close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 55. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż kâla(A)llâhu yâ ‘îsâ innî muteveffîke verâfi’uke ileyye vemutahhiruke mine-lleżîne keferû vecâ’ilu-lleżîne-ttebe’ûke fevka-lleżîne keferû ilâ yevmi-lkiyâme(ti)(s) śümme ileyye merci’ukum feahkumu beynekum fîmâ kuntum fîhi taḣtelifûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani o zaman Allah ya İsa demişti, seni öldürecek de benim, kendime yüceltecek de, kafirlerden kurtarıp arıtacak da. Sana uyanları kıyamete dek kafirlere üst edeceğim. Sonra, dönüp geleceğiniz yer, benim tapımdır, aranızda, aykırılığa düştüğünüz şeylerin hükmünü de ben vereceğim.
Bu âyete dayanarak İsa'nın, maneviyat bakımından diri olup, madde bakımından ölmüş bulunduğunu söyleyenler olmuştur ki Sımavna Kadısıoğlu Bedreddin bunlardandır ve "Vâridât" ında bunu açıkça söyler (Mehmet Şerefeddin Yaltkaya: Sımavna Kadısoğlu Şeyh Bedreddin, İst. 1925-1341, s. 38-39). 10- En doğru söz, Peygamberin yakınlarından olduklarından temiz kişiler anlamına gelen bu adı aldıklarıdır. Hz. Muhammed (s.a.a)'in, Avvan oğlu Zübeyr'e ümmetimden benim havarimdir dediği rivayet edilmiştir (al-Cami'üs-Sagıyr, c.2, s. 23-24).  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hani Allah, buyurmuştu ki: "Ey İsa, doğrusu Ben senin (dünya) hayatına (şimdilik) son vereceğim, seni (insanların erişemeyeceği şekilde onlardan uzaklaştırıp) Kendime yükselteceğim, seni kâfirlerin (ithamlarından) temizleyeceğim ve (yeniden yeryüzünde zuhur edip Deccalizm’le mücadelende) sana uyanları (zafere eriştireceğim ve) kıyamete kadar inkâra sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedip (yargılayacağım)."
[Not: Ayetteki "müteveffike" kelimesi, öldürmek değil, Âl-i İmrân 153. ayetindeki "mafateküm=sizden uzaklaştırdığımız" kelimesiyle aynı anlamda kullanılmıştır. Yani hadislerde de belirttiği gibi, Hz. İsa (AS) sağ olarak göklere kaldırılmıştır ve ahir zamanda geri gelmesi Hakk’tır. "Ruh" ile "can" farklı kavramlardır. İnsandan ruhun ayrılması "fevt", canın çıkması ise "mevt" kelimesiyle anlatılır.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O zaman Allah: “Ey İsa!” demişti. “Senin, şimdiki bu görevine son verip katıma yükselteceğim. Benden gelen gerçekleri örtbas edenlerin arasından seni çekip arındıracağım, sana uyanları, kıyamet günü gerçekleri örtbas edenlerin kat kat üstüne çıkaracağım. Sonra hepiniz bana döneceksiniz ve aranızda anlaşmazlığa düştüğünüz her konuda ben hüküm vereceğim.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani Allah Îsâ'ya: “- Ey Îsâ, ecelin gelince ruhunu alıp ölümünü ben gerçekleştireceğim. Sana yapılan iftiralarla ilgili muhakemeyi huzurumda alenî yapacağım. Seni inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin karalamalarından, iftiralarından arındırıp, temize çıkaracağım” buyurmuştu. “- Ya Muhammed, kıyamete kadar, sa-na tâbi olan müslümanları, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin üstünde tutacağım. Sonra hesap vermek üzere benim huzuruma getirileceksiniz. Kasıtlı farklı düşünmeye, farklı uygulamaya, çarpıtmaya devam ettiğiniz konularda, aranızda mahkeme görevini ben yapacağım, ben hüküm vereceğim.”
bk. Kur’ân-ı Kerim, 4/158; 19/56-57; el-Câmi’ li-Ahkâmi’l-Kur’ân, 4/101-102; el-Lübâb, fî ulûmi’l-kitâb, 5/268.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Hani Allah şöyle demişti: "Ey İsa! Ben seni eceline erdireceğim, kendime yükselteceğim ve seni inkarcılardan temizleyeceğim. Sana uyanları da kıyamet gününe kadar inkarcıların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz banadır. Üzerinde ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda ben hüküm veririm."
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani Allah, İsa'ya demişti: 'Ey İsa, doğrusu senin hayatına Ben son vereceğim, seni Kendime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar inkâra sapanların üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz şeyde aranızda Ben hükmedeceğim.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O vakit Allah şöyle buyurdu: “- Ey İsâ! Şüphe yok ki seni, (ecelin bitince) öldüreceğim, seni bana yükselteceğim, seni küfredenlerin içinden tertemiz kurtaracağım ve sana bağlı olanları, kıyamet gününe kadar küfredenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz de yalnız banadır. O vakit ihtilâf ettiğiniz şeyler hakkında aranızdaki hükmü ben vereceğim.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O zaman ki, Allah İsa’ya şöyle dedi: “Seni vefat ettireceğim, seni yanıma yükselteceğim. Ve seni o kâfirlerden temizleyeceğim. Ve kıyamet gününe kadar sana tabi olanları o kâfirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacak. İhtilaf ettiğiniz konularda sizi yargılayacağım.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah buyurmuştu ki: “Ey İsâ! Seni vefat ettireceğim, seni katıma yükselteceğim, seni inkâr edenlerden arındıracağım ve sana uyanları kıyamete kadar kâfirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacak. İşte o zaman, ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.”[54]
[54] Hz. İsâ’nın vefatı ve yükseltilmesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IV, 119-128; IV, 93-107; V, 430-437.  
