close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ankebût Sûresi 43. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vetilke-l-emśâlu nadribuhâ linnâsi vemâ ya’kiluhâ illâ-l’âlimûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve işte örnekler, onları insanlara gösterip durmadayız ve bilgi sahiplerinden başkaları anlamaz onları.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Biz bu misalleri insanlar için (örnek ve ibret olsun diye veriyor ve) anlatıyoruz, ama bunları âlimler (İslam’ı araştırıp bilenler ve içlerine sindirenler)den başkası akıl edip anlamayacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte biz insanların önüne bu örnekleri koyuyoruz, ama onların gerçek anlamını bilenlerden başkası düşünüp anlamaz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte biz, insanların iyiliği, kurtuluşu için dini hakikatların delillerini, gerekçelerini, insani ve ahlaki değerlerin zaruretlerini böyle misallerle anlatıyoruz. Bunları, yalnızca âlimler düşünüp anlayabilir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bu örnekleri insanlar için veriyoruz. Ancak alimlerden (bilenlerden) başkaları bunlara akıl erdiremezler.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte bu örnekler; biz bunları insanlara vermekteyiz. Ancak alimlerden başkası bunlara akıl erdirmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hem bu misaller var ya, biz onları insanlar için beyan ediyoruz. Bunları (bu misallerin güzelliklerini ve faydalarını) ancak (eşyadan ibret alan) alimler anlar.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte bu örnekleri insanlara anlatıyoruz. Fakat âlimlerden başka hiç anlayan yok.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte bu örnekleri biz, bütün insanlara veriyoruz. Oysa onları ancak bilenler anlar.
Besim Atalay
swap_vert close
Biz, bu örnekleri, insanlarçin getirmekteyiz, ancak bilgin olanlar, onu anlamaktalar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte biz, bu misalleri insanlar için (ibret alsınlar diye) getiriyoruz. Onların anlamını ancak ibret almasını bilenler kavrayabilir.
Kureyş’in ekâbir (!) takımı, “Muhammed’in Rabbi, gönderdiği kitapta sinekten, inekten, çiçekten, böcekten, örümcekten bahsediyor” diyerek Müslümanlarla alay ediyordu. Oysa ibret almasını bilenler için bu örnekler çok büyük manalar taşımaktadır. Varlık âlemini kudretiyle yöneten Allah’ın dostluğu ve yardımı dururken, insanın, kendisi gibi dünyada fani olan varlıklara sırtını dayaması, onlardan medet umması, onları Allah’a ulaşmak için aracı olarak kullanması yuvaların en zayıfı olan örümcek yuvasına sığınmaya teşbih ediliyor ki bu benzetme her kesimden insanın çok rahat anlayabileceği seviyededir.   
Cemil Said
swap_vert close
İşte îrâd itdiğimiz durûb-u emsâl bunlardır lâkin ancak akıllı âdemler anlayabilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Biz bu misalleri insanlara veriyoruz, onları ancak bilenler anlayabilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte bu temsilleri biz insanlar için getiriyoruz. Onları ancak bilginler düşünüp anlarlar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte biz, insanlara bu misalleri anlatıyoruz ama bunların hikmetini gerçek bilgi sahibi olanlardan başkası kavrayamamaktadır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İşte biz, bu temsilleri insanlar için getiriyoruz; fakat onları ancak bilenler düşünüp anlayabilir.  
 Kureyş’in cahilleri ve beyinsiz takımı, «Muhammed’in Rabbi, sinekten, örümcekten temsiller getiriyor» diye gülüp alay ediyorlardı. Bu misallerin «insanlar» için verildiği belirtilerek, hayvandan farkı olmayan bu cahil ve düşüncesiz kimselerin bunu anlayamayacaklarına işaret edilmektedir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Bu örnekleri halk için veririz ve onları bilen kimselerden başkası düşünüp anlamaz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte biz bu temsilleri insanlar için getiriyoruz; fakat onları ancak bilenler düşünüp anlayabilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem bu meseller yok mu, biz onları insanlar için darbediyoruz, maamafih onlara âlimlerden maadasının aklı irmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte biz, insanlara bu misalleri (ibret alsınlar, diye) anlatıyoruz ama bunları (n hikmetini) ancak ibret almasını bilen (ilâhî hakikatleri anlama yeteneğine, birikimine sahip, âyetlerdeki misalleri hakkıyla tefekkür eden) ler kavrayabilir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bu örnekleri insanlara veriyoruz. Onu bilenlerden¹ başkası kavrayamaz.
1- Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur'an'da yer alan ilim ve âlim sözcükleri; büyük çoğunlukla Allah'ın, nasıl bir Allah olduğunu idrak etmek; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın ayırdında ve bilincinde olmak anlamındadır. Bu nedenle, Kur'an'da yer alan her âlim sözcüğüne “bilgin”, her ilim sözcüğüne de “bilgi” anlamı vermek kesinlikle doğru değildir.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte misâller! Biz onları insanlar için îrâd ediyoruz. Aalim olanlardan başkası onları anlamaz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte bu misâlleri insanlar için getiriyoruz. Fakat, âlimlerden başkası onlara akıl erdiremez.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İşte şu örnekler! Biz onları insanlar için anlatıyoruz. Oysa bilginlerden (gerçek ilim adamlarından) başkası, onları düşünüp akletmeye (anlamaya) çalışmıyor. *
(*) Gerçeği idrak etmiş olanlar. Gerçeğin vahiy olduğuna inananlar. Kur’an’da yer alan ilim ve âlim sözcükleri; büyük çoğunlukla Allah’ın, nasıl bir Allah olduğunu idrak etmek; kesin, doğru ve gerçek bilgi kaynağının vahiy olduğuna inanmak, tevhidi bilince sahip olmak; gerçeği görmenin, bilmenin ve kavramanın arayışında ve bilincinde olmak anlamındadır… (E. Aktaş Meali 43. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bu örnekleri insanlar için anlatıyoruz ki, bunları ancak bilenler akleder.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte örnekler! Biz onları insanlar için veriyoruz. Bilgin olmıyanlar bu örnekleri anlıyamazlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz misalleri Kur/an/da halk için getiriyoruz [¹]. Onda olana ancak âlim olanlar akıl erdirirler.
[1] Kureyş sivri sinek, örümcek misallerine itiraz etmişlerdi. Âyet i kerîme onları red suretinde nâzil olmuştur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bu misalleri Biz insanlar için getiriyoruz. Onları ancak bilginler anlarlar.
Kadri Çelik
swap_vert close
İşte biz insanlara bu örnekleri vermekteyiz. Ancak ilim sahiplerinden başkası bunlara akıl erdirmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Dinle, ey insan; işte Biz, insanlara bu misalleri vererek, onları rûhen ve zihnen aydınlatıyoruz; ne var ki, bunları ancak bilgi sahibi olanlar düşünüp anlar. Ve onlar çok iyi bilirler ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte İnsanlar için verdiğimiz Misâller! Onları, Bilenler’den başkası akletmiyor.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Biz insanlara böylesi örnekler veriyoruz ama bunu, sadece kafası çalışanlar anlayabilir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bu örnekleri insanlar için veriyoruz. Verdiğimiz örnekleri ancak akıl sahipleri düşünür. Onlar cehaleti terk eden ilim sahipleridir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İşte biz şu örnekleri insanlar için veriyoruz; [*] onları (gerçeği) bilenlerden başkası akıl etmez. [*]
Benzer mesajlar: İsrâ 17:41, 89; Kehf 18:54; Furkân 25:33; Rûm 30:58; Zümer 39:27; Haşr 59:21.,Âlim olmak için akıl etmek şarttır. Akıl etmek/tefekkür-iman-akıl-ilim ilişkisi hakkında bkz. En‘âm 6:125; Enfâl 8:22, 55; Yûnus 10:100; ‘Ankebût 29:43; Fâtır 35:27-28; Haşr 59:21.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte bunlar Bizim insanlara verdiğimiz, ancak âlimlerin anlayabileceği misallerdir.
