close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 132. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve kâlû mehmâ te/tinâ bihi min âyetin litesharanâ bihâ femâ nahnu leke bimu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Bizi büyülemek, kandırmak için hangi delili gösterirsen göster demişlerdi, biz sana inanmayacağız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar: "Bizi büyülemek (etkilemek) için mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz. (Bu küfür ve zulüm düzenini bile bile tercih etmişiz)" dediler.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Musa'ya şöyle dediler: “Bizi büyülemek için her ne alamet ortaya koyarsan koy, sana asla inanmayacağız.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlar: “Bizi büyüleyerek aklımızı etki altına almak için ne tür bir mûcize getirirsen getir, biz sana itimat edecek, peygamberliğini tasdik edecek değiliz" dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yine dediler ki: "Sen bizi büyülemek için ne kadar mucize getirirsen getir biz yine de sana iman edecek değiliz."
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar: 'Bizi büyülemek için mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz' dediler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de: “- sen bizi büyülemek için her ne mu'cize getirsen, asla sana inanacak değiliz, biz” dediler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve dediler ki: “Bizi büyülemek için bize hangi mucizeyi getirirsen getir; biz sana inanacak değiliz.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dediler ki: “Bizi büyülemek için ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.”
Besim Atalay
swap_vert close
Biz onlara ayrım ayrım belge olmak üzere, tufan, çekirge, böcek, kurbağa, kan gönderdik, büyüklük tasladılar, günah yaptılar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Firavunun yandaşları, Musa'ya) dediler ki: “Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.”
Cemil Said
swap_vert close
Mûsâ’ya "Sen biz iğfâl itmek içün istediğin kadar sihir yap biz îmân itmiiyeceğiz" didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Firavun ailesi: "Bizi sihirlemek için ne mucize gösterirsen göster, sana inanmayacağız" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Dediler ki: “Bizi büyülemek için her ne getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve dediler ki: “Bizi büyülemek için ne işaret getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve dediler ki: «Bizi sihirlemek için ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.»
Edip Yüksel
swap_vert close
"Bizi büyülemek için ne kadar mucize (ayet) getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ve sen büyülemek için her ne mucize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz," dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve sen bizi büyülemek için her ne âyet getirsen imkânı yok sana inanacak değiliz derlerdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Firavun ve kavmi Mûsâ’ya) dediler ki: “Bizi büyülemek için bize her ne delil getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Bizi büyülemek için ne kadar ayet¹ getirirsen getir, biz sana asla inanacak değiliz.” dediler.
1- Mucize, kanıt.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Dediler: «Bizi büyülemek için her ne mu'cize getirsen sana îman ediciler değiliz biz».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve dediler ki: “Bizi kendisiyle sihirlemek için her ne olursa olsun onu bize mu'cize getirsen de biz sana îmân edici kimseler değiliz.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (Firavun’un yandaşları, Musa’ya) dediler ki: Bizi büyülemek için (kendince) her ne kadar bir ayet (delil) getirirsen getir; biz yine de sana inanacak değiliz"
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey Musa “Ne zaman bizi etki altına almak için bir mucize getirsen, bundan sonra sana inanmayacağız” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Dediler: "Sen bizi büyülemek için hangi belgeyi getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Fir/avuncular Musa/ya dediler: «— Bizi büyülemek için bize her ne mucize getirirsen getir, yine biz sana iman edecek değiliz».
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar, “Bizi büyülemek için ne kadar mucize [âyet] getirirsen getir, sana inananlardan olmayacağız” (dediler).
Kadri Çelik
swap_vert close
(Firavun ailesi,) “Bizi büyülemek için ne mucize gösterirsen göster, sana iman edecek değiliz” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece, Firavun ve adamları Mûsâ’ya kafa tutarak, “Sen bizi büyülemek için hangi mûcizeyi karşımıza getirirsen getir, yine de sana inanmayacağız!” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Bize, bizi büyülemen için her ne âyet getirirsen getir, biz senin için inanmış değiliz” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Fravunlar: - " Musa! Bizi büyülemek için hangi mucizeyi getirirsen getir, sana kesinlikle inanmayacağız " dediler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Üstelik o kadar kibirli, bencil, şımarıksınız ki; ağızlarınızdan çıkan sözlere dikkat etmezsiniz. Ayetlerimizi getiren elçimize; “Bizi anlamlarıyla büyüleyen ayetlerden ne kadar getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.” dersiniz. Bilseniz gönderdiğimiz ayetler zanlarınıza karşı gerçekleri açıklar. Keşke öğüt alıp Rabbinizin yoluna girseniz. Keşke ayetlerin anlattığı gerçekleri anlayıp, dünyanın sahibi olmadığınızı, dünyada geçici bir hayat yaşadığınızı kavramış olsanız. Bunları akıl edip düşünmez misiniz?
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Mısırlılar) şöyle demişlerdi: “Bizi büyülemen için her ne ayet (mucize) getirirsen (getir), biz sana asla inanacak değiliz.”
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve Mûsa’ya): “(Ey Mûsa!) Sen bizim gözümüzü boyamak için hangi mûcizeyi getirirsen getir biz, sana asla inanmayacağız.” dediler.
Muhammed Esed
swap_vert close
[Musa’ya] şöyle dediler: “Bizi büyülemek için her ne işaret ortaya koyarsan koy, sana inanmayacağız!”
Mustafa Çavdar
swap_vert close
–(Musa’ya) Bizi sihrinle etkilemek için her ne ayet getirirsen getir biz yine de sana inanmayacağız, dediler. 10/78, 17/59
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Musa’ya) dediler ki: “Bizi büyülemek için hangi (mucizevi) kainat delilini getirirsen getir yine de sana inanmayacağız.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Onlar Musa'yı uğursuz saymakla da kalmadılar ve ona) "Bizleri büyüleyip de her ne mucize getirsen, biz yine (asla) sana iman ediciler değiliz!" dediler.
Osman Fırat
swap_vert close
Ve dediler ki: "bizi büyülemek için ne kadar mu’cize getirirsen getir, biz sana iman edecek değiliz!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve dediler ki: «Kendisiyle bize sihir etmek için bize her ne mûcize getirirsen getir, biz sana imân edecek değiliz.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ve şöyle derlerdi: “Bizi büyülemek için sen hangi mûcizeyi getirirsen getir, imkânı yok, sana inanacak değiliz! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve dediler ki: "bizi büyülemek için ne kadar mu'cize getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kavm-i Fir'avn (bu kaht ve noksan mahsûl mu'cizelerini de inkâr ile) "Bizi sihirlendirmek içün her ne yapar isen yap, sana îmân itmeyiz" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Derlerdi ki “Bizi büyülemek için hangi mucizeyi (ayeti) getirirsen getir, sana inanacak değiliz.”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Bizi, kendisiyle büyülemek için her ne zaman bize bir mucize getirirsen, biz sana inanacak değiliz, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Diyorlardı ki: “Bizi büyülemek için hangi mucizeyi getirirsen getir, biz sana inanacak değiliz.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şunu da söylediler: "Bizi büyülemek için, bize istediğin kadar ayet getir. Sana inanmayacağız."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyittiler “her ne kim getüresin bize anı nişān tā bügüleyesiz bizi anuñ-ile degülüz saña inanıcılar.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı eyitdiler: Her ne āyet bel ki gelse bize siḥr eylemeg‐içün, biz sañaīmān getürmez‐biz didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Fir’on adamları Musaya) dedilər: “Sən bizi ovsunlamaq üçün nə mö’cüzə gətirsən də, yenə sənə iman gətirən deyilik!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And they said: Whatever portent thou bringest when with to bewitch us, we shall not put faith in thee.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said (to Moses): "Whatever be the Signs thou bringest, to work therewith thy sorcery on us,(1089) we shall never believe in thee.
1089 A type of obstinacy and resistance to Allah's message. As they believed in sorcery and magic, they thought anything unusual was but sorcery and magic, and hardened their hearts against Truth.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالُوا
ve dedi-ler ki
مَهْمَا
her ne ki
تَاْتِنَا
bize ge-tirdin
بِه۪
onu
مِنْ اٰيَةٍ
bir mucizeden
لِتَسْحَرَنَا
bizi büyüle-mek için
بِهَاۙ
kendi-siyle
فَمَا نَحْنُ
yine de biz değiliz
لَكَ
sana
بِمُؤْمِن۪ينَ
iman edici kimseler
Ve (onlar Mûsâ'ya) dediler ki: "Bizi büyülemek için bize her ne mucize getirirsen getir, biz sana iman edecek değiliz."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
مَهْمَا
Şart edatı
مَهْمَا
Her ne ki
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
سَحَرَ
Fiil-I
س ح ر
Büyüledi
بِهَا
Zamir
بِهَا
Onunla, onlar hakkında
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
نَحْنُ
Zamir
نَحْنُ
Biz
لَكَ
Zamir
لَكَ
Sana, senin
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan