close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 117. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veevhaynâ ilâ mûsâ en elki ‘asâk(e)(s) fe-iżâ hiye telkafu mâ ye/fikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Musa'ya, at sopanı diye vahyettik. Atınca koca bir yılan şekline giren sopa, onların yalancıktan meydana çıkardıklarını yuttu, hepsini silip süpürdü.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz de Musa’ya: "(Haydi sen de) Asanı fırlatıver" diye vahyettik. (O da değneğini yere atıverince) O vakit (bir de baktılar ki), bu (asa) onların bütün uydurduklarını yakalayıp yutuyor. (Hepsi birden şaşkınlığa uğramışlardı.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve o zaman biz de Musa'ya, “Asanı yere at” diye vahyettik. “Oo bir de ne görsünler!” bu onların bütün aldatıcı sihir düzenlerini yutmasın mı!
Ahmet Tekin
swap_vert close
Biz de Mûsâ'ya: “Sen de asânı at" diye vahyettik. Bir de baktılar ki, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
bk. Kur’an-ı Kerim, 20/69; 26/45.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunun üzerine biz Musa'ya: "Asanı at" diye vahyettik. Bir de baktılar ki o, onların uyduruverdikleri şeyleri yutuyor.
Ali Bulaç
swap_vert close
Biz de Musa'ya: 'Asanı fırlat' diye vahyettik. (O da fırlatınca) bir de baktılar ki, o bütün uydurduklarını toplayıp yutuyor.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Biz de Mûsa'ya: “-Asânı bırakıver” diye vahyettik. Bir de baktılar ki, asâ, onların bütün uydurduklarını yutuyor.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Biz Musa’ya vahyettik ki; Sen de asanı at. (O asasını atınca) hemen onların uydurduklarını yutmaya başladı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz de Mûsâ'ya “Asânı at!” diye vahyettik. Bir de baktılar ki, bu onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Besim Atalay
swap_vert close
Hak yükseldi; yaptıkları bozuldu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Biz de Musa'ya: “Asanı bırak (yere at)!” diye vahyettik. Bir de baktılar ki (Musa'nın asası) onların uydurduklarını yutuyor.
Cemil Said
swap_vert close
O vakit biz Mûsâ’ya: "Değneğini at didik" O sa’at değnek, ejderhâya tehavvül itmiş olan diğer değnekleri yutdı.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz de Musa'ya, "Asanı koyuver" dedik, o da koydu; hemen onların uydurduklarını yutmaya başladı.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Biz de Mûsâ’ya, “Elindeki değneğini at” diye vahyettik. Bir de ne görsünler o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz de Mûsâ’ya “Asânı at!” diye vahyettik. Bir de baktılar ki bu, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Biz de Musa'ya, «Asanı at!» diye vahyettik. Bir de baktılar ki bu, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz de Musa'ya "Asanı at," diye vahyettik. Nitekim o, onların uydurduklarını toplayıp yutuverdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Biz de Musa'ya "Sen de asânı bırakıver." diye vahyettik. Birdenbire asâ, onların bütün uydurduklarını yakalayıp yutuverdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Biz de Mûsâya «asanı bırakıver» diye vahy ettik, bir de baktılar ki o, onların bütün uydurduklarını yalayıb yutuyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bunun üzerine) biz Mûsâ’ya, “Asânı (yere) at” diye vahyettik. (Mûsâ asasını yere atınca) bir de baktılar ki o (asa, büyük bir yılana dönüşerek) onların (sihirbazların) uydurdukları (göz yanılgısıyla meydana getirdikleri ve insanlara yılan gibi gösterdikleri) şeyleri yutuyor.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Biz de Musa'ya: “Asanı at.” diye vahyettik. O, onların uydurdukları şeyleri yutuverdi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz de Musâya: «Bırak asaanı» diye vahyetdik. Bir de ne görsünler: Bu, onların bütün uydurub düzdüklerini yakalayıb yutuyor!.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Derken (biz de) Mûsâ'ya: “Asânı (yere) bırak!” diye vahyettik. Bir de baktılar ki, o, (onların) uydurmakta oldukları şeyleri yutuyor!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Biz de Musa’ya: ’’Asanı (yere) bırak” diye vahyettik. (Asayı yere bırakınca) Bir de ne görsünler o, onların uydurduklarını (bir bir) yakalayıp yutuyor (yok ediyor).*
(*) 116-117 Büyücülük, muskacılık birer şarlatanlıktır. Bu konunun metafizik bir yönü yoktur. Musa’nın dönemindeki sihirbazlar, halkı hipnozla etkileri altına alıp illüzyonla gözlerini boyuyorlardı. Musa, uydurmaları yutan bir gerçeği ortaya koyarak trans halinde hayaller gören halkı uyandırdı. Musa’nın ortaya koyduğu şeyin sihir olmadığını herkesten iyi anlayan sihirbazlar canları pahasına da olsa ona inandılar. Peygamberliğine bir delil olarak İsa’ya verilen mucizeler hariç şifa dağıtıcılık da tıpta "placebo" diye bilinen psikolojik etkiden ibaret bir palavradır. Şifa verme ve büyü çözme iddialarıyla cahil halkı sömüren sahtekâarlar hastalanınca hemen hastahanelere koşarlar. Ne yazık ki cehaletin yaygın bir hastalık olduğu toplumlarda sahtekârlara ve palavracılara büyük rağbet olur. (E. Yüksel Meali 116. Ayet Açıklaması) Bu âyette sihir adı verilen şeyin olağanüstü bir yanı olmayıp sadece birtakım tekniklerle yapılan bir illüzyon olduğu, devamındaki âyetin son kelimesinden açıkça anlaşılmaktadır. Kur’an, gözbağcılığa ve elçabukluğuna dayalı ‘illüzyon’ ile, görünmez güçler kullanılarak yapıldığına inanılan ‘sihir’ arasında lafzî bir ayrıma gitmiyor. Farklı mahiyetlerine rağmen ikisini de “sihir” olarak adlandırıyor… (M. İslamoğlu Meali 116. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bizde Musa’ya “ Değneğini yere at” diye vahyettik. Birden bire, onların uydurduklarını (yere atılan değnek yılan şeklini alarak) yutuyordu.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz de "Değneğini at" diye Musa’nın gönlüne bildirdik. Derken değnek bütün onların yalancı yılanlarını yutuverdi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Musa/ya: «— Asanı bırak» diye vahiy ettik derhal asa ejderha kesilerek onların yalandan yaptıklarını yutuverdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Biz de Musa’ya, “Asanı at!” diye vahyettik. Bir de ne görsünler? Onların uydurduklarını yalayıp yutuyor.⁴¹
41 Krş. Tâhâ, 20/69  
Kadri Çelik
swap_vert close
Biz de Musa'ya, “Asanı atıver” dedik, o da atıverdi de birdenbire onların uydurduklarını yutmaya başladı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Biz de Mûsâ’ya, “Asanı meydandaki yılanların ortasına at!” diye vahyettik. Mûsâ da yeniden cesaret kazanarak asâsını attı. Bir de ne görsünler; Mûsâ’nın asâsı, dev bir yılana dönüşerek büyücülerin gerçek gibi gösterdikleri yılan, çıyan türünden ne varsa hepsini birer birer yalayıp yutuyor!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Asânı at!” diye Musa’ya vahyettik. Ne uyduruyorlarsa, anında o yutuyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O zaman Musa'ya usulca fısıldadık: " sopanı bırak, göreceksin onların hileli oyunlarını bozacak. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Musa’ya "Sen de dayandığın esasları (asanı) ortaya koy!" diye vahyettik! Bir de baktılar ki Musa’nın okuduğu ayetler, onların bütün yalanlarını ortaya çıkardı. Sihirbazlar ve dinleyenler Firavunun tanrı olmadığını, Firavunluk düzeninin, Firavunun yasalarının uydurma olduğunu, Firavunlar tarihinin kan, zulüm, gözyaşı olduğunu, insanları sınıflara ayırarak kölelik düzeni getirdiğini öğrendiler.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bunun üzerine) Musa’ya “Şimdi de sen asanı (yere) at!” diye vahyetmiştik. Bir de ne görsünler, (Musa’nın asası) onların uydurduklarını yutuyordu.
Mehmet Türk
swap_vert close
Biz de Mûsa’ya “âsâsını yere bırakmasını” vahyettik. Sonra bir de ne görsünler, (Mûsa’nın âsâsı) onların meydana getirdikleri düzmece şeyleri, yutuyor!
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [o zaman] Biz de Musa’ya: “Asânı yere at!” diye vahyettik. Oo! (bir de ne görsünler) bu, onların bütün o aldatıcı düzeneklerini yutmasın mı! ⁸⁹
89 Bununla, Hz. Musa’nın eliyle gerçekleşen şeyin gerçek bir mucize, ama sihirbazların yaptıklarının ise telkin ve göz bağcılığa dayanan bir maharet, bir beceri olduğu dile getirilmek isteniyor (karş. 20:66).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz de Musa’ya ‘Elindeki asayı at!’ diye vahyettik o da ne! Onların uydurduklarını yalayıp yutuyor. 20/69, 26/45
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Biz de Musa’ya “Asânı bırak!” diye vahyettik. Fakat o da ne! O, onların gözbağcılıklarını bir bir silip süpürmesin mi!
Orhan Kuntman
swap_vert close
Biz de Musa’ya: "Asanı at!" diye vahyettik.. -bir de ne görsünler- asa (büyük bir yılan kesilerek) onların uydurmuş olduğu şeyleri (birer birer) yakalayıp yutmuyor mu?
Osman Fırat
swap_vert close
Biz de Mûsâ’ya, "Elindeki değneğini at" diye vahyettik. Bir de ne görsünler o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve Mûsa'ya vahyettik: «Âsânı atıver.» Hemen o (âsâ) da onların uydurmuş oldukları şeyleri yutuverdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz de Mûsâ'ya “Asanı yere bırak! ” diye vahyettik. Bir de ne baksınlar: Asa onların yaptıkları sihir, göz boyayıcılık kabilinden her şeyi yutuyor! [20, 69; 26, 45] {KM, Çıkış 7, 12}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz de Musa'ya: "Asanı at!" diye vahyettik. Bir de baktılar ki o, onların uydurduklarını yakalayıp yutuyor. (Musa'nın ejderha olan değneği, büyücülerin büyülerini yutup yok etmişti).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mûsâ'ya " 'Asânı yere bırak" diye vahy itdik. (Yere atınca) 'asâ ejderha olarak sihirbazların tezvîr itdikleri şeyleri (yere atub sihirle yılanlar gibi gösterdikleri ip ve değnekleri) yutdı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Musa’ya: “Sen de değneğini at” diye vahyettik. Değnek bütün uydurduklarını hemen yutuverdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Biz de Musa'ya değneğini atmasını belirttik. İşte o an onların uydurduklarını yutuyordu.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz de Musa'ya “Asânı at” diye vahyettik. Attığı gibi, o, büyücülerin uydurduğu şeyleri yutmaya başladı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz de Mûsa'ya şöyle vahyettik: "Hadi at asanı!" Bir ne görsünler, asa, onların ortaya getirdikleri şeyleri yalayıp yutuyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı vaḥy eyledük mūsā’ya kim bıraķ aśanı pes ol vaķt ol yudar-ıdı anı kim yalan getürdiler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳtda vaḥy eyledük Mūsāya ki bıraḳ ‘aṣāñı. Pes ol vaḳtda ol ‘aṣā yutdıanlaruñ bāṭıl işlerini.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz də Musaya: “Əsanı tulla!” – deyə vəhy etdik. Bir də (baxıb gördülər ki) əsa onların uydurub düzəltdikləri bütün şeyləri udur.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And We inspired Moses (saying): Throw thy staff! And lo! it swallowed up their lying show.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
We put it into Moses´s mind by inspiration: "Throw (now) thy rod":and behold! it swallows up straight away all the falsehoods which they fake!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاَوْحَيْنَٓا
Biz de vahyettik
اِلٰى مُوسٰٓى
Mûsâ'ya
اَنْ
diye
اَلْقِ
at
عَصَاكَۚ
asanı
فَاِذَا
hemen o anda
هِيَ
o
تَلْقَفُ
yutuyor
مَا
o şey-leri ki
يَاْفِكُونَۚ
uyduruyorlar
Biz de Mûsâ'ya, "asanı (yere) at!" diye vahyettik. Bir de ne görsünler o, (sihirbazların) uydurdukları şeyleri (yakalayıp) yutuyor.
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
عَصَا
İsim
ع ص و
Asa
هِيَ
Zamir
هِيَ
O (bayanlar için kullanılır)
لَقِفَ
Fiil-I
ل ق ف
Yuttu
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَفَكَ
Fiil-I
ا ف ك
Çevirdi, döndürdü, uydurdu, vazgeçirdi