close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 163. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ves-elhum ‘ani-lkaryeti-lletî kânet hâdirate-lbahri iż ya’dûne fî-ssebti iż te/tîhim hîtânuhum yevme sebtihim şurra’an veyevme lâ yesbitûne(ﻻ) lâ te/tîhim(c) keżâlike neblûhum bimâ kânû yefsukûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Denize pek yakın olan o şehrin halkına neler oldu, sor onlara. Hani onlar, cumartesi günü, emre isyan etmişlerdi, hani cumartesi günleri, balıklar, su üstüne çıkıyordu da cumartesiden başka günlerde onlara görünmüyordu, emirden çıktıkları için biz de onları böyle sınamadaydık.
İbn-i Abbas'a göre burası Şap denizinin kıyısındaki Eyle şehridir. Medyen ve Tabariye diyenler de vardır (Mecma, 1, 259).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bir de onlara deniz kıyısındaki şehri(n halkının uğradığı sonucu) sorup (hatırlat). Hani onlar Cumartesi (yasağını çiğneyerek) haddi aşmışlardı. ’Cumartesi günü iş yapma yasağına uyduklarında’, (tatil yaptıklarında denizden rızıkları olan) balıkları onlara açıktan akın akın geliyor, ’Cumartesi günü iş yapma yasağına (ibadet tatili kurallarına) uymadıklarında’ ise, (balıklar) gelmiyorlardı. İşte Biz, fıska sapmaları dolayısıyla onları böyle imtihan edip (belaya salmıştık).
[Not: Bu ayet, gökteki kuşlardan, yerdeki varlıklardan denizdeki balıklara kadar, tek hücrelilerden fillere her şeyin ve her halde Allah’ın emir ve kontrolünde olduğunu da hatırlatmaktadır. Ayrıca; yasak mevsimlerde balıkları ve diğer canlıları avlamanın zararlı sonuçlarına da dikkat çekilmiş olmaktadır.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! Onlara denizin kıyısındaki o kasabanın başına gelen felaketten sor. Hani onlar yasak edildiği halde cumartesi gününde balık avlayarak saygısızlık edip haddi aşıyorlardı. Çünkü ibadet için saygı gösterdikleri ve tatil yaptıkları cumartesi günü balıklar sürüler halinde kıyıya gelirlerdi. cumartesi gününü tatil yapmadıklarında ise balıklar kıyıya gelmezlerdi. Biz onları işledikleri kötülükler sebebiyle, işte böylece imtihan ediyorduk.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara, deniz kıyısındaki şehrin halkının başına gelenleri sor. Şehir halkı, avlayacakları balıkların, avlanma yasağının bulunduğu Cumartesi günü akın akın geldiklerini görünce, diğer günlerde ortaya çıkmıyorlar bahanesiyle Cumartesi yasağını çiğniyorlardı. Hak dinin kurallarının dışına çıkmaları, doğru ve mantıklı düşünmeyi terketmeleri, fâsık, günahkâr ve âsi olmaları sebebiyle biz de onları böyle imtihan ediyorduk.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlara deniz kıyısındaki şehir hakkında soru sor. Hani onlar cumartesi gününde sınırı aşıyorlardı. Cumartesi (tatili) yaptıkları gün balıklar akın akın yanlarına geliyor ancak cumartesi (tatili) yapmadıkları günlerde hiç gelmiyorlardı. Yoldan çıkmaları sebebiyle biz onları böyle imtihan ediyorduk.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bir de onlara deniz kıyısındaki şehri(n uğradığı sonucu) sor. Hani onlar cumartesi (yasağını çiğneyerek) haddi aşmışlardı. 'Cumartesi günü iş yapma yasağına uyduklarında', balıkları onlara açıktan akın akın geliyor, 'cumartesi günü iş yapma yasağına uymadıklarında' ise, gelmiyorlardı. İşte biz, fıska sapmaları dolayısıyla onları böyle imtihan ediyorduk.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), o Yahudi'lere, deniz kenarındaki kasaba halkının başına gelen felâketi sor. O vakit, yasak edildikleri cumartesi gününde balık avlamakla Allah'ın cumartesi yasağına tecavüz ediyorlardı. Çünkü ibadet için tatil yaptıkları cumartesi günü, balıklar akın akın meydana çıkarak yanlarına geliyordu. Cumartesi ta'tili yapmıyacakları gün ise, gelmiyordu. İşte biz, itaattan çıkmaları sebebiyle, onları böyle imtihan ediyorduk.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Denize nazır olan o şehrin durumunu onlardan sor. Hani Cumartesi günü haddi aşarlardı. Çünkü Cumartesi günü tatil yaptıklarında balıkları onlara sürü ile gelirdi. Tatil yapmadıkları gün balıklar gelmezdi. Kanunları çiğnedikleri için biz onları böylece denedik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu onlara sor! Hani onlar Cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. Çünkü Cumartesi tatili yaptıkları gün, balıklar meydana çıkarak akın akın onlara gelirdi, Cumartesi tatili yapmadıkları gün de gelmezlerdi. İşte böylece biz, yoldan çıkmalarından dolayı onları imtihan ediyorduk.[143]
[143] Sebt/Cumartesi yasağı hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VII, 372-373.  
Besim Atalay
swap_vert close
Deniz kıyısında bulunan şehrin, halini sor sen onlara, cumartesinde aşırılık ederlerdi, cumartesinde balıklar da görünerek, onlara gelirdi, başka günler görünmezdi, buyrumu tutmayan kimselere, işte böylecene belâ veririz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlara, denizin kıyısındaki o kasaba (halkı)nın durumunu (başına gelen felaketi) sor. Hani onlar, (birtakım hileli yollarla) cumartesi gününü ihlal ederek haddi aşmışlardı. Zira tatil yaptıkları cumartesi günleri balıklar sürüyle geliyor, tatil yapmadıkları (diğer) günlerde ise gelmiyorlardı. Biz onları işledikleri kötülükler sebebiyle işte böyle deniyorduk.
Bkz. 2/65, 4/47, 154, 16/124Ayette bahsi geçen yerin, Ürdün’ün Akabe körfezinin ucunda Eyle (Elath) şehri olduğu söylenir. Kızıldeniz kıyısındaki bu liman şehri, İsrail oğullarının parlak dönemlerinde her zaman önemli bir ticaret merkezi olmuştur. Hz. Musa, İsrailoğullarına cuma gününü ibadete tahsis etmelerini emretmiş ama onların çoğu buna uymamıştı. Bunun üzerine Allah cumartesi günü onlara balık avlamayı yasaklamıştı. Onlar bu yasağı da farklı hilelerle delerek itaatsizliklerine devam etmişti. Allah da onları yaptıkları yüzünden maymun huylu insanlara dönüştürmüştü. Konuyla ilgili olarak Nisa suresi 4/154’un açıklamasına bkz.  
Cemil Said
swap_vert close
Bahr-i Ahmer sâhilindeki şehrin ahâlîsi, balıklar diğer günler gâib olarak Cum’airtesi güni [1] suyun yüzüne çıkdıkları vakit Cum’airtesi güninin hürmetini bozdukları vakit ne hâle geldiklerini Yahûdîlerden sor! Biz ânları öyle tecziye itdik çünki fâsık idiler.
[1] O gün balık saydı kendilerine men’ olunmuş idi.  
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara, deniz kıyısındaki kasabanın durumunu sor. Cumartesi yasaklarına tecavüz ediyorlardı. Cumartesileri balıklar sürüyle geliyor, başka günler gelmiyorlardı. Biz onları, yoldan çıkmaları sebebiyle böylece deniyorduk.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlara, deniz kıyısında bulunan kent halkının[233] durumunu sor. Hani onlar Cumartesi (yasağı) konusunda haddi aşıyorlardı. Zira tatil yaptıkları Cumartesi günü balıklar onlara akın akın geliyor, tatil yapmadıkları (diğer) günlerde ise gelmiyorlardı. İşte onları yoldan çıkmaları sebebiyle böyle imtihan ediyorduk.[234]
233. Âyette sözü edilen bu kent, Ürdün’ün Akabe limanına yakın “Eyle” kasabası olabilir.Allah Teâlâ, İsrailoğullarının cumartesi (sebt) günü dünyevî işlerden ve dolayısıyla balık avından sakınmalarını ve o günü ibadete ayırıp tatil yapmalarını emretmişti. Balıklar cumartesi günleri akın akın sahile geliyor, diğer günler o derece gelmiyorlardı. Bu, bir imtihandı. İsrailoğulları, bu yasağı ihlal ederek cumartesi günleri de balık avlamaya başladılar. Âyette anlatılan olay budur.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara, deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Onlar, cumartesi tatili yaptıkları gün, avlayacakları balıklar sürüler halinde suyun yüzüne çıkarak onlara doğru gelirken, tatil yapmadıkları günde ortalığa çıkmıyorlar diye cumartesi yasaklarını çiğniyorlardı. Yoldan çıkmaları sebebiyle onları işte böyle sınıyorduk.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlara, deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Hani onlar cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. Çünkü cumartesi tatili yaptıkları gün, balıklar meydana çıkarak akın akın onlara gelirdi, cumartesi tatili yapmadıkları gün de gelmezlerdi. İşte böylece biz, yoldan çıkmalarından dolayı onları imtihan ediyorduk.  
 Allah Teâlâ İsrailoğullarına cumartesi günü avlanmayı yasaklamış, bu güne tazim etmelerini emretmişti. Dolayısıyla balıklar o gün su yüzüne çıkar serbest yüzerlerdi. Diğer günlerde ise balıklar durumu sezdikleri için su yüzüne çıkmazlardı. Bu durum Allah’ın bir imtihanı idi. Fakat İsrailoğulları bu imtihanı kazanamadılar ve cumartesi yasağına saygısızlık gösterip balıkları o gün avlamaya başladılar. İşte âyette bildirilen haddi aşma budur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlara deniz kenarındaki topluluktan sor. Hani Cumartesi çalışma yasağını çiğniyorlardı. Cumartesiye uydukları gün balıkları onlara akın akın geliyordu; ancak Cumartesiyi uygulamadıkları gün onlara balık gelmiyordu. Yoldan çıktıkları için onları böyle sınıyorduk.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bir de onlara, o deniz kıyısındaki şehrin başına gelenleri sor. O sırada onlar cumartesi yasağına riayet etmiyorlardı. Cumartesi günü balıklar akın akın geliyorlardı, yasak olmadığı gün gelmiyorlardı. Yoldan çıkıp sapıklık yaptıkları için biz de onları işte böyle sınıyorduk.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sor onlara, o denizin hadâret, bir iskelesi olan o şehrin başına geleni, o vakit Sebtte tecavüz ediyorlardı: o vakit ki Sebt -ıbadet için ta'tıl- yaptıkları gün balıkları yanlarına akın akın geliyorlardı, Sebt yapmıyacakları gün ise gelmiyorlardı, işte biz onları fasıklıkları sebebiyle böyle imhitana çekiyorduk
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Onlara, deniz kıyısında bulunan o kasaba halkının durumunu sor. (Hani, onlar, Allah yasak ettiği hâlde,) cumartesi gününde (balık avlama yasağını çiğneyerek) haddi aşıyorlardı. Cumartesi günü, balıklar sürüler hâlinde meydana çıkarak onlara doğru gelirlerdi (kıyıya taşarlardı). Cumartesi dışındaki günlerde ise gelmezlerdi. İşte itaatten çıkmaları sebebiyle, biz onları böyle imtihân ediyorduk.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlara, deniz kıyısındaki kasabanın durumunu sor. Hani onlar cumartesi günü yasasını çiğneyerek haddi aşıyorlardı. Balıklar cumartesi günü ortaya çıkıyor, diğer günler ise gelmiyorlardı. Fasıklıkları¹ nedeniyle kendilerini bu şekilde sınıyorduk.
1- Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan. İyi, doğru, temiz ve güzel şeylerden uzak kalan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Habîbim), onlara denizin yakınında, (sahilde) ki o kasabayı (onun haalini ve ehâlîsinin başına gelenleri) sor. Hani onlar cumartesi gününün hürmetini ihlâl ederek haddi aşmışlardı. Çünkü cumartesi ta'tîli yapdıkları gün balıklar akın akın meydana çıkarak yanlarına geliyordu. Cumartesi ta'tîli yapmayacakları gün ise gelmiyordu, işte biz, itâatdan çıkmakda olduklarından dolayı kendilerini böylece imtihan ediyorduk.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) Onlara (o yahudilere), deniz kenarındaki o şehir (halkının hâlin)den sor! Bir zaman (onlar) Cumartesi gününde (o günün hürmetini ihlâl ederek)haddi aşıyorlardı; onlara balıkları Cumartesi günlerinde, suyun yüzüne çıkarak geliyordu; Cumartesi ta'tîli yapmıyor oldukları gün ise, onlara gelmiyordu. İsyân etmekte olduklarından dolayı onları böyle imtihân ediyorduk.(3)
(3)Cenâb-ı Hakk İsrâiloğullarına Cumartesi günlerine hürmet etmeyi emretmiş ve onlara o gün balık avlamayı yasaklamıştı. Allah’dan bir imtihan olarak Cumartesi günü, balıklar su yüzüne çıkar ve sürüler hâlinde gelirdi. Onlar ise balıkları kanallar açarak denize bağladıkları havuzlara Cumartesi günü topluyor ve sonraki günlerde onları avlıyorlardı. Ebû Hureyre (ra)’ın bir rivâyetine göre Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm buyurmuştur ki: “Yahudilerin işlediğini siz işlemeyin! Onlar Allah’ın haram kılmış olduğunu, hîlelerin en basit ve en âdîsiyle helâl kılmak istediler.” (İbn-i Kesîr, c. 2, 58)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Bir de onlara (o yahudilere), denizin kıyısındaki o kasabanın durumunu (başına gelen felaketi) sor. Hani bir zaman onlar (o kasaba ehli), Cumartesi gününü ihlal ederek haddi aşmışlardı. Zira tatil yaptıkları Cumartesi günleri (deniz sahilinde balık avını yapan insanlar bulunmadığından/sahil sesiz, sakin olduğundan) balıklar sürü hâlinde geliyor, ama tatil yapmadıkları (diğer) günlerde ise (adet edindikleri üzere deniz sahiline gelen avcılardan balıklar ürktüğü için o günler) sürü halinde gelmiyorlardı. Biz de onları (yasakları ihlal eden bu azgın halkı) işledikleri kötülükler sebebiyle işte böyle deniyorduk.*
(*) Âyette bahsedilen yer, büyük ihtimalle Medyen ile Tûr arasında bulunan Eyle kasabasıdır. Cumartesi, yahudilerin kutsal günüdür. O günde çalışmak ve dolayısıyla avlanmak yasaktı. İsrâil oğullarından Eyle kasabası halkı, Cumartesi günü bütün işleri tatil edip ibâdet etmeleri gerektiği hâlde balık avlıyorlardı. Cumartesi yasağına uydukları (yani tatil yapıp balıkları avlamadıkları) gün, balıklar onlara açıktan açığa sürüler hâlinde gelirdi. O gün saldırıya uğramamaya alıştıkları ve kendilerine dokunulmayacağını hissettikleri için kaçmıyorlardı. Diğer günlerde ise avlandıkları sürü halinde gelmiyorlardı. Allah’ın emirlerini hiçe sayan (çünkü dinlerinde on emrin dördüncüsü olarak yer alan (Çıkış, 20/8-11) önemli bir kuralı ihlâl etmişlerdir.) Bu halk, cumartesi günleri balıkların akın akın gelmesine imrendiler, hırslarını yenemediler ve balıkları avlamaya başladılar… Bunun detaylı açıklaması şöyledir: Her konuda azıp şımarmış olan İsrailoğulları Hz. Musa’ya Allah’a yalvararak haftada sadece cumartesi günü kendilerine ibadet ve tatil günü olarak tahsis etmesini ısrarla istiyorlar. Hz. Musa’da yüce Allah’a yalvararak sadece o günün ibadet ve tatil günü olmasını istiyor. Bunun üzerine yüce Allah ta onların bu isteğini kabul ediyor. Diğer günleri onlara maişetleri için çalışma, cumartesi günü de ibadet, tatil infak ve yardımlaşma günü olarak tahsis ediyor. Ama onlar azıp doğru yoldan çıkatıkları gibi, hilelere başvurarak bu yasağı da çiğnemeye başladılar. Onlardan bir kısmı, kendilerine verilen emre uyarak yasakları çiğnemezler. Ama diğer bir kısmı hilelerle yasakları çiğnemeye başladılar. Oysa bu tür yasaklar onların nefislerine hâkim olmayı becerebilmeleri için ruhi bir terbiyeden başka bir şey değildi. Fakat onlardan bir kısım, tamah ve açgözlülükleri yüzünden bir türlü yola gelmediler, azgınlıklarını bırakmayıp her türlü kötülüğe devam ettiler. Böylece mal mülk hırsı karakterlerini bozdu. Aşırı kurnazlık zekâlarını da aldı. Vicdanları paslandı, yürekeleri karadı, verdikleri sözle çeliştiler. İşlerine gelmeyince toplumun hukukunu çiğneyebildiler. Arzu ve iştahlarına gem vuramayan böylesi ‘’maymun iştahlı ‘’olmaları yüzünden perişan oldular. Çünkü tıpkı bir maymun gibi davranıyorlardı, hiçbir şeyde sebatları yoktu. Hukuklarını çıkarları uğruna çiğneyen yine kendileri oluyordu. Hukuku çiğneyen böylesi açgözlü ve muhteris tiplere de ‘’aşağılık maymunlar‘’dendi. كذللك نبلوهم بما كا نوا يفسقون ‘’İşte fasıklıkları (azıp doğru yoldan çıkıp her türlü kötülükleri) yaptıkları sebebiyle böylece onları deniyorduk. ’’(A’raf-163:) Onların bu tür cezaya mustahak olmalarının sebebi sadeece Cumartesi yasağı değil, aynı zamanda ‘’بما كانوا يفسقون ‘’ ...azıp doğru yoldan çıktıkları sebebiyledir.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlara deniz kıyısında ki kasaba hakkında sor. Balıklar tatil günlerinde sürüler halinde onlara gelince, o günün yasağına diğer günlerde balıklar gelmiyor diye uymuyorlardı. Bizde yoldan çıkmaları sebebiyle onları böyle imtihan ediyoruz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlara deniz kıyısında ki kentin başına gelenleri sor: Onlar Cumartesi yasağını çiğnemişlerdi. Çünkü Cumartesi günleri balıklar küme ile gelirler, öbür günler gelmezlerdi. İşte Biz de bu karıştırıcılıklarından ötürü onları böyle sınadık.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlara deniz sahilindeki kasabanın halini sor. Hani onlar Cumartesi gününün hürmetini ihlâl ederek haddi tecavüz etmişlerdi [²]. O vakit Cumartesi günleri balıklar suyun yüzüne çıkar, onlara gelirdi. Cumartesi günlerinden maada günlerde balıklar suyun yüzüne çıkmaz, onlara gelmezdi. Biz onları fısklarından dolayı böyle [³] belâya uğrattık.
[2] Emre muhalif olarak balıkları avlamışlardı.[3] Cumartesi günleri balıkların suyun yüzüne çıkması, diğer günler görünmemesi suretiyle.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Sen onlara deniz kenarında olan beldeyi sor. Hani onlar cumartesi [sept] konusunda haddi aşıyorlardı. Hani tatil yaptıkları/yasak olan cumartesi günleri balıklar sürüyle geliyorlar, Cumartesi dışındaki diğer günlerde gelmiyorlardı.⁵⁸ Biz onları yoldan çıkmalarından dolayı böyle sınıyorduk.
58 Hz. Musa’nın şeriatına göre, cumartesi tatil günüydü. O gün çalışmak ve balık tutmak da yasaktı. Balıklar da cumartesi günleri ıssız ve sessizliğin hâkim olduğu sahillere kadar suları yararak akın akın geliyorlardı. Bunu gören halk, diğer günler gelmiyor deyip cumartesi yasağını çiğneyerek balık tutmaya başladılar. Allah da onları böyle sınadı.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Bir de onlara deniz kıyısındaki şehri bir sor. Hani onlar Cumartesi (yasağını çiğneyerek) haddi aşmışlardı. Cumartesi günü iş yapma yasağına uyduklarında, balıkları onlara açıktan akın akın geliyor, Cumartesi günü iş yapma yasağına uymadıklarında ise gelmiyorlardı. İşte biz, yoldan çıkmalarından dolayı, onları böyle imtihan ediyorduk.
(Araştırmacılar burada adı geçen yerin, Eileh, Elat veya Elot yerleşim bölgesine işaret ettiği görüşündedirler. Bu liman şehri Sina Yarımadası’nın doğusu ile Arabistan’ın batısında, Akabe körfezinin ucundadır. Burası İsrail oğullarının parlak dönemlerinde çok önemli bir ticaret merkezi idi ve Hz. Süleyman (a.s.) bu şehri Kızıldeniz’deki donanması için merkez liman yapmıştı. Burası ile alâkalı olay, Yahudilerin ne dinî, ne de tarihî kitaplarında zikredilmemiş; fakat Kur’an-ı Kerim’in burada ve Bakara suresinde anlattıkları onun Kur’an’ın vahyi sırasında, İsrail oğulları arasında bilinen bir şehir olduğunu göstermektedir. Bundan dolayı Medine Yahudileri, Yüce Peygamber’e (s.a.a) her konuda karşı gelme fırsatını hiçbir zaman kaçırmadıkları halde, bu haberin doğruluğu konusunda itiraz edemediler.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bir deonlara, deniz kıyısındaki o kasaba halkının durumunu sor: Hani onlar,birtakım hileli yollarla cumartesi yasağını çiğniyorlardı. Çünkü cumartesi yasağına uyarak balık avını bırakıp tatil yaptıkları gün, balıklar akın akın ortaya çıkarak deniz kıyısına, yanlarına kadar geliyor, cumartesi dışındaki günlerde ise onlara gelmiyorlardı. İşte, günah işlemeyi alışkanlık hâline getirdikleri için, biz onları böyle çetin sınavlardan geçirerek imtihân ediyorduk.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlara Deniz’in kenarında bulunan Şehir’i sor! Hani, Cumartesi’de yasak çiğniyorlardı / sınırı aşıyorlardı. Onlara avları Cumartesi gününde akın akın geliyor, yasak olmayan günde gelmiyordu. Yoldan çıkıp sapıyor oldukları sebebiyle onları böyle deniyorduk.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Sen Yahudilere, sahile yakın olan kasaba halkını sor. Hani şu, cumartesi avlanma yasağını ihlal edenleri, mübarek balıklar da aksi gibi hep cumartesi tatilinde sürüyle geliyor, diğer iş günlerinde gelmiyorlardı. Aslında biz onların sabırlarını zorluyorduk. Çünkü çok asî davranışlar sergiliyorlardı...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Hani onlar cumartesi gününe saygısızlık gösterip haddi aşıyorlardı. Cumartesi tatili yaptıkları gün balıklar meydana çıkarak akın akın gelirdi. Cumartesi tatili yapmadıkları gün gelmezlerdi. Biz yoldan çıkmalarından dolayı onları imtihan ediyorduk. Onlar imtihanımızı anlamadılar. Güya cumartesi günü avlanma yasağına uyarak balıkları bir havuza topladılar. Pazar günü balıkları avlayarak öldürdüler. Yaptıkları şey onlara emrettiğimiz yasayı çıkarlarına göre değiştirmekti. Böyle yaparak azgın bir topluluk olduklarını gösterdiler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara, deniz kıyısında bulunan şehir [*] (halkının) durumunu sor! Hani balıklar o yöre halkının yasağa uymadığı cumartesi gelmeyip yasağa uydukları cumartesi günü akın akın (bolca) kıyıya geldiklerinde, haddi aşıp (avlanma) yasağını delmişlerdi. İşte biz yoldan çıkmalarından dolayı onları böyle imtihan ediyorduk. [*]
Bu şehrin Medyen ve Tûr arasında bulunan Eyle olduğu, ancak Medyen veya Taberiyye de olabileceği bildirilmektedir (Taberî, [Câmi‘u’l-beyân], IX, 90-91; Zemahşerî, [el-Keşşâf], II, 164).,Cumartesi Yasağı ile ilgili bkz. Bakara 2:65, dipnot 4.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bir de onlara o deniz kıyısındaki cumartesi yasağını¹ çiğneyen şehir halkının başına gelenleri sor. Onlara (avlanmanın yasak olduğu) cumartesi günü balıkları, açıktan açığa geliyor, (avın) yasak olmadığı günlerde ise gelmiyorlardı. Biz onları yoldan çıkmaları sebebiyle işte böyle, imtihan ediyorduk.²
1 Cumartesi yasağı: Hz. Mûsa (a.s.), Yahûdîlere Cuma gününü ibâdete tahsis etmelerini emretti ama Yahûdîlerin pek azı buna razı oldu. Bunun üzerine Allah Cumartesi günü onlara balık avını yasakladı. Çoğunluk buna da itaat etmeyince Allah da onları maymuna çevirdi. Bk. (Bakara: 65, Nisa: 47, 154)2 Konu ile ilgili olarak Bk. (Bakara: 65-66)  
Muhammed Esed
swap_vert close
(Sözgelimi,) onlara denizin kıyısındaki o kasaba hakkında sor; ahalisi, (av için gözledikleri) balıkların (nedense) hep vecibelerine uymaları gereken Sebt günü suları yararak çıkageldiklerini görünce, Sebt günü dışında ¹²⁹ ortaya çıkmıyorlar bahanesiyle tutup, Sebt gününün örfünü nasıl çiğnerlerdi! Biz onları işledikleri kötülükler sebebiyle işte böyle deniyorduk.
129 Lafzen, “Sebt günü olarak tutmadıkları gün”. Musa Şeriatı’na göre İsrailoğulları Sebt günü (Sabbath - Cumartesi) bütün dünyevî işlerden ve dolayısıyla balık avından da kaçınmakla yükümlü bulunuyorlardı. Bu sebepledir ki, ürkütücü şartlardan kurtulan balıklar bu günlerde daha rahat hareket etme imkanını bulup sürüler halinde suyun yüzüne çıkar sahile yaklaşırlardı; sözü geçen kasabanın balıkçı sakinleri de işte bu durumu, Sebt gününün örfünü bozmak için bir mazeret, bir bahane olarak değerlendirdiler. Kur’an bu kasabanın isminden bahsetmediğine ve bu tecavüzkar eylemlerin geçtiği tarihsel dönem hakkında da herhangi bir işaret vermediğine göre, Kur’an’da muhtelif yerlerde temas edilen bu Sebt günü-ihlalcilerinin kıssası, İsrailoğulları’nın tarihinde, ya tamah ve hırslarının peşine düşerek ya da dünyevî çıkarlara düşkünlükleri yüzünden kendi şeriatlerinin ilkelerine karşı sık sık baş gösteren tecavüzkar eğilimlerin genel bir tasviri, bir betimlemesi olarak görülebilir. Bu kabil konulara ilişkin Musa Şeriatı İslamî öğretilere göre sonradan her ne kadar ilga edilmiş ise de, Kur’an bu şeriat’ın insanlığın monoteist (tek tanrıcı) inancının tarihindeki büyük rolüne sık sık işaret etmekte ve onun İsrailoğulları’nın ruhsal disiplinini güçlendirici bir vasıta olarak zamanla-kayıtlı önemini tekrar tekrar vurgulamaktadır. Onların Musa Şeriatı’nı sık sık ve bilerek çiğnemeleri, Kur’an’da, bu disipline ve dolayısıyla genel olarak Allah’ın buyruklarına karşı gösterdikleri isyancı tutumlarının bir belirtisi, bir göstergesi olarak sergilenmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlara deniz kıyısındaki kasaba halkının başına gelenleri sor! Hani avlanma yasağı olan Cumartesi günü balıklar kıyıya akın ediyorlar diğer günlerde ise görünmüyorlardı. Böylece o beldenin halkı tamah edip Cumartesi yasağını çiğniyordu işte biz de onları yoldan sapmalarından dolayı böyle sınıyorduk. 2/65, 4/47, 16/124
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Mesela,[¹²⁷⁸] sor onlara deniz kıyısındaki mamur kentin hâlini! Hani onlar, Sebt Günü dışında ortaya çıkmıyorlar diye, Sebt Günü’nde balıkların kendilerine akın akın gelişine tamah ederek Cumartesi geleneğini çiğniyorlardı! Biz, yoldan sapmaları nedeniyle onları (dünyalığa) işte böyle mübtela ediyorduk.[¹²⁷⁹]
[1278] Vavın misal anlamının delili 3:68. âyettir. Bu bağlamda 162. âyetle bu âyet arasında uygun bir geçiş oluşturmaktadır. [1279] Sebt Günü için bkz: 2:65 not 120 ve 16:124 not 135.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Onlara, deniz kenarında bulunan beldeden (halkının başına neler geldiğini) sor! (Ve onlara kıssayı ayrıntıları ile anlat da, Rablerinin yasaklarını hiçe sayan her ümmet bundan ibret alsın ve onlar da gizli tuttukları bu kıssayı başkasından öğrenmeyip, ancak Rabbinden vahyolunabileceğini kabul etsinler ve seni yalancı saymaktan vaz geçsinler ki) Bir vakit İsrailoğulları Cumartesi yasağını çiğniyorlardı, (oysa dinleri gereği, bütün işlerini bırakıp ibadet etmeleri gerekiyordu, balık tutmaları ise yasaklanmıştı, bu durumu fark eden) Balıklar da yasak günde onlara suyun üstüne çıkarak sürüyle geliyordu, yasak olmayan günlerde ise (avlanmak korkusuyla) hiç uğramaz olmuşlardı, (bu yüzden hiç balık tutamaz olmuşlardı, rızıkları azalmıştı... İçlerinden birçoğu dayanamadı, Rablerinin yasağını hiçe saydı, yasak olan günde de, balık avlamaya başladı) İşte biz önlem böyle imtihan ediyorduk.(Çünkü onlar başka işlerinde de, yasakları çiğneyip) bozgunculuk yapıyorlardı!
Osman Fırat
swap_vert close
Onlara, deniz kıyısında bulunan kent(ha!kın)ın durumunu sor. Hani onlar Cumartesine saygısızlık edip haddi aşıyorlardı. Çünkü Cumartesi (tatil) yaptıkları gün, balıkları onlara akın akın gelirdi. Cumartesi (tatil) yapmadıkları gün balıkları gelmezlerdi. Biz onları yoldan çıkmalarından ötürü böyle sınıyorduk.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlara denizin kenarında bulunan beldeden sual et. O zaman ki onlar cumartesi gününde haddi tecavüz eder olmuşlardı. O vakit onlara cumartesi günlerinde balıklar çokça zahir olarak gelirlerdi. Cumartesinin gayrı günlerinde ise gelmezlerdi. İşte onları yapar oldukları fıskları sebebiyle böylece imtihan ederiz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bir de onlara o deniz kıyısında bulunan şehir halkının başına gelenleri sor. Hani onlar sebt (cumartesi) gününün hükmüne saygısızlık edip Allah'ın koyduğu sınırı çiğniyorlardı. Şöyle ki: Sebt gününün hükmünü gözettiklerinde balıklar yanlarına akın akın geliyordu;Sebt gününün hükmüne riayet etmedikleri gün ise gelmiyordu. İşte fâsıklıkları, yoldan çıkmaları sebebiyle onları böyle imtihan ediyorduk.
Bu şehrin, Akabe limanına yakın Eyle şehri olduğu genellikle kabul edilir. Bu sahil şehri Hz. Süleyman’ın Kızıldeniz’deki donanmasının merkezi idi. Âyette bildirilen bu olay, Yahudilerin ne dinî, ne de tarihî kitaplarında yer almıyor. Medine Yahudileri tarafından bilindiği kesindir. Zira onlar birçok konuda Peygamberimize itirazları ile meşhur oldukları halde, bu hususta hiçbir itirazları olmamıştır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlara, deniz kıyısında bulunan kent(halkın)ın durumunu sor. Hani onlar Cumartesine saygısızlık edip haddi aşıyorlardı. Çünkü Cumartesi (tatil) yaptıkları gün, balıkları onlara akın akın gelirdi. Cumartesi (tatil) yapmadıkları gün balıkları gelmezlerdi. Biz onları yoldan çıkmalarından ötürü böyle sınıyorduk.
Yani Cumartesi olmayan günlerde veya Cumartesine saygı gösterilmeyen zamanlarda, avlanacaklarını anlayan balıklar, artık gelmez olmuş ve Allâh'ın koyduğu yasağı delenlerin rızıkı daralmıştı.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Yâ Muhammed! Onlara (Yahûdîlere) deniz kenarındaki şehrin hâlinden sor. O şehir halkı, Cum'airtesi güni balıklar küme hâlinde gelüb diğer günlerde gelmediğinden sebeb Sebt gününün hürmetine tecâvüz iylediler. Fıskları sebebiyle onları bu vecihle dûçâr-ı belâ ve imtihân iyledik. [³]
[3] Bakara sûresinin 65inci âyeti notuna bak.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlara deniz kıyısındaki kenti sor; hani Cumartesi günü aşırılık ediyorlardı. Cumartesi günleri balıklar sürülerle geliyor, diğer günlerde gelmiyorlardı. Yoldan çıktıkları için böylece onları, yıpratıcı bir imtihandan geçiriyorduk.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara deniz kenarındaki cumartesi yasağını çiğneyen kasabayı sor! Onlara avları cumartesi günlerinde akın akın geliyor, yasakları olmayan günlerde gelmiyorlardı. İşte onları fasıklık ettikleri için böyle imtihan ediyorduk.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara deniz kenarındaki beldeyi sor ki, onlar Cumartesi yasağını çiğniyorlardı. O zaman onlara, avlanmalarının yasak olduğu Cumartesi günleri balıklar akın akın geliyor, yasak olmayan günlerde ise gelmiyorlardı. Yoldan çıkmaktaki ısrarları yüzünden onları Biz böyle imtihan ediyorduk.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sor onlara o deniz kıyısındaki kentin durumunu. Cumartesi günü azıp sınır tanımazlık ediyorlardı. Sebt yaptıkları gün balıkları onlara akın akın gelirdi; sebt yapmadıklarında ise onlara gelmezdi. Yoldan sapmaları yüzünden onları böyle imtihan ediyorduk.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı śor anlara köyden ol kim oldı yaķınında deñiz. ol vaķt kim orandan geçerler-idi ayne irte. ol vaķt kim gelür-idi anlara balıķları anlaruñ ayne irtesi günleri anlaruñ göriciler-iken. daħı ol gün kim ayne įrtesi eylemezler gelmezler anlara. ancılayın śınaruz anları andan ötürü kim oldılar ŧa'atdan çıķarlar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı anlara ol şehr ehlinden ki deñiz yaḳın idi ta‘addī eyledilerḥadda’llāhdan, sebt güninde av avladılar. Gelürdi anlara balıḳlar sebtleri gü‐ninde yügürüşüp, sebt güni olmaduḳda gelmezdi. Ol anları ṣınamaġ‐ıçunidi fısḳları sebebi‐le.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey Peyğəmbərim!) Onlardan (yəhudilərdən) dəniz kənarında yerləşən qəsəbə haqqında xəbər al. O zaman onlar şənbə günü (balıq ovlamaqla Allahın əmrini pozub) həddi aşırdılar. O vaxt şənbə günü (işləmək, ov etmək qadağan edildiyi, ibadətlə məşğul olmaq buyurulduğu üçün üçün) balıqlar (hər tərəfdən suyun üzərində görünüb) dəstə-dəstə onlara tərəf axışır, şənbədən başqa günlərdə isə gəlmirdi. İtaətdən çıxdıqları (günah işlədikləri) üçün Biz onları belə imtahana çəkirdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Ask them (O Muhammad) of the township that was by the sea, how they did break the sabbath, how their big fish came unto them visibly upon their sabbath day and on a day when they did not keep sabbath came they not unto them. Thus did We try them for that they were evil livers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Ask them concerning the town standing close by the sea. Behold! they transgressed in the matter of the Sabbath.(1137) For on the day of their Sabbath their fish did come to them, openly holding up their heads, but on the day they had no Sabbath, they came not: thus did We make a trial of them, for they were given to transgression.
1137 Cf. 2:65 and n. 79. Fishing, like every other activity, was prohibited to Israel on the Sabbath day. As this practice was usually observed, the fish used to corne up with a sense of security to their water channels or pools openly on the Sabbath day, but not on other days when fishing was open. This was a great temptation to the law-breakers, which they could not resist. Some of their men of piety protested, but it had no effect. When their transgressions, which, we may suppose, extended to other commandments, passed beyond bounds, the punishment came. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَسْـَٔلْهُمْ
ve onlara sor
عَنِ الْقَرْيَةِ
şehirden
الَّت۪ي
o ki
كَانَتْ
idi
حَاضِرَةَ
kenarında
الْبَحْرِۢ
deniz
اِذْ
hani
يَعْدُونَ
haddi aşıyorlardı
فِي السَّبْتِ
cumartesi
konusunda
اِذْ
o za- man ki
تَاْت۪يهِمْ
onlara geliyordu
ح۪يتَانُهُمْ
balıkları
يَوْمَ
günde
سَبْتِهِمْ
cumartesi-leri olan
شُرَّعاً
akın akın
وَيَوْمَ
ve o gün ki
لَا يَسْبِتُونَۙ
cumartesileri olmadı
لَا تَاْت۪يهِمْۚ
onlara gelmiyordu
كَذٰلِكَ
işte böyle
نَبْلُوهُمْ
onları imtihan ediyorduk
بِمَا
o şeyden dolayı ki
كَانُوا
oldular
يَفْسُقُونَ
fâsıklık ediyorlar
(Resulüm! Sen) O (Yahudi)lere, deniz kıyısında bulunan o şehir (halkının durumun)dan sor! Hani onlar cumartesi (günü çalışma yasağı) konusunda haddi aşıyorlardı. Zira (çalışma yasağının olduğu) cumartesi günü balıkları onlara (sürü hâlinde) akın akın geliyor, cumartesi günü olmadığında ise gelmiyordu. İşte Biz, fâsık olmaları sebebiyle onları böyle imtihan ediyorduk.
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
حَاضِرَة
Etken fiil
ح ض ر
Peşin, kenar
بَحْر
İsim
ب ح ر
Deniz
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
عَدَا
Fiil-I
ع د و
Haddi aştı, ayırdı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبْت
İsim
س ب ت
Yahudilerin tatil yaptıkları gün (Cumartesi günü)
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
حُوت
İsim
ح و ت
Balık
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
سَبْت
İsim
س ب ت
Yahudilerin tatil yaptıkları gün (Cumartesi günü)
شُرَّع
İsim
ش ر ع
Akın akın
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
سَبَتَ
Fiil-I
س ب ت
Cumartesi oldu (Yahudilere ait bir fiildir)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
بَلٰى
Fiil-I
ب ل و
İmtihan etti, denedi, test etti, bela verdi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فَسَقَ
Fiil-I
ف س ق
Fâsıklık etti, fâsıklık yaptı