Ancak bundan sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler hariçtir. [*] Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Yüce Allah imandan sonra küfre girenlere kapının tamamen kapanmadığını bildirmekte ve eğer tevbe edip durumlarını ıslah ederlerse onları bağışlayabileceğini müjdelemektedir. Bu bağlamda söz konusu kişilerin öncelikle [tâbû] yani “tevbe etmeleri, inkârdan vazgeçmeleri, kötülüklerin ve inkârın tersine yönelmeleri, yani iman etmeleri” gerektiği ifade edilmektedir. Tevbe, caiz olmayan şeyleri terk etmek ve gereken her şeyi yapmakla gerçekleşir. Tevbe “bir yanlıştan vazgeçip tersini yapmaya yönelmek” anlamına geldiği için, ayette ikinci sırada [aslehû] yani “ıslah etmek” ifadesi kullanılmaktadır. Yüce Allah’ın ifadesine göre imandan sonra küfre düşenler eğer inkârdan gerçek anlamda vazgeçerlerse, samimiyetle imana yönelirlerse onları da bağışlayabileceğini haber vermektedir. Benzer mesajlar: Bakara 2:159-161; Nisâ 4:16-17, 146; Mâide 5:39; Nûr 24:5; Furkân 25:70-71; Neml 27:11.