliğe çalışanların ödülünü Biz asla zayi etmeyiz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kitaba sarılanlar ve namazı/duayı yerine getirenlere gelince, biz, barışsever iyilerin ödülünü zayi etmeyiz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim yapışurlar kitāb’a daħı ŧururdılar namāzı bayıķ biz yāyı' eylemezüz eyü işleyiciler müzdini.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol kişiler ki yitişdiler kitāba, daḫı durġurdılar namāzı. Taḥḳīḳ yitür‐mez‐biz müzdini ıṣlāḥ eyleyenlerüñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kitabdan (möhkəm) yapışanlar, (vaxtlı-vaxtında, lazımınca) namaz qılanlar (bilsinlər ki) Biz əməlisalehlərin mükafatını zay etmirik!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And as for those who make (men) keep the Scripture, and establish worship lo! We squander not the wages of reformers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
As to those who hold fast by the Book and establish regular prayer,- never shall We suffer the reward of the righteous to perish.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim-seler ki
يُمَسِّكُونَ
sımsıkı sarılıyorlar
بِالْكِتَابِ
kitaba
وَاَقَامُوا
ve ikâme ettiler
الصَّلٰوةَۜ
namazı
اِنَّا
muhak-kak Biz
لَا نُض۪يعُ
zayi etmeyiz
اَجْرَ
ecrini
الْمُصْلِح۪ينَ
ıslah edicilerin
Kitaba sımsıkı sarılanlara ve namazı ikâme ed(ip her anda Allah'ın huzurunda durmaya çalış)anlara gelince, muhakkak ki Biz, (o) ıslah edicilerin ecrini asla zayi etmeyiz.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
مَسَّكَ
Fiil-II
م س ك
Sımsıkı sarıldı
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
اَقَامَ
Fiil-IV
ق و م
İkâme etti, korudu, ayağa kaldırdı, doğrulttu, dosdoğru yaptı
صَلٰوة
İsim
ص ل و
Namaz, salât, dua
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَضَاعَ
Fiil-IV
ض ي ع
Zayi etti
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
مُصْلِح
Etken fiil-IV
ص ل ح
Islah edici, ıslah eden