close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 61. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Femen hâcceke fîhi min ba’di mâ câeke mine-l’ilmi fekul te’âlev ned’u ebnâenâ veebnâekum venisâenâ venisâekum veenfusenâ veenfusekum śümme nebtehil fenec’al la’neta(A)llâhi ‘alâ-lkâżibîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sana iyice bildirildikten sonra da gene bu hususta seninle tartışan olursa de ki: Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım, biz bizzat gelelim, siz de gelin. Ondan sonra da dua edelim ve Allah'ın lanetini yalancılara havale edelim.
Hicretin onuncu yılında Necran Hıristiyanlarının bir kısmı, mescide gelmişler, Hz. Peygamberle İsa hakkında görüşmüşler, bunun üzerine Hz. Muhammed (s.a.a), onları mübaheleye, yani yalancıyı Tanrı lânetine havale ederek lânetleşmeye çağırmış, onlar o gün izin istemişlerdi. Hz. Muhammed (s.a.a), ertesi günü, Ali'nin elinden tutmuş, Hasan ve Hüseyin'i önüne katmış olarak yola çıkmıştı. Fâtıma da arkalarından geliyordu. Necranlılar, mübaheleye cesaret edememişler, vergi vermeye razı olmuşlardı (Mecma'ül-Beyan, 1. s. 193). Kur’an'da hususi bir adla anılan ayetler arasında bulunan bu ayete "İbtihal" ve "Mübahele ayeti" denir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Artık Sana gelen (ve herkese tebliğ edilen) bunca ilimden (ve İlahi vahiyden) sonra; hâlâ onun (Hz. İsa’nın dünyaya gelişinin, Kur’ani gerçeklerin ve Peygamber sünnetinin) hakkında Seninle çekişip tartışmaya girişir (ve bâtılda inat ederler)se onlara de ki: "Gelin çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, biz kendi şahsımızı (ve en yakınlarımızı) ve siz kendi şahsınızı (ve arkadaşlarınızı) çağırıp (bir araya toplayalım); sonra da karşılıklı mübahale edip (içtenlikle Allah’ın kahrını ve ğadabını isteyip) de; Allah’ın lanetinin yalan söyleyenlerin üstüne olması için gönülden yalvaralım (böylece beddualaşalım)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sana gelen bu gerçek bilgiden sonra, kim seninle bu gerçekler hakkında tartışırsa de ki: “Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, biz siz hepimizi çağıralım, sonra hepimiz birden gönülden yalvaralım ve Allah'ın lanetinin, O'nun rahmetinden uzak olmanın, aramızdan yalan söyleyenlerin üzerine olmasını dileyelim.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sana bu kadar bilgi geldikten sonra, deliller getirerek seninle bu konuda tartışanlara: “Geliniz, sizler ve bizler de dahil olmak üzere, biz oğullarımızı, siz de oğullarınızı, biz hanımlarımızı, siz de hanımlarınızı çağıralım. Sonra ihlas ve samimiyetle dua ve niyazda bulunarak, Allah'ın lânetinin yalancılar üzerine olmasını dileyelim” diye ilan ederek söyle.
Ahmet Varol
swap_vert close
Kim sana gelen ilimden sonra bu konuda seninle tartışmaya girerse de ki: "Gelin, bizim çocuklarımızı da sizin çocuklarınızı da, bizim hanımlarımızı da sizin hanımlarınızı da kendimizi de çağıralım ve sonra lanetle dua ederek, Allah'ın lanetinin yalancıların üzerine olmasını dileyelim." [10]
10.Hz. İsa (a.s.) ile ilgili olarak Resulullah (a.s.)`a Yüce Allah katından vahyedilen bilgilere hıristiyanların ısrarla itiraz etmeleri üzerine Yüce Allah, Resulullah (a.s.)`ın böyle bir çağrıda bulunmasını istemiştir. Rivayete göre yukarıdaki ayeti kerimenin vahyedilmesinden sonra Resulullah (a.s.) Necran hıristiyanlarını böyle bir şeye çağırmış ancak onlar aralarında görüşürken başkanları Akil, "Allah`a yemin ederim ki, siz Muhammed`in hak peygamber olduğunu gördünüz ve sözlerinin doğru olduğunu anladınız. Artık onunla mübaheleye (Allah`ın yalancılara lanet etmesi üzere duada bulunmaya) girişirseniz helak olursunuz. Çünkü bir peygamberle mübaheleye girişen toplulukların tümü helak olmuşlardır" deyince böyle bir şeyden kaçınmışlardır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Artık sana gelen bunca ilimden sonra, onun hakkında seninle 'çekişip-tartışmalara girişirlerse' de ki: 'Gelin, çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım; sonra karşılıklı lanetleşelim de Allah'ınlanetini yalan söyleyenlerin üstüne kılalım.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Îsâ (aleyhisselâm'ın) Allah'ın kulu ve Rasûlü olduğuna dâir sana ilim geldikten sonra onun hakkında kim seninle münakaşaya kalkışırsa şöyle de: “- Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, bizleri ve sizleri çağıralım; sonra hepimiz dua edip yalvaralım da Allah'ın lânetini yalancıların üzerine okuyalım.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bu konuda sana bilgi geldikten sonra seninle tartışan olursa onlara söyle: “Gelin, çoluk çocuğumuzu ve kendimizi toplayalım, sonra dua edip, “Allah’ın laneti yalancılara olsun!” diyelim. (Ki kimin samimi olup olmadığı belli olsun.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sana gelen asıl bilgiden sonra, kim seninle bu konuda tartışırsa, de ki: “Geliniz, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra da lanetleşelim; Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim.”
Besim Atalay
swap_vert close
Sana bilgi geldikten sonra, kim seninle tartışırsa bu yolda, onlara diyesin ki: «Hem biz, hem de siz, oğullarımız, karılarımız hep toplanalım, sonra lânetleşelim, Allahın lâneti yalan söyliyenler üzerine olsun diyelim
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sana (İsa'nın Allah'ın kulu ve resulü olduğuna dair) bilgi geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışmaya kalkacak olursa, de ki: “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım ve bir araya getirelim. Sonra gönülden dua ederek Allah'ın lanetini yalan söyleyenlerin üzerine havale edelim.”
Bu âyet, Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia eden Necran Hristiyanlarından bir heyet ile Hz. Peygamber arasındaki bir tartışmayı sonlandırmak için nazil olmuştur. Hz. Peygamber, Hz. İsa’nın Allah’ın oğlu olduğu iddiasında ısrarlı olan Necranlıları lânetleşmeye çağırıyor. Buna mübahele denir. Kim yalan söylüyorsa Allah’ın lanetinin üzerine olmasını dilemek demektir.  
Cemil Said
swap_vert close
Bu hakîkatlerin sana vusûlünden sonra seninle mubâhase idenlere şu cevâbı vir: "Geliniz sizin ve bizim çocuklarınızı sizin ve bizim kadınlarımızı çağıralım, bizzat biz de siz de gelelim ba’dehû Allâh’dan istirhâm idelim yalancılara la’net itsün"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı, oğullarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra lanetleşelim de, Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim".
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım. Biz de siz de toplanalım. Sonra gönülden dua edelim de, Allah’ın lânetini (aramızdan) yalan söyleyenlerin üstüne atalım.”[92]
Bu âyete “mubâhale” âyeti denir. Mubâhele, bir konuda haklı olanın ortaya çıkması için usulünce lânetleşmek demektir. Necran Hıristiyanları; “Kur’an, Hz.İsa’nın babasız doğduğunu kabul ettiğine göre, onun Allah olması gerekir” iddiasını ileri sürdüler. Bunun üzerine Hz. Peygamber, hakkın ortaya çıkması için onları mubâhaleye davet etti. Ancak onlar bunu kabul etmediler.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sana gelen bu bilgiden sonra her kim bu konuda seninle tartışmaya kalkışırsa, de ki: “Gelin, çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra da Allah’ın lâneti yalancıların üzerine olsun diye dua edelim.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sana bu ilim geldikten sonra seninle bu konuda çekişenlere de ki: Geliniz, sizler ve bizler de dahil olmak üzere, siz kendi çocuklarınızı biz de kendi çocuklarımızı, siz kendi kadınlarınızı, biz de kendi kadınlarımızı çağıralım, sonra da dua edelim de Allah'tan yalancılar üzerine lânet dileyelim.  
 Bu âyete «mübâhele âyeti» denir ki, bir meselede haklı olanın ortaya çıkması için karşılıklı lânetleşmek demektir. Tefsircilerin belirttiğine göre Necran hıristiyanlarından bir heyet, Resûlullah (s.a.)ın huzuruna gelerek, Kur’an Hz. İsa’nın babasız doğduğunu kabul ettiğine göre onun Allah olması lâzım geleceğini iddia ettiler. Hz. Peygamber onları, bir araya gelerek kim yalancı ise Allah’ın ona lânet etmesi için dua etmeye çağırdı. Fakat Necran heyeti buna yanaşmayarak müslümanların himayesine girmeyi kabul eden bir antlaşma imzalayıp gittiler.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sana gelen bu bilgiden sonra her kim bu konuda seninle tartışırsa, de ki: "Gelin, çocuklarımızı, çocuklarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı çağırarak bizlerle sizler bir araya gelelim ve sonra ALLAH'ın lanetinin yalancıların üzerine olması için lanetleşelim.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa, de ki: "Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra da lanetleşelim; Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sana gelen ilimden sonra artık her kim seninle münakaşaya kalkarsa haydı de: Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı kadınlarımız ve kadınlarınızı kendilerimizi ve kendilerinizi çağıralım sonra can-u gönülden ibtihal ile duâ edelim de Allahın lâ'netini yalancıların boynuna geçirelim
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Sana (Îsâ hakkında, tarafımızdan vahiy yolu ile) gelen (ve kendilerine tebliğ ettiğin) bunca ilimden (hakikatten) sonra, artık kim (Îsâ’nın ilâh olduğu ya da Allah’ın oğlu olduğu iddiâsı ile) seninle tartışmaya girişirse, (onlara) de ki: “Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, biz kendimizi ve siz de kendinizi ortaya koyalım da (Îsâ hakkında hangimiz yalan söylüyorsa,) yalancının helâkını isteyerek Allah’ın lânetinin, yalancıların üzerine olmasını dileyelim.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sana gelen ilimden¹ sonra, her kim seninle tartışmaya girerse, onlara de ki: “Gelin çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi² çağıralım; sonra da içtenlikle Allah'ın lanetinin yalancıların üzerine olmasını dileyelim.
1- Vahiyle verilen bilgiden. 2- Adamlarımızı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Artık sana (bu) ilim geldikden sonra kim seninle onun hakkında çekişirse de ki: «Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimiz ve kendinizi çağıralım, sonra (hepimiz bir arada olarak) düâ ve niyaz edelim de Allahın lanetini yalancıların üstüne okuyalım».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Artık sana ilim geldikten sonra, kim onun (Îsâ'nın) hakkında seninle tartışırsa, bunun üzerine de ki: “(İddiânızda samîmî iseniz) gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra gönülden duâ edelim de Allah'ın lâ'netini yalancıların üzerine kılalım!”(4)
(4)“(Peygamber (asm) Kur’ân’ın lisânıyla) onlara meydan okuyor: ‘Tevrât’ınızı getiriniz, okuyunuz ve geliniz; biz çoluk ve çocuğumuzu alıp Cenâb-ı Hakk’ın dergâhına el açıp, yalancılar aleyhinde lâ‘netle duâ edeceğiz’ diye mütemâdiyen onların başına vurduğu hâlde, hiç yahudi bir âlim veya nasrânî bir kıssîs (papaz), onun bir yanlışını gösteremedi. Eğer gösterseydi, pek çok kesrette (çoklukta) bulunan ve pek çok inadlı ve hasedli olan kâfirler ve münâfık yahudiler ve bütün âlem-i küfür, her tarafta i‘lân edeceklerdi.” (Zülfikār, 19. Mektûb, 66-67)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sana (İsa’nın Allah’ın kulu ve elçisi olduğuna dair) bilgi geldikten sonra, kim onun hakkında seninle tartışırsa, bunun üzerine de ki: (İddiânızda samimi iseniz) gelin, oğullarımızı, oğullarınızı, hanımlarımızı, hanımlarınızı, kendimizi ve kendinizi bir araya çağıralım; sonra gönülden yalvaralım ve Allah’ın dışlamasının (O’nun rahmetinden uzak olmanın, aramızdan) yalan söyleyenlerin üzerine olmasını dileyelim.*
(*) Bu ayete geçen (مباهلة) ‘’mübahele’’, doğrunun yalancıdan ayırt edilmesi için (karşılıklı beddua) yapma geleneğidir. Nasranilerce bu geleneğe önem verildiği için ayetin emriyle Hz. Muhammed’de onları doğru söylemeye zorlamak için bu tür mübahele geleneğine davet ediliyor. Zira Necran Hıristiyanları; “Kur’an, Hz. İsa’nın babasız doğduğunu kabul ettiğine göre, Allah’ın oğlu olması gerekir” iddiasını ileri sürdüler. Bunun üzerine Hz. Peygamber, hakkın ortaya çıkması için onları mubâhaleye davet etti. Ancak onlar bunu kabul etmediler.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sana gelen doğru bilgilerden sonra, seninle İsa nın haberi hakkında kim çekişiyor? Seninle çekişenlere deki “Oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, biz kendimizi ve sizde kendinizi ortaya koyalım, Allah’ın lanetinin yalancıların üzerine olmasını dileyelim.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Artık sana bu bilgi geldikten sonra herkim bununla senin üzerinde çekişecek olursa de ki: «Gelin, çocuklarımızı, çocuklarınızı, kadınlarımızı, kadınlarınızı, bizleri, sizleri toplıyalım, sonra yalvaralım, Allah’ın laneti yalancıların üzerine olsun diyelim.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sana ilim [¹⁰] vâsıl olduktan sonra İsa hakkında her kim sana karşı çene çalarsa onlara dersin: Gelin oğullarımızı, oğullarınızı; kadınlarımızı, kadınlarınızı çağıralım siz de gelin biz de gelelim sonra lânetleşelim [¹¹], Allah/ın lâneti yalancılara olsun, diye niyaz edelim.
[10] Bu bapta kat'î delâil, vahiy ile bildirilen delâil.[11] Veya yalvaralım.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kim, sana gelen bu ilimden sonra seninle bu konuda tartışmaya girecek olursa onlara de ki: “Öyleyse gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, bizimkileri [enfusena] ve sizinkileri çağıralım sonra gönülden yalvaralım ve Allah’ın lanetinin yalancıların üzerine olmasını dileyelim.”
Kadri Çelik
swap_vert close
Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa, de ki: “Gelin oğullarımızı, oğullarınızı; kadınlarımızı, kadınlarınızı; nefislerimizi ve nefislerinizi çağıralım, sonra lânetleşelim de Allah'ın lânetinin yalancılara olmasını dileyelim.”
(Bütün İslam mezhepleri (hatta Hariciler dahi) Peygamber’in Necran Hıristiyanları ile mübahale etmeye giderken kadınlardan Hz. Fatıma (a.s), evlatlarından Hasan ve Hüseyin (a.s) ve kendi nefislerinden ise Hz. Ali (a.s) dışında hiç kimseyi mübahale için götürmediği hususunda ittifak etmişlerdir. Fahri Râzi’nin Tefsir-i Kebir’inde tasrih ettiği gibi o gün Peygamber, üzerinde siyah ve yünden dokulu bir parçayla, mübahale için şehirden dışarı çıktı. Hüseyin’i şefkat dolu kucağına almış ve Hasan’ın da ellerinden tutmuştu. Hz. Fatıma (a.s) ardından, Ali de (a.s) Fatıma’nın (a.s) ardından hareket ediyordu. Necran Hıristiyanlarının piskoposu bu durumu görünce Hıristiyan cemaate dönerek şöyle dedi: “Ben öyle çehreler görüyorum ki eğer Allah’tan bir dağın yok olmasını dahi isteseler, Allah onların duasına icabet edecektir. Sakın bunlarla mübahaleye girişmeyin, zira kesinlikle helak olursunuz. Öyle ki kıyamete kadar yeryüzünde bir tek Hıristiyan bile kalmaz.” Necran heyeti bu manzara karşısında mübahale etmekten çekinmiş ve cizye vermek üzere anlaşma imzalamak zorunda kalmışlardı.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Sana bu Kur’an aracılığıyla gerçek ilim geldikten sonra, artık kim İsa’nın ilâh olduğunu iddia ederek onun hakkında seninle tartışmaya girişirse, onlara de ki:“O hâlde gelin; hepimiz çocuklarımızı, hanımlarımızı ve bütün halkımızı Allah’ın huzurunda şâhitliğe çağırarak toplanalım; sonrahep birlikte O’na duâ edelim de, Allah’ın lânetinin, aramızdan yalan söyleyenlerin üzerine olmasını ve yalancıların, toplu bir helâk ile yok edilmesini dileyelim!” Bu ayet, Hz. İsa’nın Allah veya Allah’ın oğlu olduğunu iddia eden Necran Hıristiyanlarından bir heyet ile Peygamber arasında çıkan bir tartışma sonucunda indirilmiştir. Allah’ın elçisi, Kur’an’ın ortaya koyduğu bunca delilleri inatla reddeden bu insanlara, en son olarak ayette bildirilen teklifi sundu. Fakat onlar, bu işin akıbetinden korktular ve lânetleşmeye yanaşmadılar.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kim sana İlim’den geldikten sonra seninle bu konuda (karşı deliller ileri sürerek) karşılıklı tartıştıysa, de ki: “Hadi, gelin! Kendimizi ve kendinizi, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, oğullarımızı ve oğullarınızı çağıralım! Sonra tevâzu içinde gönülden yalvararak dua edelim, Allah’ın lanetini Yalancılar’ın üzerine atalım!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sana gelen bunca bilgiye rağmen bu konularda seninle tartışanlara şunu söyle:" Gelin! Her iki taraftan kendi çocuklarınızı, kadınlarınızı eş dost kim varsa hepsini çağıralım, sonra hep birlikte kalkıp yalancılara lanet okuyalım."
Mehmet Çoban
swap_vert close
Sana ayetlerimle gerekli bilgiler, gerekli açıklamalar geldikten sonra artık kim bu konuda seninle tartışacak olursa; onlara de ki "Gelin, oğullarımızı oğullarınızı, kadınlarımızı kadınlarınızı çağıralım! Hepimiz toplanalım! Sonra gönülden dua ederek diyelim ki; Allah’ın bütün laneti yalan söyleyenlerin üzerine olsun! Eğer doğru söyleyenlerden isek bu lanet bize dokunmaz!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sana bilgi geldikten sonra seninle bu konuda tartışanlara de ki: “Gelin, biz ve siz, çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım; sonra da Allah’ın lanetinin yalancılar üzerine olması için gönülden lanetleşelim.” [*]
Meydan okuma içeriği nedeniyle bu ayete [mübâhele] (yalancı olan tarafın cezalandırılması için yapılan beddua) ve [mülâane] (karşılıklı lanetleşme) ayeti denmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sana gelen bu bilgiden sonra kim, bu konuda seninle tartışacak olursa onlara: “Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi bir araya toplayalım, sonra da Allah’ın lânetinin yalancıların üzerine olmasını dileyerek, karşılıklı lânetleşelim.” de.¹
1 Bu âyete “mübahele” âyeti denilir. Mubahele: “Hangi taraf yalancı ise ona Allah lânet etsin” diye karşılıklı lânetleşmektir. Bundan önceki âyette belirtilen olaydan sonra Necran temsilcilerini Peygamberimiz, mübaheleye davet etti, onlar da reisleri Akıb Abdülmesih’in re’yi ile bu buna yanaşmadılar ve İslâm zimmetini kabul ederek memleketlerine döndüler. Mubahele tek taraflı yapılan bir lanet işlemi değil, tıpkı boşanma çeşitlerinden olan “liân” gibi karşılıklı yapılan bir lanetleşmedir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Sana gelen asıl bilgiden sonra, kim seninle bu [hakikat] hakkında tartışırsa de ki: “Gelin! Oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, bizim yandaşlarımızı ve sizin yandaşlarınızı çağıralım; sonra [birlikte] tevazu içinde ve gönülden yalvaralım ve Allah’ın lânetinin [aramızdan] yalan söyleyenlerin ⁴⁸ üzerine olmasını dileyelim.”
48 Yani, Hz. İsa’nın gerçek kimliği konusunda. Bütün muteber kaynaklara göre bu surenin 59-63. ayetleri, H. 10. yılda, bütün Hristiyanlar gibi, Hz. İsa’nın “Allah’ın oğlu” ve dolayısıyla insan suretindeki Allah olduğunu iddia eden Necrân Hristiyanlarından bir heyet ile Hz. Peygamber arasındaki bir tartışma dolayısıyla nazil olmuştur. Onlar, Hz. Peygamber tarafından kendilerine teklif edilen “namaz yoluyla sınanma”yı (mübâhele) reddettikleri halde Hz. Peygamber, kendileri ile tüm medenî haklarını kullanabilmelerini ve dinlerini serbestçe uygulayabilmelerini garanti eden bir anlaşma yaptı.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sana vahyin bilgisi geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa de ki: “Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendilerimizi ve kendilerinizi çağırarak toplanalım. Sonra gönülden yalvaralım da Allah’ın lanetinin, yalancıların üzerine olmasını dileyelim.” 2/120, 13/37, 5/116-117
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sana gelen (bu) bilgiden sonra, bu konuda seninle tartışanlara[⁶⁰⁴] de ki: Gelin, çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, bizler ve sizler[⁶⁰⁵] bir araya gelelim; sonra candan yürekten yalvaralım ve Allah’ın lânetinin yalan söyleyenler üzerine olmasını dileyelim.
[604] Vahiy ‘şimdi ve burada’sına, yani vakıaya dönerek Necranlıları lânetleşmeye çağırıyor. Bu çağrı özünde, vicdanı harekete geçirmek için Allah’ı şahit kılma çağrısıdır. [605] Burada geçen enfusenâdan kasıt Allah Rasûlü’nün kendi şahsı değildir. Çünkü insan kendisini bir yere çağırmaz, başkalarını çağırır. Lanetleşmenin (mubâhele) birine zina isnadıyla ilgili versiyonu için bkz: 14:6-7.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sana (gerekli) bilgi geldikten sonra, kim seninle (bu konuda) tartışacak olursa de ki: "Geliniz:, oğullarımız ve oğullarınız, kadınlarımız ve kadınlarınız, biz ve siz bir araya gelelim, hepimiz dua ve niyazda bulunalım, Allah'tan yalancılar üzerine lanet dileyelim!
(Yarabbi; İsa'ya isnad edilen vasıflar hususunda kim yalancı ise onu kahret diye yalvaralım.. Nitekim bu davet üzerine Necran heyeti endişeye kapılmış reisleri bu "lanetleşme" davetini kabul ettikleri takdirde hepsinin helak olacaklarını bildirmiş ve onların kurtulmalarım sağlamıştı.)  
Osman Fırat
swap_vert close
Kim sana gelen ilimden (Kur’an’dan) sonra seninle tartışmaya kalkarsa, de ki: "Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra gönülden la’netle du’â edelim de, Allâh’ın la’netini yalancıların üstüne atalım!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık sana ilim geldikten sonra her kim onun hakkında seninle münakaşada bulunursa, de ki: «Geliniz, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendi şahıslarımız ve şahıslarınızı davet edelim, sonra tazarru ve niyazda bulunalım, Allah Teâlâ'nın lânetini yalancılar üzerine kılalım.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Artık sana bu ilim geldikten sonra, kim seninle Îsâ hakkında tartışmaya girerse de ki: “Haydi gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, hanımlarımızı ve hanımlarınızı ve bizzat kendimizi ve kendinizi çağırıp, sonra da gönülden Allah'a yalvaralım da bu konuda kim yalancı ise Allah'ın lânetinin onların üzerine inmesini dileyelim! ”
Bu âyete “mübahele” âyeti denir. Mübahele: “Hangi taraf yalancı ise Allah’ın ona lânet etmesini bütün kalbiyle istemek” demektir. Hicri 9. yılda Necran Hıristiyanlarını temsil eden 70 kişilik heyet, başlarında dinî ve dünyevî liderleri olarak Medine’ye gelip tartışmıştı. Delilden anlamamaları karşısında Hz. Peygamber (a.s.) mübaheleyi teklif edince, düşünmek için mühlet istediler. Bunu kendileri için tehlikeli bulup kabul etmediklerini bildirmek üzere Hz. Peygamberin yanına geldiklerinde baktılar ki O Hüseyin’i kucağına almış, Hasan’ın elinden tutmuş, Hz. Fatıma ile Hz. Ali’yi arkasına almış “Ben dua edince siz de ‘âmin’ dersiniz” diyor. Hey’et başkanı mübaheleyi kabul etmeyip cizye vererek İslâm hâkimiyeti altında yaşamayı benimsediklerini bildirdi. Hz. Peygamber de onlara, kendilerine verilen hakları ve yükümlülükleri bildiren bir emanname yazdı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Kim sana gelen ilimden sonra seninle tartışmaya kalkarsa, de ki: "Gelin oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra gönülden la'netle du'a edelim de, Allah'ın la'netini yalancıların üstüne atalım!"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sana hakkın hak oldığına 'ilim geldikden sonra onda seninle mücâdele idene di ki: Gelin evlâdlarımızı ve evlâdlarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, ve nefsimizi ve nefsinizi da'vet idelim (toplayalım) sonra Cenâb-ı Hakk'a yalvarub Allâh'ın la'netini yalancılar üzerine kılalım (yalancılara la'net du'âsı idelim) [²]
[2] Hazret-i Rasûl'ün bu teklîfini Ehl-i Kitâb'dan kabûl iden olmamışdır. Çünki iddi'âlarında haklı olmadıklarını kendileri de bildiklerinden netîcesinden korkmuşlardır.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu bilgi geldikten sonra seninle kim tartışırsa de ki “Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım, sizler ve bizler de katılalım; arkasından “Allah'ın laneti (dışlaması), yalancıların üstüne olsun.” diye yalvaralım.“
Şaban Piriş
swap_vert close
Sana ilim geldikten sonra, bu hususta seninle kim tartışacak olursa, de ki:-Gelin, oğullarımızı, oğullarınızı; kadınlarımızı, kadınlarınızı; bizi ve sizi çağıralım. Sonra tevazu içinde gönülden yalvaralım da Allah'ın lanetinin yalancılara olmasını dileyelim.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sana gelmiş olan ilimden sonra kim seninle tartışmaya girerse, onlara de ki: Gelin, çocuklarımızı ve çocuklarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, kendimizi ve kendinizi çağırıp toplanalım; sonra dua edelim de Allah'ın lâneti yalancılar üzerine olsun.(14)
(14) Necran’dan gelen Hıristiyan heyetinin Peygamberimizle Hz. İsa hakkında tartışması ve onun Allah’ın oğlu olduğu iddiasında ısrar etmesi üzerine inen bu âyetten sonra, Peygamberimiz yanına Hz. Ali, Fatma, Hasan ve Hüseyin’i alarak meydana çıkmış, ancak Hıristiyan heyeti buna yanaşmamış, İslâm hakimiyeti altında yaşamayı kabul etmiş, Peygamberimiz de onlara haklarını teminat altına alan bir belge vermişti.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sana ilimden bir nasip geldikten sonra, hak konusunda seninle tartışana de ki: "Gelin; oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, öz benliklerimizi ve öz benliklerinizi çağıralım, mübâhele edelim de Allah'ın lanetini yalancılar üzerine salalım."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes her kim ḥüccetleşe senüñ-ile, anuñ içinde; andan śoñra kim geldi saña bilmek; eyit: “gelüñ oķıyalum er oġlanlarumuzı ya'nį ḥasan hüseyin, daħı er oġlanlaruñuzı daħı 'avratlarumuzı; ya'nį fāŧıma daħı 'avratlaruñuzı; daħı gendüzümüzleri andan la'net eyleşelüm pes ķılalum Tañrı la'netin yalancılar üzere.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes kim ḥüccet eylese saña anda, saña gelgenden ṣoñra Tañrınuñ ‘ilmin‐den, eyit: Gelüñüz, oġlanlarumuz isteyelüm, ‘avratlarumuz isteyelüm, sizde ‘avratlaruñuz [isteñüz], nefslerümüz isteyelüm, siz daḫı nefslerüñüz is‐teñüz. Andan ṣoñra du‘ā idelüm. Daḫı ḳılalum Tañrı Ta‘ālā la‘neti yalancılarüstine.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(İsanın Allahın qulu və peyğəmbəri olması barədə) sənə göndərilən elmdən (mə’lumatdan) sonra buna (İsanın əhvalatına) dair səninlə mübahisə edənlərə de: “Gəlin biz də oğlanlarımızı, siz də oğlanlarınızı; biz də qadınlarımızı, siz də qadınlarınızı; biz də özümüzü, siz də özünüzü (bura) çağıraq! Sonra (Allaha) dua edib yalançılara Allahın lə’nət etməsini diləyək!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And whoso disputeth with thee concerning him, after the knowledge which hath come unto thee, say (unto him): Come! We will summon our sons and your sons, and our women and your women, and ourselves and yourselves, then we will pray humbly (to our Lord) and (solemnly) invoke the curse of Allah upon those who lie.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If any one disputes in this matter with thee, now after (full) knowledge Hath come to thee, say: "Come! let us gather together,- our sons and your sons, our women and your women, ourselves and yourselves: Then let us earnestly pray, and invoke the curse of Allah on those who lie!(400)"
400 In the year of Deputations, 10th of the Hijrah, came a Christian embassy from Najran (towards Yaman, about 150 miles north of San 1 a). They were much impressed on hearing this passage of the Qur'an explaining the true position of Christ, and they entered into tributary relations with the new Muslim State . But ingrained habits and customs prevented them from accepting Islam as a body. The Prophet, firm in his faith, proposed a Mub a halah, i.e., a solemn meeting, in which both sides should summon not only their men, but their women and children, earnestly pray to Allah, and invoke the curse of Allah on those who should lie. Those who had a pure and sincere faith would not hesitate. The Christians declined, and they were dismissed in a spirit of tolerance with a promise of protection from the State in return for tribute, "the wages of rule," as it is called in the A' ini Akbari .  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَمَنْ
artık kim
حَٓاجَّكَ
seninle tartıştı
ف۪يهِ
onun hakkında
مِنْ بَعْدِ
sonradan
مَا
o şey ki
جَٓاءَكَ
sana geldi
مِنَ الْعِلْمِ
ilimden
فَقُلْ
de ki
تَعَالَوْا
gelin
نَدْعُ
çağıralım
اَبْنَٓاءَنَا
oğullarımızı
وَاَبْنَٓاءَكُمْ
ve oğullarınızı
وَنِسَٓاءَنَا
ve kadınlarımızı
وَنِسَٓاءَكُمْ
ve kadınlarınızı
وَاَنْفُسَنَا
ve kendimizi
وَاَنْفُسَكُمْ
ve kendinizi
ثُمَّ
sonra
نَبْتَهِلْ
gönülden dua edelim
فَنَجْعَلْ
ve kılalım
لَعْنَتَ
lanetini
اللّٰهِ
Allah'ın
عَلَى
üzerine
الْكَاذِب۪ينَ
yalancılar
Artık sana (Îsâ hakkındaki bu) ilim geldikten sonra kim seninle onun hakkında tartışmaya girişirse (onlara) de ki: "(Eğer iddianızda sadık kimseler iseniz) Gelin, oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı çağıralım. Biz de siz de toplanalım sonra da gönülden dua edelim de Allah'ın lanetinin yalan söyleyenler üzerine olmasını dileyelim."
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
حَٓاجَّ
Fiil-III
ح ج ج
Delil getirdi, tartıştı, münakaşa etti
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
تَعَالَ
Fiil-IV
ع ل و
Gel, gelin
دَعَا
Fiil-I
د ع و
Çağırdı, dua etti, davet etti, yalvardı, isnad etti
اِبْن
İsim
ب ن ي
Oğlu, (Çoğulu اَبْنَٓاءَ: oğulları, çocukları)
اِبْن
İsim
ب ن ي
Oğlu, (Çoğulu اَبْنَٓاءَ: oğulları, çocukları)
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اِبْتَهَلَ
Fiil-VIII
ب ه ل
Gönülden dua etti
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
لَعْنَة
İsim
ل ع ن
Lanet
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
كَاذِب
Etken fiil
ك ذ ب
Yalancı, yalan söyleyen