close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 116. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kâle elkû(s) felemmâ elkav seharû a’yune-nnâsi vesterhebûhum vecâû bisihrin ‘azîm(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Siz atın dedi. Attıkları anda halkın gözünü boyadılar, korkuttular ve büyük bir büyü yaptılar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Musa: "Haydi önce) Siz atın" dedi. (Onlar sihirli asalarını ortaya) Atıverince, insanların gözlerini büyülemişler, onları dehşete düşürmüşler ve büyük bir sihir meydana getirip koymuşlardı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Musa: “Önce siz atın” dedi. Ve onlar asalarını, iplerini yere attıkları zaman, insanların gözlerini büyü ile bağlayıp boyayarak ve onlara, korkuyla şaşkına çevirecek büyük bir büyü modeli göstermiş oldular.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mûsâ: “Siz atın" dedi. Onlar ellerindekini attıkları zaman insanların gözlerini büyülediler. İnsanları dehşete düşürdüler, korkuttular. Büyük bir sihirbazlık gösterdiler.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/124; 4/79.  
Ahmet Varol
swap_vert close
(Musa): "Atın" dedi. Attıklarında insanların gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler ve büyük bir büyü ortaya koydular.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Musa:) 'Siz atın' dedi. (Asalarını) atıverince, insanların gözlerini büyüleyiverdiler, onları dehşete düşürdüler ve (ortaya) büyük bir sihir getirmiş oldular.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Mûsa, siz atın, dedi. Ne zaman ki hünerlerini ortaya döktüler, halkın gözlerini büyülediler ve onlara korku saldılar. Böylece büyük sihir getirmiş oldular.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Musa: “Siz atın” dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir ortaya koydular.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Siz atın” dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.
Besim Atalay
swap_vert close
«Değneğini atasın sen» diyerek vahi eyledik Musa'ya, hemencek, onların uydurmaların yutuvermişti
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Musa:) “Siz siz koyun!” dedi. Ve onlar (asalarını) yere attıkları zaman, insanların gözlerini büyüyle bağladılar ve onları korkuyla şaşkına çevirdiler.
Cemil Said
swap_vert close
Mûsâ evvel siz atınız" didi. Ânlar da sihir yapub nâsın gözlerini kamaşdırdılar. Ve herkesi korkutdılar ’azîm bir sihir yapmışlar idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Musa: "Siz koyun" dedi. Sihirbazlar marifetlerini ortaya koyunca insanların gözlerini sihirlediler ve onları ürküttüler, büyük bir sihir yaptılar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
(Mûsâ), “Siz atın” dedi. Bunun üzerine onlar (ellerindekini) atınca insanların gözlerini büyülediler ve onlara korku saldılar. Büyük bir sihir yaptılar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Siz atın” dedi. Onlar atınca insanların gözlerini büyülediler, içlerine korku saldılar ve böylece büyük bir büyü gösterisi yaptılar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
«Siz atın» dedi. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları korkuttular ve büyük bir sihir gösterdiler.  
 Sihirbazlar ip ve odun parçalarını ortaya attılar. Fakat halkın gözlerini büyüledikleri için bu attıkları şeyler onlara yılan gibi gözüktü.  
Edip Yüksel
swap_vert close
"Siz atın!," dedi. Onlar atınca, halkın gözünü büyülediler, onları korkuttular ve böylece büyük bir sihir ortaya koydular.
116-117 Büyücülük, muskacılık birer şarlatanlıktır. Bu konunun metafizik bir yönü yoktur. Musa'nın dönemindeki sihirbazlar, halkı hipnozla etkileri altına alıp illüzyonla gözlerini boyuyorlardı. Musa, uydurmaları yutan bir gerçeği ortaya koyarak trans halinde hayaller gören halkı uyandırdı. Musa'nın ortaya koyduğu şeyin sihir olmadığını herkesten iyi anlayan sihirbazlar canları pahasına da olsa ona inandılar. Peygamberliğine bir delil olarak İsa'ya verilen mucizeler hariç şifa dağıtıcılık da tıpta "placebo" diye bilinen psikolojik etkiden ibaret bir palavradır. Şifa verme ve büyü çözme iddialarıyla cahil halkı sömüren sahtekarlar hastalanınca hemen hastahanelere koşarlar. Ne yazık ki cehaletin yaygın bir hastalık olduğu toplumlarda sahtekarlara ve palavracılara büyük rağbet olur.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Musa, "Siz atın" dedi. Atacaklarını atınca herkesin gözünü büyülediler ve onları dehşete düşürdüler. Doğrusu büyük bir sihir gösterdiler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Siz atın, dedi, vaktaki atacaklarını attılar, Nasın gözlerini büyülediler ve onları dehşete düşürdüler, hasılı büyük bir sihir gösterdiler
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Mûsâ, “Önce) siz atın” dedi. Bunun üzerine onlar (ellerindeki ip ve sopalarını yere) atınca insanların gözlerini büyülediler ve onlara (ellerinden yere attıkları şeyler, kıvrılıp gezinen yılanlar gibi göründü ve bu sayede insanların kalplerine) korku saldılar. Ve büyük bir sihir yaptılar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Siz atın” dedi. Attıkları zaman, büyük bir büyü yaparak insanların gözlerini büyüleyip, onlara korku verdiler.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Musa): «Siz atın» dedi. Vaktaki atdılar, halkın gözlerini büyülediler, onlara korku saldılar, büyük bir sihir (meydana) getirmiş oldular.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Mûsâ:) “Siz atın!” dedi. Artık ne zaman ki (onlar hünerlerini ortaya) attılar, insanların gözlerini büyülediler; onlara korku saldılar ve büyük bir sihir (meydana)getirdiler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Musa: Haydi önce) "Siz bırakın" dedi. Onlar (ellerindekini, iplerini) bırakınca, insanların gözlerini büyüleyiverdiler, onları dehşete düşürdüler ve (ortaya) büyük bir sihir getirmiş oldular.*
(*) Şöyle bir rivayet vardır: Denilmiş ki bunun sırrı cıva idi. Ağaçtan ve deriden yapılmış birtakım iplerin ve sopaların içlerine cıva doldurulmuş, zeminin ve Güneşin hararetiyle cıva ısındıkça bunlar kıvrılarak hareket ediyorlar ve ortalıkta dehşetli birçok yılan manzarası gösteriyorlardı. (Elmalılı)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Musa “Siz başlayın” dedi. Sihirbazlar sihire başlayınca, insanların gözlerini etkilediler. Yaptıkları sihirlerin büyüklüğünden insanları korkuttular.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Musa dedi: "Siz atın." Bunun üzerine onlar da attılar. Herkesin gözünü boyadılar. Onları korkuttular. Pek büyük bir büyü meydana getirmiş oldular.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Musa: «— Siz önce bırakın» dedi. Vaktaki onlar önce bıraktılar, halkın gözlerini büyülediler. Halkı yıldırdılar [³], büyük bir büyü yaptılar.
[3] Çünkü yılanları geziyor gibi göstermişlerdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Musa),“Siz atınız!” dedi.³⁹ Onlar attılar ve insanların gözlerini büyülediler ve onları dehşete düşürdüler. Çok büyük bir sihir (ortaya) getirdiler.⁴⁰
39 Krş. Yûnus, 10/80 40 Krş. Şuarâ, 26/43  
Kadri Çelik
swap_vert close
(Musa:) “Siz atın” dedi. Sihirbazlar (asalarını) atınca insanların gözlerini büyülediler, onları ürküttüler ve büyük bir sihir yaptılar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Mûsâ hiç korkmadan, “Önce siz atın!” dedi. Sihirbazlar önceden hazırladıkları iplerini ve değneklerini meydanın ortasına atınca, insanların gözlerini boyayıp onları büyüleyerek dehşete düşürdüler; böylece, gerçekten büyük ve etkileyici bir sihirbazlık gösterisi sundular. Zira attıkları sopalar ve ipler, ortalıkta hareket eden korkunç yılanlara, çıyanlara dönüşmüşlerdi. Bu manzara karşısında, Mûsâ bile korku içerisinde donakalmıştı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
-“Atın!” dedi. Attıklarında İnsanlar’ın gözlerini büyülediler. Onları dehşete düşürdüler. Çok büyük bir sihir gösterdiler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Musa: - Siz atın. Büyücüler sopalarını yere atınca seyircileri büyülediler, dehşete düşürdüler. Gerçekten çok muhteşem bir sihir gösterisiydi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Musa; “Önce siz ortaya koyun!” dedi. Sihirbazlar bütün maharetlerini kullanarak; Firavunluğu, Firavun düzeninin dayandığı felsefeyi, ilkeleri, yasaları, tarihsel gelişimini açıkladılar. Öyle güzel anlatıyorlardı ki insanların akılları, beyinleri, kalpleri büyülendi. Firavunluk tarihi kahramanlıklarıyla dolu hikâyeleriyle insanların kalbini fethetmişti. Hayranlıkla konuşulanları dinliyorlardı. Sihirbazlar bir taraftan Firavun düzenin onlara kazandırdığı haklardan söz ediyor, diğer taraftan hakları kaybettiklerinde başlarına gelecekleri anlatıyorlardı. Firavun düzeninin bekası Mısır halkının bekası olarak gösteriliyordu. Firavun düzeni yıkılırsa başlarına gelecekleri anlatıyorlardı. Böylece Firavun düzeni için ortaya koydukları yalanlar, sinsi yılanlar gibi insanların akıllarında kalplerinde dolaşmaya başladı! Halk bir yandan Firavun düzeninin kahramanlıklarından coşarken diğer yandan Firavunluk düzeni yıkılırsa ne olacak demeye başladılar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Musa) “Siz atın!” demişti. Onlar atınca, insanların gözlerini büyülemiş, [*] onları korkutmuş [*] ve (zanlarınca) büyük bir büyü getirmişlerdi (göstermişlerdi).
Bu ayet büyücülüğün insanların gözlerini boyamaktan başka bir şey olmadığının apaçık bir delilidir. Büyü ile ilgili bütün ayetleri bu bilgi ışığında değerlendirmek gerekir.,Bu cümle büyücülükte göz boyama ve insan korkutmanın esas olduğunu göstermektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Mûsa: “(Maharetinizi önce) siz ortaya koyun!” dedi. Onlar (maharetlerini) ortaya koyunca, herkesin gözlerini büyülediler ve onları ürküttüler. Doğrusu çok büyük bir sihir ortaya koydular.¹
1 Rivayet olunduğuna göre iri halatları, uzun sopaları ortaya atıp bütün vadiyi sanki birbirine binmiş, hareketli yılanlarla dolmuş gibi müthiş bir manzara içinde gösterdiler. Denilmiş ki bunun sırrı cıva idi. Ağaçtan ve deriden yapılmış bir takım iplerin ve sopaların içlerine cıva doldurulmuş, zeminin ve Güneşin hararetiyle cıva ısındıkça bunlar kıvrılarak hareket ediyorlar ve ortalıkta dehşetli birçok yılan manzarası gösteriyorlardı. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Musa]: “[Önce] siz atın!” dedi. Ve onlar [asâlarını] yere attıkları zaman, insanların gözlerini büyüyle bağladılar ve onları korkuyla şaşkına çevirdiler.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O da: – Siz atın! Dedi ve attılar. Attıkları zaman insanların gözlerini boyadılar ve onları korkuttular sonuçta büyük bir sihir gösterisi yaptılar. 20/66, 26/44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Musa): “(Önce) siz atın!” dedi. Ve onlar attıkları zaman büyüyle[¹²⁴⁰] insanların gözlerini bağladılar ve onlara korku saldılar: Sonuçta müthiş bir sihirdi sergiledikleri.
[1240] Lafzen: “sihir” (Lugavî bir tahlil için bkz: İlk geçtiği 74:24, not 17). Bu âyette sihir adı verilen şeyin olağanüstü bir yanı olmayıp sadece birtakım tekniklerle yapılan bir illüzyon olduğu, devamındaki âyetin son kelimesinden açıkça anlaşılmaktadır. Kur’an, gözbağcılığa ve elçabukluğuna dayalı ‘illüzyon’ ile, görünmez güçler kullanılarak yapıldığına inanılan ‘sihir’ arasında lafzî bir ayrıma gitmiyor. Farklı mahiyetlerine rağmen ikisini de “sihir” olarak adlandırıyor. Bakara 102 ile bu âyette sözü edilen ‘sihir’ sonuçları değilse de mahiyeti açısından farklı gibi durmaktadır. Bu yüzden birincisine ‘sihir’ ikincisine ‘illüzyon’ denilebilir. Bu durumda şu sonuca kolayca ulaşmış oluyoruz: Kur’an büyüye, büyünün öznesi ve nesnesi açısından değil, büyünün muhatabı açısından yaklaşıyor. Dolayısıyla muhatabında büyü etkisi bırakan her şey, hangi malzemeyle, nasıl bir araç kullanılarak yapılmış olursa olsun Kur’an tarafından ‘sihir’ başlığı altında ele alınıyor.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Musa) "Siz atın!" dedi. Onlar hünerlerini (ip ve odun parçalarını) meydana attıklarında, halkın gözlerini büyülediler, (attıkları nesneleri yılan gibi gösterip) onlara korku saldılar, böylece büyük bir sihir meydana getirmiş oldular.
Osman Fırat
swap_vert close
Siz atın dedi. (Hünerlerini ortaya) atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları ürküttüler ve büyük bir sihir (ortaya) getirdiler.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Dedi ki: «Siz atıveriniz.» Vaktâ ki atıverdiler, nâsın gözlerini büyülediler, ve onları korkutmuş oldular ve büyük bir sihir (meydana) getirmiş oldular.
Suat Yıldırım
swap_vert close
115, 116. Büyücüler: “Mûsâ! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın yoksa biz mi koyalım? ” deyince Mûsâ: “Siz ortaya koyun! ” dedi. Vakta ki atacaklarını ortaya koydular, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler, hasılı müthiş bir sihir sergilediler. [2, 124; 4, 79]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Siz atın dedi. (Hünerlerini ortaya) atınca, insanların gözlerini büyülediler, onları ürküttüler ve büyük bir büyü (ortaya) getirdiler.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mûsâ "Atınız" didi. Sihirbazlar ellerindeki âletlerini yere bırakdılar. Halkın gözlerini sihirleyüb onları korkutdılar ve büyük bir sihirbazlık gösterdiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Musa: “Atın!” dedi. Atınca herkesin gözünü boyadılar. Onları korkuttular. Büyük bir büyü yaptılar.
Şaban Piriş
swap_vert close
O da:-Siz atın! dedi ve attılar. Sihirbazlar sihirleri attıkları zaman insanların gözünü büyüledi ve büyük bir sihir gösterdiler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Musa “Siz atın” dedi. Onlar ellerindekini atınca, halkın gözünü boyayarak onları dehşete düşürdüler. Gerçekten de büyük bir büyü ile ortaya çıkmışlardı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Siz sergileyin." dedi. Hünerlerini ortaya atınca, halkın gözlerini büyülediler, onları dehşete düşürdüler. Çok büyük bir büyü sergilediler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyitti “bıraġuñ.” pes ol vaķt kim bıraķdılar cādūlıķ eylediler ādemįler gözlerine daħı ķorķutdılar anları daħı getürdiler cādūlıķ ula.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Mūsā eyitdi: Siz bıraḳuñuz, didi. Pes ol vaḳt kim bıraḳdılar, siḥr eyledilerḫalḳuñ gözlerini. Daḫı ḳorḳu düşürdiler yüreklerine, daḫı ulu ‘aẓametcāẕūluḳ itdiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Musa: ) “Siz atın” – dedi. Onlar (əllərindəkiləri və əsaları yerə) atdıqda, adamların gözlərini bağlayıb (sehrləyib) onları qorxutdular və böyük bir sehr göstərdilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
He said: Throw! And when they threw they cast a spell upon the people's eyes, and overawed them, and produced a mighty spell.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Said Moses: "Throw ye (first)." So when they threw, they bewitched the eyes of the people, and struck terror into them: for they showed a great (feat of) magic.(1080)
1080 Moses and his brother Aaron were pitted against the most skillful magic-men of Egypt, but they were calm and confident and let the magic-men have their innings first As is usual in this world, the magicians trickery made a great impression on the people, but when Moses threw his rod, the illusion was broken, and the falsehood was all shown up. In the Old Testament story (Exod. 7:10 -12) it was Aaron that threw the rod, and he threw it before the magicians. Aaron's rod became a serpent. Then the magicians threw their rods, and they became serpents, but Aaron's rod swallowed up their rods. The story given to us is more dramatic and less literal. We are told in general terms that Moses first allowed the magic-men to play their tricks. The rod of Moses was the symbol of his authority. It must have been a simple shepherd's crook with which he used to feed his flocks. With Allah's grace behind him, he was able to expose all false trickery and establish the Truth.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قَالَ
dedi
اَلْقُواۚ
atın
فَلَمَّٓا
artık ne zaman ki
اَلْقَوْا
attılar
سَحَرُٓوا
büyülediler
اَعْيُنَ
gözlerini
النَّاسِ
insanların
وَاسْتَرْهَبُوهُمْ
ve onları korkuttular
وَجَٓاؤُ۫
ve ge-tirdiler
بِسِحْرٍ
bir sihir
عَظ۪يمٍ
büyük
(Mûsâ) "Siz atın" dedi. Bunun üzerine onlar (ellerindeki ipleri) atınca, (o attıkları ipler yılan gibi görünüp hareket ettiklerinde) insanların gözlerini büyülediler ve (orda bulunanları) korkut(up şaşkına çevir)diler. Böylece (sihirbazlar) büyük bir sihir (meydana) getirdiler.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
اَلْقَى
Fiil-IV
ل ق ي
Attı, saldı, teklif etti, bıraktı, verdi, ilka etti, laf attı, karşı karşıya geldi, ulaştırdı
سَحَرَ
Fiil-I
س ح ر
Büyüledi
عَيْن
İsim
ع ي ن
Pınar, göz, nezaret, içecek kaynağı
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
اِسْتَرْهَبَ
Fiil-X
ر ه ب
Korkuttu
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
سِحْر
İsim
س ح ر
Sihir
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam