close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Âli İmrân Sûresi 187. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-iż eḣaża(A)llâhu mîśâka-lleżîne ûtû-lkitâbe letubeyyinunnehu linnâsi velâ tektumûnehu fenebeżûhu verâe zuhûrihim veşterav bihi śemenen kalîlâ(en)(s) febi/se mâ yeşterûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
An o zamanı ki Allah, kendilerine kitap verilenlerden, o kitabı insanlara mutlaka açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz onu diye söz almıştı; onlarsa o sözü artlarına attılar, azcık bir menfaat karşılığında sattılar onu, ama o aldıkları şey, ne de kötünesne.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Vaktiyle Allah, kendilerine kitap verilenlerden; "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız (ilmi ve İslami gerçekleri asla) saklamayacaksınız!" diye söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü kulak ardına attılar. (Allah rızasını) Az bir dünyalığa sattılar ve çok çirkin bir alışveriş yaptılar (elbette kazandıkları kötü ve murdardır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve hani Allah kendilerine kitap verilenlerden, O kitabı mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz diye kesin söz almıştı. Fakat, onlar bunu kulak ardı ettiler ve küçük bir kazançla değiştirdiler. Ne kötü bir alışverişti bu.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allahın, kutsal kitaplarındaki emir ve hükümleri uygulamakla sorumlu tutulanlardan kesin bir söz, bir taahhüt aldığını onlara hatırlat: Onu, Muhammed'in hak peygamber olduğu, Kur'ân'ın Muhammed'e indirileceği ile ilgili Tevrat ve İncil'deki hükümleri mutlaka insanların iyiliği, kurtuluşu için açıklayacaksınız, bu hususu gizlemeyeceksiniz, buyurmuştu. Onlar taahhütlerini bozarak, sorumluluklarını yerine getirmediler, kitaplarındaki bu hükümleri büsbütün kulak arkası ettiler. Bunları servet, makam, mevki gibi geçici dünya menfaatlerine, birkaç pula değiştiler. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötüdür.
Ahmet Varol
swap_vert close
Vaktiyle Allah, kendilerine kitap verilenlerden "onu insanlara açıklayacaksınız ve gizlemeyeceksiniz" diye söz almıştı. Onlar bu sözü arkalarına attılar ve karşılığında az bir değeri satın aldılar. Satın aldıkları ne kadar da kötü bir şeydir!
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani kitap verilenlerden: 'Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz' diye kesin söz almıştı. Fakat onlar, bunu arkalarına attılar ve ona karşılık az bir değeri satın aldılar. O aldıkları şey ne kötüdür.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Vaktiyle Allah, kendilerine kitap verilenlerden (âlimlerden) şöyle teminat almıştı: “- Celâlim hakkı için, kitabı, muhakkak insanlara açıklayıp anlatacaksınız, onu gizlemiyeceksiniz.” Onlar ise o söz ve teminatı sırlarının arkasına attılar. Böylece karşılığında biraz para aldılar. Bu ne kötdü alış veriştir!...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bir vakit Allah, kendilerine kitap verilenlerden söz aldı ki; “Bu kitabı insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz.” Onlar ise; bu sözden sonra dahi, o kitabı arkalarına attılar. Ve az bir fiyat ile onu sattılar. Satın aldıkları ne kötü şeydir!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah kendilerine kitap verilenlerden şöyle bir söz almıştı: “Onu insanlara açıklayınız ve hiçbir şey gizlemeyiniz.” Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu küçük bir kazançla değiştirdiler. Yaptıkları alış veriş ne kadar kötüdür!
Besim Atalay
swap_vert close
Hani, Allah kitap verilenlerden, insanlara onu bildirmek, onu gizlememek için ahdalmıştı, hemen onu fırlattılar arkaya, değersiz şeylerle onu sattılar, alışverişleri ne kötü oldu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, geçmişte kendilerine kitap verilenlerden: “Onu(n hükümlerini) insanlara açıklayacaksınız ve ondan hiçbir şeyi gizlemeyeceksiniz!” diye sağlam bir söz almıştı. Ama onlar (antlaşmayı hiçe sayarak) bu sözlerini kulak ardı etmişler ve onu küçük bir kazanç karşılığı (mal, servet, şan, şöhret gibi dünyalıklarla) değiştirmişlerdi. Ne kötü bir alışverişti bu!
“Ne kötü bir alışverişti” ifadesi, Yahudilerin Tevrat’taki ilahi hükümleri tahrif ederek Allah’ı kendi ırklarının millî tanrısı gibi, kendilerini de O’nun seçilmiş toplumu olarak görmelerine ve Hristiyanların da İncil’deki ilahi hakikatleri değiştirerek Hz. İsa’nın vekâleten kefaretine inanmalarının kendilerini otomatik olarak kurtaracağı inancına işarettir.  
Cemil Said
swap_vert close
Allâh yahûdîlerden ’ahid aldı ki kitâbı (Tevrat’ı) insânlara anlatsunlar ve saklamasunlar ânlar omuzlarından atdılar ve ânları kıymetsiz bir şeye değişdiler buna mukâbil aldıkları ne fenâ bir şeydir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah, Kitap verilenlerden, onu insanlara açıklayacaksınız ve gizlemeyeceksiniz, diye ahid almıştı. Onlar ise, onu arkalarına atıp az bir değere değiştiler. Alış verişleri ne kötüdür!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz” diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu insanlara mutlaka açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz” diye sağlam söz almıştı. Ama onlar bunu kulak ardı edip kitabı az bir dünyalıkla değiştiler. Karşılığında aldıkları ne kadar da değersiz!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah, kendilerine kitap verilenlerden, «Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz» diyerek söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler, onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları alış-veriş ne kadar kötü!
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemiyeceksiniz," diye söz almıştı. Fakat onlar, onu arkalarına atıp az bir fiyata sattılar. Ne kötü bir alış veriş!
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bir zaman Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemiyeceksiniz." diye söz almıştı. Onlar ise bunu kulak ardı ettiler ve onu az bir dünyalığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
vaktile Allah kendilerine kitab verilen okur yazarların şöyle misakını aldı: celâlim hakkı için onu nâsa anlatacaksınız, ketmetmeyeceksiniz, derken onlar onu omuzlarının arkasına attılar da mukabilinde biraz para aldılar, bakın ne kötü alış veriş
Emrah Demiryent
swap_vert close
Vaktiyle Allah, kendilerine kitap verilen (yahûdî) lerden, “Onu (Tevrât’ın hükümlerini) mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu (son peygamber ile ilgili olarak, Tevrât’ta yazılı bulunanları) gizlemeyeceksiniz!” diye söz almıştı. Ama onlar o (verdikleri) sözü önemsemeyerek kulak ardı ettiler ve onu (âhiret nimetlerine nispetle, değersiz ve) az bir bedel (olan, geçici dünya menfaatlerin) e değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür!
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hani Allah, Kitap Ehli'nden, onu insanlara açıklayacaklarına ve asla gizlemeyeceklerine dair kesin bir söz almıştı. Fakat onlar, az bir çıkar karşılığı, bu sözlerine sırt çevirdiler. Bu ne kötü bir alışveriştir!
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah bir zaman kendilerine Kitab verilenlerden «Onu (Celâlim hakkı için) behemehal insanlara açıklayıb anlatacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz» diye te'mînat almışdı. Onlar ise o sözü sırtlarının arkasına atdılar. Onun mukaabilinde az bir menfeati satın aldılar. Müşteri oldukları o şey ne kötüdür!..
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve hani Allah, kendilerine kitab verilenlerin “Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz!” diye sağlam sözlerini almıştı. Hâlbuki (onlar) onu (kulak ardı ederek) sırtlarının gerisine attılar ve onunla az bir baha (kıymetsiz bir menfaat) satın aldılar. İşte (bu) satın almakta oldukları şey ne kötüdür!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Vaktiyle Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu (o kitabı ve içindeki bütün hükümleri) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu (asla) gizlemeyeceksiniz”diye (peygamberleri aracılığıyla) sağlam söz almıştı. Ama onlar, (verdikleri o sözü hiçe sayarak) onu arkalarına atıverdiler ve onu (Allah’a verdikleri sözü) küçük (basit) bir kazanç karşılığı (mal, servet, şan ve şöhret gibi dünyalıklarla) değiştirmişlerdi. Artık o satın aldıkları ne kötü bir şey! *
(*) Burada, Yahudilerin Tevrat’taki ilahi hükümleri tahrif ederek Allah’ı kendi ırklarının millî tanrısı gibi, kendilerini de O’nun seçilmiş toplumu olarak görmelerine ve Hristiyanların da İncil’deki ilahi hakikatleri değiştirerek Hz. İsa’nın vekâleten kefaretine inanmalarının kendilerini otomatik olarak kurtaracağı inancına işarettir. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah kitap ehlinden, insanlara (Allah’ın ayetlerini) mutlaka açıklayacaklarına ve ondan hiçbir şey gizlemeyeceklerine dair sağlam bir söz almıştı. Allah’ın açıklayıcı ayetlerini, çok az bir değer karşılığında satarak, arkalarına attılar. Satın aldıkları ne kadar kötü!
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün Allah kendilerine kitap verilenlerden söz almıştı. Kitap’ı insanlara açıkça bildireceklerdi, Kitap’ı gizlemeyeceklerdi. Onlar ise bu sözlerinden caydılar. Onu az bir değere değiştiler. Bu değiş tokuşta elde ettikleri nesne ne kötüdür.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani Allah Kitaba nâil olanlardan bir misak almıştı: Kitabı [¹] halka beyan edecekler, ondan hiçbir şeyi saklamayacaklardı. Onlar ise misakı arkalarına attılar. Onu az bir şey ile sattılar. Artık ne kötü alışverişte bulundular!
[1] Veya nübüvvet-i Muhammediye hakkında Tevrat ve İncil'deki haberleri.[1] Veya dinde, yardımda erkek, kadın birdir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden “Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve gizlemeyeceksiniz!” diye kesin söz almıştı. Onlar bu sözü arkalarına attılar ve onu az bir değere sattılar. Ne kötü bir alışverişti bu!
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani Allah, kitab verilenlerden, “Onu insanlara açıklayacaksınız ve gizlemeyeceksiniz” diye ahit almıştı. Onlar ise, onu arkalarına atıp az bir değere sattılar. O satın aldıkları, pek de kötü bir şeydir!
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Bu kitabı bütün hükümleriyle insanlığa bildirecek, onu asla gizlemeyeceksiniz! Özellikle de, geleceği müjdelenen Son Elçi geldiğinde, ona mutlaka iman edeceksiniz!” diye söz almıştı.Ama onlar, antlaşmayı hiçe sayarak onu kaldırıp arkalarına atıverdiler ve Allah’a verdikleri sözü; servet, makam, şan, şöhret gibi basit menfaatlerle değiştirdiler. Ne kötü bir alışveriş yapıyorlar!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, “Elbette, onu İnsanlar’a açıklarsınız ve onu gizlemezsiniz” diye, Allah, Kitap verilmiş olanların mîsâkını (açık ve kesin bağlılık sözlerini) aldı. Onu arkalarına attılar / geri plana ittiler. Onu az bir bedele sattılar. Satın aldıkları şeyler ne kötü!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Vaktiyle Allah, ehlikitap ulemasından söz almış ve: " Kitabı insanlara mutlaka açıklayacak ve asla gizlemeyeceksiniz " demiştik. Çok geçmeden kitabı ortadan kaldırdılar, üç kuruşa tenezzül edip ayağa düşürdüler. Yaptıkları çok çirkin bir alışverişti.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani Allah kitap verilenlerden, "Kitabı mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü tutmadılar. Kitaptaki hükümleri az bir dünya karşılığında değiştiler. Yaptıkları bu alış veriş ne kadar kötüdür. Bilmiyorlar dünyayı satın alıp ahireti kaybettiler. Kaybettikleri ahiret hayatının cehennem olduğunu bilmiyorlar. Keşke bilselerdi.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani Allah kendilerine kitap verilenlerden, “Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz” [*] diye söz almıştı. Onlar ise bunu sırtlarının arkasına atmışlar; [*] onu az bir değer karşılığında satmışlardı. Yaptıkları alışveriş ne kadar kötüdür!
Gerçeklerin ilan edilmesi ve gizlenmemesi gerektiğiyle ilgili mesajlar için bkz. Bakara 2:140, 159-162, 174-175, 283.,Benzer mesaj: Bakara 2:101.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bir zamanlar Allah, kendilerine kitap verilenlerden “O (kitabı)¹ insanlara mutlaka açıklayacaksınız ve onu, asla gizlemeyeceksiniz.” diye söz almıştı. Fakat onlar bu sözlerine sırt çevirerek, onu ucuza² sattılar. İşte onların yaptıkları bu alışveriş, ne kadar kötüdür.
1 Veya o kitapta daha sonra Peygamber olarak gelecek olan Muhammed (a.s)’ın Peygamberliğini…2 Yani; Allah adına verdikleri sözü, para, şöhret, menfaat ve idealleri olan dünyalıklarla değiştiler. Zîrâ âhirete göre dünyanın tamamı ucuzdur ve değersizdir. Maalesef “asr-ı saadet”ten zamanımıza kadar ve zamanımızda da birçok Müslüman bu hale düşmüştür ve düşmektedir. Kendisini âlim zanneden birçok cahil ve ahlâksız Müslüman, hakkı aramayıp gönlüne göre, kafasında hayali bir din tasarlayıp Allah’ın dinini, ayetlerini ve Peygamber (s.a.v)’den gelen sahih rivayetleri üç kuruşluk şöhretleri, ekranları ve aveneleri uğruna satmaktadırlar. Sırf inatları uğruna sanki (hâşâ) Allah’ın yanındaymış, peygamberlerle beraber yaşamışlar gibi, “benim bildiğim peygamber böyle söylemez tarzında…” ifadelerle boylarını hayli aşmaktadırlar. Tıpkı bir yumurta yumurtlayan tavuğun bin defa gıdaklaması gibi…Umarız ki akıbetleri hayr olur…!  
Muhammed Esed
swap_vert close
ALLAH, geçmişte kendilerine vahiy verilenlere, “Bunu insanlara açıklayın ve ondan hiçbir şeyi gizlemeyin!” [buyurduğunda, bunu yapacaklarına] dair onlardan güçlü bir taahhüt almıştı. ¹⁴³ Ama onlar bu taahhütlerini kulak arkasına attılar ve küçük bir kazançla değiştirdiler: Ne kötü bir alışverişti bu! ¹⁴⁴
143 Bu, Yahudilerden, Kur’an’ın mesajını reddedenler olarak söz eden 183-184. ayetler ile bağlantılıdır. Yukarıdaki 187. ayetin anlamı şudur: Peygamber Muhammed (s)’in gelişi, hem Eski Ahid’de, hem de Yeni Ahid’de önceden haber verilmişti ve Kitâb-ı Mukaddes’e tâbi olanlardan, bu haberi, fiilen yaptıkları gibi örtbas etmeleri değil, onu etrafa yaymaları istenmişti.144 Lafzen, “satın aldıkları ne kötü bir şeydi” -Yahudilerin kendilerini “Allah’ın seçilmiş toplumu” olarak görmelerine ve Hristiyanların, Hz. İsa’nın “vekaleten kefaret”ine inanmalarının kendilerini otomatik olarak kurtaracağı inancına işaret: Her iki halde de “alışveriş”, öteki dünyada azabın kendilerine dokunmayacağı hayalidir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, kendilerine kitap verilenlerden “Kitabı insanlara muhakkak beyan edeceksiniz, onu asla gizlemeyeceksiniz” diye misak/söz almıştı da onlar, bu ahdi kulak ardı ettiler, bunu basit dünya menfaatlerine pazarladılar, ne kötü bir alışveriştir bu. 2/159, 3/104
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Allah, (daha önceden) vahye muhatap olanlardan “Onu insanlara açıklayacaksınız ve kesinlikle gizlemeyeceksiniz” diye söz almıştı. Fakat onlar bunu kulak ardı ettiler ve değersiz bir menfaat karşılığı pazarladılar: ne kötü bir alışverişti bu!
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bir vakit Allah, kendilerine kitap verilenlerden; "Kitapta olanları mutlaka insanlara açıklayacaksınız, hiçbir şeyi gizlemeyeceksiniz!" diye söz almıştı, onlar ise sözlerinde durmadılar, onu az bir dünyalığa değiştiler! (az bir para almak için, kitaptaki hükümleri, haberleri gizlediler) Yaptıkları alışveriş ne kadar çirkin şeydir.
Osman Fırat
swap_vert close
Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa sattılar. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötü bir alışveriş!..
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve bir zaman Allah Teâlâ kendilerine kitap verilmiş olanlardan, «Elbette o kitabı nâsa açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz.» diye bir ahd almıştı. Onlar ise onu omuzlarının arkasına atıverdiler ve onunla az bir paha satın aldılar. Artık o satın aldıkları ne kötü bir şey!
Suat Yıldırım
swap_vert close
Vaktiyle Allah, Ehl-i kitaptan “Kitabı mutlaka insanlara açıklayıp anlatacaksınız, Onu asla gizlemeyeceksiniz! ” diye teminat almıştı. Fakat onlar bu ahdi önemsemeyerek kulak ardı ettiler, onu az bir bahaya sattılar. Bakın ne kötü bir alış veriş!
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah, kendilerine Kitap verilenlerden: "Onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz!" diye söz almıştı. Fakat onlar, verdikleri sözü sırtlarının ardına attılar ve karşılığında birkaç para aldılar. Ne kötü şey satın alıyorlar.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kendilerine kitâb virilenlerden (Ehl-i Kitâb'dan) o kitâbda olan şeyleri nâsa beyân itmeleri ve gizlememeleri içün Allâh Te'âlâ'nın 'ahid ve mîsâk aldığını da yâd iyle. Onlar o 'ahid ve mîsâkı arkalarına atdılar ve onunla kıymetsiz ve değersiz şeyleri satın aldılar ve ne fenâ şey iştirâ iylediler. (Kitâbı kendi hevâ ve heveslerine göre tahrîf ile dünyâlık kazanmak içün halkı iğfâl itdiler. Ve âhiretlerini satdılar)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah, kendilerine kitap verilenlerden kesin söz aldığında “Bu Kitabı insanlara açık açık anlatacaksınız, asla gizlemeyeceksiniz!” dedi. Verdikleri sözü göz ardı ettiler ve karşılığında geçici bir bedel aldılar. Aldıkları o şey, ne kötüdür[*]!
[*] Bkz. (Bakara 2/159,160), (Bakara 2/174)  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah kitap verilenlerden, “kitabı insanlara muhakkak açıklayacaksınız, gizlemeyeceksiniz” diye söz almıştı da, onlar, kitabı arkalarına atıp umursamamışlar, az bir bedele karşılık değişmişlerdi, alış verişleri ne kötüdür.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hani, kendilerine kitap verilenlerden, Allah, “Bu kitabı halka açıklayacak, onu asla saklamayacaksınız” diye ahit almıştı. Onlar ise bu ahdi kulak ardı edip az bir paraya satıvermişlerdi. Ne kötü bir alışverişti o!
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah, kendilerine kitap verilenlerden şu yolda mîsak almıştı: "Onu insanlara mutlaka açık-seçik bildireceksiniz, onu saklamayacaksınız." Ama onlar Kitap'ı sırtlarının gerisine attılar, basit bir ücret karşılığı onu sattılar. Ne kötü şey satın alıyorlar!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol vaķt kim duttı Tañrı anlaruñ 'ahdın kim virinildiler kitāb: bellü eyleyeler anı ādemįlere daħı gizlemeyeler anı. pes bıraķdılar anı arķaları ardında. daħı śatun aldılar anuñ-ile az bahā pes ne yavuzdur ol kim śatun alurlar!
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ aldı Tañrı Ta‘ālā ‘ahdlerini, and vir[di] kitāb virilen Yehūdīler,Naṣrānīler ki bellü iderler Tañrı kitābını ḫalḳa ve giz‐ lemeyeler. Daḫı anıpes bıraḳdılar ol andı arḳaları ardına, daḫı ṣatdılar anı az bahā‐y‐ıla, ya‘nīḥaḳḳı bāṭıla degşürdiler . Pes ne ḳatı yaman nesne bile degşürdiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Allah kitab əhlindən: “Siz onu (kitabda olanları) gizlətməyib, insanlar üçün aydınlaşdırmalısınız!” – deyə əhd aldığı zaman onlar bu əhdə arxa çevirdilər və onu az bir qiymətə satdılar. Onların bu alış-verişi necə də pisdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And (remember) when Allah laid a charge on those who had received the Scripture (He said): Ye are to expound it to mankind and not to hide it. But they flung it behind their backs and bought thereby a little gain. Verily evil is that which they have gained thereby.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And remember Allah took a covenant from the People of the Book,(494) to make it known and clear to mankind, and not to hide it; but they threw it away behind their backs,(495) and purchased with it some miserable gain! And vile was the bargain they made!
494 Truth-Allah's Message-comes to any man or nation as a matter of sacred trust. It should be broadcast and published and taught and made clear to all within reach. Privileged priesthood at once erects a barrier. But worse-when such priesthood tampers with the truth, taking what suits it and ignoring the rest, it has sold Allah's gift for a miserable ephemeral profit; how miserable, it will learn when Nemesis comes. 495 Cf. 2:101.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِذْ
ve bir zaman
اَخَذَ
almıştı
اللّٰهُ
Allah
م۪يثَاقَ
sağlam sözünü
الَّذ۪ينَ
o kimse- lerin ki
اُو۫تُوا
kendileri- ne verildi
الْكِتَابَ
kitap
لَتُبَيِّنُنَّهُ
mutlaka onu açıklayacaksınız
لِلنَّاسِ
insanlara
وَلَا تَكْتُمُونَهُۘ
ve onu gizlemeyeceksiniz
فَنَبَذُوهُ
fakat onu attılar
وَرَٓاءَ
gerisine
ظُهُورِهِمْ
sırtlarının
وَاشْتَرَوْا
ve satın aldılar
بِه۪
onunla
ثَمَناً
bir paha
قَل۪يلاًۜ
az
فَبِئْسَ
işte ne kötüdür
مَا
o şey ki
يَشْتَرُونَ
satın alıyorlar
Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, "onu mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz" diye sağlam (bir) söz almıştı. Fakat onlar bunu (kulak ardı ederek) sırtlarının gerisine attılar ve onu (dünya malı gibi) az bir bedel karşılığında sattılar. Yaptıkları (bu) alışveriş ne kötüdür!
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
اَخَذَ
Fiil-I
ا خ ذ
Aldı, yakaladı, tuttu, alıkoydu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
م۪يثَاق
İsim
و ث ق
Sağlam söz, antlaşma
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
بَيَّنَ
Fiil-II
ب ي ن
Açıkladı, beyan etti, gösterdi
نَاس
İsim
ن و س
İnsanlar
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَتَمَ
Fiil-I
ك ت م
Gizledi, ketmetti
نَبَذَ
Fiil-I
ن ب ذ
Attı
وَرَاء
İsim
و ر ي
Arka, ardı, arkasında, gerisinde, ötesinde
ظَهْر
İsim
ظ ه ر
Sırt, arka
اِشْتَرٰى
Fiil-VIII
ش ر ي
Satın aldı, sattı
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
ثَمَن
İsim
ث م ن
Paha, bedel
قَلِيل
İsim
ق ل ل
Az
بِئْسَ
Fiil-I
ب ا س
Ne kötü!
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِشْتَرٰى
Fiil-VIII
ش ر ي
Satın aldı, sattı