close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ankebût Sûresi 47. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekeżâlike enzelnâ ileyke-lkitâb(e)(c) felleżîne âteynâhumu-lkitâbe yu/minûne bih(i)(s) vemin hâulâ-i men yu/minu bih(i)(c) vemâ yechadu bi-âyâtinâ illâ-lkâfirûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve işte sana böyle bir kitap indirdik biz ve bu yüzden kendilerine kitap verilenler, inanıyorlar ona ve şunlardan da inanan var ona ve delillerimizi, kafirlerden başkası da bilerek inkar etmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) İşte Biz Sana böyle (hakikatli ve hikmetli) bir Kitap (Kur’an) indirdik. Bundan dolayı kendilerine (daha önce) kitap verdiklerimiz(den iz’an ve insaf ehli de) Ona inanmaktadır. Şunlardan (putatapıcılardan) da Ona iman edecek olanlar vardır. (Çünkü) Kâfirlerden başkası Bizim ayetlerimize (karşı çıkıp uyulmasını ve uygulanmasını engellemek kastıyla) bile bile inkâr ve itiraz etmeye (çalışmayacaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey Muhammed! Bu kitabı sana, öncekileri tasdik eder şekilde indirdik. Daha evvel kendilerine kitap verdiklerimiz de O'na inanırlar. Şu Mekkeli'lerden de O'na inananlar vardır. Ayetlerimizi gerçekleri inkâr edenler dışında, hiç kimse bile bile reddetmez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Önceki peygamberlere indirdiğimiz kitaplar gibi, sana da bu kitabı, Kur'ân'ı indirdik. Kendilerine verdiğimiz kutsal kitapların hükmünce amel edenler Kur'ân'a iman ediyorlar. Şu kabilelerden de, Kur'ân'a iman eden ve edecek olan birçok kimse var. Âyetlerimizi, Kur'ân'ımızı ve ilkelerimizi ancak kâfirler, nankörler bile bile inkâr ederler.
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte böyle (geçmiş peygamberlere indirdiğimiz gibi) sana da Kitap indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanıyorlar. Şunlardan [3] da ona iman edecek olan vardır. Kâfirlerden başkası ayetlerimizi bile bile inkar etmez.
3.Müşriklerden.  
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte biz sana böyle bir Kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine Kitap verdiklerimiz ona iman etmektedirler. Bunlar (putatapıcılar)dan da ona iman edecek olanlar vardır. İnkârcılardan başkası bizim ayetlerimizi inkar etmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Ey Rasûlüm), onlara kitab indirdiğimiz gibi, sana da kitab indirdik. Onun için kendilerine kitab verdiklerimiz (Abdullah ibni Selâm gibi kimseler), Kur'an'a iman ediyorlar. Şunlardan (Mekke halkından) da Kur'an'a iman edecek kimseler var. Bizim ayetlerimizi ancak kâfirler inkâr eder.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte önceki peygamberlere kitap verdiğimiz gibi, sana da kitap indirdik. Kendilerine kitap verilenler, ona inanırlar. Bunlardan (Mekkelilerden de) ona inananlar vardır. Ve hiçbir değeri kabul etmeyen kâfirlerden başka hiç kimse ayetlerimizi inkâr etmez.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Böylece sana kitabı indirdik. İşte, kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Çevrendekilerden de ona inananlar vardır. Âyetlerimizi, ancak inkârcılar bile bile tanımazlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Bizler, işte böylece sana kitap indirdik, kitaplı bulunanlar inanmaktalar, bunlardan da, ona inananlar var, ancak kâfir olanlar Allahın âyetlerini tanımıyorlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte biz sana böyle bir Kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Onlardan da ona iman edecek olanlar vardır. Hakkı inkâra şartlanmış olanlardan başkası bizim ayetlerimizi inkâr etmez.
Bkz.2/121, 3/199  
Cemil Said
swap_vert close
İşte sana bu vecihle Kur’ân’ı inzâl iyledik kendilerine kitâb inzâl iylediklerimiz îmân idiyorlar. Arablardan bir çoğı inanıyor. Âyâtımızı inkâr iden yalnız kâfirlerdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sana Kitap'ı böylece indirdik; işte, kendilerine Kitap verdiklerimiz ona inanırlar; bunlardan da ona inanan bulunur. Ayetlerimizi ancak inkarcılar bile bile tanımazlar.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte böylece biz sana kitabı indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar (Kitap ehlinden çağdaşın olanlar)dan da ona inananlar vardır. Bizim âyetlerimizi ancak kâfirler inkâr ederler.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte biz kitabı sana böyle indiriyoruz. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler, şunlardan da (müşrikler) ona inananlar var. Âyetlerimizi kâfirlerden başkası inkâr etmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) İşte böylece sana (önceki kitapları tasdik eden) bu Kitab'ı indirdik. Onun için, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Şunlardan (Araplardan) da ona iman eden nice kimseler vardır. Âyetlerimizi, ancak kâfirler (inatları yüzünden) bile bile inkâr eder.  
 Tefsirlerde, bu âyet ile, Abdullah b. Selâm ve Übey b. Ka’b gibi Kur’an’a iman eden ehl-i kitaba işaret edildiği belirtilmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İşte sana bu kitabı indirdik. Kendilerine kitap vermiş olduklarımız ona inanacaklardır. Şunlardan (ümmilerden) da bazıları inanacaktır. Kafirlerden başkası ayetlerimizi reddetmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
(Resulüm!) İşte sana (önceki kitapları tasdik eden) bu kitabı indirdik. Onun için, kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. Şunlardan da ona iman eden nice kimseler vardır. Ayetlerimizi ancak kâfirler bile bile inkâr eder.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İşte sana böyle kitab indirdik, onun için kendilerine kitab verdiklerimiz ona iyman ederler, şunlardan da ona iyman eden var ve bizim âyetlerimizi ancak kâfirler inkâr eder
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim!) İşte böylece, (önceki peygamberlere vahyettiğimiz kitaplar gibi) sana da bu Kitâb’ı, (Kur’ân’ı) vahyettik. Kendilerine kitap verdiklerimiz (in bir kısmı, İslâm dinini kabul ederek,) ona (Kur’ân’a) inanırlar. Şunlar (Mekkeli putperestler) arasından da (İslâm dinini kabul ederek) ona (Kur’ân’a) inananlar vardır. Âyetlerimizi kâfirlerden başkası inkâr etmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İşte böylece sana Kitap'ı indirdik. Kendilerine Kitap ulaştırdıklarımız¹, ona inanırlar. Şu kimselerden² de O'na inanacaklar vardır. Gerçeği yalanlayan nankörlerden başkası ayetlerimizi inkâr etmez.
1- Daha önce Kitap verdiklerimiz. 2- Araplardan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte sana (Habîbim böyle bir) kitâb indirdik. Onun için kendilerine kitâb verdiklerimiz buna îman ediyorlar. Şunlardan da ona îman edecek nice kimseler vardır. Bizim âyetlerimizi kâfirlerden başkası bilerek inkâr etmez.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey Resûlüm!) İşte böylece sana (önceki kitabları tasdîk eden) bu Kitâb'ı indirdik. Onun için, kendilerine kitab verdiğimiz kimseler ona îmân ederler. Şunlardan (Arab'lardan)da ona îmân eden kimseler vardır. Ve kâfirlerden başkası, bizim âyetlerimizi bilerek inkâr etmez.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte biz sana da (önceki kitapları ve peygamberleri tasdik esası üzerinde) bu Kitabı (Kur’an’ı) indirdik. Bu nedenle önceden kendilerine Kitap verilmiş (ve ilahi vahyi kabul konusunda samimi) olanlar ona inanırlar ve şunlardan (müşriklerden) da ona inananlar vardır. Bizim ayetlerimizi (gerçekleri) inkâr edenler dışında, hiç kimse bile bile reddetmez.