(Ey Resûlüm!) De ki: “(Biz) Allah'a, bize indirilene ve İbrâhîm'e, İsmâîl'e, İshâk'a, Ya'kub'a ve (onun) torunlar(ın)a indirilenlere ve Mûsâ'ya, Îsâ'ya ve (bütün) peygamberlere Rableri tarafından verilenlere îmân ettik. Onlardan hiçbirinin arasında (peygamberlik cihetiyle)fark gözetmeyiz. Ve biz, ancak O'na teslîm olan kimseleriz.”(1)
(1)“Başta Kur’ân, bütün semâvî kitabların ve suhufların (bazı peygamberlere gönderilen sahîfelerin)ve başta Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm olarak bütün peygamberlerin (aleyhimüsselâm), bütün da‘vâları beş altı esas üzerine dönüyor. Mütemâdiyen (devamlı) o esasları ders vermeye ve isbât etmeye çalışıyorlar. Onların peygamberliklerine ve doğruluklarına şehâdet eden bütün hüccetler ve deliller, o esaslara bakıyorlar. Onların hakkāniyetlerine kuvvet veriyorlar. O esaslar ise, îmân-ı billah (Allah’a îman) ve îmân-ı bil-âhiret(âhirete îman) ve sâir rükünlere (esaslara) îmandır.” (Şuâ‘lar, 11. Şuâ‘, 231)