Muhammed Esed
swap_vert close
İşte Biz insanın önüne bu temsîlleri koyuyoruz: ama onların gerçek anlamını ancak [Bizi] tanıyanlar kavrayabilir, ³⁸
38 Allah’ın varlığından haberdar olmak, burada, Kur’ânî kıssaları (ve dolayısıyla, telmîhleri, temsîlleri de) tam anlamıyla kavramanın bir ön şartı sayıldığından, bu ayet, Kur’an’ın, “insan idrakini aşan bir hakikat[in varlığın]a inanan, Allah’a karşı sorumluluk bilincine sahip bütün insanlar için bir rehber” olduğu ifadesi ile birlikte okunmalıdır (bkz. 2:2-3, not 3).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte, biz insanlara böyle misaller veriyoruz, ancak bunları gerçek ilim sahiplerinden başkası kavrayamaz. 18/54, 30/58, 39/27
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte bütün bu misalleri Biz insanlar için veriyoruz; ne ki bunları sadece (eşyanın var ediliş amacını) bilenler kavrayabilir:[³⁵²³]
[3523] Eğer âyette geçen ilim ve akıl kavramlarını kök anlamlarına irca edersek, bu âyetin anlamı şöyle bir mahiyet kazanır: “Gerçeğin izini süremeyenler bilgi ile hakikat arasındaki bağlantıyı kuramazlar”. İbarenin bu mahiyette olduğunu, bir sonraki cümlede yer alan bi’l-hakk doğrulamaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
İşte örnekler. Biz onları insanlara (Muhammed’in Rabbi, sinekle örümcekle meseller getiriyor" diye alay eden cahil kimselere) anlatıyoruz. Bunları ise ancak bilenler -ilimde derinleşmiş bilginler- anlar.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz bu misalleri insanlara anlatıyoruz ama onları, bilginlerden başkası düşünüp akletmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve şu misalleri ki, onları nâs için irâd ediyoruz. Maamafih onlara bilginlerden başkası akıl erdiremez.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte bazı gerçekleri anlatmak için, Biz bu kabil temsiller getiriyoruz, ama bunları, ancak ibret almasını bilenler anlar.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz bu misalleri insanlara anlatıyoruz ama onları, bilenlerden başkası düşünüp anlamaz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Bu meselleri biz nâsa 'ibret olsun içün darb ideriz. Onları hakâyika 'âlim olanlar ta'akkul ider ve anlar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlar örnek olaylardır. Onları bütün insanlar için veriyoruz ama bilenler dışında hiç kimse onlara akıl yormaz.
Şaban Piriş
swap_vert close
İşte, insanlar için verdiğimiz örnekler, ama onları bilgi sahiplerinden başkaları anlamaz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İşte bunlar insanlara verdiğimiz misallerdir. Fakat bilgi sahiplerinden başkasının aklı bunları almaz.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunlar bizim, insanlara vermekte olduğumuz örneklerdir ki ilim sahiplerinden başkası onlara akıl erdiremez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı şol meŝeller beyān eylerüz anı ādemįlere daħı añlamaz anı illā 'ālimler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol meẟeller ki biz anı ḫalḳa virür‐biz. Anı fehm eylemez, illā ‘ālimler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Biz bu məsəlləri insanlar üçün çəkirik. Onları yalnız (haqqı) bilənlər anlayarlar.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
As for these similitudes, We coin them for mankind, but none will grasp their meaning save the wise.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And such are the Parables We set forth for mankind, but only those understand them who have Knowledge.(3469)
3469 Parables seem simple things, but their profound meaning and application can only be understood by those who seek knowledge and by Allah's grace attain it.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَتِلْكَ
ve işte bu
الْاَمْثَالُ
misaller ki
نَضْرِبُهَا
onları misal getiriyoruz
لِلنَّاسِۚ
insanlar için
وَمَا يَعْقِلُـهَٓا
fakat onlara akıl erdiremez
اِلَّا
an- cak
الْعَالِمُونَ
âlimler
İşte Biz bu misalleri insanlar için getiriyoruz; fakat bunları (Allah'ı bilen) âlimlerden başkası akled(ip anlay)amaz.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
مَثَل
İsim
م ث ل
Misal, örnek, benzetme, benzer
ضَرَبَ
Fiil-I
ض ر ب
Misal getirdi, vurdu, sefere çıktı, dövdü, vazgeçti, dolaştı
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَقَلَ
Fiil-I
ع ق ل
Aklını kullandı, akletti, akıl erdirdi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
عَالِمُ
Etken fiil
ع ل م
Bilen, âlim