İsa, onların hakikati reddettiklerinin farkına varınca ⁴¹ sordu: “Kim Allah yolunda benim yardımcılarım olacak?” Beyazlara bürünmüş olanlar ⁴² cevap verdi: “Biz, [Allah yolunda] senin yardımcıların olacağız! Biz Allah’a inanırız: Sen de şahit ol, biz O’na teslim olmuşuz!
41 Bu, Hz. İsa’nın, halkının çoğunluğundan ve özellikle Ferisîlerden gelen bir muhalefet ile karşılaştığı daha sonraki döneme aittir.42 Havâriyyûn (tekili: havârî) Kur’an’da Hz. İsa’nın bağlıları için kullanılan bir ünvandır. Bu terime (“beyazlık” anlamına gelen havar’dan türetilmiştir) birçok müfessir tarafından, “yıkayarak elbisesini beyazlatan kişi”den (çünkü, rivayete göre, Hz. İsa’nın müritlerinden bazısının işi buydu) “beyaz elbiseler giyen kişi”ye veya “kalbi beyaz (yani, temiz) olan kişi”ye (karş. Taberî, Râzî, İbni Kesîr) kadar değişen birçok anlam verilmiştir. Ancak kuvvetle muhtemeldir ki havârî terimi, Hz. İsa zamanında ve belki o’nun da mensubu bulunduğu Filistin’de yaşayan dinî bir Yahudi grubu olan Essene Kardeşliği’ne mensubiyeti göstermek için kullanılmıştır -ve son zamanlarda keşfedilen Ölü Deniz Kitabeleri’nin sağladığı deliller de bu görüşü desteklemektedir. Essenîler, ahlakî safiyet sahibi olma ve fedakarca davranma gereğini vurgulamaları ile temayüz etmişlerdi ve inançlarının zahirî bir işareti olarak daima beyaz elbiseler giyerlerdi. Bu, onlara neden bu adın verildiğini tatmin edici şekilde açıklamaktadır. Hz. Peygamber’in, bir defasında, “Her peygamberin havârîleri vardır” (Buhârî ve Müslim) demiş olduğu gerçeği, yukarıdaki görüş ile çelişmez. Çünkü o, bu terimi mecazî anlamda, Hz. İsa’nın “Allah yolundaki yardımcıları”nı kasdederek kullanmıştır.