close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Ankebût Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
E-innekum lete/tûne-rricâle vetakta’ûne-ssebîle vete/tûne fî nâdîkumu-lmunker(a)(s) femâ kâne cevâbe kavmihi illâ en kâlû-/tinâ bi’ażâbi(A)llâhi in kunte mine-ssâdikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Siz, boyuna erkeklerle mi temas edecek, meşru yolu mu kesecek, meclislerinizde hep kötü işlerde mi bulunacaksınız? Kavminin cevabı, ancak eğer doğru söyleyenlerdensen Allah azabını getir bize sözü olmuştu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu uyarılara rağmen) "Siz (hâlâ) erkeklere yaklaşacak, yol kesip (eşkıyalıkla uğraşacak) ve bir araya gelişlerinizde (bu rezillik ve) çirkinlikleri (hiç utanmadan) yapıp duracak mısınız?" Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: "Eğer doğru söylüyor isen, bize Allah’ın azabını getir (de görelim)" demekten ibaretti.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Siz erkeklere azgınca bir şehvetle yaklaşarak, yolları keserek, toplantılarınızda her türlü hayasızlığı yapacaksınız öyle mi?” Kavminin cevabı sadece: “Eğer doğrulardan isen, haydi Allah'ın azabını getir!” demek oldu.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Siz, helâl yoldan karşı cinsle meşrû ilişkiyi bırakıp, ille de, erkeklere yaklaşacak, soygun yapmak, erkeklere tecavüz etmek, adam öldürmek için yol kesecek, toplantılarınızda aklın ve şeriatın suç saydığı, haram kıldığı, kamu vicdanının tasvip etmediği sapık ilişkilerde bulunacak ve hayasızlık mı yapacaksınız?” dedi. Kavminin Lût'a cevabı: “İddialarında, tehdit ettiğin konuda doğru isen, Allah'ın azâbını getir bize” demelerinden ibaretti.
Ahmet Varol
swap_vert close
Siz erkeklere yanaşıyor, yolu kesiyor ve toplantı yerlerinizde çirkin işler mi yapıyorsunuz?" Kavminin cevabı ancak: "Eğer doğru sözlülerden isen bize Allah'ın azabını getir haydi!" demeleri oldu.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Siz, (yine de) erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve bir araya gelişlerinizde çirkinlikler yapacak mısınız?' Bunun üzerine kavminin cevabı yalnızca: 'Eğer doğru söylüyor isen, bize Allah'ın azabını getir' demek oldu.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Cidden hâlâ erkeklere gidecek, (mal aşırmak için) yolu kesecek ve toplantınızda edebsizlik yapıb duracak mısınız?” Buna karşı kavminin cevabı, ancak şöyle demeleri olmuştur: “- Eğer doğru söyliyenlerdensen, getir bize Allah'ın azabını.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Sizler, erkeklere (şehvetle mi) varıyorsunuz? Yol mu kesiyorsunuz? Meclisinizde iğrenç işler mi yapıyorsunuz?” dedi. Ona kavminin cevabı ise, ancak: “Eğer doğrulardan isen, bize Allah’ın azabını getir” demek oldu.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Siz ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarda edepsizlikler yapacak mısınız/grup seks mi yapacaksınız?”
Besim Atalay
swap_vert close
Erkeklere yanaşıp, döl yolunu keserek, derneklerinizde iğrenç işler yaparsınız!»; ulusunun cevabı ancak: «Eğer sen gerçeksen, bize getir Allahın azabını!» demek olmuştur
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
“Siz hâlâ (kadınları bırakıp) erkeklere yanaşacak, (neslin çoğalma) yol(unu) kesecek ve üstelik bu çirkinliği kamuya açık yerlerde güpegündüz guruplar halinde yapacaksınız öyle mi?” Kavminin cevabı: “Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi Allah'ın azabını getir bize!” demekten başka bir şey olmadı.
Cemil Said
swap_vert close
28, 29. Lût kavmine didi ki: "Öyle rezîlâne bir fi’ilde bulunuyorsunuz ki sizden evvel ’âlemde hiç bir kimse böyle hareketde bulunmamışdır. Erkekler ile münâsebetde mi bulıunacaksınız? Kuttâ-’ı tarîklik mi ideceksiniz? Biri birinize ef’âl-i şenî’a mı yapacaksınız?" Bu kavmin cevâbı ne oldı? "Eğer sözünde sâdık isen bizim üzerimize ’azâb-ı ilâhîyi da’vet it" didiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Erkeklere yaklaşıyor, yol kesiyor ve toplantılarınızda fena şeyler yapmıyor musunuz?" Milletinin cevabı: "Doğru sözlü isen bize Allah'ın azabını getir" demek oldu.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Siz hâlâ erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?” Kavminin cevabı, “Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi Allah’ın azabını getir bize” demeden ibaret oldu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“Siz hâlâ erkeklere yaklaşacak, meşrû yolu kapatacak, toplantılarınızda ahlâk dışı işler yapacak mısınız?” Kavminin tek cevabı şu oldu: “Hadi, doğru söyleyenlerden isen başımıza Allah’ın azabını getir de görelim!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Bu ilâhî ikazdan sonra hâla) siz, ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlikler yapacak mısınız! Kavminin cevabı ise, şöyle demelerinden ibaret oldu: (Yaptıklarımızın kötülüğü ve azaba uğrayacağımız konusunda) doğru söyleyenlerden isen, Allah'ın azabını getir bize!
Edip Yüksel
swap_vert close
"Siz erkeklerle cinsel ilişki kuruyor, yolları kesiyor ve toplantılarınızda her kötülüğü işliyorsunuz." Halkının biricik karşılığı, "Doğrulardan isen ALLAH'ın azabını getir bakalım,"demeleri oldu.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"(Bu ilâhî ikazdan sonra) siz, ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı ise, şöyle demelerinden ibaret oldu: "Doğru söyleyenlerden isen Allah'ın azabını getir bize!"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Cidden siz hâlâ erkeklere gidecek ve yolu kesecek ve meclisinizde edebsizlik yapıp duracak mısınız? Buna kavminin cevabı ancak şöyle demeleri oldu: «haydi getir bize Allahın azâbını sadıklardan isen»
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey kavmim! Bunca uyarılarıma rağmen) siz (hâlâ) erkeklere (şehvetle) yaklaşacak, (neslin çoğalma) yol (unu) kesip ve bir araya gelişlerinizde çirkinlikler (hayâsızlıklar) yapacak mısınız?” Kavminin cevabı ise şöyle demelerinden ibaret oldu: “(Yaptıklarımızın kötülüğü ve azaba uğrayacağımız konusunda) doğru söyleyenlerden isen, haydi, Allah’ın azabını getir bize!”
Erhan Aktaş
swap_vert close
“Gerçekten siz; erkeklere yönelecek, yanlış yolu seçecek ve bir araya gelerek çirkinlik yapacak mısınız?” Halkının yanıtı: “Eğer doğru söyleyenlerden isen Allah'ın azabını bize getir.” demeleri oldu.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Siz her halde erkeklere gidecek, yol kesecek, toplantı yerinizde meşru olmayanı yapacak mısınız»? Kavminin cevâbı: «Eğer doğru söyleyenlerdensen Allahın azabını getir bize» demelerinden başkası olmadı.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Gerçekten siz hâlâ erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edebsizlik yapıp duracak mısınız?” Buna rağmen kavminin cevâbı: “Eğer (iddiâsında) doğru kimselerden isen, Allah'ın azâbını bize getir!” demelerinden başka bir şey olmadı.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten siz, erkeklere (azgınca bir şehvetle) yaklaşarak, yolları keserek ve toplantı yerinizde (bir araya gelerek) her türlü hayasızlığı yapacaksınız öyle mi?” Kavminin cevabı ise, eğer "Doğru söylüyorsan (bizi tehdit ettiğin) Allah’ın o azabını getir de görelim!"demek oldu.
(Bunun üzerine) Lut “Rabbim, (azgınlık yapıp, fesat çıkaran) bu bozguncu topluma karşı bana yardım et” dedi.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“(Kadınlardan başka) Erkeklere şehvetle gidiyor, yol kesiyor ve toplantılarınızda çirkin şeyler yapıyorsunuz” demişdi. Kavminin cevabı da “Eğer doğru söyleyenlerden isen, Allah’ın azabını başımıza getir” demeleri olmuştur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ah, siz erkeklere mi yaklaşmadınız, yoları mı kesmediniz, derneklerinizde uygunsuz işler mi yapmadınız!" ulusunun verdiği karşılık ancak şu oldu: "Eğer sen doğru bir kimse isen Allah’ın azabını bize getir de görelim."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
28, 29. Lût/u da gönderdik. Hani o, kavmine şöyle demişti: Sizden evvel âlemde hiçbir kimsenin yapmadığı hayasızlığı yapıyorsunuz. Siz erkeklere mi yanaşmıyorsunuz? Namuslarına veya mallarına taarruz için yolları mı kesmiyorsunuz? Derneklerinizde her nevi yüzsüzlük mü yapmıyorsunuz? Kavminin ona cevabı istihza ile «— İddianda gerçek diyorsan bize Allah/ın azabını getirin» demekten ibaret kaldı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Siz hâlâ erkeklere yanaşacak,²⁰ yol kesecek ve toplantılarınızda bu kötülüğü (herkesin gözü önünde) yapıp duracak mısınız?” Kavminin cevabı: “Eğer sen doğru söyleyenlerden isen haydi Allah’ın azabını bize getir” demekten başka bir şey değildi.
20 Krş. A’râf, 7/81  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Siz (yine de) erkeklere yaklaşacak, (Allah'ın üreme için takdir ettiği) yolu kesecek ve bir araya gelişlerinizde çirkinlikler yapacak mısınız?” Bunun üzerine kendi kavminin cevabı yalnızca, “Eğer doğru söylemekte olanlardan isen, bize Allah'ın azabını getir” demek oldu.
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Demek siz, cinsel arzunuzu tatmin için erkeklere yöneliyor, kervanların yolunu kesip eşkıyalık yapıyor ve toplantılarınızdaaçıktan açığa çirkin işler yapıyorsunuz, öyle mi?”Bu uyarılara karşılık kavminin ona cevabı, “Boş ver bunları; eğer iddianda samîmî isen, o zaman haydi durma, tehdit edip durduğunAllah’ın azâbını başımıza getir de görelim!” demekten başka bir şey olmadı.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Siz, Adamlar’a yanaşıyorsunuz; Yol’u kesiyorsunuz; toplantılarınızda Münker’e / Olmadık Kötü İşler’e giriyorsunuz, öyle mi?”. Kavminin cevabı: “Eğer Sadıklar’dan (Doğru Söyleyenler’den / Özü-Sözü Doğrular’dan) isen, hadi, bize Allah’ın azabını getir!” demekten başkası olmadı.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şimdi siz, erkeklerle münasebette bulunuyor, yollarda bekleşiyor ve bu pisliği köy odalarına kadar taşıyorsunuz öyle mi? ” deyince halkının buna cevabı: " Sevgili Lût! eğer samimî isen, hadi Allah'tan belâmızı iste de görelim. " demek oldu.
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Siz hâlâ erkeklerle cinsel ilişki kuracak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapacak mısınız?" Kavminin cevabı, "Eğer doğru söyleyenlerden isen haydi Allah’ın azabını getir bize!" demek oldu.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Siz erkeklere yaklaşacak, yol kesecek [*] ve toplantılarınızda o çirkinliği mi yapacaksınız!” [*] Kavminin cevabı ise “Doğru söyleyenlerdensen bize Allah’ın azabını getir!” demelerinden başka bir şey olmamıştı.
“Yol kesme” ifadesi, bilinen anlamda “yol kesmek” anlamına gelebileceği gibi, neslin üreme yolunu kesmek anlamına da alınabilir ki bu tercih konu bütünlüğüne daha uygundur.,Bu ifade Hz. Lut’un sapkın kavminin bu sapkınlığı gruplar halinde, kulüplerde, topluca yaptıklarının delilidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
“Siz (hâlâ) ille de erkeklere ilişmeye, (bu iş için) yol kesmeye ve toplantılarınızda pis işler¹ yapmaya devam edecek misiniz?” dedi. Bunun üzerine kavminin cevabı sadece: “Eğer doğru söylüyorsan (haydi) bize Allah’ın azabını getir (bakalım.)” demek oldu.
1 Bu pis işlerin; toplum içerisinde sesli yellenmek, yabancı ve gariplerle alay etmek, açıktan birbirlerine ilişmek gibi daha pek çok şey olduğu hakkında rivâyetler vardır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Siz, erkeklere [azgın bir şehvetle] yaklaşıp [cinsler arasında tabii olan] yolu kapatmıyor musunuz? ²⁴ Ve bu utanç verici suçları [açık] toplantılarınızda işlemiyor musunuz?” Ama kavmi, “Peki,” diye cevap verdi, “eğer doğruları söyleyenlerden isen, başımıza Allah’ın azabını getir bakalım!”
24 Tekta‘ûne’s-sebîl deyiminin bu farklı yorumu, Beğavî ve (Hasan Basrî’nin rivayetine istinaden) Zemahşerî tarafından ortaya atılmıştır; Râzî bu yorumu özellikle vurgular ve bir açıklama yapmadan sadece nakletmekle yetinir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Siz, nasıl oluyor da erkeklerle ilişkiye giriyor, meşru ilişki yolunu kapatıyor ve bir araya gelince de her türlü edepsizliği yapabiliyorsunuz? Halkının Lut’a cevabı ise: – Eğer doğru söylüyorsan haydi durma bize Allah’ın şu azabını getir demekten başka bir şey olmadı. 11/77...83, 51/36, 67/25
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Evet, erkeklere (şehvetle) yaklaşanlar ve yol kesenler;[³⁵⁰³] üstelik bu çirkinliği kamuya açık kulüplerde güpegündüz gurup halinde işleyen siz değil misiniz?”[³⁵⁰⁴] Fakat kavminin tek cevabı: “Eğer doğru sözlü biriysen, haydi Allah’ın azabını getir de görelim bakalım!” diye (meydan okumaktan) ibâretti.
[3503] Veya: “(Şehveti tatmin için doğal olan) yolu kesen..” Meale çıkardığımız “yol kesme”, malum fiili işlemek için, gelip geçen yolcuların yolunu kesmelerini ifade eder (Mukâtil). Ve takta‘ûne’s-sebîl ibâresi için nota yerleştirdiğimiz alternatif anlamı, Ferra kaynak belirtmeden, Zemahşerî ise Hasan Basri’ye atfen naklederler. [3504] en-Nâdî, “gündüzün toplanmak” (gece toplanma yerine es-sâmir denir) anlamındaki nedvden türetilmiştir. Nâdî, “İnsanların gündüz toplandığı kamuya açık “kulüp, loca” anlamına gelir. “Dernek, toplantı salonu” anlamına gelen nedve de aynı köktendir. Bir eylemin gurup halinde yapılışını da içerir. Çevirimizin gerekçesi budur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Bu uyarılara rağmen siz hâlâ) "Erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlikler yapmaya devam mı edeceksiniz?" diyerek onları uyardı. Kavminin cevabı ise ancak: 1Doğru söyleyenlerden isen, Allah’ın azabını getir bize!" (de görelim) demek oldu.
Osman Fırat
swap_vert close
Siz hâlâ erkeklere yanaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda kabul edilemez işleri yapacak mısınız?" Kavminin cevabı, "Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi Allah’ın azabını getir bize" demeden ibaret oldu.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Siz hâlâ erkeklere gidecek ve yolu kesecek ve toplantılarınızda çirkin şeyleri yapacakmısınız?» Artık (O'nun) kavminin cevabı, «Eğer sen sâdıklardan isen bize Allah'ın gazabını getir» demekten başka olmadı.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah'ın bu uyarmasından sonrasiz hâlâ şehvetle erkeklere varacak, yolu kesecekve toplantılarınızda edepsizlik yapmaya devam edecek misiniz? ”Halkının ona cevabı şundan ibaret oldu: “Doğru söylüyorsan bizi tehdit ettiğin, Allah'ın o azabını getir de görelim! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Siz (kadınları bırakıp) erkeklere gidiyorsunuz, yol kesiyorsunuz ve toplantılarınızda edepsizce şeyler yapıyorsunuz ha?.. Kavmi'nin cevabı, sadece: "Eğer doğrulardan isen, haydi Allah'ın azabını getir!" demeleri oldu.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Siz erkeklere fi'il-i livatayı icrâ ider, yol kesüb kervanları soyar, misâfirhânenize gelen garîblere fenâ işler yapar mısınız? (Bu ef'âlin cezâsını görirsiniz)" didikde ona cevâben: "Eğer sen sözinde sâdık isen bize Allâh'ın 'azâbını getir" didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Siz doğru ilişkiyi keserek erkeklere yanaşıyor; bir de o çirkinliği toplu olarak yapıyorsunuz ha!? ” Halkının verdiği tek cevap şu oldu: “Eğer haklıysan uğraş da Allah bizi çarpsın.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Siz, erkeklere yanaşıyor, yol kesiyor ve toplantılarınızda kötü şeyler yapıyorsunuz, öyle mi? Kavminin cevabı ise:-Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bize Allah'ın azabını getir, demekten başka birşey değildi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Hâlâ erkeklere şehvetle yaklaşmaya, yol kesmeye, toplantılarınızda hayâsızlık yapmaya devam edecek misiniz?” Kavminin ona verdiği cevap, “Doğru söylüyorsan bize Allah'ın azabını getir” demekten ibaret oldu.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Erkeklere gidiyorsunuz, yol kesiyorsunuz, toplantılarınızda çirkinlikler sergiliyorsunuz, öyle mi?" Toplumunun cevabı sadece şunu söylemek oldu: "Eğer doğru sözlülerdensen, hadi getir bize Allah'ın azabını!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“iy bayıķ siz gelürsiz erenlere daħı kesersiz yolı daħı gelürsiz dirnegüñüz yirinde yöni bulınmaz neseneye?” pes olmadı ķavmınuñ cevābı illā kim eyittiler “getür bize Tañrı 'aźābını eger olduñ-ise girçeklerden.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ siz irkeklere varursız, daḫı yolları kesersiz ve işlersiz cemā‘at olup yirlerüñüzde yaman işleri. Lūṭ ḳavmi cevābı degül‐idi, illā eyitmek: Getü‐rüñüz bize Tañrı Ta‘ālānuñ ‘aẕābını. Eger sen girçeklerden iseñ, didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqətən siz (şəhvətlə) kişilərə yaxınlaşır, (müsafirlərin namusuna toxunmaq, mallarını əllərindən almaq üçün) yol kəsir və məclislərinizdə (bir-birinizlə) çirkin iş görürsünüz?” Tayfasının (Lutun sözlərinə) cavabı ancaq: “Əgər doğru danışanlardansansa, bizə Allahın əzabını gətir!” – deməkdən ibarət oldu.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
For come ye not in unto males, and cut ye not the road (for travellers), and commit ye not abomination in your meetings? But the answer of his folk was only that they said: Bring Allah's doom upon us if thou art a truth teller!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Do ye indeed approach men, and cut off the highway?-(3450) and practise wickedness (even) in your councils?" But his people gave no answer but this: they said: "Bring us the Wrath of Allah if thou tellest the truth."(3451)
3450 They infested highways and committed their horrible crimes not only secretly, but openly and publicly, even in their assemblies. Some Commentators understand "cutting off the highway" to refer to highway robberies; this is possible, and it is also possible that the crimes in their assemblies may have been injustice, rowdiness, etc. But the context seems to refer to their own special horrible crime, and the point here seems to be that they were not ashamed of it and that they practised it publicly. Degradation could go no further. 3451 This is another instance of their effrontery, in addition to that mentioned in 7:82: the two supplement each other. Here the point emphasised is that they did not believe in Allah or His Punishment, and dared Allah's Prophet Lut to bring about the Punishment if he could. And it did come and destroy them.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَئِنَّكُمْ
şüphesiz siz mi
لَتَاْتُونَ
gerçekten geliyorsunuz
الرِّجَالَ
erkeklere
وَتَقْطَعُونَ
ve kesiyorsunuz
السَّب۪يلَ
yolu
وَتَاْتُونَ
ve geliyor- sunuz
ف۪ي نَاد۪يكُمُ
toplantılarınızda
الْمُنْكَرَۜ
kötülüğe
فَمَا كَانَ
buna rağmen olmadı
جَوَابَ
cevabı
قَوْمِه۪ٓ
kav- minin
اِلَّٓا
an- cak
اَنْ قَالُوا
demelerinden
ائْتِنَا
bize getir
بِعَذَابِ
azabını
اللّٰهِ
Allah'ın
اِنْ
eğer
كُنْتَ
isen
مِنَ الصَّادِق۪ينَ
doğru söyleyenlerden
"Siz (hâlâ şehvetle) erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlik yapıp duracak mısınız!" Kavminin (Lût'a) cevabı ise, "eğer doğru söyleyenlerden isen haydi Allah'ın azabını bize getir!" demelerinden başka bir şey olmadı.
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
رِجَال
İsim
ر ج ل
Erkekler, adamlar
قَطَعَ
Fiil-I
ق ط ع
Kesti
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
نَادِي
Etken fiil
ن د و
Toplantı, ses duyanlar
مُنْكَر
Edilgen fiil-IV
ن ك ر
Tanınmayan, çirkin iş, hoşnutsuzluk, çok edepsizce şey
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
جَوَاب
İsim
ج و ب
Cevap
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
صَادِق
Etken fiil
ص د ق
Doğru söyleyen, sadakat gösteren, sadık