close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 141. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iż enceynâkum min âli fir’avne yesûmûnekum sû-e-l’ażâb(i)(s) yukattilûne ebnâekum veyestahyûne nisâekum(c) vefî żâlikum belâun min rabbikum ‘azîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani sizi Firavun soyundan kurtarmıştık. Size en ağır işkenceleri yapıyorlardı, aşağılık bir hale getiriyorlardı sizi, oğullarınızı öldürüyorlar da kadınlarınızı bırakıyorlardı ve bunda da Rabbinizden büyük bir sınama vardı size.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Oysa hatırlayın ki) Hani bir zamanlar size dayanılmaz azap ve işkenceler reva gören, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı öldüren Firavun ailesinden (ve zulüm sisteminden) sizi kurtarmıştık. Bunda Rabbinizden sizin için büyük bir bela ve imtihan vardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Ve hani size dayanılmaz acılar çektiren, kadınlarınızı sağ bırakıp, bölük bölük oğullarınızı katleden, Firavun toplumunun elinden kurtarmıştık sizi! Bu, Rabbinizin büyük bir sınamasıydı” diyerek Allah'ın sözlerini hatırlattı onlara.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Sizi Firavun hanedanının, devlet görevlilerinin, yandaşlarının elinden kurtardığımız zamanı hatırlayın. Size dayanılmaz acılar çektiriyorlardı. Oğullarınızı öldürüyorlar, kızlarınızı öldürmeyip sağ bırakıyorlardı. İşte, başınıza gelen bu sıkıntılar Rabbiniz tarafından büyük bir imtihana tabi tutulmanızdı; kurtuluşunuz da büyük lütuf/ihsana mazhariyyetti”
Ahmet Varol
swap_vert close
Düşünün ki, size en kötü işkenceleri yapan, oğullarınızı öldürüp kadınlarınızı sağ bırakan Firavun hanedanından sizi kurtardık. Bunda sizin için Rabbinizin katından büyük bir imtihan vardı.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Hani size dayanılmaz işkenceler yapan, kadınlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı öldüren Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık. Bunda Rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardı.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Şu hikmete bakın ki), hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar ki size azâbın kötüsünü yüklüyorlardı. Oğullarınızı öldürüyorlar, (kendilerine hizmet için) kadınlarınızı diri bırakıyorlardı. İşte bunda, size, Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan var.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hatırlayın ki: Biz sizi Firavun ordusundan kurtardık. Onlar size azapların en kötüsünü tattırırlardı: Erkek çocuklarınızı öldürür, kadınlarınızı yaşatırlardı. Bu konuda (size) Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şunu da hatırlayınız: “Sizi Firavun hânedanından kurtarmıştık. Size azabın en kötüsü ile işkence ediyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı diri bırakıyorlardı. İşte bunda Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardır.”
Besim Atalay
swap_vert close
Musa ile otuz gece sözleşmiş idik, bunu ayrıca, on geceyle tümledik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey İsrailoğulları!) Hani sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Onlar size ağır eziyetler çektiriyor, oğullarınızı öldürüp kadınlarınızı (kızlarınızı) sağ bırakıyorlardı. Bu olaylar Rabbinizin size yönelik büyük bir sınavıdır. 
Bkz. 2/49, 28/4 ve dipnotu.  
Cemil Said
swap_vert close
Düşününüz ki sizi ’azâba müstağrak iden Fir’avn ecdâdından kurtardık, ânlar sizin erkek evlâdınızı katl idiyorlar yalnız kızlarınızı bırakıyorlardı, bu halâsınız rabbinizden size ’azîm bir lütufdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sizi kötü azaba sokan, kadınlarınızı sağ bırakıp oğullarınızı öldüren Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık. Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hani Firavun’un adamlarından sizi kurtarmıştık. Onlar sizlere işkencenin en kötüsünü yapıyorlardı; oğullarınızı öldürüyorlar, kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda rabbinizden büyük bir imtihan ¬vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hatırlayın ki, size işkencenin en kötüsünü yapan Firavun'un adamlarından sizi kurtardık. Onlar oğullarınızı öldürüyorlar, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. İşte bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Hani size en kötü azabı uygulayan Firavun'un taraftarlarından sizi kurtarmıştık. Kadınlarınızı sağ bırakıp çocuklarınızı öldürüyorlardı. Bunda Rabbinizden sizin için büyük bir sınav vardı."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hani sizi, Firavun sülâlesinin elinden kurtardığımız zaman, hatırlasanıza, size azabın kötüsünü yapıyorlardı; oğullarınızı öldürüyorlar, kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda sizin için Rabbiniz tarafından büyük imtihan vardı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem düşünseniz, a sizi Ali Fir'avnden kurtardığımız hengâmı, size azabın kötüsünü peyliyorlardı, oğullarınızı boyuna katlediyorlar, kadınlarınızı diri tutuyorlardı, bunda size rabbınız tarafından azîm bir imtihan var
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey İsrâiloğulları! Hatırlayın o zamanı ki, yeni doğan) erkek çocuklarınızı öldüren, (kadınlarınızı ve) kız çocuklarınızı (köle olarak kullanmak üzere) sağ bırakan, (bu sûretle) size zulmün/işkencenin en kötüsünü yapan Firavun ve adamlarından kurtarmıştık. (Ey İsrâiloğulları! Başınıza gelen sıkıntılarda, Rabbiniz tarafından sizin için büyük bir imtihân) ve bunda (Firavun ve adamlarının zulmünden kurtarılışınızda,) Rabbiniz tarafından sizin için, büyük bir lütuf/ihsan vardı.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Hani Biz, size azapların en kötüsünü yapan; oğullarınızı öldürüp, kadınlarınızı sağ bırakan Firavun toplumundan sizi kurtarmıştık.” Bunda, sizin için Rabb'inizden büyük bir sınav vardı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hani sizi Fir'avn haanedânından kurtarmışdık. Onlar ki size azabın kötüsünü yüklüyorlardı. Oğullarınızı öldürüyorlar, yalınız kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem bir zaman sizi Fir'avun ehlinden kurtarmıştık; (onlar) sizi azâbın en kötüsüne (evlâd acısına) ma'ruz bırakıyorlardı. (Yeni doğan) oğullarınızı öldürüp, kadınlarınızı (kız çocuklarınızı) ise hayatta bırakıyorlardı. İşte bunda, (size) Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey İsrailoğulları!) Hani bir zaman sizi (atalarınızı o zalim ve diktatör) Firavun hanedanından kurtarmıştık; (onlar) sizi azabın en kötüsüne (evlat acısına) maruz bırakıyorlardı. (Yeni doğan) erkek çocuklarınızı öldürüp (kendilerine birer cariye ve hizmetçi olarak kullanmak üzere) kadınlarınızı (kızlarınızı) hayatta bırakıyorlardı. İşte bunda (firavun zulmünden kurtulmanızda) Rabbinizden büyük bir nimet (lutüf) vardı.*
(*) Firavun yönetimi İsrâiloğulları’nı çok çeşitli sıkıntılara mâruz bırakmakla birlikte, onların erkek çocukları öldürüp kız çocukları sağ bırakma şeklindeki zulümleri âyette özellikle zikredilmiştir (aynı bilgiler Tevrat’ta da verilmektedir, bk. Çıkış, 1/16). Zira İsrâiloğulları bu suretle hem bir tür katliamla hem de nesillerinin tüketilmesini hedefleyen korkunç bir planla karşı karşıya kalmışlardır. Âyette, Allah Teâlâ’nın onları, bu son derece tehlikeli planla yok edilmekten kurtardığı hatırlatılarak bunu şükürle karşılayacakları yerde başları selâmete çıkar çıkmaz putperestliğe özenmelerinin ağır bir suç ve nankörlük olduğuna işaret vardır… Kaynak: (Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 583) Not: Yüce Allah burada onlara verdiği nimetleri hatırlatıyor, bu yüzden { (وَفِي ذَلِكُمْ ’’cümlesindeki (ذلكم) bu anlatılan nimete, yani Firavun zulmundan kurtuluşlarına vurgu yapılıyor. Zira ayette geçen (بلاءٌ)’’ ifadesi hem imtihan hem de nimet anlamında gelir. Mademki, burada yüce Allah onlara nimetlerini hatırlatıyor, öylese (بَلاءٌ) ifadesinin de kendilerine yapılan en büyük nimet olan kurtuluşlarına işaret ediyor. اذ أنجاهم من آل فرعون، وما كانوا يسومونهم به من العذاب والإذلال، حين كانوا يذبحون من وجد من أبنائهم، ويتركون إناثهم فأنقذ الله بني إسرائيل من ذلك، وهذه نعمة عظيمة؛ ولهذا قال:{ وَفِي ذَلِكُمْ بَلاءٌ مِنْ رَبِّكُمْ عَظِيمٌ } أي: نعمة عظيمة منه عليكم في ذلك، أنتم عاجزون عن القيام بشكرها (تفسير الطبري » تفسير ابن كثير ) قوله{ذٰلِكُمْ} إشارة إلى الإنجاء أو إلى العذاب. والبلاء: النعمة أو المحنة (الكشاف) {وَفِي ذٰلِكُمْ} فيما نجاكم {بَلاۤءٌ} نعمة {مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ} عظيمة (تفسير القرآن – الفيروزابادي) قيل في ذلك: يعني فيما أنجاكم من آل فرعون بلاء من ربكم عظيم، يعني: نعمة من ربكم عظيمة، ويقال: البلاء - بالمد -هو النعمة، وبغير المدّ مقصوراً: الشدّة. (تأويلات أهل السنة – الماتريدي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah “Sizin erkek çocuklarınızı öldürüp, kız çocuklarınızı hayatta bırakarak, en kötü bir şekilde size azap eden firavunun zulmünden sizi biz kurtardık. İşte bu durum sizin için, Rabbinizden büyük bir imtihandır” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün sizi Firavungillerin elinden kurtarmıştık. Onlar size azapların en kötüsünü çektiriyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda çalabınız yönünden ulu bir sınama vardı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani sizi fir/avunculardan kurtarmıştık ki onlar sizi işkenceye duçar ederler, oğullarınızı öldürürler, kadınlarınızı kullanmak için diri bırakırlardı. Halbuki bu işte Rabbiniz tarafından bir mihnet [¹] vardı.
[1] Veya bir nimet.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey İsrailoğulları!) Hani sizi Firavun ailesinden kurtarmıştık⁴⁸. Onlar size en kötü azabı/işkenceyi uyguluyorlardı; oğullarınızı öldürüyorlar, kadınlarınızı da sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbinizden çok büyük bir belâ/ imtihan vardı.
48 İbn Amir kıraatında “enceynâkum” (Biz sizi kurtardık) ifadesi “encâkum” (Allah sizi kurtardı) şeklindedir. O zaman Musa’nın konuşmasının bir devamı olur. Alışılmış kıraata göre ise, hitap Tanrı’ya izafe edilmiş olur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani size dayanılmaz işkenceler yapan, kızlarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı öldüren Firavun ailesinden sizi kurtarmıştık ve de bunda Rabbinizden sizin için büyük bir imtihan vardı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve onlara, Allah’ın şu sözlerini iletti: “Sizi Firavun ve ordusundan nasıl kurtardığımızı hatırlayın: Hani onlar size en acı işkenceleri çektiriyor; bir soykırımı olarak neslinizi yok etmek için oğullarınızı boğazlıyor, kadınlarınızı utanç verici işlerde kullanmak üzere sağ bırakıyorlardı. İşte bütün bunlarla, Rabb’iniz sizi eğitip olgunlaştırmak ve böylece insanlığı doğru yola ileten örnek ve öncü bir toplum yapmak üzere çetin bir sınavdan geçirmekteydi.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Hani, size Azab’ın kötüsünü revâ gören, oğullarınızı öldüren, kadınlarınızı sağ bırakan Firavun’un ailesinden sizi kurtardık. İşte, rabbinizden bunda çok büyük bir sınav / belâ vardır”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizi Fıravunların elinden kurtardığımızı unutmayın. Hani kız çocuklarınızı sağ bırakıp oğlan çocuklarınızı kıtır kıtır doğramak suretiyle size dayanılmaz acılar çektirenleri unutmayın. Bunlar, Rabb'inizin size uyguladığı zorlu bir sınavdı...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hatırlayın! İşkencelerin en kötüsünü yapan Firavundan sizi kurtardık. Firavun üzerinize savaş açarak oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyordu. İşte bütün bu olaylarda büyük bir imtihan vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hatırlayın ki (erkek) çocuklarınızı öldürtüp kadınlarınızı sağ bırakacak şekilde size işkencenin en kötüsünü yapan Firavun’un ailesinden (destekçilerinden) sizi kurtarmıştık. İşte bunda (size anlatılanlarda), Rabbinizden büyük bir imtihan vardır. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:49; A‘râf 7:127; İbrâhîm 14:6; Kasas 28:4; Mü’min 40:25.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey İsrâil oğulları!) Biz sizi Firavun sülâlesinin elinden kurtardığımız zaman onlar, size oğullarınızı öldürerek, kadınlarınızı sağ bırakarak en dayanılmaz işkenceleri yapıyorlardı. İşte bunda sizin için Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.¹
1 Konu ile ilgili Bk. (Bakara: 49, İbrahim: 6)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve “Hani, size dayanılmaz acılar çektiren; kadınlarınızı sağ bırakıp bölük bölük oğullarınızı katleden Firavun toplumunun elinden kurtarmıştık sizi! -bu, Rabbinizin büyük bir sınamasıydı size” [diyerek Allah’ın sözlerini hatırlattı onlara]. ¹⁰³
103 Karş. 2:49. Bu satırların, Hz. Musa’nın Allah’ın sözlerini anarak yaptığı bir hatırlatma olduğu anlaşılıyor (Menâr IX, 115 vd.); Bu hususu biz, “diyerek Allah’ın sözlerini hatırlattı onlara” biçiminde, köşeli parantez içindeki ilavemizle vermeye çalıştık.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hani, size işkencenin en kötüsünü çektiren, erkek çocuklarınızı öldürüp, kadınlarınızı sağ bırakan Firavun hanedanından kurtarmıştık. İşte bunda Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı. 2/49, 7/127, 14/6, 28/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve hatırlayın ki size en berbat acıları yaşatan, çocuklarınızı öldürtüp kadınlarınızı sağ bırakan[¹²⁵⁴] Firavun toplumunun elinden kurtarmıştık sizi! İşte bu, Rabbiniz tarafından tâbi tutulduğunuz ağır bir sınavdı.
[1254] Çevirimizin gerekçesi için bkz: 7:127, not 93.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey İsrailoğulları) Hatırlayın (ne çabuk unuttunuz) sizi (Putperest olan) Firavun hânedanının elinden kurtarmıştık, (siz onların kölesi idiniz)Size azabın en şiddetlisini tattırıyorlardı, oğullarınızı öldürüyor, sadece kızlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda (bu işkence de ve kurtarmada) Rabbiniz katında sizin için büyük bir imtihan vardı. (Rabbiniz sizlerden Ona şükretmenizi beklerken, nasıl oluyor da nankörlük ediyorsunuz, bu ilk imtihandı, unutmayın ki, ilerde sizleri çeşitli denemelerden geçireceğiz nitekim)
Osman Fırat
swap_vert close
Hani sizi Firavun ahalisinden kurtarmıştık Onlar size en kötü işkenceyi uyguluyorlardı. Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve (yâd ediniz ki) sizi Fir'avun'un âl'inden kurtarmıştık. Size azabın en şiddetlisini tattırıyorlardı. Oğullarınızı katlediyorlardı, kadınlarınızı da diri bırakıyorlardı. Ve bunda sizin için Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan var idi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hem düşünün ki, sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Onlar ki size pek acı bir işkence uyguluyor, oğullarınızı hep öldürüyor, kızlarınızı ise, (kendilerine hizmetçilik etmeleri için) hayatta bırakıyorlardı. Bunda, Rabbiniz tarafından size büyük bir imtihan vardı. {KM, Çıkış 1, 16}
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Ey İsrail oğulları), hatırlayın o zamanı ki biz sizi Fir'avn ailesinden kurtarmıştık. Onlar size azabın en kötüsünü yapıyorlardı: "Oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda,size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Düşünün şu vakti ki Allâh sizi, size en fenâ 'azâbı çekdiren, oğullarınızı katl idüb kızlarınızı hayâtda bırakan Fir'avn ve cemâ'atinden kurtardı. Bunda sizin içün rabbiniz tarafından büyük bir imtihân vardır" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O gün sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Onlar size en ağır cezayı vermeye çalışıyorlardı. Oğullarınızı öldürüp duruyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. O işin içinde, Rabbinizin, sizi yıpratan büyük bir imtihanı vardı.
Şaban Piriş
swap_vert close
Size kötü bir ceza ile eziyet eden, çocuklarınızı öldürüp, kadınlarınızı sağ bırakan Firavun hanedanından kurtarmıştık. Bu sizin için yüce Rabbiniz tarafından bir imtihan..
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sizi Firavun hanedanından kurtardığımız zamanı hatırlayın ki, onlar size azabın en kötüsünü reva görüyor, kız çocuklarınızı sağ bırakıp erkek çocuklarınızı boğazlıyorlardı. Bunda da size Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şunu da hatırlayın: Sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Size azabın en kötüsü ile işkence ediyorlardı: Oğlanlarınızı katlediyorlar, kadınlarınıza hayâsızca davranıyorlar/kadınlarınızın rahimlerini yokluyorlar/kadınlarınızı hayata salıyorlardı. Bunda sizin için Rabbinizden gelmiş büyük bir imtihan vardı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim ķurtarduķ sizi fir'avn ķavumından incidürler idi yükledü sizi 'aźābuñ ķatısın. öldürürler-idi er oġlanlaruñuzı daħı diri ķorlar-ıdı 'avratlaruñuzı. daħı şunuñ içinde śınamaķdur çalabuñuzdan ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ẕikr eyleñüz ol güni ki sizi ḳurtarduḳ Fir‘avn ḳavminden. Size yaman‘aẕāb iderlerdi, öldürürlerdi oġlanlaruñuzı, daḫı diri ḳoyarlardı ‘avratla‐ruñuzı. Anda muṣībet var‐ıdı Çalabuñuzdan ulu miḥnet‐ile.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey İsrail övladı!) Yadınıza salın ki, sizi Fir’on əhlinin əlindən qurtardıq. Onlar sizə şiddətli əzab verir, oğullarınızı öldürür, qadınlarınızı isə (özlərinə xidmət etmək üçün) diri saxlayırdılar. Bu sizin üçün Rəbbiniz tərəfindən böyük bir sınaq idi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And (remember) when We did deliver you from Pharaoh's folk who were afflicting you with dreadful torment, slaughtering your sons and sparing your women. That was a tremendous trial from your Lord.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And remember We rescued you from Pharaoh´s people, who afflicted you with the worst of penalties, who slew your male children and saved alive your females: in that was a momentous trial from your Lord.(1099)
1099 This is Allah's reminder to Israel through the mouth of Moses. There was a double trial: (1) while the bondage lasted, the people were to learn patience and constancy in the midst of affliction; (2) when they were rescued, they were to learn humility, justice, and righteous deeds of prosperity.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذْ
hani bir zaman
اَنْجَيْنَاكُمْ
sizi kurtarmıştık
مِنْ اٰلِ
ehlinden
فِرْعَوْنَ
Firavun'un
يَسُومُونَكُمْ
sizi maruz bırakıyorlardı
سُٓوءَ
en kötü-süne
الْعَذَابِۚ
azabın
يُقَتِّلُونَ
öldürüyorlardı
اَبْنَٓاءَكُمْ
oğullarınızı
وَيَسْتَحْيُونَ
ve hayatta bırakıyorlardı
نِسَٓاءَكُمْۜ
kadınlarınızı
وَف۪ي ذٰلِكُمْ
ve bunda vardı
بَلَٓاءٌ
bir im-tihan
مِنْ رَبِّكُمْ
Rabbinizden
عَظ۪يمٌ۟
büyük
(Ey İsrâîloğulları!) Hani sizi Firavun'un ehlinden (ve adamlarından) kurtarmıştık. (Sizler dünyayı âhirete tercih ettiğiniz, Firavun'a ve ehline boyun büktüğünüz için) Onlar size azabın en kötüsünü reva görüyor; (yeni doğan) oğullarınızı öldürüyor ve kadınlarınızı (yani kızlarınızı) ise sağ bırakıyorlardı. Bunda size Rabbiniz tarafından büyük bir imtihan vardı.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اَنْجٰي
Fiil-IV
ن ج و
Kurtardı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ءَال
İsim
ا و ل
Ehil (ehli), aile
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
سَامَ
Fiil-I
س و م
Reva gördü, maruz bıraktı
سُوٓء
İsim
س و ا
Kötülük, fena
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
قَتَّلَ
Fiil-II
ق ت ل
Çokça öldürüldü
اِبْن
İsim
ب ن ي
Oğlu, (Çoğulu اَبْنَٓاءَ: oğulları, çocukları)
اِسْتَحْيَى
Fiil-X
ح ي ي
Çekindi, hayatta bıraktı, hayâ etti
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
بَلَٓاء
İsim
ب ل و
İmtihan
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam