close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 162. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Febeddele-lleżîne zalemû minhum kavlen ġayra-lleżî kîle lehum feerselnâ ‘aleyhim riczen mine-ssemâ-i bimâ kânû yazlimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Fakat onlardan zulmedenler, sözü kendilerine söylendiğinden bambaşka bir tarza döküp değiştirdiler, biz de ettikleri zulüm yüzünden onlara gökyüzünden kötü, pis bir azab indirdik.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlardan zulmeden (birtakım hain kimseler, bu) sözü kendilerine söylenenden başka bir şeyle değiştirdiler. (Bazen de ayetlerin lafzını değil, anlamını dejenere edip, kâfirlerin hoşuna gittiler.) Biz de bunun üzerine zulmetmeleri dolayısıyla gökten ’iğrenç bir azap’ indirip (kahrımızla yakaladık).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama ne yazık ki, onlardan yaratılış maksadına aykırı davrananlar, kendilerine söylenen sözü, başka bir sözle değiştirdiler ve bu yüzden biz de, yaptıkları bütün kötülüklerin karşılığı olarak, onların üzerine gökten bir bela ve afet gönderdik.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İçlerinden bir kısım zâlimler sözü değiştirdiler. Kendilerine söylenenden başka bir şekle soktular. Zulmü, haksızlığı alışkanlık haline getirdikleri için biz de onların üzerlerine gökten azap yağdırdık.
Ahmet Varol
swap_vert close
İçlerinden zulmedenler sözü kendilerine söylenmiş olandan başkasıyla değiştirdiler [11]. Biz de zulmetmelerinden dolayı onların üzerine gökten şiddetli bir azap indirdik.
11.Yani affedilmeleri için söylemeleri öğütlenen "hitta (:bağışlanma diliyoruz)" sözünü başka bir sözle değiştirdiler.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlardan zulmedenler, sözü kendilerine söylenenden başka bir şeyle değiştirdiler. Biz de bunun üzerine zulmetmeleri dolayısıyla gökten 'iğrenç bir azab' indirdik.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet içlerinden o zulmedenler (edecekleri duayı eğlenceye alarak) sözü değiştirdiler, kendilerine söylenenden başka şekle koydular (Hıtta'yi Hınta= Bizi bağışla'yı buğday mânası haline soktular.) Zulmü âdet edinmeleri sebebiyle, biz de üstlerine, gökten murdar bir azâp indirdik.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlardan zalim olanlar, bu emirleri kendilerine söylenen şekilden başka bir şekil ile değiştirdiler. Biz de zulmettiklerinden dolayı onların üzerine gökten pis bir azap indirdik.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Fakat onlardan zâlim olanlar kendilerine söylenen sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de zulmetmeleri sebebiyle üzerlerine gökten bir belâ, bir âfet gönderdik.
Besim Atalay
swap_vert close
İçlerinden zalimler, söylenen sözleri değiştirdiler, zulümleri yüzünden biz onlara gökten azap gönderdik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ama (ne yazık ki), onlardan kötülüğe eğilimli olanlar kendilerine söylenen sözü (tahrif edip) başka bir sözle değiştirdiler ve bu yüzden biz de yaptıkları bütün kötülüklerin karşılığı olarak onların üzerine gökten bir bela (veba) gönderdik.
Ayette kastedilen; “bağışla” anlamına gelen “hıtta” kelimesiyle “buğday” anlamına gelen “hınta” kelimesinin değiştirilmesidir. İsrailoğullarından bazıları Allah’ın kendilerini affetmesi için söylemeleri gereken; “Ya Rabbi bizi affet” şeklindeki dua yerine “Ya Rabbi bize buğday ver” anlamına gelen bir cümle kullanırlardı ve böylece Hz. Musa’nın dua talebini ehemmiyetsiz hale getirerek onunla alay ederlerdi. Bu pervasızlıkları sebebiyle ayetin son cümlesinde ifade edildiği gibi bir saat gibi kısa bir zamanda binlerce İsrailoğlu veba salgını ile helâk olmuştur.  
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin ânların meyânında zâlimler kendilerine söylenilen lakırdıları tagyîr itdiler o vakit biz de zulümlerinin mücâzâtı olarak gökden cezâ gönderdik.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onların zulmedenleri, kendilerine söylenen sözü başkasiyle değiştirdiler. Biz de, o zalimlere, zulümlerinden ötürü gökten azab indirdik.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlardan zulmedenler hemen sözü, kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de zulmetmelerine karşılık üzerlerine gökten bir azab gönderdik.[232]
Bakara sûresinin 58 ve 59. âyetlerinde de zikredildiği üzere, söylemeleri istenen “hıtta (yâ Rabbi, bizi affet)” ifadesini, tefsir kaynaklarının belirttiğine göre, buğday anlamına gelen “hinta”ya çevirerek güya alay etmişlerdir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sonra içlerinden hakkı çiğneyenler, sözü değiştirip kendilerine söylenenden başka bir şekle soktular. Biz de hakkı çiğnedikleri için üzerlerine gökten bir azap gönderdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Fakat onlardan zalim olanlar, sözü, kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler. Biz de zulmetmelerinden ötürü üzerlerine gökten bir azap gönderdik.
Rivayet edildiğine göre bu azap tâun (kolera) hastalığı idi ki, kısa zamanda kitleler halinde ölümlere sebep olmuştur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İçlerindeki zalimler kendilerine emredileni kendilerine emredilmeyenle değiştirdiler. Biz de haksızlık etmelerinden ötürü üzerlerine gökten bir felaket gönderdik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İçlerinden bir kısım zalimler, sözü değiştirdiler, kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Zulmü alışkanlık haline getirdikleri için biz de üzerlerine gökten azap yağdırdık.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken içlerinden o zulm edenler, sözü değiştirdiler, kendilerine söylenenden başka bir şekle koydular, zulmü âdet etmeleri sebebiyle biz de üzerlerine Semadan bir azâb salıverdik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Fakat onlardan zâlim olanlar, (af dilemeleri için söylenen hıtta) sözü (nü) (tahrif edip) kendilerine söylenenden başka hâle soktular. (Hıtta demeleri gerekirken buğday manasına gelen hınta dediler.) Biz de yaptıkları zulümlerin (bütün kötülüklerin) karşılığı olarak onların üzerine gökten bir azap gönderdik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ancak onlardan haksızlık yapanlar, kendilerine söylenen sözü başka bir söze çevirdiler. Biz de haksızlık yapmaları yüzünden, üzerlerine gökten bir azap gönderdik.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Fakat içlerinden o zulmedenler sözü kendilerine söylenenden başka bir şeyle koydu. Biz de üstlerine, zulmeder oldukları için, gökden murdar bir azâb indirdik.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat içlerinden zulmedenler, o sözü kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdi; bu sebeble (biz de) zulmetmekte olduklarından dolayı üzerlerine gökten kötü bir azab gönderdik.(2)
(2)İsrâiloğullarının bir kısmı “Yâ Rab! Bizi affet!” ma‘nâsındaki حِطَّةٌ yerine, bir buğday dânesi ma‘nâsına gelen “Hınta” dediler. Onlar güyâ Hz. Mûsâ (as)’ın emrini, nazarlarında ehemmiyetsiz küçük bir şey yerine koyarak alay etmek istediler. Bu inkârları sebebiyle, birçok rivâyete göre, bir saat zarfında yirmi dört bin kişinin helâkine sebeb olan bir tâûn (vebâ) salgını ile cezâlandırıldılar. (Nesefî, c. 1, 92)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ama (ne yazık ki), onlardan zulmetmiş olanlar (kötü işler yapmış olanlar) kendilerine söylenen sözü (tahrif edip) başka bir sözle değiştirdiler; bu sebeple (biz de) zulmetmekte olduklarından dolayı üzerlerine gökten bir azap (bir afet) gönderdik.*
(*) …Ebu Müslim’e göre burada ifade edilen şey lafzi bir değiştirme işlemi değil, ilâhî talimatlara aykırı davranışlar sergilemektir (Nkl: Razi). Fakat bizce Yahudileşen İsrailoğulları, ‘değiştirmenin’ her iki yöntemini de irtikâp ediyorlardı. (M. İslamoğlu Meali 162. Ayet Açıklaması) Yani bu zalimler, Allah’ın kendilerini affetmesi için söylemeleri gereken, “günahlarımızı bağışla!” şeklindeki ifadeyi başka bir sözle değiştirdiler.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlardan haksızlık yapanlar, kendilerine söylenenlerden başka sözlerle, (Allah’ın) sözlerinin yerlerini değiştirdiler. Bizde onların üzerine, haksızlık yapmalarından dolayı gökten belalar yağdırdık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ancak içlerinden o kimseler ki kendilerine söylenen sözü başkasıyla değiştirdiler, Biz de kıyıcılık ettiklerinden dolayı onların üzerine gökten kırlagan gönderdik.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onların içinden zulüm işleyenler kendilerine denilen sözü başka bir söze çevirdiler [¹]. Biz de zulüm işlediklerinden dolayı onlara gökten bir azap gönderdik.
[1] O kapıdan kıç üstü sürüne sürüne girdiler, mânasız mânâsız sözler söylediler, «Hıtta» yı «Hınta» ya çevirdiler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlardan zulmedenler, sözü kendilerine denilenden başkasıyla değiştirdiler, Biz de zulm/haksızlık etmelerinden dolayı üzerlerine gökten bir belâ/azap gönderdik.⁵⁷
57 Krş. Bakara, 2/59  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onların zulmedenleri, kendilerine söylenen sözü başkasıyla değiştirdiler. Biz de o zalimlerin üzerlerine, zulümlerinden ötürü gökten azap gönderdik.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ama içlerindeki zâlimler, kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler. Allah’ın sözlerini ya değiştirdiler, ya da içlerini boşaltıp keyiflerince yorumlayarak kendi arzu ve heveslerine uydurdular. Biz de o zâlimlerin yaptıkları kötülüklere karşılık, üzerlerine bir azap indirdik.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan zulmetmiş kimseler kendilerine söylenmiş olanların dışında söz değiştirdi. Zulmediyor oldukları sebebiyle onlara Gök’ten bir ricz / azap / belâ indirdik.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ama kendilerine bile saygısı olmayan bu adamlar, söylenenin, tam aksini yaptılar. Biz de üzerlerine yukarıdan mikrop sepeledik. Çünkü yaptıkları düpe düz saygısızlıktı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Fakat onlardan bazıları zulüm yapmaya devam ettiler. Af kapısından yasalarımıza uyarak girmediler. Kendilerine okunan ayetlerimizi değiştirdiler. Yasalarımızı çıkarlarına göre yorumladılar. Kelimeler üzerinde oynayarak hükümlerimizi değiştirdiler. Yaptıklarından dolayı onları cezalandırdık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Fakat içlerinden bazı zalimler, kendilerinden (söylemeleri) istenen sözü başkasıyla değiştirmişlerdi. [*] Biz de haksızlık etmeleri nedeniyle üzerlerine gökten bir azap göndermiştik. [*]
Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: “Onların arasındaki zalimler bu emirleri kulak ardı edip kendilerine yönelik ilâhî emirlerin aksine işler yapmışlardı.” Bu takdirde İsrailoğulları’nın içindeki bu zalimlerin ilahi emirlere itibar etmedikleri, tam tersine işler yaptıkları, bu nedenle yoldan çıktıkları hatırlatılmış olmaktadır. Dahası, [hıttah] ve [hıntah] kelimeleri İbranice veya Aramice değil, Arapça oldukları için, ifadeler arasındaki bir harflik değişiklik üzerinden yorum yapmak da makul değildir.,A‘râf 7:133-134. ayetlerinde başka bir suç nedeniyle kendilerine uygulanan azap gibi, burada da zulmetmeleri nedeniyle üzerlerine gökten bir belanın ve azabın indirildiği ifade edilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İçlerinden bir kısım zâlimler o sözü kendilerine söylenenin dışında başka bir sözle değiştirdiler.¹ Biz de zâlim olmalarından dolayı, hemen üzerlerine gökten iğrenç bir azap gönderdik.²
1 Bu zâlimler, Allah’ın kendilerini affetmesi için söylemeleri gereken, “günâhlarımızı bağışla!” sözünü, “bize kırmızı buğday ver!” anlamına gelen bir sözle değiştirdiler ve şehre secde ederek girmeleri gerekirken de sırf Allah’a muhalefet olsun diye, arka üstü sürünerek girdiler. (İbnü Kesir)2 Konu ile ilgili olarak Bk. (Bakara: 59)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama (ne yazık ki), onlardan kötülüğe eğilimli olanlar kendilerine söylenen sözü başka bir sözle değiştirdiler: ve bu yüzden Biz de, yaptıkları bütün kötülüklerin karşılığı olarak onların üzerine gökten bir bela, bir afet gönderdik. ¹²⁸
128 Bu ve bundan önceki ayete ilişkin bir açıklama için bkz. 2:58-59 ve ilgili notlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Fakat onlardan emri dinlemeyen zalimler, sözü kendilerine söylenenden başkası ile değiştirdiler. Biz de üzerlerine gökten azap yağdırdık. 2/59, 5/13...16, 41/40
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat onlardan kendilerine zulmedenler, sözü kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler.[¹²⁷⁷] Bunun üzerine Biz de, edegeldikleri zulümler sebebiyle onların üzerine gökten belâ yağdırdık.
[1277] Kelimelerle oynama ya da bir başka ifadeyle “semantik dalalet” için bkz: 2:58-59 ve 4:46. Ebu Müslim’e göre burada ifade edilen şey lafzi bir değiştirme işlemi değil, ilâhî talimatlara aykırı davranışlar sergilemektir (Nkl: Razi). Fakat bizce Yahudileşen İsrailoğulları, ‘değiştirmenin’ her iki yöntemini de irtikap ediyorlardı.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Fakat onlardan zalim olanlar, kendilerine emredilen sözü "Hıtta" kelimesini başka bir söze çevirdiler, (alaylı bir tavırla "Hintetün", "Hintetün" buğday, buğday, dediler) Biz de zulmeder oldukları için (emrimizi hiçe saymaları yüzünden, üzerlerine) gökten azap indirdik, (ki o zalimler helake uğradılar) (Bir kez daha imtihan oldular, kaybedenlerin sonu ise çok feci oldu.)
Osman Fırat
swap_vert close
İçlerinden zulmedenler, (söylediğimiz) sözü, kendilerine söylenmeyen bir sözle değiştirdiler. Bizde buzulümlerinden dolayı üzerlerine gökten bir azâb gönderdik.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Fakat onlardan zulmedenler, kendilerine denilen sözü başka bir söze çevirdiler. Artık onların üzerlerine zulme- der oldukları şey sebebiyle gökten bir azap salıverdik.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ama aralarındaki zalimler, sözü kasden değiştirdiler, başka bir şekle soktular. Biz de zulmü âdet haline getirdikleri için üzerlerine gökten azap salıverdik. [2, 58]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İçlerinden zulmedenler, (söylediğimiz) sözü, kendilerine söylenmeyen bir sözle değiştirdiler. Biz de haksızlık ettiklerinden dolayı üzerlerine gökten bir azab gönderdik.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlardan nefislerine zulüm idenler, kendilerine söylenen sözi diğer bir söze tebdîl itdiler ve bu sûretle nefislerine zulümleri sebebiyle onlara semâdan 'azâb gönderdik. [²]
[2] Bakara sûresinin 58inci âyeti notuna bak.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İçlerinden yanlış davranış gösterenler, söylenenin tersini yaptılar. Yanlış davranmalarına karşılık biz de onlara, üstlerinden bir sıkıntı verdik.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onların zulmedenleri, sözü kendilerine söylenenden başkası ile değiştirdiler. İşledikleri zulüm dolayısıyla onlara gökten bir azap gönderdik.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlardan zulmedenler, kendilerine söylenen sözü başka bir sözle değiştirdiler. Biz de zalimlikleri yüzünden onların üzerine gökten pek fena bir azap indirdik. (20)
(20) 2:58-59’a bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onların zulme sapanları, bir sözü, kendilerine söylenenin dışında bir sözle değiştirdiler. Bunun üzerine biz de üzerlerine gökten bir pislik azabı saldık; çünkü zulmediyorlardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes degşürdi anlar kim žulm eylediler anlardan bir sözi andan ayruķ. kim eyidildi anlara. pes viribidük anlaruñ üzere 'aźābı gökden andan ötürü kim oldılar žulm eylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes tebdīl eyledi ẓālimlerden bir ḳavli ki özlerine eyidilenden özge ḳavl idi.Pes gönderdük anlar üstine ‘aẕāb gökden ẓulmleri sebebi‐y‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Lakin (İsrail oğullarından Allahın əmrlərini yerinə yetirməməklə) özlərinə zülm edənlər onlara deyilən sözü dəyişdirib başqa şəklə saldılar. Etdikləri haqsızlığa görə Biz də onlara göydən əzab göndərdik.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
But those of them who did wrong changed the word which had been told them for another saying, and We sent down upon them wrath from heaven for their wrongdoing.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But the transgressors among them changed the word from that which had been given them so we sent on them a plague from heaven. For that they repeatedly transgressed.(1136)
1136 Cf. 2:58 -59, and n. 72. The story is here told by way of parable for the times of Islam. Hence we have a few verbal changes: e.g., "dwell in this town" instead of "enter this town," etc.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَبَدَّلَ
fakat değiştirdi
الَّذ۪ينَ
o kimse- ler ki
ظَلَمُوا
zulmettiler
مِنْهُمْ
onlardan
قَوْلاً
bir söz- le ki
غَيْرَ
başka- dır
الَّذ۪ي
o şey- den ki
ق۪يلَ
söy-lendi
لَهُمْ
kendile-rine
فَاَرْسَلْنَا
bu sebeple gönderdik
عَلَيْهِمْ
üzerlerine
رِجْزاً
bir azap
مِنَ السَّمَٓاءِ
gökten
بِمَا
o şeyden dolayı ki
كَانُوا
idiler
يَظْلِمُونَ۟
zulmediyorlar
Fakat onlardan zalim olanlar, sözü kendilerine söylenenden başkasıyla değiştirdiler (hıtta sözünü, hınta "buğday" sözüyle değiştirdiler). Bunun üzerine Biz de (kendilerine) zulmetmelerinden dolayı üzerlerine gökten (feci) bir azap gönderdik.
بَدَّلَ
Fiil-II
ب د ل
Değiştirdi, çevirdi, tahrif etti
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَوْل
İsim fiil
ق و ل
Söz, laf, hitâp
غَيْر
İsim
غ ي ر
Değil, (ondan) başka, dışında, gayrı, hariç
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رِجْز
İsim
ر ج ز
Azap, pislik, en kötüsü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti