close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 34. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Żurriyyeten ba’duhâ min ba’d(in)(k) va(A)llâhu semî’un ‘alîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Birbirlerinden türemiş bir soydur onlar ve Allah duyar, bilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar birbirlerinden (türeme ve tevhid dininden gelme bir nesil ve) zürriyettir. Allah (hakkıyla) İşitendir, (her şeyi) Bilendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Birbirlerinin soyundan olarak. Allah herşeyi işitendir, herşeyi bilendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bunlar birbirinden gelmiş bir sülâledir. Allah her şeyi işitir, her şeyi hakkıyla bilir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunlar birbirlerinin soylarından gelen bir nesildir. Allah duyandır, bilendir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlar birbirlerinden (türeme) bir zürriyettir. Allah işitendir, bilendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bu Peygamberlerin hepsi de birbirinden gelme tek zürriyettir. Allah semî'dir= her şeyi işitir, Alîm'dir= her şeyi bilir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bunlar, birbirlerinin nesli olarak gelmişlerdir. (Onun için üstünlüğün yalnız Yahudilerde olması gerekmez.) Allah, (onların “neden bu iş bizde değil” diye itirazlarını) çok iyi bilen ve işitendir. (Kimin dine ihtiyaç hissettiğini çok iyi bilir ve duyar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
33,34. Allah birbirinden gelme bir nesil olarak Âdem'i, Nûh'u, İbrâhim ailesi ile İmrân ailesini seçip âlemlere üstün kıldı. Allah işitendir, bilendir.
Besim Atalay
swap_vert close
Bunlar birbirinin nesilleridir, Allah işitir, Allah bilgedir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bunlar birbirlerinin soylarından gelen tek bir nesildir. Allah, (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Cemil Said
swap_vert close
Bu nesiller biribirilerinin zürriyetinden husûle gelmişdir, Allâh her şeyi işidir ve bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
33,34. Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini, İmran ailesini birbirinin soyundan olarak alemlere tercih etti. Allah işitendir, bilendir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
33,34. Şüphesiz Allah, Âdem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip âlemlere üstün kıldı. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
33-34. Allah, birbirinden gelme nesiller olarak Âdem’i, Nûh’u, İbrâhim ailesini ve İmrân ailesini seçip âlemlere (bütün yaratılmışlara) üstün kıldı. Allah hakkıyla işitmekte ve bilmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
33, 34. Allah birbirinden gelme bir nesil olarak Âdem'i, Nuh'u, İbrahim ailesi ile İmrân ailesini seçip âlemlere üstün kıldı. Allah işiten ve bilendir.  
 İbrahim ve İmrân ailesinden maksat, müfessirlerin çoğunluğuna göre, onlardan sonra gelen peygamberlerdir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Birbirlerinin soyundan olarak... ALLAH İşitir, Bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bir zürriyet olarak birbirinden gelmişlerdir. Allah her şeyi işitendir, bilendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir zürriyyet olarak; biribirinden (hep tevhid dininden), ve Allahdır işiden; bilen
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Bunlar) birbirlerinin zürriyetindendir (aynı soydandır), Allah her şeyi hakkıyla işiten ve her şeyi hakkıyla bilendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlar, birbirlerinden türemiş bir soydur. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
1. Benden kabul et. Kuşkusuz, Sen Her Şeyi Duyan ve Her Şeyi Bilen'sin.” demişti.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
33,34. Gerçek, Allah Âdemi, Nuhu, İbrahim haanedânını, İmrân ailesini — hepsi de birbirinden (gelme) tek bir zürriyyet olarak — âlemlerin üzerine mümtaz kıldı. Allah hakkıyle işidici, kemâliyle bilicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
33,34. Muhakkak ki Allah, Âdem'i, Nûh'u ve İbrâhîm hânedânı ile Âl-i İmrân'ı(İmran kızı Meryem ve Îsâ'yı) birbirinden gelen bir zürriyet olarak âlemler üzerine seçkin kıldı. Allah ise, Semî' (hakkıyla işiten)dir, Alîm (hakkıyla bilen)dir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
33 - 34. Kuşkusuz Allah, birbirinden gelme bir nesil olarak Âdem’i, Nuh’u, İbrahim ailesini, İmran ailesini (günah ve kötü işlerden korunup iyi ve güzel davranışlarda bulundukları için çağdaşları arasından) şeçip (kendi dönemlerindeki) insanlar üzerine bir konuma getirdi. Ve Allah, (her şeyi hakkıyla) işiten, (her şeyi hakkıyla) bilendir. (*)
(*) Istıfa: Bir şeyin en safını, temizini seçip almaktır. Buradaki ıstıfa ise; Allah’ın saf ve temize vücut vermesi, yarattıklarının içerisinden en saf ve temizini seçmesi, anlamında kullanılmıştır. Ayrıca bu ayetten anlaşılıyor ki, Hz. Nuh, Hz. İbrahim ailesi ve Ali İmran ailesi nasıl kendi zamanlarındaki insanlar arasından seçilmişse, onlardan önce Hz. Âdem de kendi zamanındaki beşer türü arasından seçilmiştir. Çünkü seçilme olayı varsa, bu seçim, hemcinsleri arasından olmuştur. Bu nedenle onun yaşadığı dönemde de insanların yaşadığı ve kendisi ilk beşer olmadığı anlaşılıyor. İşte Hz. Adem’in mevcut beşer türü arsından seçilmesi, ilahi emirlere muhatap kılınıp sorumlu bir konuma getirilmesi sebebiyle sorumluluk duygusunu taşıyan ilk (sorumlu) insan olmuştur. Yani bu yönüyle ilk insandır, diğerleri ise, ilahi vahye mazhar olmayan, yaptıklarından sorumlu kılınmayan ve ilahi imtihana tabi tutulmayan beşer türünden bir varlık olarak değerlendirilebilir. Demek ki neslin çoğalması için Âdem’in çocukları birbiriyle evlenmişlerdir şeklindeki iddia yanlış ve uydurma (israiliyat) olup Yahudilik kültüründen kaynaklanmıştır. Özetle, bu ayette Âdem dâhil hepsinin kendi çağdaşları diğer insanlar arasından seçildiğini görüyoruz. Bu demektir ki, İbrâhim soyu ile İmran soyu diğer soyların arasından seçildiği gibi, Âdem de, Nûh da diğer insanların arasından seçilmiştir. Bu da Kur’an’da Hz. Âdem’in biyolojik ilk beşer olmadığının açık bir kanıtıdır. Bkz: (İsmail Yakıt Meali Aili İmran-33. Ayet Açıklaması) (الله اعلم ) Ayrıca Arapça bilenler hem ıstıfa kelimesiyle hem de Âdem’in ilk biyolojik beşer olmadığıyla ilgili aşağıdaki açıklamalara da bakabilirler. الحق ان المفسرين وقعوا فى خطىء كبير عندما اعتقدوا أن القرآن الكريم يقول بأن آدم عليه السلام ليس له أب ولا ام و الحق ان آدم عليه السلام أول نبى فى قومه اى له اب وأم وعشيرة قال تعالى (إن الله إصطفى آدم و نوحا وآل إبراهيم وآل عمران على اىعالمين) الاصطفاء هو الاختيار من النسل اى فضله على قومه بالنبوة كما فضل آل إبراهيم وآل عمران والله حين قال لآدم: {وَقُلْنَا يَا آدَمُ اسْكُنْ أَنتَ وَزَوْجُكَ الْجَنَّةَ وَكُلاَ مِنْهَا رَغَداً الخ }البقرة35. كان هذا الخطاب اختيارا من متعدد من كثير من البشريات ...والدليل هو تعبير [أنت وزوجك] فلو كانا هما فقط الموجودان ما قال الله تعبير [أنت وزوجك]...ولقال لهما [اسكنا الجنة] مباشرة بدون تخصيص بتعبير [أنت وزوجك) ذلك تجد الله يقول لك بأنه اصطفى آدم.....فكيف يصطفيه ولا أحد معه....لابد وأنه كان هناك كثيرون مثله ممن كانوا يسفكون الدماء ويفسدون لكن الله اصطفاه {إِنَّ اللّهَ اصْطَفَى آدَمَ .... } آل عمران33 ....وقام بتحويله وزوجه من بشر إلى فصيلة الإنسان....وذلكم هو الفرق بين الحضارة البشرية والحضارة الإنسانية.فالحضارة البشرية كلها غرائزية ترتفع فيها الغريزة...أما الحضارة الإنسانية فترتفع فيها القيم الفكرية والخُلُقِيّة التي تعلمها آدم [وعلم آدم الأسماء كلها]...فهناك من تطغى عليه بشريته فيكون حيوانيا شهوانيا ...وهناك من تطغى عليه إنسانيته فيكون خلوقا يرتقي بالكون وتسعد الخلائق بوجوده الخ --( بداية خلقنا وخلق آدم وحواء ...) (اصطفى» من الصفو، وهو خلوص الشيء من الشوائب، ومنه «الصفا» للحجارة الصافية. وعليه فالإصطفاء هو تناول صفو الشيء.تقول الآية : إنّ الله إختار آدم ونوحاً وآل إبراهيم وآل عمران من بين الناس جميعاً. (مختصر الأمثل في تفسير كتاب الله المنزل - ج ١) والمعنى : إنّ الله اصطفى جميع هؤلاء على سائر الناس في زمانهم (حقائق التأويل في الوحي والتنزيل ) معنى الاصطفاء: طلب الصفوة من كل شيء، ولذلك قالوا إن معناها اختارهم مؤثرا لهم على غيرهم، (زهرة التفاسير) فقوله {إِنَّ ٱللَّهَ ٱصْطَفَى آدَمَ وَنُوحًا } معناه: إن الله تعالى اصطفى آدم إما من سكان العالم السفلي (أي من البشر) على قول من يقول: الملك أفضل من البشر، أو من هو اختيار الله لشخص واحد من بين مجموعة !!! كيف اذن الله يصطفي آدم اذا كان هو الاول ولا يوجد غيره ؟؟دلاله كبيرة ان هناك بشراً قبل ادم والله اصطفى آدم من نفس جنسهم لكن هم بشر وآدم بشر انسان وهو اول انسان فليس كل بشر انسانا لكن كل انسان بشر ..إن آدم المصطفى الذي هو أبو الإنسانية لم يكن وحده بل كان معه بشر آخرون اصطفاه الله منهم وبدأ بتعليمه التجريد وهو بدوره علم الآخرين، فالناس هم أبناء آدم ليس بالضرورة من صلبه وإنما أبناءه بالأنسنة فهنا يظهر تماما الاصطفاء لآدم في قوله تعالى: {إن الله اصطفى آدم ونوحا وآل إبراهيم وآل عمران على العالمين) فحصل الاصطفاء من الله لآدم من بين من هم معه من البشر (القصص في القرآن – الموقع الرسمي | للدكتور ...)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların bir kısmı, bir kısmının zürriyetindendir. Allah işiten ve her şeyi bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onların hepsi birbirinden üremedir. Allah işiticidir, bilicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar bir zürriyet idi, biribirlerinden peyda olmuş idi. [¹] Allah semi/dir, hakkiyle âlimdir.
[1] Yahut dinleri birdi.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bunlar birbirinden türemiş olan nesillerdir. Allah Semî’dir, Alîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
(Onlar fazilet ve takva açısından) Birbirinden gelme bir nesildi. Allah şüphesiz işitendir, bilendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hemde, birbirlerinin soyundan gelen tek bir nesil olarak.Allah, her şeyi işitendir, bilendir.Burada adı geçen İmrân, Hz. Meryem’in babasıdır. Hz. Mûsâ’nın babasının adı da İmrân idi ki, burada kastedilen o değildir.Yahudiler tarafından yalancılıkla suçlanırken, Hıristiyanlarca ilâhlaştırılan İsa Peygamberin gerçek hayat hikâyesine gelince:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bir kısmı bir kısmından soy olmak üzere! Allah bilen işitendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bunların hepsi, aynı soydandır. Allah, her şeyi duyup bilmektedir...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bunlar) birbirinden gelme nesillerdir. Allah duyandır, bilendir.
Mehmet Türk
swap_vert close
33,34. Gerçekten Allah, birbirinin soyundan gelme tek nesil olarak; Âdem’i, Nûh’u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini seçerek, âlemlere üstün kıldı.¹ Çünkü O, hakkıyla işitendir, eksiksiz bilendir.
1 Istıfa: Bir şeyin en safını, temizini seçip almaktır. Buradaki ıstıfa ise; Allah’ın saf ve temize vücut vermesi, yarattıklarının içerisinden en saf ve temizini seçmesi, anlamında kullanılmıştır.  
Muhammed Esed
swap_vert close
tek bir soy zinciri halinde. ²² Allah, her şeyi işiten, her şeyi bilendir. ²³
22 Lafzen, “birbirlerinin soyundan” -sadece sözkonusu peygamberlerin fiziksel nesebine değil, ama aynı zamanda, bu peygamberlerin hepsinin birbirlerine manevî açıdan bağlı bulundukları ve aynı biricik temel hakikate inandıkları gerçeğine îma (Taberî). Böylece, yukarıdaki pasaj, Allah’ın rızasını kazanmayı seçilmiş elçilerine itaate bağlayan 31-32. ayetlerin mantıkî bir sonucudur. Bu cümlede yer alan isimler, sonuç olarak Kur’an’da zikredilen bütün peygamberleri içine alır; çünkü onların çoğu, bu atalardan ikisinin veya daha fazlasının soyundan gelir. İmran Ailesi, İmran’ın (Kitâb-ı Mukaddes’deki Amram) çocukları olan Hz. Musa’yı ve Harun’u, İsrailliler arasındaki din adamları zümresinin içinden çıktığı Hz. Harun’un soyunu, dolayısıyla hem annesi hem de babası aynı soydan gelen Hz. Yahya’yı (karş. Hz. Yahya’nın annesi Elizabet’ten “Harun’un kızları”ndan biri olarak söz eden Luka i, 5) ve Hz. İsa’yı -ki Hz. Yahya’nın yakın akrabası olan annesi Hz. Meryem’den Kur’an’ın başka bir yerinde (19:28) “Harun’un kız kardeşi” olarak söz edilmektedir- kapsar: Her iki halde de, bir şahsın veya bir halkın ismini tanınmış bir aileye atfetme şeklindeki eski Sâmî âdeti sergilenmektedir. İmrân ailesine yapılan bu atıf, Hz. Zekeriya, Yahya, Meryem ve İsa’nın kıssalarına başlangıç görevi görmektedir.23 Bu ibareyi hemen arkasından gelen pasaj ile birleştirmemin gerekçesi, Muhammed Abduh ve Reşid Rıza tarafından ileri sürülen yorum ile uyumludur (bkz. Menâr III, 289).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Birbirinin soyundan gelen nesiller olarak, Allah hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir. 4/1, 37/112-113
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Bunlar) birbirinin soyundandır: Allah her şeyi işitendir, her şeyi bilendir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
33,34. Şüphe yok ki Allah, Adem'i, Nuh'u, (elbette ki, İsmail a.s. dahil) İbrahim soyu ile İmran ailesini seçip alemlere üstün kıldı; Allah herşeyi hakkıyle işitendir ve herşeyi hakkıyle bilendir.
Osman Fırat
swap_vert close
(Bunlar) Birbirinden türeyen nesil(ler)dir. Allâh işitendir, bilendir
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bazıları bazılarından bir zürriyet olarak neşet etmiştir. Ve Allah Teâlâ semîdir, alîmdir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
33, 34. Gerçek şu ki Allah Âdem'i, Nûh'u, İbrâhim ailesi ile İmran ailesini, birbirinden gelen tek zürriyet halinde bütün insanlardan süzüp onlara üstün kılmıştır. Allah semî'dir, alîmdir (her şeyi hakkıyla işitir, mükemmel tarzda bilir). [2, 47; 66, 12] {KM, Çıkış 2, 1; 6, 20; 15, 20}
Bu ailelerden maksat, onların neslinden gelen peygamberlerdir. Âl: yakınlıkta ve tutulan yolda herhangi bir insana mensup olan kimseler, “âile, hanedan” demektir. Âl-i İbrâhim, 2,124 gereğince ilâhî ahdin içinde olanlar, onun zalim olmayan nesli ve özellikle Hz. Muhammed Mustafa (a.s.m)’dır. İmran ise: Hz. Îsâ’nın anne tarafından dedesi, yani Hz. Meryem’in babasıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Bunlar) Birbirinden türeyen nesil(ler)dir. Allah işitendir, bilendir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onların ba'zısı ba'zısının zürriyetidir (birbirlerinden teşa'ub itmişlerdir) Allâh Te'âlâ (kullarının sözlerini) işidici ve (her şeyi) bilicidir. [⁴]
[4] Nûh Âdem'in, İbrâhîm Nûh'un, Âl-i 'İmran da İshak dolayısıyla İbrâhîm'in evlâdından oldukları cihetle birbirinin zürriyetinden buyurulmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlardan biri diğerinin soyundandır. Dinleyen ve bilen Allah’tır.
Şaban Piriş
swap_vert close
33,34. -Allah; Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini ve İmran ailesini (birbirlerinin soyu olarak) toplumlar üzerine seçkin kıldı. Allah, hakkıyla işiten ve hakkıyla bilendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlar birbirinden gelen tek bir soy idi. Allah ise herşeyi işiten, herşeyi bilendir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Birbirinden gelen soylar halinde. Allah, hakkıyla işiten, gereğince bilendir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
döl iken bir nicesi bir niceden. daħı Tañrı işidicidür, bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ẕürriyetlerini daḫı efḍal ḳıldı biri birinden, daḫı Tañrı Ta‘ālā işidicidür,bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar biri digərindən törəmiş bir nəsil idilər. Allah eşidəndir, biləndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They were descendants one of another. Allah is Hearer, Knower.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Offspring, one of the other(374): And Allah heareth and knoweth all things.
374 The Prophets in the Jewish-Christian-Muslim dispensation form one family literally. But the argument is wider. All men of God form spiritually one family. If you love and obey Allah, love and obey His Messenger; your love, obedience, and discipline will be the test of your faith.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
ذُرِّيَّةً
bir nesil ki
بَعْضُهَا
onun bir kısmı
مِنْ بَعْضٍۜ
bir kısmındandır
وَاللّٰهُ
ve Allah
سَم۪يعٌ
Semî''dir
عَل۪يمٌۚ
Alîm'dir
(Onlar) Birbirinden türeyen nesil(ler)di (bu bakımdan onlar hakkında cahilce konuşup yanlış söz söylemeyin). Allah Semî''dir, Alîm'dir (her şeyi ve herkesi işiten ve bilendir).
ذُرِّيَّة
İsim
ذ ر ر
Soy, nesil, zürriyet, grup
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
سَمِيع
İsim
س م ع
Semî' (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyi ve herkesi işiten demektir), işiten
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim