close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 72. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekâlet tâ-ifetun min ehli-lkitâbi âminû billeżî unzile ‘alâ-lleżîne âmenû veche-nnehâri vekfurû âḣirahu le’allehum yerci’ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kitap ehlinin bir bölüğü de dedi ki: İman edenlere indirilene gündüzün inanın, akşam üstü inanmayın, kafir olun, belki iman edenler de inançlarından dönerler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Kitap Ehlinden (sapkın ve münafık) bir grup (birbirlerine): "İnananlara (Müslümanlara) indirilmiş olana, (Kur’an’a ve kurallarına) gündüzün önünde (başında) inanmış (gibi yapıverin), sonunda (akşama ise) inkâr edin; belki (bu hareketlerinizle onlar da şüpheye düşer ve) dönerler" demişlerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bize de kitap verildi diyenlerden bazısı birbirlerine şöyle der: “Muhammed'e indirilene inananlara günün başında inandığınızı söyleyin, daha sonra geleni inkâr edin ki, belki o mü'minler dinlerinden dönerler.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ehl-i kitaptan bir grup: “İman edenlere indirilene, Kur'ân'a, günün başlangıcında sözde iman edin, günün sonunda da inkâr edin. Belki onlar da dinlerinden dönerler.” dediler.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kitap ehlinden bir topluluk dedi ki: "İman edenlere indirilen şeylere günün başında inanın ve sonunda inkar edin; belki dönerler." [12]
72.İbnu İshak`ın Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiğine göre, (yahudilerden) Abdullah bin Sayf, Udeyy bin Zeyd ve Haris bin Avf birbirlerine: "Gelin Muhammed`e ve ashabına indirilen dine sabahleyin inanıp akşama doğru inkâr edelim. Böylece dinleri konusunda onları tereddüde düşürelim. Belki böylece onlar da bizim yaptığımızı yaparlar da dinlerinden dönerler" dediler. Bunun üzerine Yüce Allah bu âyeti kerimeyi indirdi.12.Yahudilerden bir topluluk mü`minlerin kafalarına şüphe sokmak amacıyla günün erken vakitlerinde Kur`an-ı Kerim`e iman ettiklerini ileri sürmeye, akşama doğru da "biz kendi kitaplarımızdan inceledik, bu kitabın Allah katından gönderilmiş kitap olduğuna dair bir delile rastlayamadık" diyerek inkar etmeye karar vermişlerdi. Bu yolla Müslümanların da kendi dinleri hakkında şüpheye düşmelerini ve dinlerini terketmelerini sağlamayı amaçlıyorlardı. Yukarıdaki ayeti kerimede de bu olaya işaret edilmektedir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Kitap Ehlinden bir bölümü, dedi ki: 'İman edenlere inene gündüzün başlangıcında inanın, bitiminde inkar edin. Belki onlar da dönerler.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yahudîlerden bir topluluk diğerlerine şöyle dedi: “- Müminlere indirilen Kur'ân'a, gündüzün evvelinde inanın ve sonunda inkâr edin (ki müminler şüpheye düşer de) olur ki, dinlerinden dönerler.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ehl-i kitaptan bir grup dediler: “Müminlere inen Kur’ana gündüzleyin inanın (inanmış görünün,) akşamleyin inkâr edin. (İslam’a girin, çıkın.) Belki Müslümanlar dinlerinden dönerler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Kitap ehlinin bazısı şöyle der: “Müminlere indirilmiş olana sabahleyin inanıp akşamleyin inkâr edin. Belki onlar da dinlerinden dönerler.”
Besim Atalay
swap_vert close
Kitaplı olanlardan birtakımı diyor ki: «inanmış olanlara inmiş bulunan şeye, sabahleyin inanın, akşamleyin tanımayın, olur onlar da döner
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Kitap ehlinden bir grup (kendilerinden olan diğerlerine) dediler ki: “İman edenlere indirilen Kur'an'a günün evvelinde inanın, günün sonunda ise (bir bahane uydurarak) inkâr edin. Belki (şüpheye düşerler de) onlar da (dinlerinden) dönerler.”
Yahudilerden bir kısmı, inananları Kur’an konusunda şüpheye düşürmek için böyle bir taktik geliştirdiler. Allah, bu âyetle onların bu planını açığa çıkarıyor ve inananları daha dikkatli olmak konusunda uyarıyordu.  
Cemil Said
swap_vert close
Ehl-i kitâbdan bir tâife didi ki: "Sabahleyin mü’minlere nâzil olan kitâba îmân idiniz ve akşam ânların i’tikâdını terk idiniz bu vechile ânlar da dinlerini terk iderler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
72,73. Kitap ehlinden bir takımı şöyle dedi: "İnananlara indirilene günün başında inanın, sonunda inkar edin ki, belki dönerler ve dininize uyanlardan başkasına inanmayın". De ki: "Doğru yol Allah'ın yoludur". Ve yine başkasına da verildiğine veya Rabbinizin katında Müslümanların karşı delil getirip sizi alt edeceğine inanmayın, derler. De ki: "Doğrusu bol nimet Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah'ın fazlı her şeyi kaplar, O her şeyi bilir".
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Kitap ehlinden bir grup, “Mü’minlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkâr edin, belki onlar (size bakarak) dönerler” dedi.[95]
Bu âyette, İslâm’ın önünü kesmek için başvurulan psikolojik savaş yöntemlerinden biri dile getirilmektedir. Medine civarında yaşayan birtakım yahudi bilginler ve liderler, imanı henüz sağlamlaşmamış kimseleri şüpheye düşürmek için aralarında bir karar almışlardı. Buna göre İslâm’ı kabul etmiş gibi görünecekler, sabah namazını müslümanlarla birlikte kılıp, akşam üzeri İslâm’dan çıktıklarını ilan edeceklerdi. Amaçları, hiç olmazsa bazı kimselerin, “Bunlar vazgeçtiklerine göre, Müslümanlık’ta mutlaka bir eksiklik bulmuşlardır”, demelerini sağlamaktı. Âyette onların bu planları ortaya konmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ehl-i kitap’tan bir grup şöyle dedi: “Gün başlarken müminlere indirilmiş olana iman edip günün sonunda inkâr edin. Belki onlar da dinlerinden dönerler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ehl-i kitaptan bir gurup şöyle dedi: «Müminlere indirilmiş olana sabahleyin (görünüşte) inanıp akşamleyin inkâr edin. Belki onlar (böylece dinlerinden) dönerler.
Edip Yüksel
swap_vert close
Kitap halkından bir grup dedi ki: "İnananlara indirilmiş olana gündüzün başında inanın ve sonunda inkar edin. Böylece belki dinlerinden dönerler."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Kitap ehlinden bir grup: "Müminlere indirilene günün başlangıcında inanın, sonunda da inkâr edin, belki onlar da dönerler." dedi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ehli kitabdan bir taife de şöyle dedi: «Varın o mü'minlere indirilene güpe gündüz iyman edin, Âhırinde de dönüb küfredin belki onlar da dönerler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ehl-i kitaptan bir grup, (diğerlerine) şöyle dedi: “Müslümanların inandıkları (Kur’ân’a) gündüzün başında (görünüşte) inanın, günün sonunda (bir bahane ile) inkâr edin. Olur ki (şüpheye düşerler de) onlar da dönerler.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ehli Kitap'tan bir grup dedi ki: “İnananlara indirilene günün başında iman edin, günün sonunda da inkâr edin. Belki dinlerinden dönerler.”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Kitablılardan bir güruh (şöyle) dedi: «Kendilerine indirilen (Kur'ân-ı kerîm) e îman edenlere gündüzün evvelinde inanın, âhirinde küfr (-ü inkâr) edin. Olur ki (mü'minler dînlerinden) dönerler»!.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ehl-i kitabdan bir tâife de şöyle dedi: “Îmân edenlere indirilmiş olan (Kur'ân')a günün evvelinde (sabahleyin yalandan) îmân edin, sonunda (akşam üstü) de inkâr edin; umulur ki (dinlerinden) dönerler.”(1)
(1)“Küfürde hem adem (yok sayma) ve terk vardır ki, pek kolaydır, hareket istemez. Hem tahrib(bozmak) var ki, çok sehildir ve âsândır (kolaydır); az bir hareket yeter. Hem tecâvüz (haddini aşma) var ki, az bir amel ile çoklarına zarar verip, ihâfe (korkutma) noktasından ve fir‘avniyet cihetinden onlara bir makam kazandırır. Hem âkıbeti görmeyen ve hazır zevke mübtelâ (tutkun) olan insandaki nebâtî ve hayvânî kuvvelerin(hislerin) tatmîni ve telezzüzü (lezzet alması) hürriyeti vardır ki, akıl ve kalb gibi letâif-i insâniyeyi insâniyetkârâne ve âkıbet-endişâne olan (gelecek endişesi taşıyan) vazîfelerinden vazgeçiriyorlar. Ehl-i hidâyet ve başta ehl-i nübüvvet (peygamberler) ve başta Habîb-i Rabbü’l-Âlemîn (âlemlerin Rabbinin sevdiği zât) olan Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın meslek-i kudsîsinde, hem vücûdî (varlığa dâir), hem sübûtî (sâbit şeylere dâir), hem ta‘mir (düzeltmek), hem hareket, hem hududda istikāmet (sınırları aşmamak), hem âkıbeti düşünmek, hem ubûdiyet (kulluk), hem nefs-i emmârenin fir‘avniyetini ve serbestliğini kırmak gibi esâsât-ı mühimme (mühim esâslar) bulunduğundandır ki, Medîne-i Münevvere’de bulunan o zamânın münâfıkları, o parlak güneşe karşı yarasa kuşu gibi gözlerini yumup, o câzibe-i uzmâya (çok büyük çekiciliğe)karşı şeytânî bir kuvve-i dâfiaya (itici hislere) kapılıp, dalâlette (sapıklıkta) kalmışlar.” (Lem‘alar, 13. Lem‘a, 82)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Kitap Ehlinden bir grup da (ayak takımlarına) dediler ki: İman etmiş olanlara indirilmiş olan (kitab)a sabah iman edip akşam (vakti) onu inkâr edin ki, onlar da (şüpheye düşüp önceki inançlarına) dönsünler. *
(*) Rivayete göre Hayber yahudilerinden 12 kişilik bir hahamlar topluluğu günün ilk saatlerinde güya İslâm’a girecekler, fakat akşama doğru, kendi kitaplarına baktıklarını, Hz. Muhammed’in risaletine dair bir işarete rastlamadıklarını öne sürerek İslâm’dan döndüklerini söyleyecekler, böylece müslümanların kendi dinlerinden dönmelerine önayak olacaklardı…(Diy. Vakfı Meali 71. Ayet Açıklaması.)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kitap ehlinden bir gurup dedi ki “İman edenlere indirilen (kitab)a gündüzleri iman edin, günün sonunda da inkâr edin ki, belki onlar (dinlerinden) dönerler.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Kitap’lılardan bir takımı şöyle dedi: «Onlara bildirilen Kitap’a gün doğunca inanın, gün batınca da onu tanımayın ki böylelikle onlar dinlerinden dönsünler.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
72, 73. Ehl-i Kitaptan bir güruh diğerlerine demişlerdi: «İman edenlere inzâl olunan Kur/an/a sabahleyin inanın, akşam üzeri onu tanımayın. Olabilir ki onlar dinlerinden dönerler kendi dininize tâbi olan kimseden başkasına inanmayın» onlara de ki «yol Allah yoludur» [¹]. «Size verilen şeylerin [²] başka birine de verildiğine, yahut onların size karşı Rabbileri nezdinde hüccet getireceklerine inanmayın» [³] Onlara de ki «nimet ve inayet Allah/ın elindedir. Allah onu dilediğine verir. Allah vâsi/dir, hakkiyle âlimdir.
[1] Cümle-i mutarazadır.[2] Kudret helvası, Yelve kuşu... gibi nimetlerin ve mucizelerin.[3] Nazm-ı Celil nazm-ı sabıkın tetimmesi de olabilir: Size verilen şerayi gibi başkalarına verildiğinden midir? Yoksa sizi Rabbileri nezdinde hüccet ile ilzam edeceklerinden midir? ki böyle diyorsunuz — size verilen hidayetin başkalarına verildiğini veya sizi Rableri nezdinde ilzam edeceklerini inkâr etmeyin.. Daha başka türlü de tercüme olunabilir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kitap ehlinden bir grup (birbirlerine), “İnananlara indirilmiş olana günün başında inanın, o günün sonunda da inkâr edin; ola ki onlar da (size bakarak) geri dönerler.”²⁰
20 Razî’nin beyanına göre, Esamm, “bunu vahyin bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr etmek” şeklinde anlar. “Günün başı ile günün sonu” ifadelerini ilk gelen vahiyler ile son gelen vahiyler şeklinde anlayanlar da olmuştur. Aslında Hayber Yahudilerinden 12 kişilik bir grup, Müslümanları şaşırtmak için, sabah İslam’a girecekler, akşama doğru da “Biz Kitabımıza baktık. Muhammed’in sıfatını orada bulamadık” diyerek İslam’dan çıkacaklardır; böylece Müslümanları da şüpheye düşürüp dinden çıkmalarına kapı açmış olacaklardı (Bkz. Maturidî, Razî, Ateş vd).  
Kadri Çelik
swap_vert close
Kitab ehlinden bir takımı şöyle dedi: “İman edenlere indirilene günün başında iman edin, sonunda ise inkâr edin; umulur ki onlar (şekke düşüp gerisin geriye) dönerler.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Kitap Ehli’nden bazıları, halkın İslâma yönelişlerini engellemek için sinsice bir plân hazırlayarak kendi aralarında dediler ki: “Müslümanlara indirilen Kur’an ayetlerine —sırf onları kandırmak için— sabahleyin iman edin; akşam olunca da “Görüyorsunuz ya, aslında size ve Peygamberinize karşı hiçbir önyargımız yok. Ne var ki, dininizi iyice araştırıp öğrendikçe, Muhammed’in Tevrat’ta bize müjdelenen son Peygamber olmadığını anladık, en güvenilir âlimlerimize de danıştık, meğer sizin inancınız doğru değilmiş!” diyerek onu inkâr edin, belki böylece şüpheye kapılıp dinlerinden dönerler.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kitap ehlinden bir takımı dedi ki: -“İman edenlere indirilmiş olana Gündüz yüzü inanın; sonunda inkâr edin! Umulur ki geri dönerler”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Yahudilerden bazıları şöyle diyorlar: " Müslümanlara indirilen Kurana, öğleye doğru inanın; akşama doğru inkar edin, belki de bu sayede geri adım atabilirler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kitap ehlinden bazıları, "Müminlere gönderilene günün başlangıcında inanın, gün sonunda inkâr edin! Belki onlar size bakarak dönerler!" dedi. Bu durum Müminlerin moralini bozmak için kitap ehlinin kurdukları tuzaktır. Sakın bu tuzağa düşmeyin!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Kitap ehlinden bir grup şöyle demişti: “Müminlere indirilmiş olana gündüzün önünde (sabah) inanıp, sonunda (akşam) inkâr edin! (Böylece) belki onlar (dinlerinden) dönerler.
Mehmet Türk
swap_vert close
72,73. Kitap ehlinden bir takım kimseler de: “Mü’minlere indirilenlere, îmanlarından dönmeleri için günün başlangıcında inanın, sonunda da onu inkâr edin. Ancak kendi dininize uyan kimselere (gerçekten) inanın.” dediler. (Ey Muhammed!) Sen onlara: “Doğru yolun ta kendisi, Allah’ın gösterdiği yoldur.” de. (Bir de onlar, birbirlerine): “Size verilenin bir benzerinin başka bir kimseye de verildiğine yahut bunların Rabbinizin huzurunda sizin aleyhinize delil getireceklerine de.” (inanmayın dediler).¹ Sen de onlara: “Lütuf tamamen Allah’ın elindedir ve onu dilediğine verir. Çünkü Allah, geniş (nîmet sahibi)dir, (her şeyi) hakkıyla bilendir.” de.
1 Bu bölümün tercümesi, “(Ey Muhammed!) Sen onlara: “Doğru yolun ta kendisi, Allah’ın gösterdiği yoldur. (Siz, bunları) size verilenin bir benzerinin başka bir kimseye de verildiği yahut onların Rabbinizin huzurunda sizin aleyhinize delil getirecekleri için mi? (yapıyorsunuz.)” şeklinde de anlaşılabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Geçmiş vahyin izleyicilerinden bazısı [birbirlerine] şöyle der: “[Muhammed’e] inananlara günün başında vahyedilene inandığınızı söyleyin, daha sonra geleni ise inkar edin ⁵⁴ ki [inançlarından] belki geri dönerler;
54 Müfessirlerin çoğunluğu, bazı tâbi‘ûn (yani, Hz. Peygamber’in Ashâbı’ndan sonra gelen nesil) arasında revaçta olan görüşlerden hareketle bu pasajı şöyle anlarlar: “Muhammed’e vahyedilene iman ettiğinizi günün başında inananlara ilan edin, [onun/(günün)] geri kalan kısmında ise onu tekrar inkar edin.” Bu yorum, yukarıdaki ayetin atıfta bulunduğu, Müslümanları şaşırtmaya yönelik Yahudi-Hristiyan girişimlerinin Kur’an mesajına önce inanıp ardından inanmadıklarını ilan etmeleri şeklinde ortaya çıktığına işaret eder. Diğer taraftan, benim kabul ettiğim (ve bu ayet ile ilgili yorumunda Râzî’nin naklettiği el-Esam’ın görüşüyle desteklenen) çeviri, Yahudi ve Hristiyanların, Kur’an’ın ilk vahyedilen bölümünde (“günün başında vahyedilen”de) “birazcık hakikat” olduğunu gönülsüz de olsa kabul etmek suretiyle, ama Kitâb-ı Mukaddes’deki bazı öğretilere açıkça ters düştüğü için onun sonraki kısımlarını kesin biçimde reddederek bu amaca ulaşmayı ümit edebileceklerine ve etmekte olduklarına işaret eder.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Kitap ehlinden bir kısmı derler ki; “İman edenlere indirilen Kuran’a günün başında inanın; sonunda inkâr edin, belki onlar da dönerler.” 2/14, 3/119
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kitap ehlinden bir gurup dedi ki: “İman edenlere indirilen vahye günün başında inandığınızı söyleyin, o günün sonunda[⁶¹²] inkâr edin;[⁶¹³] bu sayede belki (imanlarından) dönerler;
[612] Esamm, bunu “vahyin bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr etmek” şeklinde anlar (Râzî). “Günün başında-günün sonunda” ifadeleri “Kur’an’dan ilk indirilenler-son indirilenler” şeklinde de anlaşılabilir. [613] Yani: İkiyüzlülük yapın. Kaynak dilin üslûbu gereği ikinci şahıs kipiyle ifade edilen bu cümle Türkçe’de şöyle anlaşılmalıdır: “günün başında inandığımızı söyleyip, sonunda indirileni inkâr edelim”. Bir sonraki cümlede yer alan “sizin dininize”, “bizim dinimize” şeklinde anlaşılmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Kitap ehlinden bir gurup (elebaşları, müslümanları şaşırtmak için, dindaşlarına) 'Müminlere indirilmiş olana (Kur ana) sabahleyin iman ediniz, (öyle görününüz) akşamleyin ise onu inkar ediniz, olabilir ki dinlerinden dönerler" dediler.
(Bu bir tuzaktı, böylece müslümanların bilgisiz -ve imanı zayıf- olanlarının "kitap ehli bizden daha bilgilidir, iman etmek istediler ama dinimizde bir kusur buldular" zehabına kapılacaklarını umdular ve gönderdikleri kimselerin İslam'ın etkisine kapılmalarını önlemek için de)  
Osman Fırat
swap_vert close
Kitap ehlinden bir grup dedi ki: "İman edenlere indirilmiş olana, günün önünde inanın, sonunda inkâr edin; belki böylece dönerler
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ehl-i kitaptan bir gürûh dedi ki: «Mü'minlere indirilmiş olana sabahleyin imân ediniz, akşamleyin de onu inkâr eyleyiniz. Olabilir ki dönüverirler.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
72, 73. Ehl-i kitaptan bir güruh birbirlerine, şöyle dediler: “Şu Müslümanlara indirilen kitaba günün başlangıcında (zahiren) iman edin, sonunda da inkâr edin, olur ki onlar da şüpheye düşüp dinlerinden dönerler. Ve bir de kendi dininize tâbi olandan başkasına sakın ha güvenmeyin! ” Ey Resulüm, de ki: “Doğru yol, Allah'ın yoludur, ” Yine onlar kendi aralarında: “Size verilen vahyin, başkalarına da verildiğine veya Rabbinizin huzurunda Müslümanların karşı delil getirip sizi mağlup edeceklerine inanmayın! ” derler. De ki: “Lütuf Allah'ın elindedir, dilediğine ihsan eder. Allah vâsi ve alîmdir (lütfu boldur, her şeyi hakkıyla bilir). [57, 29]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kitap ehlinden bir grup dedi ki: "İnananlara indirilmiş olana, günün önünde inanın, sonunda inkar edin; belki (size bakarak onlar da) dönerler;"
Hayber yahûdîlerinden 12 kişilik bir haham topluluğu, müslümanları şaşırtmak için şöyle bir hîle düşündüler: Günün başında İslâma girecekler, fakat akşama doğru: "Biz Kitapımıza baktık, Muhammed'in sıfatını onda bulamadık" diyerek İslâmdan çıkacaklar; böylece kuşkuya düşürecekleri müslümanların da dînden dönmelerine kapı açmış olacaklardı. İşte âyet, onların bu davranışına işâret etmektedir.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ehl-i Kitâb'dan bir tâife (diğerlerine) mü'minlere indirilen kitâb ve dîne günün ibtidâsında îmân idin ve günün âhirinde onı inkâr ve küfr iyleyin, belki bu sâyede (evvel îmân sonra inkârınızla İslâmları dînlerinde şübhe ve tereddüde düşürirsiniz de) İslâmdan ric'at iderler, didiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ehl-i Kitaptan[*] bir kesim de der ki "Şu müminlere indirileni günün başında kabul edin, sonunda reddedin, belki vazgeçerler.
[*] Kitaplarında uzman olan kişiler  
Şaban Piriş
swap_vert close
72,73. -Kitap ehlinden bir kısmı:-İman edenlere indirilene günün başında inanın, sonunda inkar edin, belki dönerler. Dininize uyanlardan başkasına inanmayın, dediler. De ki:-Doğru yol, sadece Allah'ın gösterdiği yoldur. Size verilen bir başkasına da verildi veya Rabbiniz katında size üstün gelecekler diye mi (telaşlanıyorsunuz)? De ki:-Nimet ve ihsan Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, ihsanı bol olan, her şeyi bilendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kitap Ehlinden bir güruh da birbirine şöyle dedi: “İman edenlere indirilmiş olan kitaba sabah iman edip akşam vakti onu inkâr edin ki, onlar da dönsünler.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ehlikitap'tan bir zümre şöyle dedi: "Şu iman edenlere indirilene günün başlangıcında inanın, günün sonunda karşı çıkın. Belki bu sayede geriye/eskiye dönerler.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyitti bir bölük kitāb ehlinden: “imān getürüñ aña kim indürinildi anlaruñ üzere kim įmān getürdiler gündüzüñ ilkinde daħı kāfir oluñ śoñında ola kim anlar ya'nį müsülmānlar döneler.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyitdi bir ṭāyife Yehūdilerden Naṣrānilerden: Īmān getürüñüz ol kitāba kiindi īmān getürenler üstine gün evvelinde. Daḫı kāfir oluñuz gün āḫirinde, ola kim īmān getürenler ḳaytalar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Kitab əhlindən (yəhudilərdən) bir dəstə (bir-birinə) dedi: “Mö’minlərə nazil edilənə (Qur’ana) günün əvvəlində (səhər vaxtı) inanın, həmin günün axırında (axşam vaxtı) isə onu inkar edin! Bəlkə, (mö’minlər öz dinlərindən) üz döndərsinlər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And a party of the People of the Scripture say: Believe in that which hath been revealed, unto those who believe at the opening of the day, and disbelieve at the end thereof, in order that they may return;
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
A section of the People of the Book say: "Believe in the morning(406) what is revealed to the believers, but reject it at the end of the day; perchance they may (themselves) Turn back;
406 Wajh here has the sense of "beginning", "early part". The cynics who plotted against Islam actually asked their accomplices to join the believers and then repudiate them.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقَالَتْ
ve dedi
طَٓائِفَةٌ
bir grup
مِنْ اَهْلِ الْكِتَابِ
ehl-i kitaptan
اٰمِنُوا
iman edin
بِالَّـذ۪ٓي
o kimseye ki
اُنْزِلَ
indirildi
عَلَى الَّذ۪ينَ
o kimselere ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَجْهَ
yüzünde (başında)
النَّهَارِ
günün
وَاكْفُرُٓوا
ve inkâr edin
اٰخِرَهُ
sonunda
لَعَلَّهُمْ
belki onlar
يَرْجِعُونَۚ
dönerler
Ehl-i kitaptan bir grup şöyle dedi: "(Muhammed'e) İman edenlere indirilmiş olan (Kur'ân')a, günün başlangıcında (sabahleyin görünüşte) iman edin, (günün) sonunda (akşamleyin) de (onu) inkâr edin. Belki onlar (size bakarak böylece dinlerinden) dönerler."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
طَٓائِفَة
İsim
ط و ف
Grup, bölük, kısım, taife, topluluk, zümre
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
وَجْه
İsim
و ج ه
Yüz, vech, teveccüh
نَهَار
İsim
ن ه ر
Gündüz
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
رَجَعَ
Fiil-I
ر ج ع
Döndü