Besim Atalay
swap_vert close
Hani Allah buyurdu ki: «Ey İsa! Seni dünya dirliğinden çekerim, katıma yüceltirim, kâfirlerden seni temizlerim, kıyamet gününe dek, sana uyan kimseleri, kâfirlere üstün kılarım, sonra sizin döneyiniz banadır, ayrışmış bulunduğunuz bir şeyde, aranızda hükmederim»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O vakit Allah şöyle buyurdu: “Ey İsa! (Korkma! Zalimlerin seni öldürmelerine asla izin vermeyeceğim) senin hayatına son verecek olan benim (onlar değil). Seni kendi katıma yükselteceğim. Seni küfredenlerden (kurtarıp) temizleyeceğim ve sana uyanları da kıyamete kadar küfredenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca Bana olacak. İşte o zaman dünyada iken hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz her konuda aranızda nihai hükmü Ben vereceğim.”
Bkz. 4/157-158Âyette geçen: “Senin hayatına son verecek olan Benim” ifadesi, Hz. İsa’nın yaşamını sonlandırma yetkisinin sadece Allah’a ait olduğunu vurgulamaktadır. En’am, 6/60. ve Zümer, 39/42. âyetlerde de aynı ifadeyi görmekteyiz. Buradan aynı zamanda şunu da anlıyoruz ki; kim nerede ve hangi sebeple ölürse ölsün ister corona’dan ister veremden ister kanserden ister kazadan ister tayfundan, isterse herhangi bir felaketten insanın yaşamına son veren Allah’tır. Allah’ın takdir ettiği ömrü tamamlamış olan kişi ne yapılırsa yapılsın kurtarılamaz ve hayata döndürülemez ama ömrünü tamamlamamış olan kişi de ne olursa olsun ölmez ve hiçbir şekilde o kişinin hayatına son verilemez, bir sebeple hayatına devam eder, ta ki Allah’ın takdir ettiği ecel gelene kadar. (Nahl 16/61) “Seni kendi katıma yükselteceğim” cümlesini ise, Hz. İsa’nın bedeniyle değil ruhuyla Allah’ın katına çıkacağı şeklinde yorumlamalıyız. Nitekim aynı ifade Nisa, 4/158’de “Doğrusu Allah onu kendisine yükseltti” şeklinde kullanılmıştır. Yükselen Hz. İsa’nın bedeni değil ruhudur. Ayrıca En’am, 6/83. ve Yusuf, 12/76. âyetlerinde “refea” kelimesi derecelerin yükseltilmesi ve ilahi ikrama nail olma anlamında da kullanılmıştır. Yani İsa’nın ruhu Allah’a ulaşırken aynı zamanda makamı da yükseltilmiştir. Aynı durum Hz. İdris için de söz konusudur. Meryem, 19/57’de “Onu yüce bir makama yükselttik” buyrulmuştur. Birçok müfessir bu ifade ile Hz. İsa’nın Hz. İdris gibi bedeniyle göklere çıkarıldığını iddia etmiş olsa da Nisa 4/158 ve Zuhruf 43/61-62 ve benze ayetlerde görüldüğü gibi Hz. İsa vefat etmiş ve tüm vefat eden diğer kimselerin ruhları gibi onun ruhu da Allah’a ulaşmıştır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh ’Îsâ’ya didi ki: "Seni ben öldürüyorum kâfirlerin elinden kurtararak nezdime çağırıyorum kıyâmet günine kadar seni kâfirlerin fevkine koyacağım hepiniz bana rücû’ ideceksiniz ben sizin ihtilâfâtınızı hal ideceğim."
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
55,56. Allah demişti ki: "Ey İsa! Ben seni eceline yetireceğim, seni kendime yükselteceğim, inkar edenlerden seni tertemiz ayıracağım; sana uyanları, kıyamet gününe kadar, inkar edenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz Banadır. Ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim. İnkar edenleri de dünya ve ahirette şiddetli azaba uğratacağım. Onların hiç yardımcıları olmayacaktır."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani Allah şöyle buyurmuştu: “Ey İsa! Şüphesiz, senin hayatına ben son vereceğim. Seni kendime yükselteceğim. Seni inkâr edenlerden kurtararak temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah buyurmuştu ki: “Ey Îsâ! Ben seni vefat ettireceğim, seni katıma yükselteceğim, seni o inkârcılardan arındıracağım ve sana tâbi olanları kıyamet gününe kadar inkâr edenlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacak. İşte, ayrılığa düşüp durduğunuz hususlarda aranızda hükmü o zaman ben vereceğim.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah buyurmuştu ki: Ey İsa! Seni vefat ettireceğim, seni nezdime yükselteceğim, seni inkâr edenlerden arındıracağım ve sana uyanları kıyamete kadar kâfirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacak. İşte o zaman ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim.
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH İsa'ya şöyle demişti: "Senin dünyadaki hayatına son vereceğim ve kendime yükselteceğim. Seni inkar edenlerden kurtaracağım ve sana uyanları Diriliş Gününe kadar inkar edenlerin üzerinde tutacağım. Sonra, dönüşünüz banadır ve anlaşmazlığa düştüğünüz konularda aranızda ben hüküm vereceğim."
54-55 İsa'nın nefsi/bilinci vucuduna bir daha dönmemek üzere göğe çekildi, yeryüzündeki yaşamına son verildi. Düşmanları ise onun bilinci ayrılmış ama biyolojik olarak yaşayan bedenini astılar.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O zaman Allah şöyle dedi: "Ey İsa, şüphesiz ki seni öldüreceğim, seni kendime yükselteceğim ve seni inkârcılardan temizleyeceğim. Hem sana uyanları, kıyamete kadar o küfredenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz banadır, ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim".
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
o vakit ki Allah buyurdu: ya İsa! emin ol ben seni eceline yetireceğim ve seni bana ref'edeceğim ve seni o küfredenlerden pâkliyeceğim ve sana tabi' olanları o küfredenlerin kıyamet gününe kadar fevkında kılacağım, sonrada hep dönümünüz banadır, ıhtılâf edib durduğunuz şeyler hakkında o vakit aranızda hükmü ben vereceğim
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani Allah buyurmuştu ki: “Ey Îsâ! Şüphesiz ki, (şu anda, sana tuzak kuranların hilesini boşa çıkaracağım ve kıyamet kopmadan önce, yeryüzüne gönderilmek üzere, meleklerim vasıtasıyla) seni (rûh ve bedeninle, canlı olarak) semâya yükselteceğim. (Tebliğ ettiğin İslâm dinini) inkâr eden (ve daha da ileri giderek seni öldürmek isteyen) kimselerden (kâfirlerden) seni koruyacağım ve sana (benim kulum ve peygamberim olarak îmân ederek, tebliğ ettiklerine) uyanları, kıyamete kadar inkâra sapan kimselerden üstün kılacağım. (Ölümünüzden) sonra (takdir ettiğimiz bir zamanda, hesap vermek üzere yeniden diriltilerek), dönüşünüz benim manevi huzuruma olacaktır. (İşte o vakit, Îsâ ile ilgili olarak) ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızdaki hükmü ben vereceğim.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hani, Allah, İsa'ya: “Ey İsa! Seni öldürecek olan Ben'im. Seni Bana yükselteceğim. Seni gerçeği yalanlayan nankörlerden arındıracağım. Sana tabi olanları da Kıyamet Günü'ne kadar küfredenlerden üstün tutacağım. Sonra dönüşünüz yalnız Bana olacak; anlaşmazlığa düştüğünüz konular hakkında hükmü Ben vereceğim.” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O zaman Allah şöyle de (miş) di: «Ey İsâ, şübhesiz ki seni öldürecek olan (onlar değil) benim, seni kendime yükseltib kaldıracak, seni küfredenlerin içinden tertemiz (kurtarıb) çıkaracak ve sana tâbi olanları kıyaamet gününe kadar küfredenlerin üstünde tutacak da (benim). Sonra dönüşünüz (de) yalınız bana (olacak) dır. İşte (o zaman) aranızda, hakkında ihtilâf etmekde olduğunuz şeylerin hükmünü ben vereceğim».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O vakit Allah şöyle buyurdu: “Ey Îsâ! Seni (kıyâmete yakın) vefât ettirecek olan ve seni kendime yükseltici(1) ve seni o inkâr edenlerden (onların iftirâlarından) temizleyici ve sana tâbi' olanları kıyâmet gününe kadar inkâr edenlerin üstünde tutacak olan, şübhesiz benim! Sonra dönüşünüz ancak banadır; artık hakkında ihtilâf etmekte olduğunuz şeyler husûsunda aranızda (ben) hüküm vereceğim!”
(1)Bakınız; (sahîfe 102, hâşiye 1)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
O vakit (zatım olan) Allah şöyle buyurdu «Ey İsa! Elbette, seni (onlar değil) ben vefât ettireceğim. (vakti saati gelince ruhunu alacağım); seni nezdime (ruhen) yükselteceğim ve (seni) o inkâr etmiş olanlardan (kurtarıp) temizleyeceğim. Sana (bir beşer ve bir elçi sıfatıyla gerçekten) uymuş olanları da (seni) inkâr etmiş (komplo kurup öldürmek istemiş) olanların üzerine kıyamete kadar (hüccet ve delil bakımından) üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz yalnızca banadır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında (ahiret günü) aranızda ben hükmedeceğim. *
(*) Not: “Seni kendi katıma yükselteceğim” cümlesini, Hz. İsa’nın bedeniyle değil ruhuyla Allah’ın katına çıkacağı şeklinde yorumlamalıyız. Nitekim aynı ifade Nisa, 4/158’de “Doğrusu Allah onu kendisine yükseltti” şeklinde kullanılmıştır. Yükselen Hz. İsa’nın bedeni değil ruhudur. Ayrıca Enam,6/83. ve Yusuf,12/76. ayetlerinde “refea”kelimesi derecelerin yükseltilmesi ve ilahi ikrama nail olma anlamında da kullanılmıştır. Yani İsa’nın ruhu Allah’a ulaşırken aynı zamanda makamı da yükseltilmiştir. Aynı durum Hz. İdris için de söz konusudur. Meryem, 19/57’de “Onu yüce bir makama yükselttik” buyrulmuştur. Birçok müfessir bu ifade ile Hz. İsa’nın bedeniyle göklere çıkarıldığını iddia etmiş olsa da Nisa 4/158 ve Zuhruf 43/61-62 ve benzer ayetlerde görüldüğü gibi Hz. İsa vefat etmiş ve tüm vefat eden diğer kimselerin ruhları gibi onun ruhu da Allah’a ulaşmıştır. (C. Külünkoğlu Meali 55. Ayet Açıklaması) Yani bu ayetten de anlaşılıyor ki, Hz. İsa eceliyle vefat etmiş olup onun ruhu Allah huzuruna yükselmiştir ve öldüğü için bir daha da dünyaya da gelmeyecektir. Zira Kur’an’a göre ölen bir insan bir daha dünyaya gelemez. Bu nedenle Hz. İsa’nın tekrar dünyaya gelip Deccalı öldüreceğine dair rivayetler uydurma olup hiçbiri doğru değildir. İbn Abbas’ın tefsiri de şöyledir. ( (إني متوفيك ) أي : مميتك’’inni muteveffike, ey mümitüke’’ yani (Ey İsa!) Seni (ecelinle) vefat ettireceğim, canını alacağım’’ demektir. Bunun uykuyla hiçbir alakası yoktur. Ayrıca bu ayete önce (إني متوفيك) ’’inni müteveffike’’ yani‘’ şüphesiz seni vefat ettireceğim’’ ve sonra da (ورَافِعُكَ إِلَيَّ) ‘’ve rafiuke ileyye’’ seni, yani aldığım o ruhunu huzuruma yükselteceğim’’denilmiştir. Demek ki önce Hz. İsa’nın ruhu alınmış ve sonra da o ruh yüce Allah’ın huzuruna kaldırılmıştır. Bu nedenle Hz. İsa gökte yaşıyor ve ahir zamanda yeryüzüne inecek’’ şeklindeki rivayetler Kur’an’a aykırı olup hurefe ve uydurmalardan başka bir şey değildir. Zaten sadece İsa’nın ruhu değil, ölen her insanın ruhu yükselir. Ayrıca Hz. İsa’ya gerçekten tabi olanlar, ona bir beşer ve bir peygamber sıfatıyla uyanlardır (yani İslamdan önce bu sıfatla ona uyanlarla sonradan gelen İslam dininin mensuplarıdır). Ona ilahlık veya teslis inancındaki oğul iddiasında bulunan Hıristiyanlar değil. Ayrıca buradaki üstünlük maddi bir üstünlük ve güç değil, hüccet ve delil bakımından manevi üstünlük ve güç olduğu anlaşılıyor. ان الآية على ظاهرها، وأن التوفي هو الإماتة العادية، وأن الرفع بعده للروح ولا غرابة في خطاب الشخص وإرادة روحه، فالروح هي حقيقة الإنسان، والجسد كالثوب المستعار يزيد وينقص ويتغير، والإنسان إنسان لأن روحه هي هي.والمعنى - إني مميتك وجاعلك بعد الموت في مكان رفيع عندي كما قال في إدريس عليه السلام « وَرَفَعْناهُ مَكانًا عَلِيًّا ».وحديث الرفع والنزول آخر الزمان حديث آحاد يتعلق بأمر اعتقادي، والأمور الاعتقادية لا يؤخذ فيها إلا بالدليل القاطع من قرآن أو حديث متواتر، ولا يوجد هنا واحد منهما (تفسير المراغي ) عن ابن عباس ( إني متوفيك ) أيمميتك (تفسير ابن كثير) وقوله : إني متوفيك ظاهر معناه : إني مميتك ، هذا هو معنى هذا الفعل في مواقع استعماله لأن أصل فعل توفى الشيء أنه قبضه تاما واستوفاه . فيقال : توفاه الله أي قدر موته ، ويقال : توفاه ملك الموت أي أنفذ إرادة الله بموته (التحرير والتنوير ) وقالوا أن عيسى ابن مريم (المسيح الحقيقي) سيظهر في آخر الزمان. ولأجل أن يصدق العامة قصصهم قالوا أن عيسى لم يمت، بدليل قوله تعالى: بَل رَّفَعَهُ اللّهُ إِلَيْهِ وَكَانَ اللّهُ عَزِيزاً حَكِيماً{158} النساء. ولا يذكرون أن هناك آية أخرى تقول بكل وضوح أنه مات: (علامات الساعة - الباحث ابن قرناس) {إِذْ قَالَ اللّهُ يَا عِيسَى إِنِّي مُتَوَفِّيكَ وَرَافِعُكَ إِلَيَّ وَمُطَهِّرُكَ مِنَ الَّذِينَ كَفَرُواْ وَجَاعِلُ الَّذِينَ اتبعوك فوق الذين كفروا أي بالحجة وإقامة البرهان وقال الضحاك ومحمد بن أبان : المراد الحواريون . والله تعالى أعلم . (تفسير القرطبي ) ليس الذين اتبعوه هم الذين قالوا إنا نصارى أو نحن نتبع المسيح، ...وإنما الذين اتبعوه هم الذين آمنوا به، وبأنه رسول من رب العالمين، وبأنه بشر كسائر البشر، ؛والفوقية ليست هي القوة؛ فإن الأسد أقوى من الإنسان، ولكنه ليس فوقه ولا أعلى منه، بل الفوقية هي فوقية الإدراك والإيمان والإخلاص؛ والمسبب من جنس السبب، فالسبب معنوي روحي (زهرة التفاسير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah İsa ya dedi ki “Muhakkak seni öldüreceğim, senin değerini katımızda yücelteceğim, gerçekleri inkâr edenlerden seni çekip kurtaracağım ve sana tabi olanları, kıyamet gününe kadar gerçeği inkâr edenlerin üzerine çıkaracağım. Sonra dönüşünüz banadır, aranızda ihtilaf ettiğiniz konuların hükmünü ben vereceğim.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün Allah buyurmuştu: « Ey İsa! Gerçekten seni ölüme eriştirecek olan yalnız Benim. Seni kendi katıma yükseltecek olan, seni Allah’ı tanımayanların elinden kurtaracak olan, sana uyanların kıyamet gününe değin Allah’ı tanımayanların üstünde tutacak olan da Benim. Sonunda hepiniz Bana döneceksiniz. O vakit aranızdaki bütün anlaşmazlıkları yargılayacak olan yine Benim.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani Allah demişti: İsa! Ömrünü tamamlayacağım [⁴]; seni kendime [⁵] kaldıracağım seni kâfir olanlardan tathir ve halâs edeceğim, sana tâbi olanları kıyamet gününe kadar kâfir olanların üstünde tutacağım [⁶]. Sonra merciniz [⁷] yalnız banadır. İşte o zaman ihtilâf etmiş olduğunuz şeyler hakkında aranızda hükmedeceğim.
[4] Seni katilden kurtarırım, seni ömrünün sonuna kadar bırakırım — seni dünyadan çekerim — şehevattan temizlerim — semaya kaldırırken öldürürüm.[5] Mahall-i kerametime — mahall-i sevabına, Allah'tan başka hâkim olamayacak bir yere.[6] Yâni seni tasdik edenleri seyf ile veya hüccet ile, seni inkâr edenlerin üstünde tutarım.[7] Sana tâbi olsun, olmasın hepinizin mercii.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
O zaman Allah dedi ki: “Ey İsa! Muhakkak ki Ben seni vefat ettiririm ve seni katıma yükseltirim¹⁶ ve seni inkâr edenlerden temizlerim. Sana uyanları da kıyamet gününe kadar inkâr edenlerin üstünde tutarım. Sonra da [summe] zaten dönüşünüz Banadır. İşte o zaman aranızda ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında hükmü Ben veririm.”
16 Refe’a fiili, yükseltmek anlamındadır. Peygamberler için bu fiil, “manevi bir derece” veya “üstün bir konum verme” anlamına gelir. Nitekim Meryem Sûresi’nde 19/57’de Hz. İdris için de aynı fiil kullanılmıştır. “Onu yüce bir makama yükselttik” demektir. Maalesef bu ayeti, Hz. İsa’nın vefat ettirilmeden canlı bir şekilde yükseltildiği şeklinde yorumluyorlar ki Kur’an semantiğine aykırıdır. Çünkü Kur’an, Enbiyâ (23/ 34-35)’ de hiçbir peygambere ölümsüzlük vermediğini belirtiyor.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani Allah demişti ki: “Ey İsa! Ben seni tümüyle alacağım, seni kendime yükselteceğim, seni küfre sapanlardan arındıracağım, sana uyanları kıyamet gününe kadar kâfirlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz banadır. Ayrılığa düştüğünüz hususlarda aranızda hükmedeceğim.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Böylece,Allah İsa’ya demişti ki:“Ey İsa, o zâlimlerin seni öldürmelerine asla izin vermeyeceğim! Onlar seni öldüremeyecekler, (4. Nisa: 157) aksine seni ben istediğim zaman vefât ettirecek ve şânını yüceltip onurlandırmak için kendi katıma yükselteceğim. Göndereceğim Son Elçi sayesinde, seni inkârcılarınkötülüklerinden ve çirkin iftiralarından koruyup tertemiz kılacağım. Senin izinden giden gerçek müminleri, ta Kıyâmet Günü’ne kadar inkârcılardan üstün kılacağım. Ve sonunda hepiniz dönüp Benim huzuruma geleceksiniz. İşte o zaman, dünyada iken anlaşmazlığa düştüğünüz her konuda, aranızda nihâî hükmü vereceğim.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, Allah dedi: “Ey İsa! Ben, seni vefat ettireceğim, seni benim katıma kaldıracağım. Seni, inkâr etmiş olanlardan tertemiz arındıracağım. Sana tâbi’ olmuş kimseleri, Kıyâmet günü’ne kadar, inkâr etmiş olanların üstünde tutacağım. Yine dönüşünüz banadır; ihtilaf ediyor olduğunuz şeylerde aranızda hüküm veririm”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah: " İsa! dedi. Ben seni öldürüp yanıma alacağım. Seni, inkarcıların elinden kurtaracağım. Sana tabi olanları ise kıyamete kadar inkarcıların üstünde tutacağım. Bir gün nasıl olsa bana döneceksiniz. Ben de aranızda tartıştığınız konularla ilgili kararımı o gün vereceğim.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani Allah şöyle buyurmuştu: "Ey İsa! Şüphesiz senin hayatına ben son vererek kendime yükselteceğim! Seni inkâr edenlerden kurtararak temizleyeceğim! Sana uyanları kıyamete kadar küfre sapanların üstünde tutacağım! Sonra dönüşünüz yalnızca banadır! Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda hükmü ben vereceğim!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani Allah şöyle demişti: “Ey İsa! Şüphesiz ki seni ben vefat ettireceğim; [*] seni bana (katıma) yükselteceğim; [*] seni kâfir olanlardan arındıracağım ve sana uyanları kâfir olanlardan kıyamet gününe kadar üstün kılacağım. Sonunda dönüşünüz sadece banadır ve ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hüküm vereceğim.”
Bu mesaj Nisâ 4:158 ve Mâide 5:116-117. ayetlerle birlikte okunmalıdır.,Bu ayet Hz. İsa’nın ölümünden sonra Yüce Allah’ın katına yükseltildiğinin delilidir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bunun üzerine Allah: “Ey İsa, şüphesiz seni Ben, vefat ettireceğim,¹ kendi katıma yükselteceğim² ve seni kâfirlerin iftiralarından arındıracağım.³ Sana uyanları ise, kıyamete kadar o kâfirlere üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz bana olacak ve anlaşmazlığa düştüğünüz şeyler hakkında, aranızda (gerçek) hükmümü vereceğim.” buyurdu.
1 Buna göre; Hz. İsa, Yahûdîler tarafından öldürülmeyip, Allah tarafından vefat ettirilerek kendi katına yükseltilmiştir. Yani Hz. İsa, ölmüştür ve göklerde bir yerde dünyaya ineceği günü beklememektedir. Tefsirlerin pek çoğunda, “Hz. İsa’nın ölmediği” şeklindeki yorumlar, dayanaksızdır ve âyetin zahirine de aykırıdır. (Nisâ:158, Zuhruf: 61-62 dipnotu.) 2 Bu ve benzeri ayetlere göre Hz. İsa (a.s) vefat etmiş ve tüm vefat eden kimselerin ruhları gibi onun da ruhu Allah’ın katına yükselmiştir. “Teveffiy”, kelimesi “vefa” fiilinden gelir ve lügatte tamamen almak anlamınadır. Lâkin bilhassa insan için vefat ettirmek yani eceline yetiştirip ruhunu kazbetmek manasında kullanılır. Arapçada “Allah’ın katına yükselmek”, mecâzen “vefat etmek” veya (Meryem: 57) deki gibi, “Allah’ın rahmetine ve yüce mertebelere ulaşmak” anlamına gelir.3 Allah’ın kâfirlere yaptığı tuzak bu olabilir. Çünkü onlar Îsâ diye başkasını çarmıha germişlerdi. Bk. (Nisâ: 157)  
Muhammed Esed
swap_vert close
O zaman Allah: “Ey İsa!” demişti, “Seni ölüme yollayacağım ve Katıma yücelteceğim ve seni hakikati inkara şartlanmış olanlar[ın arasın]dan çekip arındıracağım; sana tâbi olanları, Kıyamet Günü, hakikati inkara şartlanmış olanların (kat kat) üstüne çıkaracağım. Sonunda hepiniz Bana döneceksiniz ve aranızda anlaşmazlığa düştüğünüz her konuda Ben hüküm vereceğim.” ⁴⁵
45 Bu, Hz. İsa’ya saygı gösterenlere (yani, o’nu “Allah’ın oğlu” olarak gören Hristiyanlar ile bir peygamber olarak kabul eden Müslümanlara) olduğu kadar o’nu tamamen reddedenlere de işaret eder. Allah’ın, Hz. İsa’ya, “Seni katıma yücelteceğim” vaadi ile ilgili olarak bkz. sure 4, not 172.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, İsa’ya dedi ki; “Ey İsa, seni vefat ettireceğim ve seni katıma öyle yücelteceğim. İnanmayanlardan seni arındıracağım. Sana tabi olanları, kıyamet gününe kadar inanmayanlara üstün tutacağım. Sonra bana döneceksiniz. Aranızda hakkında ihtilaf ettiğiniz konularda ben hüküm vereceğim.” 4/157, 5/116-117, 42/10
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O zaman Allah “Ey İsa!” demişti, “Seni Ben ölüme yollayacağım[⁵⁹⁸] ve katıma yücelteceğim[⁵⁹⁹] ve seni küfreden kimselerden arındıracağım; sana uyanları, Kıyamet Gününe kadar (ve o günde) inkâr edenlere üstün kılacağım: Sonra hepinizin dönüşü Bana olacak. İşte o zaman anlaşmazlığa düştüğünüz konularda aranızda Ben hüküm vereceğim.
[598] Zımnen: Seni öldürdüğünü iddia eden Yahudiler değil, Ben alacağım senin canını. Bu âyet Mâide 117 ile birlikte okunduğunda, teveffanın anlamının “can alma” olduğu açıkça anlaşılır. Bu kelimeye mecazî anlamı olan “uyku” veya “öldürmeksizin çekip katına alma” anlamı verenler olmuşsa da, Kur’an Allah Rasûlü’nden önce hiç kimseye ölümsüzlük bahşedilmediğini açıkça ifade eder (21:34-35; ayrıca krş: 13:38; 21:8; 25:20). [599] Buradaki ref‘ sözcüğü, Kur’an’da Hz. Lût’a atfedilen “Ben Rabbine iltica eden bir hicret eriyim.” (29:26) sözündeki hicret ve Hz. İbrahim’e atfedilen “Ben Rabbime (kulluk edebileceğim bir yere) giden biriyim.” (37:99) cümlesindeki “gitme” gibi mecazidir. Ref, sözlükte hem maddî hem de mânevî yükselmeyi ifade eder. Kur’an’da her iki anlamıyla kullanılmıştır. Fakat ilginç olan teveffi kelimesine lafzî mânası dururken mecazî olarak “uyku” anlamı verenler, aynı cümlenin devamındaki ref kelimesine lafzî mâna vermişlerdir. “Allah’ın katının” neden gök olduğu sorusu da cevaplanmamış olarak kalır. Her ne kadar Mülk 17’de Allah’ın gökte olduğu dile getirilirse de, Zemahşerî’nin de vurguladığı gibi bu âyet Allah’ın mekânını değil müşriklerin yanlış inanışını dile getirir. Açıktır ki ref mânevî bir yüceltme ve ilâhî ikrama nail kılmadır. Ref’e sadece Hz. İsa değil, Hz. İdris de muhatab olmuştur (19:57).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O zaman Allah "Ey İsa; şüphe yok seni vefat ettirecek olan (onlar değil) benim. Seni nezdime yükseltip kaldıracak, küfredenlerden arındıracağım (kurtaracağım) ve sana tabi olanları kıyamete dek o kafirlere üstün kılacağım. Sonunda dönüşünüz bana olacak; işte o zaman -ayrılığa düştüğünüz hususlarda- aranızda ben hükmedeceğim! buyurdu.
Osman Fırat
swap_vert close
Allâh demişti ki: "Ey Îsâ, ben seni vefat ettireceğim, seni bana yükselteceğim, seni inkâr edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyâmet gününe kadar inkâr edenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz bana olacaktır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O vakit ki, Allah Teâlâ buyurdu: «Ya İsâ! Muhakkak seni vefat ettirecek olan Ben'im ve seni Bana yükselteceğim ve seni küfredenlerden tertemiz kılacağım ve sana tâbi olanları kıyamete kadar seni inkâr edenlerin fevkinde bulunduracağım. Sonra dönüşünüz Bana olacaktır. İşte o zaman, kendisinde ihtilâf etmiş olduğunuz şeyler hakkında Ben hükmedeceğim.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
O zaman Allah şöyle buyurmuştu: “Îsâ! seni öldürecek olan, onlar değil Ben'im. Seni Kendi nezdime yükseltecek, seni inkârcıların içinden kurtarıp temize çıkaracak ve sana tâbi olanları ta kıyamete kadar kâfirlere üstün kılacak olan da Ben'im. Sonra hepinizin dönüşü Bana olacak. Ben de aranızda ihtilâf ettiğiniz konularda hükmümü vereceğim. [4, 158; 19, 56-57]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah demişti ki: "Ey Îsa, ben senin canını alacağım, seni bana yükselteceğim, seni inkar edenlerden temizleyeceğim ve sana uyanları kıyamet gününe kadar inkar edenlerin üstünde tutacağım. Sonra dönüşünüz bana olacaktır. Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda ben hükmedeceğim."
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Şunı da yâd iyle ki Allâh Te'âlâ 'Îsâ'ya: Yâ 'Îsâ ben seni vefât itdireceğim ve nezd-i ilâhiyeme kaldıracağım, kâfirlerden (aralarından çıkarub şerlerinden ve 'isyânları pisliğinden) seni temiz ideceğim ve sana tâbi' olanları kıyâmet gününe kadar küfür iyleyenlerin üstünde kılacağım. Sonra (kıyâmet gününden sonra) merci'iniz banadır (cümleniz bana rücû' idersiniz) emr-i dînde aralarında ihtilâf iylediğiniz şeyleri ben hüküm ve fasl iylerim.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün Allah şöyle dedi: “Ey İsa! Senin ruhunu alacağım[1] ve katıma yükselteceğim[2]. Ayetlerimi görmezlikten gelen şu insanlardan seni arındıracağım. Sana uyanları, kıyamet gününe kadar kâfirlerden üstün kılacağım[3]. Sonunda yeniden hayata döndürülüp bana geleceksiniz[4]. Aranızda anlaşmazlığa düştüğünüz konuları, o zaman karara bağlayacağım.”
[*] ( مُتَوَفِّيكَ) Vefat, ruhu alma anlamındadır... Ruhun, geri gönderilmemek üzere alınması kişinin ölmesi demektir. vefat kelimesi şu ayette geçmektedir. "Allah, öleceklerin ölümleri anında, ölmeyeceklerin de uykuları esnasında ruhlarını alır" (Zümer 39/42) Hz İsa mahşerde vefat ettiğini yani gözetleyici olmadığını da ayette şöyle ifade eder: "..Ben onların içinde olduğum sürece onları kolladım, fakat sen beni vefat ettirince onları gözetleyen (yalnız) Sen oldun..." (Maide 5/117) [*] Sadece İsa aleyhisselamın ruhu değil, ölen her insanın ruhu göğe yükselir. Kafirler için göklerin kapıları açılmaz. Allah Teala şöyle demiştir: "Ayetlerimiz karşısında büyüklenerek yalan söyleyenler için göklerin kapıları açılmayacak, deve iğne deliğinden geçinceye kadar da Cennet'e giremeyeceklerdir." (Araf 7/40) [*] İsa'ya uyanlar, onu Allah'ın oğlu sayanlar değil, Allah'ın elçisi sayan ve ona o şekilde inananlardır. [*] مَرْجِعُكُمْ = merciukum kelimesinin kök anlamı الرجع / rec' = başa döndürmek veya الرجوع /rücu )= başa dönmektir. (Müfredât) "hayata döndürülüp" ifadesi مَرْجِعُكُمْ = merciukum'un mealidir. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: "Sizi topraktan yarattık, yine toprağa çevireceğiz ve bir kere daha sizi topraktan çıkaracağız." (Taha 20/55) "De ki "Sizi tohum gibi toprağa atıp bitirecek olan O'dur. Huzurunda toplanacağınız da O'dur." (Mülk 67/24) Tohum gibi atıldığımız toprakta bir bitki gibi yetiştikten sonra yeni bir vücutla kalkmamız, rec' veya rücu' kökünden türemiş kelimelerle (ترجعون = turceûn ve مَرْجِعُكُمْ = merciukum) ifade edilmektedir. Bundan sonra insanların Allah'ın huzurunda toplanması da ileyhi tuhşerûn = وَإِلَيْهِ تُحْشَرُونَ sözleriyle ifade edilir. Bütün bu ayetleri birlikte düşündüğümüzde إليه ترجعون = ileyhi turceûn sözünün açılımı şöyle olur: "Eski halinize döndürülür ve Allah'ın huzurunda toplanırsınız" turceune haletekum'ul-ûlâ ve tuhşerûne il'Allah /ترجعون حالتكم الاولى وتحشون الي الله Allah'ın bildiği şeylerin tekrar O'na arz edileceğini ifade için de şöyle buyrulmuştur: İşler onun huzurunda tekrar başa döndürülür ve eski defterler açılır/وَإِلَى اللَّهِ تُرْجَعُ الْأُمُورُ  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, İsa'ya şöyle buyurmuştu:-Ey İsa, seni vefat ettireceğim ve seni katıma yükselteceğim. İnkar edenlerden seni tertemiz ayıracağım. Sana tabi olanları kıyamet gününe kadar inkar edenlerin üstünde tutacağım. Sonra bana döneceksiniz. Sizin aranızda, hakkında ihtilaf ettiğiniz konularda hüküm vereceğim.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O vakit Allah şöyle buyurdu: Ey İsa, seni öldürecek olan Benim. Seni kendi nezdime yükseltecek ve inkâr edenlerin elinden kurtarıp temize çıkaracağım ve sana uyanları da kıyamete kadar kâfirlere üstün kılacağım. Sonra hepinizin dönüşü Banadır; Ben de anlaşmazlığa düştüğünüz şey hakkında hükmümü veririm.(13)
(13) Bu iki âyet ile ilgili ayrıntı 4:157-158’de gelecektir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah şunu da demişti: "Ey İsa, senin canını alacağım, seni kendime yükselteceğim; seni, inkâr edenlerden uzaklaştırıp arındıracağım. Ve sana uyanları, inkâr edenlerin, kıyamete kadar üstünde tutacağım. Sonra bana olacak dönüşünüz; tartışıp durduğunuz şeyler hakkında aranızda ben hüküm vereceğim."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim eyitti Tañrı: “iy 'įsā! bayıķ ben tamām alıcıvan seni yā öldüriciven seni daħı götüriciven seni benüm yaña daħı arıdıcıvan seni anlardan kim kāfir oldılar daħı ķılıcıvan anları kim uydılar saña üzerine anlaruñ kim kāfir oldılar ķıyāmet günine degin. andan benüm yañadur dönecek yirüñüz pes hükm eyleyem arañuzda anuñ içinde kim olduñuz anuñ içinde dartışursız.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ẕikr eyle ol vaḳtı ki Tañrı Ta‘ālā eyitdi ‘Īsāya: Ben seni ḳabż eyler‐men,daḫı göge çıḳarur‐men benüm ḥażretüme, daḫı arıdur‐men seni ol kişilerdenkim kāfir oldılar, daḫı saña tābi‘ olanları ḳılur‐men kāfirler üstine ḳahr ey‐leyiciler ḳıyāmet günine degin. Andan ṣoñra dönmeñüz bañadur. Pesḥükm eyler sizüñ ortañuzda ol nesnede ki siz çekişürsiz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O vaxt Allah buyurdu: “Ya İsa, həqiqətən, Mən sənin ömrünü tamam edib Öz dərgahıma qaldırıram, səni kafirlərdən pak edərəm (tərtəmiz ayıraram). Sənə iman gətirənləri qiyamət gününə qədər kafirlərə qalib edərəm. Sonra isə Mənim hüzuruma qayıdacaqsınız. O zaman ixtilaf etdiyiniz məsələlər barəsində aranızda Mən hökm verəcəyəm!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
(And remember) when Allah said: O Jesus! Lo! I am gathering thee and causing thee to ascend unto Me, and am cleansing thee of those who disbelieve and am setting those who follow thee above those who disbelieve until the Day of Resurrection. Then unto Me ye will (all) return, and I shall judge between you as to that wherein ye used to differ.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Behold! Allah said: "O Jesus! I will take thee and raise thee(394) to Myself and clear thee (of the falsehoods)(395)of those who blaspheme; I will make those who follow thee superior(396) to those who reject faith, to the Day of Resurrection: Then shall ye all return unto me, and I will judge between you of the matters wherein ye dispute(397).
394 Read this with 4:157-158, where it is said that "whereas they slew him not nor they crucified him but it was made dubious unto". The guilt of the Jews remained, but Jesus was eventually taken up to Allah. 395 Jesus was charged by the Jews with blasphemy as claiming to be God or the son of God. The Christians (except a few early sects which were annihilated by persecution, and the modern sect of Unitarians), adopted the substance of the claim, and made it the cornerstone of their faith. Allah clears Jesus of such a charge or claim. 396 Those who follow thee refer to both Muslims (insofar as they truly follow the basic teachings of Jesus) and Christians (who claim to follow him). [Eds.]. 397 All the controversies about dogma and faith will disappear when we appear before Allah. He will judge not by what we profess but by what we are.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
o va-kit
قَالَ
buyur-du
اللّٰهُ
Allah
يَا
ey
ع۪يسٰٓى
Îsâ
اِنّ۪ي
muhak- kak Ben
مُتَوَفّ۪يكَ
seni vefat ettiriciyim
وَرَافِعُكَ
ve seni yük- selticiyim
اِلَيَّ
ken- dime
وَمُطَهِّرُكَ
ve seni temiz- leyiciyim
مِنَ الَّذ۪ينَ
o kimselerden ki
كَفَرُوا
kâfir oldular
وَجَاعِلُ
ve kılıcıyım
الَّذ۪ينَ
o kimse- leri ki
اتَّبَعُوكَ
sana tabi oldular
فَوْقَ
üstünde
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
كَفَرُٓوا
kâfir oldular
اِلٰى يَوْمِ
gününe kadar
الْقِيٰمَةِۚ
kıyamet
ثُمَّ
sonra
اِلَيَّ
Banadır
مَرْجِعُكُمْ
dönüşünüz
فَاَحْكُمُ
artık hüküm vereceğim
بَيْنَكُمْ
aranızda
ف۪يمَا
o şey- lerde ki
كُنْتُمْ
idiniz
ف۪يهِ
hak- kında
تَخْتَلِفُونَ
ihtilaf edi- yorsunuz
Hani Allah (o zaman şöyle) buyurmuştu: "Ey Îsâ! Muhakkak ki Ben, seni vefat ettireceğim, seni kendime yükselteceğim, seni kâfirlerden (kurtararak) temizleyeceğim ve sana tabi olanları kıyamet gününe kadar kâfirlerden üstün kılacağım. Sonra dönüşünüz Bana olacak. (İşte o zaman) Ayrılığa düştüğünüz şeyler hakkında aranızda (Ben) hüküm vereceğim."
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
ع۪يسَى
Özel isim
ع۪يسَى
Hz. Îsa (a.s.)
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مُتَوَفِّي
Etken fiil-V
و ف ي
Vefat ettirici
رَافِع
Etken fiil
ر ف ع
Yükselten
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مُطَهِّر
Etken fiil-II
ط ه ر
Temizleyici, temizleyen
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
جَاعِل
Etken fiil
ج ع ل
Kılacak olan, kılıcı
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
فَوْق
İsim
ف و ق
Üstünde, yukarıda
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
كَفَرَ
Fiil-I
ك ف ر
Kâfir oldu, inkâr etti, nankör oldu, küfretti, karşılıksız bıraktı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
قِيٰمَة
İsim
ق و م
Kıyamet
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مَرْجِع
İsim
ر ج ع
Dönüş
حَكَمَ
Fiil-I
ح ك م
Hüküm verdi, hükmetti
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اِخْتَلَفَ
Fiil-VIII
خ ل ف
İhtilafa düştü, ayrılığa düştü