close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 142. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vevâ’adnâ mûsâ śelâśîne leyleten veetmemnâhâ bi’aşrin fetemme mîkâtu rabbihi erba’îne leyle(ten)(c) vekâle mûsâ li-eḣîhi hârûne-ḣlufnî fî kavmî veaslih velâ tettebi’ sebîle-lmufsidîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Musa ile otuz gece münacatta bulunmayı sözleşmiştik de bu vadeyi, on gece daha katarak tamamlamıştık böylece Rabbinin tayin ettiği müddet, kırk geceyi bulmuştu ve Musa, kardeşi Harun'a, kavmimin içinde benim yerime geç, onları düzene koy ve bozguncuların yoluna uyma demişti.
Bu günlerin, zilkade ayıyle zilhiccenin ilk on günü olduğu söylenmiştir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve derken (huzurumda ibadet ve riyazetle vakit geçirmek üzere) Musa ile otuz gece için sözleştik ve ona bir on (gün) daha ekledik. Böylece Rabbinin belirlediği süre, kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun’a: "Kavmim içinde benim yerime geçip (halifem ol), onları ıslah et ve bozguncuların yoluna tâbi olma!" deyip (ayrıldı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve sonra Musa için, Sina dağında otuz gecelik bir süre belirledik ve buna bir on gece daha ekledik ve böylece Rabbinin belirlediği süre, kırk geceye tamamlandı. Ve Musa kardeşi Harun'a şöyle dedi: “Bu toplumum arasında benim yerimi al; dürüst ve erdemli davran, bozguncuların yolunu tutma.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mûsâ ile otuz gece, bir araya geleceğimize dair sözleştik. Buna bir on gece daha ilâve ettik. Rabbinin tayin ettiği vakit kırk geceyi buldu. Mûsâ kardeşi Hârûn'a: “Kavmimin içinde benim yerime geç. Islaha çalış, din ve dünya işlerini, sosyal ilişkileri düzelt, geliştir, bozguncuların yoluna gitme" dedi.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/51.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Musa ile otuz gece (münacaatta bulunması) üzere sözleştik. Sonra buna on gece daha ekledik ve böylece Rabbinin onun için belirlemiş olduğu süre kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a: "Kavmimim içinde benim yerime geç, düzelt ve bozguncuların yoluna uyma" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Musa ile otuz gece için sözleştik ve ona bir on daha ekledik. Böylece Rabbinin belirlediği süre, kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a 'Kavmimde benim yerime geç, ıslah et ve bozguncuların yolunu tutma' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz, Mûsa'ya otuz gün (Oruç tutmasına karşılık kendisine Tevrat'ı vereceğimizi, yahut kendisiyle konuşacağımızı) vâdettik; ve ona bir on (gün) daha ilâve ettik. Böylece Rabbinin tayin ettiği vakit kırk gece (gün) olarak tamamlandı. Mûsa, kardeşi Harûn'a şöyle dedi: “- Kavmimin içinde yerimi tut ve onların hallerini düzeltmeğe çalış da fesad çıkaranların yoluna gitme.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Musa’ya otuz gece vaadettik. On gece daha ilave ettik. Rabbi ile olan buluşması kırk gece olarak tamamlandı. Musa (mikata giderken) kardeşi Harun’a: “Kavmimiz içinde benim yerime geç, uygun işler yap, sakın bozguncuların yoluna uyma!” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Mûsâ'ya otuz gece vâde verdik ve ona on gece daha ilâve ettik. Böylece Rabbinin tayin ettiği vakit, kırk geceyi buldu. Mûsâ, kardeşi Hârûn'a dedi ki: “Kavmimin içinde benim yerime geç; onları ıslah et, bozguncuların yoluna uyma!”
Besim Atalay
swap_vert close
Böylecene, Tanrının adadığı vakit de, kırk geceyle tümlendi, kardeşi Harun'a Musa dedi ki: «Ulusum içinde bana arda ol, yararlı iş gör, uymayasın fesatçılar yoluna»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve Musa için (Sina Dağında) otuz gecelik bir süre belirledik. Ve buna bir on gece daha ekledik ki böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye tamamlandı. Ve Musa kardeşi Harun'a şöyle dedi: “Halkımın arasında benim yerime geç, dürüst (ve erdemli) davran, bozguncuların yoluna uyma!”
Bkz. 2/51Bu ayet, Bakara suresi 2/51. “Biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik” ayetinin açıklaması niteliğindedir. Musa Peygamberin İsrailoğullarına dinlerinin esaslarını ve puta tapmanın zararlarını öğretecek Tevrat’ı alabilmesi için Tur Dağına çıkmış, orada otuz günü oruç tutarak ve otuz geceyi de ibadetle geçirerek kendisini manevi kirlerden temizlemiştir. Son on gün içinde de kendisine Tevrat indirilmiştir. Onun için ayette 30 gece ile 10 gece ayrı ayrı ifade edilmektedir.Kırk gün, kırk gece, kırk yıl gibi zamanlar insanın olgunlaşması için önemlidir. İsrailoğullarına Arz-ı Mukaddes kırk yıl yasaklanmıştır (Maide 5/26). İnsanın olgunluk yaşı Kur’an’da 40 olarak belirtilmiştir (Ahkâf, 46/15). Hz. Muhammed’e Peygamberliğin verildiği yaşın kırk olduğunu da bilmekteyiz.  
Cemil Said
swap_vert close
Biz Mûsâ’ya münâcâtımız içün otuz gice va’d itdik, ândan sonra on gice daha ’ilâve itdik, bu vechile mîkât-ı ilâhî kırk giceye bâliğ oldı. Mûsâ birâderi Hârûn’a didi: "Kavmim nezdinde benim halefim ol, ’adâletle hareket it, müfsidlerin yolunı ta’kîb itme"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Musa'ya otuz gece vade verip sonra buna on gece daha kattık; böylece Rabbinin tayin ettiği müddet kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, "Milletim içinde benim yerime geç, onları ıslah et, bozguncuların yoluna gitme" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Mûsâ’ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Mûsâ, kardeşi Hârûn’a, “Kavmim arasında benim yerime geç ve yapıcı ol. Sakın bozguncuların yoluna uyma” dedi.[227]
Hz. Mûsâ’nın kavmi, “Ey Mûsâ! Allah’ı apaçık görmedikçe sana inanmayacağız” demişlerdi. (Bakınız: Bakara sûresi, âyet, 55) Bu âyetin son cümlesi, onlara da bir cevap niteliğindedir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Mûsâ ile otuz gece (için) sözleştik ve buna on gece daha ekledik; böylece rabbinin tayin ettiği vakit kırk geceyi buldu. Mûsâ kardeşi Hârûn’a dedi ki: “Kavmimin içinde benim yerime geç, onları ıslah et, bozguncuların yolunu izleme.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Bana ibadet etmesi için) Musa'ya otuz gece vade verdik ve ona on gece daha ilâve ettik; böylece Rabbinin tayin ettiği vakit kırk geceyi buldu. Musa, kardeşi Harun'a dedi ki: Kavmimin içinde benim yerime geç, onları ıslah et, bozguncuların yoluna uyma.
Edip Yüksel
swap_vert close
Musa ile otuz gece için sözleştik ve ona on gece daha ekledik. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, "Halkım içinde benim yerime geç, doğru davran. Bozgunculuk yapanların yoluna da uyma," dedi.
"Kırk" sayısının "otuz + on" biçiminde anlatılışının 19 kodlu matematiksel yapıyla ilişkilidir.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve Musa'ya otuz geceye vaat verdik ve süreye bir on gece daha ekledik ve böylece Rabbinin mikatı (tayin ettiği vakit) tam kırk gece oldu. Musa, kardeşi Harun'a şöyle dedi: Kavmim içinde benim yerime geç, ıslaha çalış ve bozguncuların yolundan gitme!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir de Musâya otuz geceye va'd verdik ve anı bir on ile temamladık, bu sûretle rabbının mîkatı tam kırk gece oldu ve Musâ kardeşi Haruna şöyle dedi: kavmim içinde bana halef ol, ıslâha çalış da müfsidler yoluna gitme
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve derken Mûsâ’ya (kendisine vahyetmek üzere) otuz gecelik bir süre belirledik ve ona, on (gece) daha ekledik. Böylece Rabbinin belirlediği süre, kırk geceye tamamlandı. Mûsâ, kardeşi Hârûn’a, “Kavmim içerisinde, benim yerime geç, onları ıslah et (meye devam et) ve *bozguncuların yoluna uyma” dedi.
* “Bozguncuların yoluna uyma”; Hz. Hârûn [aleyhisselâm] bir peygamberdir. Bir peygamberin bozguncuların/fesatçıların yoluna uyması mümkün değildir. Hz. Mûsâ’nın [aleyhisselâm], Hz. Hârûn’a [aleyhisselâm] bu şekilde söylemesi, nasihat etme, öğüt verme kabilindendir. Peygamberler, ismet (günahsızlık) sıfatına sahiptirler. Hayatlarının hiçbir döneminde (çocukluk, gençlik, peygamberlik öncesi veya peygamberlik vazifesini yaparken) küçük-büyük, gizli-açık hiçbir günaha meyletmezler, her daim ilâhî koruma altındadırlar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Musa'ya, otuz gece süre verdik, sonra buna on gece daha ekledik. Böylece Rabb'inin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a, “Benim halkım içinde halifem ol¹, onları ıslah et ve bozguncuların yoluna uyma!” dedi.
1- Benim yerime geç.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Musa ile otuz gece (bize münâcatda bulunması için) sözleşdik ve ona bir on (gece) daha katdık. Bu suretle Rabbinin ta'yin buyurduğu vakit kırk gece olarak tamamlandı. Musa, biraderi Hârûna dedi ki: «Kavmimin içinde benim yerime geç, (onları) ıslah et, fesadcıların yoluna uyma.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve Mûsâ ile otuz gece için va'dleştik, hem bunu on (gece daha ilâve etmek) ile tamamladık; böylece Rabbisinin ta'yîn ettiği vakit, kırk geceye tamamlandı ve Mûsâ kardeşi Hârûn'a dedi ki: “Kavmimin içinde benim yerime geç, (onları) ıslâh et ve fesad çıkaranların yoluna uyma!”(2)
(2)Mûsâ (as), Cenâb-ı Hakk’ın emriyle Zilka‘de ayının tamâmını oruçla geçirmiş ve bu sürenin sonunda da ağzını misvaklamıştı. Cenâb-ı Hakk ise, katında makbûl olan oruçlu ağzının kokusuyla ona hitâb etmek murâd ettiğinden, on gün daha oruç tutmasını emretmiş, o da önceki otuz günün üzerine, Zilhıcce ayında on gün daha oruç tutmuştu. (Nesefî, c. 2, 109)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Musa’ya otuz gece (bize münâcatta bulunması için) vade verdik de bu vadeyi, on gece daha katarak tamamlamıştık, böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye tamamlandı. Ve Musa, (münacata bulunmak üzere kavminden ayrılmadan önce) kardeşi Hârûn’a, kavmimin içinde benim yerime geç, onları düzene koy ve bozguncuların yoluna uyma demişti.*
(*) Bu ayet, Bakara sûresi 2/51. “Biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik” ayetinin açıklaması niteliğindedir. Ayrıca bu konuda birkaç farklı yorum vardır. Bunlardan birirsi de şöyledir: Musa Peygamberin İsrailoğullarına dinlerinin esaslarını ve puta tapmanın zararlarını öğretecek Tevrat’ı alabilmesi için münacatta bulunmak üzere Tur Dağına çıkmış ve orada yüce Allah ona otuz günü oruç tutmasını, ibadet etmesini ve kendisini Allah’a yaklaştıran iyi işlerde bulunmasını emrediyor. Sonra diğer 10 gün içinde de ona Tevrat’ı indirmiştir. Böylece onun için ayette 30 gece ile 10 gece ayrı ayrı ifade edilmektedir. Yani Tevrat’ı alabilmesi için 30 gece münacatta bulunuyor, sonra 10 gecede de ona Tevrat indiriliyor. Böylece mikat 30+ 10= 40 gece oluyor. ’’Ama en doğrusunu yüce Allah bilir. Aşağıdaki tefsir metinlerine de bkz: وفائدة التفصيل قالوا: إنّ الثلاثين للتهيؤ للمناجاة والعشر لإنزال التوراة وتكليمه (البحر المحيط) والوجه الثاني: في فائدة هذا التفضيل أن الله أمره أن يصوم ثلاثين يوماً وأن يعمل فيها ما يقربه إلى الله تعالى، ثم أنزلت التوراة عليه في العشر البواقي، وكلمه أيضاً فيه. فهذا هو الفائدة في تفصيل الأربعين إلى الثلاثين وإلى العشرة. (مفاتيح الغيب)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz Musa ile otuz günlüğüne (tur dağında) sözleştik. Otuz güne on günlük bir süre ilave ettik ve Rabbinin belirlediği zaman kırk güne tamamlandı. Musa kardeşi Harun’a “Kavmime benden sonra sen yöneticilik edeceksin, doğru şeyler yap ve bozguncuların yoluna sakın ola ki uyma” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz Musa’ya otuz gece için söz verdik. Sonra buna on gece daha kattık. Böylece çalabının ayırdığı vakit kırk geceyi buldu. Musa kardeşi Harun’a dedi: "Ulusumun işlerinde benim yerime geç. Onları düzelt. Sakın karıştırıcıların yolunu tutma."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz Musa ile münacatımız için otuz gece vaadlaşmıştık [²] onu ayrıca on gece ile tamamladık. Böylece Rabbinin tâyin ettiği vakti tam kırk gece oldu. Musa kardeşi Harun/a: «— Kavmim arasında benim yerime geç, işleri düzelt, fesatçıların yoluna tâbi olma» dedi.
[2] Yani Allah emretmiş, Musa Aleyhisselâm da emri kabul etmişti.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz Musa ile otuz gece için sözleşmiştik ve buna on gece daha kattık. Böylece Rabbinin tayin ettiği vakit kırk geceye tamamlandı⁴⁹. Musa kardeşi Harun’a, “Kavmim içinde benim yerime geç ve düzelt. Sakın bozguncuların yoluna tabi olma” dedi.
49 Krş. Bakara 2/51’de kırk gün olarak geçer. Otuz gün Hz. Musa’nın ibadet dönemi, on gün de vahiy aldığı dönemdir şeklinde yorumlanır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Musa ile otuz gece sözleştik ve ona bir on daha ekleyerek tamamladık. Böylece Rabbinin belirlediği süre, kırk gece olarak tamamlanmış oldu. Musa, kardeşi Harun'a, “Kavmimde benim yerime geç, ıslah et ve sakın bozguncuların yoluna tabi olma” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken,Mûsâ’ya Tevrat’ın ilk ayetlerini vermek üzere huzurumuza çağırmadan önce, oruç ve benzeri ibâdetlerle bu büyük buluşmaya hazırlanması için ona Sînâ Dağında otuz gün otuz gecelik bir süre belirledik; sonra buna bir on günlük rûhî hazırlık süresi daha ekledik; böylece Rabb’inin ona belirlediği süre kırk geceye tamamlanmış oldu. Mûsâ, kendisiyle birlikte Sina dağının eteklerine kadar gelen kardeşi Hârûn’a, “Ben yokken bu halka sen önderlik edeceksin; onlara güzellikle davran ve sakın bozguncuların yolundan gitme!” dedi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Musa’ya otuz gece görüşme vaadi / sözü verdik. Buna on gece daha ekledik. Rabbinin mîkâtı / vakitleştiği süre tam kırk gece oldu. Kardeşi Harun’a Musa: “Kavmim içinde benim yerime geç! İslah et! Bozguncular’ın yoluna uyma!” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Musa ile, otuz gece buluşması ayarladık. Sonra buna on daha ilave ettik, böylece Rabb’inin ona ayırdığı oturum sayısı kırk gece oldu. Musa kardeşi Harûn'a: &1600; " Ben yokken yerime geç. Yapıcı ol. Sakın ola kötülerin aklına uyma. " diye de tenbihledi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Musa’ya otuz gece süre verdik. Sonra on gece daha ilâve ettik! Böylece Rabbinin tayin ettiği vakit kırk geceyi buldu. Musa kardeşi Harun’a dedi ki: “Ben yokken kavmimin yönetimini sen al! Onlara doğru yolu göster! Bozgunculara uyma! Her zaman hak ve hakikatin yanında ol!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Vahyetmek üzere) Musa’ya otuz gece belirlemiş ve ona on gece daha ilave etmiştik; böylece Rabbinin belirlediği zaman kırk geceyi bulmuştu. [*] Musa, kardeşi Harun’a şöyle demişti: “Kavmimin arasında benim yerime geç; onları ıslah etmeye devam et; bozguncuların yoluna uyma!”
Bu cümle Bakara 2:51. ayetle birlikte okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve sonra Biz, Mûsa ile otuz geceliğine sözleştik, süreye bir on gece daha ekledik¹ ve böylece Rabbinin belirlediği buluşma süresi, kırk geceye ulaştı.² (Bunun üzerine) Mûsa, kardeşi Hârûn’a: “Kavmim içerisinde benim yerime geç, kötülükleri düzelt ve sakın bozguncuların yolundan gitme!” dedi.
1 Bu olay, Bakara: 51’de; “Mûsa ile kırk geceliğine sözleştik.” şeklindedir. Bu âyet, o âyetteki kırk gecenin açıklaması niteliğindedir. Bir de gece ifâdesi; İslâm’da günün gece ile başlamasından dolayı kullanılmış olabilir. Ayrıca geceye o gecenin gündüzü de dâhildir. Bunlar göz önüne alınırsa, âyetin tercümesi “ve sonra Biz, Mûsa ile kırk günlüğüne sözleştik,” şeklinde olabilir.2 Çile (Erbaîn): Nefsânî arzulardan kurtularak ruh temizliğine ermek için tarikat yolunda ilerleyen sâlikin kırk gün süreyle özel bir mekânda inzivaya çekilip sıkı bir perhiz ve kendisini ibadete vermesi anlamında bir tasavvuf terimidir. “Kırk” anlamındaki Farsça çihl (چهل) kelimesinden gelen çile, “çihle” veya “çille” şeklinde de söylenir. Bazı tarikatlarda çile yerine yine “kırk” anlamına gelen Arapça “erbain” kelimesi de kullanılmıştır. Tasavvuf kaynakları bazı âyetleri kendi düşünceleri doğrultusunda yorumlayarak, özellikle Hz. Mûsâ’nın vahiy almak üzere kırk gece Tûr’da kalarak ibadet ettiğine işaret eden âyeti (A‘râf: 142) delil göstererek çile uygulamasını Kur’ân-ı Kerîm’e dayandırırlar. Bazı Hint dinlerinde ve sûfî ekollerindeki “riyazat ve kırk bekleme” geleneği, “hâşâ Peygamberlik stajı” gibi algılanarak kötüye kullanılmıştır. Bu kırk gün içerisinde Hz. Mûsa’nın “çile” ve “riyazat” ile meşgul olduğu kanaati sağlam rivâyetlere dayanmamaktadır ve âyetlerde konuyla ilgili bir açıklama da yoktur. Bu konudaki rivayetler kerametleri kendilerinden ve müritlerinden menkul bir kısım şeyhlerin uydurmalarından başka bir şey değildir. Hz. Mûsa’nın Sina Dağında, bu kırk gün zarfında ne yaptığını en iyi Allah bilir. Hz. Peygamber döneminde evlenmemeye, sürekli oruç tutmaya veya geceleri sabahlara kadar namaz kılmaya karar verenler görülmüştür (Buhârî). Hatta Osmân b. Maz‘ûn kendini iğdiş etmeye karar vermiş (Buhârî), Ebû İsrâil çok sıcak bir günde güneş altında ayakta durup oruç tutmaya teşebbüs etmişti (Buhârî). Ancak Kur’ân-ı Kerîm, dünya nimetlerinden ölçülü bir şekilde faydalanmayı tavsiye ettiğinden (A‘râf: 33, Kasas: 77) bu tür aşırı hareketler Hz. Peygamber tarafından engellenmiştir. Abdülkadir Geylânî ve Ahmed er-Rifâî gibi ilk tarikat kurucularında “erbain” mevcut değildir. Erbaîn uygulaması özellikle Kadiriyye, Sühreverdiyye ve Halvetiyye mensupları arasında görülür. Genellikle kırk gün süren çilenin uygulama şekli Sühreverdî tarafından ortaya konmuştur. Çeşitli tarikatlarda açlık, sürekli sükût ve tefekkür, aralıksız ibadet ve zikir, çöllerde dolaşmak, mağaralarda yaşamak, bekârlık, iğdiş olmak, et yememek, soğuk su içmemek, kendini hor hakir bir durumda bırakmak, yalın ayak baş açık gezmek, tekkeye odun taşımak, hatta sakalıyla tuvalet temizlemek başlıca çile çeşitleri olarak görülür. İbnu Kayyim el-Cevzî ve İbnu Teymiyye gibi âlimler, bu uygulamanın Hristiyanlıkta ve Hint dinlerinde bulunduğunu söyleyerek erbaîne girmenin sapkınlık olduğunu ileri sürmüşlerdir. Ca’ferî Şiîler de genellikle erbaîne karşıdırlar. Sonuç olarak bu uygulamaların tamamı, İslam dışı uygulamalardır. Yani Allah’a kul olamayanların kulların kulu olarak ne hallere düştüklerinin en bariz örneğidir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
VE [Sonra] Musa için [Sina Dağı’nda] otuz gecelik bir süre belirledik; ve buna bir on gece daha ekledik, ki böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye tamamlandı. ¹⁰⁴ Ve Musa kardeşi Harun’a şöyle dedi: “Halkımın arasında benim yerimi al; dürüst (ve erdemli) davran; bozguncuların yolunu tutma.”
104 Hz. Peygamber’in birçok Sahâbesi’ne ve özellikle İbni ‘Abbâs’a göre, ilk otuz gece Hz. Musa tarafından orucun da dahil olduğu ruhî hazırlıkla geçirilecek ve bunu izleyen on gece içinde de kendisine Tevrat (on emir) indirilecekti. (Zemahşerî ve Râzî): Keza bkz. Menâr IX, 119 vd. Arapça kullanım içinde “gece”ler aynı zamanda “gün”leri de kapsayan bir süreyi ifade eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz Musa ile otuz geceliğine sözleşmiştik ve ona on gece daha ekledik böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye tamamlanmış oldu. Musa kardeşi Harun’a: – Halkımın içinde benim görevimi sen üstlen ve düzeni sağla sakın fitne ve fesat çıkaranların yoluna uyma! Dedi. 2/51, 20/83
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
VE Musa’ya otuz gecelik bir süre tayin ettik ve buna on gece daha ekledik. Böylece Rabbinin tayin ettiği süre kırk geceye tamamlanmış oldu.[¹²⁵⁵] Ve Musa kardeşi Harun’a dedi ki: “Halkımın arasında benim vekilim ol ve düzeni sağla: sakın bozguncuların peşinden gitme!”
[1255] Sûrenin 30. âyetine ilaveten, 20:83-86 âyetleri ışığında anlaşılmalıdır. Allah, Hz. Musa’ya kavminin yoldan çıktığını haber verdiğinde, Musa’ya verilen 40 günlük süre dolmamıştı. Musa bu süreyi yarıda keserek kavmine dönmüş, sonra 10 gün daha ilâhî mülakata katılarak 40’a tamamlamıştır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bize münacaatta bulunmaya hazırlanması için) Musa'ya otuz gece vâde verdik ve ona on gece daha kattık, böylece Rabbinin tayin ettiği süre kırk gece olarak tamamlandı. (Bu kırk gece, Musa a.s. oruç tuttu dua ve niyazda bulundu, Rabbi ile buluşmaya hazırlandı, münacaat için Tur dağına gideceği zaman) Musa, kardeşi Harun'a "Sen kavmimin içinde benim halifem ol. (Onları gözet, onları) Islah etmeye çalış, (karşı gelen olursa) bozguncuların yoluna uyma” diyerek onu uyardı.
Osman Fırat
swap_vert close
Mûsâ’ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece rabbinin belirlediği süre kırk geceye tamamlandı. Mûsâ, kardeşi Hârûn’a, "Kavmim arasında benim yerime geç ve yapıcı ol. Sakın bozguncuların yoluna uyma" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Mûsa ile otuz geceye vaadleştik, ve onu bir on ile tamamladık, artık Rabbinin tayin ettiği vakti tam kırk gece oldu.Ve Mûsa kardeşi Harun'a dedi ki: «Sen kavmimin içinde benim halifem ol ve ıslaha çalış ve müfsidlerin yoluna tâbi olma.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Otuz geceyi ibadetle geçirmesi ve Tevrat'ı almaya hazırlanması için, Mûsa ile sözleşip onu huzurumuza kabul ettik. Sonra on gece daha ilave ettik. Böylece Rabbinin belirlediği müddet tam kırk gece oldu. Mûsâ, kardeşi Harun'a: “Kavmim içinde benim vekilim ol, onları güzelce yönet ve sakın müfsitlerin yoluna uyma! ” dedi. [2, 51] {KM, Çıkış 19. bölüm ve 24, 18; 34, 28; Tesniye 9, 9; 5, 2-4}
İsrailoğulları hürriyetlerine kavuşunca muvahhid topluluğun uyacakları şeriatı bildirmek üzere Cenab-ı Allah Hz. Mûsâ’yı kırk günlüğüne Sina’ya çağırdı. Sina dağının tepesinde bugün, Hz. Mûsâ’nın kırk gün kaldığı söylenen bir mağara bulunur. Kutsal bir ziyaret yeri olan bu mağara yakınında bir cami, bir kilise, bir de Justinyen zamanında yapılmış bir manastır vardır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Musa ile otuz gece (bana ibadet etmesi için) sözleştik ve buna on gece daha kattık. Böylece Rabbinin tayin ettiği vakit, kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a dedi ki: "Kavmim içinde benim yerime geç, ıslah et, bozguncuların yoluna uyma."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz, Mûsâ'ya münâcâtımız içün otuz gice va'd itdik, bunı on gice ile de itmâm iyledik ki rabbinin mîkâtı tamam kırk gice oldı [¹] Mûsâ (münâcâta gider iken) birâderi Hârûn'a: "Kavmimde bana halef ve vekîl ol, işlerini hüsnü sûretle görüb ıslâh it, müfsidlerin yoluna tâbi' olma" didi.
[1] Cenâb-ı Hak Mûsâ 'aleyhisselâma kendisiyle tekellüm itmesi içün evvelâ otuz gün ve sonra da on gün ki kırk gün 'uzlet ve i'tikâf ile oruc tutmasını emr itmiş ve bundan sonra Cenâb-ı Mûsâ münâcâta gitmişdi. Bu kırk gün Zilka'de'nin tamamıyla Zilhicce'nin onı'dır ki buna nazaran Cenâb-ı Mûsâ'nın Allâh Te'âlâ ile tekellüm buyurması kurbân bayramı güni olmak lâzım gelir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Musa ile otuz geceliğine sözleşmiştik; buna on gece daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceyi buldu. Musa kardeşi Harun’a dedi ki “Halkım içinde benim halifem ol, yerime geç. İyi davranışta bulun, bozguncuların yoluna girme.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Musa ile otuz geceye sözleşmiştik ve on gece ile onu tamamladık da Rabbinin belirlediği süre tam kırk gece oldu. Musa kardeşi Harun'a:-Kavmimde benim yerime geç, ıslah et, bozguncuların yoluna uyma! dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Musa'ya da otuz gece vaad etmiş, sonra on daha ilâve etmiştik; böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlanmıştı.(17) Musa ise kardeşi Harun'a “Sen benim yerime kavmimin başına geç,” demişti. “Islaha çalış, bozguncuların yolundan gitme.”
(17) İsrailoğullarının Firavun zulmünden kurtulmasından sonra, onlara dinlerinin esaslarını öğretecek bir kitabı Allah tarafından getirmek üzere, Hz. Musa Tur Dağına çıkmış; burada otuz günü oruç ve ibadetle geçirdikten sonra, anlaşıldığına göre, son on gün içinde de kendisine Tevrat indirilmişti.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Mûsa ile otuz gece için vaatleştik. Ve bunu, bir on ekleyerek tamamladık. Böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye ulaştı. Mûsa, kardeşi Hârun'a dedi ki: "Toplumum içinde benim yerime sen geç, barışçı ol, bozguncuların yolunu izleme!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı va'de virdük mūsā’ya otuz gice daħı tamām evledük anı on-ıla pes tamām oldı çalabısı vaķti ķırķ gice. daħı eyitti mūsā ķarındaşına hārūn’a “ħalįfe olgıl baña ķavmum içinde daħı eyü işle daħı uyma fesād eyleyiciler yolına.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı biz va‘de eyledük, Mūsāya otuz giçe, daḫı tamām eyledük ongice bile. Pes tamām oldı Tañrı Ta‘ālānuñ mīḳātı ḳırḳ giçede. Mūsā eyitdiḳarındaşı Hārūna: Ḫalīfe ol benüm yirüme ḳavmümde didi. Daḫı eylük eyle,daḫı uyma müfsidler yolına.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Musa ilə otuz gecə (oruc tutub dua edəcəyi, bunun müqabilində ona Tövratı nazil edəcəyimiz və özü ilə danışacağımız) barədə və’dələşdik, sonra ona daha bir on gün də əlavə etdik. Beləliklə, Rəbbinin (ibadət üçün) tə’yin etdiyi müddət tam qırx gecə (gün) oldu. Musa qardaşı Haruna dedi: “Sən tayfam içində mənim xəlifəm ol, (camaatı) islah etməyə çalış və (yer üzündə) fitnə-fəsad törədənlərin yolu ilə getmə!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when We did appoint for Moses thirty nights (of solitude), and added to them ten, and he completed the whole time appointed by his Lord of forty nights; and Moses said unto his brother: Take my place among the people. Do right, and follow not the way of mischief makers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We appointed for Moses thirty nights, and completed (the period) with ten (more): thus was completed the term (of communion) with his Lord,(1100) forty nights. And Moses had charged his brother Aaron (before he went up): "Act for me amongst my people: Do right, and follow not the way of those who do mischief."(1101)
1100 The forty nights' communion of Moses with Allah on the Mount may be compared with the forty-day fast of Jesus in the wilderness before he took up his ministry (Matt. 4:2), and with the forty years of Al Mustafa's preparation in life before he took up his Ministry. In each case the Prophets lived alone apart from their people, before they came into the full blaze of the events of their Ministry. 1101 When for any reason the man of God is absent from his people, his duty of leadership (khildfah) should be taken up by his brother - not necessarily a bloodbrother, but one of his society or brotherhood. The deputy should discharge it in all humility, remembering three things: f 1) that he is only a deputy, and bound to follow the directions of his Principal, (2) that right and justice are the essence of power, and (3) that mischief gets its best chance to raise its head in the absence of the Principal, and that the deputy should always guard against the traps laid for him in the Principal's absence.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَوٰعَدْنَا
ve vaadleştik
مُوسٰى
Mûsâ ile
ثَلٰث۪ينَ
otuz
لَيْلَةً
gece (için)
وَاَتْمَمْنَاهَا
ve bunu tamamladık
بِعَشْرٍ
on (gece) ile
فَتَمَّ
böylece ta-mamlandı
م۪يقَاتُ
tayin et-tiği vakit
رَبِّه۪ٓ
Rabb-inin
اَرْبَع۪ينَ
kırk
لَيْلَةًۚ
geceye
وَقَالَ
ve dedi
مُوسٰى
Mûsâ
لِاَخ۪يهِ
kardeşi
هٰرُونَ
Hârûn'a
اخْلُفْن۪ي
halifem ol
ف۪ي
içinde
قَوْم۪ي
kavmimin
وَاَصْلِحْ
ve ıslah et
وَلَا تَتَّبِـعْ
ve tabi olma
سَب۪يلَ
yoluna
الْمُفْسِد۪ينَ
bozguncuların
(Hani bir vakit Biz, onu Bizimle konuşmaya hazırlamak için) Mûsâ ile otuz gece için vaadleştik ve (Mûsâ'nın tam hazır olabilmesi için) buna on (gece) daha ilave ettik. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Mûsâ, kardeşi Hârûn'a dedi ki: "Kavmimin içinde benim halifem ol(arak yerime geç), onları ıslah et ve sakın bozguncuların yoluna tabi olma!"
وَاعَدَ
Fiil-III
و ع د
Sözleşti, söz verdi, vaadleşti
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
ثَلٰث
İsim
ث ل ث
Üç. ثَلٰث۪ينَ: Otuz
لَيْلَة
İsim
ل ي ل
Gece
اَتَمَّ
Fiil-IV
ت م م
Tamamladı, tam yaptı
عَشْر
İsim
ع ش ر
On
تَمَّ
Fiil-I
ت م م
Tamamlandı, tamam oldu
م۪يقَات
İsim
و ق ت
Tayin edilen vakit, kararlaştırılmış vakit, buluşma vakti
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَرْبَع
İsim
ر ب ع
Dört
لَيْلَة
İsim
ل ي ل
Gece
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
اَخ
İsim
ا خ و
Erkek kardeş, kardeş
هٰرُون
Özel isim
هٰرُون
Hz. Hârûn (a.s.)
خَلَفَ
Fiil-I
خ ل ف
Halife oldu, yerine geçti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اَصْلَحَ
Fiil-IV
ص ل ح
Islah etti, düzeltti, elverişli bir hâle getirdi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
مُفْسِد
Etken fiil-IV
ف س د
Bozguncu, fesad çıkaran, fesatçı