close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 144. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle yâ mûsâ innî-stafeytuke ‘alâ-nnâsi birisâlâtî vebikelâmî feḣuż mâ âteytuke vekun mine-şşâkirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Tanrı, ya Musa dedi, ben sana peygamberlik vererek ve seninle konuşarak bütün insanlara üstün ettim seni, seçtim seni, sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Allah:) "Ey Musa" dedi. "Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmam sayesinde, seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol. (Gereksiz işlere ve isteklere kalkışma!" diye uyarıvermişti.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah “Ey Musa!” dedi. “Sana ayetler vahyederek ve seninle konuşarak, sana insanların arasında üstün bir yer ayırdım. Sana verdiklerime, sıkı sıkı sarıl ve şükredenlerden ol.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah: “Ey Mûsâ, sana verdiğim peygamberlikle, seninle yaptığım konuşmalarımla, kelâmımla seni insanlar üzerinde seçkin biri kıldım. Sana verdiğime sımsıkı sarıl, şükredenlerden ol." buyurdu.
Ahmet Varol
swap_vert close
(Rabbi): "Ey Musa! Ben ilahi tebliğlerimle ve seninle konuşmamla, seni insanlara karşı seçkin kıldım. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Allah:) 'Ey Musa' dedi. 'Sana verdiğim risaletimle ve seninle konuşmamla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Allah şöyle) buyurdu: “- Ya Mûsa! Ben, (seni) peygamber göndermemle ve (seninle vasıtasız) kelâm etmemle seni asrının insanları üzerine seçtim. Şimdi şu sana verdiği emir ve yasakları al da şükredenlerden ol.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah dedi ki: “Ey Musa! Ben mesajlarımla ve konuşmalarımla seni insanlar içinden seçtim. Sana verdiklerimi (güzelce) tut, şükredenlerden ol.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah şöyle buyurdu: “Ey Mûsâ! Gönderdiğim âyetlerimle, konuşmamla seni insanların üstüne seçip yücelttim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.”
Besim Atalay
swap_vert close
Allah buyurdu ki: «Musa! Seni elçiliklerimle, sözlerimle, insanlar içinden seçtim, verdiğimi alasın, şükreyleyen kimselerden olasın
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bunun üzerine Allah) “Ey Musa!” dedi. “Hem sana verdiğim elçilik göreviyle ve hem de seninle konuşmamla, seni insanların başına seçtim. (Şimdi) sana verdiğimi (şu levhaları) al ve şükredenlerden ol.”
Bkz. 4/164, 40/78Allah’ın, Hz. Musa’ya konuşmasını bir insanın diğer bir insanla konuşması gibi düşünmemek gerekir. Çünkü Allah’ın elçisi de olsa, insan gözü dünyalık varlıkları görebilmeye programlanmıştır. Güneşe bakmak için bile, katarakta sebep olabilecek ultraviyole ışınlarından korunmak için renkli veya koyu camlardan ve çeşitli biçimlerde yapılan filtreli özel görme cihazları kullanmak gerekirken, aynı gözler Allah’ı nasıl görecek ve buna nasıl dayanacak. Dünya gözüyle ancak Allah’ın yarattıklarında Allah’ı görmek mümkün olur. Kasas 28/30 ve Taha 20/11-14 ayetlerine bakıldığında Allah’ın Hz. Musa’ya konuşmasının mahiyeti daha iyi anlaşılacaktır. Bunlar Hz. Musa’nın aldığı ilk vahiydir ve bunlarla Hz. Musa peygamber olduğunu anlamıştır. Nitekim daha sonraki zamanlarda (Taha 20/17-18) de görüldüğü gibi bu konuşma farklı şekillerde devam etmiştir. “Sağ elindeki nedir ey Musa?” (Musa) Dedi ki: “O, benim asamdır.” Kuşkusuz Allah, Hz. Musa’nın elindekinin asa olduğunu bilmektedir. Fakat Hz. Musa’yı eğitmek, onun heyecanını azaltmak ve ona Kendi gücünü göstermek için böyle hitap etmiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh didi ki: "Yâ Mûsâ ben seni sözümü ve emirlerimi tebliğ içün insânlar meyânından tercîhan intihâb iyledim müteşekkir ol."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Ey Musa! Verdiklerimle ve seninle konuşmamla seni insanlar arasından seçtim; sana verdiğimi al ve şükret" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Allah) “Ey Mûsâ! Vahiylerim ve konuşmamla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah, “Ey Mûsâ!” dedi, “Ben, mesajlarımı iletmek ve sözüme muhatap kılmak için insanlar arasından seni seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Allah) Ey Musa! dedi, ben risaletlerimle (sana verdiğim görevlerle) ve sözlerimle seni insanların başına seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dedi ki: "Musa, mesajlarımla ve seninle konuşmamla seni halkın üzerine seçtim. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah buyurdu: Ey Musa! Sana verdiğim peygamberlikle ve kelâmımla seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Sana verdiğime sıkı sarıl ve şükredenlerden ol!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Buyurdu ki: ya Musâ! Haberin olsun ben risaletlerimle ve kelâmımla seni o insanların üzerine intihab eyledim, şimdi şu sana verdiğimi al ve şükrünü bilenlerden ol
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah buyurdu ki:) “Ey Mûsâ, (dünyada iken zatımı göremeyişine üzülme) şüphesiz ki ben, sana verdiğim peygamberlik vazifesiyle ve (keyfiyetsiz olan kelâmımla) tekellüm etmekle (ihsan da bulunarak) seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Sana verdiklerimle yetin ve şükredenlerden ol (maya devam et).”
Âyet-i kerîme, Hz. Mûsâ’yı [aleyhisselâm] tesellî mahiyetindedir.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Ey Musa! Gönderdiklerimle ve Kelamımla seni insanlar arasında üstün kıldım¹ Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!” dedi.
1- Seni insanlar üzerine seçtim.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Buyurdu ki: «Ey Musa, ben seni risâletlerimle, kelâmımla (bütün) insanlardan mümtaz kıldım. Şimdi şu sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Allah) buyurdu ki: “Ey Mûsâ! Şübhesiz ki ben gönderdiklerimle (sana vahyettiklerimle) ve (seninle) konuşmamla seni insanların üzerine seçtim. Artık (lütfumdan)sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Bunun üzerine Allah) “Ey Musa!” dedi. “Hem sana verdiğim risaletlerimle (mesajlarımı tebliğ etme göreviyle) hem de seninle konuşmamla, (seni döneminde yaşayan tüm) insanlar üzerine seçtim. O hâlde sana verdiğimi (şu levhalarda yazılı olan emirlerimi) al ve (Rabbine gönülden boyun eğerek) şükredenlerden ol!” *
(*) Allah’ın, Hz. Musa’ya konuşmasını bir insanın diğer bir insanla konuşması gibi düşünmemek gerekir. Çünkü Allah’ın elçisi de olsa, insan gözü dünyalık varlıkları görebilmeye programlanmıştır. Güneşe bakmak için bile, katarakta sebep olabilecek ultraviyole ışınlarından korunmak için renkli veya koyu camlardan ve çeşitli biçimlerde yapılan filtreli özel görme cihazları kullanmak gerekirken, aynı gözler Allah’ı nasıl görecek ve buna nasıl dayanacak. Dünya gözüyle ancak Allah’ın yarattıklarında Allah’ı görmek mümkün olur. Kasas 28/30 ve Taha 20/11-14 ayetlerine bakıldığında Allah’ın Hz. Musa’ya konuşmasının mahiyeti daha iyi anlaşılacaktır. Bunlar Hz. Musa’nın aldığı ilk vahiydir ve bunlarla Hz. Musa peygamber olduğunu anlamıştır. Nitekim daha sonraki zamanlarda (Taha 20/17-18) de görüldüğü gibi bu konuşma farklı şekillerde devam etmiştir. “Sağ elindeki nedir ey Musa?” (Musa) Dedi ki: “O, benim asamdır.” Kuşkusuz Allah, Hz. Musa’nın elindekinin asa olduğunu bilmektedir. Fakat Hz. Musa’yı eğitmek, onun heyecanını azaltmak ve ona kendi gücünü göstermek için böyle hitap etmiştir. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) والاصطفاء : الاجتباء والاختيار : أي اخترتك على الناس المعاصرين لك " (تفسير فتح القدير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah “Ey Musa! Sana verdiğim mesajlarla ve seninle konuşmamla insanlar arasından seni seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah buyurdu: "Ey Musa! Ben seni sana verdiğim elçilik ödevleriyle, sana söz söyliyerek herkesten üstün kıldım. Sen de bu verdiklerimi al da şükret."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah: «— Musa! Beni göremedinse sıkılma, ben seni risaletlerim, sözlerim ile halk üzerine mümtaz kıldım. Artık sana verdiğimi al. Şükredenlerden ol» dedi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah buyurdu: “Ey Musa! Sana elçilik vermekle [risâletî] ve seninle konuşmakla [kelâmî] seni bütün insanların üzerine seçkin kıldım. O hâlde sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol!”
Kadri Çelik
swap_vert close
(Allah) “Ey Musa! Seni risaletim ve konuşmamla insanlar üzerinde seçkin kıldım. O halde sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine, Allah şöyle buyurdu: “Ey Mûsâ! Hem sana verdiğim elçilik göreviyle ve hem de seninle özel konuşmam sayesinde, seni insanlar arasından seçip yücelttim; o hâlde sana verdiğim şu levhalarda yazılı olan emirlere sımsıkı sarıl ve Rabb’ine gönülden boyun eğerek şükreden bir kul ol!”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Ey Musa! Ben, risaletlerimle ve konuşmamla seni İnsanlar’ın üzerine süzerek seçtim. Sana verdiğim şeyleri al! Şükredenler’den ol!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah: &1600; " Sevgili Musa! hem elçilik görevi hem de doğrudan konuşmak suretiyle sana herkesten çok değer verdim. Artık sana verdiklerimi al ve şükürcü ol."
Mehmet Çoban
swap_vert close
O’na “Ey Musa! İnsanları ayetlerimle uyarman için sana Risalet görevi verdim* Seni inananların başına seçtim! Sana verdiklerimi al, şükredenlerden ol. Fazla şey bekleme!” dedik.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah) “Ey Musa! Ben mesajlarımla ve hitabım sayesinde seni insanlar üzerine seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al (onlara sımsıkı sarıl) [*] ve şükredenlerden ol!” demişti. [*]
Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Âl-i İmrân 3:103, dipnot 1.,Rabbimizin bu ifadesi Hz. Musa’ya risalet öğretileri ve hitabı sayesinde onu peygamber kıldığının bir göstergesidir. Bunu hatırlatmasının sebebi Hz. Musa’nın Yüce Allah’ı göremeyince üzülmemesi gerektiğini, çünkü ona verdiği peygamberlik ve gerçekleştirdiği hitabın çok daha önemli olduğunu teselli cümleleriyle belirtmek istemesidir. Söylenmek istenen şudur: “Sen sana verilen nimetlerle ve büyük görevle meşgul ol; onlara sımsıkı sarıl ve onlar nedeniyle şükret!”  
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah: “Ey Mûsa! Sana Peygamberlik vererek ve seninle konuşarak seni, insanlar üzerine seçkin kıldım. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.” buyurdu.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Allah]: “Ey Musa” dedi, “[sana] ayetler vahyederek ¹⁰⁷ ve [seninle] konuşarak sana insanların arasında üstün bir yer ayırdım; sana bahşettiklerime sıkı sıkı sarıl öyleyse; ve şükreden kimselerden ol!”
107 Lafzen, “mesajlarım eliyle”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Allah da Musa’ya şöyle buyurdu: Ey Musa, sana risalet (mesajımı iletme görevi) vererek ve seninle konuşarak insanlar arasından seni seçip onurlandırdım, öyleyse sen de sana vahyettiklerime sımsıkı sarıl ve şükredenlerden ol! 5/67, 20/13- 41
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Allah) buyurdu ki: “Ey Musa, mesajlarım yoluyla ve hitabım sayesinde seni insanlar arasından seçip onurlandırdım; öyleyse sana bahşettiklerime sımsıkı sarıl ve şükredenlerden ol!”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bunun üzerine Allah) "Ey Musa, ben seni, -peygamberlik görevi ve kelâmımla insanların üzerine mümtaz kıldım. Sana verdiğimi al ve (Rabbinin bu nimetlerine) şükredenlerden ol!" buyurdu.
Osman Fırat
swap_vert close
(Allâh) buyurdu ki: "Ey Mûsâ, Ben seni risaletimle ve konuşmamla seni insanların başına seçtim; sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Buyurdu ki: «Ya Mûsa! Muhakkak Ben, seni risâletlerimle ve kelâmım ile nâs üzerine ihtiyar ettim. İmdi sana verdiğimi al ve şükredicilerden ol.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah buyurdu ki: “Mûsâ! Ben seni risaletlerim, mesajlarımla ve hitabıma mazhar etmemle öbür insanlar arasından seçip mümtaz kıldım. Şimdi şu sana verdiğim nübüvveti al ve bu nimetime şükreden kullarımdan ol! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Allah) buyurdu ki: "Ey Musa, Ben mesajlarımla ve konuşmamla seni insanların başına seçtim; sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Cenâb-ı Hak: "Yâ Mûsâ! Ben seni, peygamberlik virerek ve seninle tekellüm iderek nâs üzerine mümtâz kıldım, sana virdiğimi al ve şükür idicilerden ol" buyurdı. [¹]
[1] "Al" buyurulan şey levhada muharrer Tevrât'dır.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah dedi ki “Musa! İndirdiğim sözler ve seninle konuşmam sebebiyle seni insanlardan üstün kıldım. Sana verdiğimi al ve görevini yerine getirenlerden ol.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey Musa, ben, gönderdiklerimi ve sözlerimi insanlara iletmen için seni seçtim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol! dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah buyurdu ki: “Ey Musa! Sana vahyettiklerimle ve kelâmımla seni insanlar üzerinde seçkin kıldım. Sana verdiklerimi al ve şükredenlerden ol.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah buyurdu: "Ey Mûsa! Ben, gönderdiğim vahiylerle, konuşmamla seni seçip yücelttim. Sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti: [84a] “iy mūsā! bayıķ ben üyürdüm seni ādemįler üzere yalavaçlıķlarum-ıla daħı sözüm-ile pes al anı kim virdüm saña daħı ol şükr eyleyicilerden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā eyitdi: İy Mūsā, ben seni iḫtiyār eyledüm ḫalḳ üstine benümrisāletüm bile, kelāmum bile. Pes al, ben saña virgeni, daḫı şākirlerden ol.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Allah) belə buyurdu: “Ya Musa! Mən Öz risalətlərimdə (Tövratın lövhələrini nazil etməklə) və (səninlə arada heç bir vasitə olmadan) danışmağımla (dövründəki bütün) insanlardan səni seçib üstün tutdum. İndi sən verdiyimi al və (bu ne’mətlərə görə) şükür edənlərdən ol!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said : O Moses ! I have preferred thee above mankind by My messages and by My speaking (unto thee). So hold that which I have given thee, and be among the thankful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
((Allah)) said: "O Moses! I have chosen thee above (other) men,(1105) by the mission I (have given thee) and the words I (have spoken to thee): take then the (revelation) which I give thee, and be of those who give thanks."(1106)
1105 "Above (other) men': i.e. among his contemporaries. He had a high mission, and he had the honour of speaking to Allah. 1106 Allah's revelation is for the benefit of His creatures, who should receive it with reverence and gratitude. While Moses was having these great spiritual experiences on the Mount, his people below were ungrateful enough to forget Allah and make a golden calf for worship (7:148).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
buyur-du
يَا
ey
مُوسٰٓى
Mûsâ
اِنِّي
şüphe-siz Ben
اصْطَفَيْتُكَ
seni seçtim
عَلَى
üzerine
النَّاسِ
insanların
بِرِسَالَات۪ي
gönderdiklerimle
وَبِكَلَام۪يۘ
ve konuşmamla
فَخُذْ
öyleyse al
مَٓا
o şey-leri ki
اٰتَيْتُكَ
sana verdim
وَكُنْ
ve ol
مِنَ الشَّاكِر۪ينَ
şükredenlerden
(Allah) Buyurdu ki: "Ey Mûsâ! Ben sana (vahiy olarak) gönderdiklerim ve (seninle) konuşmamla seni insanlar üzerine (resul olarak) seçtim. Öyleyse sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol!"
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اِصْطَفٰى
Fiil-VIII
ص ف و
Seçti, üstün kıldı, tercih etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
رِسَالَة
İsim
ر س ل
Risalet, gönderilen
كَلَام
İsim
ك ل م
Kelam, konuşmak
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
شَاكِر
Etken fiil
ش ك ر
Şâkir (Allah'ın ismi, esmasıdır. Şükredilmeye layık hakiki zat demektir), şükreden, şükredici