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Böyle bir anlam içinde kitabı sana biz indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz sana indirdiğimiz kitaba inanırlar. İşte şunlardan da kitaba inanan kimseler var. Allah’ın ayetlerini, gerçekleri kabul etmeyenlerden başkası inkâr etmezler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte biz sana böyle bir Kitap bildirdik. Onun için kendilerine Kitap verdiklerimiz ona inanıyorlar. Seninkiler arasında da ona inanacak olanlar vardır. Bizim belgelerimizi yoğumsayanlar ancak tanımaz olanlardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sana, eski Kitapları indirdiğimiz gibi Kur/an/ı indirdik. Kendilerini Kitaba nâil ettiğimiz kimseler O/na inanırlar. Bunlardan da O/na inananlar vardır, bizim âyetlerimizi yalnız kâfirler inat ederek inkâr ederler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) İşte böylece Biz sana kitabı indirdik. Artık, kendine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlardan/muhitinde olanlardan da ona inananlar vardır. Ayetlerimizi ancak (bile bile) kâfirler/nankörler inkâr ederler.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte biz sana böyle bir kitap indirdik. Bundan dolayı kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman etmektedirler. Bunlardan (Mekke ehlinden) ona iman edecek kimseler vardır. Küfre sapanlardan başkası bizim ayetlerimizi inkâr etmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Muhammed! Daha önceki elçilerimize indirdiğimiz gibi, işte böylece sana da bu son ilâhî Kitabı indirdik. Bunun içindir ki, kendilerine daha önce kitap verilmiş olan dürüst ve insaflı Yahudi ve Hıristiyanlar,doğal olarak bu Kur’an’a da inanırlar. Şu Mekkeli putperest insanlar arasından da ona inananlar var. Zaten Bizim ayetlerimizi, aklını ve gönlünü günah kirleriyle karartmış nankörlerden başkası inkâr etmez! Senin hak Peygamber olduğun o kadar açıktır ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte böyle, sana Kitab’ı indirdik. Kendilerine Kitap verdiklerimiz buna inanıyor. Onlardan da buna inanan kimseler vardır. Kâfirler’den başkası, bizim âyetlerimizi bile bile inkâr etmiyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Biz bu Kitabı, sana da aynı şekilde indirdik. Bu nedenle ehlikitabın Kuran’a inanması doğaldır. Kaldı ki, Mekkeliler arasında dahi ona inananlar var. Bizim sözlerimizi, sadece gerçeğe düşman olanlar inkar ederler…
Mehmet Çoban
swap_vert close
İşte böylece sana kitabı gönderdik. Kendilerine daha önce kitap verdiğimiz toplumlar gönderdiğimiz kitaplara inanırlar. Çünkü onlar indirilen Kitapların, âlemlerin Rabbi tarafından indirildiğini anlarlar ve iman ederler. Kitap verilmeyen toplumdan akıl sahibi insanlar da vardır. Ayetlerimizi ancak gerçeklerin üzerini örtenler inkâr eder.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte böylece sana Kitabı (Kur’an’ı) indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar. [*] Şunlardan (Araplardan) da ona iman edenler vardır. Ayetlerimizi kâfirlerden başkası inkâr etmez.
Benzer mesajlar: Bakara 2:121; Âl-i İmrân 3:113-115, 199; Mâide 5:82-84, En‘âm 6:114; A‘râf 7:159; İsrâ 17:107-109; Kasas 28:52-55; Hadîd 57:28-29.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte Biz, sana bu Kitabı indirdikçe; hem kendilerine Kitap verdiklerimiz,¹ hem de şu (Araplar) ona îman ediyorlar. Zâten Bizim âyetlerimizi, ancak kâfirler² inkâr eder.
1 Kendilerine kitap verdiğimiz Yahudi ve Hıristiyanlardan Abdullah b. Selâm gibi kitaptan gerçekten istifade etmek isteyenler Ona, o sana indirilen Kur’an’a iman ediyorlar.2 Hakkı örtmeğe alışmış, kâfirliği âdet edinmiş, Yahûdî Kâ’b b. Eşref ve arkadaşları gibi inatçı kâfirler...  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ey Muhammed!] Bu ilahî kelâmı sana işte bu şekilde ⁴³ indirdik. Ve bu ilahî kelâmı bahşettiklerimiz ⁴⁴ ona inanırlar; şu [geçmiş vahiylerin takipçi]leri arasında da ona inananlar vardır. Mesajlarımızı, [apaçık bir] hakikati inkar edenler dışında, hiç kimse bile bile reddetmez: ⁴⁵
43 Yani, “bu ruh içinde”: bu ifade, vahyedilmiş bütün dinlerdeki temel hakikatlerin aynılığına işaret eder.44 Yani, “bu ilahî vahyi kavrama yeteneği bahşettiklerimiz”.45 Cehade fiilinin bu şekildeki çevirisi (“bile bile reddetmek” -T.ç.n.) -bu ayette ve aşağıdaki 49. ayette (ayrıca 31:32, 40:63 veya 41:28’de)- kişinin, doğru olduğunu bildiği bir şeyi reddetmesi veya inkar etmesi anlamında kullanılmış olup Zemahşerî’nin Esâs’ına dayanmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz bu kitabı sana diğer kitapları da kapsayan bir mesaj olarak indirdik. Onun için daha önceden kendilerine kitap verdiklerimiz buna inanırlar. İşte şu etrafındakilerden de buna inanacak olanlar da vardır. Aslında bizim ayetlerimize bile bile inanmak istemeyenler kâfirlerdir. 12/111, 5/48
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Ey Rasul!) İşte bu kitabı sana böyle (bir mesajla) indirdik; bu yüzdendir ki bu kitabı kendilerine verdiklerimiz ona iman ederler; işte şu (önceki vahyin mensupları) arasında da inanan kimseler olacaktır: zaten nankörler[³⁵²⁹] dışında hiç kimse âyetlerimizi bile bile inkâr etmiyor.[³⁵³⁰]
[3529] el-Kâfirûnu “nankörler” şeklindeki çevirimizin gerekçesi için bkz: 17:8, not 18. [3530] Yechadûnun “bile bile inkâr” anlamı için bkz: 16:71, not 80.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) İşte sana öyle bir Kitap indirdik ki, kendilerine kitap verdiklerimiz de (içlerinden ilim sahibi faziletli kimseler de) ona inanırlar. Bunlardan da (Kureyş ve başka kabilelerden de) ona iman edecek nice kimseler vardır, ayetlerimizi kafirlerden gayrisi inkar etmez.
Osman Fırat
swap_vert close
İşte böylece Kitabı sana da indirdik. Kendilerine Kitab verdiklerimiz, ona iman ederler: Şunlardan (şu Araplardan) da ona iman edenler vardır. Âyetlerimizi, kâfirlerden başkası inkâr etmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve işte sana böylece kitabı indirdik. Artık kendilerine kitap vermiş olduklarımız ona imân ederler. Şunlardan da ona imân edecek olanlar vardır. Ve Bizim âyetlerimizi kâfirlerden başkası inkar etmez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Biz, işte sana da bu Kitabı indirdik. Daha önce kitap verdiğimiz kimseler buna da iman ederlerdi. Şunlardan da ona iman edenler vardır. Bizim âyetlerimizi kâfirlerden başkası inkâr etmez.
Daha önce kitap verilenlerden Hz. Peygamber (a.s.)’dan önceki dönemde yaşamış Ehl-i kitap, “ve min haülai” (şunlardan da) kısmından maksat ise Hz. Peygamberin çağdaşı olan Ehl-i kitap kasdedilmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
İşte böylece Kitabı sana da indirdik. Kendilerine Kitabı verdiklerimiz, ona inanırlar: Şunlardan (şu Araplardan) da ona inananlar vardır. Ayetlerimizi, kafirlerden başkası inkar etmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kütüb-ü sâlife gibi sana da kitâb inzâl iyledik kendilerine kitâb virilüb ona îmân idenlerden sana indirilen kitâba îmân idenler vardır. Onı inkârda 'inâd idenler ancak kâfirlerdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşte böyle; bu Kitabı sana biz indirdik. Önceden kendilerine Kitap verdiklerimiz buna inanacaklardır. Çevrendekilerden de ona inanacaklar vardır. Ayetlerimizi görmezlik edenlerden başka hiç kimse onları bile bile inkar etmez.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte sana böyle bir kitap indirdik. Kendilerine kitap verilenler ona inanırlar. Bunlardan da ona inananlar vardır. Ayetlerimizi kafirlerden başkası bile bile inkar etmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Biz sana da kitabı böylece indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz, bu Kur'ân'a da iman ederler. Şunlardan da(5) ona iman edenler vardır. Zaten Bizim âyetlerimizi kâfirlerden başkası inkâr etmez.
(5) Kitap Ehli olmayanlar. Veya, “kendilerine kitap verdiklerimiz” ile daha evvel geçmiş olan Kitap Ehli kastedildiği takdirde, “şunlar” da, hayattaki Kitap Ehli demek olur.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kitap'ı sana işte böyle indirdik. Kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlar içinden de ona inananlar vardır. Bizim ayetlerimize, gerçeği örtenlerden başkası kafa tutmaz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ancılayın indürdük sendin yaña ķur’ān’ı. pes anlar kim virdük anlara tevrįt’i inanurlar aña daħı uşbunlardan oldur kim inanur aña. daħı inkār eylemez āyetlerümüze illā kāfirler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ gibi indürdük yā Muḥammed saña Ḳur’ānı. Pes ol kişiler ki virdükanlara kitāb. Aña inanurlar bunlar, daḫı niçesi aña inanurlar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Səndən əvvəlki peyğəmbərlərə necə kitab nazil etmişdiksə) Qur’anı da sənə belə nazil etdik. (Abdullah ibn Salam kimi) kitab (Tövrat) verdiyimiz şəxslər ona (Qur’ana) inanırlar. Bunlardan (Məkkə camaatından) da inananlar var. Bizim ayələrimizi yalnız kafirlər inkar edərlər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
In like manner We have revealed unto thee the Scripture, and those unto whom We gave the Scripture aforetime will believe therein; and of these (also) there are some who believe therein. And none deny our revelations save the disbelievers
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And thus(3475) (it is) that We have sent down the Book to thee. So the People of the Book believe therein,(3476) as also do some of these(3477) (pagan Arabs): and none but Unbelievers reject our signs.
3475 It is in this spirit that all true Revelation comes from Allah. Allah is One, and His Message cannot come in one place or at one time to contradict His Message in another place or at another time in spirit, though there may be local variations according to the needs or understanding of men at any given time or place - 3476 The sincere Jews and Christians found in the Holy Prophet a fulfillment of their own religion. For the names of some Jews who recognised and embraced Islam, see n. 3227 to 26:197. Among the Christians, too, the Faith slowly won ground. Embassies were sent by the Holy Prophet in the 6th and 7th years of the Hijrah to all the principal countries around Arabia, viz., the capital of the Byzantine Empire (Constantinople), the capital of the Persian Empire (Mada'in), the Sasanian capital known to the West by the Greek name of Ctesiphon, (about thirty miles south of modem Baghdad), Syria, Abyssinia, and Egypt. All these (except Persia ) were Christian countries. In the same connection, an embassy was also sent to Yamamah in Arabia itself (east of the Hijaz) where the Banu Hanifah tribe was Christian, like the Harith tribe of Najran who voluntarily sent an embassy to Madman. All these countries except Abyssinia eventually became Muslim, and Abyssinia itself has a considerable Muslim population now and sent some Muslim converts to Madinah in the time of the Prophet himself. As a generalisation, it is true that the Jewish and the Christian peoples as they existed in the seventh century of the Christian era have been mainly absorbed by Islam, as well as the lands in which they predominated. Remnants of them built up new nuclei. The Roman Catholic Church conquered new lands among the northern (Germanic) Pagans and the Byzantine Church among the eastern (Slavonic) Pagans, and the Protestantism of the 16th century gave a fresh stimulus to the main ideas for which Islam stands, viz., the abolition of priestcraft, the right of private judgement, the simplification of ritual, and the insistence upon the simple, practical, everyday duties of life. 3477 The Pagan Arabs also gradually came in until they were all absorbed in Islam.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَذٰلِكَ
ve işte böylece
اَنْزَلْـنَٓا
indirdik
اِلَيْكَ
sana
الْكِتَابَۜ
Kitâb'ı
فَالَّذ۪ينَ
bu yüzden o kimseler ki
اٰتَيْنَاهُمُ
kendilerine verdik
الْكِتَابَ
kitap
يُؤْمِنُونَ
iman ederler
بِه۪ۚ
ona
وَمِنْ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ
ve şunlardan vardır
مَنْ
o kim- seler ki
يُؤْمِنُ
iman eder
بِه۪ۜ
ona
وَمَا يَجْحَدُ
ve inkâr etmez
بِاٰيَاتِنَٓا
âyetlerimizi
اِلَّا
ancak
الْكَافِرُونَ
kâfirler
(Resulüm!) İşte böylece sana (önceki kitapları tasdik eden bu) Kitâb'ı indirdik. Bu yüzdendir ki (önceden) kendilerine kitap verdiklerimiz ona iman ederler. Şu (Arap)lardan da ona iman eden (nice) kimseler vardır. Kâfirlerden başkası bizim âyetlerimizi inkâr etmez.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
جَحَدَ
Fiil-I
ج ح د
İnkâr etti
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler