close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 130. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velekad eḣażnâ âle fir’avne bi-ssinîne venaksin mine-śśemerâti le’allehum yeżżekkerûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki biz, düşünüp ibret alsınlar diye Firavun'u ve soyunu yıllarca kuraklığa ve kıtlığa uğrattık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, Biz de Firavun ailesini (ve iktidar çevresini) belki öğüt alıp düşünürler diye yıllar yılı kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Gerçekten de Firavun ve halkını kuraklık ve ürün kıtlığıyle kıskıvrak yakaladık ki, akıllarını başlarına toplar da, ders alırlar diye.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Andolsun, biz Firavun'un kavmini düşünüp ibret alsınlar diye senelerce kıtlık ve ürün noksanlığı içinde tutup kıvrandırdık.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz biz Firavun'un ailesini belki öğüt alırlar diye kıtlık ve meyvelerden eksiltme yoluyla sıktık.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, biz de Firavun aile (çevre)sini belki öğüt alıp düşünürler diye yıllar yılı kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
And olsun ki, biz, Firavun ailesini, düşünüp ibret alsınlar diye, tuttuk senelerce mahsul kıtlığı ve kuraklıkla kıvrandırdık.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve andolsun! Biz Firavun milletini, kıtlık yılları ve kuraklıkla yakaladık, belki ibret alırlar diye…
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Andolsun ki, Firavun'a uyanlar ders alsınlar diye, onları yıllarca kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlara bir iyilik gelecek olsa: «Bu bizim hakkımızdır» demektedirler, kötülük geldiğinde, Musa ile arkadaşların uğursuz sayarlar, iyi bilin ki onların uğursuzluğu, Allah katından, pek çokları bilmezler
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Andolsun ki; biz, Firavun hanedanını düşünüp ibret alırlar diye yıllarca kuraklık ve mahsul kıtlığına mahkûm ettik.
Allah, insanları bollukla ve toklukla imtihan ettiği gibi yoklukla ve yoksullukla da dener. Kuraklık yoluyla gelen kıtlık, tamamıyla helak olmaktan çok daha ehvendir. Allah, insanlar felaketi hak etseler de önce onlara yoksulluk ve kıtlık gibi hadiselerle tevbe imkânı sunar. Yani artçı musibetlerle akıllarını başlarına devşirmelerini ister. Tevbe edip kendilerine geldikleri takdirde helak olmaktan kurtulurlar. Ama azgınlıklarına ısrarla devam ederlerse helak olup giderler. Nitekim Kur’an’da bunun çokça örneklerini görmekteyiz.  
Cemil Said
swap_vert close
Ândan sonra Fir’avn kavmine kuraklık ve mahsûlâtda tenâkıs his itdirdik tâ ki tefekkür itsünler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, Biz de Firavun ailesini, ders alsınlar diye, yıllarca kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun biz, Firavun ailesini, öğüt alsınlar diye yıllarca süren kıtlık ve ürün eksikliği ile cezalandırdık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Andolsun ki biz de Firavun’a uyanları, ders alsınlar diye kuraklık yılları ve ürün kıtlığı ile cezalandırdık.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun ki, biz de Firavun'a uyanları ders alsınlar diye yıllarca kuraklık ve mahsül kıtlığı ile cezalandırdık.
Edip Yüksel
swap_vert close
Firavun tarafını, öğüt alsınlar diye yıllarca kuraklık ve ürün kıtlığına mahkum ettik.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gerçekten biz, Firavun sülâlesini, senelerce kıtlık ve gelir noksanlığı içinde tutup kıvrandırdık ki, düşünüp ibret alsınlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Filhakika ali Fir'avnı tuttuk senelerce kıtlık ve hasılât eksikliğiyle sıktık, gerekti ki düşünüb ıbret alsınlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Kasem olsun ki biz, ibret alsınlar (akıllarını başlarına alıp, yaptıkları sapkınlıklara tövbe ederek hakka yönelsinler) diye Firavun (ve) halkını, yıllarca kuraklık ve mahsul kıtlığı ile cezalandırdık. (Velâkin, bunca uyarılara rağmen onlar ısrarla azgınlıklarına devam ettiler.)
Hiç şüphesiz ki Allah Teâlâ, ısrarla hakkı inkâr edip sapkınlıklarına devam eden kullarına, hemen ceza vermeyip tövbe etmeleri için onlara mühlet tanıyandır. Gidişatlarının yanlış olduğunu hatırlatmak üzere onlara hakkı tebliğ eden peygamberler göndermesindeki hikmet de, akıllarını başlarına alıp yaptıkları sapkınlıklara tövbe ederek hakka yönelmeleri içindir. Ancak bazılarını musibetlere düçar etmesindeki hikmet ise Allah Teâlâ’nın kullarına dünya üzerindeki bir lütfudur. Ki kulları, bu uyarıları dikkate alıp hakka yönelerek helâk olmaktan kurtulsunlar. Velâkin bunca uyarılara rağmen, ısrarla sapkınlıklarına devam edenler ise müstahak oldukları üzere azaba düçar olurlar. Allah Teâlâ, ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilendir. Velâkin, ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Allah Teâlâ, kulları henüz iyi ya da kötü fiilleri işlemeden, ezelî ve ebedî ilmi ile bilmiş olduğu hususa göre muamele ederek, onlara ceza ya da mükâfat vermez. Kul yapmış olduğu iyi ya da kötü ameline kendisi de şahit olsun diye, fiili işledikten sonra ceza ya da mükâfat olarak hak ettiği verilir. Allah Teâlâ’nın kullarını imtihân etmesinin sebebi, bizim neler yapacağımızı görmek için değildir. Haşa! Böyle bir düşünce kişiyi küfre götürür. “Allah Teâlâ bilmiyordu, sonradan öğrendi veya öğrenecek” demek küfürdür. Imtihânların sebebi; Âhirette, herkesi kendi ameline şahit tutmak içindir. Ve böylece, gazaba uğrayan da, mükâfata nail olan da bunun sebebini ayan beyan bilmiş olur.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ant olsun ki belki ders alırlar diye, Firavuncuları yıllarca kuraklık ve ürün kıtlığıyla cezalandırdık.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki biz Fir'avn hanedanını, düşünüb ibret alsınlar diye, yıllarca kuraklıkla, mahsullerin kıtlığıyle tutub sıkdık.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Muhakkak ki (biz,) Fir'avun ehlini, belki ibret alırlar diye (yıllarca) kıtlıklar ve mahsûllerden bir eksiltme ile yakaladık (cezâlandırdık).
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (Resulüm!) gerçekten biz (zulüm ve azgınlıkları sebebeyle) Firavun hanedanını düşünüp akıllarını kullanırlar diye, yıllar süren kuraklık ve ürün kıtlığıyla yakaldık (cezalandırdık).*
(*) Allah, insanları bollukla ve toklukla imtihan ettiği gibi yoklukla ve yoksullukla da dener. Kuraklık yoluyla gelen kıtlık, tamamıyla helak olmaktan çok daha ehvendir. Allah, insanlar felaketi hak etseler de önce onlara yoksulluk ve kıtlık gibi hadiselerle tevbe imkânı sunar. Yani artçı musibetlerle akıllarını başlarına devşirmelerini ister. Tevbe edip kendilerine geldikleri takdirde helak olmaktan kurtulurlar. Ama azgınlıklarına ısrarla devam ederlerse helak olup giderler… (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Firavun ailesini belki düşünürler diye, yıllarca elde ettikleri ürünleri azalttık.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte, biz Firavungillere yıllar yılı kuraklık, ürün darlığı çektirdik, öğütlensinler diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Biz Fir/avuncuları, nasihat kabul edebilmeleri için kıtlık ve kuraklık senelerine, meyvaların eksikliğine giriftar ettik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun Biz Firavun ailesini, öğüt alsınlar diye yıllarca süren kuraklık ve ürün azlığıyla/kıtlıkla cezalandırdık [ehaznâ].
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz biz de Firavun ailesini ders alsınlar diye, yıllarca kuraklığa ve ürün kıtlığına uğrattık.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Andolsun Biz, Mısır halkına kıtlıklar vererek ve orada yetişen ürünleri azaltarak Firavun ve yandaşlarını defalarca cezalandırdık ki, belki düşünüp ibret alırlar. Fakat ibret alamadılar. Şöyle ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun Firavun’un ailesini yıllarca süren Kıtlığa ve Ürün Eksikliği’ne uğrattık! Umulur ki düşünüp öğüt alırlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Zaten biz de, Fravunları yıllardır verimsizlik sebebiyle kıvrandırıyor ve hep zamanla akılları başlarına gelir diyorduk.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun! Firavun ailesini yaptıklarından dolayı öğüt alsınlar diye yıllarca süren kıtlıkla yoklukla cezalandırdık.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yemin olsun ki biz de Firavun’un ailesini (destekçilerini gerçeği) hatırlasınlar diye kuraklık ve ürün kıtlığı ile cezalandırmıştık.
Mehmet Türk
swap_vert close
Gerçekten Biz Firavun sülâlesini, düşünüp ibret alsınlar diye senelerce kıtlık ve gelir noksanlığı içinde tutup-kıvran-dırdık.
Muhammed Esed
swap_vert close
Gerçekten de Firavun’un halkını kuraklık ve ürün kıtlığıyla kıskıvrak yakaladık ki akıllarını başlarına toplar da ders alırlar.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Andolsun ki biz Firavun hanedanını, belki akıllanırlar diye yıllarca kıtlık ve kuraklıkla cezalandırdık. 2/155, 7/133, 22/11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Doğrusu Biz Firavun’un halkını, (insanlık tecrübesini) hatırlasınlar diye kuraklık ve ürün kıtlığına mahkûm ettik.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Andolsun ki, Firavun hanedanını da, düşünüp ibret alsınlar diye yıllarca kuraklık ve kıtlıkla sıkınhya uğrattık! (Fakat ibret almadılar, bu kıtlık sıkıntının bir imtihan olduğunun şuuruna varmadılar, nitekim)
Osman Fırat
swap_vert close
Gerçekten de Firavunun ahalisini senelerce sıkarak ve ürün kıtlığıyla yakaladık belki öğüt alırlar diye...
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve andolsun ki, Fir'avun'un kavmini senelerce kaht ve galaya ve meyvelerin eksikliğine giriftar ettik, düşünüp de mütenessih olsunlar diye.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz Firavun hanedanı düşünüp ibret alsınlar diye, senelerce onları kuraklık, kıtlık ve ürün azlığı ile cezalandırdık.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Andolsun biz, Fir'avn ailesini tuttuk, öğüt alsınlar diye yıllarca kıtlıkla ve ürünleri azaltmakla sıktık.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Biz Âl-i Fir'avn'ı (Fir'avn kavmini) kaht, kuraklık ve mahsûlün ve meyvenin noksanlığı ile cezâ ve 'azâb iyledik. Belki (bu cezâ ve 'azâb ile 'akıllarını başlarına alub) tezekkür ve tefekkür iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Firavun hanedanına, belki akıllarını başlarına alırlar diye yıllar yılı kuraklık ve gelir darlığı yaşattık.
Şaban Piriş
swap_vert close
Firavun hanedanını belki düşünürler diye kuraklık ve yıllarca ürünlerini eksiltmekle cezalandırdık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
And olsun, Biz Firavun hanedanını, ibret alsınlar diye, yıllarca kuraklık ve kıtlığa uğrattık.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun ki biz, Firavun hanedanını yakalayıp ürün eksikliğiyle senelerce sıktık ki, düşünüp öğüt alabilsinler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ duttuķ fir'avn ķavumını ķızlıġ-ıla daħı eksmeklig-ile yimįşlerden anuñ- içün kim bunlar ögütleneler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı dutduḳ Fir‘avn ḳavmini ḳızlıḳ bile, yemişler eksük olmaḳ bile. Olakim anlar fikr ideler didük.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz Fir’on əhlini (illərlə) qıtlığa, quraqlığa və məhsul çatışmazlığına mə’ruz qoyduq ki, bəlkə, düşünüb ibrət alsınlar!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We straitened Pharaoh's folk with famine and the dearth of fruits, that peradventure they might heed.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We punished the people of Pharaoh with years (of droughts) and shortness of crops; that they might receive admonition.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَقَدْ
ve andolsun gerçekten
اَخَذْنَٓا
yakaladık
اٰلَ فِرْعَوْنَ
Firavun ailesini
بِالسِّن۪ينَ
yıllarca
وَنَقْصٍ
ve bir eksilt-me ile
مِنَ الثَّمَرَاتِ
mahsullerden
لَعَلَّهُمْ
ta ki onlar
يَذَّكَّرُونَ
öğüt alırlar
Andolsun ki Biz, Firavun ailesini (ve taraftarlarını) belki (düşünüp) öğüt alırlar diye yıllarca (kuraklık) ve mahsul kıtlığı ile (sıkıp) cezalandırdık.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
ءَال
İsim
ا و ل
Ehil (ehli), aile
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
سِنِين
İsim
س ن و
Yıllar, seneler
نَقْص
İsim
ن ق ص
Eksiltme
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
ثَمَرَات
İsim
ث م ر
Mahsuller, ürünler, meyveler
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
تَذَكَّرَ
Fiil-V
ذ ك ر
Tezekkür etti, öğüt aldı, hatırladı, ibret aldı, idrak etti