close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ankebût Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne âmenû ve’amilû-ssâlihâti lenukeffiranne ‘anhum seyyi-âtihim velenecziyennehum ahsene-lleżî kânû ya’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnananların ve iyi işlerde bulunanların kötülüklerini elbette örteriz ve onları, yaptıklarından daha güzeliyle mükafatlandırırız.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun ki, inanıp hayırlı amel işleyen kimselerin kötülüklerini, Biz elbette örteriz ve onları yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandırıp karşılığını öderiz.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince, biz onların kötülüklerini mutlaka sileriz ve onları yaptıklarının en güzeline göre mükafatlandırırız.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenlerin, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanların, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanların, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenlerin kusurlarını sileceğiz, bağışlayacağız. Onları, işlemeye devam ettikleri amellerin, elbette daha güzelini, daha değerlisini ölçü alarak mükâfatlandıracağız.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/40.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İman edip salih ameller işleyenlerin kötülüklerini muhakkak örtecek ve onlara yaptıklarının en güzeliyle karşılık vereceğiz.
Ali Bulaç
swap_vert close
İman edip salih amellerde bulunanlar ise; biz şüphesiz onların kötülüklerini örteceğiz ve şüphesiz yaptıklarının en güzeliyle karşılık vereceğiz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İman edib de salih ameller işliyenlerin kendilerinden günahlarını muhakkak örteriz; ve elbette işledikleri amellerin daha güzeli ile (on kat sevabla) onları mükâfatlandırırız.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İman edip yararlı işler yapanlar ise, şüphesiz Biz, kötülüklerini onlardan sileceğiz. Ve yaptıklarından daha güzeli ile onları mükâfatlandıracağız.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İman edip iyi amel işleyenlerin elbette kötülüklerini örteriz ve onlara yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanarak, yararlı iş görenlerin günahların arıtırız, yaptıkları işin en güzel olanıyla ödüllendiririz
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanların (geçmişteki) kötülüklerini elbette örteceğiz ve mutlaka onları yaptıklarının karşılığı olarak (hak ettiklerinin) daha güzeliyle ödüllendireceğiz.
“Lenükeffirenne” terimi “örtmek, nankörlük etmek ve inkâr etmek” anlamlarındaki “kefere” fiilinden türemiştir. Kur’an’da “kefere” fiilinin ismi faili olan “kâfir” sözcüğü genelde “inkâr eden, gerçeğin üstünü örten, hakikati yalanlayan” anlamlarında kullanıldığı gibi bazen de “nankörlük eden” anlamında kullanılmıştır. Burada “kötülükleri örtmek” anlamında kullanılmıştır. Bu ayetten anlıyoruz ki; kötülükler salt bir istiğfarla temizlenmez. Kötülüğün tahrip ettiği güzellikler daha hayırlı çalışmalarla hayata geçirilmeli ki kötülükler egemen olmasın. Örneğin yakılan bir ormanın yerine yeniden ağaçlar dikilmeli ki zarar tazmin edilmiş olsun. Ormanı yakanın özür dilemesi ne o ormanı geri getirebilir ne de fonksiyonunu icra edebilir. Onun için “Kötülükleri ancak iyilikler ortadan kaldırır.” (Hûd 11/114) buyrulmuştur.  
Cemil Said
swap_vert close
Îmân idenlerin ve a’mâl-i sâlihada bulunanların günâhlarını ’afv ve a’mâl-i hasenelerinin mükâfâtını i’tâ iyleriz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnanıp yararlı iş işleyenlerin kötülüklerini, and olsun ki, örteriz; onları, yaptıklarından daha güzeli ile mükafatlandırırız.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Biz, iman edip dünya ve âhirete yararlı işler yapanların (önceki) kötülüklerini mutlaka sileriz ve onları yaptıklarının daha güzeliyle ödüllendiririz.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İman edip iyi işler yapanların (geçmiş) kötülüklerini elbette örteriz ve onlara, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnanıp erdemli davrananların kötülüklerini elbette örteceğiz ve yapmış olduklarının daha iyisiyle onları ödüllendireceğiz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İman edip iyi işler yapanların kötülüklerini elbette örteriz ve onlara, yaptıklarının daha güzeli ile karşılık veririz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bununla beraber iyman edip de salih salih ameller yapanların her halde taraflarından kötülüklerini keffaretleriz ve elbette kendilerine yaptıkları amellerin daha güzelini veririz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Îmân edip, sâlih amel işleyenlerin (geçmiş) kötülüklerini elbette (affımız ile) örteceğiz ve onları, yaptıklarının daha güzeliyle mükâfatlandıracağız.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İnanan ve salihatı yapanların kötülüklerine mutlaka kâfir¹ olacağız. Ve kesinlikle onlara yaptıklarından daha iyisi ile karşılık vereceğiz.
1 – Örteceğiz. Kefere fiilinin ism-i faili olan “kâfir” sözcüğü, örtmek, nankörlük etmek, inkâr etmek demektir. Kafir/küfür aynı kökten türemişlerdir. Kur'an, kâfir sözcüğünü daha çok birincil anlamı olan “gerçeğin üzerini örtmek” ve “gerçeğe karşı nankörlük etmek anlamında kullanmaktadır. Karanlığı ile her şeyi örttüğü için geceye de kâfir denmiştir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İman edib de güzel güzel amel (ve hareket) lerde bulunanların kötülüklerini her halde (afv ile) örteriz ve her halde o işlemekde olduklarının daha güzeliyle onları mükâfatlandırırız.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Îmân edip sâlih ameller işleyenlere gelince, mutlaka onların kötülüklerini örteceğiz ve mutlaka yapmakta olduklarının daha güzeli ile onları mükâfâtlandıracağız.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İnanmış olup iyi işler yapmış olanların (halis niyet ve amaçlarla İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenlerin, iş barışı içinde bilinçli, planlı, meşru, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanların, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, insanlığın iyiliği, huzur ve barışı için çalışmış erdemli kimselerin) ise; kötülüklerini (önceki günâhlarını) mutlaka sileriz ve onları yaptıklarının en güzeliyle mükâfatlandırırız.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İman edip, salih amel işleyenlerin kötülüklerini örteceğiz ve yapmış olduklarının karşılığını en güzel şekilde vereceğiz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
kimseler ki inanırlar, iyilik işlerler, Biz onların kötülüklerini örteriz. İşlediklerinin daha güzelleriyle de karşılıklarını veririz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
İman getirip iyi amel işleyenlerin * kötülüklerini örteceğiz, onlara işlediklerinden daha güzel mükâfat vereceğiz:
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnanıp iyi ve yararlı işler [sâlihât] yapanların Biz elbette kötülüklerini örteriz ve onları yaptıklarının daha güzeliyle mükâfatlandırırız.⁴
4 Krş. İsrâ, 17/23-24  
Kadri Çelik
swap_vert close
İman edip salih amellerde bulunanlar (var ya), biz hiç şüphesiz onların kötülüklerini örteceğiz ve hiç şüphesiz onlara yapmakta olduklarının en güzeliyle karşılık vereceğiz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Evet, Allah’a ve âhiret gününe inanan ve bu imana yaraşır güzel ve yararlı davranış gösterenler var ya, böyle fedâkâr müminlerden oluşan bir toplumu dâimâ iyiliklere, güzelliklere yöneltecek ve böylece, her türlü zulmü, haksızlığı, kötülüğü yok ederek onların günahlarını sileceğiz ve âhirette onları, yaptıkları iyiliklerden çok daha güzel bir karşılıkla ödüllendireceğiz. İşte, sizi cennete götürecek bir iyilik:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanların kötülüklerini örteriz. Onlara, işliyor oldukları şeylerin en güzeli ile karşılık veririz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz, inanıp yararlı faaliyetlerde bulunanların, günahlarını silecek ve kendilerini yaptıkları en güzel işe göre ödüllendireceğiz.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İman edip yasalarımıza uyanların, iyi işler yapanların, geçmişte bilerek veya bilmeyerek yaptıkları kötülüklerinin üzerlerini örter, onları af ederiz. Yaptıkları iyi şeylere karşılık onları daha güzeliyle mükâfatlandırırız.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İman edip iyi işler yapanların kötülüklerini elbette örtecek ve onlara, yaptıklarının en güzeli ile karşılık vereceğiz. [*]
Benzer mesajlar: Tevbe 9:121; Nahl 16:96, 97; Nûr 24:38; Zümer 39:35; Ahkâf 46:16.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Allah’ın istediği gibi) îman edip, (inandığı) iyi işleri¹ yaşayanlara² gelince Biz şüphesiz onların (geçmişteki) kötülüklerini örteceğiz ve onları yaptıklarından daha güzeliyle mükâfatlandıracağız.³
1 Amel-i Salih: İyi ve faydalı işler demektir. Bir iş, Allah’ın ve Rasûlü’nün koyduğu ölçülere uyduğu müddetçe iyi ve faydalıdır. Allah ve Rasûlünden başkalarının iyi ve kötüyü belirleme hakkı yoktur. Belirleseler de bu, onların kendi iyi ve kötüleridir. 2 “Amel-i salih yapmak” demek, “inandığını tam olarak yaşamak” demektir.3 Âyetin bu bölümü: “…biz şüphesiz onların kötülüklerini örteceğiz ve onları yaptıklarının en güzeliyle mükâfatlandıracağız.” diye de tercüme edilebilir. Ancak, böyle tercüme yapılırsa, bir defa bile iyilik yapanın kesinlikle onunla mükâfat görmesi gerekeceğinden; yukarıdaki tercüme daha doğrudur. Bu âyet; Müslümanlara yaptıkları kullukların karşılıklarının fazlasıyla ve kat kat verileceğini müjdelemektedir. Konuyla ilgili olarak Bk. (Tevbe: 121, Nur: 38)  
Muhammed Esed
swap_vert close
İman edip doğru ve yararlı işler yapanlara gelince, Biz onların [önceki] kötülüklerini mutlaka sileriz ve onları yaptıkları iyiliklere göre ödüllendiririz.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İman edip, imanın gereği güzel işleri yapanlara gelince, kesinlikle biz onların yaptıkları kötülükleri örteceğiz ve onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendireceğiz. 3/195, 4/73, 38/28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İman eden ve imanına uygun iş işleyen kimselere gelince:[³⁴⁷²] evet, onların günahlarını mutlaka örteceğiz; yine onları kesinlikle yapageldiklerinin en güzeliyle ödüllendireceğiz!
[3472] ‘Amilu’s-sâlihât ile ilgili bir açıklama için bkz: 2:25 not 31 ve 103:3, not 5.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İman edip; sâlih ameller işleyenlerin (geçmiş) kötülüklerini elbette örteriz ve onları yaptıklarından daha güzeli ile mükafatlandırırız.
Osman Fırat
swap_vert close
İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini elbette örteceğiz. Onları işlediklerinin daha güzeliyle mükâfatlandıracağız.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimseler ki, imân ettiler ve sâlih sâlih amellerde bulundular. Elbette onların kötülüklerini (af ile) setrederiz. Ve elbette onları işlemiş oldukları şeyin en güzeli ile mükâfaatlandırırız.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İman edip güzel ve makbul işler yapanların elbette günahlarını örteceğiz ve onların yaptıkları çalışmaları en güzel şekilde mükâfatlandıracağız. [4, 40]
Süleyman Ateş
swap_vert close
İnanıp iyi işler yapanların, mutlaka kötülüklerini örteceğiz ve onları, yaptıklarının en güzeliyle mükafatlandıracağız.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Îmân iden ve a'mâl-i sâliha işleyenlerin günâhlarını kefâret ideceğiz ve işlediklerinden daha iyisi ile mükâfât iyleyeceğiz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnanmış ve iyi işler yapmış olanların kötülüklerini elbette örteceğiz. Elbette onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendirecegiz.
Şaban Piriş
swap_vert close
İman edip, doğruları yapanların, kötülüklerini elbette örteceğiz ve onları yaptıklarının en güzeli ile ödüllendireceğiz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İman eden ve güzel işler yapanların kötülüklerini örtecek ve onları yaptıklarının daha güzeliyle ödüllendireceğiz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İman edip hayra/barışa yönelik hareketler sergileyenlere gelince, biz onların çirkinliklerini elbette ki örteceğiz! Ve biz onları, yapmakta oldukları işlerin en güzeliyle elbette ödüllendireceğiz!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim įmān getürdiler daħı işlediler eyü işler andavuz yā bāŧıl eyleyevüz anlardan yavuz işlerini daħı yanud virevüz anlara yigregin anlaruñ kim oldılar işlerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol kişiler ki īmān getürdiler, daḫı ‘amel‐i ṣāliḥ işlediler, giderür‐bizanlaruñ üstinden günāhlarını. Daḫı müzd virür‐biz anlara ‘amelleriyaḫşısını.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İman gətirib yaxşı işlər görənlərin (əvvəlki) günahlarının üstünü örtər və onlara (dünyada) etdikləri əməllərdən daha gözəl (on qat artıq) mükafat verərik. (Və ya: gördükləri ən yaxşı əməllərə görə onları mükafatlandırarıq).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And as for those who believe and do good works, We shall remit from them their evil deeds and shall repay them the best that they did.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who believe and work righteous deeds,- from them shall We blot out all evil (that may be) in them,(3429) and We shall reward them according to the best of their deeds.
3429 In striving to purify our Faith and Life, we are enabled to avoid the consequences of our misdeeds for Allah will forgive any evil in our past, purify any tendencies towards evil which we may have inherited from that past, and help to the attainment of a Future based on the best of what we have done rather than on the poor average of our own merits. The atonement or expiation is by Allah's Mercy, not by our merits or the merits or sacrifices of anyone else (Cf. 46:16). (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَعَمِلُوا
ve işlediler
الصَّالِحَاتِ
sâlih ameller
لَنُكَفِّرَنَّ
elbette örteceğiz
عَنْهُمْ
onlardan
سَيِّـَٔاتِهِمْ
kötülüklerini
وَلَنَجْزِيَنَّهُمْ
ve mutlaka mü- kâfatlandıracağız
اَحْسَنَ
en güzeli ile
الَّذ۪ي
o şeyin ki
كَانُوا
idiler
يَعْمَلُونَ
yapıyorlar
Biz, iman edip sâlih ameller işleyenlerin kötülüklerini (âhirette) elbette örteceğiz ve onları, yaptıklarının en güzeli ile mükâfatlandıracağız.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
صَالِحَات
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih ameller, sâliha kadınlar
كَفَّرَ
Fiil-II
ك ف ر
Örttü
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
سَيِّـَٔات
İsim
س و ا
Kötülükler, günahlar, kötü işler
جَزٰى
Fiil-I
ج ز ي
Ödedi, mükâfatlandırdı, cezalandırdı, karşılığını verdi
اَحْسَن
İsim
ح س ن
Daha güzel, en güzel
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı