close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 32. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Kul atî’û(A)llâhe ve-rrasûl(e)(s) fe-in tevellev fe-inna(A)llâhe lâ yuhibbu-lkâfirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
De ki: Allah'a ve Peygambere itaat edin. Fakat yüz çevirirlerse Allah da kafirleri sevmez.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
De ki: "(Her hususta ve hayatın her safhasında) Allah’a (Kur’an’a) ve Resulüne (sünnetine ve sistemine) itaat ediniz. (İslam’ın hükümlerini her halde ve her devirde yerine getiriniz. Adil devlet ve hükümete de karşı gelmeyiniz.) Eğer (bazıları İslam’ın hükümlerinden) yüz çevirirlerse, (biliniz ki onlar kâfirdir ve) Allah asla kâfirleri sevmemektedir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki: Allah'a ve elçisine itaat edin. Eğer bundan yüz çevirirlerse bilsinler ki, Allah kendisinden gelen gerçekleri örtbas edenleri sevmez.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Onlara: “Allah'a itaat edin, Kitabındaki hükümleri uygulayın. İlâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur tek yetkili Rasulüne itaat edin. Sünnetini uygulayın. Eğer Allah'a ve Rasulüne itaatten yüz çevirir, güç ve iktidarınızı kullanarak, halkı istediğiniz istikamette yönlendirir, Kur'ân'ı ve sünneti uygulamazsanız, Allah'ın azabından kurtulacağınızı mı zannediyorsunuz? Bilin ki Allah, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri sevmez.” de.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 3/132; 8/1, 20, 46; 58/13.  
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Allah'a ve peygambere itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse muhakkak ki Allah kâfirleri sevmez.
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Allah'a ve elçisine itaat edin.' Eğer yüz çevirirlerse şüphesiz Allah, kafirleri sevmez.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Yine de ki: “- Allah'a ve Peygambere itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah kâfirleri sevmez.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Allah’a ve elçisine itaat edin. Eğer sırt çevirirlerse, bilin ki Allah kâfirleri sevmez. (Allah’ın sevgisi ise, bütün insanların dostluklarından ve onlardan gelecek dünyevî ve siyasî yararlardan daha hayırlıdır. Biri fani, diğeri ebedidir. Fakat kâfirler yalnız maddeyi gördükleri için, ebediyeti hissedemiyorlar. Tarih, kâfirlerin sonlarının helak olduğunu, ehl-i imanın sonuçta haklı çıktığını göstermiştir. Bunun çok delilleri vardır:)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Allah'a ve Peygamber'e itaat ediniz.” Eğer yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah, kâfirleri sevmez.[52]
[52] İtaat hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, IV, 27-37; XIX, 349-351.  
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki: «Baş eğiniz Allaha, baş eğin Peygambere, imdi yüz dönerseniz, Allah sevmez kâfirleri»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
De ki: “(Hayatın her safhasında) Allah'a ve (O'nun mesajlarını hayata geçiren) Resûl'e itaat edin!” Eğer (Allah'a ve elçisine rağmen gerçeklerden) yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah hakikati inkâr edenleri sevmez.
Bu ve bunun gibi daha birçok âyette Allah’a ve Resulü’ne itaat emrediliyor. Ancak bu âyetleri dinin iki kurucusu ya da Allah’ın ortağı varmış gibi anlamamak gerekir. Din yalnızca Allah’ındır. Hz. Peygamber şari değil müteşerridir yani şeriat koyucu, yasa koyucu değil; Allah tarafından konan şeriati, yasaları uygulayandır. Haşr suresi 59/7 ayetinde “Resûl size ne verirse onu alın, sizi neden sakındırırsa ondan da uzaklaşın” cümlesini alarak Allah’ın resulünü hüküm koyucu olarak görmek doğru olmaz. Çünkü bu ayetin üst kısmında ganimetlerin nasıl ve kimlere paylaştırılacağı anlatılıyor ve bu konuda Hz. Peygambere yetki verildiği ifade ediliyor, yoksa peygambere tek başına hüküm koyma yetkisi verilmiyor.Hz. Peygamberin vazifesi tebliğdir, dinde hüküm koymak değildir. Resûl’e itaati bu minvalde anlamak gerekiyor. "Muhammed sadece bir elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?" (Al-i İmran 3/144) “Ey Nebi! Eşlerinden herhangi birini memnun etmek için neden Allah'ın sana helal kıldığı bazı şeyleri kendine haram kılıyorsun. (Tahrim 66/1) Bu konuyu daha iyi anlamak için Nisa suresi 4/64 ve 65. ayetlere bakmak faydalı olacaktır.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh ve rasûlüne itâ’at idiniz, lâkin tereddüd ider iseniz Allâh kâfirleri sevmez.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "Allah'a ve Peygambere itaat edin". Yüz çevirirlerse bilsinler ki, Allah inkar edenleri sevmez.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Allah’a ve Peygamber’e itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Allah’a ve resule itaat edin.” Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: Allah'a ve Resûlü'ne itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.
Edip Yüksel
swap_vert close
"ALLAH'a ve elçiye itaat edin," de. Yüz çevirirlerse, elbette ALLAH inkarcıları sevmez.
Elçiye itaat, sadece Allah'a kul olmak ve yalnız Kuran'ı izlemekle olur. 6:112-116; 9:1.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
De ki, Allah'a ve Peygamber'e itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
De ki: Allaha ve Peygambere ıtaat edin; eğer aksine giderlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez
Emrah Demiryent
swap_vert close
De ki: “Allah’a ve Peygamber’e itaat edin.” Eğer (îmândan/itaattan) yüz çevirirlerse şüphesiz Allah, kâfirleri sevmez.
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Allah'a ve Resul'e itaat edin.”¹ Eğer yüz çevirirlerse, kuşkusuz, Allah, gerçeği yalanlayan nankörleri sevmez.
1. İslam dininin “atalar” dinine dönüştürülmesi, büyük oranda “Allah'a ve Resûl'üne itaat” etmeyi buyuran ayetlerdeki Resûl sözcüğüne “sünnete ve hadise itaat etme” anlamı verilerek yapılmıştır. Oysaki Kur'an'da peygamber sözcüğü geçmez. Peygamber, Farsça bir sözcüktür. Kur'an'da Resûl ve Nebi sözcükleri geçmektedir. Kur'an'da Nebi'ye itaat etmeyi buyuran ayet yoktur. Yalnızca Resûl'e itaat vardır. Çünkü Resûl'e itaat etmek demek, bildirdiği ayetlere itaat etmek demektir. Yani Resûl'e itaat etmek aslında Allah'a itaat etmek demektir. Resûl'e tabi olmak demek, Allah'a yani vahye tabi olmak demektir. “Kur'an, Allah'ın kelamı, Resûl'ün beyanıdır/sözüdür.” Diğer bir ifade ile Resul'ün sözleri “ayettir”, Nebi'nin sözleri ise “hadistir.” Resûl'ün söyledikleri Allah'a aittir. (69:40) Resûl, hatasızdır. Nebi'nin yanıldığı olmuştur. Resûl ilahi koruma altındadır. Resûl'e itiraz etmek, Allah'a itiraz etmektir. Ama Nebi'ye itiraz edilebilir, nitekim sahabe zaman zaman yapmıştır. Allah'a itaatin emredildiği ayetlerde, bir terkip olarak Resûl'e de itaat emredilmektedir. Aslında bu itaat, Resûl'ün şahsına değil, onun söylediklerine itaat ederek, Allah'a itaat anlamına gelmektedir. Yani “Allah ve Resûl'ü” terkibi, iki ayrı şey değil, yalnızca Allah'ın otoritesini ifade eden bir terkiptir. Bu terkipte yer alan “ve” edatı, “atf-ı beyan” ve “atf-ı tefsir” için de kullanılmaktadır. Bu durumda “ve” edatı, kendinden önceki sözcüğü kendinden sonraki sözcük ile açıklar. Bu kurala göre Allah ve Resûl'ü demek, anlam olarak “Allah'a demektir.”  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «Allaha ve o peygambere itaat edin». Eğer yüz çevirirlerse şübhesiz ki Allah da o kâfirleri sevmez..
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
De ki: “Allah'a ve peygambere itâat edin!” Buna rağmen yüz çevirirlerse, hiç şübhesiz Allah, kâfirleri sevmez.
İhsan Aktaş
swap_vert close
De ki: (Emirleri yerine getirip yasaklarından kaçınmakla) Allah’a ve (tebliğ etmiş olduğu şekliyle Kur’an’daki hükümleri uygulama hususunda) elçiye itaat edin. "Eğer (bundan) yüz çevirirlerse, şüphe yok ki Allah (hakikati) inkâr edenleri sevmez.*
(*) Bu ve bunun gibi daha birçok âyette Allah’a ve Resulü’ne itaat emrediliyor. Ancak bu âyetleri dinin iki kurucusu ya da Allah’ın ortağı varmış gibi anlamamak gerekir. Din yalnızca Allah’ındır. Hz. Peygamber şari değil müteşerridir yani şariat koyucu, yasa koyucu değil; Allah tarafından konan şeriati, yasaları uygulayandır. Haşir -7. ayetinde “Resul size ne vermişse onu alın, sizi neden menetmişse ondan da uzaklaşın”cümlesini alarak Allah’ın resulünü hüküm koyucu olarak görmek yanlıştır. Çünkü bu ayetin üst kısmında ganimetlerin nasıl ve kimlere paylaştırılacağı anlatılıyor ve bu konuda Hz. Peygambere yetki verildiği ifade ediliyor, yoksa peygambere hüküm koyma, dini kural ve prensipleri koyma yetkisi verilmiyor. Hz. Peygamberin vazifesi tebliğdir, dinde hüküm koymak değildir. Resul’e itaati bu minvalde anlamak gerekiyor. "Muhammed sadece bir elçidir (görevi sadece mesajlarımızı açıklamak ve tebliğ etmektir) . (Al-i İmran 3/144) Yani elçiye itaat, sadece Allah’a kul olmak ve yalnız Kur’an’ı izlemekle olur. Ama buna rağmen Hz. Peygamberin din adına hüküm koyma yetkisinin olduğunu iddia edenler ve bu iddialarını bazı ayetlere dayandıranlar vardır. Örneğin “ De ki: Allah’a ve Resulüne itaat edin!” (Ali İmran 3/32) Yani bunu iddialarına delil gösterirler: Hâlbuki bu ayetin açıklamalı doğru meali şu şekildedir: ‘’De ki: Allah’a ve (tebliğ etmiş olduğu şekliyle Kur’an’daki hükümleri uygulama hususunda) elçisi’ne itaat edin." Yani elçiye itaat, elçinin yüce Allah’tan vahiy yolu ile alıp tebliğ ettiği Kur’an’daki hükümlere inanmak ve onları uygulamaktır. Yine kendilerine dayanak gösterdikleri 2. ayet ise şudur: “Anlaşmazlığa düştüğünüz konuları da Allah’a ve elçisine götürün!” (Nisa 4/59) İşte bu ayetin verdiği mesaj da şöyledir: ‘’Elçi vahiy ile aranızı bulsun ve anlaşmazlıklarınızı Kur’an’daki ilahi hükümlerle çözsün…’’ şeklindedir. İşte bu vb. ayetlerde Allah’a ve Resüllüne itaat edin dendiği zaman, Allah’a Allah olarak, elçiy’ye de elçi olarak itaat edin deniliyor. Bu ne demek? Her konuda hüküm veren, kanun koyan, helal yapan, haram yapan, emir veren, yasak koyan ve her yönüyle insanın sosyal hayatını tanzim eden yegâne güç yüce Allah’tır. Elçi’nin görevi ise, onun bu hüküm ve emirlerini en ufak bir deşikliğe uğratmaksızın olduğu gibi aynen tebliğ etmek, açıklamak ve uygulamaktır. Dikkat edilirse, hiçbir ayette Muhammed’e itaat edin denilmiyor, konuyla ilgili her ayette Allah’ın elçisine itaat edin deniliyor, yani elçi vasfına vurgu yapılıyor, onun şahsına değil. Onu hakem kılmak ise, onu hüküm koyucu yapmak değildir. Nasıl ki bir devletin hukuk hâkimleri, kendi kafa ve düşüncelerine göre hüküm veremiyorlarsa, devletin hukuknu tatbik ediyorlarsa, işte eliçi de bunlar gibidir, kendi görüş ve içtihadını değil, sadece Allah’ın hükümlerini uygulamaktadır. Eğer elçiye veya başkasına bu yetkiyi veren olursa Tevbe-31. ayetin hükmü gereği o kişi müşrik olur. İşte o ayet: (اتَّخَذُوا أَحْبَارَهُمْ وَرُهْبَانَهُمْ أَرْبَابًا مِّن دُونِ اللَّهِ وَالْمَسِيحَ ابْنَ مَرْيَمَ) ’’Onlar, Allah’ın yanı sıra hahamlarını, rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i Rabb’ler edindiler…’’ (Tevbe -31) Hâlbuki onlar, rahip ve hahamlarına tapmamışlar, ancak dinin kuralları konusunda bunları yetkili kılmışlardır. İşte dine ait hükümleri koyma konusunda Hz. Peygamberi de yetkili yapan kimseler de bu ayetin hükmü gereği haşa Hz. peygamberi Rab edinmiş olur. Ki bu da şirktir. (الله اعلم)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “Allah’a ve elçiye itaat edin. Eğer onlar itaat etmekten yüz çevirirlerse, Allah inkâr edenleri sevmez.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: « Allah’a Onun elçisine boyun eğin. Eğer yüz çevirecek olurlarsa, işte Allah tanımazları sevmez.»
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki Allah/a ve peygamberine itaat edin, eğer yüz çevirirlerse Allah o kâfirleri sevmez.
İsmail Yakıt
swap_vert close
De ki: “Allah’a ve elçiye itaat edin!” Eğer dönerlerse, muhakkak ki Allah kâfirleri sevmez.
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “Allah'a ve Peygamber'e itaat edin.” Yüz çevirirlerse (bilsinler ki), Allah kâfirleri sevmez.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’ın Elçisini devre dışı bırakarak Allah’a itaat edebileceklerini sanan o şaşkınlarade ki: “Allah’a ve O’nun mesajını size ileten şu son Elçiye itaat edin!” Eğer yüz çevirirlerse, şunu iyi bilsinler ki, Allah’ın elçisine karşı gelmek Allah’a karşı gelmek demektir; bu da onu inkâr etmek anlamına gelir ki, Allah da inkâr edenleri sevmez! Sevmediği için de onları doğru yola iletmez.Oysa elçiye itaat edilmesi gerektiğini, en iyi Yahudi ve Hıristiyanların bilmesi gerekirdi. Zira, daha önce nice elçiler gelip geçmişti:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“Allah’a ve Rasûl’e itaat edin!”. Bunun üzerine yüz çevirdilerse, şüphesiz Allah, Kâfirler’i sevmez.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili resulüm! onlara şunu söyle: " Allah ve Resulüne itaat edin, etmezseniz bilin ki Allah, nankörleri sevmez. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
"Allah’a ve Elçisine itaat edin!" Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “Allah’a ve Elçi’ye itaat edin! Yüz çevirirseniz (bilin ki) Allah kâfirleri sevmez.” [*]
Yüce Allah’a ve Elçisine itaatle ilgili bkz. Âl-i İmrân 3:132; Nisâ 4:59; Mâide 5:92; Enfâl 8:1, 20, 46; Nûr 24:52, 54; Ahzâb 33:71; Muhammed 47:33; Fetih 48:17; Mücâdele 58:13; Teğâbun 64:12.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve onlara: “Allah’a ve Peygamber’e itaat edin!”¹ de. Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah, kâfirleri sevmez.²
1 Bu âyetten; Allah’a itaatin göstergesinin Peygambere itaat olduğu, Peygambere itaati ne şekilde olursa olsun reddetmenin ise küfür olduğu açık bir şekilde anlaşılmaktadır.2 Sünnet: Kelime anlamı olarak; yol, tabiat, şeriat, yüz ve alışılmış yol anlamına gelir. Dini terim olarak ise, Hz. Peygamber’in söz, fiil ve takrirlerinin bütününü ifade eder. Sünnet, Kur’ân-ı Kerim’den sonra ikinci ana kaynaktır. Fıkıh usulünde delil olarak kullanılan sünnet, Hz. Peygamber’den geliş şekline göre; söz, fiil veya uygun bulma (takrir) olmak üzere üçe ayrılır. 1- Kavlî sünnet: Hz. Peygamber’in çeşitli vesilelerle söylemiş olduğu sözlerdir. 2- Fiilî sünnet: Hz. Peygamber’in çeşitli vesilelerle din adına yaptığı uygulamalardır. (Hz. Peygamber’in namaz kılışı gibi...) 3- Takriri sünnet: Hz. Peygamber’in görüp işittiği bir işe karşı çıkmaması ve onu kabul etmesidir. Sünnetin, Kur’ân-ı Kerim’den sonra, ikinci asli delil olduğunda görüş birliği vardır. Bu yüzden Hz. Peygamber’e nispeti sahih olan sünnetin gereğine göre amel etmenin vücubu üzerinde bütün âlimler ittifak etmiştir. Rasûlüllah (s.a.v)’e itaatı emreden, âyetlerden bir kaçı şunlardır: “Allah’a itaat edin, Peygambere itaat edin. (Onlara karşı gelmekten) sakının. Eğer yüz çevirirseniz, şunu iyi bilin ki Elçimize düşen, apaçık bir tebliğden başka bir şey değildir.” (Mâide: 92). “Peygambere itaat eden, Allah’a itaat etmiş demektir.” (Nisâ; 80). “Peygamber, size neyi emrettiyse onu alın ve size neyi yasakladıysa ondan da sakının. Allah’tan hakkıyla korkun. Şüphesiz Allah, cezâsı çok şiddetli olandır.” (Haşr: 7). “De ki; Eğer siz, Allah’ı gerçekten seviyorsanız, bana uyun ki Allah da sizi sevsin ve günâhlarınızı bağışlasın. Şüphesiz Allah çok bağışlayıcıdır, pek de merhamet edicidir.” (Âlu İmrân: 31). Hz. Peygamber (s.a.v)’in ticaret, ziraat, savaş tedbirleri, hastalık tedavisi gibi dünyevî işlerde kendi görgü ve tecrübesine dayanarak yaptığı davranışlarla amel edilmez. Sonuç olarak sünnet, Kur’ân’dan sonra ikinci asıl kaynak olup, İslâm’ın pek çok hükmü ve belki İslâmî müessese ve esasların bütünlüğü sünnetle tamamlanmıştır. Sünneti reddedip peygamberi devre dışı bırakmak isteyen bazı akl-ı evveller, “rivayetinde bir sıkıntı var” sözüne can simidi gibi sarılırken, tarihin çöplüğüne atılmış ve ne idüğü belirsiz bazı âlim bozuntularının görüşlerine hiç bir tahkik yapmadan sarılmada bir sakınca görmemektedirler. Demekki aradıklarını oralarda bulmaktadırlar. Evet, bazı hadislerde rivayet sıkıntısı olabilir ama bunlar elimizdeki sahih kaynaklarda zaten belirtilmiştir. Bilhassa fakihler bu konuyu kılı kırk yaracak şekilde titizlikle incelemişlerdir. Bu tip adamlar, lafı eveleyip gevelemeden niyetlerini açıkça söyleseler içinde bulundukları şaşkınlıkları daha rahat anlaşılabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
De ki: “Allah’a ve Elçisi’ne itaat edin.” Eğer (bundan) yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah hakikati inkar edenleri sevmez.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: “Allah’a ve Allah’ın ayetlerini tebliğ eden elçisine itaat edin!” Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah kâfirleri sevmez. 5/67, 22/38, 30/45
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
De ki: “Allah’a ve elçisine itaat edin! Yok eğer itaatten yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Allah nankörleri sevmez.”
Orhan Kuntman
swap_vert close
De ki Allah'a ve Peygamber'e itaat edin; eğer itaatten kaçınırlarsa, (bilsinler ki) Allah, kafirleri sevmez.
(31. ayet indiğinde; münafıkların başı: "Bakınız, Muhammed kendisine itaat ve ibadeti, Allah'a taat gibi tutuyor ve size, hıristiyanların İsa’yı sevdikleri şekilde kendisini sevmenizi emrediyor" demişti. Bunun üzerine bu ayet nazil oldu ve öyle bir kuşkunun yerinde olmadığını gösterdi. Yani Resulullah s.a.s.'a uymak, hıristiyanların Hz. İsa hakkında iddia ettikleri gibi, ilahlığa ortak olmak demek değildir. Allah sevgisini bölüp üç ayrı ortağa pay etmek değil, ancak "Ben özümü Allah'a teslim ettim" diye bütün sevgiyi sırf Allah'da toplayıp, O’na teslim olduğunu belirtmek ve itaati sadece O’na yapmaktır. Resulullah s.a.s.'a; sırf Allah'ın peygamberi, hidayetinin ve emirlerinin tebliğ edicisi ve habercisi olduğundan dolayı, yine sırf Allah için ona uymak ve onun izinden gitmektir) (Kitap ehli; peygamberliğin sırf, Hz. İbrahim'in küçük oğlu olan İshak a.s. yoluyla devam ettiği gibi çok yanlış bir kanaate saplanmışlardır; onlara göre Hz. İsa’dan sonra hiçbir peygamber gelmemiştir. Ne İsmail a.s. ne de, onun soyundan gelen Muhammed s.a.s. peygamber değildir!)  
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "Allah’a ve Resulüne itaat edin. " Eğer yüz çevirirlerse şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
De ki: «Allah Teâlâ'ya ve Peygambere itaat ediniz, eğer iraz ederlerse şüphe yok ki Allah Teâlâ kâfirleri sevmez.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
De ki: “Allah'a ve Resulullaha itaat ediniz. Şayet yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez. ” [3, 132; 8, 1. 20. 46; 58, 13] {KM, Luka 10, 16}
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Allah'a ve Elçiye ita'at edin!" Eğer dönerlerse muhakkak ki Allah, kafirleri sevmez.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Di ki: Allâh'a ve Rasûl'e itâ'at idiniz. Eğer (sözini dinlemeyüb itâ'atden) yüz çevirirler ise Allâh Te'âlâ muhakkak kâfirleri sevmez. [²]
[2] Bundan evvelki âyetin nüzûli üzerine reîsü'l münâfîkîn 'Abdullah bin Übey Muhammed kendisine muhabbeti Allâh'a muhabbet gibi kılıyor, bize hıristiyanların 'Îsâ'yı sevdiği gibi kendisini sevmemizi emr idiyor didiğine cevâben nâzil oldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki: "Allah'a yani Kitabına[*] boyun eğin.” Yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah, âyetleri görmezlikten gelenleri (kâfirleri) sevmez.
[*] Resul (رسول) kelimesine "gönderilen" anlamı verilebilir. Çünkü bir bilgiyi iletmek için gönderilen kişiye resul dendiği gibi onunla gönderilen bilgiye de resul denir. (Müfredat). Bilgi daha önemli olduğundan Allah Teâlâ şöyle demiştir: "Muhammed sadece elçidir. Ondan önce de elçiler geldi. O ölse veya öldürülse, gerisin geri mi döneceksiniz?" (Al-i İmran 3/144) Allah'ın son Nebîsi öldüğü için resul kelimesine, yerine göre elçi veya Allah'ın gönderdiği kitap anlamını vermek gerekir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki: -Allah'a ve Resulüne itaat edin! Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz Allah, kafirleri sevmez.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Allah'a ve Peygambere itaat edin. Yüz çevirecek olurlarsa, bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.(9)
(9) Allah ve Resulünü sevmenin ölçüsü, onları dinlemek ve itaat etmek olarak böylece bildirilmiştir. Kim Allah’ı sevmekten bahsediyorsa, bunun doğruluğunu, Peygambere itaat etmekle gösterecektir. Bu konuya 2:165’te de değinilmişti. Bu iki âyet, ayrıca, Peygambere kayıtsız şartsız itaati de Allah’a itaat ile eş anlamlı olarak göstermektedir ki, ileride aynı anlamı vurgulayan daha başka âyetler de gelecektir. Örnek olarak, 4:64-65’e bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Şunu da söyle: "Allah'a ve resule itaat edin." Eğer yüz çevirirlerse, Allah küfre sapanları sevmez.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eyit: “boyun virüñ Tañrı’ya daħı yalavaca.” pes eger yüz döndüreler bayıķ Tañrı sevmez kāfirleri.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit yā Muḥammed: Tañrı Ta‘ālāya muṭī‘ oluñuz, nebīye daḫı muṭī‘oluñuz, eger yüz ḳaytarsalar pes Tañrı Ta‘ālā sevmez kāfirleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Söylə: “Allaha və Peyğəmbərə (Onun Peyğəmbərinə) itaət edin! Əgər üz döndərərsinizsə, şübhəsiz ki, Allah da kafirləri (haqdan üz çevirənləri) sevməz!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Say: Obey Allah and the messenger. But if they turn away, Lo! Allah loveth not the disbelievers (in His guidance).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Say: "Obey Allah and His Messenger.: But if they turn back, Allah loveth not those who reject Faith.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
قُلْ
de ki
اَط۪يعُوا
itaat edin
اللّٰهَ
Allah'a
وَالرَّسُولَۚ
ve resule
فَاِنْ
fakat eğer
تَوَلَّوْا
yüz çe- virirlerse
فَاِنَّ
artık şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
لَا يُحِبُّ
sevmez
الْكَافِر۪ينَ
kâfirleri
De ki: "Allah'a ve resul(ün)e itaat edin!" Buna rağmen (onlar yine de) yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah, kâfirleri sevmez.
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
تَوَلّٰى
Fiil-V
و ل ي
Yüz çevirdi, çevirdi, geri döndü, dönüp gitti, üstlendi, dost edindi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler