close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 129. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâlû ûżînâ min kabli en te/tiyenâ vemin ba’di mâ ci/tenâ(c) kâle ‘asâ rabbukum en yuhlike ‘aduvvekum veyestaḣlifekum fî-l-ardi feyenzura keyfe ta’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sen gelmeden önce de eziyet çektik, geldikten sonra da çekiyoruz dediler. Musa, umarım ki dedi, Rabbiniz, düşmanlarınızı helak eder, yeryüzünde hükümdar eder sizi de neler yapacağınıza bakar, dener sizi.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar (İsrailoğulları ise Hz. Musa’ya dönüp şikâyetlenerek) dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da (hep böyle) eziyete uğratıldık. (Hakk dine ve davaya uyduk diye umduğumuz rahata ve menfaate bir türlü kavuşamadık." Musa dedi ki:) "Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizleri yeryüzünde halifeler (egemenler) kılıp (iktidara getirecek), böylece nasıl davranacağınızı gözleyip (durumunuza bakacak ve sadıklarla sahtekârları ayıracaktır)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Fakat İsrailoğulları: “Biz, sen gelmeden önce de, geldikten sonra da, çok eziyet çektik” dediler. Musa cevaben: “Belki de Rabbiniz düşmanınızı yok edip, yeryüzüne sizi varis kılacak ve sonra sizin nasıl ve neler yapacağınıza bakacak” dedi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İsrâiloğulları: “Sen bize peygamber olarak gelmeden önce de, geldikten sonra da bize işkence edildi" dediler. Mûsâ: “Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helâk eder. Onların yerine sizi yeryüzüne hâkim kılar da, sizin nasıl davranacağınıza, emirlerine itaat edip etmeyeceğinize, nasıl bir hayat yaşayacağınıza bakar" dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar: "Bize, sen gelmeden önce de eziyet edildi sen geldikten sonra da!" dediler. O da: "Olur ki Rabbiniz, düşmanınızı helak edip, sizi onların yerlerine yerleştirir ve sizin nasıl davranacağınıza bakar" dedi. [7]
7.Yani yeryüzünde size güç ve imkan vererek bu nimetleri nasıl değerlendirdiğinizi gözler; kulluk görevinizi hakkıyla yerine getirip getirmediğinize bakar.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Dediler ki: 'Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyete uğratıldık.' (Musa:) 'Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizleri yeryüzünde halifeler (egemenler) kılacak, böylece nasıl davranacağınızı gözleyecek' dedi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Mûsa'ya iman edenler de: “- Sen bize Peygamber gelmeden önce de, bize Peygamber geldikten sonra da eziyet gördük.” dediler. Mûsa şöyle dedi: “-Umulur ki Rabbiniz, düşmanlarınızı helâk edecek ve sizi onlar yerine sahip kılacaktır da sizin nasıl hareket edeceğinize bakacaktır.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Musa’nın kavmi: “Sen bize gelmeden ve geldikten sonra da biz eziyet gördük.” dediler. Musa: “Yakında Rabbiniz düşmanınızı helak edecektir. Memlekette sizi onların yerine koyacaktır. Sizin ne yapacağınıza (nasıl davranacağınıza) bakacaktır” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlar da, “Sen peygamber olarak gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi” dediler. Mûsâ, “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve onların yerine sizi yeryüzüne hâkim kılar da nasıl hareket edeceğinize bakar” dedi.
Besim Atalay
swap_vert close
Öğüt alsınlar diye, Firavuncuları kıtlıkla, yemişlerin azlığına uğrattık
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kavmi ona: “Biz, sen gelmeden önce de çok eziyet çektik, geldikten sonra da!” dediler. (Musa cevaben:) “Belki de Rabbiniz düşmanınızı yok edip yeryüzüne sizi varis kılacak ve sonra sizin nasıl (ve neler) yaptığınıza bakacak!”
Ehemmiyetine binaen Kur’an’da birçok kez anlatıldığı gibi Allah, daha sonraki zamanlarda Firavun ve kavmini yaptıkları kötülükler yüzünden suda boğarak bu vaadini yerine getirmiş ve iyi niyet ve samimi duruşlarından dolayı da İsrailoğullarını onların yurtlarına ve mallarına yerleştirmiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlar da: "Biz senden evvel mazlûm idik şimdi yine zulüm görüyoruz" didiler. Mûsâ: "Allâh düşmanlarınızı helâk idecek ve sizi bu arzın vârisleri yapacak ki nasıl hareket ideceklerini görsün" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Milleti: "Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da eziyet çektik" dediler. Musa da: "Rabbinizin düşmanlarınızı yok etmesi ve yeryüzünde sizi onların yerine geçirmesi umulur. O zaman nasıl davranacağınıza bakar" dedi.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Dediler ki: “Sen bize gelmeden önce de bize işkence edildi, geldikten sonra da.” Mûsâ, “Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helâk edecek ve sizi bu yerde (Mısır’da) egemen kılıp, nasıl davranacağınıza bakacaktır” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar da, “Sen bize gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi” dediler. Mûsâ, “Umulur ki rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve nasıl hareket edeceğinizi görmesi için onların yerine sizi yeryüzüne hâkim kılar” dedi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlar da, sen bize (peygamber olarak) gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi, dediler. (Musa), «Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve onların yerine sizi yer yüzüne hakim kılar da nasıl hareket edeceğinize bakar» dedi.  
 Böylece Hz. Musa istikbalin, inananların olacağına işaret etti. Yüce Allah, Firavun ile kavmini suda boğarak bu vadini yerine getirdi. İsrailoğullarını, onların yurtlarına ve mallarına Davud ve Süleyman (a.s.) zamanlarında sahip kıldı. Yûşa’ b. Nûn devrinde de Kudüs’ü fethettiler.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Sen bize gelmeden önce de, bize geldikten sonra da eziyet edildik," dediler. (Musa da) "Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı yok ederek onların yerine sizleri yeryüzüne yerleştirsin ve sonra nasıl davranacağınıza baksın," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kavmi de dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de eziyet gördük, sen geldikten sonra da." Musa dedi ki: "Umulur ki, Rabbiniz düşmanlarınızı helak edip de sizi yeryüzünde halife kılacaktır ve sizin nasıl işler yaptığınıza bakacaktır."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Biz, dediler: sen bize gelmezden evvel de eza edildik sen bize geldikten sonra da, umulur ki, dedi: Rabbınız hasmınızı helâk edib de sizi yer yüzünde halife kılacak, sizin de nasıl işler yapacağınıza bakacaktır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Onlar da, “(Yâ Mûsâ!) Sen bize (peygamber olarak) gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi, (yani senin bize peygamber olarak gelmen, üzerimizdeki zillet hâlini kaldırmadı)” dediler. (Mûsâ kavmine cevaben,) “Rabbiniz, düşmanlarınızı helâk edecek ve onların ardından yeryüzüne sizi hâkim kılacaktır, sonra da *sizin (yeryüzüne hâkim kılınma nimetine karşılık olarak) nasıl davrandığınıza bakar (ve yaptıklarınıza göre, size, ceza ya da mükâfat olarak hak ettiğinizi verir.”) dedi.
* “… sizin (yeryüzüne hâkim kılınma nimetine karşılık olarak) nasıl davrandığınıza bakar (ve yaptıklarınıza göre, size, ceza ya da mükâfat olarak hak ettiğinizi verir.)”; Allah Teâlâ, ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilendir. Velâkin, ezelî ve ebedî ilmi ile her şeyi hakkıyla bilen Allah Teâlâ, kulları henüz iyi ya da kötü fiilleri işlemeden, ezelî ve ebedî ilmi ile bilmiş olduğu hususa göre muamele ederek, onlara ceza ya da mükâfat vermez. Kul yapmış olduğu iyi ya da kötü ameline kendisi de şahit olsun diye, fiili işledikten sonra ceza ya da mükâfat olarak hak ettiği verilir. Allah Teâlâ’nın kullarını imtihân etmesinin sebebi, bizim neler yapacağımızı görmek için değildir. Haşa! Böyle bir düşünce kişiyi küfre götürür. Allah Teâlâ bilmiyordu, sonradan öğrendi veya öğrenecek demek küfürdür. Imtihânların sebebi; Âhirette, herkesi kendi ameline şahit tutmak içindir. Böylelikle, Allah’ın gazabına uğrayan da, mükâfata nail olan da bunun sebebini ayan beyan bilmiş olur.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Sen bize gelmeden önce de bize geldikten sonra da bize eziyet edildi.” dediler. O da: “Umulur ki Rabb'iniz düşmanlarınızı yok eder ve sizi yeryüzüne halifeler¹ kılar da nasıl davranacağınıza bakar.” dedi.
1-Eğemen.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(İsrâîl oğulları): «Biz, dediler, sen bize (peygamber olarak) gelmezden evvel de, bize geldiğinden sonra da işkenceye dûçâr edildik». (Musa şöyle) dedi: «Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak edecek, sizi bu yerde hükümdar yapacak da sizin nasıl hareket edeceğinize bakacakdır».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Onlar) dediler ki: “(Ey Mûsâ! Sen) bize gelmeden önce de, geldikten sonra da bize eziyet edildi.” (Mûsâ şöyle) dedi: “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve sizi yeryüzünde (onların yerine) hâkim kılar da, nasıl amel edeceğinize bakar.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Fakat İsrailoğulları:)"Biz, sen (peygamber olarak) gelmeden önce de çok eziyet çektik, geldikten sonra da!" dediler. (Bunun üzerine) Musa, umarım ki, Rabbiniz sizin düşmanınızı helâk eder (yok eder) ve arzda (bu ülkede) sizleri halifeler yapar (onların yerine hâkim kılar). Böylece nasıl amel edeceğinize (davranacağınıza) bakar. ”dedi.*
(*) Böylece Hz. Musa istikbalin, inananların olacağına işaret etti. Yüce Allah, Firavun ile kavmini suda boğarak bu vadini yerine getirdi. İsrailoğullarını, onların yurtlarına ve mallarına Davud ve Süleyman (a.s.) zamanlarında sahip kıldı. Yûşa’ b. Nûn devrinde de Kudüs’ü fethettiler. (Diy. Vakfı Meali Araf-129. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kavmi “Sen bize gelmeden de biz eziyetlere uğruyorduk, sen bize geldikten sonra da eziyetlere uğruyoruz” dediler. Musa “Rabbinizin düşmanlarınızı yok edip, sizi yeryüzünde onların yerine geçirmesi mümkündür. Nasıl yapacaksınız, bakacak” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Musa’nın ulusu dedi: "Sen bize gelmeden önce de, sen geldikten sonra da biz çok ezildik." Musa dedi: "Olabilir ki çalabınız düşmanlarınızı yok eder de bu topraklarda sizleri onların yerine kor. Ondan sonra da sizin kendisine karşı nasıl davranacağınıza bakar."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kavmi Musa/ya «— Sen bize peygamber olarak gelmeden evvel de, geldikten sonra da biz eza gördük» dediler. Musa «— Üzülmeyin, olabilir ki Rabbiniz düşmanlarınızı helâk eder, sizi de onun yerine getirir. Artık nasıl işlediklerinize [⁸] bakar» dedi.
[8] İyi mi işliyorsunuz, kötü mü? Şükür mü ediyorsunuz, nankörlük mü?  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Kavmi Musa’ya), “Sen bize gelmeden önce de, bize geldikten sonra da bize işkence edildi” dediler. Musa da “Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı yok eder ve onların yerine sizi yeryüzüne hâkim kılar da nasıl hareket edeceğinize bir bakar!” dedi.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Kavmi,) “Sen bize gelmeden önce de geldikten sonra da eziyet çektik” dediler. Musa da, “Rabbinizin düşmanlarınızı yok etmesi, yeryüzünde sizi onların yerine geçirmesi ve böylece nasıl amel edeceğinize bakması umulur” dedi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ama onlar, “Ey Mûsâ!” diye yakındılar, “İyi hoş söylüyorsun da, sen bizePeygamber olarak gelmeden önce de eziyet çekiyorduk, şimdi sen bize geldikten sonra da aynı eziyeti fazlasıyla çekiyoruz! Güya bizi kurtarmaya gelmiştin, fakat uyuyan fitneyi uyandırdın ve Firavunu iyice azdırarak başımıza belâ ettin!” Buna karşılık Mûsâ, “Hele biraz daha sabredin, kardeşlerim! Ümit ediyorum ki, Rabb’iniz düşmanlarınızı helâk edecek ve onların ardından yeryüzünde sizi egemen kılacaktır. İşte asıl zor imtihân o zaman başlayacak: Allah, sizi güç ve servet ile imtihân etmek sûretiyle, nîmetler karşısında nasıl davrandığınıza bakacaktır!” dedi.Derken ilâhî plân, aşama aşama gerçekleşmeye başladı:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Sen bize gelmeden önce de, geldikten sonra da bize eziyet edildi” dediler. Dedi ki: -“Umulur ki rabbiniz, düşmanlarınızı helâk eder. Yeryüzü’nde sizi halîfeler kılar; nasıl işler yapacağınıza bakar”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İsrailoğulları: - Sen gelmeden önce de geldikten sonra da acı çeken hep biz olduk. Musa: - Ümidim o ki Rabb’im, düşmanlarınızı helâk edip yeryüzünde temsilcilik görevini size verecek ve biraz da sizin çalışmalarınızı seyredecek.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İnananlar Musa’ya dediler ki: "Sen bize gelmeden önce işkence ediliyordu. Geldikten sonra da işkence edilecek. Değişen bir şey yok!” Mûsâ "Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak edecek! Sizi bu yerde egemen kılıp, nasıl davranacağınıza bakacaktır!" dedi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlar “Sen bize (peygamber olarak) gelmeden önce de eziyete uğratılmıştık; geldikten sonra da!” demişlerdi. (Musa ise): “Elbette Rabbiniz, düşmanınızı helak edecek ve onların yerine sizi yeryüzüne hâkim kılacak [*] ve nasıl hareket edeceğinize bakacaktır.” demişti. [*]
Benzer mesajlar: A‘râf 7:137; İbrâhîm 14:14; Enbiyâ 21:105; Nûr 24:55; Kasas 28:5.,Burada, Yüce Allah’ın bakması ile kastedilen, durumun ne olacağını muhataplara göstermek, tutumlarını ortaya koymalarını sağlamaktır. Yoksa Allah’ın bilgilenmesi değildir. Çünkü Yüce Allah sonradan bilgilenmeye muhtaç değildir; ezelî ilmiyle her şeyi bilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Onlar da: “(Ey Mûsa! Zâten) bize sen gelmeden önce de geldikten sonra da hep işkence edildi.”¹ dediler. Mûsa da: “Umulur ki Rabbiniz, düşmanlarınızı helâk edip, sizin de nasıl hareket edeceğinize bakmak için sizi, yeryüzünde hâkim kılar.” dedi.
1 İsrâil oğullarının bu sözü; “biz şimdiye kadar senden bir fayda görmediğimiz gibi, hep zarar gördük” şeklinde bir şikâyeti îmâ veya “Firavunun zulmünden dolayı şiddetli bir üzüntü ve bir kurtuluş arzusu” da olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Fakat İsrailoğulları:] “Biz, sen gelmeden önce de çok eziyet çektik, geldikten sonra da!” ⁹³ dediler. [Musa cevaben]: “Belki de, Rabbiniz düşmanınızı yok edip yeryüzüne sizi varis kılacak: Ve sonra sizin nasıl (ve neler) yaptığınıza bakacak!” ⁹⁴
93 Yukarıdaki anlatımın gelişi içinde bu ifade, İsrailoğulları arasındaki, Kur’an’ın sık sık suçlayarak dile getirdiği iman zayıflığına, bu konudaki isteksizliğe, kararsızlığa dair ilk îma durumunda. Zaten bunun için olacak ki, Hz. Musa kıssası da, burada, ve 138-140, 148 vd. ayetlerde, toplumları tarafından iyi karşılanmayan önceki diğer peygamberlerin kıssaları arasına alınmıştır.94 Yani, “Eylemlerinize bakarak sizi yargılayacak”. İsrailoğulları’nın, 137. ayette görüleceği üzere, daha sonra gösterecekleri “darlıkta sabır”la ilgili atıftan da anlaşılacağı gibi, öyle görünüyor ki, Hz. Musa’nın onlara verdiği bu ümit ya da yüreklendirme, onların moral olarak güçlenmelerine yardım etmiştir. Ancak, Hz. Musa’nın “ve sonra sizin nasıl yaptığınıza bakacaktır” sözleri, yine de açık bir uyarıyı dile getirmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kavmi ise: – Sen bize gelmeden önce de biz işkence ve baskı görüyorduk sen geldikten sonra da işkence ve baskı görüyoruz, dediler. Musa da: – Belki de Rabbiniz düşmanlarınızı helak edecek, sizi o topraklara varis yapacak ve nasıl yaşayacağınızı görmek için sizi sınayacaktır, dedi. 10/13- 14, 21/35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Musa’nın toplumu): “Sen bize gelmeden önce de eza cefa görüyorduk, (mucizevi) kainat delilleri ile geldikten sonra da”[¹²⁴⁶] diye çıkıştılar. (Musa): “Rabbiniz düşmanınızı yok ettikten sonra sizi malum yurda kesinlikle[¹²⁴⁷] vâris kılacak, bunun için de sizin tavır ve davranışlarınıza bakacaktır” dedi.
[1246] Veya mâ’ya masdariyye anlamı vererek: “..bize gelmenden sonra da”. Buradaki mâ ilgi zamirinin “mucizevi kainat delillerine” delâleti, sözün bağlamına ve olayın akışına daha uygundur. [1247] ‘Asânın “kesinlik” vurgusuna dayanarak. Bir “ihtimal” edatı olan ‘asâ İbn Abbas’ın da tercih ettiği gibi, yerine göre kesinlik vurgusu kazanır (Bkz: İtkân II, 204).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Fakat kavmi bu sözlerden teselli bulmadılar ve) "Ey Musa biz; -sen bize (peygamber olarak) gelmeden önce de- işkence görüyorduk, sen geldikten sonra da görüyoruz" diye sızlandılar. Bunun üzerine Musa "Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helak edecek, sizi bu yerde (hem) hüküm sahibi yapacak (hem de) sizin nasıl hareket edeceğinize bakacak" (sizi imtihan edecek) dedi. (Böylece onlara hem müjde verdi, hem de onları ilerisi için uyardı nitekim Musa a.s.'ın bu müjdesi ve uyarısı ilerde gerçekleşti.)
Osman Fırat
swap_vert close
(Ey Mûsâ), sen bize gelmezden önce de, sen bize geldikten sonra da bize işkence edildi. dediler. (Mûsâ) dedi: "Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı yok eder ve onların yerine sizi yeryüzüne hâkim kılar o sizin nasıl hareket edeceğinize bakar. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dediler ki: «Biz senin bize gelmenden evvel de ve bize geldiğinden sonra da eza edildik». «Umulur ki,» Dedi, «Rabbiniz düşmanlarınızı helâk eder de sizi yerde onların halefi kılacak olur. Tâ ki nasıl amel edeceğinize nazar buyursun.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
İsrailoğulları: “Biz, hem sen bize gelmeden önce, hem de sen bize peygamber olarak geldikten sonra işkenceye mâruz kaldık! ” diye yakındılar. Mûsâ ise, şöyle dedi: “Hele biraz daha sabredin. Umulur ki, Rabbiniz düşmanlarınızı imha eder de, onların yerine sizi hakim kılıp nasıl hareket edeceğinize bakar. ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Ey Musa), sen bize gelmezden önce de, sen bize geldikten sonra da bize işkence edildi. dediler. (Musa) dedi: "Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı yok eder ve onların yerine sizi yeryüzüne hakim kılar da nasıl hareket edeceğinize bakar."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mûsâ'nın kavmi: "Sen gelmezden evvel ve geldikden sonra da dûçâr-ı ezâ ve cefâ olduk" didiler. (Beyân-ı teessür iylediler) Mûsâ: "Me'mûldur ki rabbiniz düşmanınızı helâk ide ve sizi yeryüzünde onlara (Fir'avn'a ve cemâ'atine) halef kıla. Sizin nasıl 'amel ideceğinize bakar" didi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Dediler ki “Sen aramıza katılmadan da gelişinden sonra da ezilen hep biz olduk.” Musa şöyle dedi: “Belki de Rabbiniz, düşmanınızı etkisiz hale getirecek ve sizi onların yerine yerleştirecektir. Sonra da sizin ne yapacağınıza bakacaktır.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Kavmi ise:-Sen bize gelmeden önce de geldikten sonra da bize işkence edildi, dediler. Musa da:-Rabbinizin düşmanlarınızı helak etmesi ve sizi yeryüzünde nasıl yaşayacağınıza bakmak için, iktidara getirmesi ümit edilir, dedi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar “Sen gelmeden önce de biz eziyete uğruyorduk, sen geldikten sonra da” dediler. Musa “Bakarsınız,” dedi, “Rabbiniz düşmanlarınızı helâk eder de, ne tür işler yapacağınıza bakmak için ülkede onların yerine sizi egemen kılar.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dediler ki: "Senin bize gelişinden önce de işkenceye uğratıldık, gelişinden sonra da." Mûsa dedi: "Rabbinizin, düşmanınızı yok etmesi ve nasıl davranacağınıza bakmak üzere yeryüzünde sizi yöneticiler yapması umulabilir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyittiler: “incidinildüķ andan ilerü kim geleseñ bize daħı andan śoñra kim geldük bize” ya'nį ikiledin ķırmaġa başladukları. eyitti “ola kim çalabuñuz helāk eyleye düşmānlaruñuzı daħı yirine ķoya sizi yirde ya'nį mıśr yiri pes baķa nite [83a] işlersiz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Benī İsrā’īl eyitdiler: Biz incindük yā Mūsā, sen bize gelmezden burun senbize geldükden ṣoñra daḫı. Mūsā eyitdi: Ola kim sizüñ Çalabuñuz helākeyleye sizüñ düşmanuñuzı. Daḫı ḫalīfe eyleye sizi yir yüzinde. Pes göre ni‐ce ‘amel işlersiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Musaya iman gətirənlər) dedilər: “Sən bizə peyğəmbər gəlməmişdən əvvəl də, sonra da biz əziyyət çəkdik!” (Musa onlara belə) cavab verdi: “Bəlkə də, Rəbbiniz düşməninizi məhv edib sizi yer üzünün varisləri edəcək, sonra isə nə etdiyinizə (özünüzü necə apardığınıza) baxacaq!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They said : We suffered hurt before thou camest unto us, `and since thou hast come unto us. He said: it may be that your Lord is going to destroy your adversary and make you viceroys in the earth, that He may see how ye behave.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
They said: "We have had (nothing but) trouble, both before and after thou camest(1086) to us." He said: "It may be that your Lord will destroy your enemy and make you inheritors(1087) in the earth; that so He may try you by your deeds."
1086 There is a slight note of querulousness in the people's answer. But Moses allays it by his own example and courage, and his vision of the future: which was amply fulfilled in time. See verse 137. 1087 The Israelites, despised and enslaved, were to be rescued and made rulers in Palestine . David and Solomon were great kings and played a notable part in history. But the greatness of Israel was conditional; they were to be judged by their deeds. When they fell from grace, other people were given honour and power. And so is came to be the turn of the Arab race, and so on. Allah gives His gifts to those who are righteous and obey His Law.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالُٓوا
dedi-ler ki
اُو۫ذ۪ينَا
bize eziyet edildi
مِنْ قَبْلِ
öncesinden
اَنْ تَاْتِيَنَا
bize gelmen
وَمِنْ بَعْدِ
ve sonradan
مَا
o şey ki
جِئْتَنَاۜ
bize geldin
قَالَ
dedi
عَسٰى
umulur
رَبُّكُمْ
Rabbinizin
اَنْ يُهْلِكَ
helâk etmesi
عَدُوَّكُمْ
düşmanınızı
وَيَسْتَخْلِفَكُمْ
ve sizi halife kılması
فِي الْاَرْضِ
yeryüzünde
فَيَنْظُرَ
ve bakması
كَيْفَ
nasıl
تَعْمَلُونَ۟
amel ediyorsunuz
Onlar da, "sen bize (resul olarak) gelmeden önce de geldikten sonra da bize eziyet edildi" dediler. (Mûsâ) "Umulur ki Rabbiniz düşman(lar)ınızı helâk eder ve sizi yeryüzüne hâkim kılar da nasıl amel ettiğinize bakar (ve kıyamet günü size öyle muamele eder)" dedi.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اٰذَى
Fiil-IV
ا ذ ي
Eziyet gördü, eziyet etti, incitti, üzdü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
عَسَى
Fiil-I
ع س ي
Olur ki, umulur ki, ihtimal, belki
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَهْلَكَ
Fiil-IV
ه ل ك
Yok etti, mahvetti, helâk etti
عَدُوّ
İsim
ع د و
Düşman
اِسْتَخْلَفَ
Fiil-X
خ ل ف
Yerine getirdi, halife kıldı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
نَظَرَ
Fiil-I
ن ظ ر
Baktı, gözledi, gördü, bakınıp durdu, nazar etti, seyretti
كَيْف
İsim
ك ي ف
Nasıl
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı