close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 145. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veketebnâ lehu fî-l-elvâhi min kulli şey-in mev’izaten vetefsîlen likulli şey-in feḣużhâ bikuvvetin ve/mur kavmeke ye/ḣużû bi-ahsenihâ(c) seurîkum dâra-lfâsikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Tevrat levihlerinde, her şeye ait öğüdü, her şeyi açıklayan hükümleri yazdık ve azimle, kuvvetle al bunu dedik, kavmine de emret; en güzel hükümleriyle amel etsinler; haddi aşan, buyruktan çıkan kötü kişilerin yurtlarını da yakında göstereceğiz.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz ona (ayet ve emirlerimin yer aldığı Tevrat yazılı) Levhalar’da her şeyden bir öğüt (verip yolunu aydınlattık) ve her şeyin yeterli bir açıklamasını yazdık. (Ve:) "Şimdi bunlara kuvvetle sarıl (emirlerime sağlam yapış; çünkü kuvvet ve hükümet olmadan, Hakk nizamı uygulamak imkânsızdır) ve kavmine de emret ki (hükümlerime) en güzel şekilde tutup sarılsınlar. Size fasıkların yurdunu (acı ve alçaltıcı akıbetlerini) pek yakında göstereceğim" (dedik).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Biz O'na levhalarda her konuda öğüt ve herşey hakkında, yeterli açıklamalar yazdık. Ve ona, “Onlara kuvvetle sarıl, halkına emret, ellerinden gelen en güzel bir biçimde, onlar da sarılsınlar” dedik. “Size günaha batmış kimselerin, gittiği yolu da göstereceğim.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ve onun için, kutsal kitap sayfaları olan o levhalarda her şey ile ilgili, ihtiyaçları ile ilgili bilgileri yazdık. Nasihat, sorumluluk uyarısı ve her konuda faydalı olmak üzere genel kuralları, ayrıntılarıyla açıklayarak koyduk. Haydi bunlara sıkı sarıl, bunlarla amel et, kavmine de, kısas yerine affı tercih, güç durumda olanın elinden tutarak rahatlatmak, başkalarına karşı sabırlı davranmak gibi amellerin en güzeline, en faziletlisine sarılmalarını ve uygulamalarını emret. Size yakında, ibret almanız için o doğru ve mantıklı düşünmeyi terkeden fâsıkların, âsi, bozguncu Firavun'un, inkârları sebebiyle yok olup giden kâfirlerin yurdunu da göstereceğiz.
bk. Kur’an-ı Kerim, 28/43; 39/55.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Onun için levhalarda her şeyle ilgili bir öğüt ve her şey hakkında bir açıklama yazdık. "Bunlara sıkıca sarıl ve kavmine de bunlara en güzel şekilde uymalarını emret. Size fasıkların yurdunu göstereceğim."
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz ona Levhalar'da her şeyden bir öğüt ve her şeyin yeterli bir açıklamasını yazdık. (Ve:) 'Şimdi bunlara sıkıca sarıl ve kavmine de emret ki en güzeliyle (buna) sarılsınlar. Size fasıkların yurdunu pek yakında göstereceğim' (dedik).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz Mûsa için Tevrat'ın Levhalarında her şeyden yazdık: Öğüdlere ve din hükümlerinin açıklanmasına ait her şeyi... Sonra: “- Bunları kuvvetle benimseyip al, kavmine de, o hükümlerin en sevablısını tutmalarını emret; (ibret için) ileride size o fasıkların (harap olan) yurdunu göstereceğim.” (dedik).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Her şeyin açıklaması ve öğüt ile ilgili her şeyi levhalarda onun için yazdık. (Ey Musa!) Sen bunları kuvvetle tut ve kavmine emret, en azimetlilerine yapışsınlar. Ben size fasıkların (yasaları çiğneyenlerin) yurdunu göstereceğim.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Öğüt ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Mûsâ için levhalarda yazdık. “Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret! Yakında size yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.”
Besim Atalay
swap_vert close
Her çeşitten öğütle, her şeyi ayrı ayrı levhalarda yazdık biz, onu bütün gücünle al, emreyle ulusuna, onun en iyisini alsınlar, size göstereceğim buyrumu bozanların yurdunu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz ona (Tevrat'a ait) levhalarda, insanlara öğüt olmak üzere her şeyi açık olarak yazdık. “Ona sıkıca sarıl! Kavmine de emret, onları en güzel şekilde tutsunlar. Yakında size (ibret almanız için) yoldan çıkanların yurdunu ne hale getirdiğimi göstereceğim” (dedik).
Bkz. 19/12 Tevrat, parça parça değil levhalara yazılı olarak bir defada bir bütün olarak indirilmiştir. Ancak bu levhaların mahiyeti, ne zaman ve nasıl indiği, nerede ve nasıl yazıldığı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Tevrat’ın Hz. Musa tarafından papirüs kil levhaları üzerine yazıldığı söylense de ağırlık, Allah’ın Tevrat’ı levhalara yazdığı” şeklindedir. Tevrat, bu levhaların taştan olduğunu ve yazıların bizzat Allah tarafından yazıldığını yani Allah’ın öğretileri taşa print edildiğini bildirir. Kur’an da Tevrat Levhalarını Allah’a izafe etmekle beraber detaya girmemektedir. A’râf 7/150’de “Tevrat levhalarını bıraktı” ve 7/154’de“Tevrat levhalarını aldı” buyrulmaktadır.  
Cemil Said
swap_vert close
"Elvâh-ı Tevrat’da her şey hakkında mev’ızalar yazdık. Her şey hakkında tafsîlât virdik ânları metânetle ahz it ve kavmine o mev’ızalara elinden geldiği kadar itâ’at itmelerini emr iyle, ben size fâsıkların yerlerini göstereceğim."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ona levhalarda her şeyden bir öğüt yazdık ve her şeyi uzun uzadıya açıkladık; onlara sıkıca sarıl, milletine de emret en güzel şekilde tutsunlar. Size Allah'a karşı gelenlerin yurdunu göstereceğim.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mûsâ için, Tevrat levhalarında her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: “Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de emret. Onları en güzeliyle alsınlar (uygulasınlar). Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Levhalarda Mûsâ için her konuya dair öğüdü ve her şey hakkında gerekli açıklamaları yazdık. (Ve dedik ki:) “Bunlara sımsıkı sarıl; kavmine de o en güzel öğüt ve açıklamalara sarılmalarını emret. Yakında size yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Nasihat ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Musa için levhalarda yazdık. (Ve dedik ki): Bunları kuvvetle tut, kavmine de onun en güzelini almalarını emret. Yakında size, yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.  
 Bu âyette, Tevrat’ın, levhalarda yazılı olarak Allah tarafından Hz. Musa’ya verildiği ifade edilmektedir. Ancak bu levhaların mahiyeti hakkında kesin bilgiye sahip değiliz. Muhtevasına gelince, şüphesiz ki bu levhalarda o gün İsrailoğullarının din ile ilgili meseleleri ve toplumun ıslahı için gerekli usul ve furû mevcut idi. Âyette anlatılan «en güzelini almak»tan maksat, Tev-rat’ın gereği ile amel etmektir. Âyette geçen fâsıkların yurdundan maksat, putperest Amalika kabilesinin elinde bulunan mukaddes topraklar (Kudüs ve çevresi) ile Şam bölgesidir. Hz. Musa’nın vefatından sonra İsrailoğulları buraları ellerine geçirmiş ve bir müddet hüküm sürmüşlerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Her şeyin detaylı açıklaması ve öğüt olarak her ne varsa Musa için levhalara yazdık: "Bu öğretilere sıkı sarıl, halkına da söyle ona en güzel biçimde sarılsınlar. Yoldan çıkmışların son durağını size göstereceğim."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve onun için o levhalarda her şeyden yazdık, nasihat ve hükümlerin ayrıntılarına ait herşeyi (belirttik). Haydi bunlara sıkı sarıl, kavmine de emret, onlar da en güzeline sarılsınlar. Size yakında o fasıkların yurdunu göstereceğim.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve onun için elvahta her şeyden yazdık, mev'ızaya ve ahkâmın tafsıline dair her şey'i. Haydi, dedik: bunları kuvvetle tut, kavmine de emret onları en gözeliyle tutsunlar, ileride size o fasıkların yurdunu göstereceğim
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz onun için, (Tevrât’a ait) levhalarda, insanlara öğüt olmak üzere her şeyi açık olarak yazdık ve kendisine (Mûsâ’ya) şöyle buyurduk: “Bunları kuvvetle tut (azimetle amel etmeye devam et), kavmine de (takva cihetiyle) bunların en güzelini almalarını (azimetle amel etmeye gayret göstermelerini) emret. Size, yakında (görüp ibret almanız için) fâsıkların (kâfirlerin harap olmuş) yurdunu göstereceğim.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ona verdiğimiz levhalarda öğüt olmak üzere her şeyi açık bir şekilde yazdık. Onu kuvvetle tut ve halkına da onu en iyi şekilde tutmalarını buyur. Yakında size fasıkların¹ yurdunu göstereceğim.
1- Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan. İyi, doğru, temiz ve güzel şeylerden uzak kalan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz onun için levhalarda her bir şey'i, mev'ızaya ve (hükümlerin) tafsîline âid her şey'i yazdık. «Haydi bunları kuvvetle (ciddiyetle, azm ile) tut, kavmine de onun en güzel (hükümler) ini tutmalarını emret. Size ileride faasıkların yurdunu göstereceğim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem (biz,) bir nasîhat ve herşey için bir açıklama olmak üzere, ona (Tevrât'a âid) levhalarda herşeyi yazdık da (dedik ki): “Bunları kuvvetle tut, kavmine de emret, bunların (takvâ cihetiyle) en güzelini tutsunlar! Size, yakında (görüp ibret almanız için)fâsıkların (harâb olmuş) yurdunu göstereceğim.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve biz onun için Levhalar’da (dinî bir hayat düzenlemesi için) her şeyden bir öğüt ve her şeyin hükmünü açıklar mahiyette yazdık. (Ey Musa!) Onları çok ciddi olarak tut (onlarla amel et) ve kavmine de emret de onları en güzel şekilde tutsunlar (onlarla amel etsinler). Fasıkların (azgınlaşıp doğru yoldan sapmış olanların) yurtlarını (ne hâle geldiklerini, acı ve alçaltıcı akıbetlerini) size yakında göstereceğim. *
(*) Tevrat, parça parça değil levhalara yazılı olarak bir defada bir bütün olarak indirilmiştir. Ancak bu levhaların mahiyeti, ne zaman ve nasıl indiği, nerede ve nasıl yazıldığı konusunda kesin bir bilgi yoktur. Tevrat’ın Hz. Musa tarafından papirüs kil levhaları üzerine yazıldığı söylense de ağırlık, Allah’ın Tevrat’ı levhalara yazdığı” şeklindedir. Tevrat, bu levhaların taştan olduğunu ve yazıların bizzat Allah tarafından yazıldığını yani Allah’ın öğretileri taşa print edildiğini bildirir. Kur’an da Tevrat Levhalarını Allah’a izafe etmekle beraber detaya girmemektedir… (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) Ayrıca burada geçen fâsıkların yurdundan maksat, putperest Amalika kabilesinin elinde bulunan yerler (Kudüs ve çevresi) ile Şam bölgesi olabilir. Hz. Musa’nın vefatından sonra İsrailoğulları buraları ellerine geçirmiş ve bir müddet hüküm sürmüşlerdir. ويجوز أن يكون على نهج الوعد والترغيب بناءً على ما روي عن قتادة أيضاً من أن المراد بدار الفاسقين أرض الجبابرة والعمالقة بالشام فإنها مما أبيح لبني إسرائيل وكتب لهم حسبما ينطق به قوله عز وجل: { يَاقَوْمِ ادْخُلُوا الأَرْضَ المُقَدَّسَةَ الَّتِى كَتَبَ اللَّهُ لَكُمْ } } [المائدة: 21] ومعنى الإراءة الإدخال بطريق الإيراث (روح المعاني - الالوسي) ،  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Levhaların içinde her türlü öğüt verici konuları ayrıntılı olarak açıklayan ayetleri yazdık. O levhalara yazdıklarımıza kuvvetle sarıl ve toplumuna onu en güzel bir şekilde almalarını emret ve “Size yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim” de.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onun için levhalar üzerine öğütün her türlüsünü yazdık. Her nesneyi uzun uzadıya anlattık. Bunları sıkı tut. Ulusuna da buyur ki onları çok iyi tutsun. Ben size karıştırıcıların yurdunu göstereceğim.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz Musa için Elvah/ta din ve dünya için muhtaç olan her bir şeyi, mev/izeyi ve tafsili ahkâmdan hepsini yazdık. Musa! Onu ciddiyetle al, onun güzel hükümlerini [¹] almalarını kavmine emret, sizlere yakında fasıkların yurdunu [²] göstereceğim.
[1] Veya en güzeli olan azimetlerini.[2] Yani Cehennemi göstereceğim veya sizi Şam'a götüreceğim veya Mısır'daki menazilin harap olduğunu size göstereceğim.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Musa için, bir öğüt ve her şeyin ayrıntılı bir açıklamasını levhalara yazdık⁵⁰; “Bunları kuvvetle tut, kavmine de emret, onlar da en güzel şekilde alsınlar/uygulasınlar. Size bozguncuların yurdunu göstereceğim” buyurmuştuk.
50 Krş. En’âm, 6/154  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ona levhalarda her şeyden bir öğüt yazdık ve her şeyi uzun uzadıya açıkladık. “Onlara sıkıca sarıl, kavmine de emret de en güzel şekilde tutsunlar. Size Allah'a karşı gelenlerin yurdunu yakında göstereceğim (dedik).”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Biz bu levhalara, Allah’ın rıza ve gazab yollarını anlatan Müslümanca yaşamaya dair çeşitli nasihatleri ve insanlığı dünya ve âhirette kurtuluşa iletecek her şeyin açıklamasını Mûsâ için yazmıştık. Ve buyurmuştuk ki: “Bunlara sıkıca sarıl! Halkına da emret; bunu en güzel şekilde tutsunlar.” Yakında size, bir ibret ve imtihân olmak üzere yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim. Onlara da bu mesajı iletecek, hak ve hakîkatin bayraktarlığını yapacaksınız. Fakat inatla karşınıza dikilenler olacak. Zira bu kitap, yalnızca gerçeğe ulaşmak isteyenleri doğru yola iletir:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Her şey için ayrı ayrı açıklama ve bir uyarı olmak üzere her şeyden Levhalar’da onun için yazdık. Onları kuvvetle tut! Kavmine emret; onların en güzeliyle tutsunlar! Fâsıklar’ın (Yoldan Çıkıp Sapmışlar’ın) yurdunu size göstereceğim.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz Musa'ya Tevrat sayfalarına her türlü eğitici bilgiyi verdik. Her maddeyi de kendi içinde ayrıntıladık: Bunlara sıkı tutun. Halkına da söyle, bunları en güzel şekilde uygulasınlar. Yakında hepinize asîlerin harap yurdunu da göstereceğim. " diye yazdık.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnananların uyacağı yasaları levhalara yazdık. Sana bildirilen emirleri hayatında uygula! Emirlerimizin dışına çıkma! Kavmine emirlerimizi açıkla! Kavmin emirlerimin dışına çıkmasın! Daima doğruluk, iyilik, güzellik içinde olsunlar! Başka yollara sapmasınlar! Onlara yoldan çıkmışların ülkelerini göstereceğim! Gerekli dersleri çıkarsınlar!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Her şeyle ilgili öğüt ve her şeyin açıklamasını [*] levhalarda onun için (Musa için) yazmış ve “Onlara kuvvetle sarıl; kavmine de en güzel olanlarını almalarını emret! [*]Yakında size, yoldan çıkmışların yurdunu göstereceğim.” (demiştik).
Ayetlerin açıkça ortaya konulmasıyla ilgili bkz. En‘âm 6:55, 97, 98, 114, 119, 126, 154; A‘râf 7:32, 52, 174; Tevbe 9:11; Yûnus 10:5, 24, 37; Hûd 11:1; Yûsuf 12:111; Ra‘d 13:2; İsrâ 17:12; Rûm 30:28; Fussilet 41:3, 44.,Bu cümleye “Bu hükümlere en güzel şekilde uymalarını emret!” veya “Kavmine de emret, en güzelini alsınlar.” şeklinde de anlam verilebilir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bu levhalarda (Mûsa’ya) her konuya ilişkin öğüt, her konuda ayrıntılı açıklama yazdık. (Ve Mûsa’ya): “Bunlara, sımsıkı sarıl ve toplumuna da onların en güzeline sarılmalarını emret.¹ Size yakında o yoldan çıkmışların yurtlarının ne hale geldiğini göstereceğim.” (dedik.)
1 Yani, aslında o levhalarda yazılanların hepsi güzeldir. Ancak burada; “onların müteşâbih olanlarını kendi veya birilerinin keyfine göre dünyalık kazançlar elde etmek için yamultup da onlara uyacaklarına, o sözlerin en güzeli olan muhkemlerini yaşasınlar.” denilmek istenmektedir. Konuyla ilgili olarak Bk. (Zümer: 18) Ayrıca âyetin bu bölümü; “Bunlara sımsıkı sarıl ve toplumuna da onlara en güzel biçimde uymalarını emret.” diye de anlaşılabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve levhalara o’nun için her konuda öğüt ve her şey hakkında yeterli açıklamalar yazdık. ¹⁰⁸ Ve [o’na:] “Onlara kuvvetle sarıl ve halkına emret ellerinden gelen en güzel bir biçimde onlar da sıkıca sarılsınlar!” [dedik]. Size günaha batmış kimselerin gittiği yolu (da) göstereceğim. ¹⁰⁹
108 Bkz. 6. sure, 156. not.109 Lafzen, “Size günahkarların yurdunu göstereceğim”. Bu cümle için benim burada benimsediğim karşılık, Taberî’nin (Mücâhid ve Hasan Basrî gibi otoritelere dayanarak) ve İbni Kesîr’in verdikleri yoruma denk düşmektedir. Bu anlam örgüsü içinde dâr (“yurt”) sözcüğünün anlamı için bkz. 6. sure, 118. not. Bazı müfessirler yukarıdaki cümlenin, Allah’ın Hz. Musa’ya verdiği talimatın devamı ve nihayeti olduğu görüşündedirler; fakat hitabın “Size göstereceğim” formu içinde çoğul olması, bu ifadenin, önceki cümleyle belirgin bir biçimde bağlantılı olmakla birlikte yalnızca Hz. Musa’yla sınırlı olmayan umuma yönelik bir önem taşıması itibariyle, müteakip ara bölümün başlangıcı olduğu ihtimalini daha kuvvetli kılmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz ona levhalarda her türden öğüdü yazdık ve her şeyi detaylı şekilde kaydettik. Ve Musa’ya şöyle vahyettik. “Bu ilahi hükümlere sımsıkı sarıl, halkına da en güzel şekilde bu hükümlere uymalarını söyle!” Ben, yakında size yoldan çıkan fasıkların yurtlarını göstereceğim. 6/38, 12/111, 16/89, 41/43, 42/13
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve levhalara onun için her şey hakkında öğüt ve her konuda net açıklamalar yazdık: Artık onlara kuvvetle sarıl; halkına da emret: iyi niyetle onlar da sıkıca sarılsınlar! Daha durun, size yoldan çıkmışların dünyasını da göstereceğim!
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz Musa için levhalarda (kavmini irşâd edecek) her şeyden (bir öğüt ve hüküm) yazdık ve onları uzun uzadıya açıkladık! (Ey Musa) Artık onlara kuvvetle sarıl ve kavmine de emret, onları (o hüküm, emir ve yasakları) en güzel bir şekilde tutsunlar! (yerine getirsinler Ey İsrailoğulları biliniz ki) Sizlere elbette fâsıkların yurdunu ilerde göstereceğim! (emrime zıd giden, itaatımdan çıkanların sonunun ne kadar kötü olduğunu göstereceğim ki, sizler de onlar gibi olmayasınız.)
Osman Fırat
swap_vert close
Mûsâ için, levhalara her şeye dair bir öğüt ve her şeyin bir açıklamasını yazdık ve ona şöyle dedik: "Şimdi onları kuvvetle tut, kavmine de emret. Onları en güzeliyle alsınlar (uygulasınlar). Yakında size fasıkların yurdunu göstereceğim. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onun için levhâlârda her şeyden bir mev'iza yazdık ve her bir şeyi uzun uzadıya açıkladık. «Artık onu kuvvet ile tut ve kavmine emret, onu en güzeliyle tutsunlar. Elbette sizlere fâsıkların yurdunu göstereceğim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ona verdiğimiz levhalarda, insanlara öğüt olmak üzere her şeyi tafsilatlı olarak yazdık. Sen bunlara kuvvetle sarıl ve ümmetine de o hükümlerin daha sevaplı olanlarına sarılmalarını emret. İtaat dışına çıkanların diyarlarını ise nasıl târumar ettiğimi yakında size göstereceğim. ” [28, 43] {KM, Çıkış 24, 12; 31, 18}
Tevrat, bu levhaların taştan olduğunu ve yazıların Allah Teâlâ tarafından yazıldığını bildirir. Kur’ân da bunu Allah’a izafe etmekle beraber yazının melek vasıtasıyla mı, Hz. Mûsâ tarafından mı, bizzat Allah tarafından mı yazıldığı tasrih edilmez. “Tevrat’taki şeylerin en güzeli” kavramı, birkaç yoruma elverişlidir. Mesela: farzlar mübahlardan daha güzeldir. Kısas caiz ise de affetmek daha güzeldir. Birkaç ihtimal varsa, o tefsirlerden biri diğerlerine göre daha güzel olabilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Öğüte ve her şeyin açıklamasına dair ne varsa hepsini Musa için levhalara yazdık: "Bunları kuvvetle tut, kavmine de emret, bunların en güzelini tutsunlar (bu en güzel buyruklar gereğince amel etsinler); size, yoldan çıkmışların yurdunu (nasıl tarumar ettiğimi) göstereceğim!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz Mûsâ içün elvâhda her dürlü mev'ızayı ve her şey hakkında tafsîlâtı yazdık ve: "Bunı kuvvet ve 'azîm ile al ve kavmine bunların ahseniyle 'amel itmelerini emr it. Yakında size fâsıkların diyârını göstereceğim."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
(Verdiğimiz) Levhalara, onun için her türlü öğüdü ve her şeyin açıklamasını yazdık. Dedik ki: “Bunlara sıkı sarıl; halkına emret, onlar da bu güzel levhalara sarılsınlar[*2]. (Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyerek)[*] Yoldan çıkmışların yurdunu yakında size göstereceğim.”
[1] Buradaki ahsen = أَحْسَن sıfat-ı müşebbehedir, her şeyiyle güzel demektir. Hâ = هَا zamiri de levhaları gösterir. "Bi hasenin fî'l-elvah /بحسن في الالواح = levhalar içinde her şeyiyle güzel olanlara" demektir. [*] Parantez içindeki açıklama Maide 5/47 gereği eklenmiştir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ona levhalarda her şeyi, öğüt yazdık ve hüküm olan her şeyi yazdık levhalara kuvvetle sarıl ve kavmine de ona iyice sarılmalarını emret. Size fasıkların yurdunu göstereceğim.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Musa'ya Biz Tevrat levhalarında bir öğüt olmak üzere herşeyi yazdık ve herşeyi açıkladık. Ona sıkıca yapış. Kavmine de emret, onun en güzelini alsınlar.(19) Yoldan çıkanların yurdunu ne hale getirdiğimi yakında size göstereceğim.
(19) Kitaba güzellikle uysunlar, emirleri en güzel şekliyle uygulasınlar. Bu, Kur’ân’da sık sık tekrarlanan bir öğüttür. Bununla, insanlar sadece birtakım yükümlülükleri üstün körü yerine getirmek veya işleri sadece kitabına uydurmakla yetinmeyip, Allah’ın buyruklarına gönülden yönelerek onu en güzel şekilde uygulamanın yollarını aramaya teşvik edilmektedir. İki şık arasında serbest bırakıldığında en güzelini seçmek de (cezalandırmak yerine affetmeyi tercih etmek gibi) bu öğüt kapsamındadır. 39:18, 39:55 ve 9:100’e; bazı örnekler için de 4:86, 6:152, 16:125, 17:34, 17:53, 23:96, 29:46 ve 41:34’e bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz Mûsa için levhalarda her şeyi yazdık: Öğüt olarak, her şeyin ayrıntısı olarak. "Kuvvetle tut bunları ve emret toplumuna da onları en güzel şekliyle tutsunlar. Sapıklar yurdunu göstereceğim size."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı yazduķ anuñ-içün elvāḥ içinde neseneden ögüt daħı seçmek her neseneyi. “pes dut anı becid daħı buyur ķavrulmak ŧutalar görklüregin anuñ gösterem size fāsıķlar sarāyın” ya'nį ŧamu yā mıśr.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı yazduḳ biz özine, elvāḥ içinde her nesneden naṣīḥatler,ḥükmleri ayırmaḳ her nesnede. Pes al yā Mūsā anı ḳuvvet‐ile, cidd [ü]cehd‐ile. Daḫı buyur ḳavmüñe, alsunlar ḥükmlerüñ yaḫşılarını. Gösterecek‐men size evlerini fāsıḳlaruñ.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz onun üçün lövhələrdən hər şeydən, moizə və təfsilata dair hər şeyi yazdıq. (Və belə buyurduq: ) “Bundn möhkəm yapış və ümmətinə də onun ən gözəl (savabı çox olan) hökmlərindən yapışmağı (onlara əməl etməyi) əmr et. (Axirətdə) sizə fasiqlərin yurdunu (Cəhənnəmi) göstərəcəyəm!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We wrote for him, upon the tablets, the lesson to be drawn from all things and the explanation of all things, then (bade him): Hold it fast; and command thy people (saying): Take the better (course made clear) therein. I shall show thee the abode of evil livers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And We ordained laws for him in the tablets in all matters, both commanding and explaining all things, (and said): "Take and hold these with firmness, and enjoin thy people to hold fast by the best in the precepts:(1107) soon shall I show you(1108) the homes of the wicked,-(1109) (How they lie desolate)."
1107 The Tablets of the Law contained the essential spiritual Truth, from which were derived the positive injunctions and prohibitions, explanations and interpretations, which it was the function of the prophetic office to hold up for the people to follow. The precepts would contain, as the Shari 'ah does, matters absolutely prohibited, matters not prohibited but disapproved, matters about which there was no prohibition or injunction, but in which conduct was to be regulated by circumstances; matters of positive and universal duty, matters recommended for those whose zeal was sufficient to enable them to work on higher than minimum standards, and matters which were sought by persons of the highest spiritual eminence. No soul is burdened beyond its capacity; but we are asked to seek the best and highest possible for us in conduct. 1108 Notice the transition from the "We" of authority and honour and impersonal dignity, to the "I" of personal concern in specially guiding the righteous, (Cf. 2:38 ). 1109 There are two meanings, one literal and the other figurative. Literally, the homes of the wicked, both individuals and nations, lie desolate, as in the case of the ancient Egyptians, the 'Ad, and the Thamud. Figuratively, the "home" shows the inner and more intimate condition of people. If you are dazzled by the outward prosperity of the ungodly, examine their inner anguish and fear and insecurity, and you will thank Allah for His gracious guidance.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَتَبْنَا
ve yazdık
لَهُ
ona
فِي الْاَلْوَاحِ
levhalarda
مِنْ كُلِّ شَيْءٍ
her şeyden
مَوْعِظَةً
bir nasihat
وَتَفْص۪يلاً
ve bir açıklama
لِكُلِّ شَيْءٍۚ
her şey için
فَخُذْهَا
ve bunları
tut
بِقُوَّةٍ
kuvvetle
وَاْمُرْ
ve
emret
قَوْمَكَ
kavmine
يَاْخُذُوا
tutsunlar
بِاَحْسَنِهَاۜ
onları en güzel şekilde
سَاُر۪يكُمْ
yakında size göstereceğim
دَارَ
yur- dunu
الْفَاسِق۪ينَ
fâsıkların
Ve Biz onun için (Tevrât) levhalar(ın)da her şeyden bir nasihat ve her şeyin bir açıklamasını yazdık. Ve (ona şöyle dedik) "bunları kuvvetle tut, kavmine de bunları en güzel şekilde tutmalarını emret! Yakında size fâsıkların yurdunu göstereceğim."
كَتَبَ
Fiil-I
ك ت ب
Yazdı
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
لَوْح
İsim
ل و ح
Levha
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
مَوْعِظَة
İsim
و ع ظ
Nasihat, hatırlatma
تَفْصِيل
Fiilimsi-II
ف ص ل
Açıklamak, beyan etmek
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
قُوَّة
İsim
ق و ي
Kuvvet, güç, sağlamlık
اَمَرَ
Fiil-I
ا م ر
Emretti, buyurdu
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
اَحْسَن
İsim
ح س ن
Daha güzel, en güzel
اَرَي
Fiil-IV
ر ا ي
Gösterdi
دَارٌ
İsim
د و ر
Yurt, ev
فَاسِق
Etken fiil
ف س ق
Fâsık