close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ankebût Sûresi 65. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-iżâ rakibû fî-lfulki de’avû(A)llâhe muḣlisîne lehu-ddîne felemmâ neccâhum ilâ-lberri iżâ hum yuşrikûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Gemiye bindiler mi din hususunda yalnız onu tanıyarak ihlasla Allah'ı çağırırlar, fakat onları karaya çıkarıp da kurtardık mı o zaman derhal şirk koşarlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar gemiye bindikleri (ve tehlikeye girdikleri) zaman, dini sadece Allah’a has kılarak (canı gönülden) yalvarıp yakarmaktadırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtarınca, hemen (yine gaflete dalıp) şirk koşmakta (ve nankörlük yapmaya başlamakta)dırlar.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bir gemiye bindikleri zaman ve kendilerini tehlikede gördükleri sırada, içten bir inançla, yalnız Allah'a yalvarıp yakarırlar, sağ salim karaya çıkar çıkmaz da, bazı düzmece ilahları, O'na ortak koşmaya başlarlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gemilere bindikleri zaman, dininde Allaha halisane samimi davranarak Allah'a dua ederler. Fakat onları salimen karaya çıkarınca, bir de bakarsın ki, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak koşuyorlar.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 17/67; 31/32.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gemiye bindiklerinde dini yalnız Allah'a has kılarak yalnız O'na dua ederler. Sonuçta onları karaya çıkarıp kurtarınca hemen ortak koşarlar.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar gemiye bindikleri zaman, dini yalnızca O'na 'halis kılan gönülden bağlılar' olarak, Allah'a yalvarıp yakarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtarınca, hemen şirk koşarlar.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Onlar öyle bir küfür ve inad içindedirler ki) gemiye bindikleri zaman, (denizde boğulma korkusu ile) dini Allah'a halis kılarak (ihlâs sahibi müminler gibi) O'na dua ederler. Fakat onları karaya çıkarıb (Allah) kurtardı mı, hemen Allah'a ortak koşarlar (eski küfür hallerine dönerler).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Evet, onlar gemiye bindikleri zaman, din ve imanı Allah’a has kılarak, O’na yalvarırlar. Allah, onları karaya doğru kurtarınca, hemen O’na eş koşmaya başlarlar.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gemiye bindikleri zaman, içten inanarak Allah'a yalvarırlar. Ama Allah, onları kurtarıp karaya çıkarınca bir de bakarsın ortak koşarlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Gemiye bindiklerinde, dinde özden olarak Allaha çağırırlar, onları kurtarıp da karaya çıkarınca, hemen yine eş koşarlardı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gemiye bindikleri (ve bir tehlike ile karşılaştıkları) zaman, içten bir inançla yalnız Allah'a yalvarıp yakarırlar. Fakat Allah onları kurtarıp karaya çıkardığında, bir bakmışsın bazı hayali güçleri O'na ortak koşuyorlar.
Cemil Said
swap_vert close
Bir sefîneye râkib oldukları vakit Allâh’a yalvarıyorlar, hâlisâne ilticâ iyliyorlar, lâkin sağ ve sâlim karaya çıkdıkları vakit yine Allâh’a şerîk koşuyorlar.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
65,66. Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a has kılarak O'na yalvarırlar; ama Allah onları karaya çıkararak kurtarınca, kendilerine verdiği nimete nankörlük ederek O'na hemen eş koşarlar. Zevklensinler bakalım, yakında bileceklerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gemiye bindikleri zaman dini Allah’a has kılarak O’na dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise bir de bakarsın ki, Allah’a ortak koşuyorlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar bir gemiye bindikleri zaman (fırtına korkusuyla), kendisine içten bir inanç ve bağlılıkla Allah’a yakarırlar; fakat onları sağ salim karaya çıkardığında bakarsın ki yine Allah’a ortak koşuyorlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na has kılarak (ihlâsla) Allah'a yalvarırlar. Fakat onları sâlimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah'a) ortak koşmaktadırlar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Gemiye bindikleri zaman, dini sadece ALLAH'a ait kılarak O'nu çağırırlar. Ne zaman ki onları denizden kurtarırız ortak koşmaya tekrar başlarlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Baksana, gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O'na has kılarak (ihlasla) Allah'a yalvarırlar. Fakat onları salimen karaya çıkarınca, bir bakarsın ki, (Allah'a) ortak koşmaktadırlar.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Baksan a gemiye bindiklerinde dini Allaha halîs kılarak ona muhlisâne duâ ederler de derken kendilerini karaya çıkardı mı derhal şirke koyulurlar
Emrah Demiryent
swap_vert close
(O müşrikler) gemiye bindiklerinde (denizde, baş edemeyecekleri, bir tehlike ile karşılaştıkları zaman) dini yalnız Allah’a has kılarak (tevhid üzere) yalnız O’na dua ederler. Fakat onları (tehlikeden kurtarıp sağ sâlim) karaya çıkarınca, hemen (eski hâllerine dönerek, Allah’a) ortak (lar) koşarlar.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gemiye bindikleri zaman¹, dini yalnız Allah'a özgü kılarak O'na dua ederler. Fakat onları karaya çıkarıp kurtardığımız zaman, hemen şirk koşarlar.
1- Tehlike ile yüz yüze geldiklerinde.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Baksan a) gemiye bindikleri zaman — dîn (i) yalınız Kendisine (ya'nî Allaha) tahsıys etmek suretiyle ve (haalis ve) muhlis (insan) lar olarak — Allâhı (nasıl) çağırırlar! Fakat biz onları selâmetle karaya çıkarınca da hemen Allaha eş katanlar onlardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bununla berâber, gemiye bindikleri zaman, dinde O'na (karşı) ihlaslı (samîmî)kimseler olarak Allah'a yalvarırlar. Fakat (Allah) onları karaya (çıkararak) kurtarınca, bir de bakarsın ki onlar (yine O'na) ortak koşuyorlar!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gemiye bindikleri (ve bir tehlike ile karşılaştıkları) zaman, dini yalnız Allah’a has kılarak O’na yalvarırlar. Fakat Allah onları kurtarıp karaya çıkarınca, bir de bakarsın ki (ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde ve tasarruflarında bazı hayali güçleri) O’na ortak koşuyorlar.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar gemiye bindiklerinde, Gerçek din anlayışına uygun, samimi olarak Allah’a yalvarırlar. Onları sağ salim karaya çıkarıp kurtardığımızda, birden bire Allah’a ortaklar koşmaya başlarlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gemiye bindiler mi, dine yürekten bağlı olarak Allah’a yalvarırlar. Allah onları karaya ayak bastırıp da kurtardı mı, bu sefer de Allah’a eş koşmıya kalkışıverirler,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar her ne zaman gemiye binecek olsalar dinde ihlâs sahibi kesilerek Allah/a dua ederler, onları karaya götürerek kurtardı mı hemen müşrik kesilirler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Böyle kimseler) gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah’a tahsis ederek yalnız O’na yalvarırlar/çağırırlar. Onları karaya çıkarıp kurtardığında hemen Allah’a ortak koşarlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlar gemiye bindikleri zaman, dini yalnızca O'na halis kılanlar olarak Allah'a yalvarıp yakarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtarınca da hemen şirk koşarlar.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Güvenli bir ortamda Allah’ı unutan bu zâlimler, büyük bir gemiye binip engin denizlere açıldıklarında, ölümcül bir tehlikeyle yüz yüze geldikleri zaman, yalnızca Allah’ın kulluk ve ibâdete lâyık olduğunu kabul ederek, tüm içtenlikleriyle O’na yalvarıp yakarırlar fakat Allah kendilerini karaya çıkarıp kurtarır kurtarmaz, Allah’tan başka varlıkların egemenliği altına girerek, yeniden O’na ortak koşmaya başlarlar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gemi’ye bindikleri zaman Din’i O’na has kılarak Allah’a dua ettiler. Onları kurtarıp Kara’ya çıkardığında şirk koşuyorlar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnsanlar, bir yelkenliye binip denize açıldı mı, dört dörtlük Müslüman edasıyla başlar Allah'a yalvarmaya. Ama karaya varır varmaz, hemen şirk başlar.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gemiye bindikleri zaman sadece Allah’tan yardım isterler. Kurtulurlarsa sadece Allah’ın emirlerini yerine getireceklerine, Allah’ın yasalarına uyacaklarına yemin ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığımız zaman sözlerinden döner, yasalarımızı terk ederek, insanların yasalarına uyarlar. Bilmiyorlar mı? Yasalarına uydukları insanları ilahlaştırıyorlar! Hâlbuki insanların yasalarına uyarak, “Kullara kulluk etmeyin!” demiştik! Kullara kulluk ederseniz ahiret hayatında cezalandırırız demiştik!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
65,66. Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız O’na özgü kılarak Allah’a yalvarırlar. Fakat onları karaya kurtarınca (çıkarınca), bir de bakarsın ki kendilerine verdiklerimize karşılık nankörlük etmeleri için (Allah’a) ortak koşmaktadırlar. [*] (Bir süre daha) yararlansınlar (bakalım)! İleride (gerçeği) bilecekler! [*]
Benzer mesajlar: Yûnus 10:12; Nahl 16:54; İsrâ 17:67; Rûm 30:33; Lokmân 31:32; Zümer 39:8, 49; Şûrâ 42:48.,Benzer mesajlar: Nahl 16:55; Rûm 30:34.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O (kâfirler) gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah’a has kılarak sadece Ona, gönülden yalvarırlar.¹ Ama (Allah,) onları karaya çıkarıp kurtarınca, bir de bakarsınız hemen Ona ortaklar bulurlar.²
1 Allah’a eş koştukları tüm put, velî, önder ve koruyucuları unutarak, sadece Allah’a yalvarırlar. Hatta kendilerinin ateist olduğunu söyleyenler bile kendilerine yardım edecek bir şeyler ararlar. Bu da dinin insanın fıtratında bulunduğunun en güzel delilidir.2 Hemen Allah’ı unutuverip kendilerine gelen bu lütfun velilerinden, üstadlarından, putlarından veya tabiat kanunlarının bir eseri olduğundan bahsederler de Allah’a hamdetmezler.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Bir gemiye bindikleri zaman [ve kendilerini tehlikede gördükleri sırada] [işte o anda] içten bir inançla yalnız Allah’a yalvarıp yakarırlar; sağ salim karaya çıkar çıkmaz da bazı hayalî güçleri (tekrar) O’na ortak koş[maya başl]arlar:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Fakat gemiye binip boğulacaklarını zannettikleri zaman, inançlarını her türlü şirkten arındırarak bütün içtenlikleriyle yalnız Allah’a yalvarırlar. Ama Allah onları kurtarıp, karaya sağ salim çıkardığı zaman da başlarlar yeniden ortak koşmaya. 10/22, 17/67
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat gemiye binip de (tehlike hissettikleri) zaman, inancı bâtıldan arındırıp dini yalnız O’na has kılarak başlarlar Allah’a yalvarıp yakarmaya; ne ki O kendilerini sağ salim karaya çıkarır çıkarmaz, aynı kimseler başlarlar O’na ortak koşmaya.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onlar gemiye bindiklerinde (fırtınaya tutulunca) dini yalnız Allah'a has kılarak (ihlasla) O'na yalvarıp yakarırlar, ama onları salimen karaya çıkarınca, (şükredeceklerine) tekrar Allah'a ortak koşarlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Gemiye bindikleri zaman dini Allah’a has kılarak O’na dua ederler. Onları kurtarıp karaya çıkardığı zaman ise bir de bakarsın ki, Allah’a ortak koşuyorlar
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki onlar gemiye binmiş olurlar, dini Allah'a tahsis etmek sûretiyle muhlisane duada bulunurlar. Vaktâ ki, onları selâmetle karaya çıkardı mı, o vakit hemen şirke düşerler.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gemide yolculuk yaparken boğulma tehlikesine düşünce bütün kalpleriyle yalnız Allah'a yalvarırlar. O da onları kurtarıp karaya çıkarınca bir de bakarsanız ki yine müşrik oluvermişler! [17, 67; 31, 32]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gemiye bindikleri zaman, dini yalnız Allah'a halis kılarak O'na yalvarırlar. Fakat (Allah) onları salimen karaya çıkarınca hemen (O'na) ortak koşarlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kâfirler gemiye râkib olurlarsa (furtına ve şiddetli rüzgâr olunca) Allâh Te'âlâ'ya kemâl-i ihlâs ve dîn-i hâlis ile du'â iderler. Vaktâ ki Allâh onları karaya çıkarub tehlikeden kurtarır o zamân Allâh'a şirk iderler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gemiye bindiklerinde Allah’a boyun eğer, yalnız ona yalvarırlar. Allah onları karaya çıkardı mı, bakarsın ki, şirk koşuyorlar[*].
[*] Şirk koşmak: ortaklar oluşturmaktır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Gemiye bindikleri zaman, dini kendisine has kılarak Allah'a dua ederler. Onları kurtarıp, karaya çıkardığı zaman hemen şirk koşarlar.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar gemiye bindiklerinde, katıksız bir inançla Allah'a yönelir ve yalnız Ona yakarırlar. Onları sağ salim karaya çıkardığımızda ise, ortak koşmaya başlamışlardır bile.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gemiye bindiklerinde, dini Allah'a özgüleyerek yalvarıp yakarırlar. Fakat Allah onları kurtarıp karaya çıkardığında, bir bakmışsın ortak koşuyorlar;
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ķaçan kim bineler gemiye oķıyalar Tañrı’yı ħālis eyleyicilerken aña tevhįdi. pes ol vaķt kim ķurtardı anları yazıdın yaña ol vaķt anlar ortaķ eylerler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳaçan binseler gemilere du‘ā iderler Tañrı Ta‘ālāya iḫlāṣ bile. Pes olvaḳt ki anları ḳuruya çıḳarsa, ol vaḳt anlar şirk iderler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Müşriklər) gəmiyə mindikləri zaman (dəryada batacaqlarından qorxub) dini (ibadəti) yalnız Ona məxsus edərək (ixlasla) Allaha dua edərlər. Allah onları sağ-salamat quruya çıxaran kimi, yenə də (Ona) şərik qoşarlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when they mount upon the ships they pray to Allah, making their faith pure for Him only, but when He bringeth them safe to land, behold! they ascribe partners (unto Him),
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Now, if they embark on a boat, they call on Allah, making their devotion sincerely (and exclusively) to Him;(3498) but when He has delivered them safely to (dry) land, behold, they give a share (of their worship to others)!-
3498 Cf. 7:29 , where I have slightly varied the English phrase according to the context. It was shown in the last verse that the life of this world is fleeting, and that the true life—that which matters—is the Life in the Hereafter. In contrast with this inner reality is now shown the shortsighted folly of man. When he faces the physical dangers of the sea, which are but an incident in the phenomenal world, he actually and sincerely seeks the help of Allah; but when he is safely back on land, he forgets the Realities. plunges into the pleasures and vanities of fleeting phenomena, and his devotion, which should be given exclusively to Allah, is shared by idols and vanities of his own imagination. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاِذَا
ve o vakit ki
رَكِبُوا
bindiler
فِي الْفُلْكِ
gemiye
دَعَوُا
yalvar- dılar
اللّٰهَ
Allah'a
مُخْلِص۪ينَ
has kılanlar olarak
لَهُ
O'na
الدّ۪ينَۚ
dini
فَلَمَّا
ve ne vakit ki
نَجّٰيهُمْ
onları kurtardı
اِلَى الْبَرِّ
karaya
اِذَا هُمْ
birden onlar
يُشْرِكُونَۙ
şirk koşuyorlar
Bununla beraber onlar, gemiye bindikleri (sonra da şiddetli bir fırtınaya yakalandıkları) zaman dini yalnız Allah'a has kılarak (ihlâsla) O'na (dua edip) yalvarırlar; fakat (Allah) onları karaya (çıkararak) kurtardığı vakit, bir de bakarsın ki onlar (Allah'a) şirk koşuyorlar.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
رَكِبَ
Fiil-I
ر ك ب
Bindi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
فُلْك
İsim
ف ل ك
Gemi, gemiler
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مُخْلِص
Etken fiil-IV
خ ل ص
İhlasla bağlanan, has kılan
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
دِين
İsim
د ي ن
Din, kanun, ceza
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
نَجّٰي
Fiil-II
ن ج و
Kurtardı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
بَرٌّ
İsim
ب ر ر
Berr (Allah'ın esması, ismidir. Mutlak iyi olan, kullarını iyiliğe davet eden demektir), iyilik eden
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
اَشْرَكَ
Fiil-IV
ش ر ك
Şirk koştu, ortak koştu