[sonradan] yoldan çıktıklarını fark ederek pişmanlık içinde ellerini dizlerine vurup da, ¹¹⁴ “Doğrusu, Rabbimiz acıyıp da bağışlamazsa, biz gerçekten ziyana uğramış kimselerden olacağız!” ¹¹⁵ deseler bile.
114 Lafzen, “ellerinin üzerine düşürüldüğü/bırakıldığı zaman” -derin bir pişmanlığı dile getiren deyimsel bir ifadedir bu, muhtemelen, duyulan şiddetli acının ya da pişmanlığın bir ifadesi olarak ellerin birbirine (ya da bizim Türkçe’de kullandığımız ifadeyle, ‘dizlere’ -T.ç.n.) vurulmasından türemiş bir deyim.115 Bu 149. ayetin tamamı, sonraki bir zamana, sonraki bir duruma atıf taşıyan bir ara anlatım (cümle-i mu‘tarize) durumundadır; çünkü İsrailoğulları’nın pişmanlığı, bir sonraki ayette anlatılacağı üzere, Hz. Musa’nın Sina Dağı’ndan dönüşünden sonradır.