close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

A'râf Sûresi 108. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veneze’a yedehu fe-iżâ hiye beydâu linnâzirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Elini koltuğuna sokup çıkarınca bakanlar gördüler ki bembeyaz, parılparıl parlayan bir el.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bir de) Elini (soktuğu koltuk altından) sıyırıp çıkardı, o da anında bakanlara (nurdan ışıklar saçarak) bembeyaz (görünüvermişti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Elini koynundan çıkardı, ne görsünler bembeyaz, pırıl pırıl parlıyor.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mûsâ elini koynundan çıkardı. Eli bembeyaz, ışıl ışıl olmuştu. Bakanların gözünü kamaştırıyordu.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 20/18-22.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ardından elini çıkardı. O da bakanlara bembeyaz görünüverdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Bir de) Elini sıyırdı, o da anında bakanlara bembeyaz (görünüverdi).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de elini (koynundan) çıkardı ki, ne görsünler; seyredenlere, eli bembeyaz ışık saçıyor.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Elini koynundan çıkardı, ona bakanlar için bembeyaz bir ışık saçıyordu.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Elini çıkardı. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Elini de çıkardı hemen, bakanlara akpak göründü Firavun ulusundan, öne gelenler dediler ki: «Bu usta bir büyücüdür!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve elini (koynuna sokup) çıkardı ki, bir de ne görsünler o, bakan kimseler için parlak ve ışık saçıyordu!
Cemil Said
swap_vert close
[108. âyet meali baskıda yok.]
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
107,108. Musa, asasını yere atar atmaz apaçık bir yılan (ejderha) oluverdi; elini çıkardı, bakanlar bembeyaz olduğunu gördüler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Elini (koynundan) çıkardı. Bir de ne görsünler o, bakanlar için, bembeyaz olmuş.[224]
Hz. Mûsâ’nın bu mucizesi için bakınız: Kasas sûresi, âyet, 32; Şu’arâ sûresi, âyet, 33.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve elini çıkardı. Bir de ne görsünler, o da seyredenlerin gözleri önünde bembeyaz oluvermiş!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ve elini (cebinden) çıkardı. Birdenbire o da seyredenlere bembeyaz görünüverdi.  
 Baston ve el beyazlığı Hz. Musa’ya verilen iki mucizedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Elini çıkardı, bakanlar için bembeyaz oluverdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve Musa elini koynundan çıkarıverdi, eli bembeyaz olmuş, bakanların gözünü kamaştırıyordu.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
ve elini sıyırdı çıkardı, ne baksın o bakanlara bembeyaz parlıyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve (bir de) elini (koynuna sokup) çıkardı, (bir de ne görsünler, koynuna sokmadan önce normal olan eli) bakanlara (hayranlık verecek derecede, bembeyaz olmuş ve nurlar saçar bir hâlde) parıl parıl parlıyor.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve elini çıkardığı zaman, eli bakanlar için bembeyaz parlayıverdi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Elini çıkardı. Ne görsünler: O da temâşâ edenlere (ışıklar saçan) bembeyaz (bir el).
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve elini (koynundan) çıkardı, bir de ne görsünler, o da bakanlara bembeyaz (nûr saçan bir el)!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve elini (koynuna sokup) çıkardı ki, bir de ne görsünler o, bakan kimseler için bembeyaz (ışıl ışıl parlayan) bir el hâline gelmiş! *
(*) Hz. Musa’nın eli 20: 22, 27: 12 ve 28: 32’den de açıkça anlaşılacağı gibi, “lekesiz bir beyazlık, parlaklık içinde” idi. Yani, peygamberliğinin bir nişanesi olarak olağanüstü bir [parlaklık] bahşedilmişti; (M. Esed Meali Araf-108. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Elini koynundan çekince, bakanlar elinin bembeyaz olduğunu gördü.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Musa elini kaldırınca da eli bakanların gözüne parlak göründü.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Elini de cebinden çekip çıkardı. O, hemen temaşa edenlerin gözlerini kamaştıracak derecede bembeyaz oldu.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Elini çıkardı. O da ne? Bakanlar için bembeyaz.³⁷
37 Krş. Tâhâ, 20/22  
Kadri Çelik
swap_vert close
Elini çıkardı, (bir de ne görsün) bakanlara bembeyaz (oluverdi)!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve elini koynuna sokup çıkardı; bir de ne görsünler, koynuna sokmadan önce normal olan eli, şimdi görenlere hayranlık verecek derecede ışıl ışıl, bembeyaz! Böylece Firavunun ve adamlarının, Mûsâ’nın doğru söylediğine dâir en ufak bir kuşkuları kalmadı. Fakat kibir ve ihtirâsları onları imandan alıkoydu. Bu yüzden, Mûsâ’nın dâvetini etkisiz kılmak amacıyla plânlar kurmaya başladılar:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Elini çıkardı; hemen o Bakanlar için bembeyaz!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Seyircilerin gözü önünde elini çıkardı cebinden, o da bembeyaz oluverdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Musa eline güç veren bütün ayetleri ortaya koymaya başladı. Musa’nın anlattıkları yeni bir düzeni anlatıyordu. Yeni düzende kölelik yoktu. İnsanlardan Tanrılar yoktu. Bütün insanlar eşit haklara sahipti. Yalancılık, riyakârlık yoktu. İnsanlar üzerinden çıkar sağlamak yasaktı. Musa insanların önüne bembeyaz bir sayfa açıyor, insanlığın kimliği, kişiliği, yaşamı yeniden çiziliyordu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Elini de (koynundan) çıkarmıştı. Bir de ne görsünler, o (eli) bakanlara bembeyaz (görünmüştü). [*]
“Elin beyaz olması” ifadesi, “maddi anlamda bir beyazlık”tan ziyade, “manevi olarak arınmış olma”yı ifade etse gerektir. Tâhâ 20:22 ve Neml 27:12’de de aynı gerçeğe işaret edilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Sonra) elini (koynundan) çıkardı. Bir de baktılar ki o da seyredenlere bembeyaz (görünüverdi.)¹
1 Aynı âyet için Bk. (Şuara: 33)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve (sonra) elini yukarı kaldırdı: Oo! Bir de baktılar, bembeyaz, ışıl ışıl! ⁸⁵
85 Hz. Musa’nın eli 20:22, 27:12 ve 28:32’den de açıkça anlaşılacağı gibi, “lekesiz bir beyazlık, parlaklık içinde” idi. Yani, peygamberliğinin bir nişanesi olarak olağanüstü bir [parlaklık] bahşedilmişti; yoksa, Kitâb-ı Mukaddes’in (Çıkış iv, 6) ifade ettiği gibi “kar gibi cüzamlı” değildi. Asâ mucizesinin mümkün olabilecek mistik önem ya da anlamı için bkz. 20:21’de 14. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve elini koynundan çıkardı, o anda o seyredenlere bembeyaz bir el oldu! 26/33, 28/32
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve elini çıkardı: Bir de baktılar ki, göz kamaştırıcı bir parlaklık![¹²³⁷]
[1237] Krş: 20:22; 26:33; 27:12. Bu parlaklık, Eski Ahid’de (Çıkış 4:6) yazıldığı gibi “kar gibi bir cüzam” değil, mucizevî bir parlaklıktı. “Cüzzam beyazlığı” yorumu, Yahudileşen İsrâiloğullarının mucizevî işaretlere zorlama akılcı yorumlar getirme gayretinin bir sonucu olsa gerek.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve elini koltuğu altından çıkardığında -bir de ne görsünler- eli, (etrafa ışıklar saçan) seyredenleri hayrete bırakan (nurlu bir el olup) bembeyaz kesilmemiş mi?
Osman Fırat
swap_vert close
Elini (koynundan) çıkardı. Birden o, bakanlar için, bembeyaz oldu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve elini (cebinden) çıkardı, o hemen bakanlar için bembeyaz (bir nûr) kesildi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
107, 108. Bunun üzerine Mûsâ, asasını yere bırakıverdi, bir de ne görsün: o koskoca bir ejderha kesilmiş! Elini sıyırıp çıkardı, bir de ne görsün: Bakan kimseler için parlak mı parlak, ışık saçan bir el haline gelmiş! [20, 18-22] {KM, Çıkış 4, 2-8}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve elini (böğründen) çıkardı, birden o, bakanlar için, bembeyaz parlayan bir şey oldu.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve elini koltığı altından çıkardı, onun, görenlerin gözlerini kamaşdıracak kadar parlak ve beyaz oldığı görüldi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Elini çıkardı, ona bakanlar için bembeyaz oluverdi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Elini koynuna soktu. O şimdi bakanların (gözünü kamaştıran) bembeyaz bir el idi
Ümit Şimşek
swap_vert close
Elini çıkardı; o da bakanların gözlerini alan bir beyazlıktı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Elini çekip çıkardı; birden o el, bakanların önünde bembeyaz kesildi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı darttı elini pes ol vaķt kim ol aķdur baķıcılara.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Elini daḫı çıḳardı ḳoynından, ol vaḳtda ol nūrı güneş nūrını eritdi görenlere.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Sonra) əlini (qoltuğunun altından və ya cibindən) çıxartdı və o, bir anda baxanlara nur kəsildi.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And he drew forth his hand (from his bosom): and lo! it was white for the beholders.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And he drew out his hand, and behold! it was white to all beholders!(1076)
1076 But the second Sign displayed by Moses was even more puzzling to the Egyptians, Moses drew out his hand from the folds of the garments on his breast, and it was white and shining as with divine light! This was to counter any suggestions of evil, which the serpent might have created. This was no work of evil - of black magic, or a trick or illusion. His hand was transfigured-with a light which no Egyptian sorcerers could produce. In Islam the "white hand" of Moses has passed into a proverb, for a symbol of divine glory dazzling to the beholders.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَنَزَعَ
ve çekip çıkardı
يَدَهُ
elini
فَاِذَا
hemen o anda
هِيَ
o
بَيْضَٓاءُ
bembeyazdır
لِلنَّاظِر۪ينَ۟
bakanlar için
Ve elini (koynundan) çıkardı. Birdenbire o da bakanlar için bembeyaz (nûr saçan bir el olarak görünüverdi)!
نَزَعَ
Fiil-I
ن ز ع
Çekip aldı, soydu, söküp attı
يَد
İsim
ي د ي
El
هِيَ
Zamir
هِيَ
O (bayanlar için kullanılır)
اَبْيَض
İsim
ب ي ض
Bembeyaz, beyaz
نَاظِر۪ين
Etken fiil
ن ظ ر
Bakanlar, gözetleyenler